• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveDiğer Mevzuat

Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin Tebliğ (İthalat: 2021/9)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatı

12 Mart 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31421

Ticaret Bakanlığından:

MADDE 1 – 31/12/2020 tarihli ve 31351 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin Tebliğ (İthalat: 2021/9)’in ekine ekte yer alan Ek-2 eklenmiş ve aynı Tebliğin ekinde yer alan  Ek-2A ve Ek-2B yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
Tarihi Sayısı
31/12/2020 31351 (3. Mükerrer)

Ekleri için tıklayınız

personel programı

 

Devamı: Kullanılmış veya Yenileştirilmiş Eşya İthalatına İlişkin Tebliğ (İthalat: 2021/9)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ulusal Mobil Uyarı Sisteminin Kurulmasına ve İşletimine İlişkin Yönetmelik

Ulusal Mobil Uyarı Sisteminin Kurulması

26 Şubat 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31407

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan:

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; afet, acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda kullanıcıların coğrafi olarak belirli bölgelerde uyarı bildirimleri almalarını sağlayan ulusal mobil uyarı sisteminin kurulması ve işletilmesine ilişkin hususların belirlenmesidir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi, 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (ğ) bendi ve beşinci fıkrası, 51 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkraları ile 60 ıncı maddesinin birinci, onbirinci, onikinci ve onüçüncü fıkralarına dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Abone: Bir işletmeci ile elektronik haberleşme hizmetinin sunumuna yönelik olarak yapılan bir sözleşmeye taraf olan gerçek ya da tüzel kişiyi,

b) Cihaz: Veri işleme ve saklama yeteneği bakımından, bilgisayarın özelliklerine benzer özelliklere sahip mobil telefonları,

c) Çağrı öncesi anonsu: Mobil elektronik haberleşme şebekesinde çağrı başlatılmadan önce arayan aboneye dinletilen ses kaydını,

ç) Hücresel yayın sistemi (Cell Broadcast System – CBS): Aynı anda belirli bir bölgedeki bütün kullanıcılara metin tabanlı mesaj iletilmesini sağlayan ETSI TS 123.041 standardına veya bu standardın yerini alan ulusal ve uluslararası standartlara uygun teknolojiyi,

d) İşletmeci: Yetkilendirme çerçevesinde mobil elektronik haberleşme hizmeti sunan veya mobil elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirketi,

e) Kısa mesaj hizmeti (ShortMessageService – SMS): Mobil cihazlarda işletmeci kodu dâhil olmak üzere toplam 160 karakteri geçmeyen metin tabanlı bir iletişim çeşidini,

f) Kullanıcı: Aboneliği olup olmamasına bakılmaksızın, işletmecinin kendi şebekesine bağlanarak elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi,

g) Kurul: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunu,

ğ) Kurum: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu,

personel programı

h) Mobil alarm sistemi (CommercialMobile Alarm System– CMAS): Afet, acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda, gerekli teknik özellikleri haiz cihazlara sahip kullanıcıların uyarı bildirimleri almalarını sağlayan, ETSI TS 122 268 standardına veya bu standardın yerini alan ulusal ve uluslararası standartlara uygun sistemi,

ı) Onay sorumlusu: Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak uyarı bildirimlerinin iletilmesine onay veren kurum veya kuruluşun temsilcisini,

i) Ulusal mobil uyarı sistemi: Afet, acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda kullanıcıların coğrafi olarak belirli bölgelerde uyarı bildirimlerini CMAS, CBS, çağrı öncesi anonsu ve SMS yöntemlerinden asgari biri ile almalarını sağlayan sistemi,

j) Uyarı bildirimi: Afet ve acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda, tüm yurtta veya coğrafi olarak belirli bölgelerde bulunan kullanıcıların ve abonelerin, CMAS, SMS, CBS ve çağrı öncesi anonsu gibi uygun yöntemlerle uyarılmasını, gerekli önlemlerin zamanında ve etkin bir şekilde alınmasını ve koordinasyonun sağlanmasını teminenulusal mobil uyarı sistemi kullanılarak gönderilen mesajı,

k) Uyarı bildirimi onay süreci: En az iki onay sorumlusu tarafından bu Yönetmelik kapsamında yapılan işlemleri,

l) Uyumlaştırılabilir cihaz: ETSI TS 122 268 standardına veya bu standardın yerine geçen ulusal ve/veya uluslararası standarda uygun olarak CMAS yöntemini destekleyen ancak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte bu özelliği aktif olmayan ve “carrierbundle” yöntemi veya bu amaçlarla kullanılması mümkün diğer yöntemler ile bu özelliğin aktif edilebildiği cihazları,

m) Yetkili kullanıcı: Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak uyarı bildirimlerini tanımlamaya yetkili kurum veya kuruluşun temsilcisini,

ifade eder.

(2) Bu Yönetmelikte geçen ancak birinci fıkrada tanımlanmayan kavramlar için ilgili mevzuatta yer alan tanımlar geçerlidir.

İKİNCİ BÖLÜM

Ulusal Mobil Uyarı Sisteminin Genel Özellikleri

Ulusal mobil uyarı sistemi

MADDE 4 – (1) Afet ve acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlarda, tüm yurtta veya coğrafi olarak belirli bölgelerde bulunan kullanıcıların ve abonelerin, CMAS, SMS, CBS ve çağrı öncesi anonsu gibi uygun yöntemlerle uyarılmasını, gerekli önlemlerin zamanında ve etkin bir şekilde alınmasını ve koordinasyonun sağlanmasını teminen ulusal mobil uyarı sistemi kurulur.

(2) Ulusal mobil uyarı sisteminin kurulması, işletimi ve kullanımı ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının iş birliği ile Kurum koordinasyonunda gerçekleştirilir.

(3) CMAS ve CBS yöntemiyle yapılan uyarı bildirimleri, ülkemiz sınırları içerisinde bulunan yurt dışından gelmiş kullanıcılara da cihazlarının söz konusu yöntemleri desteklemesi durumunda uluslararası dolaşım hizmeti alıp almamasından bağımsız olarak yapılır.

(4) SMS ve çağrı öncesi anonsu yöntemiyle yapılan uyarı bildirimleri işletmecilerin kendi abonelerine yapılır.

(5) Uyarı bildirimleri, uyarı bildirimi esnasında devam etmekte olan ses ve veri oturumlarını sonlandırmadan yapılır.

(6) Uyarı bildirimi onay süreci azami süresi 30 dakikadır. Bu süre içerisinde uyarı bildirimi onay süreci tamamlanmayan uyarı bildirimleri gönderilmez. Söz konusu onay sürecine dâhil olan onay sorumlusuna ilgili mesajın gönderilmediğinin bilgisi iletilir.

İşletmecilerin yükümlülükleri

MADDE 5 – (1) İşletmeciler, ulusal mobil uyarı sistemi tarafından CMAS, CBS, SMS ve çağrı öncesi anonsu yöntemleri ile kendilerine gönderilen uyarı bildirimlerini, bu Yönetmelikte belirtilen hususlara uygun şekilde, tanımlanmış süreler ve performans kriterleri dâhilinde, eksiksiz ve ücretsiz olarak gönderilmesini sağlayacak teknik altyapıyı kurmak ve işletmekle yükümlüdür.

(2) İşletmeciler ulusal mobil uyarı sisteminin kurulması ve işletilmesi aşamalarında, söz konusu sistemin cihazlarla uygun çalışmasına ve uyumlaştırılabilir cihazların söz konusu sistemle uyumlu hale getirilmesine yönelik olarak üreticilerle, imalatçılarla veya ithalatçılarla iş birliği içerisinde gerekli çalışmaları yapar.

(3) İşletmeciler;

a) CBS kapasitesini ulusal mobil uyarı sisteminin işleyişini sekteye uğratmayacak ve bu Yönetmelik kapsamında gelen uyarı bildirimi taleplerini öncelikli olarak ele alacak şekilde planlar ve kullanır.

b) 7 ncimaddenin birinci fıkrasında belirtilen kanalları bu Yönetmelikte belirtilen amaç, kapsam ve uyarı bildirimi kategorileri dışında kullanamaz.

(4) İşletmeciler, çağrı öncesi anonsu yöntemini bu Yönetmelikte belirtilen amaç ve kapsam dışında kullanamaz.

(5) İşletmeciler, ulusal mobil uyarı sistemi için oluşturulan SMS uyarı bildirimlerini toplu SMS mesajlarından daha öncelikli olarak ele alır.

(6) Ulusal mobil uyarı sistemi için oluşturulan SMS kapasitesinin ticari amaçlı kullanımı durumunda, işletmeciler bu kapasitenin kontrollü olarak kullanımına yönelik belirli bir zaman dilimi içerisinde maksimum gönderilecek mesaj sayısı ve alıcı abone sayısını kısıtlama ve buna benzer önlemleri alır.

(7) İşletmeciler, ulusal mobil uyarı sistemi kapsamında yapılacak her türlü uyarı bildirimi için elde edebileceği konum verisi dahil, her türlü veriyi, mer’i mevzuatın öngördüğü durumlar saklı kalmak üzere başka bir amaçla kullanamaz ve üçüncü taraflarla paylaşamaz.

(8) Konu ile ilgili farkındalık sağlayabilmek ve kullanıcılara bilgilendirme yapmak amacıyla Kurum tarafından belirlenecek bir tarihte, belirlenmiş yöntem ve içerikle yılda en az 1 defa gönderilecek uyarı bildirimleriyle sistem altyapısının çalışma durumu işletmeci tarafından kontrol edilir. Söz konusu uyarı bildirimi öncesinde ve sonrasında sistemin çalışma durumuna ilişkin Kuruma bilgi verilir.

(9) İşletmeciler ulusal mobil uyarı sisteminin kurulması ve işletilmesinde sistem güvenliğinin, bilgi güvenliğinin ve siber güvenliğin sağlanması amacıyla, gerekli teknik, idari ve yönetimsel tedbirleri almakla yükümlüdür. Kurum gerekli görmesi halinde ilgili işletmecilere bu kapsamda ilave yükümlülük getirebilir.

(10) Kurum, ulusal mobil uyarı sisteminin kurulumu ve işletilmesi ile uyarı bildirimi yöntemlerine ilişkin hedef ve performans kriterleri belirleyebilir.

(11) Kurum; teknolojik gelişmeler, milli güvenlik ve kamu düzeni gerekliliklerini dikkate alarak, tanımlanmış uyarı bildirimi yöntemlerine ilave yeni yöntem ve alt yöntemler belirleyebilir. İşletmeciler yeni yöntem ve alt yöntemlerin, ulusal mobil uyarı sistemine ilave edilmesinden ve entegrasyonundan sorumludur.

Ulusal mobil uyarı sisteminin kullanılması

MADDE 6 – (1) İlgili kamu kurum ve kuruluşları ilgili mevzuatta yer alan yetkileri çerçevesinde görevleri kapsamındaki afet ve acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek durumlara ilişkin uyarı bildirimlerini ulusal mobil uyarı sistemi üzerinden yapabilir.

(2) Ulusal mobil uyarı sisteminin kamu kurum ve kuruluşlarınca kullanımına ilişkin talepler yazılı olarak Kuruma yapılır.

(3) İlgili mevzuat ile kendisine yetki verilen kamu kurum ve kuruluşlarına Kurum tarafından ulusal mobil uyarı sisteminde kullanıcı tanımlanır.

(4) Üçüncü fıkra kapsamına girmeyen kamu kurum ve kuruluşlarına, afet ve acil durumlar ile kamu düzenine, milli güvenliğe ve ulusal siber güvenliğe tehdit oluşturabilecek bir acil durum olması ve kamu gerekleri göz önüne alınarak Kurumun uygun görmesi halinde, geçici ve gerçekleşen durumla sınırlı olmak kaydıyla ulusal mobil uyarı sisteminde kullanıcı tanımlaması yapılabilir.

(5) Ulusal mobil uyarı sistemini kullanacak olan kamu kurum ve kuruluşları sistemin etkin, hatasız ve güvenli bir şekilde kullanımından sorumludur.

CMAS yöntemine ilişkin gereklilikler

MADDE 7 – (1) CMAS yöntemi ile yapılacak uyarı bildirimleri; devlet uyarı bildirimi, hayati uyarı bildirimi, kayıp/kaçırma uyarı bildirimi ve test uyarı bildirimi olmak üzere dört farklı kategoride aşağıda yer alan tabloda belirtilen kanallar kullanılarak yapılır:

(2) CMAS yöntemi ile yapılan uyarı bildirimleri, yetkili kullanıcı tarafından sistem aracılığıyla bildirilen coğrafi alanda bulunan tüm kullanıcılara otomatik olarak gönderilir. “Devlet uyarı bildirimi” kategorisinde yapılacak uyarı bildirimlerinin alınmasının engellenmesine imkân tanınmaz, ancak diğer kategorilerdeki uyarı bildirimlerinin alınması kullanıcıların tercihine bırakılabilir.

(3) Uyarı bildirim kategorilerine ilişkin mesajların başlığı Kurum tarafından belirlenir.

(4) CMAS yöntemi Türkçe ve ikinci dil desteği ile uyarı bildirimleri yapılmasını sağlar.

(5) CMAS yöntemi ile yapılacak uyarı bildirimlerinin işletmeci tarafından tekrarlanma sıklığı ve tekrarlar arasındaki süre Kurum tarafından sistem üzerinde belirlenmiş asgari ve azami değerler doğrultusunda yetkili kullanıcı tarafından ulusal mobil uyarı sisteminden seçilir.

(6) Uyarı bildirimleri, 6 ncı madde çerçevesinde kullanıcı tanımlanmış olan ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından seçilen coğrafi bölge, il, ilçe ve alan bazında yapılabilir.

(7) Engelli abonelerin uyarı bildirimlerini almasının kolaylaştırılması için sesli uyarı, görsel uyarı, titreşim uyarısı gibi yöntemler kullanılır.

(8) Uyarı bildirimleri en fazla 360 karakter uzunluğunda yapılabilir.

(9) İşletmeci yetkili kullanıcı tarafından CMAS yöntemi aracılığıyla gönderilen uyarı bildirimlerini, uyarı bildirimi onay sürecindeki tüm onay işlemlerinin tamamlanmasını müteakip azami 5 dakika içerisinde işleyerek kullanıcılara iletilmek üzere yayımlar.

(10) İşletmeciler, CMAS yöntemi ile yapacakları uyarı bildirimlerini her takvim yılı için asgari %95 seviyesinde dokuzuncu fıkraya uygun olarak sağlamakla yükümlüdür.

SMS yöntemine ilişkin gereklilikler

MADDE 8 – (1) Ulusal mobil uyarı sistemi kapsamında SMS yöntemiyle yapılacak uyarı bildirimleri seçilen coğrafi bölge, il, ilçe ve alan bazında yayımlanır.

(2) İşletmeciler SMS yöntemiyle abonelerine gönderecekleri uyarı bildirimlerini, uyarı bildirimi onay sürecindeki tüm onay işlemlerinin tamamlanmasını müteakip “Süre=SMS_Gönderilecek_Abone_Listesi hazırlama süresi + SMS_Gönderilecek_Abone_Sayısı*60 dakika/Toplam_Abone_Sayısı” formülüne uygun olarak dakika cinsinden hesaplanan sürede, yetkili kullanıcı tarafından sistem aracılığıyla bildirilen coğrafi alan bazında göndermekle yükümlüdür.

(3) İkinci fıkrada belirtilen;

a) “Toplam_Abone_Sayısı” uyarı bildiriminin yapıldığı tarihten önce Kurum tarafından yayınlanmış güncel pazar verileri raporunda yer alan abone sayısı olarak hesaplanır.

b) “SMS_Gönderilecek_Abone_Sayısı” uyarı bildiriminin yapılacağı coğrafi alanda bulunan bazistasyonlarından son 12 saat içinde hizmet alan ve bu süre içerisinde söz konusu coğrafi alan dışında yer alan herhangi bir baz istasyonundan hizmet almamış olan abonelerin sayısı olarak hesaplanır.

c) “SMS_Gönderilecek_Abone_Listesi” hazırlama süresinin üst sınırı 60 dakikadır.

(4) SMS yöntemi ile abonelere iletilmek üzere işletmecilere iletilen her bir uyarı bildirimi, iletilecek abone sayısından ve coğrafi alandan bağımsız olarak tek bir talep sayılır. İşletmeci, her bir takvim yılı içerisinde kendisine iletilen toplam taleplerin asgari %95’ini ikinci fıkrada belirtilen süreler dâhilinde yerine getirmekle yükümlüdür.

Çağrı öncesi anonsu yöntemine ilişkin gereklilikler

MADDE 9 – (1) Çağrı öncesi anons içeriği, ilgili yetkili kullanıcı tarafından Kurumca belirlenen formatta ulusal mobil uyarı sistemine yüklenir. Yüklenen anonsun işletmeci tarafından hangi süreyle uygulanacağı bilgisi ile bu süre içerisinde bir abonenin kaç ardışık aramasında bu anonsun dinletileceği bilgileri de ilgili yetkili kullanıcı tarafından ulusal mobil uyarı sistemine girilir.

(2) İşletmeciler çağrı öncesi anonsu yöntemiyle abonelerine gönderecekleri uyarı bildirimleri için sistemlerini, uyarı bildirimi onay sürecindeki tüm onay işlemlerinin tamamlanmasını müteakip, bir saat içerisinde hazır hale getirir.

(3) İlgili yetkili kullanıcı tarafından çağrı öncesi anonsu içeriğinin süresi en fazla 15 saniye, bir aboneye anons dinletilecek ardışık arama sayısı ise en fazla 3 olacak şekilde hazırlanır. Bu süre Kurum tarafından yapılan hizmet kalitesi düzenlemeleri kapsamındaki ölçümlere dâhil edilmez.

(4) İşletmeciler, uyarı bildiriminin uygulanacağı süre içerisinde, her bir abonenin uyarı bildiriminde belirtilen ardışık arama sayısı ile sınırlı olarak yapacağı aramaların toplamının asgari %99’unda çağrı öncesi anonsunun dinletilmesini sağlar.

(5) Çağrı öncesi anonsu yöntemi ile abonelere iletilmek üzere işletmecilere iletilen her bir uyarı bildirimi, iletilecek abone sayısından, uyarı bildiriminin uygulanacağı süreden ve her bir kullanıcı için belirlenen ardışık arama sayısından bağımsız olarak tek bir talep sayılır. İşletmeciler, her bir takvim yılı içerisinde kendisine iletilen toplam taleplerin asgari %95’ini üçüncü fıkrada belirtilen hususlar dâhilinde yerine getirmekle yükümlüdür.

(6) İşletmeciler, ulusal mobil uyarı sistemi kapsamında çağrı öncesi anonsu yöntemiyle yapacakları uyarı bildirimlerini tüm Türkiye bazında kendi abonelerine yayımlar.

(7) Çağrı öncesi anonsu yöntemi acil durum aramalarında uygulanmaz.

CBS yöntemine ilişkin gereklilikler

MADDE 10 – (1) İşletmeci CBS yöntemiyle kullanıcılara göndereceği uyarı bildirimlerini, yetkili kullanıcı tarafından sistem aracılığıyla bildirilen coğrafi alandan bağımsız olarak uyarı bildirimi onay sürecindeki tüm onay işlemlerinin tamamlanmasını müteakip azami 5 dakika içerisinde işleyerek kullanıcılara iletilmek üzere yayımlar.

(2) CBS yöntemi ile kullanıcılara iletilmek üzere işletmecilere iletilen her bir uyarı bildirimi, iletilecek kullanıcı sayısından ve belirtilen coğrafi alandan bağımsız olarak tek bir talep sayılır. İşletmeci, her bir takvim yılı içerisinde kendisine iletilen toplam taleplerin asgari %95’ini birinci fıkrada belirtilen süreler dâhilinde yerine getirmekle yükümlüdür.

(3) Ulusal mobil uyarı sistemi kapsamında CBS yöntemiyle yapılacak uyarı bildirimleri seçilen coğrafi bölge, il, ilçe ve alan bazında, ikinci dil desteği ile yayımlanabilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Piyasa gözetimi ve denetimi

MADDE 11 – (1) Üretici, imalatçı veya ithalatçı tarafından piyasaya arz edilen cihazlar, 7 nci maddede belirtilen gereklilikler çerçevesinde CMAS yönteminin kullanılmasını sağlayacak özelliklere sahip ve ETSI TS 122 268 standardına veya bu standardın yerini alan ulusal ve uluslararası standartlara ve bu standartlarda yer alan teknik özelliklere uygun olmalıdır.

(2) Bu Yönetmelik kapsamındaki cihazların, bu Yönetmelikte aranan gerekleri karşıladığına dair cihazın tanıtma ve kullanma kılavuzuna üretici, imalatçı veya ithalatçı tarafından “Bu cihaz ETSI TS 122 268 standardına veya bu standardın yerini alan ulusal ve uluslararası standartlara ve bu standartlarda yer alan teknik özelliklere uygundur.” ibaresi iliştirilir.

(3) Cihazın bu Yönetmelikte aranan özelliklere uygunluğuna dair piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri 5/11/2020 tarihli ve 31295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Telsiz Ekipmanları Yönetmeliği (2014/53/AB) ile 6/2/2013 tarihli ve 28551 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanlarının Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılır. Cihazın bu Yönetmelik hükümlerine uymadığının tespiti halinde üretici, imalatçı ve ithalatçıya ilgili mevzuatta yer alan idari yaptırımlar uygulanır.

(4) Üretici, imalatçı veya ithalatçı; 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun, Telsiz Ekipmanları Yönetmeliği (2014/53/AB) ile Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanlarının Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında belirlenir.

İdari yaptırım

MADDE 12 – (1) İşletmecinin bu Yönetmelikte belirtilen hükümlere uymaması durumunda 15/2/2014 tarihli ve 28914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

Geçiş süreci

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte piyasada bulunan uyumlaştırılabilir cihazlar ile bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 3 aylık süre içerisinde piyasaya arz edilecek olan uyumlaştırılabilir cihazlar, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde üretici, imalatçı veya ithalatçı tarafından CMAS yönteminin kullanılmasını sağlayacak şekilde uyumlaştırılır. Üretici, imalatçı veya ithalatçı piyasaya arzını gerçekleştirmediği cihazların uyumlaştırılmasından sorumlu değildir.

(2) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten 3 ay sonra, bu Yönetmelik gereklerini karşılamayan cihazlar piyasaya arz edilemez.

(3) 11 inci madde gereğince, cihazların tanıtma ve kullanma kılavuzlarında bulunması gereken ibareler, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl boyunca cihaz ambalajı içine konulacak bilgilendirme sayfasında yer alabilir.

(4) İşletmeciler 5 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan teknik altyapıyı bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde kurar ve işletir.

Yürürlük

MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı yürütür.

 

Devamı: Ulusal Mobil Uyarı Sisteminin Kurulmasına ve İşletimine İlişkin Yönetmelik Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Okul Gıdası Hakkında Tebliğ (No: 2020/23)

Okul Gıdası Hakkında Tebliğ (No: 2020/23)

22 Ekim 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31282

Tarım ve Orman Bakanlığından:

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların okul gıdası onay şartlarını ve bu gıdalarda kullanılacak okul gıdası logosuna ilişkin hususları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların okul gıdası onay şartlarını ve bu gıdalarda kullanılacak okul gıdası logosuna ilişkin hususları kapsar.

(2) Bu Tebliğ, 17/2/2005 tarihli ve 25730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik ve 1/12/2004 tarihli ve 25657 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelikte yer alan ürünleri kapsamaz.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 22 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5/2/2013 tarihli ve 28550 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği ile 26/1/2017 tarihli ve 29960 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır.

ad

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,

b) İl müdürlüğü: Bakanlık il tarım ve orman müdürlüklerini,

c) Komisyon: Okul Gıdası Komisyonunu,

ç) Okul Gıdası Logosu: Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı arasında 2/1/2019 tarihinde imzalanan Okul Kantinlerinde Satışa Sunulacak Gıdalar ve Bu Gıdalarda Kullanılacak Logo Uygulamasına İlişkin İşbirliği Protokolünde tanımlanan, Sağlık Bakanlığı tarafından kriterleri belirlenen Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların etiketi üzerinde bulunacak Ek-2’de yer alan logoyu,

d) Okul gıdası: Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan Bakanlıktan okul gıdası onayı almış ve ambalajında okul gıdası logosu bulunan gıdayı,

e) Okul gıdası onayı: Okul gıdası kriterlerine ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak üretilen hazır ambalajlı gıdalara verilen onayı,

ifade eder.

Genel hükümler

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasında Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı işbirliği yapar.

(2) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdalar için Bakanlıktan okul gıdası onayı alınması zorunludur.

(3) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların ambalajında Okul Gıdası Logosunun bulunması zorunludur.

(4) Bakanlıktan okul gıdası onayı almamış gıdalarda Okul Gıdası Logosu kullanılamaz.

(5) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmeleri Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği hükümlerine uyarlar.

(6) Bu Tebliğ kapsamında üretilen ürünlerde 4/10/2016 tarihli ve 29847 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Oyuncak Güvenliği Yönetmeliği kapsamında yer alan ve/veya oyuncak olarak kullanılması muhtemel olan madde ve malzemeler gıda ambalajı olarak kullanılamaz.

(7) Okul gıdası kriterleri Sağlık Bakanlığınca belirlenir. Sağlık Bakanlığı belirlemiş olduğu okul gıdası kriterlerini Bakanlık ve Millî Eğitim Bakanlığına resmi yazı ile iletir. Okul gıdası kriterleri Bakanlık ve Millî Eğitim Bakanlığı internet sayfasında yayımlanır.

(8) Okul Gıdası Logosu bulunan ürünler; bakkal, market ve benzeri perakende işletmelerde de satışa sunulabilir.

Okul Gıdası Komisyonunun kuruluşu ve görevleri

MADDE 6 – (1) Okul gıdasına ilişkin yeni başvuruları ve okul gıdası kriterlerine ilişkin değişiklik taleplerini değerlendirmek üzere Okul Gıdası Komisyonu kurulur. Komisyon; Bakanlıktan üç, Sağlık Bakanlığından iki, Millî Eğitim Bakanlığından iki temsilci olmak üzere konusunda uzman toplam yedi üyeden oluşur. Gerekli hallerde komisyon toplantılarına ilgili diğer Bakanlıklar ve sivil toplum kuruluşları da davet edilebilir.

(2) Komisyona Bakanlık Makamı tarafından görevlendirilecek Bakanlık temsilcisi Başkanlık eder, komisyon üyeleri de ayrıca Bakanlık Makamınca onaylanır.

(3) Komisyon üyelerinin görev süresi üç yıldır.  Görev süresi dolan veya görev süresi dolmadan görevinden mücbir sebeplerle ayrılanların yerine yeni üye/üyeler ilgili Bakanlıklar tarafından belirlenir. Yeni atanan her üyenin görev süresi diğer üyelerle birlikte sona erer. İlgili Bakanlıklar tarafından uygun görülmesi halinde görev süresi dolan üyeler tekrar görevlendirilebilir.

(4) Komisyon üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararlar oy çokluğu ile alınır. Oyların eşitliği durumunda Başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır. Komisyon yılda en az altı kez toplanır. Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlıkça yürütülür.

(5) Okul gıdası kriterleri belirlenecek gıdalar için başvurular Komisyonda değerlendirilmek üzere Bakanlığa yapılır. Komisyon, okul gıdası kriterlerinin belirlenmesine ilişkin Bakanlığa yapılan başvuruları değerlendirir. Bakanlık Komisyon görüşünü Sağlık Bakanlığına bildirir.

Okul gıdası onayı

MADDE 7 – (1) Gıda işletmecisi, bu Tebliğ kapsamında okul gıdası onay işlemleri için Ek-3’te yer alan Başvuru Dilekçesi ile Ek-1’de yer alan Okul Gıdası Onay Başvurusunda İstenen Bilgi ve Belgelerden oluşan dosya ile il müdürlüğüne müracaat eder.

(2) Okul gıdası onay başvurusunda bulunan gıda işletmesine il müdürlüğü tarafından yerinde denetim yapılır. İşletmenin asgari teknik ve hijyenik şartlarının uygun bulunması durumunda başvuru dosyası incelemeye alınır.

(3) İl müdürlüğü Bakanlık internet sayfasında yayımlanacak okul gıdası kriterleri ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre dosya ile ilgili gerekli incelemeleri yapar.

(4) Dosyadaki bilgi ve belgelerin eksik ve/veya yanlış hazırlanmış olması durumunda il müdürlüğü eksiklik ve/veya yanlışlıkları gıda işletmecisine 15 gün içerisinde resmi yazı ile iletir. Gıda işletmecisi yazının teslim alınmasından itibaren 20 gün içerisinde gerekli düzenlemeleri yaparak il müdürlüğüne bildirir. 20 gün içerisinde gerekli düzenlemeleri yapmayan gıda işletmecilerinin başvuru dosyaları iade edilir.

(5) Dosyadaki bilgi ve belgelerin tam ve doğru olması durumunda; il müdürlüğü onaylamış olduğu Okul Gıdası Logosu kullanılacak ürünleri gıda işletmecisine, Ek-5’te yer alan Onay Takip Formunu ise resmi yazı ile Bakanlığa gönderir.

(6) Okul gıdası onayı almış gıda işletmeleri ve ürünler Bakanlık internet sayfasında yayımlanır.

Okul Gıdası Logosunun özellikleri

MADDE 8 – (1) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak olan hazır ambalajlı gıdaların üzerinde Ek-2’de yer alan Okul Gıdası Logosu bulunur.

(2) Ambalaj üzerinde yer alacak Logonun çapı;

a) En geniş yüzeyi 80 cm²’den büyük olan ambalajlarda veya kaplarda 2,5 cm,

b) En geniş yüzeyi 25 cm² ile 80 cm² arasında olan ambalajlarda veya kaplarda 2 cm,

c) En geniş yüzeyi 25 cm²’den küçük olan ambalajlarda veya kaplarda 1,5 cm,

olarak uygulanır.

(3) Okul Gıdası Logosunda yer alan yazı karakterleri ve şekiller etikette kullanılan zemin ile kontrast oluşturacak şekilde kullanılır.

Okul Gıdası Logosunun kullanımı

MADDE 9 – (1) Bakanlıklar, tescillenen Okul Gıdası Logosunu faaliyetleri kapsamında herhangi bir izne gerek kalmaksızın kullanabilir.

Okul gıdası denetimine ilişkin hususlar

MADDE 10 – (1) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren; kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde satılan okul gıdalarının denetimi Bakanlıkça yapılır. Gerekli görülmesi halinde Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il müdürlükleri temsilcilerinden de birer kişi katılım sağlar.

(2) Bakanlık il/ilçe müdürlükleri tarafından yapılan denetimlerde, Okul Gıdası Logosu bulunmayan gıdaların satışını/sunumu yapan gıda işletmelerinin tespit edilmesi halinde işletmeler ile bulundukları okulları, gerekli tedbirlerin alınması amacıyla aylık olarak Millî Eğitim Bakanlığı il/ilçe müdürlüklerine bildirilir.

(3) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurum müdürlükleri; Okul Gıdası Logosu bulunmayan gıda satışı yapan işletmeler hakkında 9/2/2012 tarihli ve 28199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği kapsamında gerekli tedbirleri alır ve Bakanlığı bilgilendirir.

Sivil toplum kuruluşları ile işbirliği

MADDE 11 – (1) Bakanlık bu Tebliğin uygulanmasında sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapabilir.

Uygulamaya ilişkin düzenlemeler

MADDE 12 – (1) Bakanlık gerek gördüğünde bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına yönelik talimat veya kılavuzlar hazırlar.

İdari yaptırım

MADDE 13 – (1) Bu Tebliğ hükümlerine aykırı davrananlar hakkında Bakanlıklar ilgili mevzuat çerçevesince idari yaptırımları uygular.

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 14 – (1) 20/6/2019 tarihli ve 30807 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Gıdası Logosu Uygulaması Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2019/29) yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 15 – (1) Bu Tebliğin;

a) 5 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 7 nci maddesi 6/9/2021 tarihinde,

b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı, Sağlık Bakanı ve Millî Eğitim Bakanı müştereken yürütür.

Ekleri İçin Tıklayınız

Devamı: Okul Gıdası Hakkında Tebliğ (No: 2020/23) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Açık Rıza Nedir?

Açık Rıza Nedir?

6698 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi sonrasında, kişisel veri ve bu verinin işlenmesi ile birlikte hayatımıza giren kavramlardan birisi de “açık rıza” kavramıdır. Kanunun 3. maddesinde açık rıza; “belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza” şeklinde tanımlanmıştır.

Ayrıca Anayasanın 20. maddesinin 3. fıkrasında, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği hüküm altına alınmıştır. Açık rıza, Kanunda hem özel nitelikli kişisel veriler, hem de özel nitelikli olmayan kişisel veriler bakımından hukuka uygunluk sebeplerinden bir tanesidir.

Buna göre sırasıyla Kanunun;

  • 5. maddesinin, 1. fıkrasında “Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez“,
  • 6. maddesinin 2. fıkrasında “Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır“,
  • 8. maddesinin 1. fıkrasında “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz“,
  • 9. maddesinin 1. fıkrasında “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın yurt dışına aktarılamaz.”

düzenlemeleri yer almaktadır.

Açık rıza, uluslararası metinlerde de kendine yer bulan önemli bir kavramdır. 95/46/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifine göre rıza; ilgili kişinin kendisiyle ilgili veri işlenmesine, özgürce, konuyla ilgili yeterli bilgi sahibi olarak, tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta ve sadece o işlemle sınırlı olarak verdiği onay beyanıdır. Direktifte yalnızca özel nitelikli (hassas) verilerin işlenmesi için açık rıza aranmakta iken, Kanunda ve GDPR’da kural olarak her türlü kişisel verinin işlenmesi için açık rızaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Kanun çerçevesinde açık rıza, kişinin sahip olduğu verinin işlenmesine, kendi isteği ile ya da karşı taraftan gelen istek üzerine, onay vermesi anlamını taşımaktadır. Açık rıza açıklamasının bir diğer önemi de veri işleyene gerçekleştireceği fiil konusunda yol göstermesidir. Kişi açık rıza açıklaması ile aslında veri sorumlusuna kendi hukuksal değerine ilişkin verdiği kararı bildirmiş olmaktadır. Açık rıza açıklaması, ilgili kişinin, işlenmesine izin verdiği verinin sınırlarını, kapsamını ve gerçekleştirilme biçimini de belirlemesini sağlayacaktır.

personel programı

Açık rızanın bu anlamda, rıza veren kişinin “olumlu irade beyanı”nı içermesi gerekmektedir. Diğer mevzuattaki düzenlemeler saklı kalmak üzere, açık rızanın yazılı şekilde alınmasına gerek yoktur. Açık rızanın elektronik ortam ve çağrı merkezi vb. yollarla alınması da mümkündür. Burada ispat yükümlülüğü veri sorumlusuna aittir.

Kanunun 3. maddesinde yer verilen açık rıza tanımı kapsamında, açık rızanın 3 unsuru bulunmaktadır:

  • Belirli bir konuya ilişkin olması
  • Rızanın bilgilendirmeye dayanması
  • Özgür iradeyle açıklanması

A) Belirli Bir Konuya İlişkin Olması

Veri işlemek üzere verilen açık rızanın geçerli olması için açık rızanın belirli bir konuya ilişkin ve o konu ile sınırlı olması gerekir. Veri sorumlusu tarafından açık rıza beyanının hangi konuya ilişkin olarak istenildiğinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Buna göre, ilgili kişinin genel bir irade açıklaması ile “kişisel verilerimin işlenmesini kabul ediyorum” şeklinde açık uçlu ve belirsiz rızası tek başına Kanun bağlamında “açık rıza” olarak kabul edilemez.

Eğer birden çok kategoriye ilişkin verinin işlenmesine dair açık rıza beyanında bulunulacaksa, açık rızanın hangi verilerin ve ne amaçlarla işleneceği gibi, işlemenin farklı noktaları açısından da verilmiş olması gerekir.

Veri sorumlusunun, veriyi kullanımı sonrasında gerçekleştireceği ikincil işlemler için ise (örneğin yurtdışına veri aktarımı gibi) ayrıca açık rıza alması gerekecektir. Aynı durum, verilerin işlenme amaçlarının değişmesi halinde de geçerlidir.

B) Bilgilendirmeye Dayanması

Açık rıza bir irade beyanı olup, kişinin özgür bir şekilde rıza gösterebilmesi için, neye rıza gösterdiğini de bilmesi gerekir. Kişinin sadece konu üzerinde değil, aynı zamanda rızasının sonuçları üzerinde de tam bir bilgi sahibi olması gerekir.

Bilgilendirme, veri işleme ile ilgili bütün konularda açık ve anlaşılır bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Bilgilendirmenin mutlaka verinin işlemesinden önce yapılması gerekir. İşlenecek verinin niteliği, aynı zamanda bilgilendirme düzeyini belirleyecektir. İlgili kişinin bilgilendirilmesi aynı zamanda kişinin kendi geleceğini belirleme hakkının bir yansımasını oluşturmaktadır.

Bilgilendirme yapılırken elde edilecek kişisel verilerin hangi amaçlarla kullanılacağı açıkça belirtilmeli, kişinin anlamayacağı terimler ya da yazılı bilgilendirme yapıldığında okumakta güçlük çekeceği oranda küçük puntolar kullanılmamalıdır.

C) Özgür İradeyle Açıklanması

Kişinin irade beyanı olan rıza, kişinin yaptığı davranışın bilincinde ve kendi kararı olması halinde geçerlilik kazanacaktır. Kişinin iradesini sakatlayacak her türlü fiil, kişisel verilerin işlenmesi için verdiği açık rızayı da sakatlayacaktır. Cebir, tehdit, hata ve hile gibi iradeyi sakatlayan hallerde, kişinin özgür biçimde karar vermesi mümkün değildir. Dolayısıyla, bu gibi durumlarda özgür bir irade açıklamasından bahsedilemez. Ancak, buradaki her sebep kendi içerisinde değerlendirilmeli, rızayı etkileme derecesi belirlenmelidir.

Tarafların eşit konumda olmadığı veya taraflardan birinin diğeri üzerinde etkili olduğu durumlarda rızanın özgür iradeyle verilip verilmediğinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Özellikle işçi-işveren ilişkisinde, işçiye rıza göstermeme imkânının etkin bir biçimde sunulmadığı veya rıza göstermemenin işçi açısından muhtemel bir olumsuzluk doğuracağı durumlarda, rızanın özgür iradeye dayandığı kabul edilemez.

Öte yandan, açık rızanın özgür irade ile açıklanması gerektiğinden, ilgili kişinin açık rızasının alınması, bir ürün veya hizmetin sunulmasının ya da ürün veya hizmetten yararlandırılmasının ön şartı olarak ileri sürülmemelidir.

Örneğin, bir hizmetten yararlanılmasının üyelik şartına bağlandığı yerlerde, üye olmak isteyen ilgili kişinin parmak izinin alınması ve işlenmesinin üyelik sözleşmesinin kurulması için zorunluluk olarak öngörülmesi hukuka aykırı olacaktır. Çünkü bu şekilde alınan açık rıza özgür irade ile açık rıza verilmesi ilkesine ve ölçülülük ilkesine aykırı olacaktır.

Kaynak: KVKK

Kişisel Verilerin Korunması Sözleşme Örneği (İşçi-İşveren)

Devamı: Açık Rıza Nedir? Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Çek Ödeme Destek Kredisi ve Kredi Desteği

Çek Ödeme Destek Kredisi ve Kredi Desteği

Hakkında

Kamuoyu Duyurusu

Koronavirüs salgınının istihdam, üretim, ticaret ve ödeme sistemine olası etkilerini en az düzeyde tutmak amacıyla uygulamaya alınan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” tedbirlerinin sağlıklı olarak işlemesi ve ekonomik faaliyetin desteklenmesi için bankacılık sektörü tarafından aşağıdaki uygulamalar başlatılmıştır:

1- Çek Ödeme Destek Kredisi

Hazine destekli, Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti ile başta KOBİ’lerimiz olmak üzere kurumsal ve ticari müşterilerin, bugüne kadar gerçek ticari işlemlerine dayalı olarak keşide ettikleri ve edecekleri çeklerinin ödenmesi amacıyla, her bir banka tarafından ayrı ayrı belirlenmek üzere tahsis edilen limitler dahilinde kredi kullandırılmaya devam edilecektir.

“Çek Ödeme Destek Kredisi” ile müşterilerin ticari itibarlarının korunmasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Kredi desteği; 3 ay anapara ve faiz ödemesiz, toplam 12 ay vadeli ve yıllık % 9,5 faizli olacaktır.

KOBİ ve KOBİ dışı işletmeler bazında azami kredi tutarları aşağıdaki gibidir:

Yıllık ciro (TL)

Azami kredi tutarı (TL)

0-25 milyon 1 milyon
25-125 milyon 5 milyon
125 milyon üzeri 10 milyon

2- Ekonomik İstikrar Kalkanı Kredi Desteği

Yukarıdaki uygulamaya ek olarak bankalar, başta KOBİ’lerimiz olmak üzere kurumsal ve ticari müşterilerin işletme sermayesi ihtiyaçları için “Ekonomik İstikrar Kalkanı Kredi Desteği” ne başlayacaktır.

Kredi desteğini kullanacak firmaların, 2020 yılı Şubat ayı sonu itibarıyla kayıtlı çalışan sayılarında kredi vadesi boyunca azaltma yapmamaları ön koşulu bulunmaktadır.

Teminat eksiği bulunan müşterilerin, krediye erişim imkanı için Hazine destekli KGF kefaleti de sağlanabilecektir.

Kredi desteği; 3 ay anapara ve faiz ödemesiz, toplam 12 ay vadeli ve yıllık % 9,5 faizli olacaktır.

KOBİ ve KOBİ dışı işletmeler bazında azami kredi tutarları aşağıdaki gibidir:

Yıllık Ciro (TL)

Azami kredi tutarı (TL)

0-25 milyon 5 milyon
25-125 milyon 25 milyon
125 milyon üzeri 50 milyon

Sektör farkı olmaksızın, salgından ekonomik olarak olumsuz etkilenen kurumsal ve ticari müşteriler her iki kredi paketine de başvurabileceklerdir.

Uygulamaya katılacak olan bankalar, katılımlarını en kısa sürede kamuoyuna duyurup, 30 Mart 2020 tarihinden itibaren talep kabul etmeye başlayacaklardır.

Kamuoyunun bilgilerine sunulur.

Saygılarımızla,

Türkiye Bankalar Birliği

Haber Arası Reklam

Devamı: Çek Ödeme Destek Kredisi ve Kredi Desteği Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Hakkında Adalet Bakanlığı Genelgesi

İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Genelgesi

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

İcra İşleri Dairesi Başkanlığı

Sayı : 86420598-296/2543

Tarih: 24/03/2020

Konu : 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Dünyanın birçok ülkesinde görülen COVID-19 salgını sonucunda çok sayıda insanın hayatını kaybettiği, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu virüs salgını için 2/3/2020 tarihinde küresel risk seviyesinin “yüksekten”, ”çokyüksek” seviyesine çıkarıldığı, akabinde 11/3/2020 tarihinde pandemi olarak ilan edildiği, ülkemizde de görülen ve bulaşıcılığı yüksek olan bu virüsün insan sağlığı için önemli bir tehdit oluşturduğu, salgının önlenmesi amacıyla ülke genelinde birçok tedbir alındığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere İcra ve İflas Kanununun “Fevkalade hallerde tatil” başlıklı 330 uncu maddesinde “Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir. ” hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde hükmüne istinaden 22/3/2020 tarihli ve 31076 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler kapsamında; bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten 30/4/2020 tarihine kadar, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere, yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine…” karar verilmiştir.

Mezkur Kararın uygulanması sırasında oluşacak tereddütleri giderebilmek ve uygulama birliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla durdurma kararının gayesi gözetilmek suretiyle ilgili kişi ve kurumlardan gelen görüş ve talepler de dikkate alınarak Başkanlığımızca yapılan değerlendirmeler neticesinde ortaya çıkan görüşlerin duyurulmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Bu itibarla;

1- Ülke genelinde açılmış bulunan nafaka alacakları hariç tüm icra ve iflas takipleri durdurulduğundan bu konuda takiplerin durdurulmasına ilişkin ayrıca durma kararı alınmasına gerek olmayacağı,

2- Nafaka alacaklarına ilişkin takipler istisna tutulduğundan bu husustaki açılmış olan takiplerin devam edeceği, reddiyat ve tahsilat işlemlerinin yapılması gerektiği, durma süresi içerisinde yeni nafaka takiplerinin de açılabileceği,

3- Nafakaya ilişkin ilamların durma süresi içerisinde takip konusu yapılabileceği, ancak aynı ilamla nafakadan ayrı olarak hükmedilen alacakların ilamın bölünememesi nedeniyle takibe konulması durumunda işlemlere sadece nafaka alacakları yönünden devam edileceği,

4- Takiplerin durdurulması kapsamında çocuk teslimine veya çocukla kişisel ilişki tesisine ilişkin takiplerin duracağı, ancak mahkemeler tarafından verilen ihtiyati tedbir kararlarının infazına devam edilebileceği,

5- İcra dairelerine yapılan ödemeler kabul edilerek, dosya kapsamına göre sıra cetveli yapılmasını gerektirmeyen ve borçlu yada üçüncü kişilerin haklarının ihlal edilmeyeceğinin anlaşıldığı durumlarda paraların alacaklılarına ödenebileceği, dosya borcunun ödenmesi halinde veya alacaklı vekili talebi ile haciz ve yakalama şerhlerinin kaldırılabileceği, dosya kapama işlemlerinin öncelikle yapılabileceği,

6- Durdurma kararı öncesinde ihalesi yapılıp kesinleşen ihalelerin tescil işlemlerinin yapılabileceği, teslim işlemlerinin yapılmasının ise alınan tedbirlere ve durdurma kararının amacına aykırılık oluşturmayacak şekilde icra müdürlüklerince takdir edilebileceği,

7- Durdurma kararı öncesinde açılmış bulunan takipler de dahil olmak üzere durdurma kararı süresince ödeme ve icra emri gönderilmeyeceği,

8- Durdurma kararı ile tüm taraf ve takip işlemleri durdurulduğundan itiraz ve taleplerin alınmayacağı,

9- Durdurma kararı öncesinde veya durdurma kararı süresi içinde verilen ihtiyati haciz kararlarının icrası ve infazı durdurulmuş olduğundan icra dairesince infaz edilemeyeceği,

10- İcra ve iflas daireleri tarafından satış günü verilerek ilan edilmiş mal ve haklara ilişkin elektronik veya fiziki arttırmanın günlerinin durdurma tarihleri içinde kalması hallerinde, durdurma kararının bitiminden itibaren yeni satış günü verileceği, bu durumda satış ilanının İcra ve İflas Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ilkeler doğrultusunda tarafların menfaatleri gözetilerek en az masrafla katılımcı sayısını en çok arttıracak vasıta ile ilanın yapılmasının uygun olacağı, daha önce masrafı verilip ilan yapılmış olması nazara alınarak alacaklı ve borçluya ek masraf yüklemeyecek şekilde ilanın yapılmasına özen gösterilerek, durma kararı nedeni ile satış işlemleri gerçekleşmeyen mal ve haklar yönünden durma sürecinden sonra yapılacak ilanların UYAP İcra Malları e-Satış Portalında yapılmasının uygun olacağı,

11- Durdurma kararı süresince icra ve iflas takipleri ile takip hukukuna ilişkin sürelerin durma süresi bitimine kadar işlemeyeceği,

12- 22 Mart 2020 tarih ve 31076 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 2020/4 sayılı ‘’COVID – 19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler” konulu genelgesi uyarınca icra müdürlüklerindeki personel sayısının mevcut iş durumu da dikkate alınarak asgari seviyede personel bulundurulmasına özen gösterilmesinin uygun olacağı,

Değerlendirilmiştir.

Bilgi edinilmesi ile gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi ile görüş yazımızın yargı çevrenizde bulunan İcra Müdürlüklerine duyurulması hususu önemle rica olunur.

Alim POLAT
Hâkim
Bakan a.
Başkan

Haber Arası Reklam

Devamı: İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Hakkında Adalet Bakanlığı Genelgesi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Hakkında Adalet Bakanlığı Genelgesi

İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Genelgesi

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

İcra İşleri Dairesi Başkanlığı

Sayı : 86420598-296/2543

Tarih: 24/03/2020

Konu : 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Dünyanın birçok ülkesinde görülen COVID-19 salgını sonucunda çok sayıda insanın hayatını kaybettiği, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu virüs salgını için 2/3/2020 tarihinde küresel risk seviyesinin “yüksekten”, ”çokyüksek” seviyesine çıkarıldığı, akabinde 11/3/2020 tarihinde pandemi olarak ilan edildiği, ülkemizde de görülen ve bulaşıcılığı yüksek olan bu virüsün insan sağlığı için önemli bir tehdit oluşturduğu, salgının önlenmesi amacıyla ülke genelinde birçok tedbir alındığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere İcra ve İflas Kanununun “Fevkalade hallerde tatil” başlıklı 330 uncu maddesinde “Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir. ” hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde hükmüne istinaden 22/3/2020 tarihli ve 31076 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler kapsamında; bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten 30/4/2020 tarihine kadar, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere, yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine…” karar verilmiştir.

Mezkur Kararın uygulanması sırasında oluşacak tereddütleri giderebilmek ve uygulama birliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla durdurma kararının gayesi gözetilmek suretiyle ilgili kişi ve kurumlardan gelen görüş ve talepler de dikkate alınarak Başkanlığımızca yapılan değerlendirmeler neticesinde ortaya çıkan görüşlerin duyurulmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Bu itibarla;

1- Ülke genelinde açılmış bulunan nafaka alacakları hariç tüm icra ve iflas takipleri durdurulduğundan bu konuda takiplerin durdurulmasına ilişkin ayrıca durma kararı alınmasına gerek olmayacağı,

2- Nafaka alacaklarına ilişkin takipler istisna tutulduğundan bu husustaki açılmış olan takiplerin devam edeceği, reddiyat ve tahsilat işlemlerinin yapılması gerektiği, durma süresi içerisinde yeni nafaka takiplerinin de açılabileceği,

3- Nafakaya ilişkin ilamların durma süresi içerisinde takip konusu yapılabileceği, ancak aynı ilamla nafakadan ayrı olarak hükmedilen alacakların ilamın bölünememesi nedeniyle takibe konulması durumunda işlemlere sadece nafaka alacakları yönünden devam edileceği,

4- Takiplerin durdurulması kapsamında çocuk teslimine veya çocukla kişisel ilişki tesisine ilişkin takiplerin duracağı, ancak mahkemeler tarafından verilen ihtiyati tedbir kararlarının infazına devam edilebileceği,

5- İcra dairelerine yapılan ödemeler kabul edilerek, dosya kapsamına göre sıra cetveli yapılmasını gerektirmeyen ve borçlu yada üçüncü kişilerin haklarının ihlal edilmeyeceğinin anlaşıldığı durumlarda paraların alacaklılarına ödenebileceği, dosya borcunun ödenmesi halinde veya alacaklı vekili talebi ile haciz ve yakalama şerhlerinin kaldırılabileceği, dosya kapama işlemlerinin öncelikle yapılabileceği,

6- Durdurma kararı öncesinde ihalesi yapılıp kesinleşen ihalelerin tescil işlemlerinin yapılabileceği, teslim işlemlerinin yapılmasının ise alınan tedbirlere ve durdurma kararının amacına aykırılık oluşturmayacak şekilde icra müdürlüklerince takdir edilebileceği,

7- Durdurma kararı öncesinde açılmış bulunan takipler de dahil olmak üzere durdurma kararı süresince ödeme ve icra emri gönderilmeyeceği,

8- Durdurma kararı ile tüm taraf ve takip işlemleri durdurulduğundan itiraz ve taleplerin alınmayacağı,

9- Durdurma kararı öncesinde veya durdurma kararı süresi içinde verilen ihtiyati haciz kararlarının icrası ve infazı durdurulmuş olduğundan icra dairesince infaz edilemeyeceği,

10- İcra ve iflas daireleri tarafından satış günü verilerek ilan edilmiş mal ve haklara ilişkin elektronik veya fiziki arttırmanın günlerinin durdurma tarihleri içinde kalması hallerinde, durdurma kararının bitiminden itibaren yeni satış günü verileceği, bu durumda satış ilanının İcra ve İflas Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ilkeler doğrultusunda tarafların menfaatleri gözetilerek en az masrafla katılımcı sayısını en çok arttıracak vasıta ile ilanın yapılmasının uygun olacağı, daha önce masrafı verilip ilan yapılmış olması nazara alınarak alacaklı ve borçluya ek masraf yüklemeyecek şekilde ilanın yapılmasına özen gösterilerek, durma kararı nedeni ile satış işlemleri gerçekleşmeyen mal ve haklar yönünden durma sürecinden sonra yapılacak ilanların UYAP İcra Malları e-Satış Portalında yapılmasının uygun olacağı,

11- Durdurma kararı süresince icra ve iflas takipleri ile takip hukukuna ilişkin sürelerin durma süresi bitimine kadar işlemeyeceği,

12- 22 Mart 2020 tarih ve 31076 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 2020/4 sayılı ‘’COVID – 19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler” konulu genelgesi uyarınca icra müdürlüklerindeki personel sayısının mevcut iş durumu da dikkate alınarak asgari seviyede personel bulundurulmasına özen gösterilmesinin uygun olacağı,

Değerlendirilmiştir.

Bilgi edinilmesi ile gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi ile görüş yazımızın yargı çevrenizde bulunan İcra Müdürlüklerine duyurulması hususu önemle rica olunur.

Alim POLAT
Hâkim
Bakan a.
Başkan

Haber Arası Reklam

Devamı: İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Hakkında Adalet Bakanlığı Genelgesi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Hakkında Tebliğ

Esnaf ve Sanatkârlar Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu

07 Şubat 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31032

Ticaret Bakanlığından:

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları yönetim kurullarınca genel kurula sunulan faaliyet raporlarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ hükümleri, esnaf ve sanatkârlar odaları ile bu odaların üst kuruluşları olan birlik, federasyon ve Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu hakkında uygulanır.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 453 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,

b) Birlik: Esnaf ve sanatkârlar odaları birliklerini,

c) Esnaf ve Sanatkâr Bilgi Sistemi (ESBİS): Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanını,

ç) Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları (meslek kuruluşu): Oda, birlik, federasyon ve Konfederasyonu,

d) Federasyon: Esnaf ve sanatkârlar federasyonlarını,

e) Kanun: 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununu,

f) Konfederasyon (TESK): Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonunu,

g) Oda: Esnaf ve sanatkârlarca kurulan ihtisas ve karma esnaf ve sanatkârlar odalarını,

ğ) Yönetim kurulu: Oda, birlik, federasyon ve Konfederasyonun yönetim kurullarını,

ifade eder.

Yönetim kurulu faaliyet raporunun dönemi

MADDE 5 – (1) Faaliyet raporu, olağan genel kurulun yapıldığı yılın 1 Ocak günü ile bir sonraki olağan genel kurulun yapılacağı tarihten önceki yılın 31 Aralık günü arasındaki dört yıllık dönemi kapsayacak şekilde her yıl için müstakilen hazırlanır; genel kurula birleştirilerek sunulur.

Yönetim kurulu faaliyet raporuna ilişkin genel hükümler

MADDE 6 – (1) Yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunda, yanıltıcı, abartılı ve yanlış kanaat uyandırıcı, gerçeğe aykırı ifadelere yer verilemez.

(2) Faaliyet raporu, genel kurul toplantısından on beş gün önce ESBİS üzerinden üyelerin bilgisine sunulur ve meslek kuruluşunun merkezinde ayrıca incelemeye açık tutulur. Genel kurul toplantısına katılanlara talep etmeleri halinde, raporun bir sureti verilir.

(3) Raporun dönemi ve düzenlenme tarihi belirtilir. Yönetim kurulu tarafından imzalanır.

(4) Düzenlenen rapor genel kurula sunulur ve bir nüshası meslek kuruluşunda saklanır.

Yönetim kurulu faaliyet raporunun içeriği

MADDE 7 – (1) Yönetim kurulu faaliyet raporu, aşağıda belirtilen bölüm ve konuları içerecek şekilde düzenlenir.

a) Genel bilgiler bölümü:

1) Kuruluş bilgileri, üye sayısı, unvanı, adres, telefon, faks numaralarını, elektronik site ve elektronik posta adreslerini içeren iletişim bilgilerine yer verilir.

b) Organ üyeleri ile personel işlemleri bölümü:

1) Organ üyelerinin ad ve soyadları ile görev süresi belirtilir.

2) Görevleri sona eren organ üyelerinin görevlerinin sona erme sebepleri, yedek üyelerin davetine ilişkin işlemler ve bu üyelerin görev dönemine yer verilir.

3) Genel sekreter ve diğer personelin ad, soyad ve görevleri belirtilir.

c) Meslek kuruluşu işlemleri bölümü:

1) Bir önceki dönem çalışma programı içinde yer alan mesleki eğitim, teorik ve pratik kurs programlarının uygulanıp uygulanmadığı; uygulanmadı ise sebeplerine yer verilir.

2) Verilen mesleki eğitim, teorik ve pratik kursların sayısı, yeri, eğitimden faydalanan üye sayısı ile eğitimin konusu hakkında açıklama yapılır.

3) Meslek kuruluşunun bünyesinde mesleki eğitim danışmanlığı birimi kurulup kurulmadığı, birimin faaliyetleri ile organizasyonu hakkında kısa bilgilendirmeye yer verilir.

4) Meslek kuruluşu personeli için verilen eğitim sayısı, yeri ile faydalanan personel sayısı hakkında bilgi verilir.

5) Mesleki yeterlilik ve iş sağlığı güvenliğine ilişkin çalışma yapılıp yapılmadığı; var ise yapılan çalışmalar hakkında açıklama yapılır.

6) Meslek kuruluşunun çalışma konusuna giren hususlarda resmi ve özel kuruluşlar nezdinde görüşülen konulara ilişkin kısa özetleme yapılır; yapılan toplantı yahut görüşme var ise görüşmelerin konusu, sayısı ile görüşme yapılan tarafa ilişkin bilgi verilir.

7) Uyulması zorunlu mesleki kararlara ilişkin çalışma yapılıp yapılmadığı belirtilerek var ise bu konuda yapılan işlemler ve sonucu hakkında bilgi verilir.

8) Gayrimenkul ve her türlü taşıt alım ve satımı, gayrimenkul karşılığında ödünç para alınması, kurulmuş veya kurulacak şirket ve kooperatiflere iştirak edilmesi ve vakıf kurulması hususlarında yapılan işlemler hakkında bilgilendirme yapılır.

9) Meslek kuruluşunun mülkiyetinde bulunan gayrimenkuller, taşıtlar, iştirak olunan şirketler ile iştirak oranlarına, kurulan vakfa ilişkin bilgilere yer verilir.

10) Resmi ve özel merciler tarafından istenen temsilcilerin ad ve soyadları ile görevlendirildikleri kuruluşların isimleri belirtilir.

11) Esnaf ve sanatkârlardan yahut üye meslek kuruluşlarından gelen görüş taleplerine verilen cevapların sayısal ve konu bazlı bilgileri verilir.

ç) Mali durum ve muhasebe işlemleri bölümü:

1) Dönem içerisinde gerçekleşen toplam gelir ve giderler hakkında bilgi verilir.

2) Arsa, proje, inşaat, vergi ve harç, sigorta, genel gider gibi harcamalara ilişkin bilgilere yer verilir.

3) Kullanılan banka kredilerinin tutarı, kredinin şartları ve geri ödeme durumu hakkında bilgi verilir.

4) Belediye, vergi ve sigorta gibi kurumlar ile kişilere olan borçlar belirtilir.

5) Kayıt ücreti, aidat ve katılma payı gelirleri ile üyelerin talebi doğrultusunda düzenlenen ve onanan belgelerden elde edilen gelirler hakkında bilgi verilir.

6) Mesleki eğitim faaliyetlerine ilişkin fonun mevzuata uygun harcanıp harcanmadığı belirtilir.

7) Bir önceki genel kurulda görüşülerek kabul edilen tahmini bütçe ile gerçekleşen bütçenin uyumlu olup olmadığı açıklanır.

8) Meslek kuruluşunun mali durumu hakkında genel bir değerlendirme yapılır.

d) Diğer açıklamalar ve sonuç bölümü:

1) Meslek kuruluşuna, Bakanlıkça ve/veya üst kuruluşça verilen görevlerin neler olduğu ve yerine getirilmesi hususunda yapılan işlemler açıklanır.

2) Meslek kuruluşuna ait defter ve belgelerin incelenmek üzere denetim kuruluna verilip verilmediği belirtilir.

3) Bu Tebliğde yer almayan hususlara ilave olarak yönetim kurulu faaliyet raporunda gerekli görülen açıklamalara ve önerilere yer verilebilir.

(2) Yönetim kurulu faaliyet raporunda ayrıca birinci fıkraya ilave olarak aşağıda yer alan bölüm ve konulara da yer verilir.

a) Odalar:

1) Fiyat tarifelerine uyulup uyulmadığı hususunda yapılan kontrollerin sayısı ve kontrol sonuçları belirtilir.

2) Mesleki teamüllere uyulup uyulmadığı hususunda yapılan kontrollerin sayısı ve kontrol sonuçları belirtilir.

3) Üyelerin talebi doğrultusunda düzenlenen ve onanan belge sayısı belirtilir.

b) Birlikler:

1) Faaliyetlerin, mevzuat ve oda ana sözleşmesi esasları içinde yürütülmesini sağlamak üzere incelemeye alınan odalar ile bu odalar hakkında alınması gerekli görülen idari ve mali tedbirler hakkında açıklayıcı bilgi verilir.

2) Odalarda yahut odalar arasında çıkan ve Birliğe intikal eden anlaşmazlıkların sayısı ve konusu ve bu anlaşmazlıklara ilişkin getirilen çözümler açıklanır.

3) İl düzeyindeki işyeri açılışları, kapanışları ve meslek değiştirme işlemlerine ilişkin sayısal veriler belirtilir.

4) Esnaf ve sanatkârlar hakkında odalardan intikal eden şikâyetlere dair yapılan incelemeler, işlemler ve neticeler açıklanır.

5) Esnaf ve sanatkârlık faaliyetine yeni başlayacak kişilere verilen danışmanlık hizmetinin konusu ve sayısı belirtilir.

c) Federasyonlar:

1) Faaliyetlerin mevzuat ve oda ana sözleşmesi esasları içinde yürütülmesini sağlamak üzere incelemeye alınan odalar ile bu odalar hakkında alınması gerekli görülen idari ve mali tedbirler hakkında açıklayıcı bilgi verilir.

2) Üye odaların gelişmesi için alınan tedbirler ve kurulmuş ise tesisler; hâlihazırdaki tesislerin yaptığı çalışmalar açıklanır.

ç) Konfederasyon:

1) Birlik ve federasyonlardan gelen yıl sonu bilanço ile gelir gider cetvellerine ilişkin tavsiyede bulunulan odalar listelenir.

2) Birlikler veya birlikler ile federasyonlar arasında çıkan anlaşmazlıklar ile ilgili verilen kararlar açıklanır.

3) Kuruluş mensuplarının meslek ve sanatları ile ilgili aldığı tedbirler ortaya konulur.

4) Düzenlenen sergi ve fuarlara ilişkin bilgiler listelenir.

5) Ülke dışındaki üye olunmak istenen mesleki kuruluşlara ilişkin açıklama yapılır.

6) Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin yaşatılması ve korunması için alınan tedbirler belirtilir.

Haber Arası Reklam

Uygulanmayacak hükümler

MADDE 8 – (1) Meslek kuruluşlarının bu Tebliğ hükümlerine aykırı olan genelge, tamim, talimat ve benzeri görüşlerinde yer alan hükümler uygulanmaz.

Uygulama

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasıyla ilgili tereddütlerin giderilmesinde Bakanlık yetkilidir.

Yürürlük

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

Devamı: Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Hakkında Tebliğ Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesisleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesisleri

09 Ocak 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31003

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

MADDE 1 – 19/6/2011 tarihli ve 27969 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesisleri Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ğ) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) EİGM: Enerji İşleri Genel Müdürlüğünü,”

“ğ) EPİAŞ: Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketini,”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan “EİE” ibareleri “EİGM” olarak “PMUM” ibaresi ise “EPİAŞ” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

Haber Arası Reklam

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin

Tarihi

Sayısı

19/6/2011 27969

 

Devamı: Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesisleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik

Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri

08 Ocak 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31002

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından:

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmelik, Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, Türk Boğazları Bölgesinde, kanallarda ve iç sularda, Bakanlığın asli görevi olan seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olmak maksadıyla gemilere seyir ve manevra yardımı yapmak üzere verilen kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esaslar ile bu hizmetleri vereceklerin sahip olması gereken vasıfları belirlemek ve gerekli yetkilendirme ve denetimleri yapmak amacıyla hazırlanmıştır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri, Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, Türk Boğazları Bölgesinde, kanallarda ve iç sularda kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esasları kapsar.

(2) Askeri gemiler ve askeri tesisler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır. Ancak yabancı bayraklı askeri gemilerin askeri olmayan kıyı tesislerine giriş ve çıkışları bu Yönetmelik kapsamındadır.

(3) Türk Boğazlarını kullanan gemilere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından verilen kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.

(4) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından işletilmekte olan kıyı tesisleri ile özelleştirme sonucu işletme/imtiyaz hakkı elde etmiş olan kuruluşlar tarafından işletilmekte olan kıyı tesislerine verilen kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri bu Yönetmelik kapsamı dışında olup İdarenin kontrol ve denetimine bağlı olarak verilmeye devam edecektir.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 479 uncu ve 490 ıncı maddeleri, 14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanunu, 19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanunun ilgili hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakan: Ulaştırma ve Altyapı Bakanını,

b) Bakanlık: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını,

c) Faaliyet lisansı: Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetlerini bu Yönetmelik kapsamında İdare adına vermek isteyen ve bu Yönetmelikte belirtilen şartları sağlayan kuruluşlara İdarece verilen kılavuzluk faaliyet lisansı veya römorkörcülük faaliyet lisansı şeklindeki yeterlik belgesini,

ç) Faaliyet Lisansı Komisyonu: Faaliyet lisansı vermek üzere İdare bünyesinde oluşturulan Komisyonu,

d) Gemi: Adı, tonilatosu ve kullanma amacı ne olursa olsun denizde kürekten başka aletle seyredebilen her tekneyi,

e) Hizmet İzin Belgesi: İdare tarafından belirlenmiş bir hizmet sahasında İdare adına kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetlerini vermek isteyen ve bu Yönetmelikte belirtilen şartları sağlayan kuruluşlara İdarece verilen Kılavuzluk Hizmet İzin Belgesi veya Römorkörcülük Hizmet İzin Belgesi adı altında verilen belgeyi,

f) Hizmet İzin Komisyonu: Hizmet izni vermek üzere Bakanlık bünyesinde oluşturulan Komisyonu,

g) Hizmet sahası: Sınırları ve hizmet koşulları İdare tarafından belirlenen ve kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti vermek üzere yetkilendirilmiş teşkilatların hizmet verecekleri sahayı/tesisi,

ğ) İdare: Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğünü,

h) Kılavuz kaptan: 10/2/2018tarihli ve 30328 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gemiadamlarıve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliğinde belirtilen kılavuz kaptan yeterlik belgesine sahip olarak, gemi kaptanına, yetkili kılavuz kaptan belgesi ile yetkilendirildiği alan dâhilinde geminin seyir ve manevrasına yönelik konularda danışmanlık yapan ve gemi kaptanının sorumluluğu esas olmak üzere hizmetleri seyir ve manevra ile sınırlı olarak gemiye kılavuzluk eden kişiyi,

ı) Kılavuzluk/römorkörcülük teşkilatı: İdarece tanımlanmış bir hizmet sahası içerisinde, sahip olduğu faaliyet lisansıyla kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti vermek üzere İdareden Kılavuzluk/Römorkörcülük Teşkilatı Hizmet İzin Belgesi almış kuruluşları,

i) Kıyı tesisi: 4/4/1990tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kıyılarda doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan alanlar üzerinde yapılabilen liman, kruvaziyerliman, yat limanı, yolcu terminali, rıhtım, iskele, yanaşma yeri, akaryakıt veya sıvılaştırılmış gaz boru hattı şamandırası veya platformu, şamandıralı tesisler, balık çiftlikleri, balıkçı barınakları, gemi geri dönüşüm tesisi, tersane, tekne imal ve çekek yeri gibi tesisler ile bunlara bitişik diğer daimi tesisleri, deniz ulaşımına yönelik diğer alt veya üst yapı tesisleri ile duba, fener, mahmuz, kıyı perdeleri deşarj hattı, deniz altı kabloları ile açık deniz platformları ve benzeri yapıları,

j) Liman başkanlığı: Bakanlık liman başkanlıklarını,

k) P&I sigortası: Bir geminin donatanı, kiracısı veya işleteni olarak üçüncü kişilere karşı olan sorumluluklar ve yapılmak zorunda kalınan masraflara ilişkin muafiyetli veya muafiyetsiz koruma ve tazmin sigortasını veya diğer geçerli sigorta biçimleri ve benzer koruma şartları sunan mali güvenceyi,

l) Römorkör: Gemilerin yanaştırma, kaldırma, demirleme, demir alma, döndürme manevralarında, cer hizmetlerinde ve gemilere refakat etme amacıyla kullanılan manevra kabiliyetleri, itme-çekme kuvvetleri ve diğer teknik özellikleri İdarece onaylanmış deniz aracını,

ifade eder.

Haber Arası Reklam

İKİNCİ BÖLÜM

Faaliyet Lisansı ve Hizmet İzni Verilmesine İlişkin Temel Usul ve Esaslar

Faaliyet lisansı verilmesine ilişkin temel usul ve esaslar

MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında İdare tarafından belirlenen hizmet sahalarında kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti verecek kuruluşların Hizmet İzin Belgesi başvurusunda bulunabilmek amacıyla İdareden faaliyet lisansı alması şarttır.

(2) İdare, bu Yönetmelik kapsamında kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti vermek isteyen her bir kuruluşa, bu Yönetmelikte belirtilen teknik, mali ve idari yeterlikleri sağlamaları kaydıyla, verebileceği hizmetin sınırlarını tanımlayan A, B ve C sınıfı faaliyet lisansı verir.

(3) İdare A, B ve C sınıfı hizmet sahalarını belirler ve bu Yönetmeliğin yayımlanmasını müteakip 15 gün içerisinde bu hizmet sahalarını ilan eder. Bu sahalardaki kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetleri yine A, B ve C sınıfı faaliyet lisansına sahip olup İdare tarafından belirlenen ilave şartları da sağlayan hizmet izni ile yetkilendirilmiş teşkilatlar tarafından verilir.

(4) A sınıfı faaliyet lisansına sahip kuruluşlar bütün hizmet sahalarında, B sınıfı faaliyet lisansına sahip kuruluşlar B ve C hizmet sahalarında, C sınıfı faaliyet lisansına sahip kuruluşlar ise yalnız C hizmet sahalarında hizmet verebilirler.

(5) İdare gerekli gördüğü hal ve zamanlarda; kamu yararı ile seyir emniyeti, can, mal, deniz ve çevre güvenliği hususlarını göz önünde bulundurmak suretiyle hizmet sahalarında birleştirmeler veya değişiklikler yapabilir. İdare yapılan değişikliklere bağlı olarak faaliyet lisansı düzeyini değiştirebilir, yeni faaliyet lisansı düzeyine göre bu Yönetmelik hükümleri kapsamında yetkilendirme yapabilir.

Hizmet izni verilmesine ilişkin temel usul ve esaslar

MADDE 6 – (1) İdare, herhangi bir bölgesel hizmet sahasında seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliği esasına dayalı olarak tek bir kılavuzluk kuruluşuna hizmet izni verir. Hizmet izni verilecek olan kuruluş belirlenirken;

a) Hizmet sahasının coğrafi, ekonomik, stratejik ve güvenlik özellikleri,

b) Kıyı tesislerinin nitelikleri ile imar planı durumu,

c) Kamu yararı,

ç) Hizmet izni talebinde bulunan kuruluşun personel, ekipman ve mali yeterlikleri,

d) Başvuru yapılan hizmet sahasının kılavuz kaptan yeterlik belgesine sahip istihdam edilmiş kılavuz kaptanların asgari sayısı (A sınıfı hizmet izni için 24, B sınıfı hizmet izni için 8 ve C sınıfı hizmet izni için 2) ile bölgesel ve kurumsal hizmet tecrübeleri gibi teknik unsurlar,

birlikte değerlendirilerek teşkilat seçimi yapılır.

(2) İdare, herhangi bir hizmet sahasında seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliği esasına dayalı olarak; A hizmet sahaları için en fazla 3 (üç), B hizmet sahaları için en fazla 2 (iki) ve C hizmet sahaları için 1 (bir) römorkörcülük kuruluşuna hizmet izni verir. Hizmet izni verilecek olan kuruluş belirlenirken;

a) Hizmet sahasının coğrafi, ekonomik, stratejik ve güvenlik özellikleri,

b) Kıyı tesislerinin nitelikleri ile imar planı durumu,

c) Kamu yararı,

ç) Hizmet izni talebinde bulunan kuruluşun personel, ekipman ve mali yeterlikleri,

d) İdareye sunulan römorkör sayısı, güçleri ve nitelikleri gibi teknik unsurlar,

birlikte değerlendirilerek teşkilat seçimi yapılır.

(3) Bir kuruluşun hizmet izni alarak göreve başladığı hizmet sahası içerisinde sonradan kurulan kıyı tesisine yönelik kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetleri, İdareden onay alınması kaydıyla bu hizmet sahasında yetkilendirilmiş teşkilat tarafından verilir. Özel güvenlik bölgeleri ile stratejik önem arz eden kıyı tesislerine yönelik olarak İdare farklı bir düzenleme yapabilir.

(4) İdarece belirlenmiş bir hizmet sahası içerisinde bulunan bir kıyı tesisine, kazanılmış hakkı çerçevesinde ve İdarece belirlenen şartları da sağlamak kaydıyla verilecek kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti yetkisi sadece bu kıyı tesisi için geçerli olup başka hizmet sahalarına yönelik hak oluşturmaz. Kendi tesisine komşu bir hizmet sahasına/kıyı tesislerine yönelik düzenleme İdarece yapılır.

(5) İdare, herhangi bir hizmet sahasında, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine yönelik talep olmaması, yetkilendirilen bir teşkilatın hizmetinin beklenmedik bir şekilde sona ermesi, hizmet izninin iptal edilmesi veya mücbir sebep olarak kabul edilebilecek doğal afet, savaş, kısmi veya genel seferberlik ilanı, genel salgın hastalık, kanuni grev, lokavt, terör eylemleri, sabotaj gibi hallerin ortaya çıkması durumunda; bu hizmet sahasında gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin aksamaması amacıyla, bu Yönetmelikte belirtilen faaliyet lisansı şartlarını sağlayan kuruluşlar arasından resen veya doğrudan görevlendirme yapabilir. Bu görevlendirme, İdarece uygun görülen süre sonunda iptal edilebilir ve ilgili hizmet sağlayıcı kuruluş için herhangi bir kazanılmış hak oluşturmaz.

(6) Bu Yönetmeliğin yayımlanmasından önce, İdare tarafından hizmet izni verilmiş hizmet sahalarında, bu Yönetmelik kapsamında kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatı yetkilendirilinceye kadar, mevcut teşkilat hizmet vermeye devam eder.

(7) Esas işi liman işletmeciliği olmayan ve endüstriyel faaliyetlerini 1/1000 ölçekli aynı uygulama imar planı onama sınırlarının bütünlüğü içinde yürüten veya kümelenmiş bitişik bir sahada yer alan tersane veya gemi geri dönüşüm tesislerine yönelik kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetleri, bu işletmecilerin sahip olduğu bir kuruluş tarafından yapılabilir. Bahse konu kuruluşun ortaklarının en az %60’ı tesis işletmecileri, tesis işletmecilerinin ortakları veya birinci derece yakınlarından oluşmalıdır. Bu koşulları ve İdare tarafından belirlenecek kriterleri sağlayan kuruluşlar, talep etmeleri halinde, işin kendine has teknik özellikleri göz önünde bulundurularak İdare tarafından yetkilendirilebilir. Bu şekilde yetkilendirilmiş teşkilatlar farklı bir hizmet sahasına yönelik hizmet izin başvurusunda bulunamazlar. Ancak bu fıkrada belirtilen teşkilatlar, aynı liman başkanlığı idari sorumluluk sahası içerisinde bulunan ve tesis bütünlüğüne bitişik veya çok yakın bir kıyı tesisine yönelik olarak İdare tarafından gerekli görülmesi halinde yetkilendirilebilir. Bu fıkra hükmüne uygun olarak kurulmuş teşkilatlar 11 inci maddenin ikinci fıkrası hükmünden muaftır.

(8) Bir teşkilatın yetkili olduğu hizmet sahası dışında yeni bir kıyı tesisi işletmeye açıldığında, uygun faaliyet lisansına sahip olması şartıyla o kıyı tesisinin talebi hizmet izni için öncelikli olarak değerlendirilir. Kıyı tesisi işleticisinin kendi tesisine yönelik hizmet izni talebi olmaması durumunda, İdare uygun faaliyet lisansına sahip bir kuruluşu bu hizmet sahasında teşkilat olarak görevlendirir.

(9) Kamu kurum ve kuruluşları ile özelleştirme sonucu işletme/imtiyaz hakkı olan kuruluşlar, yatırım yapmayarak kendilerinin fiilen hizmet vermemesi ve/veya vermek istememesi durumunda, uygun faaliyet lisansına sahip bir kuruluştan, önceden İdareden onay alınması kaydıyla hizmet alımı yapabilirler.

(10) Bir teşkilat, sahip olduğu faaliyet lisansında en fazla iki bölgesel hizmet sahasında, toplamda ise en fazla üç bölgesel hizmet sahasında yetkilendirilebilir. Hizmet izni yetkilendirmesi, başvuru tarihi itibarıyla her bir bölgesel hizmet sahası için asgari faaliyet lisansı kriterlerinin ayrıca karşılanması gerekir. İdarece yapılacak resen görevlendirmeler bu madde hükmü kapsamına girmez.

Faaliyet lisansı başvurusu ve teşkilat yapısı

MADDE 7 – (1) Faaliyet lisansı başvurusunda bulunabilmesi için;

a) Özel kuruluşların 13/1/2011tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca kurulan sermaye şirketlerinden olması gerekir.

b) Özel kuruluşların ana sözleşmelerinde kılavuzluk ve/veya römorkörcülük faaliyetleri ile iştigal edeceklerinin belirtilmesi gerekir.

c) Bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten önce, 24/11/1994tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde özelleştirme işlemleri gerçekleşen limanlara yönelik işletme hakkı devir sözleşmelerinde, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin liman işletme hakkını devralan kuruluşça yerine getirileceği belirtilmiş olması gerekir.

ç) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinde çalışan tüm personelin Türk vatandaşı olması, fiilen ve hukuken teşkilat bünyesinde çalışması, teşkilatın bordrolu personeli olması, bu durumun sosyal güvenlik kayıtları ve diğer belgelerle ortaya konulabilmesi mecburidir.

d) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinde kullanılacak her türlü deniz aracı kuruluşun mülkiyetine esas bu Yönetmeliğin ilgili maddesindeki koşullarına uygun olacaktır.

e) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinde kullanılacak her türlü deniz aracının, 6102 sayılı Kanunda belirtilmiş olan Türk gemisi olarak sayılma şartlarını ve kuruluşun 815 sayılı Kanunun gereklerini karşılaması zorunludur.

(2) Faaliyet lisansı almak için İdareye başvuruda bulunan kuruluşlar, başvurularında aşağıdaki belgeleri sunarlar:

a) Kullanılacak araç, gereç ve teçhizatın listesi ile temin edilme şekillerine ilişkin belgeleri.

b) Kuruluşun veya ortaklarının ticari faaliyetlerinden dolayı Devlete vergi veya sigorta prim borcunun olmadığını gösteren belgeler.

c) Kuruluşu temsil ve ilzam yetkisine sahip şahısların isim listesi ve imza sirküleri.

ç) İdare tarafından yetkilendirilmiş klas kuruluşlarınca römorkörlere yönelik olarak düzenlenmiş klas sertifikaları ve yine bu kuruluşlar tarafından son beş sene içerisinde düzenlenmiş olan çekme gücü sertifikaları.

d) Kılavuz kaptanların yeterlik belgeleri.

(3) Faaliyet lisansı almak için başvuran kuruluşun İdareye sunmuş olduğu asgari teknik şartların tespitine yönelik olarak, İdare tarafından yerinde denetim ve incelemede bulunularak uygunluk raporu düzenlenmesi gereklidir. Başvurusuna yönelik asgari şartları sağladığı tespit edilen kuruluşa, Faaliyet Lisansı Komisyonu kararına uygun olarak İdarece faaliyet lisansı düzenlenir.

Faaliyet lisansı sınıfları ve yeterlik şartları

MADDE 8 – (1) Faaliyet lisans belgeleri, A, B ve C sınıfı olmak üzere üçe ayrılır.

(2) Faaliyet lisansı belgelerinden herhangi birini alabilmek için İdare tarafından bu Yönetmelikte her bir sınıf için belirlenen mali, teknik ve idari yeterlik şartlarının sağlanması ve belgelendirilmesi gereklidir.

(3) Kılavuzluk teknik ve idari yeterlik şartları aşağıdaki gibidir:

a) A sınıfı kılavuzluk faaliyet lisansı için;

1) Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliğinde belirtilen kılavuz kaptan yeterlik belgesine sahip en az 24 kılavuz kaptan istihdam edilir.

2) GMDSS-ROC ehliyetine sahip, gözcülük ve haberleşme amacıyla en az 3 vardiya personeli istihdam edilir.

3) Gemilere kılavuz kaptan verme-almaya uygun özelliklerde en az 2 kılavuz botunun kuruluş mülkiyetinde olması zorunludur. Kılavuz botları en az 10 metre boyunda olur ve en az 18 knot hız yapar.

b) B sınıfı kılavuzluk faaliyet lisansı için;

1) Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliğinde belirtilen kılavuz kaptan yeterlik belgesine sahip en az 8 kılavuz kaptan istihdam edilir.

2) GMDSS-ROC ehliyetine sahip, gözcülük ve haberleşme amacıyla en az 2 vardiya personeli istihdam edilir.

3) Gemilere kılavuz kaptan verme-almaya uygun özelliklerde en az 1 kılavuz botunun kuruluş mülkiyetinde olması zorunludur. Kılavuz botları en az 10 metre boyunda olur ve en az 18 knot hız yapar.

c) C sınıfı kılavuzluk faaliyet lisansı için;

1) Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliğinde belirtilen kılavuz kaptan yeterlik belgesine sahip en az 2 kılavuz kaptan istihdam edilir.

2) Gemilere kılavuz kaptan verme-almaya uygun özelliklerde en az 1 kılavuz botunu mülkiyetinde bulundurmak veya 5 yıldan az olmamak kaydıyla kira sözleşmesiyle temin etmiş olmak zorunludur. Kılavuz botu İdarenin uygun ve yeterli gördüğü boy, hız ve diğer özelliklerde olur.

(4) Römorkörcülük teknik ve idari yeterlik şartları aşağıdaki gibidir:

a) A sınıfı römorkörcülük faaliyet lisansı için;

1) Bir tanesi asgari 60 ton çekme gücünde, 2 tanesi asgari 45 ton çekme gücünde, diğerleri de asgari 30 ton çekme gücünde olmak üzere en az 6 römorkör bulunması zorunludur.

2) Römorkörlerin en az 4’ü kuruluşun mülkiyetinde olur. Mülkiyette olmayan diğer römorkörler 5 yıldan az olmamak suretiyle uzun vadeli kira sözleşmesi ile temin edilir.

b) B sınıfı römorkörcülük faaliyet lisansı için;

1) Her biri asgari 30 ton çekme gücünde olmak üzere en az 2 römorkör bulunması zorunludur.

2) Römorkörlerin en az biri teşkilatın mülkiyetinde olmak zorundadır. Mülkiyette olmayan en az bir römorkör 5 yıldan az olmamak suretiyle uzun vadeli kira sözleşmesi ile temin edilir.

c) C sınıfı römorkörcülük faaliyet lisansı için;

1) En az 1 adet asgari 30 ton veya 2 adet her biri en az 16 ton çekme kuvvetinde römorkör bulunması zorunludur.

2) Römorkör/römorkörler teşkilatın mülkiyetinde olur veya beş yıldan az olmamak kaydıyla kira sözleşmesiyle temin edilir.

ç) A, B ve C sınıfı römorkör faaliyet lisansı için römorkörlere yönelik tekne ve makine sigortası ile birlikte İdarece kabul edilen P&I sigortasına sahip olduğunun belgelenmesi zorunludur.

d) A ve B sınıfı römorkör faaliyet lisansı için römorkörlerin en az yarısı, azimut kıçtantahrikli, siklon pervaneli traktör tip, azimut pervaneli traktör tip olmalıdır veya İdarenin uygun göreceği benzer sistemler ile donatılmış ve yüksek manevra kabiliyetine sahip olmalıdır.

e) A ve B sınıfı römorkör faaliyet lisansı için römorkörlerin sahip olduğu yangın söndürme sisteminin sınıfı, İdare tarafından yetkilendirilmiş klaskuruluşlarınca düzenlenmiş klas sertifikasında belirtilir. C sınıfı römorkör faaliyet lisansı için römorkörün yangın söndürme sisteminin mevcut ve çalışır durumda olduğu klaskuruluşunca belgelenir.

f) Bu Yönetmelik kapsamında verilecek hizmetlere yönelik olarak, bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden sonra ilk defa kullanılacak olan römorkörlerin Türkiye’de inşa edilmesi zorunludur.

g) İdarenin değerlendirmesi esas olmak üzere, römorkörlerin işletmecilik süreci içerisinde çekme kuvvetinde yaşanabilecek azami %10 değerinde güç kaybı kabul edilebilir.

(5) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri mali, teknik ve idari yeterlik şartlarına dair ortak hükümler aşağıdaki gibidir:

a) A ve B sınıfı kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyet lisansı için kuruluşlar ISO 9001 kalite yönetim sistemine sahip olur.

b) Kuruluş, A sınıfı kılavuzluk faaliyet lisansı için asgari 5 (beş) milyon TL, A sınıfı römorkörcülük faaliyet lisansı için asgari 30 (otuz) milyon TL tutarında; B sınıfı kılavuzluk faaliyet lisansı için asgari 1 (bir) milyon TL, B sınıfı römorkörcülük faaliyet lisansı için asgari 10 (on) milyon TL tutarında ödenmiş sermayeye sahip olur.

c) Kılavuz botu ve römorkör personeli gözcülük ve haberleşme personeli olarak değerlendirilmez.

Faaliyet lisansı süresi ve hükümleri

MADDE 9 – (1) Faaliyet lisansları her 5 yılda bir yenilenir.

a) İdareden hizmet izni alarak herhangi bir hizmet sahasında faaliyette bulunan bir teşkilata yapılan planlı ya da plansız denetimler neticesinde faaliyet lisansı alma şartlarını kaybettiği tespit edilen kuruluşa azami 3 ay süre verilir.

b) Faaliyet lisansına sahip olmakla birlikte herhangi bir hizmet sahasında İdareden hizmet izni almamış kuruluşların lisanslarını yenileme talepleri olması ve İdare tarafından yapılacak denetim neticesinde herhangi bir eksiklik bulunmaması durumunda lisansları yenilenir.

(2) Kuruluşlar faaliyet lisansı başvurularını, İdare tarafından hizmet sahalarının ilan edilmesini müteakip 15 gün içerisinde İdareye yaparlar. Lisans başvuruları, başvuru tarihini müteakip en geç 30 gün içerisinde İdare tarafından sonuçlandırılır. Lisans şartlarını sağlayan kuruluşa değerlendirme süresi sonunda uygun faaliyet lisansı verilir.

(3) Sahip olduğu A sınıfı faaliyet lisansı ile bir hizmet sahasında İdarece yetkilendirilmiş olan teşkilat, 6 ncı maddenin beşinci fıkrasında belirtilen nedenlerle kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetinin verilemediği hizmet sahalarına yönelik olarak İdarece yapılacak resen görevlendirmeleri kabul etmek zorundadır.

(4) Faaliyet lisansı ve bu faaliyet lisansı ile belirli bir hizmet sahasına yönelik alınmış olan hizmet izni devredilemez.

İzin şartı ve hizmet izin belgesi

MADDE 10 – (1) Herhangi bir hizmet sahasında İdare adına kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetleri verecek kuruluşların bu Yönetmelikte belirtilen şartları yerine getirerek İdareden, Kılavuzluk/Römorkörcülük Teşkilatı Hizmet İzin Belgesi alması şarttır. Hizmet İzin Belgesi, Hizmet İzin Komisyonu kararı ile İdarece düzenlenir.

(2) Hizmet izin belgesi başvurusunda bulunabilmek için uygun faaliyet lisansına sahip olmak şarttır. İdare, faaliyet lisansı için aranılan asgari şartlara ilaveten bölgesel hizmet sahasının tüm özelliklerini göz önünde bulundurarak ilave teknik kriterler getirebilir.

(3) Hizmet izin belgesinde, hizmet sahasının sınırları ve var ise bu sınırlar içindeki hizmet istisnaları, iznin başlangıç ve sona erme tarihleri ile İdare tarafından uygun görülen diğer hususlar belirtilir.

(4) İdareden kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatı hizmet izin belgesi almayan kuruluşlar herhangi bir hizmet sahasında kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti veremezler.

Hizmet sahası sınırları ve teşkilat sayısı

MADDE 11 – (1) Bu Yönetmelik gereği A, B ve C hizmet sahalarının sınırları;

a) Bölgenin coğrafi, ekonomik, stratejik ve güvenlik şartları,

b) Deniz trafiğinin yoğunluğu, uğrak yapan gemilerin tip, sayı, boyut ve tonajları ile bölgede elleçlenenyükün miktarı ve özellikleri,

c) Kıyı tesislerinin nitelikleri, sayısı ve fiziki koşulları ile hizmetin emniyetli, etkin ve süratli olarak verilebilirliği ve sürdürülebilirliği,

ç) Bu Yönetmelik yayımlanmadan önce başka bir mevzuat ve düzenlemeyle elde edilmiş haklar,

d) İmar planı bütünlüğü bulunan kıyı tesisi bölgeleri veya kümelenmiş kıyı tesislerinin yoğun olduğu kıyı veya deniz alanları,

gözetilerek İdare tarafından belirlenir.

(2) Bölgesel bir hizmet sahası içinde tek bir kılavuzluk kuruluşuna hizmet izni verilir. Bu kuruluş aynı hizmet sahasında römorkörcülük hizmeti veremez.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Hizmet İzni ve Süresi

Hizmet izni

MADDE 12 – (1) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti vermek isteyen kuruluşlar faaliyet lisanslarını almalarını müteakip 15 gün içerisinde hizmet izin belgesi almak için İdareye başvurur.

(2) İdare tarafından ilan edilen bölgesel bir hizmet sahasında görev yapacak teşkilatın belirlenmesi amacıyla; hizmet sahasının özelliği, gemi trafik yoğunluğu, taşınan yükün cinsi ve niteliği ve benzeri hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle, uygun faaliyet lisansına sahip olup sayı ve nitelikleri İdarece belirlenecek ilave römorkör ve kılavuz botu, ilave kılavuz kaptan gibi emniyet ve güvenliğe yönelik teknik şartları sağlayan kuruluşlar arasından, 6 ncı maddede belirtilen şartlar kapsamında Hizmet İzin Komisyonu tarafından değerlendirme yapılır.

(3) Hizmet İzin Belgesi almak için başvuran kuruluşun İdareye sunmuş olduğu teknik şartların tespitine yönelik olarak, İdare tarafından yerinde denetim ve incelemede bulunularak Uygunluk Raporu düzenlenmesi gereklidir. Başvurusuna yönelik şartları sağladığı tespit edilen kuruluşa sınıfına uygun olarak Hizmet İzin Belgesi düzenlenir.

İzin süresi

MADDE 13 – (1) Kılavuzluk ve römorkörcülük teşkilatlarına verilen hizmet izni süresi, A sınıfı hizmet sahaları için 20 yıl, B sınıfı hizmet sahaları için 15 yıl ve C sınıfı hizmet sahaları için 10 yıldır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Teminat, Devir Şartları, Yasaklar, Denetim ve İznin İptali

Teminat

MADDE 14 – (1) İdare, hizmet izni başvurularında, bu maddenin ikinci fıkrasında belirlenen yöntemle süresiz ve koşulsuz bir banka teminatı talep eder.

(2) Hizmet sahasında kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetinden elde edilen son üç yıllık gayrisafi hâsılatın ortalamasının % 3’ü oranında geçici teminat, % 6’sı oranında kesin teminat miktarı belirlenir. Yeni liman tesislerinin kurulması sebebiyle oluşturulan hizmet sahaları için verilecek izinlerde teminata esas değer, benzer özelliklere sahip diğer hizmet sahaları veya kıyı tesislerindeki gemi hareketlerine bağlı hizmet gelirleri hesaplanarak emsal değer yoluyla İdare tarafından belirlenir.

(3) Hizmet izni başvurusunda bulunan kuruluşlardan geçici teminat, hizmet izni başvurusu kabul edilen kuruluşlardan ise kesin teminat alınır.

(4) 6 ncı maddenin dokuzuncu fıkrasında belirtilen nitelikteki teşkilatlar ile İdarece resen görevlendirilen teşkilatlardan teminat istenmez.

Teminatın iadesi

MADDE 15 – (1) 14 üncü maddeye göre alınmış teminatlardan;

a) İdare tarafından yapılan değerlendirme neticesinde, kılavuzluk/römorkörcülük teşkilatı izin başvurusu yapan kuruluşlardan başvuruları kabul edilmeyenlerin geçici teminatı iade edilir.

b) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatları hizmet izin süreleri sonunda yeniden izin alamadıkları takdirde kesin teminatları, bu teşkilatın İdareye kesinleşmiş borcunun bulunmaması halinde tamamen, kesinleşmiş borcunun olması halinde ise ilgili borçlar düşülerek iade edilir.

c) Liman işletmesinin devriyle birlikte veya kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatının kendi talebi ile hizmet izninin iptal edilmesi durumunda, alınmış olan kesin teminatlar bu teşkilatın İdareye kesinleşmiş borcunun bulunmaması halinde tamamen, kesinleşmiş borcunun olması halinde ise ilgili borçlar düşülerek ve İdare tarafından o hizmet sahasında yeni bir yetkilendirme yapıldığında iade edilir.

İznin, hisselerin ve liman işletmesinin devri

MADDE 16 – (1) İdarece verilen izinler hiçbir surette devredilemez.

(2) Yetkili kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatının ortaklarında veya ortakların hisse yapısında değişikliğe neden olacak hisse devirleri İdareye bildirilerek onay alınır. Hisseleri devralacak ve şirketi temsile yetkili olacak kişilerin şirketi temsile yetkili ortaklarda aranılan ve bu Yönetmelikte belirtilen şartları haiz olması gereklidir. İdarenin onayı olmaksızın yapılan hisse devrinin tespiti halinde hizmet izni iptal edilir.

(3) Liman işletmesinin devri halinde, kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetleri kıyı tesisini devreden şirket tarafından yürütülüyorsa, söz konusu izin ihbara gerek olmaksızın iptal olmuş sayılır. Limanı devralan işletmenin, sadece devralınan limanda geçerli olmak üzere kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmet izin başvurusu devirden itibaren bir ay içerisinde İdareye yapılır. İzin başvuruları, bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde uygun değerlendirilmesi halinde devralan kuruluş, devreden kuruluşun kalan hizmet süresi kadar İdare tarafından yetkilendirilir.

(4) Devredilen limandaki hizmet teşkilatı, sahip olduğu izin çerçevesinde bu limanın dışında başka kıyı tesislerinde de hizmet veriyorsa, o bölgelerdeki faaliyeti de sona erer. İdare bu bölgeler için uygun göreceği teşkilatı bu Yönetmelik hükümlerine göre görevlendirebilir.

Yasaklar ve yükümlülükler

MADDE 17 – (1) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğini artırmaya yönelik, yetkilendirilmiş teşkilatlarca İdare adına verilen bir kamu hizmetidir. Bu kuruluşlar hizmetin ifasında İdareye ve ilgili liman başkanlığına karşı sorumludur.

(2) Kılavuzluk ve römorkörcülük teşkilatları, liman başkanlıklarınca yanaşma ordinosu ve liman çıkış izni tanzim edilmeyen gemilere ve İdarenin gemi yanaşması/ayrılmasını uygun görmediği kıyı tesislerine kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti veremez.

(3) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin kamu yararı ve sorumluluğu önceliğiyle, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesi gözetilerek emniyet ve güvenlik odaklı yürütülmesi esastır. Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti verecek olan teşkilat, haksız rekabet, üstünlük ve çıkar sağlayacak tutum ve davranışta bulunamaz.

(4) Bir kılavuz kaptan, sadece yapmış olduğu iş akdi gereğince bünyesinde bulunduğu teşkilatın yetkili olduğu hizmet sahası içerisinde kılavuzluk hizmeti verebilir. Acil ve beklenmeyen hallerde, aynı anda farklı bir hizmet sahasında kılavuzluk hizmeti verebilmesi veya görev başı eğitimi yapabilmesi İdarenin onayına tabidir.

(5) Kılavuzluk ve römorkörcülük teşkilatları, yetkili oldukları hizmet sahası içerisinde İdarenin veya ilgili liman başkanlığının talimatları doğrultusunda; can kurtarmaya yönelik arama-kurtarma, deniz kirliliği, yangın, kurtarma-yardım gibi acil durumlarda gerekli müdahaleyi yapmak zorundadır ve kamu yararına yönelik İdarenin ve liman başkanının talimatları çerçevesinde İdare adına görev alırlar.

(6) Kılavuzluk ve römorkörcülük teşkilatları, vermiş oldukları hizmetlere yönelik olarak, gemi hareketleri, kılavuz kaptan bilgileri, gemi ve liman tesisi bilgileri, yanaşma/ayrılma manevraları ile etap, palamar, demirleme, shifting gibi kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin mütemmim cüzü olan dolaylı hizmetler karşılığı elde edilen ücretler ile bu ücretler karşılığı ödenmesi gereken kamu payı bildirimleri ve benzeri tüm bilgileri eksiksiz ve gecikme olmaksızın İdarenin hazırlamış olduğu bilgi sistemine girerler.

(7) Kılavuzluk hizmeti veren teşkilatlar yetkili oldukları hizmet sahalarında, İdarenin uygun gördüğü sayıdaki kılavuz kaptan adayına Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliğinde belirtilen sürelerde görev başı eğitimi yaptırmak zorundadır.

(8) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti vermekte olan kuruluş çalışanları, seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğine yönelik risk oluşturan hususları, deniz kazalarını ve denizde meydana gelebilecek kirlilikle ilgili tespit ve uygunsuzlukları tespit anında ve sonrasında yazılı olarak 24 saat içerisinde İdareye veya ilgili liman başkanlığına bildirmek zorundadır.

(9) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetleri karşılığı gelir elde eden ve kamu payı ödemesi yapan tüm kuruluşların, gayrisafi hasılatın ve bu hasılat üzerinden ödenmesi gereken kamu paylarının tam ve doğru bir şekilde tespiti amacıyla, yeminli mali müşavir tarafından hazırlanmış özel amaçlı tasdik raporunu, en geç sonraki yılın Şubat ayı sonuna kadar İdareye ibraz etmesi zorunludur. Kamu kurum ve kuruluşları bu fıkra hükmünden muaftır.

(10) Her kılavuzluk teşkilatı, kılavuz kaptanların görev başında kullanabilmeleri için; en az 150 kg yüzdürme yeteneği olan su geçirmez tulum, yazlık ve kışlık tabanı kaymaz, petrol türevlerine ve ısıya dayanıklı, koruyucu özellikli ayakkabı, suya düşünce kendiliğinden şişebilen ışıklı ve düdüklü can yeleği ve benzeri kişisel emniyet teçhizatlarını temin etmek ve donatmakla; kılavuz kaptanlar ise kılavuzluk görevleri sırasında, ilgili mevzuatta belirtilen kıyafeti giymekle yükümlüdür.

(11) Kılavuz kaptanların ilgili mevzuat uyarınca almaları gereken yenileme eğitimleri ile sağlık durumlarının takibi yetkili kılavuzluk teşkilatının sorumluluğundadır.

(12) Kılavuzluk teşkilatı, kılavuz kaptanların manevra ve geçiş işlemi bitene kadar kılavuzluk görevlerini kesintisiz olarak yerine getirebilecek şekilde yeterince dinlenmiş, zihnen uyanık ve sağlıklı bir durumda olmalarından sorumludur.

Denetim

MADDE 18 – (1) İdare ve/veya liman başkanlıkları, hizmet iznine ve faaliyet lisansına sahip teşkilatları, bu Yönetmelik hükümlerine uygun hareket edip etmedikleri veya hizmet izni/faaliyet lisansı alma şartlarının devam edip etmediği hususunda planlı veya plansız denetleme yetkisine sahiptir.

(2) Planlı denetim, 2 yıldan fazla olmayan periyotlar dâhilinde, İdare ve liman başkanlığı personelinden oluşan en az 3 kişilik heyet tarafından gerçekleştirilir.

(3) İdare ve/veya liman başkanlıkları, teşkilatları bu Yönetmelik hükümlerine veya İdareye sunulan taahhütname şartlarına uygunlukları yönünden ihtiyaç olduğunda resen veya şikâyet üzerine denetleyebilir.

(4) Bakanlık, gerekli gördüğü durumlarda, hizmet ücretlerinden tahsil edilmesi gereken kamu payının takibine yardımcı olmak amacıyla; teşkilatların Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri tarafından da denetlenmesini talep edebilir.

(5) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatı, ilgili mevzuata göre tutmaya mecbur olduğu ticarî ve kanunî defterlerini, hizmet sözleşmelerini, kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetleri kapsamında yazdığı ve teslim aldığı mektup, ordino, faks, elektronik posta ve benzeri belgeler ile düzenlediği fatura, elektronik fatura, makbuz ve masraflarına ilişkin belgelerin asıllarını ve örneklerini, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydı ile yetki belgesi geçerlilik süresinden itibaren en az 5 yıl süreyle, muhafaza etmeye ve talep edildiği takdirde İdareye ibraz etmek üzere hazır bulundurmaya mecburdur.

(6) İdare ve liman başkanlıklarınca yapılan denetimlerde, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatına, aykırılığını/eksikliğini gidermek üzere İdare tarafından yazılı ihtarla 3 aydan fazla olmamak üzere süre verilir.

(7) Kamu paylarının tahsilâtının takibi Bakanlık Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığınca yapılır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Cezai Hükümler

İznin iptali, idari para cezaları ve diğer idari yaptırımlar

MADDE 19 – (1) Bu fıkrada belirtilen ihlallerin tespit edilmesi durumunda kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatına;

a) 17 nci maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması durumunda yüz bin Türk Lirasından iki yüz bin Türk Lirasına kadar,

b) 17 nci maddenin beşinci fıkrasına aykırı davranılması durumunda iki yüz bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar,

c) İdare veya liman başkanlığı tarafından verilen yazılı talimatlara veya düzenlemelere kasıtlı olarak uyulmaması durumunda iki yüz bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar,

ç) Yetkili olunan hizmet sahasında kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetinin keyfi olarak verilmemesi durumunda iki yüz bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar,

d) İdare tarafından belirlenmiş olan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet tarifesine uyulmadığının tespiti halinde yüz bin Türk Lirasından iki yüz bin Türk Lirasına kadar,

e) Mücbir sebepler dışında, İdare tarafından belirlenmiş kılavuz kaptan alma/bırakma yerinden farklı bir mevkide kılavuz kaptan alınması ya da bırakılması durumunda yüz bin Türk Lirasından iki yüz bin Türk Lirasına kadar,

f) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti verilmediği halde hizmet verilmiş gibi fatura düzenlenmesi durumunda beş yüz bin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına kadar,

g) İdarenin veya liman başkanlığının onayı olmaksızın 17 ncimaddenin dördüncü fıkrasına aykırı hareket edilmesi durumunda yüz bin Türk Lirasından iki yüz bin Türk Lirasına kadar,

idari para cezası uygulanır.

(2) Birinci fıkrada belirtilen ihlallerin, ilk idari yaptırımın uygulandığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde ikinci kez tekrarlanması halinde ilk cezanın iki katı oranında idari para cezası uygulanır. Bir yıl içerisinde tespit edilen üçüncü ihlalde ise teşkilatın hizmet izin belgesi iptal edilir.

(3) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen ihlallerde ayrıca, ilgili kılavuz kaptan Gemiadamları Disiplin Komisyonuna sevk edilir. Gemiadamları Disiplin Komisyonunca kılavuz kaptan yeterlik belgesinin iptal edilmesi yönünde karar verilmesi halinde kılavuz kaptan yeterlik belgesi iptal edilir ve ilgili kılavuz kaptan adına tekrar kılavuz kaptan belgesi düzenlenmez.

(4) Aşağıda belirtilen ihlallerin tespit edilmesi halinde kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatına, hizmet izin belgesi iptali de dâhil olmak üzere, uygulanacak olan idari yaptırım 20 nci maddede tanımlanan Kusur Tespit ve Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenir:

a) İdarece yapılacak resen görevlendirmeye aykırı hareket edilmesi durumunda.

b) Süresinde kesin teminatın yatırılmaması durumunda.

c) Süresinde hizmete başlanmaması durumunda.

ç) 18 inci maddenin altıncı fıkrasında belirtilen süre sonunda uygunsuzluğun giderilmemiş olması durumunda.

(5) 20 nci maddenin beşinci fıkrası uyarınca ağır ihmal ve kusuru tespit edilen kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatına yüz bin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası uygulanır.

(6) 16 ncı maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen durum hariç olmak üzere, hizmet izni İdare tarafından iptal edilen teşkilatın yatırmış olduğu kesin teminat Hazineye irat kaydedilir. Hizmet izni iptal edilen teşkilatın sahipleri, ortakları ve bu sahiplerin/ortakların birinci dereceden yakınları aynı isim altında veya isim ve ticari unvan değişikliği yaparak veya yeni bir şirket kurarak aynı veya farklı bir hizmet sahası için 2 (iki) yıl boyunca yetki belgesi başvurusunda bulunamaz.

(7) İzni iptal edilen, kendi talebi ile izninin iptalini isteyen veya izin süresi biten teşkilat, İdare tarafından o bölgede yeniden bir teşkilat hizmet izni verilinceye veya resen ya da doğrudan görevlendirme yapılıncaya kadar, kesintisiz hizmet vermeye mecburdur. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket eden teşkilat, aynı isim altında veya isim ve ticari unvan değişikliği yaparak veya yeni bir şirket kurarak 5 yıl süre ile hiçbir hizmet sahası için başvuru yapamaz.

(8) Bu maddede belirtilmemiş olan bu Yönetmelik hükümlerine yönelik ihlaller neticesinde, İdare veya liman başkanlığınca iki kez yazılı ihtarda bulunulan teşkilatın, üçüncü kez bu Yönetmeliğin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde uygulanacak idari yaptırım Kusur Tespit ve Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenir.

(9) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatının kendi talebi olması halinde hizmet izin belgesi iptal edilir.

(10) Bu Yönetmelik ile düzenlenen idari yaptırım kararları İdarece verilir.

(11) Bu madde kapsamında belirtilen meblağlar her yıl 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır.

(12) Bu maddede belirtilen yaptırımlar mücbir veya makul bir sebebin bulunmadığı durumlar için geçerlidir.

Teşkilatın hizmetlerinden kaynaklı kusurlar

MADDE 20 – (1) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri kapsamında meydana gelebilecek deniz kazalarına veya kazaya yakın olaylar ile teşkilatların bu Yönetmelik hükümleri ve hizmet disiplinine aykırı davranışlarına ilişkin teknik inceleme ve araştırma, gerekli görüldüğü hallerde İdarenin kuracağı bir Kusur Tespit ve Değerlendirme Komisyonu vasıtasıyla gerçekleştirilir.

(2) Kusur Tespit ve Değerlendirme Komisyonu üyeleri; İdareyi temsilen ilgili Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ve bir uzman personel olmak üzere üç kişi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden ilgili Daire Başkanı ve İdarece seçilecek bir teşkilatta görev yapan kılavuz kaptan olmak üzere toplam 5 kişiden oluşur. Komisyonun başkanlığını Genel Müdür Yardımcısı yürütür. İdare gerektiği hallerde komisyona üye davet edebilir ve bağımsız kuruluşlardan teknik destek alabilir.

(3) Kusur Tespit ve Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirme neticesinde gerekli görülen durumlarda; uyarma, yüz bin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası uygulanması, faaliyet izninin 3 aydan 1 yıla kadar askıya alınması, hizmet izin belgesi iptali yaptırımları da dâhil olmak üzere idari yaptırım kararı verilebilir.

(4) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatının hizmet verdiği gemi ilgilileri veya kıyı tesisi ile yapmış olduğu herhangi bir sözleşme, bu teşkilatın İdareye karşı olan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

(5) Kusur Tespit ve Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılacak araştırma ve teknik inceleme neticesinde, ağır ihmal ve kusuru tespit edilen kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatına, kazaya neden olan unsurlar, kazanın etki ve sonuçları göz önünde bulundurularak komisyon kararına istinaden idari para cezası ve/veya bu Yönetmelikte belirtilen diğer idari yaptırımlar uygulanır. Kılavuz kaptanlara yönelik uygulanacak idari yaptırımlar Gemiadamları Disiplin Komisyonunca belirlenir. İdare söz konusu idari yaptırımlara yönelik nihai kararı verir.

(6) Bu madde hükümleri çerçevesinde yapılacak olan değerlendirmelerde, seyir ve manevraya ilişkin olarak hukuksal sorumluluğun gemi kaptanında olduğu ve kılavuz kaptanın gemi kaptanının danışmanı statüsünde hizmet verdiği hususu göz önünde bulundurur.

ALTINCI BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Etap seyri

MADDE 21 – (1) Körfez, koy, boğaz ve kanal gibi deniz trafiğinin yoğun olduğu dar ve riskli deniz alanlarında, seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğini artırmaya yönelik olarak İdare kılavuz kaptan ile etap seyri uygulaması belirleyebilir.

Özel hükümler

MADDE 22 – (1) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatı bulunmayan bir hizmet sahasında, o hizmet sahasına komşu veya en yakın bölgedeki kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatınca hizmet izni talebinde bulunulması halinde; bu Yönetmelikte belirtilen şartlara uymak ve hizmet verilecek kıyı tesisleri isimlerinin belirtilmesi kaydıyla İdare tarafından geçici izin verilebilir. Bu şekilde verilmiş olan geçici hizmet izni, o hizmet sahasına yönelik olarak herhangi bir kuruluşa kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatı hizmet izni verilmesi durumunda kendiliğinden sona erer.

(2) Bir hizmet sahasında görev yapan yetkili teşkilatın; hastalık, ölüm, istifa gibi sebeplere bağlı kılavuz kaptan yetersizliğinden veyahut deniz araçlarından kaynaklı beklenmedik teknik bir aksaklıktan dolayı geçici olarak hizmet veremeyecek duruma gelmesi halinde; İdare bu hizmet sahasında, tercihen en yakın teşkilatı görevlendirmek de dâhil olmak üzere, hizmetlerin aksamamasına yönelik önlemler alabilir ve geçici düzenlemeler yapabilir.

(3) Yetkili kılavuzluk teşkilatı bulunmayan hizmet sahalarındaki kılavuzluk hizmetleri, varsa o hizmet sahasına yönelik yeterlik belgesine sahip kılavuz kaptanlar tarafından liman başkanlığının gözetimi ve denetimi altında gerçekleştirilir. Söz konusu hizmet sahası yetkisini haiz kılavuz kaptan bulunmuyorsa, kılavuz kaptan yeterliğine sahip kişi, İdareye yapacağı başvurunun uygun değerlendirilmesi halinde, Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde ilgili liman başkanlığı tarafından görev başı eğitimi ile birlikte kılavuzluk hizmetine başlatılır. Anılan hizmet sahasında İdare tarafından bir kılavuzluk teşkilatı yetkilendirildiği vakit o kılavuz kaptanın görevi sona erer.

(4) Bir kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatı, bünyesinde bulunan deniz vasıtaları ve bunların personeline yönelik olarak, yetkili olduğu hizmet sahasındaki liman, iskele, dolfen, şamandıra gibi kıyı tesislerinin bağlama, barınma, su ve elektrik ikmal imkânları ve diğer hizmetlerinden, İdarenin belirlediği koşullar çerçevesinde ve süre zarfında olması kaydıyla, kıyı tesisinin uygun göreceği şekilde ve yürürlükteki resmi tarifeler kapsamında yararlanabilir. İdare gerekli gördüğü hallerde bu uygulamaya yönelik resen düzenleme yapabilir.

(5) İdare, yetkilendirmiş olduğu bir kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatından, izin süresi içerisinde hizmet sahası içinde gelişen şartlara bağlı olarak, hizmetin etkin ve emniyetli sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla, daha önce almış olduğu taahhütnameye ilave şartlar içeren yeni bir taahhütname talep edebilir. Teşkilat, talep edilen şartları 6 ay içerisinde sağlayacağını belirtir yeni taahhütnameyi İdareye sunar. İdare, uyulması istenilen yeni taahhütname şartlarını sağlama bakımından gerekli yatırım ve tedariklerin termin planları bakımından makul ve gerçekçi gerçekleştirme sürelerini de dikkate alarak bu süreyi uzatabilir.

(6) İdare, kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetinin verilemediği hizmet sahalarında, geminin teknik yapısı ve özellikleri, kullanım amacı, geminin yükü, oşinografik ve meteorolojik şartlar, komşu tesislerle etkileşim, kıyı tesisine gelen gemi sayısı gibi koşullar ile stratejik ve ekonomik hususlar göz önünde bulundurularak; kılavuz kaptan ve/veya römorkör muafiyeti de dâhil olmak üzere, istisnai alternatif teknik düzenlemeler yapabilir.

(7) İdare, yıl içerisinde kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmetinin çok az verildiği, yıllık hizmet dağılımı dengeli olmayan, verilen hizmetler karşılığı elde edilen gelir ile bu Yönetmelikte tanımlı C sınıfı faaliyet lisansı şartlarının karşılanmasının dahi mümkün olmadığı hizmet sahalarında, faaliyet lisansı şartlarının aranmaması da dâhil olmak üzere, bu Yönetmelikte belirtilenler dışında özel düzenlemeler yapabilir.

(8) Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük teşkilatının mücbir bir sebepten dolayı hizmet veremez bir duruma gelmesi halinde; bu durumun teşkilattan kaynaklı bir kusurdan ileri gelmemiş olduğunun ve teşkilatın bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmediğinin, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen 1 ay içerisinde İdareye yazılı olarak bildirilmesi ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi zorunludur.

(9) Yetkili kılavuzluk teşkilatının veya İdarenin gerekli gördüğü durumlarda; bir kılavuz kaptan, periyodik sağlık kontrolünün süresi beklenmeksizin de sağlık kontrolüne sevk edilebilir. Kılavuz kaptanın ruhsal veya fiziksel olarak kılavuzluk mesleğini belirsiz bir zaman süreci için yapmaya uygun olmadığının belirtilmesi halinde, kılavuz kaptan yeterliği iptal edilir. Sağlık raporunda mesleğini tam olarak yapmaya ruhsal veya fiziksel olarak kılavuz kaptanın geçici bir süre için elverişsiz olduğunun belirtilmesi durumunda ise kılavuz kaptan belirtilen süre için mesleğini yapmaktan yetkili kılavuzluk teşkilatınca alıkonulur ve yeterlik belgesi ilgili liman başkanlığına teslim edilir.

Yürürlükten kaldırılan yönetmelik

MADDE 23 – (1) 31/12/2018 tarihli ve 30642 dördüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 24 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 25 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yürütür.

 

Devamı: Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.