• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveDiğer Mevzuat

Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemi Tebliği (No: 2021/26)

Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemi Tebliği (No: 2021/26)

21 Ağustos 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31575

Tarım ve Orman Bakanlığından:

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; balıkçı gemilerinin kimlik, konum, zaman, hız, yön gibi seyir bilgileri ile avcılık faaliyet verilerinin GSM, uydu ve diğer iletişim araçları vasıtasıyla izlenmesini, dijital ortamda kayıt altına alınarak toplanmasını ve değerlendirilmesini, kural ihlallerinin tespit edilmesini ve denetlenmesini sağlamaktır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; ticari amaçlı su ürünleri avcılığı yapmak üzere Bakanlıkça ruhsatlandırılmış gemilere takılacak gemi izleme cihazlarını, bu cihazların çalışması, kullanılması, avcılık faaliyetlerine dair kayıtların tutulması ve değerlendirilmesine ilişkin hususlar ile bu hususlarda balıkçı gemisi yetkilisinin yükümlülüklerini kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ile 10/3/1995 tarihli ve 22223 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Su Ürünleri Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (ç) alt bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanım ve kısaltmalar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) BAGİS: Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemini,

b) BAGİS cihazı: Balıkçılık faaliyetinde bulunan gemilere, kimlik, konum, zaman, hız, yön gibi seyir bilgileri ile yaptıkları faaliyetlere ilişkin verilerin GSM, uydu ve diğer iletişim araçları vasıtasıyla izlenmesinde ve Bakanlığa gönderilmesinde kullanılmak üzere takılan, tüm donanım ve yazılım ile ekipmanlarını,

c) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,

ç) Balıkçı gemisi: Ticari amaçlı su ürünleri avcılığı yapmak üzere Bakanlıkça ruhsatlandırılmış gemileri,

d) Balıkçı gemisi yetkilisi: Bakanlıkça su ürünleri ruhsat tezkeresi düzenlenmiş geminin sevk ve idaresini yapan kişi veya bu geminin sahibi, donatanı olan gerçek veya tüzel kişiyi,

e) Boy uzunluğu: Bakanlık kayıtlarında balıkçı gemisine ait “Balıkçı Gemileri İçin Düzenlenen Ruhsat Tezkeresindeki” en büyük boy uzunluğunu,

f) Genel Müdürlük: Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünü,

g) İl/ilçe müdürlüğü: Bakanlık il/ilçe müdürlüklerini,

ifade eder.

personel programı

BAGİS cihazının kullanımına ilişkin genel kurallar

MADDE 5 – (1) Boy uzunluğu on iki metre ve üzerinde olan denizlerde ticari amaçlı su ürünleri avcılığı yapmak üzere Bakanlıkça ruhsatlandırılmış gemilere Bakanlık sistemine uygun BAGİS cihazının takılması ve çalışır durumda tutulması zorunludur.

(2) Takılacak cihazların Genel Müdürlükçe istenen yazılım ve donanım özelliklerine sahip olması zorunludur. Bu özellikler Genel Müdürlükçe ilan edilir.

(3) BAGİS cihazının temini, balıkçı gemilerine takılması, sökülmesi ve arızaların giderilmesi ile ilgili tüm masraflar balıkçı gemisi yetkilisine aittir.

(4) Bu Tebliğde belirtilen süre sonunda BAGİS ile ilgili GSM, uydu ve diğer iletişim araçlarına ait abonelik ve iletişim/haberleşme giderleri balıkçı gemisi yetkilileri tarafından karşılanır.

BAGİS cihazı takılması ve sökülmesine ilişkin hususlar

MADDE 6 – (1) Balıkçı gemisi yetkilisi cihaz takılması veya sökülmesi talebini il/ilçe müdürlüğüne bildirir.

(2) İl/ilçe müdürlüğü gerekli kontrolleri yaptıktan sonra cihaz takılması veya sökülmesi talebini Genel Müdürlüğe iletir, Genel Müdürlük sürece ilişkin gerekli koordinasyonu sağlar.

(3) Balıkçı gemisine BAGİS cihazının takılması veya sökülmesi sırasında gerekli kontrollerin yapılması için il/ilçe müdürlüğünden görevli personel bulunur. İş bitiminde Ek-1’deki tutanak doldurularak bir örneği Genel Müdürlüğe gönderilir.

(4) İlk defa BAGİS cihazı takılacak veya mevcut cihazının yerine yeni BAGİS cihazı takılacak olan balıkçı gemisinin cihaz takılmadan avcılık yapmasına izin verilmez.

(5) Balıkçı gemisine karada yapılacak bakım, onarım ve tadilat gibi sebeplerle BAGİS cihazının sökülmesini gerektiren durumlarda bu madde hükümleri uygulanır.

Balıkçı gemisi yetkilisinin yükümlülükleri

MADDE 7 – (1) Balıkçı gemisi yetkilisi, gemisinin çalışmaya başladığı andan itibaren dönünceye kadarki tüm süreçte BAGİS cihazının kesintisiz olarak çalışır ve işler durumda olduğunu kontrol ve takip etmek zorundadır.

(2) Balıkçı gemisi yetkilileri, Genel Müdürlük tarafından BAGİS cihazı veya BAGİS’te kayıtlı iletişim bilgileri üzerinden kendilerine gönderilen uyarıları dikkate almak ve bu uyarılara uymak zorundadır.

BAGİS cihazı arızası ile ilgili hususlar

MADDE 8 – (1) Balıkçı gemisi yetkilisi, BAGİS cihazının çalışmaması veya altı saat süreyle konum bilgilerini göndermemesi durumunda en geç on iki saat içerisinde Genel Müdürlükçe belirlenen ve ilan edilen iletişim adreslerine veya il/ilçe müdürlükleri aracılığı ile arıza bildiriminde bulunmak zorundadır. Bildirimde bulunmadığı takdirde BAGİS cihazı çalıştırılmıyor kabul edilir.

(2) Arıza kaydı oluşturulduğu andan itibaren balıkçı gemisi yetkilisi arızanın on gün içerisinde giderilmesini sağlamak zorundadır. Bu süre sonunda arızası giderilmeyen gemilerin avcılık faaliyetinde bulunmasına izin verilmez. Ancak arızanın giderilmesine yönelik teknik servis kaynaklı on günü aşan gecikmenin Genel Müdürlükçe onaylanması durumunda güncellenmiş yeni arıza onarım tarihi dikkate alınır.

(3) Arıza giderildikten sonra balıkçı gemisi yetkilisi, cihazın kontrollerinin yapılması için il/ilçe müdürlüğüne müracaat eder. İl/ilçe müdürlüğü personeli yerinde gerekli kontrolleri yaparak arızanın giderildiğine dair Ek-1’deki tutanağı doldurarak bir nüshasını Genel Müdürlüğe gönderir.

(4) Genel Müdürlük ya da il/ilçe müdürlüğü tarafından BAGİS yazılımı üzerinden veya balıkçı gemisine yerinde yapılan kontrol ve tespitlerde cihazın çalışmadığı anlaşıldığında resen arıza kaydı süreci başlatılabilir.

(5) Bakanlık yetkilisi veya yetkilendirdiği kişi ya da kurum görevlisi geldiği halde, balıkçı gemisi ve yetkilisinin cihaz takılması, sökülmesi veya arızanın giderilmesi için verilen yer ve zamanda bulunmaması halinde, BAGİS cihazı çalıştırılmıyor kabul edilir ve arızanın giderilmesi için yapılmış tüm masraflardan gemi yetkilisi sorumlu tutulur.

BAGİS cihazlarının devir ve iadesi ile ilgili hususlar

MADDE 9 – (1) BAGİS cihazı takılan balıkçı gemisinin her ne suretle olursa olsun balıkçılık filosundan çıkarılması halinde, balıkçı gemisi yetkilisi tarafından en geç on beş gün içerisinde il/ilçe müdürlüğüne müracaat edilerek Bakanlık yetkilisi veya yetkilendirdiği kişi ve kurumlarca masrafları balıkçı gemisi yetkilisine ait olmak üzere BAGİS cihazının balıkçı gemisinden söktürülmesi sağlanır. Bu kapsamda;

a) Bakanlığa ait cihazların, cihazda bulunan GSM ve uydu kartları ile tabletin düzenlenen tutanakla birlikte il/ilçe müdürlüğüne,

b) Balıkçı gemisine ait cihazlarda sadece Bakanlığa ait GSM ve uydu kartlarının il/ilçe müdürlüğüne,

iade edilmesi zorunludur.

(2) BAGİS cihazı takılan balıkçı gemisinin mülkiyetinin herhangi bir nedenle el değiştirmesi halinde, balıkçı gemisi yetkilisi dilekçe ile birlikte il/ilçe müdürlüğüne müracaat eder. Balıkçı gemisinin yeni sahibi adına il/ilçe müdürlüğünce yeni teslim tutanağı (Ek-1) düzenlenir.

(3) BAGİS cihazı takılan balıkçı gemisinin yangın, fırtına gibi doğal afetler nedeniyle yok olması veya batması durumunda, bu durumun balıkçı gemisi yetkilisi tarafından en geç on beş gün içerisinde olayla ilgili belgelerle birlikte yazılı olarak il/ilçe müdürlüğüne bildirilmesi zorunludur.

(4) Bakanlığa ait BAGİS cihazlarının balıkçı gemisi yetkilisi tarafından herhangi bir nedenle Bakanlığa iadesinin talep edilmesi durumunda, il/ilçe müdürlüklerince bu durum tutanakla kayıt altına alınarak cihaz, Bakanlığa ait GSM ve uydu kartları ile tablet teslim alınır.

Zararların tazmini

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ kapsamında balıkçı gemilerine takılan BAGİS cihazı ve ekipmanlarında garanti kapsamı dışında oluşacak zararlar ve Genel Müdürlükçe yetkilendirilenler dışında yapılan her türlü müdahale sonucunda oluşabilecek zarar, ziyan ve masraflar balıkçı gemisi yetkililerine tazmin ettirilir.

Yaptırımlar

MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ hükümlerine aykırı davrananlar hakkında 1380 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ilgili hükümleri gereğince işlem yapılır.

Yetki

MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ kapsamında, Bakanlık mülkiyetinde olan BAGİS cihazları ve ekipmanları hakkında güncelleme, değiştirme ve geri alma dâhil her türlü tasarrufa Bakanlık yetkilidir.

(2) Genel Müdürlük 5 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen boy uzunluğuna ya da balıkçı gemilerinin faaliyet tipine bağlı olmaksızın balıkçılık faaliyetinde bulunacak diğer gemilere de BAGİS cihazı taktırılmasını zorunlu tutabilir.

(3) Bakanlık, uhdesinde bulunan bilgi sistemlerini kullanarak ve BAGİS verilerinden su ürünleri avcılığına ilişkin ihlalleri tespit edebilir ve idari yaptırımların uygulanmasında kullanabilir.

(4) Bu Tebliğde belirtilmeyen veya bu Tebliğin uygulanması sırasında karşılaşılacak sorunların çözümünde ve sonuçlandırılmasında Genel Müdürlük yetkilidir.

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 13 – (1) 18/5/2016 tarihli ve 29716 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemi Tebliği (Tebliğ No: 2016/18) yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçiş hükmü

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) BAGİS ile ilgili GSM ve uydu abonelik ve iletişim/haberleşme giderleri 31/12/2023 tarihine kadar Bakanlıkça karşılanır.

Yürürlük

MADDE 14 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2021 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 15 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.

Eki için tıklayınız

 

Devamı: Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemi Tebliği (No: 2021/26) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

“CE” İşareti Taşıması Gereken Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/9)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/35)

“CE” İşareti (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/35)

20 Mart 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31574

Ticaret Bakanlığından:

MADDE 1 – 31/12/2020 tarihli ve 31351 dördüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “CE” İşareti Taşıması Gereken Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/9)’nin Ek-1’inde yer alan “Elektrik Motorları, Ev Tipi Lambalar, Elektrik Lambaları, Armatürler, Klimalar, Vantilatörler, Elektrikli Süpürgeler, Su Pompaları” ürün grubuna ait satır ile “Elektrik Motorları, Ev Tipi Lambalar, Elektrik Lambaları, Armatürler, Klimalar, Vantilatörler” ürün grubuna ait satır aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 2 – Aynı Tebliğin Ek-2’sinde yer alan ve sıra numaraları ile belirtilen GTİP’lere ait satırlar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 3 – Aynı Tebliğin Ek-2’sinde yer alan ve sıra numaraları ile belirtilen GTİP’lere ait satırlar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 4 – Bu Tebliğin 2 nci maddesi yayımı tarihinden iki ay sonra, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
Tarihi Sayısı
31/12/2020                        31351 (4. Mükerrer)

 

 

Devamı: “CE” İşareti Taşıması Gereken Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/9)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/35) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

7326 Sayılı Yeniden Yapılandırma Kanunu Mevzuatı – Toplu

7326 Sayılı Yeniden Yapılandırma Kanunu Mevzuatı – Toplu

7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun 9/6/2021 tarihli ve 31506 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Kanun – Tebliğ – Genelge – Makale – Duyuru
Öğrenim ve Katkı Kredisi Borçlarının Yapılandırılması Broşürü
MTV ve Taşıtla İlgili İdari Para Cezalarının Yapılandırılması Broşürü
Hesaplanan/Tecil Edilebilir KDV Sorgulama Menüsü
Matrah ve Vergi Artırımı Rehberi
7326 Sayılı Yapılandırma Kanunu Rehberi
Vergi İncelemesi Devam Eden Mükelleflerin Matrah Artırımı – Mahmut Bülent YILDIRIM, YMM
7326 Sayılı Yapılandırma Kanunu Gereğince Pişmanlıkla veya Kanuni Süresinden Sonra Kendiliğinden Verilecek Beyannameler
7326 Sayılı Kanun Uygulamaları Kapsamında Form Ba ve Form Bs Bildirimlerine İlişkin Duyuru
7326 Sayılı Kanuna Göre Kayıtlarda Yer Aldığı Hâlde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu ve Ortaklardan Alacakların/Ortaklara Borçların Beyanı – İbrahim ÇELİK, Vergi Müfettişi
GİB – 7326 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru, Beyan ve Ödeme İşlemleri
Kayıtlarda Olmayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşların Kayıtlara Alınması – Doğan ÇENGEL, YMM
Matrah/Vergi Artırımına Karar Verilirken Bilinmesi Gereken Birkaç Husus – Emrah AYGÜL, YMM
Ticari Kazanç Mükellefiyetini Tesis Ettirmeyenler İçin Gelir Vergisi Matrah ve KDV Artırımları! – Av. Mehmet Göktuğ KÖKBULUT
Yapılandırma Öncesi Borçları Bulunan Mükelleflerin Nakden Veya Mahsuben İade Taleplerine Getirilen Kısıtlama – Hamza ERTEKİN, E. Vergi Dairesi Müdür Yrd.
7326 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru, Beyan ve Ödeme İşlemleri Hakkında Duyuru
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İç Genelgesi 2021/1
SGK Genelgesi 2021/21 – 5510 Sayılı Kanunun 4/1-b Kapsamındaki Sigortalılığın Durdurulması
7326 Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ
7326 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru, Beyan ve Ödeme İşlemleri Hakkında GİB Duyurusu
7326 Sayılı Kanun Yapılandırma Başvuru ve Ödeme Süreleri
Matrah Artırımı ve Hapis Cezası – Mahmut Bülent YILDIRIM, YMM
Yeniden Yapılandırmada Vergi Davasından Vazgeçmek Ne Kadar Avantajlı? Av. Mehmet Göktuğ KÖKBULUT
Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması
7326 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesinin Altıncı Fıkrasına (Araç Muayenelerine) Dair Tebliğ (Seri No:1)
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 1)
SGK Yapılandırma Kapsamı
SGK Genelgesi 2021/20 – 7326 sayılı Kanun Uyarınca Alacakların Yapılandırması
7326 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
personel programı

Devamı: 7326 Sayılı Yeniden Yapılandırma Kanunu Mevzuatı – Toplu Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Faal Mükellef Sayıları Nisan 2021

Faal Mükellef Sayıları Nisan 2021

GELİR VERGİSİ FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 NİSAN
2.140.421
2021 MART
2.123.812
2021 ŞUBAT
2.109.976
2021 OCAK
2.100.804

 

G.M.S.İ. FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 NİSAN
2.133.638
2021 MART
2.136.940
2021 ŞUBAT
2.049.695
2021 OCAK
2.053.745

 

BASİT USULDE VERGİLENDİRİLEN GELİR VERGİSİ FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 NİSAN
822.472
2021 MART
818.504
2021 ŞUBAT
816.185
2021 OCAK
812.296

 

KURUMLAR VERGİSİ FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 NİSAN
945.504
2021 MART
939.675
2021 ŞUBAT
932.466
2021 OCAK
925.725

 

KATMA DEĞER VERGİSİ FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 NİSAN
3.027.224
2021 MART
3.004.548
2021 ŞUBAT
2.984.336
2021 OCAK
2.967.243

Kaynak: GİB

Devamı: Faal Mükellef Sayıları Nisan 2021 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin Tebliğ (İthalat: 2021/9)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatı

12 Mart 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31421

Ticaret Bakanlığından:

MADDE 1 – 31/12/2020 tarihli ve 31351 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin Tebliğ (İthalat: 2021/9)’in ekine ekte yer alan Ek-2 eklenmiş ve aynı Tebliğin ekinde yer alan  Ek-2A ve Ek-2B yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
Tarihi Sayısı
31/12/2020 31351 (3. Mükerrer)

Ekleri için tıklayınız

personel programı

 

Devamı: Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin Tebliğ (İthalat: 2021/9)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ulusal Mobil Uyarı Sisteminin Kurulmasına ve İşletimine İlişkin Yönetmelik

Ulusal Mobil Uyarı Sisteminin Kurulması

26 Şubat 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31407

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan:

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; afet, acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda kullanıcıların coğrafi olarak belirli bölgelerde uyarı bildirimleri almalarını sağlayan ulusal mobil uyarı sisteminin kurulması ve işletilmesine ilişkin hususların belirlenmesidir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi, 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (ğ) bendi ve beşinci fıkrası, 51 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkraları ile 60 ıncı maddesinin birinci, onbirinci, onikinci ve onüçüncü fıkralarına dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Abone: Bir işletmeci ile elektronik haberleşme hizmetinin sunumuna yönelik olarak yapılan bir sözleşmeye taraf olan gerçek ya da tüzel kişiyi,

b) Cihaz: Veri işleme ve saklama yeteneği bakımından, bilgisayarın özelliklerine benzer özelliklere sahip mobil telefonları,

c) Çağrı öncesi anonsu: Mobil elektronik haberleşme şebekesinde çağrı başlatılmadan önce arayan aboneye dinletilen ses kaydını,

ç) Hücresel yayın sistemi (Cell Broadcast System – CBS): Aynı anda belirli bir bölgedeki bütün kullanıcılara metin tabanlı mesaj iletilmesini sağlayan ETSI TS 123.041 standardına veya bu standardın yerini alan ulusal ve uluslararası standartlara uygun teknolojiyi,

d) İşletmeci: Yetkilendirme çerçevesinde mobil elektronik haberleşme hizmeti sunan veya mobil elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirketi,

e) Kısa mesaj hizmeti (ShortMessageService – SMS): Mobil cihazlarda işletmeci kodu dâhil olmak üzere toplam 160 karakteri geçmeyen metin tabanlı bir iletişim çeşidini,

f) Kullanıcı: Aboneliği olup olmamasına bakılmaksızın, işletmecinin kendi şebekesine bağlanarak elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi,

g) Kurul: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunu,

ğ) Kurum: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu,

personel programı

h) Mobil alarm sistemi (CommercialMobile Alarm System– CMAS): Afet, acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda, gerekli teknik özellikleri haiz cihazlara sahip kullanıcıların uyarı bildirimleri almalarını sağlayan, ETSI TS 122 268 standardına veya bu standardın yerini alan ulusal ve uluslararası standartlara uygun sistemi,

ı) Onay sorumlusu: Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak uyarı bildirimlerinin iletilmesine onay veren kurum veya kuruluşun temsilcisini,

i) Ulusal mobil uyarı sistemi: Afet, acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda kullanıcıların coğrafi olarak belirli bölgelerde uyarı bildirimlerini CMAS, CBS, çağrı öncesi anonsu ve SMS yöntemlerinden asgari biri ile almalarını sağlayan sistemi,

j) Uyarı bildirimi: Afet ve acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda, tüm yurtta veya coğrafi olarak belirli bölgelerde bulunan kullanıcıların ve abonelerin, CMAS, SMS, CBS ve çağrı öncesi anonsu gibi uygun yöntemlerle uyarılmasını, gerekli önlemlerin zamanında ve etkin bir şekilde alınmasını ve koordinasyonun sağlanmasını teminenulusal mobil uyarı sistemi kullanılarak gönderilen mesajı,

k) Uyarı bildirimi onay süreci: En az iki onay sorumlusu tarafından bu Yönetmelik kapsamında yapılan işlemleri,

l) Uyumlaştırılabilir cihaz: ETSI TS 122 268 standardına veya bu standardın yerine geçen ulusal ve/veya uluslararası standarda uygun olarak CMAS yöntemini destekleyen ancak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte bu özelliği aktif olmayan ve “carrierbundle” yöntemi veya bu amaçlarla kullanılması mümkün diğer yöntemler ile bu özelliğin aktif edilebildiği cihazları,

m) Yetkili kullanıcı: Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak uyarı bildirimlerini tanımlamaya yetkili kurum veya kuruluşun temsilcisini,

ifade eder.

(2) Bu Yönetmelikte geçen ancak birinci fıkrada tanımlanmayan kavramlar için ilgili mevzuatta yer alan tanımlar geçerlidir.

İKİNCİ BÖLÜM

Ulusal Mobil Uyarı Sisteminin Genel Özellikleri

Ulusal mobil uyarı sistemi

MADDE 4 – (1) Afet ve acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda, tüm yurtta veya coğrafi olarak belirli bölgelerde bulunan kullanıcıların ve abonelerin, CMAS, SMS, CBS ve çağrı öncesi anonsu gibi uygun yöntemlerle uyarılmasını, gerekli önlemlerin zamanında ve etkin bir şekilde alınmasını ve koordinasyonun sağlanmasını teminen ulusal mobil uyarı sistemi kurulur.

(2) Ulusal mobil uyarı sisteminin kurulması, işletimi ve kullanımı ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının iş birliği ile Kurum koordinasyonunda gerçekleştirilir.

(3) CMAS ve CBS yöntemiyle yapılan uyarı bildirimleri, ülkemiz sınırları içerisinde bulunan yurt dışından gelmiş kullanıcılara da cihazlarının söz konusu yöntemleri desteklemesi durumunda uluslararası dolaşım hizmeti alıp almamasından bağımsız olarak yapılır.

(4) SMS ve çağrı öncesi anonsu yöntemiyle yapılan uyarı bildirimleri işletmecilerin kendi abonelerine yapılır.

(5) Uyarı bildirimleri, uyarı bildirimi esnasında devam etmekte olan ses ve veri oturumlarını sonlandırmadan yapılır.

(6) Uyarı bildirimi onay süreci azami süresi 30 dakikadır. Bu süre içerisinde uyarı bildirimi onay süreci tamamlanmayan uyarı bildirimleri gönderilmez. Söz konusu onay sürecine dâhil olan onay sorumlusuna ilgili mesajın gönderilmediğinin bilgisi iletilir.

İşletmecilerin yükümlülükleri

MADDE 5 – (1) İşletmeciler, ulusal mobil uyarı sistemi tarafından CMAS, CBS, SMS ve çağrı öncesi anonsu yöntemleri ile kendilerine gönderilen uyarı bildirimlerini, bu Yönetmelikte belirtilen hususlara uygun şekilde, tanımlanmış süreler ve performans kriterleri dâhilinde, eksiksiz ve ücretsiz olarak gönderilmesini sağlayacak teknik altyapıyı kurmak ve işletmekle yükümlüdür.

(2) İşletmeciler ulusal mobil uyarı sisteminin kurulması ve işletilmesi aşamalarında, söz konusu sistemin cihazlarla uygun çalışmasına ve uyumlaştırılabilir cihazların söz konusu sistemle uyumlu hale getirilmesine yönelik olarak üreticilerle, imalatçılarla veya ithalatçılarla iş birliği içerisinde gerekli çalışmaları yapar.

(3) İşletmeciler;

a) CBS kapasitesini ulusal mobil uyarı sisteminin işleyişini sekteye uğratmayacak ve bu Yönetmelik kapsamında gelen uyarı bildirimi taleplerini öncelikli olarak ele alacak şekilde planlar ve kullanır.

b) 7 ncimaddenin birinci fıkrasında belirtilen kanalları bu Yönetmelikte belirtilen amaç, kapsam ve uyarı bildirimi kategorileri dışında kullanamaz.

(4) İşletmeciler, çağrı öncesi anonsu yöntemini bu Yönetmelikte belirtilen amaç ve kapsam dışında kullanamaz.

(5) İşletmeciler, ulusal mobil uyarı sistemi için oluşturulan SMS uyarı bildirimlerini toplu SMS mesajlarından daha öncelikli olarak ele alır.

(6) Ulusal mobil uyarı sistemi için oluşturulan SMS kapasitesinin ticari amaçlı kullanımı durumunda, işletmeciler bu kapasitenin kontrollü olarak kullanımına yönelik belirli bir zaman dilimi içerisinde maksimum gönderilecek mesaj sayısı ve alıcı abone sayısını kısıtlama ve buna benzer önlemleri alır.

(7) İşletmeciler, ulusal mobil uyarı sistemi kapsamında yapılacak her türlü uyarı bildirimi için elde edebileceği konum verisi dahil, her türlü veriyi, mer’i mevzuatın öngördüğü durumlar saklı kalmak üzere başka bir amaçla kullanamaz ve üçüncü taraflarla paylaşamaz.

(8) Konu ile ilgili farkındalık sağlayabilmek ve kullanıcılara bilgilendirme yapmak amacıyla Kurum tarafından belirlenecek bir tarihte, belirlenmiş yöntem ve içerikle yılda en az 1 defa gönderilecek uyarı bildirimleriyle sistem altyapısının çalışma durumu işletmeci tarafından kontrol edilir. Söz konusu uyarı bildirimi öncesinde ve sonrasında sistemin çalışma durumuna ilişkin Kuruma bilgi verilir.

(9) İşletmeciler ulusal mobil uyarı sisteminin kurulması ve işletilmesinde sistem güvenliğinin, bilgi güvenliğinin ve siber güvenliğin sağlanması amacıyla, gerekli teknik, idari ve yönetimsel tedbirleri almakla yükümlüdür. Kurum gerekli görmesi halinde ilgili işletmecilere bu kapsamda ilave yükümlülük getirebilir.

(10) Kurum, ulusal mobil uyarı sisteminin kurulumu ve işletilmesi ile uyarı bildirimi yöntemlerine ilişkin hedef ve performans kriterleri belirleyebilir.

(11) Kurum; teknolojik gelişmeler, milli güvenlik ve kamu düzeni gerekliliklerini dikkate alarak, tanımlanmış uyarı bildirimi yöntemlerine ilave yeni yöntem ve alt yöntemler belirleyebilir. İşletmeciler yeni yöntem ve alt yöntemlerin, ulusal mobil uyarı sistemine ilave edilmesinden ve entegrasyonundan sorumludur.

Ulusal mobil uyarı sisteminin kullanılması

MADDE 6 – (1) İlgili kamu kurum ve kuruluşları ilgili mevzuatta yer alan yetkileri çerçevesinde görevleri kapsamındaki afet ve acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlara ilişkin uyarı bildirimlerini ulusal mobil uyarı sistemi üzerinden yapabilir.

(2) Ulusal mobil uyarı sisteminin kamu kurum ve kuruluşlarınca kullanımına ilişkin talepler yazılı olarak Kuruma yapılır.

(3) İlgili mevzuat ile kendisine yetki verilen kamu kurum ve kuruluşlarına Kurum tarafından ulusal mobil uyarı sisteminde kullanıcı tanımlanır.

(4) Üçüncü fıkra kapsamına girmeyen kamu kurum ve kuruluşlarına, afet ve acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek bir acil durum olması ve kamu gerekleri göz önüne alınarak Kurumun uygun görmesi halinde, geçici ve gerçekleşen durumla sınırlı olmak kaydıyla ulusal mobil uyarı sisteminde kullanıcı tanımlaması yapılabilir.

(5) Ulusal mobil uyarı sistemini kullanacak olan kamu kurum ve kuruluşları sistemin etkin, hatasız ve güvenli bir şekilde kullanımından sorumludur.

CMAS yöntemine ilişkin gereklilikler

MADDE 7 – (1) CMAS yöntemi ile yapılacak uyarı bildirimleri; devlet uyarı bildirimi, hayati uyarı bildirimi, kayıp/kaçırma uyarı bildirimi ve test uyarı bildirimi olmak üzere dört farklı kategoride aşağıda yer alan tabloda belirtilen kanallar kullanılarak yapılır:

(2) CMAS yöntemi ile yapılan uyarı bildirimleri, yetkili kullanıcı tarafından sistem aracılığıyla bildirilen coğrafi alanda bulunan tüm kullanıcılara otomatik olarak gönderilir. “Devlet uyarı bildirimi” kategorisinde yapılacak uyarı bildirimlerinin alınmasının engellenmesine imkân tanınmaz, ancak diğer kategorilerdeki uyarı bildirimlerinin alınması kullanıcıların tercihine bırakılabilir.

(3) Uyarı bildirim kategorilerine ilişkin mesajların başlığı Kurum tarafından belirlenir.

(4) CMAS yöntemi Türkçe ve ikinci dil desteği ile uyarı bildirimleri yapılmasını sağlar.

(5) CMAS yöntemi ile yapılacak uyarı bildirimlerinin işletmeci tarafından tekrarlanma sıklığı ve tekrarlar arasındaki süre Kurum tarafından sistem üzerinde belirlenmiş asgari ve azami değerler doğrultusunda yetkili kullanıcı tarafından ulusal mobil uyarı sisteminden seçilir.

(6) Uyarı bildirimleri, 6 ncı madde çerçevesinde kullanıcı tanımlanmış olan ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından seçilen coğrafi bölge, il, ilçe ve alan bazında yapılabilir.

(7) Engelli abonelerin uyarı bildirimlerini almasının kolaylaştırılması için sesli uyarı, görsel uyarı, titreşim uyarısı gibi yöntemler kullanılır.

(8) Uyarı bildirimleri en fazla 360 karakter uzunluğunda yapılabilir.

(9) İşletmeci yetkili kullanıcı tarafından CMAS yöntemi aracılığıyla gönderilen uyarı bildirimlerini, uyarı bildirimi onay sürecindeki tüm onay işlemlerinin tamamlanmasını müteakip azami 5 dakika içerisinde işleyerek kullanıcılara iletilmek üzere yayımlar.

(10) İşletmeciler, CMAS yöntemi ile yapacakları uyarı bildirimlerini her takvim yılı için asgari %95 seviyesinde dokuzuncu fıkraya uygun olarak sağlamakla yükümlüdür.

SMS yöntemine ilişkin gereklilikler

MADDE 8 – (1) Ulusal mobil uyarı sistemi kapsamında SMS yöntemiyle yapılacak uyarı bildirimleri seçilen coğrafi bölge, il, ilçe ve alan bazında yayımlanır.

(2) İşletmeciler SMS yöntemiyle abonelerine gönderecekleri uyarı bildirimlerini, uyarı bildirimi onay sürecindeki tüm onay işlemlerinin tamamlanmasını müteakip “Süre=SMS_Gönderilecek_Abone_Listesi hazırlama süresi + SMS_Gönderilecek_Abone_Sayısı*60 dakika/Toplam_Abone_Sayısı” formülüne uygun olarak dakika cinsinden hesaplanan sürede, yetkili kullanıcı tarafından sistem aracılığıyla bildirilen coğrafi alan bazında göndermekle yükümlüdür.

(3) İkinci fıkrada belirtilen;

a) “Toplam_Abone_Sayısı” uyarı bildiriminin yapıldığı tarihten önce Kurum tarafından yayınlanmış güncel pazar verileri raporunda yer alan abone sayısı olarak hesaplanır.

b) “SMS_Gönderilecek_Abone_Sayısı” uyarı bildiriminin yapılacağı coğrafi alanda bulunan bazistasyonlarından son 12 saat içinde hizmet alan ve bu süre içerisinde söz konusu coğrafi alan dışında yer alan herhangi bir baz istasyonundan hizmet almamış olan abonelerin sayısı olarak hesaplanır.

c) “SMS_Gönderilecek_Abone_Listesi” hazırlama süresinin üst sınırı 60 dakikadır.

(4) SMS yöntemi ile abonelere iletilmek üzere işletmecilere iletilen her bir uyarı bildirimi, iletilecek abone sayısından ve coğrafi alandan bağımsız olarak tek bir talep sayılır. İşletmeci, her bir takvim yılı içerisinde kendisine iletilen toplam taleplerin asgari %95’ini ikinci fıkrada belirtilen süreler dâhilinde yerine getirmekle yükümlüdür.

Çağrı öncesi anonsu yöntemine ilişkin gereklilikler

MADDE 9 – (1) Çağrı öncesi anons içeriği, ilgili yetkili kullanıcı tarafından Kurumca belirlenen formatta ulusal mobil uyarı sistemine yüklenir. Yüklenen anonsun işletmeci tarafından hangi süreyle uygulanacağı bilgisi ile bu süre içerisinde bir abonenin kaç ardışık aramasında bu anonsun dinletileceği bilgileri de ilgili yetkili kullanıcı tarafından ulusal mobil uyarı sistemine girilir.

(2) İşletmeciler çağrı öncesi anonsu yöntemiyle abonelerine gönderecekleri uyarı bildirimleri için sistemlerini, uyarı bildirimi onay sürecindeki tüm onay işlemlerinin tamamlanmasını müteakip, bir saat içerisinde hazır hale getirir.

(3) İlgili yetkili kullanıcı tarafından çağrı öncesi anonsu içeriğinin süresi en fazla 15 saniye, bir aboneye anons dinletilecek ardışık arama sayısı ise en fazla 3 olacak şekilde hazırlanır. Bu süre Kurum tarafından yapılan hizmet kalitesi düzenlemeleri kapsamındaki ölçümlere dâhil edilmez.

(4) İşletmeciler, uyarı bildiriminin uygulanacağı süre içerisinde, her bir abonenin uyarı bildiriminde belirtilen ardışık arama sayısı ile sınırlı olarak yapacağı aramaların toplamının asgari %99’unda çağrı öncesi anonsunun dinletilmesini sağlar.

(5) Çağrı öncesi anonsu yöntemi ile abonelere iletilmek üzere işletmecilere iletilen her bir uyarı bildirimi, iletilecek abone sayısından, uyarı bildiriminin uygulanacağı süreden ve her bir kullanıcı için belirlenen ardışık arama sayısından bağımsız olarak tek bir talep sayılır. İşletmeciler, her bir takvim yılı içerisinde kendisine iletilen toplam taleplerin asgari %95’ini üçüncü fıkrada belirtilen hususlar dâhilinde yerine getirmekle yükümlüdür.

(6) İşletmeciler, ulusal mobil uyarı sistemi kapsamında çağrı öncesi anonsu yöntemiyle yapacakları uyarı bildirimlerini tüm Türkiye bazında kendi abonelerine yayımlar.

(7) Çağrı öncesi anonsu yöntemi acil durum aramalarında uygulanmaz.

CBS yöntemine ilişkin gereklilikler

MADDE 10 – (1) İşletmeci CBS yöntemiyle kullanıcılara göndereceği uyarı bildirimlerini, yetkili kullanıcı tarafından sistem aracılığıyla bildirilen coğrafi alandan bağımsız olarak uyarı bildirimi onay sürecindeki tüm onay işlemlerinin tamamlanmasını müteakip azami 5 dakika içerisinde işleyerek kullanıcılara iletilmek üzere yayımlar.

(2) CBS yöntemi ile kullanıcılara iletilmek üzere işletmecilere iletilen her bir uyarı bildirimi, iletilecek kullanıcı sayısından ve belirtilen coğrafi alandan bağımsız olarak tek bir talep sayılır. İşletmeci, her bir takvim yılı içerisinde kendisine iletilen toplam taleplerin asgari %95’ini birinci fıkrada belirtilen süreler dâhilinde yerine getirmekle yükümlüdür.

(3) Ulusal mobil uyarı sistemi kapsamında CBS yöntemiyle yapılacak uyarı bildirimleri seçilen coğrafi bölge, il, ilçe ve alan bazında, ikinci dil desteği ile yayımlanabilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Piyasa gözetimi ve denetimi

MADDE 11 – (1) Üretici, imalatçı veya ithalatçı tarafından piyasaya arz edilen cihazlar, 7 nci maddede belirtilen gereklilikler çerçevesinde CMAS yönteminin kullanılmasını sağlayacak özelliklere sahip ve ETSI TS 122 268 standardına veya bu standardın yerini alan ulusal ve uluslararası standartlara ve bu standartlarda yer alan teknik özelliklere uygun olmalıdır.

(2) Bu Yönetmelik kapsamındaki cihazların, bu Yönetmelikte aranan gerekleri karşıladığına dair cihazın tanıtma ve kullanma kılavuzuna üretici, imalatçı veya ithalatçı tarafından “Bu cihaz ETSI TS 122 268 standardına veya bu standardın yerini alan ulusal ve uluslararası standartlara ve bu standartlarda yer alan teknik özelliklere uygundur.” ibaresi iliştirilir.

(3) Cihazın bu Yönetmelikte aranan özelliklere uygunluğuna dair piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri 5/11/2020 tarihli ve 31295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Telsiz Ekipmanları Yönetmeliği (2014/53/AB) ile 6/2/2013 tarihli ve 28551 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanlarının Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılır. Cihazın bu Yönetmelik hükümlerine uymadığının tespiti halinde üretici, imalatçı ve ithalatçıya ilgili mevzuatta yer alan idari yaptırımlar uygulanır.

(4) Üretici, imalatçı veya ithalatçı; 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun, Telsiz Ekipmanları Yönetmeliği (2014/53/AB) ile Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanlarının Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında belirlenir.

İdari yaptırım

MADDE 12 – (1) İşletmecinin bu Yönetmelikte belirtilen hükümlere uymaması durumunda 15/2/2014 tarihli ve 28914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

Geçiş süreci

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte piyasada bulunan uyumlaştırılabilir cihazlar ile bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 3 aylık süre içerisinde piyasaya arz edilecek olan uyumlaştırılabilir cihazlar, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde üretici, imalatçı veya ithalatçı tarafından CMAS yönteminin kullanılmasını sağlayacak şekilde uyumlaştırılır. Üretici, imalatçı veya ithalatçı piyasaya arzını gerçekleştirmediği cihazların uyumlaştırılmasından sorumlu değildir.

(2) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten 3 ay sonra, bu Yönetmelik gereklerini karşılamayan cihazlar piyasaya arz edilemez.

(3) 11 inci madde gereğince, cihazların tanıtma ve kullanma kılavuzlarında bulunması gereken ibareler, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl boyunca cihaz ambalajı içine konulacak bilgilendirme sayfasında yer alabilir.

(4) İşletmeciler 5 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan teknik altyapıyı bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde kurar ve işletir.

Yürürlük

MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı yürütür.

 

Devamı: Ulusal Mobil Uyarı Sisteminin Kurulmasına ve İşletimine İlişkin Yönetmelik Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Okul Gıdası Hakkında Tebliğ (No: 2020/23)

Okul Gıdası Hakkında Tebliğ (No: 2020/23)

22 Ekim 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31282

Tarım ve Orman Bakanlığından:

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların okul gıdası onay şartlarını ve bu gıdalarda kullanılacak okul gıdası logosuna ilişkin hususları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların okul gıdası onay şartlarını ve bu gıdalarda kullanılacak okul gıdası logosuna ilişkin hususları kapsar.

(2) Bu Tebliğ, 17/2/2005 tarihli ve 25730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik ve 1/12/2004 tarihli ve 25657 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelikte yer alan ürünleri kapsamaz.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 22 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5/2/2013 tarihli ve 28550 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği ile 26/1/2017 tarihli ve 29960 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır.

ad

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,

b) İl müdürlüğü: Bakanlık il tarım ve orman müdürlüklerini,

c) Komisyon: Okul Gıdası Komisyonunu,

ç) Okul Gıdası Logosu: Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı arasında 2/1/2019 tarihinde imzalanan Okul Kantinlerinde Satışa Sunulacak Gıdalar ve Bu Gıdalarda Kullanılacak Logo Uygulamasına İlişkin İşbirliği Protokolünde tanımlanan, Sağlık Bakanlığı tarafından kriterleri belirlenen Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların etiketi üzerinde bulunacak Ek-2’de yer alan logoyu,

d) Okul gıdası: Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan Bakanlıktan okul gıdası onayı almış ve ambalajında okul gıdası logosu bulunan gıdayı,

e) Okul gıdası onayı: Okul gıdası kriterlerine ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak üretilen hazır ambalajlı gıdalara verilen onayı,

ifade eder.

Genel hükümler

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasında Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı işbirliği yapar.

(2) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdalar için Bakanlıktan okul gıdası onayı alınması zorunludur.

(3) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların ambalajında Okul Gıdası Logosunun bulunması zorunludur.

(4) Bakanlıktan okul gıdası onayı almamış gıdalarda Okul Gıdası Logosu kullanılamaz.

(5) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmeleri Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği hükümlerine uyarlar.

(6) Bu Tebliğ kapsamında üretilen ürünlerde 4/10/2016 tarihli ve 29847 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Oyuncak Güvenliği Yönetmeliği kapsamında yer alan ve/veya oyuncak olarak kullanılması muhtemel olan madde ve malzemeler gıda ambalajı olarak kullanılamaz.

(7) Okul gıdası kriterleri Sağlık Bakanlığınca belirlenir. Sağlık Bakanlığı belirlemiş olduğu okul gıdası kriterlerini Bakanlık ve Millî Eğitim Bakanlığına resmi yazı ile iletir. Okul gıdası kriterleri Bakanlık ve Millî Eğitim Bakanlığı internet sayfasında yayımlanır.

(8) Okul Gıdası Logosu bulunan ürünler; bakkal, market ve benzeri perakende işletmelerde de satışa sunulabilir.

Okul Gıdası Komisyonunun kuruluşu ve görevleri

MADDE 6 – (1) Okul gıdasına ilişkin yeni başvuruları ve okul gıdası kriterlerine ilişkin değişiklik taleplerini değerlendirmek üzere Okul Gıdası Komisyonu kurulur. Komisyon; Bakanlıktan üç, Sağlık Bakanlığından iki, Millî Eğitim Bakanlığından iki temsilci olmak üzere konusunda uzman toplam yedi üyeden oluşur. Gerekli hallerde komisyon toplantılarına ilgili diğer Bakanlıklar ve sivil toplum kuruluşları da davet edilebilir.

(2) Komisyona Bakanlık Makamı tarafından görevlendirilecek Bakanlık temsilcisi Başkanlık eder, komisyon üyeleri de ayrıca Bakanlık Makamınca onaylanır.

(3) Komisyon üyelerinin görev süresi üç yıldır.  Görev süresi dolan veya görev süresi dolmadan görevinden mücbir sebeplerle ayrılanların yerine yeni üye/üyeler ilgili Bakanlıklar tarafından belirlenir. Yeni atanan her üyenin görev süresi diğer üyelerle birlikte sona erer. İlgili Bakanlıklar tarafından uygun görülmesi halinde görev süresi dolan üyeler tekrar görevlendirilebilir.

(4) Komisyon üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararlar oy çokluğu ile alınır. Oyların eşitliği durumunda Başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır. Komisyon yılda en az altı kez toplanır. Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlıkça yürütülür.

(5) Okul gıdası kriterleri belirlenecek gıdalar için başvurular Komisyonda değerlendirilmek üzere Bakanlığa yapılır. Komisyon, okul gıdası kriterlerinin belirlenmesine ilişkin Bakanlığa yapılan başvuruları değerlendirir. Bakanlık Komisyon görüşünü Sağlık Bakanlığına bildirir.

Okul gıdası onayı

MADDE 7 – (1) Gıda işletmecisi, bu Tebliğ kapsamında okul gıdası onay işlemleri için Ek-3’te yer alan Başvuru Dilekçesi ile Ek-1’de yer alan Okul Gıdası Onay Başvurusunda İstenen Bilgi ve Belgelerden oluşan dosya ile il müdürlüğüne müracaat eder.

(2) Okul gıdası onay başvurusunda bulunan gıda işletmesine il müdürlüğü tarafından yerinde denetim yapılır. İşletmenin asgari teknik ve hijyenik şartlarının uygun bulunması durumunda başvuru dosyası incelemeye alınır.

(3) İl müdürlüğü Bakanlık internet sayfasında yayımlanacak okul gıdası kriterleri ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre dosya ile ilgili gerekli incelemeleri yapar.

(4) Dosyadaki bilgi ve belgelerin eksik ve/veya yanlış hazırlanmış olması durumunda il müdürlüğü eksiklik ve/veya yanlışlıkları gıda işletmecisine 15 gün içerisinde resmi yazı ile iletir. Gıda işletmecisi yazının teslim alınmasından itibaren 20 gün içerisinde gerekli düzenlemeleri yaparak il müdürlüğüne bildirir. 20 gün içerisinde gerekli düzenlemeleri yapmayan gıda işletmecilerinin başvuru dosyaları iade edilir.

(5) Dosyadaki bilgi ve belgelerin tam ve doğru olması durumunda; il müdürlüğü onaylamış olduğu Okul Gıdası Logosu kullanılacak ürünleri gıda işletmecisine, Ek-5’te yer alan Onay Takip Formunu ise resmi yazı ile Bakanlığa gönderir.

(6) Okul gıdası onayı almış gıda işletmeleri ve ürünler Bakanlık internet sayfasında yayımlanır.

Okul Gıdası Logosunun özellikleri

MADDE 8 – (1) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların üzerinde Ek-2’de yer alan Okul Gıdası Logosu bulunur.

(2) Ambalaj üzerinde yer alacak Logonun çapı;

a) En geniş yüzeyi 80 cm²’den büyük olan ambalajlarda veya kaplarda 2,5 cm,

b) En geniş yüzeyi 25 cm² ile 80 cm² arasında olan ambalajlarda veya kaplarda 2 cm,

c) En geniş yüzeyi 25 cm²’den küçük olan ambalajlarda veya kaplarda 1,5 cm,

olarak uygulanır.

(3) Okul Gıdası Logosunda yer alan yazı karakterleri ve şekiller etikette kullanılan zemin ile kontrast oluşturacak şekilde kullanılır.

Okul Gıdası Logosunun kullanımı

MADDE 9 – (1) Bakanlıklar, tescillenen Okul Gıdası Logosunu faaliyetleri kapsamında herhangi bir izne gerek kalmaksızın kullanabilir.

Okul gıdası denetimine ilişkin hususlar

MADDE 10 – (1) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde satılan okul gıdalarının denetimi Bakanlıkça yapılır. Gerekli görülmesi halinde Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il müdürlükleri temsilcilerinden de birer kişi katılım sağlar.

(2) Bakanlık il/ilçe müdürlükleri tarafından yapılan denetimlerde, Okul Gıdası Logosu bulunmayan gıdaların satışını/sunumu yapan gıda işletmelerinin tespit edilmesi halinde işletmeler ile bulundukları okulları, gerekli tedbirlerin alınması amacıyla aylık olarak Millî Eğitim Bakanlığı il/ilçe müdürlüklerine bildirilir.

(3) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurum müdürlükleri; Okul Gıdası Logosu bulunmayan gıda satışı yapan işletmeler hakkında 9/2/2012 tarihli ve 28199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği kapsamında gerekli tedbirleri alır ve Bakanlığı bilgilendirir.

Sivil toplum kuruluşları ile işbirliği

MADDE 11 – (1) Bakanlık bu Tebliğin uygulanmasında sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapabilir.

Uygulamaya ilişkin düzenlemeler

MADDE 12 – (1) Bakanlık gerek gördüğünde bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına yönelik talimat veya kılavuzlar hazırlar.

İdari yaptırım

MADDE 13 – (1) Bu Tebliğ hükümlerine aykırı davrananlar hakkında Bakanlıklar ilgili mevzuat çerçevesince idari yaptırımları uygular.

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 14 – (1) 20/6/2019 tarihli ve 30807 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Gıdası Logosu Uygulaması Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2019/29) yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 15 – (1) Bu Tebliğin;

a) 5 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 7 nci maddesi 6/9/2021 tarihinde,

b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı, Sağlık Bakanı ve Millî Eğitim Bakanı müştereken yürütür.

Ekleri İçin Tıklayınız

Devamı: Okul Gıdası Hakkında Tebliğ (No: 2020/23) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Açık Rıza Nedir?

Açık Rıza Nedir?

6698 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi sonrasında, kişisel veri ve bu verinin işlenmesi ile birlikte hayatımıza giren kavramlardan birisi de “açık rıza” kavramıdır. Kanunun 3. maddesinde açık rıza; “belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza” şeklinde tanımlanmıştır.

Ayrıca Anayasanın 20. maddesinin 3. fıkrasında, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği hüküm altına alınmıştır. Açık rıza, Kanunda hem özel nitelikli kişisel veriler, hem de özel nitelikli olmayan kişisel veriler bakımından hukuka uygunluk sebeplerinden bir tanesidir.

Buna göre sırasıyla Kanunun;

  • 5. maddesinin, 1. fıkrasında “Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez“,
  • 6. maddesinin 2. fıkrasında “Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır“,
  • 8. maddesinin 1. fıkrasında “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz“,
  • 9. maddesinin 1. fıkrasında “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın yurt dışına aktarılamaz.”

düzenlemeleri yer almaktadır.

Açık rıza, uluslararası metinlerde de kendine yer bulan önemli bir kavramdır. 95/46/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifine göre rıza; ilgili kişinin kendisiyle ilgili veri işlenmesine, özgürce, konuyla ilgili yeterli bilgi sahibi olarak, tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta ve sadece o işlemle sınırlı olarak verdiği onay beyanıdır. Direktifte yalnızca özel nitelikli (hassas) verilerin işlenmesi için açık rıza aranmakta iken, Kanunda ve GDPR’da kural olarak her türlü kişisel verinin işlenmesi için açık rızaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Kanun çerçevesinde açık rıza, kişinin sahip olduğu verinin işlenmesine, kendi isteği ile ya da karşı taraftan gelen istek üzerine, onay vermesi anlamını taşımaktadır. Açık rıza açıklamasının bir diğer önemi de veri işleyene gerçekleştireceği fiil konusunda yol göstermesidir. Kişi açık rıza açıklaması ile aslında veri sorumlusuna kendi hukuksal değerine ilişkin verdiği kararı bildirmiş olmaktadır. Açık rıza açıklaması, ilgili kişinin, işlenmesine izin verdiği verinin sınırlarını, kapsamını ve gerçekleştirilme biçimini de belirlemesini sağlayacaktır.

personel programı

Açık rızanın bu anlamda, rıza veren kişinin “olumlu irade beyanı”nı içermesi gerekmektedir. Diğer mevzuattaki düzenlemeler saklı kalmak üzere, açık rızanın yazılı şekilde alınmasına gerek yoktur. Açık rızanın elektronik ortam ve çağrı merkezi vb. yollarla alınması da mümkündür. Burada ispat yükümlülüğü veri sorumlusuna aittir.

Kanunun 3. maddesinde yer verilen açık rıza tanımı kapsamında, açık rızanın 3 unsuru bulunmaktadır:

  • Belirli bir konuya ilişkin olması
  • Rızanın bilgilendirmeye dayanması
  • Özgür iradeyle açıklanması

A) Belirli Bir Konuya İlişkin Olması

Veri işlemek üzere verilen açık rızanın geçerli olması için açık rızanın belirli bir konuya ilişkin ve o konu ile sınırlı olması gerekir. Veri sorumlusu tarafından açık rıza beyanının hangi konuya ilişkin olarak istenildiğinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Buna göre, ilgili kişinin genel bir irade açıklaması ile “kişisel verilerimin işlenmesini kabul ediyorum” şeklinde açık uçlu ve belirsiz rızası tek başına Kanun bağlamında “açık rıza” olarak kabul edilemez.

Eğer birden çok kategoriye ilişkin verinin işlenmesine dair açık rıza beyanında bulunulacaksa, açık rızanın hangi verilerin ve ne amaçlarla işleneceği gibi, işlemenin farklı noktaları açısından da verilmiş olması gerekir.

Veri sorumlusunun, veriyi kullanımı sonrasında gerçekleştireceği ikincil işlemler için ise (örneğin yurtdışına veri aktarımı gibi) ayrıca açık rıza alması gerekecektir. Aynı durum, verilerin işlenme amaçlarının değişmesi halinde de geçerlidir.

B) Bilgilendirmeye Dayanması

Açık rıza bir irade beyanı olup, kişinin özgür bir şekilde rıza gösterebilmesi için, neye rıza gösterdiğini de bilmesi gerekir. Kişinin sadece konu üzerinde değil, aynı zamanda rızasının sonuçları üzerinde de tam bir bilgi sahibi olması gerekir.

Bilgilendirme, veri işleme ile ilgili bütün konularda açık ve anlaşılır bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Bilgilendirmenin mutlaka verinin işlemesinden önce yapılması gerekir. İşlenecek verinin niteliği, aynı zamanda bilgilendirme düzeyini belirleyecektir. İlgili kişinin bilgilendirilmesi aynı zamanda kişinin kendi geleceğini belirleme hakkının bir yansımasını oluşturmaktadır.

Bilgilendirme yapılırken elde edilecek kişisel verilerin hangi amaçlarla kullanılacağı açıkça belirtilmeli, kişinin anlamayacağı terimler ya da yazılı bilgilendirme yapıldığında okumakta güçlük çekeceği oranda küçük puntolar kullanılmamalıdır.

C) Özgür İradeyle Açıklanması

Kişinin irade beyanı olan rıza, kişinin yaptığı davranışın bilincinde ve kendi kararı olması halinde geçerlilik kazanacaktır. Kişinin iradesini sakatlayacak her türlü fiil, kişisel verilerin işlenmesi için verdiği açık rızayı da sakatlayacaktır. Cebir, tehdit, hata ve hile gibi iradeyi sakatlayan hallerde, kişinin özgür biçimde karar vermesi mümkün değildir. Dolayısıyla, bu gibi durumlarda özgür bir irade açıklamasından bahsedilemez. Ancak, buradaki her sebep kendi içerisinde değerlendirilmeli, rızayı etkileme derecesi belirlenmelidir.

Tarafların eşit konumda olmadığı veya taraflardan birinin diğeri üzerinde etkili olduğu durumlarda rızanın özgür iradeyle verilip verilmediğinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Özellikle işçi-işveren ilişkisinde, işçiye rıza göstermeme imkânının etkin bir biçimde sunulmadığı veya rıza göstermemenin işçi açısından muhtemel bir olumsuzluk doğuracağı durumlarda, rızanın özgür iradeye dayandığı kabul edilemez.

Öte yandan, açık rızanın özgür irade ile açıklanması gerektiğinden, ilgili kişinin açık rızasının alınması, bir ürün veya hizmetin sunulmasının ya da ürün veya hizmetten yararlandırılmasının ön şartı olarak ileri sürülmemelidir.

Örneğin, bir hizmetten yararlanılmasının üyelik şartına bağlandığı yerlerde, üye olmak isteyen ilgili kişinin parmak izinin alınması ve işlenmesinin üyelik sözleşmesinin kurulması için zorunluluk olarak öngörülmesi hukuka aykırı olacaktır. Çünkü bu şekilde alınan açık rıza özgür irade ile açık rıza verilmesi ilkesine ve ölçülülük ilkesine aykırı olacaktır.

Kaynak: KVKK

Kişisel Verilerin Korunması Sözleşme Örneği (İşçi-İşveren)

Devamı: Açık Rıza Nedir? Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Çek Ödeme Destek Kredisi ve Kredi Desteği

Çek Ödeme Destek Kredisi ve Kredi Desteği

Hakkında

Kamuoyu Duyurusu

Koronavirüs salgınının istihdam, üretim, ticaret ve ödeme sistemine olası etkilerini en az düzeyde tutmak amacıyla uygulamaya alınan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” tedbirlerinin sağlıklı olarak işlemesi ve ekonomik faaliyetin desteklenmesi için bankacılık sektörü tarafından aşağıdaki uygulamalar başlatılmıştır:

1- Çek Ödeme Destek Kredisi

Hazine destekli, Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti ile başta KOBİ’lerimiz olmak üzere kurumsal ve ticari müşterilerin, bugüne kadar gerçek ticari işlemlerine dayalı olarak keşide ettikleri ve edecekleri çeklerinin ödenmesi amacıyla, her bir banka tarafından ayrı ayrı belirlenmek üzere tahsis edilen limitler dahilinde kredi kullandırılmaya devam edilecektir.

“Çek Ödeme Destek Kredisi” ile müşterilerin ticari itibarlarının korunmasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Kredi desteği; 3 ay anapara ve faiz ödemesiz, toplam 12 ay vadeli ve yıllık % 9,5 faizli olacaktır.

KOBİ ve KOBİ dışı işletmeler bazında azami kredi tutarları aşağıdaki gibidir:

Yıllık ciro (TL)

Azami kredi tutarı (TL)

0-25 milyon 1 milyon
25-125 milyon 5 milyon
125 milyon üzeri 10 milyon

2- Ekonomik İstikrar Kalkanı Kredi Desteği

Yukarıdaki uygulamaya ek olarak bankalar, başta KOBİ’lerimiz olmak üzere kurumsal ve ticari müşterilerin işletme sermayesi ihtiyaçları için “Ekonomik İstikrar Kalkanı Kredi Desteği” ne başlayacaktır.

Kredi desteğini kullanacak firmaların, 2020 yılı Şubat ayı sonu itibarıyla kayıtlı çalışan sayılarında kredi vadesi boyunca azaltma yapmamaları ön koşulu bulunmaktadır.

Teminat eksiği bulunan müşterilerin, krediye erişim imkanı için Hazine destekli KGF kefaleti de sağlanabilecektir.

Kredi desteği; 3 ay anapara ve faiz ödemesiz, toplam 12 ay vadeli ve yıllık % 9,5 faizli olacaktır.

KOBİ ve KOBİ dışı işletmeler bazında azami kredi tutarları aşağıdaki gibidir:

Yıllık Ciro (TL)

Azami kredi tutarı (TL)

0-25 milyon 5 milyon
25-125 milyon 25 milyon
125 milyon üzeri 50 milyon

Sektör farkı olmaksızın, salgından ekonomik olarak olumsuz etkilenen kurumsal ve ticari müşteriler her iki kredi paketine de başvurabileceklerdir.

Uygulamaya katılacak olan bankalar, katılımlarını en kısa sürede kamuoyuna duyurup, 30 Mart 2020 tarihinden itibaren talep kabul etmeye başlayacaklardır.

Kamuoyunun bilgilerine sunulur.

Saygılarımızla,

Türkiye Bankalar Birliği

Haber Arası Reklam

Devamı: Çek Ödeme Destek Kredisi ve Kredi Desteği Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Hakkında Adalet Bakanlığı Genelgesi

İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Genelgesi

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

İcra İşleri Dairesi Başkanlığı

Sayı : 86420598-296/2543

Tarih: 24/03/2020

Konu : 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Dünyanın birçok ülkesinde görülen COVID-19 salgını sonucunda çok sayıda insanın hayatını kaybettiği, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu virüs salgını için 2/3/2020 tarihinde küresel risk seviyesinin “yüksekten”, ”çokyüksek” seviyesine çıkarıldığı, akabinde 11/3/2020 tarihinde pandemi olarak ilan edildiği, ülkemizde de görülen ve bulaşıcılığı yüksek olan bu virüsün insan sağlığı için önemli bir tehdit oluşturduğu, salgının önlenmesi amacıyla ülke genelinde birçok tedbir alındığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere İcra ve İflas Kanununun “Fevkalade hallerde tatil” başlıklı 330 uncu maddesinde “Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir. ” hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde hükmüne istinaden 22/3/2020 tarihli ve 31076 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler kapsamında; bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten 30/4/2020 tarihine kadar, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere, yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine…” karar verilmiştir.

Mezkur Kararın uygulanması sırasında oluşacak tereddütleri giderebilmek ve uygulama birliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla durdurma kararının gayesi gözetilmek suretiyle ilgili kişi ve kurumlardan gelen görüş ve talepler de dikkate alınarak Başkanlığımızca yapılan değerlendirmeler neticesinde ortaya çıkan görüşlerin duyurulmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Bu itibarla;

1- Ülke genelinde açılmış bulunan nafaka alacakları hariç tüm icra ve iflas takipleri durdurulduğundan bu konuda takiplerin durdurulmasına ilişkin ayrıca durma kararı alınmasına gerek olmayacağı,

2- Nafaka alacaklarına ilişkin takipler istisna tutulduğundan bu husustaki açılmış olan takiplerin devam edeceği, reddiyat ve tahsilat işlemlerinin yapılması gerektiği, durma süresi içerisinde yeni nafaka takiplerinin de açılabileceği,

3- Nafakaya ilişkin ilamların durma süresi içerisinde takip konusu yapılabileceği, ancak aynı ilamla nafakadan ayrı olarak hükmedilen alacakların ilamın bölünememesi nedeniyle takibe konulması durumunda işlemlere sadece nafaka alacakları yönünden devam edileceği,

4- Takiplerin durdurulması kapsamında çocuk teslimine veya çocukla kişisel ilişki tesisine ilişkin takiplerin duracağı, ancak mahkemeler tarafından verilen ihtiyati tedbir kararlarının infazına devam edilebileceği,

5- İcra dairelerine yapılan ödemeler kabul edilerek, dosya kapsamına göre sıra cetveli yapılmasını gerektirmeyen ve borçlu yada üçüncü kişilerin haklarının ihlal edilmeyeceğinin anlaşıldığı durumlarda paraların alacaklılarına ödenebileceği, dosya borcunun ödenmesi halinde veya alacaklı vekili talebi ile haciz ve yakalama şerhlerinin kaldırılabileceği, dosya kapama işlemlerinin öncelikle yapılabileceği,

6- Durdurma kararı öncesinde ihalesi yapılıp kesinleşen ihalelerin tescil işlemlerinin yapılabileceği, teslim işlemlerinin yapılmasının ise alınan tedbirlere ve durdurma kararının amacına aykırılık oluşturmayacak şekilde icra müdürlüklerince takdir edilebileceği,

7- Durdurma kararı öncesinde açılmış bulunan takipler de dahil olmak üzere durdurma kararı süresince ödeme ve icra emri gönderilmeyeceği,

8- Durdurma kararı ile tüm taraf ve takip işlemleri durdurulduğundan itiraz ve taleplerin alınmayacağı,

9- Durdurma kararı öncesinde veya durdurma kararı süresi içinde verilen ihtiyati haciz kararlarının icrası ve infazı durdurulmuş olduğundan icra dairesince infaz edilemeyeceği,

10- İcra ve iflas daireleri tarafından satış günü verilerek ilan edilmiş mal ve haklara ilişkin elektronik veya fiziki arttırmanın günlerinin durdurma tarihleri içinde kalması hallerinde, durdurma kararının bitiminden itibaren yeni satış günü verileceği, bu durumda satış ilanının İcra ve İflas Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ilkeler doğrultusunda tarafların menfaatleri gözetilerek en az masrafla katılımcı sayısını en çok arttıracak vasıta ile ilanın yapılmasının uygun olacağı, daha önce masrafı verilip ilan yapılmış olması nazara alınarak alacaklı ve borçluya ek masraf yüklemeyecek şekilde ilanın yapılmasına özen gösterilerek, durma kararı nedeni ile satış işlemleri gerçekleşmeyen mal ve haklar yönünden durma sürecinden sonra yapılacak ilanların UYAP İcra Malları e-Satış Portalında yapılmasının uygun olacağı,

11- Durdurma kararı süresince icra ve iflas takipleri ile takip hukukuna ilişkin sürelerin durma süresi bitimine kadar işlemeyeceği,

12- 22 Mart 2020 tarih ve 31076 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 2020/4 sayılı ‘’COVID – 19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler” konulu genelgesi uyarınca icra müdürlüklerindeki personel sayısının mevcut iş durumu da dikkate alınarak asgari seviyede personel bulundurulmasına özen gösterilmesinin uygun olacağı,

Değerlendirilmiştir.

Bilgi edinilmesi ile gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi ile görüş yazımızın yargı çevrenizde bulunan İcra Müdürlüklerine duyurulması hususu önemle rica olunur.

Alim POLAT
Hâkim
Bakan a.
Başkan

Haber Arası Reklam

Devamı: İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Hakkında Adalet Bakanlığı Genelgesi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.