• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveMaliye Genelgeleri

Giyecek Yardımı Yönetmeliğinin Uygulanmasına İlişkin Genelge

Giyecek Yardımı Yönetmeliğinin Uygulanmasına İlişkin Genelge

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü

Sayı : 27998389-010.06.02-[457-3]- 153209

Tarih: 04/03/2021

Konu : Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı

GENELGE

(Sıra No: 4)

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 211 inci maddesi uyarınca 14/9/1991 tarihli ve 91/2268 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde, kurum ve kuruluşların verecekleri giyim eşyalarını Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek standart fiyatları göz önünde bulundurmak suretiyle ihale mevzuatına göre karşılayacakları belirtilmiştir.

Diğer taraftan, anılan Yönetmeliğin Ek 1 inci maddesi ile bazı personele yapılacak giyecek yardımının nakdi olarak gerçekleştirilmesi öngörülmüş bulunmaktadır.

Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliğinde yer alan düzenlemelere ilişkin olarak farklı uygulamaların önlenmesi, uygulama birliğinin sağlanması ve oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1) Yönetmeliğe ekli (I) ve (II) sayılı Cetvellerdeki giyim eşyaları esas alınarak hazırlanan “Ayni Olarak Yapılacak Giyecek Yardımına İlişkin Azami Birim Fiyat Listesi” Ek l’de yer almaktadır. Kurum ve kuruluşlar, ayni olarak verecekleri giyim eşyalarında belirlenmiş olan bu fiyatları aşmayacak şekilde ihale mevzuatına göre işlem yapacaklardır.

2) Yönetmeliğe ekli (I) sayılı Cetvelin 17, 18, 19, 20, 21,22, 23 ve 24 numaralı sıraları ile (II) sayılı Cetvelin Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait bölümün 3 ve 4 numaralı sıralarında sayılan personele yapılacak giyecek yardımları ayni olarak yapılmaya devam edilecek, diğer personele verilmesi öngörülen giyim eşyalarının bedeli ise nakden ödenecektir.

3) Yönetmeliğe ekli (I) ve (II) sayılı Cetvellerdeki giyim eşyaları esas alınarak hazırlanan “Nakdi Olarak Yapılacak Giyecek Yardımına İlişkin Azami Birim Fiyat Listesi” Ek 2’de yer almaktadır. Nakdi olarak yapılacak giyecek yardımının ödenmesinde bu fiyatlar esas alınacaktır. Ancak, ilgili personele daha önce nakdi giyecek yardımı kapsamında verilmiş olan bir giyim eşyası için belirlenen kullanma süresi dolmadan yenisi için ödeme yapılmayacaktır.

ÖRNEK 1– Yönetmeliğe ekli (I) sayılı Cetvelde, kadro unvanı şoför olan personele verilecek giyim eşyası; takım elbise, tulum, ayakkabı, yağmurluk, atkı ve eldiven olarak belirlenmiştir. Kullanma süreleri ise yağmurluk için iki, atkı için üç ve diğer giyim eşyaları için bir yıldır. Buna göre ilgili personele Ek 2’de belirlenmiş olan;

Takım elbise 200,59 TL
Tulum 38,59 TL
Ayakkabı 56,60 TL
Yağmurluk 43,51 TL
Atkı 7,71 TL
Eldiven 4,94 TL
Toplam 351,94 TL

tutarında ödeme yapılacaktır.

ad

ÖRNEK 2– Yönetmeliğe ekli (II) sayılı Cetvelde, Yardımcı Hizmetler Sınıfında bulunan personele verilecek giyim eşyası; takım elbise ve ayakkabı olarak belirlenmiştir. Buna göre ilgili personele Ek 2’de belirlenmiş olan;

Takım elbise 200,59 TL

Ayakkabı 56,60 TL

Toplam 257,19 TL

tutarında ödeme yapılacaktır.

4) Ayni olarak yapılacak giyecek yardımına ilişkin giderler, idare bütçelerinin ilgisine göre “03.02.50.01- Giyecek Alımları” ya da “03.02.50.90- Diğer Giyim ve Kuşam Alımları” ekonomik kodlarına, nakdi olarak yapılacak giyecek yardımları ise “01.01.40.01- Sosyal Haklar” ekonomik koduna gider kaydedilmek suretiyle gerçekleştirilecektir.

5) Nakdi olarak yapılacak giyecek yardımı gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmak suretiyle ilgili personele ödenecektir.

6) Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca kurumlar tarafından, giyim eşyalarının verilmesinde Yönetmeliğe ekli Cetveller esas alınarak personelin kadro unvanı, sınıfı, sayısı ve hizmet yerlerine göre bir örneği Ek 3’de yer alan dağıtım listesi düzenlenecektir. Bu listeler ayni ve nakdi olarak yapılan giyecek yardımları için ayrı ayrı düzenlenecektir. Listeler ilgili kurumlar tarafından muhafaza edilecek ve talep etmeleri halinde yetkililere ibraz edilecektir.

Bilgilerini ve gereğini arz/rica ederim.

Lütfi ELVAN

Hazine ve Maliye Bakanı

EK:

1- Fiyat Listesi (2 sayfa)

2- Dağıtım Listesi (1 sayfa)

Ek 1-2

EK 3

Devamı: Giyecek Yardımı Yönetmeliğinin Uygulanmasına İlişkin Genelge Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

2021 Yılı Ocak Ayına Ait Yurtdışı Emsal Katsayılarına İlişkin Genelge

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü

Sayı : 27998389-010.06.02-11648

Tarih: 06/01/2021

Konu : Yurtdışı Aylıkları

GENELGE

(Sıra No: 2)

Sürekli görevle yurtdışında bulunan memurların aylıklarına uygulanacak emsal katsayılar hakkındaki 29/6/2009 tarihli ve 2009/15191 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinde yer alan ve yurtdışı aylıklarının hesabında esas alman unsurlarda meydana gelen değişiklikler nedeniyle; aynı Kararın 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının Bakanlığımıza vermiş olduğu yetkiye dayanılarak 1/1/2021 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden belirlenen emsal katsayılar ekli cetvellerde gösterilmiştir.

Anılan değişikliklere göre, kurumların yurtdışı kadrolarında görev alan Devlet memurlarının 1/1/2021 tarihinden itibaren aylıklarının hesaplanmasında;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43 üncü maddesinin (A) bendinde yer alan Aylık Gösterge Tablosunun,

b) 1/1/2021-30/6/2021 döneminde gösterge rakamlarının aylık tutarlara çevrilmesinde, 1/9/2019 tarihli ve 30875 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan 28/8/2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının İkinci Kısım Birinci Bölümünün 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Bakanlığımız Genelgesi ile 0,165786 olarak belirlenen aylık katsayısının,

c) 2009/15191 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinde yer alan aşağıdaki döviz kurlarının,

DÖVİZİN CİNSİ DÖVİZ SATIŞ KURU (TL)
1 ABD Doları 1,5345
1 Avustralya Doları 1,1989
1 Danimarka Kronu 0,28767
1 İngiliz Sterlini 2,4317
1 İsviçre Frangı 1,4083
1 İsveç Kronu 0,20437
1 Japon Yeni 0,01631
1 Kanada Doları 1,3574
1 Kuveyt Dinarı 5,3226
1 Norveç Kronu 0,24069
1 Suudi Arabistan Riyali 0,40918
1 Euro 2,1420

ç) “1 Ocak 2021 ve sonrası” için belirlenmiş olan ve bu Genelgeye ekli cetvellerde yer alan emsal katsayılarının,

esas alınarak, ödemelerin 2009/15191 sayılı Bakanlar Kurulu Kararındaki düzenlemeler ile 26/12/2012 tarihli ve 14401 sayılı Bakanlığımız Genelgesinde yer alan açıklamalar çerçevesinde yapılması gerekmektedir.

Bilgilerini ve Bakanlığımızca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar bu Genelge hükümlerinin uygulanmasını arz/rica ederim.

Lütfi ELVAN

Hazine ve Maliye Bakanı

EK : Cetvel (3 sayfa)

ad

Devamı: 2021 Yılı Ocak Ayına Ait Yurtdışı Emsal Katsayılarına İlişkin Genelge Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Yapılandırma İç Genelgesi 2020/1 – GİB

Yapılandırma İç Genelgesi 2020/1 – GİB

Sıra No: 2020/1

Say : 21002710-010.06.01[37- ]

Tarih : 30/11/2020

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı : 21002710-010.06.01[37- ]

Konu : 2020/1 Seri No.lu 7256 sayılı Kanun İç Genelgesi

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN 7256 SAYILI KANUN İÇ GENELGESİ (Seri No: 2020/1)

…………………………. VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

…………………………..VALİLİĞİNE

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun uygulamasına ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.

A- BAŞVURULARA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

Bilindiği üzere, 7256 sayılı Kanundan yararlanmak isteyen mükelleflerin Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) veya e-devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden başvuruda bulunmaları mümkün olduğu gibi, bağlı bulundukları her bir vergi dairesine ayrı ayrı yazılı olarak doğrudan ya da posta yoluyla veya motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para cezaları için bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine başvuruda bulunabilecekleri 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 sayılı Kanun Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

Ayrıca, Kanun hükümlerinden yararlanmak için yapılacak başvurularda aşağıda belirtilen hususlara da dikkat edilmesi gerekmektedir.

1) Yurt dışında bulunan mükelleflerin faks yoluyla Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunmaları hâlinde, söz konusu başvuruları kabul edilecektir. Bu durumda, mükellefler tarafından istenilmesi hâlinde ödeme tabloları faks yoluyla gönderilebilecektir. Ancak, mükelleflerin Kanun hükümlerinden yararlandıkları borçları ile ilgili davalarının bulunması durumunda bu davalarından vazgeçtiklerine dair dilekçeyi yazılı olarak göndermeleri icap etmektedir.

2) Tutuklu veya hükümlü olan mükelleflerin Kanundan yararlanmaya ilişkin dilekçelerinin ceza infaz kurumu kayıtlarına alındığı tarihin başvuru tarihi olarak esas alınması, bu tarihin belli olmaması durumunda ceza infaz kurumunun ilgili dilekçeyi vergi dairesine göndermesine ilişkin yazının tarihinin esas alınması gerekmektedir.

3) Kanun hükümlerinden motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para cezaları için yararlanmak isteyen mükelleflerin taşıtlarının, bulundukları il dışında bir vergi dairesine kayıtlı olması durumunda, bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine başvuruda bulunmaları mümkündür. Bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine başvuruda bulunan mükelleflerin bu başvurularını alan ilgili vergi dairelerinin, alınan başvuru dilekçelerini evrak kaydını yaptıktan sonra taşıtın bağlı olduğu vergi dairesine posta yoluyla ya da faksla derhal göndermesi gerekmektedir. Taşıtın kayıtlı olduğu vergi dairesince başvuru dilekçesinin alınması üzerine bu başvurulara ilişkin olarak tanımlanan evrak kodu ile evrak kaydı yapılacak ve alacak yapılandırılarak ödeme planı hazırlanacaktır.

Diğer taraftan, başvuru dilekçelerinin verildiği ilgili vergi dairesi ile taşıtın bağlı olduğu vergi dairesinin Kamusal Elektronik Belge Yönetim Sistemi (KEYS) üzerinden evrak alabilen/gönderebilen vergi dairelerinden olmaları durumunda, bu dilekçeler başka lokasyona yönlendirilen evrak olarak KEYS üzerinden taşıtın bağlı olduğu vergi dairesine gönderilecektir. Bu durumda, alınan başvuru dilekçelerinin taşıtın bağlı olduğu vergi dairesine ayrıca posta yoluyla ya da faksla gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.

4) 7256 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlular, ödeme planlarını Başkanlığımız internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden veya bağlı bulundukları vergi dairelerinden alabileceklerdir.

Ayrıca, borçlular motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para cezaları için bağlı oldukları vergi dairesi yerine bulundukları ildeki/ilçedeki vergi dairesine yaptıkları başvurulara ilişkin ödeme planlarını bu vergi dairelerine başvurmaları hâlinde imza karşılığında alabileceklerdir.

personel programı

5) Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin başvuru süresi içinde bu taleplerinden vazgeçmeleri ya da ödeme seçeneklerini değiştirmeleri mümkündür. Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) veya e-devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden yapılan başvurulardan, vazgeçme veya ödeme seçeneği değiştirme taleplerinin bağlı olunan vergi dairesine yazılı şekilde doğrudan ya da posta yoluyla yapılması gerekmektedir.

Kanundan yararlanılmasının şartlarından biri de dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması olduğundan, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuran borçluların, takip ve tahsilat işlemlerinden dolayı açtıkları davalardan (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak açmış oldukları davalar dâhil) vazgeçmeleri gerekmektedir.

Ancak, başvuru sırasında davalardan vazgeçileceği yönünde beyanda bulunulduğu ve bu dilekçelerin vergi dairelerince derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderilerek idarece de başvuruda bulunan mükellefler ile ilgili ihtilafların sürdürülmediği dikkate alındığında, Kanundan yararlanmak üzere başvuran mükellefler ile ilgili olarak belirtilen işlemler gerçekleştirildikten sonra ya da idarece ihtilafın sürdürülmeyerek süresinde kanun yollarına başvurulmaması hallerinde mükelleflerin başvurularından vazgeçmeleri mümkün değildir.

6) Kanun hükümlerinden yararlanmaya yönelik başvurularını elektronik ortamda veya yurt dışından faksla yapan mükelleflerin, yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili olarak dava açıp açmadıkları vergi dairelerince ivedilikle araştırılacak ve bu borçlara ilişkin devam eden ihtilafın bulunması durumunda, söz konusu davalardan vazgeçtiklerine dair yazılı dilekçeyi onbeş gün içinde vergi dairesine intikal ettirmeleri, aksi halde Kanun hükümlerinden yararlanamayacakları hususu bir yazı ile mükelleflere tebliğ edilecektir. Bu sürede davalardan vazgeçildiğine dair dilekçeleri vergi dairelerine intikal ettirmeyen mükellefler Kanun hükümlerinden yararlanma haklarını kaybedeceklerinden başvuruları geçersiz sayılacak ve hazırlanan ödeme planları iptal edilecektir.

7) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 124 üncü maddesi uyarınca mükelleflerin şikâyet yoluyla Bakanlığımıza/Başkanlığımıza yapmış oldukları müracaatlara konu alacaklar, 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılabilecektir. Ancak, mükelleflerin Kanun hükmünden yararlanabilmeleri için açılmış davalardan vazgeçmeleri gerektiği tabiidir.

Söz konusu davalardan vazgeçme dilekçelerinin asıllarının davada taraf olan Başkanlığımıza gönderilmesi ve Başkanlığımızca da bu dilekçelerin ilgili yargı merciine intikal ettirilmesi sağlanacaktır.

Öte yandan, 7256 sayılı Kanundan yararlanmak için müracaatta bulunan mükellefler tarafından bu borçları ile ilgili şikâyet yoluyla müracaat dışındaki sebeplerle Bakanlık/Başkanlık aleyhine açılan davanın bulunması hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için bu davalardan da vazgeçilmesi gerekmekte olup, Bakanlığımızın/Başkanlığımızın davalı konumunda olduğu davalara dair ihtilaftan vazgeçme dilekçelerinin de ivedi olarak Başkanlığımıza gönderilmesi gerekmektedir.

Buna göre, Bakanlığımızın/Başkanlığımızın taraf olduğu davalara ilişkin ihtilaftan vazgeçme dilekçelerinin ivedilikle davaya konu dosya numarası da belirtilmek suretiyle Başkanlığımıza gönderilmesi sağlanacaktır.

8) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasında “1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, ilgili kanunlarda belirlenmiş olan sürelerde idari işleme karşı dava açılması gerekmektedir. Bu sürelerden sonra açılan davalar yargı mercileri tarafından süre yönünden reddedilmektedir.

Vergi/ceza ihbarnamelerinin mükelleflere ne zaman tebliğ edildiği vergi dairesi kayıtlarında detaylı şekilde yer aldığından, mükelleflerin dava açma süreleri bu kayıtlar esas alınarak tespit edilecek ve bu kayıtlara göre davanın, süresinden sonra açıldığı herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilirse bu alacaklar 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılabilecektir.

Diğer taraftan, söz konusu alacaklara ilişkin olarak açılmış olan davaların vergi mahkemesi tarafından süre yönünden reddedildiği hallerde red kararına karşı 17/11/2020 tarihinden önce ilgisine göre Danıştay’a veya bölge idare mahkemesine başvurulmuş olması durumunda da mükellefler 7256 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Bu durumda söz konusu davalardan vazgeçilmesi gerekeceği tabiidir.

9) 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b) bendi uyarınca, 7143 sayılı Kanunun 2, 3 ve 4 üncü maddeleri kapsamında yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla ödemeleri devam eden taksitlendirmelerde kalan taksit tutarlarına konu borçların 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olduğundan, borçluların 7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvurmaları halinde kalan taksit tutarlarına konu borçlar vadesinde ödenmemiş kabul edilecek ve borçlular ödedikleri tutarlar kadar 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanacaklardır.

Bu durumda, 7143 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak ödenen taksit tutarları için anılan Kanun hükümleri geçerli sayılarak ödenen tutar kadar 7143 sayılı Kanundan yararlanılacağı ve kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek taksit tutarlarına konu borçların 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılacağı dikkate alındığında, 7143 sayılı Kanun kapsamında ödenmemiş toplam taksit tutarlarına göre 7256 sayılı Kanun kapsamında ödenecek tutarın (7143 sayılı Kanun 3 ve 4 üncü maddelerinde ödemeye bağlı olarak borç aslının tahsilinden de belirli oranda vazgeçileceği düzenlenmiş olmasına rağmen, taksitlerin tamamının 7143 sayılı Kanun kapsamında ödenememiş olması nedeniyle tahsilinden vazgeçilemeyen borç asılları dâhil borçlarının 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılacak olmasından dolayı) artabileceği hususu da dikkate alınarak borçluların bu konuda bilgilendirilmesi gerekecektir.

Ayrıca, borçlular 31 Aralık 2020 tarihine kadar yaptıkları başvurulardan vazgeçebileceklerinden, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden borçları için 7256 sayılı Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunmuş olmaları durumunda bu başvurularından da vazgeçebileceklerdir. Borçluların bu konudaki başvurularından vazgeçmeleri halinde, 7143 sayılı Kanun kapsamında taksit ödeme haklarının devam etmesi kaydıyla 7143 sayılı Kanun kapsamında ödemelerine devam edebilecekleri tabiidir.

B- BAŞVURUDA BULUNAN MÜKELLEFLERE İLİŞKİN HACİZ İŞLEMLERİ

7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin, yapılandırmaya konu borçları muaccel olmaktan çıkmakta ve bu borçların peşin veya taksitler hâlinde ödenmesine imkân sağlanmaktadır.

Bu itibarla, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler hakkında Kanun hükümlerini ihlal etmedikleri müddetçe bu borçlara yönelik 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 62 nci maddesi hükmü gereğince mal varlığı araştırması yapılmayacak, daha önce başlanılmış olup sonuçlanmamış bulunan mal varlığı araştırmalarına da son verilecektir.

Öte yandan, söz konusu kişilerin bu borçları nedeniyle cebren tahsil işlemleri yapılmayacak, 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce uygulanmış hacizler ve bu hacizlere dayanılarak başlatılan satış işlemleri durdurulacaktır. Ayrıca yapılan takipler neticesinde motorlu taşıtlar hakkında trafik sicillerine konulan hacizler baki kalmak kaydıyla yakalama şerhleri kaldırılacak ve talep edilmesi durumunda araçlar sahiplerine iade edilecektir.

Diğer taraftan, Kanunun 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası hükmüne göre, bu Kanun kapsamında yapılandırmaya konu alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı vergi dairesince satılabilecektir.

Daha önce tatbik edilen hacizlerin kaldırılmasını isteyen mükelleflerin bu talepleri, borcu karşılayacak tutarda teminat gösterilmesi hâlinde yerine getirilebilecektir. Aynı uygulamanın istihkak ve alacak hacizleri için de yapılacağı tabiidir.

7256 sayılı Kanun kapsamında borçları yapılandırılan mükelleflerin Kanun hükümlerini ihlal etmeleri hâlinde, durdurulan cebren takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilecektir.

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da belirtildiği üzere, alacakların bu Kanuna göre yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen bu alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri geçerliliğini koruduğundan yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edilecektir.

Ayrıca, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerekeceği tabiidir.

C- CEBREN TAHSİL EDİLEN PARALARLA EMANETTEKİ PARALARIN MAHSUBU

Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden (bu tarih hariç) önce emanet hesaplarında bulunan tutarlar ile haczedilerek vergi dairesi hesaplarına aktarılan tutarlar borçlara mahsup edilecek, kalan bir borcun bulunması hâlinde, bakiye borç için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Ancak, mükellef hakkında tatbik edilen hacizlere istinaden, Kanunun yayımı tarihinden sonra yapılan cebren tahsilatlar, mükelleflerin Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunmaları hâlinde, başvuru tarihine bakılmaksızın, Kanun hükmüne göre yapılandırılan ve ödenmesi gereken tutara, ilk taksitten başlamak üzere mahsup edilecektir. Fazla bir tutarın bulunması hâlinde ise bu tutar, 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrası göz önünde bulundurularak red ve iade edilecektir.

Öte yandan, ilgili mevzuat gereği yapılan iadelere ilişkin tutarlar;

– İade talebinin 7256 sayılı Kanunun başvuru süresinin bitiminden (31 Aralık 2020) önce olması hâlinde mükellefin talebine bağlı kalınmaksızın 7256 sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlere (vadesi gelmemiş olanlar da dâhil olmak üzere) mahsup edilecek ve kalan bir tutarın bulunması durumunda ise 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrası göz önünde bulundurularak red ve iade edilecektir.

– İade talebinin 7256 sayılı Kanunun başvuru süresinden (31 Aralık 2020) sonra olması hâlinde öncelikle mükellefin muaccel hale gelmiş (7256 sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süresi başlamış olanları dâhil) amme borçlarına, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrasına göre Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarına mahsup edilmesi sağlanacak ve kalan bir tutarın bulunması durumunda ise mükellefin talebi çerçevesinde işlem yapılacaktır.

Ç- DİĞER HUSUSLAR

1) Kanun hükümlerinden, muhtelif kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları, kanuni temsilciler, yeminli mali müşavirler ve serbest muhasebeci mali müşavirler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak yararlanabilecek ve bu Kanun kapsamında kendileri adına yapılandırılan borcun tamamını ödemeleri şartıyla sorumlu oldukları bu alacaklara yönelik sorumlulukları sona erecektir.

Ancak, yapılandırılan borcun bir kısmının ödenmesi durumunda ödedikleri tutar kadar Kanundan yararlandırılacak ve Kanundan yararlanılarak ödenen tutara karşılık tahsilinden vazgeçilen alacaklar da dikkate alınarak sorumlu tutulacakları bakiye alacak tutarı tespit edilecektir.

2) Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendine göre, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarların, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından kesinti yoluyla aylık olarak tahsil edilmesi gerekmektedir.

Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuran belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların ödemeleri gereken taksitlerin tahsil edilebilmesi için;

– Büyükşehir belediyeleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar için Muhasebat Genel Müdürlüğüne,

– Diğer belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar için İlbank A.Ş.’ye, kesinti talepleri bu İç Genelge ekindeki tablo ile yapılacaktır.

3) 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, yapılandırılan borçlarını azami yüzyirmi ayda ödeyebilecek borçlular belediye veya belediyeye bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar olarak belirlendiğinden, belediyelerin hissedar oldukları şirketlerin Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarının azami yüzyirmi eşit taksitte ödenebilmesinin mümkün bulunmadığı hususuna dikkat edilmesi gerekmektedir.

4) 7256 sayılı Kanunun uygulamasını göstermek üzere 27/11/2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 sayılı Kanun Genel Tebliğinin “II-ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR” başlıklı kısmının “B- ALACAK TUTARININ TESPİTİ” başlıklı bölümünde yer alan Örnek 6’daki “10/9/2020” tarihinin “10/8/2020” tarihi olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Bekir BAYRAKDAR

Gelir İdaresi Başkanı

EK: Tablo

7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükümlerine Göre Ödenecek Taksitlere Dair Kesinti Talebi

…………………… Vergi Dairesi Başkanlığı / Defterdarlığı

…………………… Vergi Dairesi Müdürlüğü / Malmüdürlüğü

Borçlu Belediye/Belediye’ye Bağlı Kuruluşun;

Sıra No:           Unvanı                Vergi Kimlik Numarası                 Bulunduğu İl             Toplam Borç Tutarı            Taksit Sayısı

 

Devamı: Yapılandırma İç Genelgesi 2020/1 – GİB Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Maliye Genelgesi – Yurtdışı Aylıklarının Avans Olarak Ödenmesi

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü

Sayı: 27998389-010.06.02-667191

Tarih: 25/11/2020

Konu: Yurtdışı aylıklarının avans olarak ödenmesi

GENELGE

(Sıra No: 9)

14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 24 üncü maddesinde; aylıklarını personel kanunlarına göre almakta olanlara, müteakip ayın aylığına mahsuben Bakanlığımızca belirlenecek esaslar dahilinde avans ödenebileceği, bu şekilde yapılacak avans ödemelerinin ait olduğu aylıkla birlikte kanuni kesintilere tabi tutulacağı ve ilgililerin ölümü halinde geri alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 14/7/2020 tarihli ve 2758 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, 29/6/2009 tarihli ve 2009/15191 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sürekli Görevle Yurt Dışında Bulunan Memurlara Ödenecek Aylıklara İlişkin Kararın 7 nci maddesine “Sürekli görevle yurtdışında bulunan ve aylıklarını bu Karar kapsamında alan personele, müteakip ayın aylığına mahsuben Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslar dahilinde avans ödenebilir. Bu şekilde yapılacak avans ödemeleri, ait olduğu aylıkla birlikte kanuni kesintilere tabi tutulur ve ilgililerin ölümü halinde geri alınmaz.”

hükmü eklenmiştir.

Anılan hükümlerle, aylıklarını 2009/15191 sayılı Karar kapsamında alan personele müteakip ayın aylığına mahsuben yapılacak avans ödenmelerine ilişkin esasları belirleme görevi Bakanlığımıza verilmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, söz konusu personelin avans ödemeleri, 657 sayılı Kanunun ek 24 üncü maddesi uyarınca aşağıda sayılan esaslar dahilinde yapılacaktır.

1- Sürekli görevle yurt dışında bulunan ve aylıklarını 2009/15191 sayılı Karar kapsamında alan personele, izleyen yılın 1 Ocak tarihinde ödenmesi gereken hakedişleri cari yılın 31 Aralık tarihinde avans olarak ödenecektir.

2- Avansın hesabında ele geçen net tutarlar esas alınacaktır.

3- Verilen avanslar bütçe dışı avans ve krediler hesabına borç kaydedilecektir. Ödenen avans tutarları ilgililerin ait olduğu aylıklarına mahsup edilecek ve gerekli kanuni kesintiler bu aylıklardan yapılacaktır.

4- Ödenen avans tutarları ilgililerin ölümü halinde geri alınmayacaktır.

Gereğini arz / rica ederim.

Lütfı ELVAN

Hazine ve Maliye Bakanı

ad

Devamı: Maliye Genelgesi – Yurtdışı Aylıklarının Avans Olarak Ödenmesi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi – Uygulama İç Genelgesi 2020/1

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi

Uygulama İç Genelgesi 2020/1

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı: 29537098-010.06.01[165]-E.8060

Tarih: 16/01/2020

Konu Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi

UYGULAMA İÇ GENELGESİ SERİ NO. 2020/1

Bilindiği üzere, 13 1/2020 tarih ve VUK-122/2020-1 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini elektronik ortamda kendileri gönderebilen mükelleflerden/işverenlerden talep edenlere, sadece ücret ödemeleri üzerinden yapılan vergi kesintilerini matrahlarıyla birlikte 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların sigorta primleri ve kazançları toplamı, meslek adları ve kodları ile prim ödeme gün sayılarını 1003B Beyanname kodlu Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi (Ücret ödemelerine ilişkin vergi kesintileri ile sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı, meslek adları ve kodları ile prim ödeme gün sayılarının bildirilmesine yönelik) ile elektronik ortamda gönderebilmeleri için mevcut e-beyanname şifresinden ayrı olarak kullanıcı kodu, parola ve şifre verilmesi ve bu şifre ile 1003B Beyanname kodlu Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin gönderilmesine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Söz konusu Sirkülerle yapılan düzenlemeler sonrasında vergi dairelerince yapılacak iş ve işlemler ile uygulamaya ilişkin diğer usul ve esaslar bu İç Genelgenin konusunu oluşturmaktadır.

Beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderme şartlarını taşıyan mükelleflerin/işverenlerin anılan Sirküler ekinde yer alan “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin Elektronik Ortamda Gönderilmesine İlişkin Talep Formu (Ücret ile sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı, meslek adlan ve kodları ile prim ödeme gün sayılarının bildirilmesine yönelik)“nu (Ek-1) doldurarak bağlı oldukları vergi dairesine müracaat etmeleri halinde;

1- Öncelikle “0095 – ÜCRETLERE İLİŞKİN MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ” vergi türünden mükellefiyet açılacaktır.

2-1003B Beyanname kodlu Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini elektronik ortamda gönderebilmeleri için kendilerine ayrı bir şifre verilecektir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Haber Arası Reklam

Devamı: Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi – Uygulama İç Genelgesi 2020/1 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İşe Başlama-Adres Değişikliği-Şube Açılışı ve İşi Bırakma Yoklamaları Hakkında Uygulama İç Genelgesi 2019/5

Uygulama İç Genelgesi 2019/5

İşe Başlama,

Adres Değişikliği,

Şube Açılışı ve

İşi Bırakma Yoklamaları

Bu Genelge Hakkında TÜRMOB Açıklamaları İçin Tıklayınız

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı     :29537098-010.06.01[64]-E.136959

Tarih: 03.10.2019

UYGULAMA İÇ GENELGESİ

SERİ NO: 2019/5

1.Giriş

Başkanlığımıza intikal eden olaylar ve yapılan değerlendirmeler sonucunda, bazı mükellef grupları için yapılan yoklama işlemlerinde mükellefin ibraz ettiği bilgi ve belgeler dışında farklı bir tespit yapılamadığı, yapılan bu yoklamaların işlem sürecini uzattığı ve bu durumun, vergi dairelerinde verimliliği olumsuz yönde etkilediği, iş ve zaman kaybına neden olduğu anlaşılmıştır.

Bu nedenle; yoklamaların etkinliğinin artırılması amacıyla belirlenen mükellef grupları için bu İç Genelgede belirtilen şartların gerçekleşmesi koşuluyla kaldırılan işe başlama, adres değişikliği, şube açılışı ve işi bırakma yoklamaları ile mükelleflerin uyum düzeyinin artırılması, uyumsuz mükelleflerin uyumlu mükellefler aleyhine oluşturacağı haksız rekabetin önlenmesi amacıyla Başkanlığımızın uyum analiz çalışmaları kapsamında belirlenen sektörler, mükellef grupları, gayri safi iş hasılatları, istihdam edilen işçi sayıları, gelir unsurları vb. kriterler dikkate alınarak ve Başkanlığımızın uygun gördüğü sürelerde oluşturulan mükellef listelerine istinaden düzenlenecek yoklamalar için yapılması gereken işlemler aşağıda belirtilen açıklamalar dikkate alınarak yapılacaktır.

2. Yoklamaların Etkinliğinin Artırılması

Vergi dairelerindeki verimliliğin artırılması ve zaman kayıplarının önlenmesi amacıyla;

a) Gerçek kişi mükelleflerden nakliyecilik faaliyetinde bulunup münhasıran yük ve yolcu taşıyanların işe başlama yoklaması, adres değişikliği yoklaması, işi bırakma yoklaması,

b) Yerleşim yeri adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunanların işe başlama yoklaması, adres değişikliği yoklaması, işi bırakma yoklaması,

c) Sermayesi üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olan şirketlerin (imalatçılar hariç) adres değişikliği yoklaması, şube açılış yoklaması,

ç) Gerçek kişi mükelleflerde ölüm hali nedeniyle işi bırakma yoklaması,

d) Tüzel kişilerde tasfiye/iflasın kapanması nedeniyle işi bırakma yoklaması aşağıda belirtilen şartların gerçekleşmesi koşuluyla kaldırılmıştır.

Söz konusu mükelleflerin işe başlama, adres değişikliği, şube açılışı ve işi bırakma ile ilgili işlemleri, Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde yapılacaktır.

2.1. İşe Başlama Yoklamaları

– Nakliyecilik faaliyetinde bulunanlardan münhasıran yük ve yolcu taşıyan gerçek kişi mükelleflerin işe başlama/bırakma bildirimi ile vergi dairesine işe başladığını bildirmesi üzerine iş yeri adresi olarak gösterdiği yerleşim yeri adresinin Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) üzerinden sorgulaması yapılarak doğruluğu teyit edildikten sonra trafik tescil kayıtlarında yer alan bilgiler dikkate alınarak,

– Yerleşim yeri adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunan gerçek kişi mükelleflerin işe başlama/bırakma bildirimi ile vergi dairesine işe başladığını bildirmesi üzerine iş yeri adresi olarak gösterdiği yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden sorgulaması yapılarak doğruluğu teyit edildikten sonra

Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak mükellefiyet tesis edilecek olup, mükellefiyet tesisini müteakiben işe başlama yoklaması yapılmayacaktır.

Ancak işe başlama/bırakma bildiriminde yer alan bilgilerin sistem kayıtlarından doğruluğunun teyit edilememesi hâlinde işe başlama yoklaması yapılacaktır.

Bununla birlikte, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 153/A maddesi kapsamında bulunan mükelleflerin işe başlama/bırakma bildiriminde bulunması halinde mükellefiyet kaydı söz konusu maddedeki şartların yerine getirilmesinden sonra yapılacak olup 153/A maddesi kapsamında bulunan mükelleflerin işe başlama yoklaması da önceden olduğu gibi yapılmaya devam edilecektir.

2.2. Aynı Vergi Dairesi Müdürlüğü Yetki Alanı İçindeki Adres Değişikliği Yoklamaları

– Nakliyecilik faaliyetinde bulunanlardan münhasıran yük ve yolcu taşıyan gerçek kişi mükelleflerin adres değişikliğini dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi üzerine iş yeri adresi olarak gösterdiği yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden sorgulaması yapılarak doğruluğu teyit edildikten sonra,

– Yerleşim yeri adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunan gerçek kişi mükelleflerin adres değişikliğini dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi üzerine iş yeri adresi olarak gösterdiği yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden sorgulaması yapılarak doğruluğu teyit edildikten sonra,

– Sermayesi üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olan şirketlerin (imalatçılar hariç) adres değişikliğini dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi üzerine şirket sermayesinin üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olduğunun Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarından elektronik ortamda doğruluğu teyit edildikten sonra

adres değişikliği yoklaması yapılmaksızın Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak adres değişikliğine ilişkin sisteme bilgi girişi yapılacaktır.

Ancak adres değişikliği dilekçesinde yer alan bilgiler ile sermaye şartına ilişkin tutarın sistem kayıtlarından doğruluğunun teyit edilememesi hâlinde adres değişikliği yoklaması yapılacaktır.

2.3. Şube Açılış Yoklamaları

Sermayesi üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olan şirketlerin (imalatçılar hariç)  şube açılışını dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi üzerine, hem şirket sermayesinin üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olduğunun, hem de şube açılışı ve adresinin Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarından elektronik ortamda sorgulaması yapılarak teyit edildikten sonra şube açılış yoklaması yapılmaksızın, Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak, şube açılışına ilişkin sisteme bilgi girişi yapılacaktır.

Ancak şirket sermayesinin üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olduğunun ve/veya şube açılışı ve adresinin sistem kayıtlarından doğruluğunun teyit edilememesi hâlinde şube açılış yoklaması yapılacaktır.

2.4. İşi Bırakma Yoklamaları

– Nakliyecilik faaliyetinde bulunanlardan münhasıran yük ve yolcu taşıyan gerçek kişi mükelleflerin işe başlama/bırakma bildirimi veya dilekçe ile işi bıraktığını vergi dairesine bildirmesi üzerine bildirimde/dilekçede yer alan yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden, trafik tescil kayıtlarında yer alan bilgilerin ise sistem kayıtlarından doğruluğu teyit edildikten sonra,

– Yerleşim yeri adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunan gerçek kişi mükelleflerin işe başlama/bırakma bildirimi veya dilekçe ile işi bıraktığını vergi dairesine bildirmesi üzerine bildirimde/dilekçede yer alan yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden doğruluğu teyit edildikten sonra,

– Gerçek kişi mükelleflerin ölümü hâlinde mirasçıları tarafından mükellefin ölümüneilişkin bildirimin dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi üzerine nüfus kayıt bilgilerinin elektronik ortamda sorgulaması yapılarak ölüm hali teyit edildikten sonra,

– Tüzel kişi mükelleflere ilişkin olarak ilgili makam tarafından gönderilen iflasın kapandığına ilişkin kararın vergi dairesi tarafından alınması hâlinde, kararın Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarından elektronik ortamda sorgulaması yapılarak ticaret sicili kayıtlarından silindiğinin teyit edilmesinden sonra,

– Tüzel kişi mükelleflerin tasfiyenin kapandığına ilişkin dilekçe ekinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi aslını vergi dairesine ibraz etmesi hâlinde,

– Tüzel kişi mükelleflerin tasfiyenin kapandığına ilişkin dilekçe ekinde tasfiye kapanış kararının noter onaylı örneği ya da vergi dairesi yetkililerine onaylatmak üzere aslı ve fotokopisi ile tasfiye kapanış kararının tescil tarihini gösteren Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı makbuzunu vergi dairesine ibraz etmesi hâlinde Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarından elektronik ortamda sorgulaması yapılarak ticaret sicili kayıtlarından silindiğinin teyit edilmesinden sonra

işi bırakma yoklaması yapılmaksızın Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak işi bırakmaya ilişkin sisteme bilgi girişi yapılacaktır.

Ancak işe başlama/bırakma bildirimi veya dilekçede yer alan bilgilerin sistem kayıtlarından doğruluğunun teyit edilememesi hâlinde işi bırakma yoklaması yapılacaktır.

3. Uyum Analiz Çalışmaları Kapsamında Yoklama Yapılması

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sektör, mükellef grupları, gayri safi iş hasılatları, istihdam edilen işçi sayıları, gelir unsurları vb. kriterler dikkate alınarak yapılan analiz sonuçları ile tespit edilen ya da belirli süreler içerisinde yoklama veya yoklama yoluyla denetim yapılmayan mükellefler, haklarında yoklama yapılmak üzere vergi dairesi müdürlüklerine Elektronik Yoklama Sistemi (EYS) üzerinden iletilecektir.

Söz konusu mükellefler, bağlı bulundukları vergi dairesinde görevli olan sicil-yoklama servis şefi ya da Vergi Dairesi Başkanlıklarındaki denetim koordinatörlerinin EYS’deki ilgili menülerine Başkanlık tarafından doğrudan yansıtılacak olup, bahse konu mükellefler en geç ilgili menüde yer aldığı günü izleyen iki iş günü içerisinde yoklama memurlarına görev olarak sevk edilecektir. Kendilerine bu şekilde görev sevk edilen yoklama memurlarının söz konusu mükellef nezdindeki yoklama ya da yoklama yoluyla denetim görevini, Başkanlığın konu ya da görev bazında farklı süreler belirlemediği durumda, en geç 15 işgünü içerisinde tamamlaması gerekmektedir.

Bu işlemlerin süresinde ve eksiksiz olarak yapılması esastır. Bu nedenle, vergi dairelerinin mükelleflere daha iyi vergicilik hizmeti verebilmeleri ve etkinliklerini arttırabilmeleri için azami özenin gösterilmesi ve bu işlemlerin aksatılmadan yerine getirilmesi hususu Vergi Dairesi Başkanı/Defterdar tarafından bizzat takip edilecektir.

Diğer taraftan, vergi dairelerince gerek duyulması hâlinde vergilendirme ile ilgili diğer işlemleri tespit etmek amacıyla her zaman yoklama işleminin yapılabileceği tabiidir.

4. Diğer Hususlar

Bu İç Genelgede yapılan açıklamalar ile Vergi Daireleri İşlem Yönergesi ve daha önce yayınlanmış Genelge ve İç Genelgeler arasında farklılık bulunması durumunda, bu İç Genelgede yapılan açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Abdullah KİRAZ

Başkan a.

Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı V.

Devamı: İşe Başlama-Adres Değişikliği-Şube Açılışı ve İşi Bırakma Yoklamaları Hakkında Uygulama İç Genelgesi 2019/5 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Uygulama İç Genelgesi 2019/5 – Yoklama İşlemleri

Uygulama İç Genelgesi 2019/5

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı: 29537098-010.06.01[64]-E.136959

Tarih: 03.10.2019

Konu : Yoklama İşlemleri

UYGULAMA İÇ GENELGESİ SERİ NO: 2019/5

1. Giriş

Başkanlığımıza intikal eden olaylar ve yapılan değerlendirmeler sonucunda, bazı mükellef grupları için yapılan yoklama işlemlerinde mükellefin ibraz ettiği bilgi ve belgeler dışında farklı bir tespit yapılamadığı, yapılan bu yoklamaların işlem sürecini uzattığı ve bu durumun, vergi dairelerinde verimliliği olumsuz yönde etkilediği, iş ve zaman kaybına neden olduğu anlaşılmıştır.

Bu nedenle; yoklamaların etkinliğinin artırılması amacıyla belirlenen mükellef grupları için bu İç Genelgede belirtilen şartların gerçekleşmesi koşuluyla kaldırılan işe başlama, adres değişikliği, şube açılışı ve işi bırakma yoklamaları ile mükelleflerin uyum düzeyinin artırılması, uyumsuz mükelleflerin uyumlu mükellefler aleyhine oluşturacağı haksız rekabetin önlenmesi amacıyla Başkanlığımızın uyum analiz çalışmaları kapsamında belirlenen sektörler, mükellef grupları, gayri safi iş hasılatları, istihdam edilen işçi sayıları, gelir unsurları vb. kriterler dikkate alınarak ve Başkanlığımızın uygun gördüğü sürelerde oluşturulan mükellef listelerine istinaden düzenlenecek yoklamalar için yapılması gereken işlemler aşağıda belirtilen açıklamalar dikkate alınarak yapılacaktır.

2. Yoklamaların Etkinliğinin Artırılması

Vergi dairelerindeki verimliliğin artırılması ve zaman kayıplarının önlenmesi amacıyla;

a) Gerçek kişi mükelleflerden nakliyecilik faaliyetinde bulunup münhasıran yük ve yolcu taşıyanların işe başlama yoklaması, adres değişikliği yoklaması, işi bırakma yoklaması,

b) Yerleşim yeri adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunanların işe başlama yoklaması, adres değişikliği yoklaması, işi bırakma yoklaması,

c) Sermayesi üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olan şirketlerin (imalatçılar hariç) adres değişikliği yoklaması, şube açılış yoklaması,

ç) Gerçek kişi mükelleflerde ölüm hali nedeniyle işi bırakma yoklaması,

d) Tüzel kişilerde tasfiye/iflasın kapanması nedeniyle işi bırakma yoklaması aşağıda belirtilen şartların gerçekleşmesi koşuluyla kaldırılmıştır.

Söz konusu mükelleflerin işe başlama, adres değişikliği, şube açılışı ve işi bırakma ile ilgili işlemleri, Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde yapılacaktır.

2.1. İşe Başlama Yoklamaları

– Nakliyecilik faaliyetinde bulunanlardan münhasıran yük ve yolcu taşıyan gerçek kişi mükelleflerin işe başlama/bırakma bildirimi ile vergi dairesine işe başladığını bildirmesi üzerine iş yeri adresi olarak gösterdiği yerleşim yeri adresinin Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) üzerinden sorgulaması yapılarak doğruluğu teyit edildikten sonra trafik tescil kayıtlarında yer alan bilgiler dikkate alınarak,

– Yerleşim yeri adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunan gerçek kişi mükelleflerin işe başlama/bırakma bildirimi ile vergi dairesine işe başladığını bildirmesi üzerine iş yeri adresi olarak gösterdiği yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden sorgulaması yapılarak doğruluğu teyit edildikten sonra

Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak mükellefiyet tesis edilecek olup, mükellefiyet tesisini müteakiben işe başlama yoklaması yapılmayacaktır.

Ancak işe başlama/bırakma bildiriminde yer alan bilgilerin sistem kayıtlarından doğruluğunun teyit edilememesi hâlinde işe başlama yoklaması yapılacaktır.

Bununla birlikte, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 153/A maddesi kapsamında bulunan mükelleflerin işe başlama/bırakma bildiriminde bulunması halinde mükellefiyet kaydı söz konusu maddedeki şartların yerine getirilmesinden sonra yapılacak olup 153/A maddesi kapsamında bulunan mükelleflerin işe başlama yoklaması da önceden olduğu gibi yapılmaya devam edilecektir.

2.2. Aynı Vergi Dairesi Müdürlüğü Yetki Alanı İçindeki Adres Değişikliği Yoklamaları

– Nakliyecilik faaliyetinde bulunanlardan münhasıran yük ve yolcu taşıyan gerçek kişi mükelleflerin adres değişikliğini dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi üzerine iş yeri adresi olarak gösterdiği yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden sorgulaması yapılarak doğruluğu teyit edildikten sonra,

– Yerleşim yeri adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunan gerçek kişi mükelleflerin adres değişikliğini dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi üzerine iş yeri adresi olarak gösterdiği yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden sorgulaması yapılarak doğruluğu teyit edildikten sonra,

– Sermayesi üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olan şirketlerin (imalatçılar hariç) adres değişikliğini dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi üzerine şirket sermayesinin üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olduğunun Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarından elektronik ortamda doğruluğu teyit edildikten sonra adres değişikliği yoklaması yapılmaksızın Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak adres değişikliğine ilişkin sisteme bilgi girişi yapılacaktır.

Ancak adres değişikliği dilekçesinde yer alan bilgiler ile sermaye şartına ilişkin tutarın sistem kayıtlarından doğruluğunun teyit edilememesi hâlinde adres değişikliği yoklaması yapılacaktır.

2.3. Şube Açılış Yoklamaları

Sermayesi üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olan şirketlerin (imalatçılar hariç) şube açılışını dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi üzerine, hem şirket sermayesinin üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olduğunun, hem de şube açılışı ve adresinin Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarından elektronik ortamda sorgulaması yapılarak teyit edildikten sonra şube açılış yoklaması yapılmaksızın, Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak, şube açılışına ilişkin sisteme bilgi girişi yapılacaktır.

Ancak şirket sermayesinin üç yüz elli bin Türk Lirası ve üzerinde olduğunun ve/veya şube açılışı ve adresinin sistem kayıtlarından doğruluğunun teyit edilememesi hâlinde şube açılış yoklaması yapılacaktır.

Haber Arası Reklam

2.4. işi Bırakma Yoklamaları

– Nakliyecilik faaliyetinde bulunanlardan münhasıran yük ve yolcu taşıyan gerçek kişi mükelleflerin işe başlama/bırakma bildirimi veya dilekçe ile işi bıraktığını vergi dairesine bildirmesi üzerine bildirimde/dilekçede yer alan yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden, trafik tescil kayıtlarında yer alan bilgilerin ise sistem kayıtlarından doğruluğu teyit edildikten sonra,

– Yerleşim yeri adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunan gerçek kişi mükelleflerin işe başlama/bırakma bildirimi veya dilekçe ile işi bıraktığını vergi dairesine bildirmesi üzerine bildirimde/dilekçede yer alan yerleşim yeri adresinin MERNİS üzerinden doğruluğu teyit edildikten sonra,

– Gerçek kişi mükelleflerin ölümü hâlinde mirasçıları tarafından mükellefin ölümüne ilişkin bildirimin dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi üzerine nüfus kayıt bilgilerinin elektronik ortamda sorgulaması yapılarak ölüm hali teyit edildikten sonra,

– Tüzel kişi mükelleflere ilişkin olarak ilgili makam tarafından gönderilen iflasın kapandığına ilişkin kararın vergi dairesi tarafından alınması hâlinde, kararın Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarından elektronik ortamda sorgulaması yapılarak ticaret sicili kayıtlarından silindiğinin teyit edilmesinden sonra,

– Tüzel kişi mükelleflerin tasfiyenin kapandığına ilişkin dilekçe ekinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi aslını vergi dairesine ibraz etmesi hâlinde,

– Tüzel kişi mükelleflerin tasfiyenin kapandığına ilişkin dilekçe ekinde tasfiye kapanış kararının noter onaylı örneği ya da vergi dairesi yetkililerine onaylatmak üzere aslı ve fotokopisi ile tasfiye kapanış kararının tescil tarihini gösteren Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı makbuzunu vergi dairesine ibraz etmesi hâlinde Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarından elektronik ortamda sorgulaması yapılarak ticaret sicili kayıtlarından silindiğinin teyit edilmesinden sonra

işi bırakma yoklaması yapılmaksızın Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde belirtilen hususlar da dikkate alınarak işi bırakmaya ilişkin sisteme bilgi girişi yapılacaktır.

Ancak işe başlama/bırakma bildirimi veya dilekçede yer alan bilgilerin sistem kayıtlarından doğruluğunun teyit edilememesi hâlinde işi bırakma yoklaması yapılacaktır.

3. Uyum Analiz Çalışmaları Kapsamında Yoklama Yapılması

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sektör, mükellef grupları, gayri safi iş hasılatları, istihdam edilen işçi sayıları, gelir unsurları vb. kriterler dikkate alınarak yapılan analiz sonuçları ile tespit edilen ya da belirli süreler içerisinde yoklama veya yoklama yoluyla denetim yapılmayan mükellefler, haklarında yoklama yapılmak üzere vergi dairesi müdürlüklerine Elektronik Yoklama Sistemi (EYS) üzerinden iletilecektir.

Söz konusu mükellefler, bağlı bulundukları vergi dairesinde görevli olan sicil-yoklama servis şefi ya da Vergi Dairesi Başkanlıklarındaki denetim koordinatörlerinin EYS’deki ilgili menülerine Başkanlık tarafından doğrudan yansıtılacak olup, bahse konu mükellefler en geç ilgili menüde yer aldığı günü izleyen iki iş günü içerisinde yoklama memurlarına görev olarak sevk edilecektir. Kendilerine bu şekilde görev sevk edilen yoklama memurlarının söz konusu mükellef nezdindeki yoklama ya da yoklama yoluyla denetim görevini, Başkanlığın konu ya da görev bazında farklı süreler belirlemediği durumda, en geç 15 işgünü içerisinde tamamlaması gerekmektedir.

Bu işlemlerin süresinde ve eksiksiz olarak yapılması esastır. Bu nedenle, vergi dairelerinin mükelleflere daha iyi vergicilik hizmeti verebilmeleri ve etkinliklerini arttırabilmeleri için azami özenin gösterilmesi ve bu işlemlerin aksatılmadan yerine getirilmesi hususu Vergi Dairesi Başkanı/Defterdar tarafından bizzat takip edilecektir.

Diğer taraftan, vergi dairelerince gerek duyulması hâlinde vergilendirme ile ilgili diğer işlemleri tespit etmek amacıyla her zaman yoklama işleminin yapılabileceği tabiidir.

4. Diğer Hususlar

Bu İç Genelgede yapılan açıklamalar ile Vergi Daireleri İşlem Yönergesi ve daha önce yayınlanmış Genelge ve İç Genelgeler arasında farklılık bulunması durumunda, bu İç Genelgede yapılan açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

e-imzalıdır

Abdullah KİRAZ
Başkan a.

Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı V.

Devamı: Uygulama İç Genelgesi 2019/5 – Yoklama İşlemleri Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi 2019/1 – Vergiye Uyumlu Mükellef

Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi 2019/1

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı : 27238360-010.06.01-

Konu : Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulaması

Tarih : 05.04.2019

………………………….VALİLİĞİNE

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

…………………………..VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

GELİR VERGİSİ KANUNU İÇ GENELGESİ

(Seri no: 2019/1)

1. Giriş

Başkanlığımıza intikal eden olayların incelenmesinden, 6824 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle başlığıyla birlikte değişen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” başlıklı mükerrer 121 inci maddesinin uygulamasına ilişkin iade/mahsup talepleri hakkında tereddüde düşüldüğü anlaşılmış olup, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

2. Yasal Düzenleme

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde;

“Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.

Söz konusu indirimden faydalanabilmek için;

1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 250 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz. Vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması halinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),

2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),

3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması,

şarttır.

…”

hükmüne yer verilmiştir.

Konu ile ilgili açıklamalara 301 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “4.2. İlgili dönemlere ilişkin olarak beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması” başlıklı bölümünde yer verilmiştir.

Dolayısıyla, mükelleflerin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıl içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması gerekmekte olduğundan söz konusu dönemler için haklarında ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunan mükelleflerin, tarhiyatın kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın, indirimden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.

3. Düzeltme beyannameleri ile tenzil taleplerinin vergi indirimine etkisi

Kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak, kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler vergi indiriminden yararlanılmasına engel teşkil etmemektedir.

Ayrıca, mükelleflerin nakden iade taleplerinin gerçekleştirilmesinden sonra fazladan iade edildiği “KDV İadesi Kontrol Raporu” veya diğer suretlerle tespit edilen tutarların kendilerinden geri alınmasına ilişkin olarak yazılı talepte bulunmaları (KDV iade uygulamasında kullanılan haliyle mükelleflerin tenzil dilekçesi vermeleri) halinde, bu talepleri Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan vergi indirimi açısından kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen beyanname olarak değerlendirilecektir. Dolayısıyla, haksız yapılan iadenin geri alınmasına yönelik olarak mükelleflerin söz konusu yazılı taleplerine istinaden yapılan ikmalen, resen veya idarece tarhiyatlar vergiye uyumlu mükelleflere vergi indiriminden yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir.

Bilgi edinilmesini ve uygulamanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılmasını rica ederim.

Necmi KESKİNSOY

Başkan a.

Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı

Haber Arası Reklam

Devamı: Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi 2019/1 – Vergiye Uyumlu Mükellef Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi 2019/1 – Vergiye Uyumlu Mükellef

Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi 2019/1

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı : 27238360-010.06.01-

Konu : Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulaması

Tarih : 05.04.2019

………………………….VALİLİĞİNE

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

…………………………..VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

GELİR VERGİSİ KANUNU İÇ GENELGESİ

(Seri no: 2019/1)

1. Giriş

Başkanlığımıza intikal eden olayların incelenmesinden, 6824 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle başlığıyla birlikte değişen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” başlıklı mükerrer 121 inci maddesinin uygulamasına ilişkin iade/mahsup talepleri hakkında tereddüde düşüldüğü anlaşılmış olup, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

2. Yasal Düzenleme

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde;

“Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.

Söz konusu indirimden faydalanabilmek için;

1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 250 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz. Vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması halinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),

2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),

3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması,

şarttır.

…”

hükmüne yer verilmiştir.

Konu ile ilgili açıklamalara 301 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “4.2. İlgili dönemlere ilişkin olarak beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması” başlıklı bölümünde yer verilmiştir.

Dolayısıyla, mükelleflerin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıl içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması gerekmekte olduğundan söz konusu dönemler için haklarında ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunan mükelleflerin, tarhiyatın kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın, indirimden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.

3. Düzeltme beyannameleri ile tenzil taleplerinin vergi indirimine etkisi

Kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak, kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler vergi indiriminden yararlanılmasına engel teşkil etmemektedir.

Ayrıca, mükelleflerin nakden iade taleplerinin gerçekleştirilmesinden sonra fazladan iade edildiği “KDV İadesi Kontrol Raporu” veya diğer suretlerle tespit edilen tutarların kendilerinden geri alınmasına ilişkin olarak yazılı talepte bulunmaları (KDV iade uygulamasında kullanılan haliyle mükelleflerin tenzil dilekçesi vermeleri) halinde, bu talepleri Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan vergi indirimi açısından kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen beyanname olarak değerlendirilecektir. Dolayısıyla, haksız yapılan iadenin geri alınmasına yönelik olarak mükelleflerin söz konusu yazılı taleplerine istinaden yapılan ikmalen, resen veya idarece tarhiyatlar vergiye uyumlu mükelleflere vergi indiriminden yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir.

Bilgi edinilmesini ve uygulamanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılmasını rica ederim.

Necmi KESKİNSOY

Başkan a.

Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı

Haber Arası Reklam

Devamı: Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi 2019/1 – Vergiye Uyumlu Mükellef Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.