• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveKDV İadesi

Katma Değer Vergisi İadelerinde İndirimli Teminat Uygulaması (İTUS) – Doğan ÇENGEL, YMM, Volkan DEMİRCİOĞLU, SMMM

KDV İadelerinde İndirimli Teminat Uygulaması (İTUS)

Doğan ÇENGEL
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi

Volkan DEMİRCİOĞLU
SMMM
bilgi@beratymm.com

Katma değer vergisi uygulamasında başta istisna kapsamındaki teslimler olmak üzere bir çok işlem için iade söz konusu olabilmektedir. KDVGUT’nde belirtilen limitlerin üzerindeki nakden iadelerin yine Tebliğde belirtilen süreçler sonrasında yerine getirilmekte ve bu süreçler de zaman almaktadır. İndirimli Teminat Uygulaması Sistemi’nin temel amacı katma değer vergisi yükü üzerinde kalan ve iade hakkı bulunan mükelleflerin iadeye daha kısa sürede ve daha az maliyetle ulaşmasını sağlamak olduğunu söyleyebiliriz. Bu sistemden yararlanmak için şartları sağlanması yeterli olmayıp mükellefin bağlı bulunduğu  vergi dairesi başkanlığına  (bulunmayan yerlerde Defterdarlık) müracaat ederek İTUS sertifikası edinmesi gerekmektedir. İndirimli Teminat Uygulaması Sistemine KDVGUT’nin IV/B bölümünde yer verilmiştir. Biz de konuyu KDVGUT ve idare tarafından verilen özelgeler çerçevesinde açıklamaya çalışacağız.

1-İndirimli teminat uygulamasından kimler faydalanabilir? KDV iade türünün önemi var mı?

İTUS Sertifikası için aranan genel ve özel şartları sağlayan ve KDV iadesi talebinde bulunan tüm mükellefler sertifikayı edinerek uygulamadan yararlanabilirler. KDVGUT incelendiğinde  mükellefin gerçek/tüzel kişi oluşunun ya da tam/dar mükellef oluşunun uygulamaya engel  olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca sertifika sahipleri tüm iade talepleri (ihracat, ihraç kayıtlı satış, tevkifat, indirimli oran gibi) için bu haktan yararlanabilirler.

2-İTUS için genel şartlar nelerdir?

Başvuru tarihinden önceki son üç takvim yılı içinde;

  • Vergi mükellefiyetinin bulunması (düzenleme KDV mevzuatında yapıldığından buradaki mükellefiyet ifadesinden KDV mükellefiyetinin anlaşılması gerektiği görüşündeyiz),
  • Mücbir sebep sayılan haller dışındaki nedenlerle, defter ve belgelerin ibrazından imtina edilmemiş olması,
  • Gelir veya kurumlar vergisi, geçici vergi, gelir vergisi stopajı, ÖTV ve KDV (tevkifat hariç) uygulamalarından her birine ait beyanname verme ödevinin her bir vergi türü itibarıyla ikiden fazla aksatılmamış olması (süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler hariç),
  • Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili nedeniyle özel esaslara tabi tutulmamış veya tutulmuşsa genel esaslara dönülmüş olması,
  • Cari takvim yılı da dâhil olmak üzere son iki takvim yılına ilişkin tam tasdik sözleşmesi bulunması.

Başvuru tarihi itibarıyla;

  • KDV iade taleplerinde özel esaslara tabi olmayı gerektiren bir durumunun bulunmaması,
  • Ödenmesi gereken vergi borcunun bulunmaması (vergilerin tecil edilmiş olması bu şartın ihlali sayılmaz),
  • Sertifika başvurusundan önceki, iade talebinin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme dönemi itibarıyla haklarında yazılmış YMM ve/veya vergi inceleme raporlarının olumlu olması,

gerekmektedir.

Haber Arası Reklam

3-Hangi raporlar olumlu kabul edilir?

  • KDVGUT’nin IV/E bölümünde belirtilen nitelikteki raporlar (vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu, basit rapor gibi) olumlu rapor olarak kabul edilir.
  • YMM’lerle süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan mükellefler hakkında iade hakkı doğuran işlemlerin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme dönemine ait olumlu YMM raporu bulunması halinde de İTUS açısından bu şart gerçekleşmiş sayılır.

4-Birbirini izleyen beş vergilendirme döneminden kasıt nedir?

KDVK’nın 39/1. maddesine göre;  vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının üçer aylık dönemleridir. Ancak Maliye Bakanlığı kendisine verilen yetkiyle gerçek usulde vergilendirilen KDV mükelleflerinin birer aylık vergilendirme dönemine tabi tutmuştur (KDVGUT V/B.1).  Bu durumda dönem ifadesi yıl olarak değil ay olarak anlaşılmalıdır. Maliye Bakanlığının vergilendirme dönemini 3’er aylık belirlediği mükellef grupları da mevcuttur. Ancak bu mükellefler incelendiğinde konut yapı kooperatifleri dışındakilerin ya basit usule ya da işletme hesabı esasına tabi olduklarından İTUS’un şartlarını sağlamaları mümkün değildir.

Birbirini izleyen beş vergilendirme dönemi ise iade hakkı doğuran işlemlerin yapıldığı birbirini izleyen dönemlerdir (Örneğin 2017 01-02-03-04-05 gibi). Bu dönemler arasında herhangi bir dönemde vergi inceleme raporu veya YMM raporu düzenlenmesini gerektiren bir iade hakkı doğuran işlem bulunmadığı takdirde, bu dönemler, birbirini izleyen beş vergilendirme döneminin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Örneğin mükellefin 2019 yılının 01-02-03-06-07 dönemlerinde YMM Raporuyla iade talep ettiğini, 2019 04-05 dönemlerinde iade talebinin olmadığını (ya da KDVGUT’nde belirtilen limitler altında iade talebi ile YMM Raporu – VİR aranmayan iadelerin olduğunu) varsaydığımızda birbirini izleyen beş vergilendirme dönemi olumlu rapor şartı söz konusu mükellefin tam tasdik sözleşmesi de mevcutsa gerçekleşmiş olur.

5-Olumlu raporların bir kısmı vergi inceleme elemanları tarafından bir kısmı YMM tarafından düzenlenebilir mi?

Olumlu raporlardan bir kısmının vergi inceleme elemanları, bir kısmının ise YMM tarafından düzenlenmiş olması halinde olumlu rapor şartı sağlanmış sayılır. Ancak beş olumlu rapor şartını kısmen veya tamamen YMM raporlarıyla yerine getiren mükelleflerin indirimli teminattan yararlanabilmeleri için, iade talebinde bulundukları dönem için de tam tasdik sözleşmesi yapmış olmaları gerekir.

İade hakkı doğuran birbirini izleyen beş dönemin herhangi bir dönemi verilen teminatın YMM olumlu raporu ile çözülmüş olması durumunda da bu dönem için YMM tam tasdik sözleşmesinin yapılmış olması gerekir (Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 22/05/2014 Tarih ve 45404237-130[I-13-270]-154 sayılı özelgesi).

6-İndirimli Teminat Uygulamasına ne zaman başlanır?

Son olumlu rapor vergi dairesine intikal ettikten sonra (diğer şartlar da gerçekleşmişse) raporun ilgili olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemlere ilişkin iade talepleri için indirimli teminat uygulamasına başlanır. Raporun ait olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemler için verilen teminatların, indirimli teminat tutarını aşan kısmı iade edilir.  İndirimli teminat uygulaması için genel ve özel şartların sağlanmasının tek başına yeterli olmadığını ayrıca İTUS sertifikasının da edinilmesi gerektiğini hatırlatmamızda fayda bulunmaktadır. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 18/06/2015 Tarih ve 39044742-010-61638 sayılı özelgesinde “son olumlu raporun vergi dairesine intikal ettikten sonra alınmış olan İTUS sertifikasına istinaden raporun ilgili olduğu vergilendirme döneminden sonraki iade talepleri için %8 oranında teminat mektubu verilmesi yeterli olacağından, daha önce verilen teminat mektuplarının, % 8 oranında verilecek teminat mektupları ile değiştirilmesi mümkün bulunmaktadır” ifadesi yer almaktadır.

7-İTUS için Dış Ticaret Sermaye Şirketleri ve Sektörel Dış Ticaret Şirketleri için ayrıca özel şart aranır mı? Hangilerinden olumlu rapor şartı aranmaz?

Dış ticaret şirketleri ihracata katkılarından dolayı ayrı bir öneme sahiptirler. KDVGUT’nde genel şartları sağlayan Dış Ticaret Sermaye Şirketi ve Sektörel Dış Ticaret Şirketi statüsündeki şirketlere başka bir şart aranmaksızın İTUS sertifikası verileceği belirtilmiştir.

4760 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan tarifelerdeki taşıtların ihracatını yapan, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren dış ticaret sermaye şirketi niteliğindeki imalatçılarda, iade talebinin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme dönemine ilişkin olumlu rapor şartı aranmaz.

8-İmalatçılar ve İmalatçı-İhracatçılar için özel şartlar neler?

Genel şartlara ek olarak;

  • İlgili sicile kayıtlı olunması (bu şarttaki ilgili sicil ifadesinden KDVGUT’nin II/A-8.3 Bölümünde belirtilen imalatçı belgesinin alındığı sanayi sicili gibi siciller anlaşılmalıdır),
  • Ödenmiş sermayelerinin veya son bilançolarında kayıtlı ATİK’lerinin (gayrimenkuller hariç) amortisman düşülmeden önceki toplam tutarın 100.000 TL’yi aşması,
  • Üretim kapasitesi ile bu kapasitenin gerektirdiği iktisadi kıymetlere sahip olduğu kapasite raporuyla teyit edilmesi,
  • Bizzat İmalat işinde 20 veya daha fazla işçi çalıştırılması (ihracatın gerçekleştiği dönemden önceki 12 aylık ortalama esas alınır.)

gerekmektedir.

9-Diğer ihracatçılar (Hizmet İhracatı Yapanlar Hariç) için özel şartlar nelerdir?

Genel şartları taşıyan mükelleflerden,

  • Son üç takvim yılı itibarıyla yıllık 4 milyon ABD Doları veya
  • Son beş takvim yılı itibarıyla yıllık iki milyon ABD Doları ve üzerinde ihracat yapanlara,

şartları sağladıkları tarihi takip eden yılbaşından itibaren geçerli olmak üzere İTUS sertifikası verilir.

10-Diğer iade hakkı doğuran işlemler bakımından özel şartlar nelerdir?

Genel şartlara ek olarak;

a) Başvuru tarihinden önce vergi dairesine verilmiş olan son yıllık kurumlar vergisi veya gelir vergisi beyannamesinin ekinde yer alan bilânçoya göre en az;

– Aktif toplamı 40.000.000 TL,

– Maddi duran varlıkları toplamı 10.000.000 TL,

– Öz sermaye tutarı 20.000.000 TL,

– Net satışları 50.000.000 TL,

b) Cari yıl dahil, başvuru tarihinden önceki takvim yılında vergi dairesine verilmiş muhtasar beyannamelere göre aylık ortalama çalıştırılan kişi sayısı 50 veya daha fazla, (Hesaplamada işlemin gerçekleştiği dönemden önceki 12 aylık ortalama esas alınır.)

Hizmet ihracatçıları imalatçı olarak addedilmediklerinden ve Tebliğde Diğer İhracatçılardan parantez içi hükümle ayrık tutulduklarından İTUS Sertifikasını genel şartlar yanında bu madde kapsamındaki özel şartları sağlamaları kaydıyla edinebilecekleri görüşündeyiz.

11- İTUS açısından Maddi Duran Varlıklar hesabına özel maliyetler gibi iktisadi kıymetler dahil edilebilir mi?

VUK’un 272. maddesi çerçevesinde kiralanan gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderlerin “Özel Maliyetler Hesabı”nda muhasebeleştirmesi ve bilançoda “Maddi Olmayan Duran Varlıklar” altında takip edilmesi gerektiğinden özel maliyetlerin İTUS hesaplaması bakımından da “Maddi Duran Varlıklar” toplamında dikkate alınması mümkün değildir (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 26.02.2020 Tarih ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-010-226287 sayılı özelgesi). Bu ifadeden tek düzen hesap planı açısından maddi duran varlık dışındaki iktisadi kıymetlerin hesaplamaya dahil edilmeyeceği anlaşılmaktadır.

12-İTUS sertifikası ne zaman kim tarafından verilir? Uygulamaya ne zaman başlanır?

İmalatçı-ihracatçılar ile ihraç kaydıyla teslimde bulunan imalatçılara, bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bir dilekçe ile başvurmaları halinde, başvuru tarihini izleyen 15 gün içinde İTUS sertifikası verilir.

Diğer İhracatçılar (hizmet ihracatı yapanlar hariç) şartları sağladıkları tarihi takip eden yılbaşından itibaren geçerli olmak üzere İTUS sertifikası verilir.

Diğer iade hakkı doğuran işlemler için mükelleflerin bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bir dilekçe ile başvurması halinde, başvuru tarihini izleyen 15 gün içinde “İTUS Sertifikası” verilir.

Bu mükelleflerin KDV iade talepleri, sertifika tarihini içine alan dönemden başlamak üzere yerine getirilir.

13- İTUS Sertifikası Uygulamasına göre iade taleplerinin ne şekilde yerine getirilir?

  • İTUS sertifikasına sahip mükelleflerin iade talepleri KDVGUT’nin ilgili bölümlerine göre yerine getirilir.
  • İTUS uygulamasında ilgili iadenin sınırı aşan kısmının (% 8)’i (dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri için %4’ü) için teminat verilir (örneğin 105.000 TL ihracat kaynaklı iade talebi için 105.000 TL – 5.000 TL = 100.000 TL, 100.000 TL x 0,08 = 8.000 TL, dış ticaret şirketleri içinse 100.000 TL x 0,04 = 4.000 TL teminatın yeterli olması gerekir. Ancak devlet iç borçlanma senetleri ya da Milli esham ve tahvilat gibi kıymetlerin teminat olarak verilmesi durumunda 6183 Sayılı AATUHK’nun 10. Maddesinin dikkate alınması gerekir).
  • Teminat, Tebliğde aksi belirtilmedikçe, iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde ibraz edilecek YMM raporu ile çözülür.
  • Süresi içinde YMM raporu ibraz edilmemesi halinde veya mükellefin talep etmesi durumunda teminat VİR sonucuna göre çözülür.

Ancak iade talep edilen tutarlarda, sistem tarafından üretilen KDV iadesi kontrol raporu (özet) ile vergi dairesi tarafından yazılan eksiklik yazılarına istinaden indirim/yüklenim listelerinde düzeltme ya da tenzilat nedeniyle azalma olabileceği bu nedenden dolayı da haksız iadeye neden olunabileceği dikkate alınmalıdır.

14-İTUS Sertifikasıyla talep edilen iadeler hangi sürede yerine getirilir?

İTUS Sertifikasıyla talep edilen iadeler için ayrıca bir süre belirlemesi yapılmamış olup KDVGUT’nin Teminat Karşılığı İade başlıklı IV/A-5.1 Bölümünde belirtildiği üzere; nakden iade talepleri, nakit iade talebine ilişkin dilekçe ve teminatın yanı sıra ibrazı gerekli diğer belgelerin tamamlanıp KDVİRA sistemi tarafından “KDV İadesi Kontrol Raporu”nun üretilmesinden ve varsa yapılması gereken teyitlerin (örneğin, mal ihracatında gümrük beyannameleri ve usulüne uygun olarak gösterilmiş teminat mektupları ile varsa onaylı özel faturaların teyidi) yapılmasından sonra 10 gün içinde yerine getirilir.

15-İTUS Sertifikası kapsamındaki iadelerde ne tür teminatlar verilebilir?

Uygulamada teminatın sadece teminat mektubu ya da para olabileceği şeklinde yanlış bir algı bulunmaktadır. İTUS kapsamındaki iadeler için ayrıca bir teminat türü öngörülmemiştir. KDVGUT’nun IV/A-5.2 Bölümünde belirtildiği üzere teminat olarak 6183 sayılı AATUHK’nun 10. maddesinde sayılan iktisadi kıymetlerden bir veya bir kaçı gösterilebilir. Bu teminatlar söz konusu kanun maddesinde;

  • Para,
  • Bankalar ve özel finans kurumlar tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
  • Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır.),
  • Hükümetçe belli edilecek Milli esham ve tahvilat “Bu esham ve tahvilat, teminatın kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15 noksanıyla değerlendirilir.”
  • İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz varakasına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul malların kabul edileceği

şeklinde hükme bağlanmıştır. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 01/06/2012 Tarih ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.32-1783 sayılı özelgesinde Hazine Müsteşarlığı tarafından ihraç edilen devlet iç borçlanma senetlerinden bir yıldan kısa vadeli “hazine bonoları”, bir yıldan uzun vadeli “devlet tahvilleri” ve paranın 6183 sayılı Kanunun 10.  maddesi hükmü uyarınca teminat olarak kabul edileceği ifade edilmiştir.

16- Teminatın, teminat mektubuyla karşılanması durumunda nelere dikkat edilmeli?

Teminatın, teminat mektubuyla karşılanması durumunda verilen teminat mektuplarının paraya çevrilmeleri konusunda hiç bir sınırlayıcı şart taşımayacak biçimde, KDVGUT’nin ekinde yer alan kesin ve süresiz teminat mektubu örneğine (EK:18) uygun olarak ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar tarafından düzenlenmiş olması gerekir.

17-İTUS kapsamında talep edilen iade gerçekleşmedikçe sonraki iadeler İTUS kapsamında talep edilebilir mi?

İTUS sertifikasının iptalini gerektiren bir neden olmadığı sürece, sonraki iade taleplerinde indirimli teminat uygulamasına devam edilebilir ve YMM raporunun da yine altı ay içinde ibraz edilmesi istenir.

18-İTUS Sertifikası hangi durumlarda iptal edilir?

  • Özel şartlarda belirtilen koşullardan tutarlarla ilgili olanlar dışındaki şartları kaybeden mükellefler ile
  • Özel şartlarda belirtilen tutarlarda ve çalıştırılan işçi sayılarında % 25’i aşan bir azalma meydana geldiği anlaşılan mükelleflerin sertifikaları iptal edilir.

Mükelleflerin özel şartlar ayrımındaki tutarlar karşısındaki durumu, yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihi, ortalama işçi sayısına ilişkin şart karşısındaki durumu ise her bir muhtasar beyannamenin verildiği tarihi izleyen 15 gün içinde mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünce/mal müdürlüğünce tespit edilir.

  • Defter ve belgelerini 213 sayılı Kanundaki süreler içinde ibraz etmeyen mükelleflerin sertifikaları sürenin dolduğu günü takip eden gün iptal edilir.
  • Vergi borçlarını, vadesinde ödemediği anlaşılan mükelleflere, vade tarihinden itibaren 7 gün içinde 6183 sayılı Kanunun 55. maddesinde öngörülen ödeme emri veya alacağın teminata bağlanmış olması halinde 56. maddesinde öngörülen yazı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde vergi borcunu ödemeyen mükelleflerin sertifikası iptal edilir.

Ancak, takip edilen vergi borcunun  yargı kararı veya düzeltme işlemiyle tamamen kaldırılması halinde; yargı kararının İdare’ye tebliğ edildiği veya düzeltme işleminin yapıldığı tarihi içine alan dönem ve izleyen dönemlerdeki iadeler ile bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iadelerde “İTUS Uygulaması” kapsamında işlem yapılır.

  • Mükellef hakkında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı konusunda vergi dairesine “olumsuz rapor” intikal etmesi halinde, raporun vergi dairesine intikal ettiği tarihten sonraki ve bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iade taleplerinde indirimli teminat hükümleri uygulanmaz ve sertifika iptal edilir.

Yukarıdaki ifadelerden sertifika iptali için mükelleften herhangi bir müracaat aranmadığı anlaşılmaktadır.

19-Olumsuz rapora dayanılarak yapılan tarhiyatın yargı kararları ile terkin edilmesi halinde İTUS Sertifikası tekrar alınabilir mi?

Olumsuz rapora dayanılarak yapılan tarhiyatın yargı kararları ile tamamen terkin edilmesi halinde mükellefe tekrar sertifika verilir. Yapılan tarhiyatın  yargı kararları ile kısmen veya tamamen onaylanması halinde mükellefin Sertifika alabilmesi için genel ve özel şartları tekrar sağlaması gerekir.

20-Yargı kararından önce mükellefin gerekli şartları sağlayarak genel esaslara geçmesi halinde söz konusu mükellef tekrar İTUS Sertifikası alabilir mi?

Yargı kararından önce, mükellefin gerekli şartları yerine getirerek genel esaslara geçmesi halinde, genel esaslara tabi olduğu tarihten sonraki 24 ay süresince özel esaslara tabi olmayı gerektirecek şartların ortaya çıkmaması ayrıca genel ve özel şartları taşıması kaydıyla, 24 aylık sürenin sonunda mükellefe tekrar sertifika verilir.

Sonradan gelen yargı kararıyla tarhiyatın tamamının kaldırılması halinde yargı kararının İdare’ye tebliğ edildiği tarihi içine alan dönem ve izleyen dönemlerdeki iadeler ile bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iadelerde “İTUS Uygulaması” kapsamında işlem yapılır.

21-İTUS Sertifikası sahipleri ön kontrol raporuna dayalı KDV iadesi talep edebilir mi?

İTUS sahibi mükellefler ön kontrol raporuna istinaden iade talebinde bulunabilirler. Ancak KDV İadesi Ön Kontrol Raporuna göre iade edilecek/edilen tutardan sonra kalan iade tutarına ilişkin olarak İTUS uygulamasından faydalanamazlar. İTUS Sertifikasıyla iade talep ettikten sonra bu iade taleplerinden vazgeçilerek aynı iade talebi için ön kontrol raporuna dayalı iade uygulamasında faydalanılması da mümkün değildir.

22-Adi ortaklık için son üç yıllık vergi mükellefiyeti hesabında ortakların vergi mükellefiyeti dikkate alınabilir mi?

Adi ortaklığı oluşturan sınırsız sorumlu ortakların her birinin İndirimli Teminat Uygulama Sisteminden faydalanılabilmesi için aranan genel ve özel şartları ayrı ayrı sağlaması koşuluyla, başvuru tarihinden önceki son üç takvim yılı içinde vergi mükellefiyetinin bulunması koşulunun adi ortaklık için aranmasına gerek bulunmamaktadır (Ankara Vergi Başkanlığının 08/12/2014 Tarih ve 84974990-130[01-2014/30]-1218 sayılı özelgesi).

23-Ferdi işletmenin sermaye şirketine dönüşmesi halinde indirimli teminat uygulamasına  devam edilebilir mi?

Ferdi işletmenin bilançosunun aktif ve pasifiyle bir bütün halinde sermaye şirketine dönüşmesi, yeni şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi halinde yeni şirket ferdi işletmenin devamı niteliğinde olacağından, indirimli teminat uygulamasından yararlanma şartlarının da gerçekleşmiş olması halinde, ferdi işletmeden dönüşen sermaye şirketinin indirimli teminat uygulanmasından yararlanması mümkün bulunmaktadır (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 27/08/2013 Tarih ve 39044742-130-1353 Sayılı özelgesi). Özelgenin toplulaştırılmış KDVGUT’nin yürürlük tarihinden öncesi olduğu dikkate alındığında İTUS Sertifikası edinmek amacıyla yazılı talepte bulunulması gerekir. Özelgenin gerekçesinden KVK’nda düzenlenen nev’i değişiklikleri içinde aynı durumun geçerli olduğu görüşündeyiz.

24- Tam bölünme yoluyla kurulan sermaye şirketi bölünen kurumun yararlandığı indirimli teminat uygulamasından yararlanmaya devam edebilir mi?

İnfisah olan şirketin tam bölünme kapsamında (KVK 19/3-a)  mal varlığı, alacak ve borçlarının bölünen firmalara intikali ve münfesih firma ile kurulan firmanın ortaklık yapısının değişmemesi halinde, münfesih firmanın haiz olduğu indirimli teminat uygulamasından kurulan firmanın yararlanması mümkün bulunmaktadır (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 13/03/2013 Tarih ve 39044742-KDV.32-391 sayılı özelgesi). Söz konusu özelgenin de bir önceki soru-cevap kısmında belirtildiği üzere toplulaştırılmış KDVGUT’den önce verildiğini bu nedenle tam bölünme yoluyla kurulan sermaye şirketinin İTUS Sertifikası için yazılı talepte bulunması gerektiğini hatırlatmamızda fayda bulunmaktadır.

25- Kısmi bölünmede İTUS Sertifikasının devri mümkün mü?

Şirketin faaliyetlerinin bir kısmının (örneğin tersanecilik-otelcilik faaliyeti), kısmi bölünme yoluyla yeni kurulmuş  şirkete devredilmesi, bölünen şirket adına tanzim edilmiş olan İTUS Sertifikasının yeni kurulan şirket tarafından doğrudan kullanılmasına imkan vermemektedir.

Öte yandan, yeni kurulan şirket tarafından İTUS Sertifikası talep edilmesi halinde,

– İTUS Sertifikası verilebilmesi için aranan “Genel Şartlar”dan “başvuru tarihinden önceki son üç takvim yılı içinde” aranılan genel şartlar ile “sertifika başvurusundan önceki, iade talebinin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme dönemi itibarıyla haklarında yazılmış YMM ve/veya vergi inceleme raporlarının olumlu olması” şartının yeni şirketin kuruluşundan İTUS Sertifikası talebinin yapıldığı tarih aralığında yeni kurulan şirket tarafından, eksik kalan süre için ise kısmi bölünen şirketin sağlaması,

-İTUS Sertifikası verilebilmesi için aranan “Genel Şartlar”dan “başvuru tarihi itibariyle” aranan şartların doğrudan kısmi bölünme suretiyle yeni kurulan şirket tarafından sağlanması,

– İTUS Sertifikası verilebilmesi için aranan “Özel Şartlar”ın ise doğrudan kısmi bölünme suretiyle yeni kurulan şirket tarafından sağlanması gerekmektedir.

Ancak, kısmi bölünme suretiyle kurulan Şirkete İTUS Sertifikası verilebilmesi için aranan “Özel Şartlar” içinde yer alan “Net Satışlar” tutarının hesaplanmasında; tespitinin mümkün olması kaydıyla, kısmi bölünme suretiyle şirkete devrolunan işletmenin bölünmeden önceki ilgili yıla isabet eden net satışlarının da dikkate alınması mümkündür (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 24/04/2017 Tarih ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-112095 sayılı özelgesi). Anlaşılacağı üzere İTUS Sertifikasının kısmi bölünme yoluyla kurulan yeni şirketin doğrudan kullanımına izin verilmemekle birlikte genel/özel şartlardan bir kısmının sağlanması hususunda kolaylık sağlanmıştır.

SONUÇ

KDVGUT’nde belirtilen genel ve özel şartları sağlayan mükellefler indirimli teminat uygulama sisteminden yazılı talepte bulunarak sertifika almaları halinde yararlanabilmektedir. Özel şartlar imalatçılar imalatçı-ihracatçılar, diğer ihracatçılar (hizmet ihracatı yapanlar hariç) ile diğer iade hakkı doğuran işlemler bakımından ayrıma tabi tutulmuştur. İTUS Sertifikası için aranan şartlar incelendiğinde süresinde yapılan YMM Tam Tasdik sözleşmesinin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Genel şartları sağlayan Dış Ticaret Sermaye Şirketleri ve Sektörel Dış Ticaret Şirketleri içinse özel şart aranmamaktadır. İTUS Sertifikası alan mükelleflerin KDV iade talepleri, sertifika tarihini içine alan dönemden başlamak üzere yerine getirilir. İlgili iadenin sınırı aşan kısmının (% 8)’i (dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri için %4’ü) için teminat verilir. İade talepleri KDVGUT’nin ilgili bölümlerine  göre yerine getirilir. İTUS sertifikasının iptalini gerektiren bir neden olmadığı sürece, sonraki iade taleplerinde indirimli teminat uygulamasına devam edilebilir.

KDV’nin çeşitli uygulamalar nedeniyle (indirimli oran, ihracat, tevkifat, yatırım teşvikli teslimler gibi) mükelleflerin üzerinde ekonomik yük oluşturduğu ve iade sürecinin zaman zaman oldukça uzadığı inkar edilemez bir gerçektir. Teminat karşılığı iade ise mükellefin bu mağduriyetini kısmen azaltmaktadır. Anlaşılacağı üzere İTUS Sertifikası daha düşük oranda teminat verilerek iadenin gerçekleşmesine yönelik bir uygulama olup sertifika sahipleri tüm iade talepleri  için bu haktan yararlanabilirler. Özellikle salgın hastalığın ekonomik hayata etkilerinin belirgin olduğu günümüzde bu etkilerin azaltılması adına indirimli teminat uygulamasından daha fazla mükellefin yararlanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmasının yerinde olacağı düşüncesindeyiz.

Kaynakça

– 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Genel Uygulama Tebliği,

– 213 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun,

– Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 22/05/2014 Tarih ve 45404237-130[I-13-270]-154 sayılı özelgesi,

– İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 18/06/2015 Tarih ve 39044742-010-61638 sayılı özelgesi,

– İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 26.02.2020 Tarih ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-010-226287 sayılı özelgesi,

– İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 01/06/2012 Tarih ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.32-1783 sayılı özelgesi,

– Ankara Vergi Başkanlığının 08/12/2014 Tarih ve 84974990-130[01-2014/30]-1218 sayılı özelgesi,

– İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 27/08/2013 Tarih ve 39044742-130-1353 Sayılı özelgesi,

– İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 13/03/2013 Tarih ve 39044742-KDV.32-391 sayılı özelgesi,

– İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 24/04/2017 Tarih ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-130-112095 sayılı özelgesi.

Devamı: Katma Değer Vergisi İadelerinde İndirimli Teminat Uygulaması (İTUS) – Doğan ÇENGEL, YMM, Volkan DEMİRCİOĞLU, SMMM Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İadesi GEK40 Segmenti – Savaş Uzunsakal, YMM

İndirimli Oran KDV İadesi GEK40 Segmenti

Savaş UZUNSAKAL
Yeminli Mali Müşavir

Bilindiği üzere İade hakkı doğuran işlemlerden biride indirimli orana tabi işlemlerdir. KDV Kanunu’nun 28. maddesinde “Katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için %10’dur. Cumhurbaşkanı  bu oranı dört katına kadar artırmaya, %1’e kadar indirmeye, bu oranlar dâhilin de muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir” hükmü bulunmaktadır.

3065 Sayılı KDVK’nın 29. Maddesinin 2.fıkrasına göre; “Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28 inci madde uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup  indirilemeyen ve tutarı Cumhurbaşkanınca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir.  Ancak mahsuben iade edilmeyen vergi, Maliye Bakanlığınca  belirlenen sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemler itibarıyla yılı içinde nakden iade edilebilir. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. Cumhurbaşkanı, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya tamamen ya da amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir” denilmiştir.

İndirimli orana ilişkin iade hakkı tanınan ve yüklenilerek indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi yılı içinde aylık veya kümülatif olarak talep edilebileceği gibi izleyen yıl içerisinde de talep edilebilir. İzleyen yıl talep edilecek katma değer vergisi en geç izleyen yılın Kasım ayı beyannamesinde talep edilebilir. 5.000 TL ve üzeri İade talepleri vergi inceleme raporu veya YMM raporuyla yerine getirilir. 2018 yılı için 11.400 TL, 2019 için ise 14.100 TL üzerindeki İade işlemleri KDVUGT’nin “III/B-3 İndirimli Orana Tabi İşlemlerde İade Uygulaması” bölümünde belirtilen açıklamalar çerçevesinde yapılmalıdır. Yıl içinde yapılan iade talepleri ile izleyen yıl, yıllık olarak yapılan iade taleplerinin bir takım hesaplama farklılığı bulunmaktadır.

KDV iade işlemleri YMM Raporunun fiziksel olarak vergi dairesine sunulması hariç GİB-İnternet vergi dairesi “KDV İade İşlemleri” menüsü üzerinden yapılmaktadır. Bu menü üzerinden indirim listeleri, yüklenim listeleri ve hesaplama tabloları sisteme yüklenir. Yapılan işlem neticesinde ön kontrol raporu sistem üzerinde oluşturulur. Raporda sisteme yüklenen liste ve tablolara ilişkin hata, eksiklik veya açıklanması gereken hususlar yer alır. Söz konusu hususlar sistemce segmentlere ayrılmış olup, üzerinde duracağımız segment GEK40 (Genel Esas Kontrol Segmenti)’dir.

Vergi Daireleri ön kontrol raporlarındaki mesajları GİB web sitesinden ulaşımı mümkün olmayan “GENEL ESAS KONTROL SEGMENTİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR” başlıklı bir kılavuz aracılığıyla incelemektedirler. Bu kılavuzda yer alan GEK40’a ilişkin bazı açıklamalar ise aşağıdaki gibidir.

GEK40- GENEL ESAS KONTROL SEGMENTİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

(İndirimli Orana Tabi İşlemlerde Azami İade Edilecek KDV Tutar Kontrolü)

Azami İade edilebilir KDV tutarı hesaplaması Aylık Olarak ve Hesap Döneminin tamamını kapsayacak şekilde Toplam olarak ayrı ayrı yapılmaktadır.

1-) Mükellefin, ilgili her bir dönem için KDV Beyannamesindeki %1 ‘lik Teslimlerinin %17 ‘si – %8 ‘lik Teslimlerinin %10’u  hesaplanarak ilgili ay için Azami İade Edilebilir KDV tutarı bulunmaktadır.

İlgili her bir ay için hesaplaması yapılan Azami İade Edilebilir KDV Toplam Tutarı ile İndirimli Oran Hesaplama Tablosundaki ilgili ay Fark sütununda yer alan tutarın kıyaslaması yapılmaktadır.

Fark tutarları, Mükellef tarafından GİB İnternet ortamında girişi yapılan İndirimli Oran Hesaplama Tablosundaki Fark sütunundan otomatik olarak aktarılmaktadır.(Hesaplama Tablosu Fark sütunu, ilgili ay için iade edilebilir KDV tutarını göstermektedir.)

2-) Hesap Döneminin tamamını kapsayan KDV Beyannamesindeki %1 ‘lik Teslimlerinin %17 ‘si – %8 ‘lik Teslimlerinin %10’u  hesaplanarak , hesap döneminin tamamına ilişkin TOPLAM  Azami İade Edilebilir KDV tutarı bulunmaktadır.

Haber Arası Reklam

Hesaplaması yapılan Azami İade Edilebilir KDV Toplam Tutarı ile İndirimli Oran Hesaplama Tablosundaki ilgili ay Fark sütununda yer alan tutarın kıyaslaması yapılmaktadır.

Fark tutarları, Mükellef tarafından GİB İnternet ortamında girişi yapılan İndirimli Oran Hesaplama Tablosundaki Fark sütunundan otomatik olarak aktarılmaktadır.

… Segment ; KDV Uygulama Tebliğinin III-B.3.1.1. son paragrafı ‘İndirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın,(%1) oranına tabi işlemler için işlem bedelinin (%17) ‘sini, (%8)’e tabi işlemler için ise işlem bedelinin (%10)’unu aşan kısmı, iade hesabına dahil edilmez. Azami iade tutarının belirlenmesinde iade talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam işlem bedeli dikkate alınır, ay içi hesaplamalarda azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmez. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ilişkin olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması halinde, mükellefin iade talebi, aşan kısmı için münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.’’ İfadesi gereğince segment çalıştırılmaktadır.

Ayrıca , 21 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ‘de Madde 3 ile ‘’Aynı Tebliğin (III/B-3.1.1.)Bölümünün sekizinci paragrafı ile (III/B-3.1.2.)bölümünün beşinci paragrafında yer alan ‘’ay içi hesaplamalarda’’ ibaresi ‘’AY İÇİ HESAPLAMALARDA DOĞRUDAN YÜKLENİMLER NEDENİYLE’’ şeklinde değiştirilmiştir” ifadesi getirilmiştir.

NOT 1: 21 Seri No.lu Tebliğde ifade edildiği üzere:

a-) Ay içi hesaplamalarda hesaplama tablosu ilgili dönem fark sütunundaki tutarın, ilgili dönem azami iade edilebilir KDV tutarını aşması halinde ilgili dönem yüklenilen KDV listesinin manuel olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. İlgili dönem yüklenilen KDV listesinin tamamının doğrudan doğrudan yüklenimlerden oluşması halinde segment geri bildiriminin kullanılması gerekmektedir. (Hesaplama Tablosu Fark sütunu, ilgili ay için iade edilebilir KDV tutarını göstermektedir.)

ÖNEMLİ: İlgili dönem yüklenilen KDV listesinde Genel Gider ve ATİK’lere ilişkin yüklenimlerin olması durumunda, aşan tutar kadar listelerin revize edilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, ay içi hesaplamalarda azami iade edilebilir KDV tutarı , sadece Doğrudan Yüklenimler ile aşılabilecektir.

NOT 2: Hesaplama tablosu fark sütunlarındaki toplam tutarın, hesap döneminin tamamı için hesaplanan toplam azami iade edilebilir KDV tutarını aşması halinde yüklenilen KDV listesinin manuel olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Yüklenilen KDV listesinin tamamı doğrudan yüklenimlerden oluşması halinde aşan tutarın incelemeye sevk edilmesi gerekmektedir. İlgili durum segment geri bildiriminde yer almaktadır. Dolasıyla yüklenilen KDV listesinde Genel Gider ve ATİK’lere ilişkin yüklenimlerin olması durumunda, aşan tutar kadar listelerin revize edilmesi gerekmektedir.

Not 4 : Yıl içerisinde terk eden mükelleflerin iade talepleri bir önceki hesap dönemini kapsayabileceği gibi cari dönemin iadesini de kapsaması mümkün bulunmaktadır.

Konut Teslimlerine ilişkin iade türünde , konutun satışının yapıldığı dönem ile FİİLİ TESLİMİN yapıldığı dönem / dönemler birbirinden farklı olabilmektedir

Azami iade edilebilir KDV tutarı hesaplamasının faturanın düzenlendiği dönem / dönemlere ilişkin olarak manuel olarak yapılması gerekmektedir.

Örnek:

Konut satışlarıyla uğraşan A Mükellefinin 30.12.2016 tarihinde işyeri kapatmış ve 2015-2016 dönemlerinde konut teslimlerinin olduğu durumda, oluşması muhtemel varsayımlar aşağıda sıralanmıştır.

Varsayım 1-  2015/1-12 Dönemleri konut teslimlerinden 200.000 TL iade tutarını 2016/1-11 dönemi içerisinde nakden/mahsuben 439 kodu ile talep edebilecektir.

Varsayım 2-2016/1-12 dönemleri konut teslimlerinden oluşan 50.000 TL iade tutarını yıl içerisinde nakden/mahsuben 406 kodundan talep edebilecektir.

Yukarıdaki 2 varsayımda da A  Mükellefi 2016/1-12 Dönemi 50.000 TL iade tutarını 10 No.lu KDV Genel Tebliğinde yapılan değişiklik ile konut satışı olduğundan nakit olarak Aylık/406 Kodundan talep etmesi mümkündür.

Ancak tebliğ ile düzenlemesi yapılan  ve yıl içerisinde nakden iade şartlarını taşımayan terk mükelleflerin nakden iade haklarını 439 kodu ile KDV beyannamesinde talep etmesi gerekmektedir.

Terk Mükelleflerin, terk ettiği yıla ilişkin iade talebini 439 kodundan talep etmesi halinde sistemsel olarak önceki yıl verilerine gidildiğinden segment hatalı çalışacak olup, ilgili durum geri bildirimde yer almaktadır.

Söz konusu hata iadenin 406 kodundan talep edilmesi durumunda oluşmayacaktır.

Segment başarılı ve başarısız tanımlarını açıklamak gerekirse;

Başarılı : Mükellefin Hesaplama Tablosu Fark sütunu tutarı : Mükellefin KDV Beyannamesi %1 ve %8 lik teslimleri esas alınarak hesaplanan Azami İade Edilebilir KDV tutarından küçük veya eşit olması durumunda segment ‘’Başarılı’’ olarak değerlendirilmektedir.

Başarısız : Mekellefin Hesaplama Tablosu Fark sütunu tutarı : Mükellefin KDV Beyannamesi %1 ve %8 lik teslimleri esas alınarak hesaplanan Azami İade Edilebilir KDV tutarından büyük olması durumunda segment ‘’Başarısız’’ olarak değerlendirilmektedir.

KDVUGT’nin “III/B-3.1.1. Yılı İçinde Talep Edilen Mahsuben İade Tutarlarının Hesaplanması” başlıklı bölümünün son paragrafındaki;

“Diğer taraftan indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın, (% 1) oranına tabi işlemler için işlem bedelinin (% 17)’sini, (% 8)’e tabi işlemler için ise işlem bedelinin (% 10)’unu aşan kısmı, iade hesabına dahil edilmez. Azami iade tutarının belirlenmesinde iade talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam işlem bedeli dikkate alınır, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmez. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ilişkin olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması halinde, mükellefin iade talebi, aşan kısım için münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.” ifadesinden ay içindeki doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade tutarının aşılması halinde vergi inceleme raporu arandığı sonucu çıkmaktadır.

KDVUGT’nin “III/B-3.1.2. İzleyen Yıl İçerisinde Talep Edilen Nakden/Mahsuben İade Tutarlarının Hesaplanması” başlıklı bölümünün sodan bir önceki paragrafında ise;

“Yıllık iadelerde azami iade tutarının belirlenmesinde, iade talebinde bulunulan yıldaki toplam işlem bedeli esas alınır, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmez.” İfadesi yer almaktadır.

Görüleceği üzere KDVUGT ile GEK40 Genel Esas Kontrol Segmentine İlişkin açıklamalar uyumludur.

Sonuç Ve Değerlendirme

KDVUGT’nin her iki bölümü de incelendiğinde ancak yıl içinde talep edilen iadeler için doğrudan yüklenim nedeniyle azami iade tutarının aşılması halinde vergi inceleme raporu aranacağı izleyen yıl içerisinde talep edilen iadelerde ise hesaplamanın iade talebinde bulunulan yıldaki toplam işlem bedelinin esas alınacağı, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılmasının bu durumu değiştirmeyeceği sonucu çıkmaktadır. Ancak maalesef vergi daireleri izleyen yıl içerisinde talep edilen iadelerde de aylık hesaplamaları dikkate alarak listelerin revize edilmesi gerektiği aksi halde iade işlemlerinin vergi incelemesi raporuna göre yerine getirileceği şeklinde bir uygulama benimsemektedirler. Görüşüm bu hususun ancak yıl içindeki iadeler için geçerliği olması gerektiği, ertesi yıl için iade taleplerinde vergi inceleme raporunun aranmaması gerektiği yönündedir. Aksi halde vergi dairelerinin kanundan yetki alan Bakanlığın uygulama genel tebliği ile belirlediği çerçevenin dışına çıktığı bu durumun ise hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı sonucu çıkmaktadır.

Faydalı olması dileğimle,

Kaynakça

– 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Uygulama Genel Tebliği,

– GEK40 Genel Esas Kontrol Segmentine İlişkin Vergi Dairesi Açıklaması (GİB web sitesinden ulaşılamamaktadır).

Devamı: İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İadesi GEK40 Segmenti – Savaş Uzunsakal, YMM Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İadesi GEK40 Segmenti – Savaş Uzunsakal, YMM

İndirimli Oran KDV İadesi GEK40 Segmenti

Savaş UZUNSAKAL
Yeminli Mali Müşavir

Bilindiği üzere İade hakkı doğuran işlemlerden biride indirimli orana tabi işlemlerdir. KDV Kanunu’nun 28. maddesinde “Katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için %10’dur. Cumhurbaşkanı  bu oranı dört katına kadar artırmaya, %1’e kadar indirmeye, bu oranlar dâhilin de muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir” hükmü bulunmaktadır.

3065 Sayılı KDVK’nın 29. Maddesinin 2.fıkrasına göre; “Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28 inci madde uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup  indirilemeyen ve tutarı Cumhurbaşkanınca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir.  Ancak mahsuben iade edilmeyen vergi, Maliye Bakanlığınca  belirlenen sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemler itibarıyla yılı içinde nakden iade edilebilir. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. Cumhurbaşkanı, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya tamamen ya da amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir” denilmiştir.

İndirimli orana ilişkin iade hakkı tanınan ve yüklenilerek indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi yılı içinde aylık veya kümülatif olarak talep edilebileceği gibi izleyen yıl içerisinde de talep edilebilir. İzleyen yıl talep edilecek katma değer vergisi en geç izleyen yılın Kasım ayı beyannamesinde talep edilebilir. 5.000 TL ve üzeri İade talepleri vergi inceleme raporu veya YMM raporuyla yerine getirilir. 2018 yılı için 11.400 TL, 2019 için ise 14.100 TL üzerindeki İade işlemleri KDVUGT’nin “III/B-3 İndirimli Orana Tabi İşlemlerde İade Uygulaması” bölümünde belirtilen açıklamalar çerçevesinde yapılmalıdır. Yıl içinde yapılan iade talepleri ile izleyen yıl, yıllık olarak yapılan iade taleplerinin bir takım hesaplama farklılığı bulunmaktadır.

KDV iade işlemleri YMM Raporunun fiziksel olarak vergi dairesine sunulması hariç GİB-İnternet vergi dairesi “KDV İade İşlemleri” menüsü üzerinden yapılmaktadır. Bu menü üzerinden indirim listeleri, yüklenim listeleri ve hesaplama tabloları sisteme yüklenir. Yapılan işlem neticesinde ön kontrol raporu sistem üzerinde oluşturulur. Raporda sisteme yüklenen liste ve tablolara ilişkin hata, eksiklik veya açıklanması gereken hususlar yer alır. Söz konusu hususlar sistemce segmentlere ayrılmış olup, üzerinde duracağımız segment GEK40 (Genel Esas Kontrol Segmenti)’dir.

Vergi Daireleri ön kontrol raporlarındaki mesajları GİB web sitesinden ulaşımı mümkün olmayan “GENEL ESAS KONTROL SEGMENTİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR” başlıklı bir kılavuz aracılığıyla incelemektedirler. Bu kılavuzda yer alan GEK40’a ilişkin bazı açıklamalar ise aşağıdaki gibidir.

GEK40- GENEL ESAS KONTROL SEGMENTİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

(İndirimli Orana Tabi İşlemlerde Azami İade Edilecek KDV Tutar Kontrolü)

Azami İade edilebilir KDV tutarı hesaplaması Aylık Olarak ve Hesap Döneminin tamamını kapsayacak şekilde Toplam olarak ayrı ayrı yapılmaktadır.

1-) Mükellefin, ilgili her bir dönem için KDV Beyannamesindeki %1 ‘lik Teslimlerinin %17 ‘si – %8 ‘lik Teslimlerinin %10’u  hesaplanarak ilgili ay için Azami İade Edilebilir KDV tutarı bulunmaktadır.

İlgili her bir ay için hesaplaması yapılan Azami İade Edilebilir KDV Toplam Tutarı ile İndirimli Oran Hesaplama Tablosundaki ilgili ay Fark sütununda yer alan tutarın kıyaslaması yapılmaktadır.

Fark tutarları, Mükellef tarafından GİB İnternet ortamında girişi yapılan İndirimli Oran Hesaplama Tablosundaki Fark sütunundan otomatik olarak aktarılmaktadır.(Hesaplama Tablosu Fark sütunu, ilgili ay için iade edilebilir KDV tutarını göstermektedir.)

2-) Hesap Döneminin tamamını kapsayan KDV Beyannamesindeki %1 ‘lik Teslimlerinin %17 ‘si – %8 ‘lik Teslimlerinin %10’u  hesaplanarak , hesap döneminin tamamına ilişkin TOPLAM  Azami İade Edilebilir KDV tutarı bulunmaktadır.

Haber Arası Reklam

Hesaplaması yapılan Azami İade Edilebilir KDV Toplam Tutarı ile İndirimli Oran Hesaplama Tablosundaki ilgili ay Fark sütununda yer alan tutarın kıyaslaması yapılmaktadır.

Fark tutarları, Mükellef tarafından GİB İnternet ortamında girişi yapılan İndirimli Oran Hesaplama Tablosundaki Fark sütunundan otomatik olarak aktarılmaktadır.

… Segment ; KDV Uygulama Tebliğinin III-B.3.1.1. son paragrafı ‘İndirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın,(%1) oranına tabi işlemler için işlem bedelinin (%17) ‘sini, (%8)’e tabi işlemler için ise işlem bedelinin (%10)’unu aşan kısmı, iade hesabına dahil edilmez. Azami iade tutarının belirlenmesinde iade talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam işlem bedeli dikkate alınır, ay içi hesaplamalarda azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmez. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ilişkin olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması halinde, mükellefin iade talebi, aşan kısmı için münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.’’ İfadesi gereğince segment çalıştırılmaktadır.

Ayrıca , 21 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ‘de Madde 3 ile ‘’Aynı Tebliğin (III/B-3.1.1.)Bölümünün sekizinci paragrafı ile (III/B-3.1.2.)bölümünün beşinci paragrafında yer alan ‘’ay içi hesaplamalarda’’ ibaresi ‘’AY İÇİ HESAPLAMALARDA DOĞRUDAN YÜKLENİMLER NEDENİYLE’’ şeklinde değiştirilmiştir” ifadesi getirilmiştir.

NOT 1: 21 Seri No.lu Tebliğde ifade edildiği üzere:

a-) Ay içi hesaplamalarda hesaplama tablosu ilgili dönem fark sütunundaki tutarın, ilgili dönem azami iade edilebilir KDV tutarını aşması halinde ilgili dönem yüklenilen KDV listesinin manuel olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. İlgili dönem yüklenilen KDV listesinin tamamının doğrudan doğrudan yüklenimlerden oluşması halinde segment geri bildiriminin kullanılması gerekmektedir. (Hesaplama Tablosu Fark sütunu, ilgili ay için iade edilebilir KDV tutarını göstermektedir.)

ÖNEMLİ: İlgili dönem yüklenilen KDV listesinde Genel Gider ve ATİK’lere ilişkin yüklenimlerin olması durumunda, aşan tutar kadar listelerin revize edilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, ay içi hesaplamalarda azami iade edilebilir KDV tutarı , sadece Doğrudan Yüklenimler ile aşılabilecektir.

NOT 2: Hesaplama tablosu fark sütunlarındaki toplam tutarın, hesap döneminin tamamı için hesaplanan toplam azami iade edilebilir KDV tutarını aşması halinde yüklenilen KDV listesinin manuel olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Yüklenilen KDV listesinin tamamı doğrudan yüklenimlerden oluşması halinde aşan tutarın incelemeye sevk edilmesi gerekmektedir. İlgili durum segment geri bildiriminde yer almaktadır. Dolasıyla yüklenilen KDV listesinde Genel Gider ve ATİK’lere ilişkin yüklenimlerin olması durumunda, aşan tutar kadar listelerin revize edilmesi gerekmektedir.

Not 4 : Yıl içerisinde terk eden mükelleflerin iade talepleri bir önceki hesap dönemini kapsayabileceği gibi cari dönemin iadesini de kapsaması mümkün bulunmaktadır.

Konut Teslimlerine ilişkin iade türünde , konutun satışının yapıldığı dönem ile FİİLİ TESLİMİN yapıldığı dönem / dönemler birbirinden farklı olabilmektedir

Azami iade edilebilir KDV tutarı hesaplamasının faturanın düzenlendiği dönem / dönemlere ilişkin olarak manuel olarak yapılması gerekmektedir.

Örnek:

Konut satışlarıyla uğraşan A Mükellefinin 30.12.2016 tarihinde işyeri kapatmış ve 2015-2016 dönemlerinde konut teslimlerinin olduğu durumda, oluşması muhtemel varsayımlar aşağıda sıralanmıştır.

Varsayım 1-  2015/1-12 Dönemleri konut teslimlerinden 200.000 TL iade tutarını 2016/1-11 dönemi içerisinde nakden/mahsuben 439 kodu ile talep edebilecektir.

Varsayım 2-2016/1-12 dönemleri konut teslimlerinden oluşan 50.000 TL iade tutarını yıl içerisinde nakden/mahsuben 406 kodundan talep edebilecektir.

Yukarıdaki 2 varsayımda da A  Mükellefi 2016/1-12 Dönemi 50.000 TL iade tutarını 10 No.lu KDV Genel Tebliğinde yapılan değişiklik ile konut satışı olduğundan nakit olarak Aylık/406 Kodundan talep etmesi mümkündür.

Ancak tebliğ ile düzenlemesi yapılan  ve yıl içerisinde nakden iade şartlarını taşımayan terk mükelleflerin nakden iade haklarını 439 kodu ile KDV beyannamesinde talep etmesi gerekmektedir.

Terk Mükelleflerin, terk ettiği yıla ilişkin iade talebini 439 kodundan talep etmesi halinde sistemsel olarak önceki yıl verilerine gidildiğinden segment hatalı çalışacak olup, ilgili durum geri bildirimde yer almaktadır.

Söz konusu hata iadenin 406 kodundan talep edilmesi durumunda oluşmayacaktır.

Segment başarılı ve başarısız tanımlarını açıklamak gerekirse;

Başarılı : Mükellefin Hesaplama Tablosu Fark sütunu tutarı : Mükellefin KDV Beyannamesi %1 ve %8 lik teslimleri esas alınarak hesaplanan Azami İade Edilebilir KDV tutarından küçük veya eşit olması durumunda segment ‘’Başarılı’’ olarak değerlendirilmektedir.

Başarısız : Mekellefin Hesaplama Tablosu Fark sütunu tutarı : Mükellefin KDV Beyannamesi %1 ve %8 lik teslimleri esas alınarak hesaplanan Azami İade Edilebilir KDV tutarından büyük olması durumunda segment ‘’Başarısız’’ olarak değerlendirilmektedir.

KDVUGT’nin “III/B-3.1.1. Yılı İçinde Talep Edilen Mahsuben İade Tutarlarının Hesaplanması” başlıklı bölümünün son paragrafındaki;

“Diğer taraftan indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın, (% 1) oranına tabi işlemler için işlem bedelinin (% 17)’sini, (% 8)’e tabi işlemler için ise işlem bedelinin (% 10)’unu aşan kısmı, iade hesabına dahil edilmez. Azami iade tutarının belirlenmesinde iade talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam işlem bedeli dikkate alınır, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmez. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ilişkin olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması halinde, mükellefin iade talebi, aşan kısım için münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.” ifadesinden ay içindeki doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade tutarının aşılması halinde vergi inceleme raporu arandığı sonucu çıkmaktadır.

KDVUGT’nin “III/B-3.1.2. İzleyen Yıl İçerisinde Talep Edilen Nakden/Mahsuben İade Tutarlarının Hesaplanması” başlıklı bölümünün sodan bir önceki paragrafında ise;

“Yıllık iadelerde azami iade tutarının belirlenmesinde, iade talebinde bulunulan yıldaki toplam işlem bedeli esas alınır, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmez.” İfadesi yer almaktadır.

Görüleceği üzere KDVUGT ile GEK40 Genel Esas Kontrol Segmentine İlişkin açıklamalar uyumludur.

Sonuç Ve Değerlendirme

KDVUGT’nin her iki bölümü de incelendiğinde ancak yıl içinde talep edilen iadeler için doğrudan yüklenim nedeniyle azami iade tutarının aşılması halinde vergi inceleme raporu aranacağı izleyen yıl içerisinde talep edilen iadelerde ise hesaplamanın iade talebinde bulunulan yıldaki toplam işlem bedelinin esas alınacağı, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılmasının bu durumu değiştirmeyeceği sonucu çıkmaktadır. Ancak maalesef vergi daireleri izleyen yıl içerisinde talep edilen iadelerde de aylık hesaplamaları dikkate alarak listelerin revize edilmesi gerektiği aksi halde iade işlemlerinin vergi incelemesi raporuna göre yerine getirileceği şeklinde bir uygulama benimsemektedirler. Görüşüm bu hususun ancak yıl içindeki iadeler için geçerliği olması gerektiği, ertesi yıl için iade taleplerinde vergi inceleme raporunun aranmaması gerektiği yönündedir. Aksi halde vergi dairelerinin kanundan yetki alan Bakanlığın uygulama genel tebliği ile belirlediği çerçevenin dışına çıktığı bu durumun ise hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı sonucu çıkmaktadır.

Faydalı olması dileğimle,

Kaynakça

– 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Uygulama Genel Tebliği,

– GEK40 Genel Esas Kontrol Segmentine İlişkin Vergi Dairesi Açıklaması (GİB web sitesinden ulaşılamamaktadır).

Devamı: İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İadesi GEK40 Segmenti – Savaş Uzunsakal, YMM Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.