• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category Archiveİş Kazası Mevzuatı

2019 SGK İstatistik Yıllığı

2019 SGK İstatistik Yıllığı

— 2019 YILLIK BÖLÜM 1 Sigortalı ve İş Yeri İstatistikleri

— 2019 YILLIK BÖLÜM 2 Aylık ve Gelir Alan İstatistikleri

— 2019 YILLIK BÖLÜM 3-1 İş Kazası ve Meslek Hastalığı İstatistikleri (4a)

— 2019 YILLIK BÖLÜM 3-2 İş Kazası ve Meslek Hastalığı İstatistikleri(4b)

— 2019 YILLIK BÖLÜM 4 Hastalık İstatistikleri

Dosyayı İndirmek İçin Tıklayınız

 

Devamı: 2019 SGK İstatistik Yıllığı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

2019 SGK İstatistik Yıllığı

2019 SGK İstatistik Yıllığı

— 2019 YILLIK BÖLÜM 1 Sigortalı ve İş Yeri İstatistikleri

— 2019 YILLIK BÖLÜM 2 Aylık ve Gelir Alan İstatistikleri

— 2019 YILLIK BÖLÜM 3-1 İş Kazası ve Meslek Hastalığı İstatistikleri (4a)

— 2019 YILLIK BÖLÜM 3-2 İş Kazası ve Meslek Hastalığı İstatistikleri(4b)

— 2019 YILLIK BÖLÜM 4 Hastalık İstatistikleri

Dosyayı İndirmek İçin Tıklayınız (5,08 Mb)

 

Devamı: 2019 SGK İstatistik Yıllığı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Koronavirüs İş Kazası veya Meslek Hastalığı Olarak Kabul Edilmedi

Koronavirüs İş Kazası veya Meslek Hastalığı Olarak Kabul Edilmedi

ÖZET:

Koranavirüs (COVID-19) bulaşıcı bir hastalıktır, söz konusu pandemiye maruz kalan sigortalılar hakkında iş kazası veya meslek hastalığı hükümleri değil hastalık sigortası hükümleri uygulanacaktır.

CORONAVİRÜS (COVİD 19) SALGINININ İŞ KAZASI VE MESLAK HASTALIĞI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13’üncü maddesinde iş kazasının, 14’üncü maddesinde ise meslek hastalığının tanımı yapılmıştır.

Buna göre;

“İş kazası;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır”

Meslek Hastalığı;

“Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.”

Şeklinde tanımlanmıştır.

Koronavirisüne (covid-19) maruz kalan çok sayıda çalışan için salgının iş kazası veya meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı konusunda belirsizlikler bulunmaktaydı. SGK, ilgili mevzuat bölümünde belirtilen genelge ile konuya açıklık getirmiştir. Genelgeye göre, COVID-19 virüsünün bulaşıcı bir hastalık olduğu ve söz konusu salgına maruz kalan ve sağlık hizmet sunucularına müracaat eden sigortalılara hastalık kapsamından provizyon alınması gerektiği belirtilmiştir. Yani COVID-19 iş kazası veya meslek hastalığı değil hastalık olarak kabul edilmiştir. İşyerinde veya işyeri dışında koronavirüse yakalanıp yakalanmadığına bakılmaksızın hiçbir covid-19 pozitif vakasının SGK’ya iş kazası veya meslek hastalığı olarak bildirilmesine gerek yoktur.

SGK Genelgesi 2020/12 – Koronavirüs Genelgesi

Kaynak: TÜRMOB

Haber Arası Reklam

 

Devamı: Koronavirüs İş Kazası veya Meslek Hastalığı Olarak Kabul Edilmedi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

COVID-19 Etkisiyle İş Kazası – Rebia Rezzan ÖZDURAN, Avukat

COVID-19 Etkisiyle İş Kazası

Rebia Rezzan ÖZDURAN
Avukat – MBA
rozduran@ozduran.av.tr
Yazar Hakkında

Türkiye’de etkisi ve yayılımı devam eden Coronavirus 2019’un (“Covid-19) çalışma hayatına birçok yansıması olmuş, olumsuz etkilerin minimize edilmesi için de bir dizi yasal düzenleme yapılmıştır.

Hali hazırdaki yasal düzenlemelerin ve yayılımı hızla devam eden Covid-19’un işverenler açısından bir önemli noktası da iş kazası konusudur.

Bu çalışma kapsamında, işçinin Covid-19’a yakalanması durumu iş kazası açısından değerlendirilecektir.

Öncelikle iş kazasının mevzuatımızdaki yerinin kısa bir incelemesini yapmak gerekecektir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. Maddesine göre;

İş Kazası;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3. Maddesinde de İş Kazası “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay” şeklinde tanımlanmaktadır.

Yukarıda yer verilen maddeler uyarınca; işçinin işyerinde veya iş için görevlendirildiği bir yerde Covid-19’a yakalanması durumu iş kazası olarak nitelendirilebilecektir. Yargıtay’ın konuyla ilgili güncel ve “salgın hastalık” bakımından en çok üzerinde durulan kararı açısından da inceleme yapmak da doğru olacaktır.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/5018 E., 2019/2931 K. Sayılı kararında; tır şoförü olan içinin işvereni tarafından Ukrayna’ya sefere gönderildiği, Türkiye’ye dönüşü sonrasında şikayetlerinin başladığını, hastaneye başvuru tarihi ve H1N1 virüsünün kuluçka süresi göz önünde tutularak işçinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında H1N1 virüsünü kaptığı değerlendirilmiş ve söz konusu olayı iş kazası olarak kabul etmiştir.

Yargıtay’ın yukarıdaki kararı da göz önünde tutularak; işçinin işveren ait işin görülmesi esnasında Covid-19’a yakalanması durumunda iş kazasından söz edileceği söylenilebilir.

Bununla birlikte, Covid-19’a ilişkin güncel durumda, işverenlerin sıklıkla başvurduğu “uzaktan çalışma” modelinde de; işçinin evde uğrayabileceği kazanın iş kazası olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu da değerlendirilmesi gereken bir noktadır. Belirtmek gerekir ki; evde de olsa; işçinin, görülen iş nedeniyle ve görülen işin ifası sırasında kazaya uğraması durumu iş kazası olarak kabul edilecektir. Dolayısıyla, elbette uzaktan çalışma sırasında evde gerçekleşecek tüm kazalar iş kazası olarak kabul edilmeyecektir; ancak işçinin görevini yerine getirmesi sırasında ve görevi ile ilgili kazalar iş kazası olarak değerlendirilecektir. Bu noktada, işverenin uzaktan çalışma durumunda da İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda gerekli bilgilendirmeleri yapmak, riskleri en aza indirgeyecek eğitimleri vermek konusunda yükümlülüğü bulunmaktadır. En geniş anlamda; işverene önerilen bu bilgilendirme ve eğitimleri yazılı olarak yapmasıdır.

Son not olarak; işçinin; Covid-19’a yakalandığı tüm durumların iş kazası olarak kabul edilmesi elbette söz konusu değildir. Ancak; kaza ile işçinin ifa ettiği iş arasında bir illiyet bağı var ise; işçinin işverene ait işin görülmesi esnasında Covid-19’a yakalandığından söz edilebiliyor ise; iş kazası nitelendirilmesi yapılabilecektir. Bu noktada, her somut durumu ayrı ayrı değerlendirmek gerektiğinin ve eğer işçinin Covid-19’a yakalanma hali ifa ettiği iş ile ilgili ise; bu noktada iş kazası bildirimi yapılması gerektiğinin altı çizilmelidir.

Haber Arası Reklam

Devamı: COVID-19 Etkisiyle İş Kazası – Rebia Rezzan ÖZDURAN, Avukat Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

COVID-19 Etkisiyle İş Kazası – Rebia Rezzan ÖZDURAN, Avukat

COVID-19 Etkisiyle İş Kazası

Rebia Rezzan ÖZDURAN
Avukat – MBA
rozduran@ozduran.av.tr
Yazar Hakkında

Türkiye’de etkisi ve yayılımı devam eden Coronavirus 2019’un (“Covid-19) çalışma hayatına birçok yansıması olmuş, olumsuz etkilerin minimize edilmesi için de bir dizi yasal düzenleme yapılmıştır.

Hali hazırdaki yasal düzenlemelerin ve yayılımı hızla devam eden Covid-19’un işverenler açısından bir önemli noktası da iş kazası konusudur.

Bu çalışma kapsamında, işçinin Covid-19’a yakalanması durumu iş kazası açısından değerlendirilecektir.

Öncelikle iş kazasının mevzuatımızdaki yerinin kısa bir incelemesini yapmak gerekecektir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. Maddesine göre;

İş Kazası;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3. Maddesinde de İş Kazası “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay” şeklinde tanımlanmaktadır.

Yukarıda yer verilen maddeler uyarınca; işçinin işyerinde veya iş için görevlendirildiği bir yerde Covid-19’a yakalanması durumu iş kazası olarak nitelendirilebilecektir. Yargıtay’ın konuyla ilgili güncel ve “salgın hastalık” bakımından en çok üzerinde durulan kararı açısından da inceleme yapmak da doğru olacaktır.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/5018 E., 2019/2931 K. Sayılı kararında; tır şoförü olan içinin işvereni tarafından Ukrayna’ya sefere gönderildiği, Türkiye’ye dönüşü sonrasında şikayetlerinin başladığını, hastaneye başvuru tarihi ve H1N1 virüsünün kuluçka süresi göz önünde tutularak işçinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında H1N1 virüsünü kaptığı değerlendirilmiş ve söz konusu olayı iş kazası olarak kabul etmiştir.

Yargıtay’ın yukarıdaki kararı da göz önünde tutularak; işçinin işveren ait işin görülmesi esnasında Covid-19’a yakalanması durumunda iş kazasından söz edileceği söylenilebilir.

Bununla birlikte, Covid-19’a ilişkin güncel durumda, işverenlerin sıklıkla başvurduğu “uzaktan çalışma” modelinde de; işçinin evde uğrayabileceği kazanın iş kazası olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu da değerlendirilmesi gereken bir noktadır. Belirtmek gerekir ki; evde de olsa; işçinin, görülen iş nedeniyle ve görülen işin ifası sırasında kazaya uğraması durumu iş kazası olarak kabul edilecektir. Dolayısıyla, elbette uzaktan çalışma sırasında evde gerçekleşecek tüm kazalar iş kazası olarak kabul edilmeyecektir; ancak işçinin görevini yerine getirmesi sırasında ve görevi ile ilgili kazalar iş kazası olarak değerlendirilecektir. Bu noktada, işverenin uzaktan çalışma durumunda da İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda gerekli bilgilendirmeleri yapmak, riskleri en aza indirgeyecek eğitimleri vermek konusunda yükümlülüğü bulunmaktadır. En geniş anlamda; işverene önerilen bu bilgilendirme ve eğitimleri yazılı olarak yapmasıdır.

Son not olarak; işçinin; Covid-19’a yakalandığı tüm durumların iş kazası olarak kabul edilmesi elbette söz konusu değildir. Ancak; kaza ile işçinin ifa ettiği iş arasında bir illiyet bağı var ise; işçinin işverene ait işin görülmesi esnasında Covid-19’a yakalandığından söz edilebiliyor ise; iş kazası nitelendirilmesi yapılabilecektir. Bu noktada, her somut durumu ayrı ayrı değerlendirmek gerektiğinin ve eğer işçinin Covid-19’a yakalanma hali ifa ettiği iş ile ilgili ise; bu noktada iş kazası bildirimi yapılması gerektiğinin altı çizilmelidir.

Haber Arası Reklam

Devamı: COVID-19 Etkisiyle İş Kazası – Rebia Rezzan ÖZDURAN, Avukat Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İş Kazası İncelemelerinde ve Geçici İş Göremezlik Ödemelerinde Değişiklik

İş Kazası İncelemeleri ve Geçici İş Göremezlik Ödemeleri

ÖZET :

SGK, iş kazası incelemelerinde İş Kazası Tespit Komisyonunca iş kazası olup olmadığına karar verilememesi halinde,  ölümle sonuçlanan iş kazası incelemelerinin SGK Müfettişleri tarafından, ölümle sonuçlanmayan diğer iş kazası incelemelerinin ise SGK denetmenleri tarafından yapılmasını ve sigortalıların raporlu kılınan dönemde rapor gün sayısı ile SGK’ ya bildirilen gün sayısının 30 günden fazla olması halinde, işveren tarafından çalışmadı bildirimi yapılmadığı sürece raporlu kılınan dönem için geçici iş göremezlik ödeneği verilmeyeceğini kararlaştırmıştır.

İŞ KAZASI İNCELEMERİNDE VE VERİLEN GEÇİÇİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEKLERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

Sosyal Güvenlik Kurumu, Kısa vadeli Sigorta Kolları uygulamalarının usul ve esaslarının açıklandığı 2016/21 sayılı genelgede, 23/9/2019 tarihli 2019/20 sayılı genelge ile değişiklikler yapmıştır. Buna göre;

1) İş Kazası Tespit Komisyonunca, sigortalının maruz kaldığı olayın iş kazası olup olmadığına karar verilememesi halinde veya Komisyonca olayın iş kazası olmadığı kararına yeni bilgi ve belgelerle itiraz edilmesi halinde, olay ölümle sonuçlanmış ise, iş kazası incelemesi SGK Müfettişlerince, diğer hallerde ise SGK Denetmenlerince yapılacaktır.

2) Sigortalının maruz kaldığı olayda ölmesi halinde, Kısa Vadeli Sigorta Servisi veya İş Kazası Tespit Komisyonu tarafından iş kazası tespiti yapılanların dosyaları, sorumluluk ve kusur oranlarının tespiti için SGK müfettişlerine aktarılacaktır. İş Kazası Tespit Komisyonu tarafından iş kazası tespiti yapılamayanların dosyaları da hem iş kazası incelemesi hem de sorumluluk ve kusur oranlarının tespiti için SGK müfettişlerine aktarılacaktır. Belirlenen kusur oranlarına göre ilgililerden rücu işlemleri yapılacaktır.

3) Sigortalı bildirimi yapılmayan kişilerin iş kazası geçirmesi halinde, ölümle sonuçlanan olaylar SGK Müfettişlerince, diğer hallerde ise SGK Denetmenlerince incelenecektir.

4) İş kazası veya meslek hastalığı soruşturmaları sonucu düzenlenen denetim raporlarında, sigortalının ağır kusurlu olduğunun ve kusur derecesinin de belirtilmesi halinde geçici iş göremezlik ödeneği ağır kusur derecesi esas alınarak 1/3 oranında eksiltilerek ödenecektir. Ancak raporda “ağır kusur” ifadesi yer almakla birlikte kusur derecesi yazılmamış ise geçici iş göremezlik ödeneği %5 oranında kesinti yapılmak suretiyle ödenecektir.

5) SGK tarafından iş kazaları ile ilgili olarak yapılan soruşturmalarda düzenlenen raporlarda işveren, sigortalı veya üçüncü kişinin fiillerinin Kanunun 21 ve 22’nci maddeleri kapsamında bulunduğunun belirtilmesi, ancak aynı konuda iş müfettişlerince düzenlenen raporda işveren, sigortalı ve üçüncü kişinin fiilinin anılan Kanunun aynı maddeler kapsamında olduğunun değerlendirilmesi ile birlikte kusur derecelerinin de belirtilmesi durumunda, iş müfettişi raporunda önerilen kusur derecelerine göre işlem yapılacaktır.

6) Kısa Vadeli Sigorta Servisi veya İş Kazası Tespit Komisyonu tarafından iş kazası tespiti yapılan olayın, denetim raporu sonucunda iş kazası olmadığının anlaşılması halinde, olay hastalık vakası olacağından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin ilk 2 güne denk gelen kısmı geri alınacaktır. Şayet sigortalı hakkında ödeneğe esas iş göremezlik raporunun başladığı tarihten önceki son bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmemiş ise ödenen geçici iş görmezlik ödeneği ile sürekli iş göremezlik gelirinin tamamı geri alınacaktır.

7) Sigortalının raporlu olduğu ayda, rapor süresi ile SGK’ya bildirilen gün sayısının 30 günden fazla olması halinde, sigortalı adına “çalışmadı” şeklinde bildirim yapılmadığı sürece geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecektir.

Örnek-1: 23/08/2019 – 27/08/2019 tarihleri arasında istirahatli olan sigortalı adına Ağustos/2019 ayı için aylık prim ve hizmet belgesinde 30 günlük prim bildirilmiş ve ayrıca çalışılmadığına dair bildirim yapılmamıştır. Bu durumda sigortalı adına “çalışmadı” şeklinde bildirim yapılmadığı sürece geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecektir.

Örnek-2: 01/06/2019 – 09/06/2019 tarihleri arasında istirahat raporu bulunan sigortalı adına aylık prim ve hizmet belgesi ile Haziran/2019 ayı için 25 günlük prim bildirilmiş ve eksik gün nedeni olarak “12-Birden Fazla” seçimi yapılmıştır. Bu durumda eksik gün süresi ile istirahat süresi uyumlu olmadığından ve eksik gün nedeni “1-İstirahat” olarak bildirilmediğinden, sigortalı adına “çalışmadı” şeklinde bildirim yapılmadığı sürece geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecektir.

Örnek-3: 06/05/2019 – 15/05/2019 tarihleri arasında istirahat raporu bulunan sigortalı adına aylık prim ve hizmet belgesi ile Mayıs/2019 ayı için 5 günlük prim bildirilmiş ve eksik gün nedeni olarak “12-Birden Fazla” seçimi yapılmıştır. Bu durumda sigortalı adına bildirilen prim gün sayısı, istirahat süresine uyumlu kabul edilecek ve bildirim süresinin geçmiş olması ancak herhangi bir yöntemle çalışılmadığına dair bildirim yapılmamış olması halinde geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir.

  • Kâğıt ortamında düzenlenen ve SGK’ya gönderilen raporlar için çalışılmadığına dair bildirim, istirahatin bittiği tarihin içinde bulunduğu aya ait APHB’nin verilme süresi bitimine kadar yapılacaktır. Kağıt ortamında düzenlenen raporlar e-Ödenek manuel rapor kayıt giriş ekranından kaydedilebilmekte olup, kaydedildiği anda işveren ekranlarında görüntülenebildiğinden bu şekilde kaydedilen raporlar için işverene bildirim yapması yönünde ayrıca tebligat gönderilmeyecektir. Bu şekilde kaydedilen raporlar için işveren ekranına düştüğü tarihin içinde bulunduğu aya ait APHB verilme süresine kadar işveren tarafından bildirim yapılması gerekmektedir. Anılan ekrandan kaydedilemeyen raporlar için ise işverenin söz konusu rapordan haberdar olamayabileceği de göz önüne alınarak İPC uygulanmadan önce çalışılmadığına dair bildirim yapması yönünde işverene tebligat gönderilmesi gerekmektedir.

8) Tebellüğ tarihinin içinde bulunduğu aya ait APHB verilme süresine kadar işveren tarafından bildirim yapılması gerekmektedir. Bu şekilde işverence bildirim yapılmaması veya geç bildirim yapılması halinde İPC uygulanacaktır. Ancak, işyerlerinde SGK’nın denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılacak denetim ve kontrollerde söz konusu bildirimin geç yapıldığının tespiti halinde ise idari para cezaları yukarıda belirtilen tebligat yapılmadan uygulanacaktır.

Haber Arası Reklam

9) Meydana gelen bir iş kazasında, işverenin kastı ya da mevzuata aykırı bir eylemi mevcut ise sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği için işveren sorumlu tutulacak ve işverene kusuru oranında başvurulacaktır. Eldeki bilgi ve belgelerde işverenin kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte kusur oranına yer verilmemişse, ödenen geçici iş göremezlik ödemelerinin tamamı olayda kastı veya kusuru bulunan işverene rücu edilecektir.

Örnek-4: 23/08/2019 tarihinde meydana gelen ölümlü olmayan iş kazası sonucu sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen raporda işverenin %80, sigortalının ise %20 oranında kusurlu olduğu (ağır kusur ifadesine yer verilmemiştir) tespit edilmiştir. Söz konusu iş kazası sonucu sigortalıya verilen 10 günlük istirahat raporuna istinaden sigortalıya ödenen 3000 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin işverenin kusur oranına (%80) tekabül eden 2400 TL’nin işverenden tahsil edilmesi gerekmektedir.

10) Hastalık vakalarında yapılacak rücu işlemleri için kusur oranları tespit edilmesi gerektiği hallerde, kamu kurum ve kuruluşlarından veya kolluk kuvvetlerinden SGK’ ya intikal eden rapor ve tutanaklar ile mahkeme kararlarında belirtilen oranlara göre kısa vadeli sigortalar servislerince, tespit edilememesi halinde ise SGK tarafından yapılan masrafların toplamının sigorta primine esas kazanç tavanı aylık tutarından fazla olması durumunda dosya, sosyal güvenlik denetmeni tarafından incelenecek ve düzenlenen raporlarda belirtilen kusur oranlarına göre işlem yapılacaktır.

11) Kanunun üçüncü kişilerin sorumluluğunu açıklayan anılan fıkrasında, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık meydana gelmişse, sigortalıya veya hak sahiplerine iş kazası, meslek hastalığı ile hastalık sigortası kolundan SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin ilgililere ödettirilmesi öngörüldüğünden, bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle olayın meydana gelişinde üçüncü kişinin kusuru nedeniyle meydana geldiğinin gerekli belgelerle (denetim raporu, mahkeme kararı, komisyon kararı, ünite kararı vb.) kesin olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Sigortalılara iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası kollarından ödenen geçici iş göremezlik ödeneklerinin, sorumlu olan üçüncü şahıslardan rücusu ile ilgili başlatılan soruşturma sonucunda Cumhuriyet Savcılığı tarafından takipsizlik veya mahkemece açılan Kamu davasının düşürülmesine veya ilgilinin beraatına karar verilmesi halinde, bu kararların sorumluluğu ortadan kaldırmayabileceği dikkate alınarak, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortasından Kanunun 18’inci maddesi gereğince ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin üçüncü kişiye tazmin ettirilmesi konusunda hukuki yola başvurulacaktır.

Kaynak: TÜRMOB

Devamı: İş Kazası İncelemelerinde ve Geçici İş Göremezlik Ödemelerinde Değişiklik Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

SGK Genelgesi 2019/20 – İş Kazası Geçici İşgöremezlik

SGK Genelgesi 2019/20

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Sayı : 96597630-010.06.01-E.13876919

Konu : 2016/21 Sayılı Genelgede Değişiklik

Tarih: 23/09/2019

GENELGE

2019/20

Kısa vadeli sigorta kolları uygulamalarından olan iş kazasının tespiti ve soruşturulması süreçleri ile istirahatli olan sigortalılara ödenen geçici iş göremezlik ödeneğine esas çalışılmadığına dair bildirime ilişkin 29/9/2016 tarihli, 2016/21 sayılı Genelgede yapılan değişiklikler aşağıda açıklanmıştır.


Bu Genelge Hakkında TÜRMOB Açıklamaları İçin Tıklayınız


Söz konusu Genelgenin;

1- “2.1.1.2.İş Kazası Tespit Komisyonunca Tespit Yapılması” başlıklı bölümünün üçüncü paragrafının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Komisyonun “iş kazası değildir” kararına sigortalının yeni bilgi ve belgeler ile itiraz etmesi halinde olay Komisyon tarafından yeniden değerlendirilecek, karar verilememesi halinde, gerekçesi belirtilerek sigortalının itirazına esas olarak sunduğu yeni bilgi ve belgeler eklenmek suretiyle oluşturulacak dosya, denetim talebi ile ölümlü olmayan vakalarda sosyal güvenlik denetmenlerine, ölümle sonuçlanan vakalarda ise Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığına iletilecektir.”

2- “2.1.1.3.Denetim Vasıtasıyla Tespit Yapılması” başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Oluşturulan Komisyon tarafından da olayın iş kazası olduğuna ya da olmadığına karar verilememesi halinde herhangi bir şart aranmadan dosya, belgeleri ve gerekçeleri ile birlikte soruşturulmak üzere; ölümlü olmayan vakalarda sosyal güvenlik denetmenlerine, ölümle sonuçlanan vakalarda ise Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığına iletilecektir.”

3- “2.1.2.Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranının Tespiti” başlıklı bölümünün yedinci paragrafında yer alan “müfettiş” ifadesi “denetim”, sekizinci paragrafının bir ve ikinci cümlesinde yer alan “Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına” ifadesi “denetime”, üçüncü cümlesinde yer alan “Yüksek Sağlık Kurulu” ifadesi “Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu”, dördüncü cümlesinde yer alan “Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca” ifadesi ise “Kurumun ilgili denetim ve kontrolle yetkili birimi tarafından” şeklinde değiştirilmiştir.

4- “2.1.3.Ölümle veya Uzuv Kaybıyla Sonuçlanan İş Kazaları” başlığı “2.1.3.Ölümle Sonuçlanan İş Kazaları” şeklinde, anılan başlığın birinci paragrafının ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, üçüncü ve dördüncü paragrafları ise metinden çıkarılmıştır.

“Ölümle sonuçlanan vakalarda; Kısa Vadeli Sigorta Servisi veya İş Kazası Tespit Komisyonu tarafından iş kazası tespiti yapılanların dosyaları sorumluluk halleri ve kusur oranlarının; İş Kazası Tespit

Komisyonu tarafından tespiti yapılamayanların dosyaları ise iş kazasının, sorumluluk hallerinin ve kusur oranlarının tespiti amacıyla Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığına iletilecektir.”

5- “2.1.4.Sigortalılık Bildirimleri Yapılmamış Olanların İş Kazası Geçirmesi” başlıklı bölümünün ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan örnekler eklenmiştir.

“İşveren tarafından Kuruma sigortalılık bildirimi yapılmamış olanların kaza geçirmesi halinde sigortalılık ve iş kazası tespiti; ölümlü olmayan vakalarda sosyal güvenlik denetmenlerince, ölümle sonuçlananlarda ise Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığınca yapılacaktır.

Örnek-1: 27/08/2019 tarihinde bir işyerinde meydana gelen kazada, sigortasız çalışan bir kişi ölmüştür. Bu durumda hazırlanacak dosya sigortalılık ve iş kazası tespiti amacıyla Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığına gönderilecektir.

Örnek-2: 19/08/2019 tarihinde bir işyerinde çıkan yangın neticesinde üç sigortalı ile sigortasız bir kişi yaralanmış, bir sigortalı ise vefat etmiştir. Söz konusu olay ölümlü vaka olduğundan ve sigortasız çalışma bulunduğundan kazaya dahil olanların tamamı için dosya incelenmek üzere Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığına iletilecektir.

Örnek-3: 01/08/2019 tarihinde bir işyerinde meydana gelen kazada iki sigortalı ile sigortasız üç kişi yaralanmıştır. Söz konusu olay ölümlü olmadığından ve sigortasız çalışma bulunduğundan kazaya dahil olanların tamamı için dosya sosyal güvenlik denetmeni tarafından incelenecektir.”

6- “2.3.Kusur Oranlarının Tespiti ve Denetim” başlıklı bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde, ikinci ve beşinci paragrafında yer alan “müfettiş” ifadesi ise “denetim” şeklinde değiştirilmiştir.

“İş kazası veya meslek hastalığı soruşturmaları sonucu düzenlenen denetim raporlarında, işveren, sigortalı ve üçüncü kişi/kişiler hakkında kusur oranları belirtilecek ve sigortalının ağır kusuru varsa “ağır kusur” ifadelerine yer verilerek sigortalının kusur derecesi tespit edilecektir.”

ad

7- “2.3.1.Kurum Sağlık Kurullarınca %10’un Altında Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespiti Yapılan Dosyalar ile İlgili İşlemler” başlıklı bölümünün “a, ç ve e” alt başlıklarında yer alan; “tutarının 3 katından” ifadesi “tutarından”, “dosya denetim talebi ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığına intikal ettirilecektir.” ifadesi “sosyal güvenlik denetmeni tarafından kusur oranı tespiti yapılacaktır.”, “f” alt başlığında yer alan “aylık tutarının 3 katından fazla olması durumunda dosya mutlaka denetim talebi ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığına intikal ettirilecektir.” ifadesi “aylık tutarından fazla olması durumunda sosyal güvenlik denetmeni tarafından kusur oranı tespiti yapılacaktır.”, “konu denetim talebi ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili grup başkanlığına iletilecektir.” ifadesi ise “sosyal güvenlik denetmeni tarafından kusur oranı tespiti yapılacaktır.” şeklinde değiştirilmiştir.

8- “2.3.2.Uzun Süreli İstirahat Gerektiren Vakalar İle Kuruma Büyük Mali Yük Getiren Vakalar” başlıklı bölümünün birinci paragrafının son cümlesi aşağıdaki şekilde, ikinci ve üçüncü paragrafında yer alan “tutarının 3 katından” ifadesi ise “tutarından” şeklinde değiştirilmiştir.

“Bu değişiklikle birlikte uzun süreli istirahat gerektiren durumlarda denetim talebinde bulunulmayacaktır.”

9- “2.5.İş Kazası ve Meslek Hastalığı Soruşturmalarının Kurum Müfettişlerince Yapılması” başlığı “2.5.İş Kazası ve Meslek Hastalığı Soruşturmalarında Esas Alınacak Denetim Raporları” şeklinde değiştirilmiştir.

10- “2.5.İş Kazası ve Meslek Hastalığı Soruşturmalarının Kurum Müfettişlerince Yapılması” başlıklı bölümünün bir, iki, üç, dört, yedi, dokuz, on bir, on iki, on üç ve on dördüncü paragrafları metinden çıkarılmış, beşinci paragrafında yer alan “Kurum müfettişlerince düzenlenen raporlarda iş kazası tespiti yapılmış olsa dahi, işveren ve üçüncü kişilerin sorumluluğu ile sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneklerinden indirimin ne oranda yapılacağı ve kusur oranlarına ilişkin bir tespitin yapılamaması veya Kurumumuz müfettişlerince” ifadesi “Kurumun denetim ve kontrol ile yetkili görevlileri tarafından”, altıncı paragrafında yer alan “Kurum müfettişlerince” ifadesi “Kurumun denetim ve kontrol ile yetkili görevlileri tarafından düzenlenen raporlarda” şeklinde, onuncu paragrafı ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve sekizinci paragraftan sonra gelmek üzere “gerekmektedir.” ifadesi eklenmiştir.

“İş kazasının Kısa Vadeli Sigorta Servisi veya İş Kazası Tespit Komisyonu tarafından tespit edilmesi ancak daha sonra gerek sigortalının meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 10 veya üzerinde çıkması, gerekse kusur oranlarının tespiti amacıyla dosyanın denetime gönderilmesi durumunda, soruşturma sonucu meydana gelen olayın/kazanın iş kazası olmadığının anlaşılması halinde, denetim raporu esas alınacaktır. Buna göre kısa vadeli sigorta servisi personelince sigortalıya ödenmiş ise geçici iş göremezlik ödenekleri Tahsil/Tediye ekranında iş kazası sigortası kolundan hastalık sigortası koluna çevrilerek 2 günlük kesinti yapılacaktır. Şayet sigortalı hakkında ödeneğe esas iş göremezlik raporunun başladığı tarihten önceki son bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmemiş ise yersiz ödeme işlemi yapılacak, ayrıca sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış ise dosya, gereği yapılmak üzere ilgili ünitenin emeklilik servisine gönderilecektir.”

11- “6.6.2.E-Ödenek Sistemi İçerisindeki Tahsilat/Tediye Ekranları Altında Yer Alan e-Rapor Manuel Ödeme Sisteminden Yapılacak Ödemeler ve Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “işveren tarafından çalışmadı bildirimi aranmaksızın, anılan raporlara, sistem tarafından takip numarası verilmiş olması şartıyla,” ifadesi ile “Ekranları Altında Yer Alan e-Rapor Manuel Ödeme Sisteminden” ifadesi metinden çıkarılmış, “Tediye” ifadesinden sonra gelmek üzere “menüsünden” ifadesi eklenmiştir.

12- “6.7.Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi” başlıklı bölümünün üçüncü paragrafında yer alan “halinde” ifadesinden sonra gelmek üzere “, sigortalı adına 30 gün veya istirahat süresi ile uyumlu olmayacak şekilde fazla prim ödeme gün sayısı bildirilmesi durumu hariç olmak üzere” ifadesi eklenmiş, “ödenebilecektir” ifadesi “ödenecektir” şeklinde değiştirilmiş ve bu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki örnekler eklenmiş ve diğer örnekler buna göre yeniden numaralandırılmıştır.

“Örnek-1: 03/06/2019 – 12/06/2019 tarihleri arasında istirahatli olan sigortalı adına Haziran/2019 ayı için aylık prim ve hizmet belgesinde 30 günlük prim bildirilmiş ve ayrıca çalışılmadığına dair bildirim yapılmamıştır. Bu durumda sigortalı adına “çalışmadı” şeklinde bildirim yapılmadığı sürece geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecektir.

Örnek-2: 06/05/2019 – 15/05/2019 tarihleri arasında istirahat raporu bulunan sigortalı adına aylık prim ve hizmet belgesi ile Mayıs/2019 ayı için 25 günlük prim bildirilmiş ve eksik gün nedeni olarak “12-Birden Fazla” seçimi yapılmıştır. Bu durumda eksik gün süresi ile istirahat süresi uyumlu olmadığından ve eksik gün nedeni “1-İstirahat” olarak bildirilmediğinden, sigortalı adına “çalışmadı” şeklinde bildirim yapılmadığı sürece geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecektir.

Örnek-3: 08/07/2019 – 17/07/2019 tarihleri arasında istirahat raporu bulunan sigortalı adına aylık prim ve hizmet belgesi ile Temmuz/2019 ayı için 5 günlük prim bildirilmiş ve eksik gün nedeni olarak “12-Birden Fazla” seçimi yapılmıştır. Bu durumda sigortalı adına bildirilen prim gün sayısı, istirahat süresine uyumlu kabul edilecek ve bildirim süresinin geçmiş olması ancak herhangi bir yöntemle çalışılmadığına dair bildirim yapılmamış olması halinde geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir.”

13- “6.7.2.Kâğıt Ortamında Düzenlenen Raporlar İçin Çalışılmadığına Dair Bildirim Giriş İşlemleri” başlıklı bölümünün dördüncü paragrafı metinden çıkarılmıştır.

14- “7.2.1.İşverenin Sorumluluğu” başlıklı bölümünün sekizinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“28/08/2019 tarihinde meydana gelen ölümlü olmayan iş kazası sonucu sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen raporda işverenin %80, sigortalının ise %20 oranında kusurlu olduğu (ağır kusur ifadesine yer verilmemiştir) tespit edilmiştir. Söz konusu iş kazası sonucu sigortalıya verilen 10 günlük istirahat raporuna istinaden sigortalıya ödenen 3000 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin işverenin kusur oranına (%80) tekabül eden 2400 TL’nin işverenden tahsil edilmesi gerekmektedir.”

15- “7.2.2.Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı bölümünün on birinci paragrafında yer alan “tutarının 3 katından” ifadesi “tutarından”, “denetim talebi ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının ilgili Grup Başkanlığına intikal ettirilecek,” ifadesi “sosyal güvenlik denetmeni tarafından incelenecek ve”, on ikinci paragrafında yer alan “müfettiş” ifadesi ise “denetim” şeklinde değiştirilmiştir.

16- “7.6.Hukuk Servislerine İntikal Eden Alacaklarda Rücu İşlemleri” başlıklı bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İşveren ve üçüncü kişilerin sorumluluğunu düzenleyen Kanunun 21 inci maddesi hükümlerine göre Kurumun denetim ve kontrol ile yetkili görevlilerince ya da örnek olay kapsamında Bakanlık iş müfettişlerince soruşturulan olaylar hakkında tanzim olunan raporlardan veya kesinleşmiş mahkeme kararlarından, ilgililerin kastının, ihmalinin, kusurunun ve kusur oranlarının belirlenmesi durumunda, tespit edilen kusur oranlarına göre rücu işlemi yapılacaktır.”

17- Ekteki tabloda yer alan ifadeler düzeltilerek 2016/21 sayılı Genelgeye işlenmiştir.

Bu Genelgenin yayım tarihinden önce meydana gelen vakalar dahil olmak üzere (görevlendirme yapılmış olanlar hariç) sigortalılık, iş kazası ve kusur oranına dair işlemler yukarıda yer alan değişikliklere göre yürütülecek; 11 inci maddesinde yer alan “6.7.Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi” başlıklı bölümünde yapılan değişiklik ise henüz ödeme işlemi yapılmamış istirahat raporları için uygulanacaktır.

Bilgi edinilmesini ve gereğince işlem yapılmasını rica ederim.

Dr. Mehmet Selim BAĞLI

Kurum Başkanı

EK: Düzeltme Tablosu

Devamı: SGK Genelgesi 2019/20 – İş Kazası Geçici İşgöremezlik Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri Kapsamında; İş Kazasının Tanımı, İş Kazasında İşverenin Sorumlulukları İle İşçinin Hakları nelerdir? Murat TEKİN, İLKSAN Mali Genel Md. Yrd.

İş Kazası Tanımı Sorumluluklar

Murat TEKİN
Mali Genel Müdür Yardımcısı
MEB İLKSAN
mtekin@ilksan.gov.tr

İş kazası;

Sanayileşme sonrasında makinelerin iş yerlerinde çoğunlukla kullanılması iş kazası oranını ciddi şekilde arttırmıştır. Artan kazalar, kavram olarak iş kazasını 19. Yüzyılda ortaya çıkarmıştır. Sosyal devlet kavramı bu alandaki çalışmaları arttırmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında iş kazası;

“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına

bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay” olarak hüküm altına alınmıştır.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre iş kazası, İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, “çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan” olayı ifade etmektedir. (Md.8/4)

Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından yapılan çalışmalara göre iş kazaları ve meslek hastalıklarından kaynaklanan ekonomik kayıp ülkelerin gayri safi hâsılanın %4’ü olarak tahmin edilmektedir. İstatistiklere göre bugün dünyada yaklaşık 3 milyar işgücü var ve her gün yaklaşık 1 milyon iş kazası gerçekleşiyor. SGK verilerine göre 1992 – 2011 yılları arasında iş kazası ya da meslek hastalığı sebeplerinden hayatını kaybeden çalışan sayısı 24.607’dir.

İş kazasında işverenin sorumlulukları

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 76. Maddesinde işverenin kaza durumunda sorumluluğu;  “İşveren, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık sigortalısına sağlık durumunun gerektirdiği sağlık hizmetlerini derhal sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde açıklanmıştır. “Bu kapsamda işveren, kaza geçiren çalışana en kısa sürede bir sağlık ekibi tarafından acil müdahale yapılmasını sağlamalıdır”. Bu, sağlık ekiplerinin işyerine gelmesini sağlamak veya en uygun şekilde bir sağlık kuruluşuna kaza geçiren personeli ulaştırmak şeklinde olabilir.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda işverenin diğer bir yükümlülüğü olan bildirim yükümlülüğüne değinilmiştir. İşverenin iş kazasından sonraki üç gün içerisinde durumu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmesi gerekliliği kanunla düzenlenmiştir. İşyeri, 3 iş günü içinde iş kazası bildirimi yapmadığı takdirde idari para cezası ile karşılaşacaktır. Bu ceza tutarı ise,  2018 yılında 26/1-e ceza maddesi kapsamında;

  • 10 dan az çalışanı olan işyerlerinde tehlike derecesine göre en yüksek 4.639,00 TL, –
  • 10-49 çalışanı olan işyerlerinde 6.186,00 TL,
  • 50 – + çalışanı olan işyerlerinde 9.279,00 TL şeklinde belirlenmiştir. Ancak, bu süre iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

İş kazası sonucu iş göremezlik ücreti SGK tarafından ödenirken bildirimi 3 gün içinde tamamlamayan işveren bildirim süresine kadar geçen iş göremezlik ücretini ödemekle yükümlü olacaktır. Bu yükümlülükler;

  • İşverenler, iş kazası geçiren personelin her türlü sağlık harcamasını karşılamak durumundadır. Ancak iş kazası nedeniyle fatura karşılığı yapılan harcamalar Sosyal Güvenlik Kurumundan tahsil edilebilir.
  • İş kazaları sonrasında işveren kazaların nedenlerini araştırmak ve diğer kazalar için önlem almak amacıyla iş kazası kayıtları oluşturmalı ve saklamalıdır.
  • SGK, işçiye ve hak sahiplerine yaptığı ödemeleri, işçiyi gözetme borcunu kusuruyla yerine getirmeyen işverene rücu edebilir.

Kazalardan dolayı işverenin sorumluluğu üç halde sınırlandırılabilir:

Haber Arası Reklam

Mücbir sebep

Bu husus, sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında oluşan kesin ve kaçınılmaz olarak olayın meydana gelmesini etkileyen o an için karşı konulması mümkün olmayan olaylardır. İşverenin olayın meydana gelmesinde veya sonuçlarının azaltılmasında bir kusurunun olmaması esastır.

Zarar görenin ağır kusuru

Neden sonuç ilişkisinin kesilmesine çalışanın kendi davranışı sebep olmuş ve illiyet bağını tam kesmiş ise ağır kusurdan söz edilebilir. Çalışan işin ifası sırasında kendisinden beklenen en temel basit ve olağan özeni göstermemiş ise onun bu davranışı işverenin sorumluluğunun kalkmasına teşkil eder. Çalışanın kusurlu davranışının illiyet bağını tam kesmediği halde ise ortak neden-sonuç ilişkisinden bahsedilerek birlikte kusur ve tazminat indirimi bir olasılık olarak gündeme gelebilir.

Üçüncü şahsın ağır kusuru

Üçüncü şahsın ağır kusuru neden-sonuç bağını kesebilecek yoğunlukta ise işverenin sorumluluğu kalkar. Zira bu durumda işverenin işletme tehlikelerine karşı önlem alma borcu geri plana itilmekte ve üçüncü şahsın ağır kusuru zararı doğuran sebep olmaktadır.

İş kazasında işçinin hakları

İş kazası nedeniyle işe devam edemeyen çalışanlar iş göremezlik ödeneği almaya hak kazanırlar. Bu kapsamda;

1) Yatarak tedavilerde günlük kazancın yarısı tutarında, ayakta tedavilerde ise günlük kazancın 2/3’ ü tutarında ödenek verilmektedir. Ancak SGK, zarara uğrayan işçinin veya desteğinden yoksun kalanların manevi zararlarını karşılayacak herhangi bir ödeme yapmaz. İşçi veya destekten yoksun kalan yakınları, SGK tarafından karşılanmayan zararları için işverene başvurma hakkına sahiptir.

2) İş kazası sonrası ölümlerde, geride kalan hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının bir gün bile sigortasının olması yeterli. Dahası, sigortalının işe girişi yapılmamış olsa bile geçirilen kaza sonrasında SGK durumu sorgulayarak sigortalının o iş yerinde çalıştığını tespit ederse, geride kalanlara yine ölüm geliri bağlanır. Ölümlü iş kazası meydana gelirse işçinin (sigortalının) hak sahiplerine gelir bağlanması, gelir bağlanmış kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi, yine ölümlü iş kazası nedeniyle cenaze ödeneği verilmesi işçinin iş kazası sonrası edindiği diğer haklardandır.

3) İş kazası gerçekleşmesi durumunda şayet işçinin yaralanması ya da ölmesi söz konusu olduysa öncelikle ceza davası açılır. Ceza davası Cumhuriyet Başsavcılığı ve kolluk kuvvetleri tarafından başlatılan soruşturma sonucunda açılır ve işçinin bu davadan vazgeçmek gibi bir hakkı yoktur.

4) Bununla birlikte iş kazasının gerçekleşmesi durumunda işçi maddi ve manevi tazminat talep etmek için tazminat davası da açabilir. Bu davaların açılması işçinin inisiyatifindedir. İş kazası sonucunda işçinin açabileceği üç çeşit tazminat davası vardır. Bunlar;

  • maddi tazminat davası,
  • manevi tazminat davası
  • destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır.

 

Devamı: Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri Kapsamında; İş Kazasının Tanımı, İş Kazasında İşverenin Sorumlulukları İle İşçinin Hakları nelerdir? Murat TEKİN, İLKSAN Mali Genel Md. Yrd. Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İş Kazası Sayılma Halleri ve İş Kazasının Bildirimi

İş Kazası İş Kazasının Bildirimi

5510 Sayılı Kanunun 5-1/B Kapsamındaki Sigortalıların İş Kazası Sayılma Halleri ve İş Kazasının Bildirimi

ÖZET:

5510 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılanlardan mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında alan eğitimi gören öğrenciler için işyeri, eğitim gördükleri atölye, laboratuvar ve benzeri yerler olduğundan atölye ya da laboratuvar dışında meydana gelen olaylar iş kazası sayılmayacaktır.

5510 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan çırak ve stajyer öğrenciler ile aynı maddenin (e) bendi kapsamındaki İş-Kur kursiyerlerinin staj gördükleri sırada iş kazası geçirmeleri veya meslek hastalığına tutulmaları halinde, iş kazası veya meslek hastalığı bildirimi öğrenim gördükleri okul tarafından değil çalıstığı/stai gördüğü işyeri işverenleri tarafından yapılacaktır.

Haber Arası Reklam

5510 SAYILI KANUNUN 5-1/B KAPSAMINDAKİ SİGORTALILARIN İŞ KAZASI SAYILMA HALLERİ İLE İŞ KAZASININ BİLDİRİMİNİN USUL VE ESASLARI:

Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında;

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunda belirtilen, aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler,

• Meslek lisesinde veya yüksek öğrenim kuruluşlarında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler,

• Kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler,

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 46’ıncı maddesine göre prime esas kazanç tutarları alt sınırı aşmayan kısmı zamanlı çalışan öğrenciler,

sayılmıştır.

5510 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında iş kazası;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay olarak tanımlanmıştır.

Buna göre bir olayın iş kazası sayılabilmesi için;

• Kazayı geçiren kişinin sigortalı olması,

• Kaza sonucu bedence veya ruhça engelli hale gelmesi,

• Kaza ile sonuç arasında uygun bir illiyet bağının bulunması,

şartlarının bir arada bulunması ile birlikte, olayın yukarıdaki bentlerde sayılan hallerden birinde meydana gelmesi gerekmektedir.

Buna göre, Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılanlardan mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında alan eğitimi gören öğrenciler için işyeri, eğitim gördükleri atölye, laboratuvar ve benzeri yerlerdir. Bu nedenle atölye ya da laboratuvar dışında meydana gelen olaylar 5510 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediğinden iş kazası sayılmayacaktır.

Sigortalının işyerinde kalp krizi geçirmesi veya başka bir hastalık nedeniyle ölmesi ya da ruhen veya bedenen hemen veya sonradan engelli hale gelmesi iş kazası olarak kabul edilecektir.

5510 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan ve yukarıda sayılan kişilerden çırak ve stajyer öğrenciler ile aynı maddenin (e) bendi kapsamındaki İŞ-KUR kursiyerlerinin staj gördükleri sırada iş kazası geçirmeleri veya meslek hastalığına tutulmaları halinde, söz konusu kişilerin çalıştığı/staj gördüğü işyeri işverenleri tarafından bildirimleri manuel olarak kağıt ortamında yapılacak ve yükümlülüğün süresinde yerine getirilmemesi durumunda idari para cezaları eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenlerine uygulanacaktır. Ancak, okul tarafından süresinde bildirim yapılması durumunda bu bildirim işletme adına yapılmış sayılacaktır.

Örnek: Teknik lise son sınıfta iken bir işletmede staj gören öğrenci söz konusu işletmede iş kazası geçirmiştir. Bu durumda iş kazası bildirimi öğrencinin okuduğu okul tarafından değil, staj gördüğü işletme tarafından bildirilecektir. Bildirimin yapılmaması halinde idari para cezası okula değil, staj görülen işletmeye uygulanacaktır. Ancak, okul tarafından süresinde bildirim yapılması durumunda bu bildirim işletme adına yapılmış sayılacaktır.

Bununla birlikte söz konusu kapsamda sayılanların istirahat raporu almış olması durumunda çalışılmadığına dair bildirim işlemlerinin primlerin bildirildiği okul veya İŞ-KUR tarafından yapılması gerekmektedir.

Kaynak: TÜRMOB

 

Devamı: İş Kazası Sayılma Halleri ve İş Kazasının Bildirimi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.