• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Bireysel Yatırımcıların Sermaye Piyasası Araçlarından Elde Ettikleri Gelirlerin Vergilendirilme Esasları – Kemal Sadrettin ORGUN, Vergi Müfettişi

Bireysel Yatırımcıların Sermaye Piyasası Araçlarından Elde Ettikleri Gelirlerin Vergilendirilme Esasları – Kemal Sadrettin ORGUN, Vergi Müfettişi

Sermaye Piyasası Araçları Gelirlerinin Vergilendirilmesi

Kemal Sadrettin ORGUN
Vergi Müfettişi
kemal.orgun@hotmail.com

GİRİŞ:

Bilindiği üzere sermaye piyasaları ülkelerin finansal sistemleri içerisinde oldukça önemli bir role sahiptir. Bu nedenle sermaye piyasasının gelişmişliği ülke ekonomimiz açısından da büyük önem arz etmektedir. Özellikle küreselleşen dünya ekonomisinde devamlı surette gelişim ve değişim gösteren küresel finansal piyasalar ile rekabet edebilmek için etkin bir sermaye piyasasına sahip olmamız gerekmektedir. Dolayısıyla sermaye piyasalarına ve bu piyasalarda gerçekleştirilen işlemlerin vergisel boyutuna ilişkin yasal düzenlemeler ve piyasa enstrümanları çeşitliliği etkin bir sermaye piyasasının varlığına imkan sağlayacak nitelikte olmalıdır. Bu makalede 6362 sayılı sermaye piyasası kanununda yer alan yasal düzenlemeler göre oluşturulan sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan bireysel yatırımcıların vergilendirilme esaslarına yönelik esaslara yer verilmiştir.

1- Bireysel Yatırımcıların Sermaye Piyasası Araçlarından Elde Ettikleri Gelirlerin Vergilendirme Esasları:

Ülkemiz sermaye piyasasına ilişkin olarak 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda ülkemizde işlem gören sermaye piyasası araçlarına dair bilgilendirmelere yer verilmektedir. Söz konusu sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan bireylerin bu araçların alım-satımı, itfası ve sair şekilde elde ettikleri gelirlerin vergilendirilme esasları bu yazını esasını teşkil etmektedir.

Bilindiği üzere Türk vergi sisteminde bireylerin gelirleri 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yer alan vergilendirme esaslarına göre vergilendirilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda mükellefler tam veya dar mükellefiyet esaslarına göre vergilendirilmektedir. Bu ayrım tam mükellef gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilmesi, dar mükellef gerçek kişilerin ise yalnızca Türkiye içinde elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilmesi temeline dayanmaktadır. Tam mükellefler; Türkiye’de yerleşmiş kişiler ile resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları, dar mükellefler ise; Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerdir.

Tam ve dar mükellef gerçek kişilerin sermaye piyasası araçlarına yaptıkları yatırımlardan elde ettikleri gelirlerin vergilendirme esaslarına dair ayrıntıya geçmeden evvel belirtmek gerekir ki; şayet bireyler söz konusu yatırımları sermaye, organizasyon, eleman istihdamı gerektirecek boyutta ve/veya devamlılık arz edecek şekilde yaptıkları takdirde bu yatırımlardan elde ettikleri gelirler 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre ticari kazanç olacak ve ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilecektir. Ticari kazanç kapsamında bireyler söz konusu yatırımlardan kazanç elde etmeseler dahi yıllık gelir vergisi beyannamesi vereceklerdir. Bireylerin ticari kazanç kapsamında gerçekleştirmedikleri yatırımlar elde ettikleri kazançların vergilendirme esasları ise şu şekildedir;

1.1 – Paylarda Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi:

Bireysel yatırımcılar pay sahibi olmalarından dolayı iki şekilde kazanç elde ederler. Bunlardan birincisi sahibi oldukları payların sağladığı kar payı kazancı, ikinci ise söz konusu payların devrinden doğan sermaye kazançlarıdır.

Bireylerin elde ettikleri kâr payları Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesi uyarınca menkul sermaye iradı olup, tam mükellef kurumlardan elde ettikleri kâr payları Gelir Vergisi Kanununun 94/6-bi ve /6-bii maddesi uyarınca %15 (menkul kıymet yatırım ortaklığı  (MKYO) ve gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) hisse senedi kar payı geliri %0) oranında gelir vergisi stopajına tabidir. Söz konusu kâr paylarının yarısı Gelir Vergisi Kanununun 22/3. maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna olup, kalan yarısı mezkur kanunun 86/1-c maddesi şartlarını sağlamadığı takdirde bireyler tarafından yıllık gelir vergisi ile beyan edilir ve brüt tutar üzerinden yapılan stopajın tamamı yıllık beyannamede mahsup edilir, 86. maddedeki şartları sağladığı takdirde söz konusu kazanç için yıllık beyanname verilmez diğer gelir unsurları nedeniyle verilen beyannameye stopaja tabi kâr payları dahil edilmez. Dar mükellefler açısından 94. madde kapsamında gerçekleştirilen stopaj nihai vergilendirme mahiyetinde olup, tutarı ne olursa olsun yıllık beyan ile beyan edilmezler. Tam mükellef bireylerin dar mükellef kurumlardan veya Kurumlar Vergisi Kanununa göre kurum olmayan ortaklıklardan elde ettikleri kâr payları GVK 94. maddesi ve geçici 67. maddesinde herhangi bir stopaja tabi olmadığından GVK 86/1-d maddesi ve 220 Seri No.lu Gelir Vergisi Tebliği hükümlerine göre, dar mükellef bireylerin Kurumlar Vergisi Kanununa göre kurum olmayan ortaklıklardan elde ettikleri kâr payları için GVK 94. maddesi ve geçici 67. maddesinde herhangi bir stopaj öngörülmediğinden GVK 86/2 maddesi uyarınca yıllık beyanname ile beyan edilerek vergilendirilir.

Bireysel yatımcıların paylardan elde etmiş oldukları sermaye kazançları ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanuna göre değer artış kazancı olarak vergilendirilir. Şöyle ki; hisse senedine bağlı ortaklık paylarının elden çıkartılması Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80/1 maddesi, hisse senedine bağlı olmayan ortaklık payları ise mükerrer 80/4 maddesi uyarınca değer artış kazancı hükmündedir. Hemen belirtmek gerekir ki anonim ortaklıklar ve eshamlı komandit şirketler paylarını hisse senedine bağlayabilmekte olup, limited şirketler hisse senedi çıkartmış olsalar dahi bu hisse senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayacağından mükerrer 80/4. madde kapsamında vergilendirmeye tabi olacaklardır.

Hisse senetlerinin elden çıkartılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde hisse senetlerinin iktisap tarihi önem arz etmektedir. Zira 193 sayılı GVK geçici 67. maddesinin onuncu fıkrasında mezkur maddenin yürürlüğe girdiği 01.01.2016 tarihinden önce iktisap edilmiş menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkartılmasından veya elde tutulmasından elde edilen gelirler için geçici 67/10 maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı, bu gelirlerin vergilendirilmesinde 31.12.2005 tarihi itibariyle geçerli olan hükümlerin uygulanacağı belirtilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca;

01.01.2006 tarihinden evvel iktisap edilmiş olan hisse senetlerinden ivazsız olarak iktisap edilmiş olanlar, BİST’de  işlem görüp 3 aydan fazla elde tutulan hisse senetleri ile tam mükellef kurumlara ait olup bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç diğer hisse senetlerinin elden çıkartılması halinde elde edilen gelirler stopaja tabi olmayıp, 25.000,00 Türk Lirası (2022 yılı için) (söz konusu istisna diğer değer artış kazançları dahil tamamının toplamı için geçerlidir) vergiden istisnadır. Mükelleflerin söz konusu hisse senetlerinin iktisap bedellerini ÜFE artış oranında artırarak tespit ettikleri alım-satım bedeli arasındaki farkın istisna haddinin üzerinde kalması halinde tam mükellef gerçek kişiler yıllık beyanname vermek dar mükellefler ise münferit beyanname vermek suretiyle vergilendirileceklerdir.

01.01.2016 tarihinden sonra iktisap edilmiş olan hisse senetlerinden ivazsız olarak iktisap edilen hisse senetleri, tam mükellef kurumlara ait olup iki yıldan fazla süreyle iktisap edilmiş hisse senetleri ile tam mükellef kurumlara ait olup BİST’de işlem gören ve 1 yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç olmak üzere diğer hisse senetlerinin elden çıkartılması halinde;

–  Elden çıkartma işleminin banka veya aracı kurum vasıtasıyla yapılması halinde elde edilen kazanç GVK geçici 67/1 maddesi uyarınca tevkifata tabi olacak ve geçici 67/7 uyarınca yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyecek,

– Elden çıkartma işleminin banka ve aracı kurum vasıtası olmaksızın gerçekleşmesi halinde elde edilen kazanç GVK geçici 67. madde kapsamı dışında olacağından GVK 85. madde hükmüne göre tam mükellef gerçek kişilerce yıllık beyanname ile GVK 101. maddesine göre dar mükellef gerçek kişilerce ise münferit beyanname ile beyan edilecektir. Söz konusu beyanname verilirken elde edilen alım-satım kazancı hisse senetlerinin iktisap bedeli GVK mükerrer 81/ maddesinde yer alan ÜFE artış oranının %10 veya üzerinde olma şartını sağlaması halinde ÜFE artış oranında endekslenerek ve kanunun mükerrer 81. maddesinde öngörülen diğer hesaplama şartlarına riayet edilerek hesaplanacak olup, 01.01.2006 tarihinden sonra iktisap olunan hisse senetleri için değer artış kazancı istisnası kapsam dışı bırakıldığından herhangi bir istisna uygulanmaksızın beyan edilecektir.

Hisse senedi dışında kalan Limited şirket payları, Kollektif şirket payları, Adi komandit şirket payları, Adi ortaklık payları ve Kooperatiflere üye olunması karşılında elde edilen hisse paylarının elden çıkartılması suretiyle elde edilen gelirler GVK mükerrer 80/4. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Söz konusu payların elden çıkartılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde iktisap tarihinin ve payları elde tutma süresinin herhangi bir önemi yoktur. Bu payların elden çıkartılması nedeniyle elde edilen elde edilen alım-satım kazancı GVK mükerrer 81/ maddesinde yer alan ÜFE artış oranının %10 veya üzerinde olma şartını sağlaması halinde ÜFE artış oranında endekslenerek ve kanunun mükerrer 81. maddesinde öngörülen diğer hesaplama şartlarına riayet edilerek hesaplanacak ve mükerrer 80/3. maddesinde yer alan istisna tutarı düşüldükten sonra (söz konusu istisna diğer değer artış kazançları dahil tamamının toplamı için geçerlidir) kalanı GVK 85. madde hükmüne göre tam mükellef gerçek kişilerce yıllık beyanname ile GVK 101. maddesine göre dar mükellef gerçek kişilerce ise münferit beyanname ile beyan edilecektir.

1.2 – Devlet Tahvili ve Hazine Bonosundan Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi:       

Bireyler devlet tahvili ve hazine bonosuna yatırım yaparak hem faiz (kupon) geliri hem de bunların elden çıkartılmasından doğan alım-satım kazancı elde edebilirler.

Bireylerin devlet tahvili ve hazine bonosundan elde ettikleri faiz geliri 193 sayılı GVK 75. maddesi uyarınca menkul sermaye iradı, elden çıkartılmasından elde edilen gelirler ise GVK mükerrer 80 maddesi uyarınca değer artış kazancıdır. Bu menkul sermaye iradının ve değer artış kazancının vergilendirilme rejimi ise söz konusu sermaye piyasası araçlarının ihraç tarihine bağlı olarak değişmektedir. Şöyle ki; GVK geçici 67/9 maddesine göre 01.01.2016 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve hazine bonolarının elden çıkartılması veya elde tutulması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde 31.12.2005 tarihinde geçerli olan hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiştir.

Bireylerin 01.01.2006 tarihinden önce ihraç olunan devlet tahvili ve hazine bonolarını iktisap etmiş olmaları halinde bunlardan elde edilen faiz gelirleri GVK 94/7-a ve 94/7-b maddesi kapsamında %0 gelir vergisi stopajına tabi olup, GVK 86/1-c maddesinde öngörülen şartları sağladığı takdirde beyan edilmez, sağlamadığı takdirde GVK 78 ve mülga 76. maddesinde yer alan hükümlere uygun surette hesaplanarak tam mükellef gerçek kişilerce yıllık beyan ile beyan edilerek vergilendirilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus; mülga 76. Madde uyarınca enflasyondan arındırmaya ilişkin indirim oranı 2021 yılı için %2,17 olarak belirlenmiş olduğundan TL cinsinden devlet tahvili ve hazine bonosu gelirleri artık beyan edilmeyecek olup, mezkur indirim dövize, altına veya başka bir değere endeksli devlet tahvili ve hazine bonosunu kapsamadığından  yukarıda yer alan kaidelere göre beyan edilecektir. Dar mükellef gerçek kişiler için GVK 94/7. madde kapsamında yapılan gelir vergisi kesintisi nihai vergilendirme mahiyetinde olup GVK 86/2 hükmüne göre beyan edilmez. Bunun yanı sıra bireylerin 01.01.2006 tarihinden önce ihraç olunan devlet tahvili ve hazine bonolarını elden çıkartmaları halinde  elde edilen kazanç stopaja tabi olmayıp, 25.000 Türk Lirası (2022 yılı için) (söz konusu istisna diğer değer artış kazançları dahil tamamının toplamı için geçerlidir) vergiden istisnadır. Mükelleflerin söz konusu devlet tahvili ve hazine bonosunu iktisap bedellerini ÜFE artış oranında artırarak tespit ettikleri alım-satım bedeli arasındaki farkın istisna haddinin üzerinde kalması halinde tam mükellef gerçek kişiler yıllık beyanname vermek dar mükellefler ise münferit beyanname vermek suretiyle vergilendirileceklerdir.

Bireylerin 01.01.2006 tarihinden itibaren ihraç olunan devlet tahvili ve hazine bonolarını iktisap etmiş olmaları halinde bunlardan elde edilen faiz gelirleri GVK geçici 67/2 maddesine göre ödemeyi yapanlarca %10 oranında (altına dayalı devlet tahvilleri için %0) stopaja tabi tutulacak olup tam ve dar mükellef nihai vergilendirme mahiyetinde olan stopaja tabi bu kazançları için yıllık veya münferit beyanname vermezler. Aynı şekilde bireysel yatırımcıların yatırım yaptıkları 01.01.2006 tarihinden itibaren ihraç olunan devlet tahvili ve hazine bonolarını elden çıkartmaları halinde elde edilecek gelirler alım satıma aracılık edenler tarafından %10 oranında (altına dayalı devlet tahvilleri için %0) stopaja tabi tutulacak olup, tam ve dar mükellef nihai vergilendirme mahiyetinde olan stopaja tabi bu kazançları için yıllık veya münferit beyanname vermezler. Burada hemen belirtmek gerekir ki; 22.12.2021 tarihli ve 31697 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4937 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 67. maddesinde yer alan tevkifat oranları hakkındaki 22/7/2006 tarih ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın eki Karara geçici 4. madde eklenmek suretiyle 22.12.2021 tarihi ile 31.12.2022 (bu tarih dahil) arasında iktisap edilen Hazine ve Maliye Bakanlığınca yurt içinde ihraç edilen devlet tahvili ve hazine bonolarından elde edilen faiz, itfa ve alım/satım kazanç ve iratlara uygulanacak tevkifat oranı %0 olarak uygulanacak şekilde belirlenmiştir.

Hazine tarafından yurt dışında ihraç olunan Eurobondlar GVK geçici 67/1 maddesi uyarınca mezkur madde hükümleri kapsamı dışında bırakıldığından bu sermaye piyasası aracından elde edilen dönemsel getiriler tarihi ne olursa olsun 258 No.lu Gelir Vergisi Tebliği ve GVK 94/7 maddesine göre %0 gelir vergisi stopajına tabi olup, elde edilen gelir mezkur kanunun 86/1-c maddesi şartlarını sağlamadığı takdirde tam mükellef bireyler tarafından yıllık gelir vergisi ile beyan edilir, 86/1-c maddesinde yer alan şartları sağladığı takdirde söz konusu kazanç için yıllık beyanname verilmez, diğer gelir unsurları nedeniyle verilen beyannameye stopaja tabi bu kazanç dahil edilmez. Dar mükellefler açısından 94/7. madde kapsamında gerçekleştirilen stopaj nihai vergilendirme mahiyetinde olup, tutarı ne olursa olsun yıllık beyan ile beyan edilmezler. Eurobondların elden çıkartılmasından elde edilen gelirler de GVK geçici 67 kapsamı dışında olmasına rağmen vergilendirme rejimlerinde ufak farklılıklar arz etmektedir. Buna göre ihraç tarihi ne olursa olsun eurobondların elden çıkartılmasından elde edilen kazanç tam mükellef bireysel yatırımcılarca yıllık beyanname ile beyan edilecek olup, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç olunan eurobondlar için yatırımcılar iktisap bedelini ÜFE artış oranında artırarak tespit ettikleri alım-satım bedeli arasındaki farktan 25.000 Türk Lirası istisna tutarından (2022 yılı için) (söz konusu istisna diğer değer artış kazançları dahil tamamının toplamı için geçerlidir) arta kalanını, 01.01.2006 tarihinden itibaren ihraç olunan eurobondlar için ise iktisap bedeli yalnızca ÜFE artış oranının %10 veya üzerinde olma şartını sağlaması halinde ÜFE artış oranında endekslenerek ve kanunun mükerrer 81. maddesinde öngörülen diğer hesaplama şartlarına riayet edilerek hesaplanacak tutarı beyan ederler. Dar mükellef yatırımcılar ise GVK geçici 67/7 maddesinde yer alan “tevkifata tabi tutulsun veya tutulmasın dar mükellef gerçek kişiler ve kurumlarca hazinenin veya tam mükellef kurumlar veya varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışına ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen gelirler için münferit veya özel beyanname verilmez” şeklindeki hükmüne tabidir.

2.3 – Varlığa ve İpoteğe Dayalı Menkul Kıymetlerden Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi:

Yatırımcıların ipoteğe ve varlığa dayalı menkul kıymetlerden elde ettikleri faiz, kar payı ve benzeri gelirler 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin birinci fıkrası parantez içi hükmünde menkul sermaye iradı olarak ifade edilmiştir. Söz konusu bu menkul sermaye iradının vergilendirilme rejimi GVK geçici 67/1. maddesi uyarınca yapılacak %10 vergi tevkifatına dayanmaktadır. Bireylerin kesinti suretiyle vergilendirilen bu kazançları nihai vergilendirme mahiyetinde olup, bu gelirleri için GVK geçici 67/7. maddesi uyarınca beyanname vermezler ve diğer gelir unsurları nedeniyle verecekleri beyannameye bu gelirlerini dahil etmezler.

Bununla beraber bireylerin ipoteğe ve varlığa dayalı menkul kıymetleri alım satımından elde edecekleri kazançlar GVK mükerrer 80/1. maddesine göre değer artış kazancı hükmündedir. Bu menkul kıymetlerin alım satım kazancının vergilendirilmesi de dönemsel getirileri ile aynı şekil, oran ve hükümlere tabidir.

2.4 – Kira Sertifikalarından Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi:

Varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç olunan kira sertifikalarına yatırım yapan bireylerin elde ettikleri dönemsel getirileri 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75/5. maddesine göre menkul sermaye iradıdır. Bu gelirler için GVK geçici 67/1. maddesi uyarınca bir yıldan kısa vadeli kira sertifikaları için %15, bir yıldan uzun vadeli kira sertifikaları için ise %10 (altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen gelirler için %0) vergi tevkifatı yapılmaktadır ve bu tevkifat nihai vergilendirme mahiyetindedir. Ancak burada son zamanlarda farklılıklar arz eden kararlar yayınlanmıştır. Şöyle ki 23/12/2020 ile 31/03/2022 tarihleri arasında fon kullanıcısının bankalar olduğu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen kazançlar; 6 aydan az süreyle (6 ay dahil) elde tutulan kira sertifikalarının elden çıkarılmasından elde edilenler %5 , 1 yıldan az süreyle (1 yıl dahil) elde tutulan kira sertifikalarının elden çıkarılmasından elde edilenler %3, 1 yıldan fazla süreyle elde tutulan kira sertifikalarının elden çıkarılmasından elde edilenler %0 oranında stopaja tabi olmakla beraber 22.12.2021 ile 31.12.2022 arasında satın alınan kira sertifikalarından elde gelirler için 21/12/2021 tarihli ve 4937 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile %0 oranında stopaj öngörülmüştür. Yatırımcılar bu gelirleri için GVK geçici 67/7. maddesi uyarınca beyanname vermezler ve diğer gelir unsurları nedeniyle verecekleri beyannameye bu gelirlerini dahil etmezler. Ayrıca bireylerin kira sertifikası alım satımından elde ettikleri kazançlar GVK mükerrer 80/1. maddesine göre değer artış kazancı hükmündedir. Bu menkul kıymetlerin alım satım kazancının vergilendirilmesi de dönemsel getirileri ile aynı şekil, oran ve hükümlere tabidir.

Tam mükellef varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen dönemsel getiriler açısından ise 193 sayılı GVK 94. maddesi hükmü geçerli olacaktır. Bilindiği üzere GVK geçici 67/1. maddesine göre Hazine ve 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerin alım satımı, itfası sırasında elde edilen getirileri ile bunların dönemsel getirilerinin tahsilinde, mezkur kanun maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla yatırımcıların söz konusu bu dönemsel getirileri GVK 94/7-bb maddesinde yer alan (vadesi 1 yıla kadar olanlardan elde edilen faizler %7, vadesi 1 yıl (1 yıl dahil) ile 3 yıl arası olanlardan elde edilen faizler %3, vadesi 3 yıl (3 yıl dahil) ve daha uzun olan kira sertifikalarından elde edilen faizler %0) oranlara göre tevkifata tabi olup, tam mükellef yatırımcılar GVK 86/1-c maddesinde yer alan beyan sınırı şartını sağlamadığı takdirde bu gelirleri beyanname vermek suretiyle beyan edecekler, beyan sınırı şartını sağlayan tam mükellef yatırımcılar ile nezdinde 94. madde kapsamında gerçekleştirilen tevkifat nihai vergilendirme mahiyetinde olan dar mükellef yatırımcılar bu kazançları için beyanname vermeyeceklerdir. Yine GVK geçici 67/1 maddesinde yer alan hüküm gereği yatırımcıların yurt dışında ihraç olunan kira sertifikalarının alım- satım kazançları GVK geçici 67. madde kapsamında yer almadığından,  kira sertifikalarının iktisap bedeli ÜFE artış oranının %10 veya daha fazla olması kaidesiyle ÜFE artış oranında endekslenerek tespit olunan alım satım kazançları herhangi bir istisnaya tabi tutmaksızın ve tutarı ne olursa olsun tam mükellef yatırımcılarca yıllık beyanname ile beyan edilecektir. Dar mükellef yatırımcılar açısından ise  GVK geçici 67/7 maddesinde yer alan “tevkifata tabi tutulsun veya tutulmasın dar mükellef gerçek kişiler ve kurumlarca hazinenin veya tam mükellef kurumlar veya varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışına ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen gelirler için münferit veya özel beyanname verilmez” şeklindeki hüküm geçerli olacaktır.

2.5 – Aracı Kuruluş Varantlarından Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi:

Yatırımcıların aracı kuruluş varantlarından elde ettikleri gelirler GVK 75. maddesi kapsamında menkul sermaye iradıdır. BİST’de işlem gören aracı kuruluş varantlarından elde edilen gelirler için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 67. maddesi kapsamında vergi tevkifatı uygulanmaktadır. Mezkur kanun maddesi kapsamında BİST’de işlem gören varantlardan elde edilen gelirler üzerinden beyanname verilmez. Eğer diğer elde edilen gelirler için beyanname verilmiş ise BİST’de işlem gören varantlardan elde edilen gelirler bu beyannamedeki gelirlere dahil edilmez. İlgili kanun maddesi uyarınca pay senetlerine ve pay senedi endekslerine dayalı olarak yapılan varantlardan elde edilen gelirler %0, diğer varlıklara dayalı olarak yapılan varantlardan (örn. döviz varantı) elde edilen gelirler %10 oranında stopaja tabidir.

2.6 – Menkul Kıymet Yatırım Fonu Katılma Belgesi ve Borsa Yatırım Fonu Katılıma Belgesinden Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi:

Yatırım fonu katılma belgelerine yapılan yatırımlardan elde edilen kâr payları 193 sayılı GVK 75. maddesi birinci fıkrasının parantez içi hükmünde açıkça ifade edildiği üzere menkul sermaye iradı olarak hüküm altına alınmıştır. Bu menkul sermaye iradının vergilendirilmesinde katılma belgelerinin iktisap tarihi önem arz etmektedir. Zira GVK geçici 67/10. maddesine göre mezkur maddenin yürürlüğe girmesinden evvel iktisap olunmuş menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde tutulmasından ve elden çıkartılmasında elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31.12.2005 tarihi itibariyle yürürlükte olan yasal düzenlemelerin hüküm ifade ettiği belirtilmektedir. Burada iktisap tarihinin önem arz ettiği kar payının ise ne zaman elde edildiğinin vergilendirme rejimini etkilemediği tabiidir. 01.01.2006 tarihinden önce iktisap olunmuş yatırım fonu katılma belgelerinin vergilendirmesinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 ve geçici 55. maddeleri esas alınmaktadır. GVK 94 / 6-a-i maddesine göre A tipi menkul kıymet yatırım fonu katılma belgesinden elde edilen gelirler %0, 94/6-a-ii maddesine göre B tipi menkul kıymet yatırım fonu katılma belgesinden elde edilen gelirler %10 vergi tevkifatına tabidir. Gelir Vergisi Kanununun geçici 55. maddesinde ise mükelleflerin menkul kıymet yatırım fonu katılma belgelerinden el edecekleri gelirler için yıllık beyanname vermeyecekleri, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla 01.01.2006 tarihinden önce iktisap olunmuş yatırım fonu katılma belgelerinden elde edilen gelirler içiz belirlenmiş olan gelir vergisi stopajları nihai vergilendirme mahiyetindedir.

01.01.2006 tarihinden itibaren iktisap olunan yatırım fonu katılma belgelerinden ve Borsa Yatırım Fonu katılma belgelerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi ise GVK geçici 67/1. maddesine göre gerçekleştirilmektedir. Kanun maddesi uyarınca hisse senedi yoğun yatırım fonlarının katılma belgelerinden elde edilen kazançlar %0, diğerleri %10 (23.12.2020 tarihi ile 31.03.2022 tarihleri arasında iktisap edilmiş olanlara uygulanmak üzere %0) tevkifata tabidir. Ayrıca geçici 67/1 maddesinde yer alan diğer bir hüküm; sürekli olarak portföyünün en %51’i BİST’de işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının, bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin fona iadesinden sağlanan kazançlar üzerinden tevkifat yapılmayacağı şeklindedir. GVK geçici 67/7 maddesi hükmüne göre mezkur kanun maddesi kapsamında gerçekleştirilen tevkifata tabi gelirler için yıllık beyanname verilmeyeceğinden bu gelirler için de stopaj nihai vergidir.

2.7 – Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerinden Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi:

Yatırımcıların vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde ettikleri kazançları 193 sayılı GVK mükerrer 80/1 maddesi hükmüne göre değer artış kazancıdır. Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen değer artış kazançları GVK geçici 67 kapsamında tevkifata tabi kazanç unsurlarıdır. 2010/926 sayılı BKK kararı uyarınca 01.10.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere mükelleflerin (tam ve dar mükellefler) bu sözleşmelerden elde ettikleri kazançlarına işleme aracılık eden banka veya aracı kurum tarafından hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sağladıkları kazançlarına %0, diğer vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden sağladıkları kazançlarına (örneğin dövize dayalı) %10 oranında vergi tevkifatı yapılması öngörülmüştür. Dolayısıyla bu işlemlerden elde edilen kazançlar GVK geçici 67/7 maddesi hükmüne göre beyana tabi olmayan kazanç unsurlarıdır.

Opsiyon sözleşmelerinde Satın alma veya satma hakkının kullanılması suretiyle gelir elde edilmesi halinde tevkifat matrahı; sözleşmeye baz alınan kıymetin piyasa fiyatına göre oluşan değeri ile işlem fiyatına göre oluşan değeri arasındaki farktan, ödenen opsiyon priminin düşülmesi suretiyle hesaplanacaktır. Genellikle dövize dayalı gerçekleştirilen vadeli işlem sözleşmelerinde ise; işlemin karla sonuçlanması durumunda, dövizin piyasa fiyatına göre oluşan değeri ile işlem fiyatına (kullanım fiyatına) göre oluşan değeri arasındaki fark tevkifat matrahını oluşturacaktır. Vadeli işlem sözleşmesinin hükmünden yararlanıldığı anda, sözleşmeye baz alınan kıymetin piyasa fiyatına göre oluşan değeri ile işlem fiyatına göre oluşan değeri arasındaki fark üzerinden sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla %10 oranında tevkifat yapılacaktır.

2.8 – Gayrimenkul Sertifikalarından Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi:

Bireysel yatırımcıların gayrimenkul sertifikalarından elde ettikleri dönemsel getirileri 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75/17. maddesi hükmü uyarınca menkul sermaye iradı olarak ifade edilmiştir. Söz konusu bu menkul sermaye iradının vergilendirilme rejimi GVK geçici 67/1. maddesi uyarınca yapılacak %10 vergi tevkifatına dayanmaktadır. Bireylerin kesinti suretiyle vergilendirilen bu kazançları nihai vergilendirme mahiyetinde olup, bu gelirleri için GVK geçici 67/7. maddesi uyarınca beyanname vermezler ve diğer gelir unsurları nedeniyle verecekleri beyannameye bu gelirlerini dahil etmezler.

Bireylerin gayrimenkul sertifikalarının alım satımından elde edecekleri kazançları ise GVK mükerrer 80/1. maddesine göre değer artış kazancı hükmündedir. Bu menkul kıymetlerin alım satım kazancının vergilendirilmesi de GVK geçici 67 maddesi kapsamında %10 stopaja tabi olup, bu kazançlar içi de beyanname verilmeyeceği gibi diğer gelirler nedeniyle verilecek beyannameye bu kazanç unsuru dahil edilmeyecektir.

SONUÇ:

Güçlü bir sermaye piyasasının varlığı için önemli nitelikte bir diğer husus, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerin vergilendirilmesine yönelik yasal düzenlemelerdir. Nitekim kanun koyucunun sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan yatırıcıların bu yatımlardan elde edecekleri getirilerinin vergilendirilmesine ilişkin öngöreceği vergilendirme politikaları bir yandan piyasa işlemlerinin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesine diğer yandan yatırım hacminin en optimal seviyede gerçekleşmesine katkı sağlayacak nitelikte olmalıdır. Bu yönüyle Gelir Vergisi Kanununun 94 ve geçici 67 maddesi hükümlerinde yer alan yasal düzenlemeler sermaye piyasası işlemleri için büyük önem arz etmektedir.

KAYNAKÇA

– 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

– 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanun

personel programı

Devamı: Bireysel Yatırımcıların Sermaye Piyasası Araçlarından Elde Ettikleri Gelirlerin Vergilendirilme Esasları – Kemal Sadrettin ORGUN, Vergi Müfettişi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

zekeriyademirtas