• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveManşet

VUK 521 – Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 521)

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 521)

28 Kasım 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31318

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup, bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2020 yılı için % 9,11 (dokuz virgül on bir) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2020 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.

Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

 

Devamı: VUK 521 – Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 521) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)

Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması (Seri No: 1)

28 Kasım 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31318

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Dayanak

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 21 inci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 93 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Bu Tebliğ;

a) Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına,

b) Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların vergi dairesine bildirilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,

ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 93 üncü maddesinin sekizinci fıkrası hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi ve Türkiye’ye Getirilmesi

Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim

MADDE 3 – (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, geçici 93 üncü madde hükümleri çerçevesinde, 30/6/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.

(2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bu bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.

(3) Yurt dışında sahip olunan ve yurt dışında bulunan varlıklar için anılan madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkün olup, bildirime konu edilecek bu varlıkların bildirim tarihinden itibaren üç ay içerisinde Türkiye’ye getirilmesi gerekmektedir.

(4) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 17/11/2020 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar, Ek-1’de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir bildirimde bulunulmayacaktır.

(5) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, 30/6/2021 tarihine kadar birden fazla bildirimde (düzeltme amacıyla yapılan bildirimler dâhil) bulunulması mümkündür.

personel programı

Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi

MADDE 4 – (1) Geçici 93 üncü madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirime konu edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır. Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

(2) Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/6/2021 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgeleri talep edildiğinde ibraz etmek üzere muhafaza etmeleri yeterlidir.

(3) 17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla anılan madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.

(4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 30/6/2021 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu madde hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

(5) Türkiye’ye getirilmekten maksat;

a) Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

b) Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.

(6) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

(7) 30/6/2021 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

(8) Kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Yurt dışında bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler

MADDE 5 – (1) Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha olarak hazırlayacakları Ek-1’de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.

(2) Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.

(3) Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.

(4) Banka veya aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Türkiye’de Bulunan Varlıkların Bildirimi

Türkiye’de bulunan varlıkların bildirimi

MADDE 6 – (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, madde kapsamında 30/6/2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar Ek-2’de yer alan bildirim ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine elektronik ortamda bildirilebilecektir.

(2) Yurt içinde sahip olunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, madde kapsamında bildirim konusu yapılabilecektir.

(3) Anılan madde kapsamında, taşınmazlar dışındaki bildirime konu varlıkların, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırılması gerekmektedir. Bu minvalde, bildirime konu kıymetlerin banka veya aracı kurumlara yatırılarak varlıklarının ispatlanması ve banka ve aracı kurumlarca düzenlenmesi zorunlu belgelerle tevsiki şarttır.

(4) Geçici 93 üncü madde kapsamında bildirilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması halinde, sermaye artırım kararının bildirim tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın bildirim tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir.

(5) Yurt içinde bulunan varlıklar için gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince vergi dairelerine tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, 30/6/2021 tarihine kadar birden fazla bildirimde (düzeltme amacıyla yapılan bildirimler dâhil) bulunulması mümkündür.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Ortak Hükümler

Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu

MADDE 7 – (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına geçici 93 üncü madde kapsamına giren varlıkları 17/11/2020 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye’de bulunan ancak 17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.

(2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirime konu edilmesi halinde madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.

Varlıkların bildirim değeri

MADDE 8 – (1) Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine bildirilmesinde, bildirildiği tarih itibarıyla varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:

a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.

b) Altın, rayiç bedeliyle.

c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.

ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;

1) Pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

2) Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

3) Yatırım fonu katılma payları, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.

4) Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

d) Taşınmazlar, rayiç bedeliyle.

(2) Bildirimlerde söz konusu varlıkların Türk lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.

(3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.

(4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.

(5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

(6) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 30/6/2021 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.

Bildirilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi

MADDE 9 – (1) Bildirilen varlıklar, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir.

(2) Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına bildirilmesi durumunda ilgili şirket, şahıslar adına bildirilmesi halinde bu şahısların kendileri, geçici 93 üncü maddenin sağladığı imkânlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.

(3) 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dâhil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.

(4) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18 inci, 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.

(5) Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.

(6) Bildirilen varlıklar, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara ya da vergi dairelerine bildirildiği tarih itibarıyla, 8 inci maddede yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.

Gider ve amortisman uygulaması

MADDE 10 – (1) Bildirim konusu yapılarak kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında 213 sayılı Kanunda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.

(2) Kayıtlara alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller

MADDE 11 – (1) Geçici 93 üncü maddenin yedinci fıkrası uyarınca, bildirimde bulunulan varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden yararlanabilmek için;

a) Yurt dışında bulunan bildirime konu varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

b) Türkiye’de bulunan ve taşınmazlar dışındaki bildirime konu varlıkların ise banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırıldığını gösterir belgelerle tevsik edilmesi,

gerekmektedir.

(2) Bildirilen varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/6/2021 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.

(3) 17/11/2020 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilecektir.

Diğer hususlar

MADDE 12 – (1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin geçici 93 üncü madde uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek zorundadırlar.

Tebliğ olunur.

Ekleri için tıklayınız

 

Devamı: Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

7256 Sayılı Kanun SGK İlave İstihdam Teşviki

7256 Sayılı Kanun SGK İlave İstihdam Teşviki

7256 Sayılı Kanunla Düzenlenen İlave İstihdam Prim Desteğinin Usul ve Esasları Açıklandı

ÖZET:

7256 sayılı Kanunla düzenlenen “ilave istihdam prim desteği” kapsamında aşağıda açıklanan şartların oluşması halinde;

  • 01/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10’uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak sürenin son günü arasında (son gün dahil) işe alınan sigortalıların 27256 kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinde/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde kayıtlı prim ödeme gün sayısının, günlük 44,15 TL ile çarpımı sonucu bulunan tutar kadar ilave istihdam desteği verilecektir.
  • İlave İstihdam prim desteğinden yararlanılan ayda aynı sigortalı için 5510 sayılı Kanun ve diğer kanunlarda yer alan prim teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanılamayacaktır.
  • İlave İstihdam prim desteğinden yararlanmak isteyenler başvurularını, “e-SGK/İşveren/İşveren Sistemi/Teşvikten Faydalanılacak Sigortalı Tanımlama” ekranlarında yer alan “27256-4447 Sayılı Kanun Geçici 28.Madde- İlave İstihdam Desteği” menüsü vasıtasıyla yapacaklardır.
  • İlave istihdam prim desteğinden yararlanmak için destekten yararlanılacak aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresinde SGK’ ya verilip verilmediği, 27256 kanun numarasında düzenlenen aylık prim ve hizmet belgesinden/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden tahakkuk edecek primlerin süresinde ödenip ödenmediği ile SGK’ ya yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunup bulunmadığı şartları aranmayacaktır.
personel programı

İLAVE İSTİHDAM PRİM DESTEĞİNİN USUL VE ESASLARI

17/11/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7256 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 13’üncü maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 28’inci maddede ilave istihdam prim desteği düzenlenmiştir.

İlave istihdam prim desteği, işverenler tarafından 2019/Ocak ile 2020/Nisan döneminde uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki sigortalı sayısına ilave olarak 01/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak sürenin son günü arasında (son gün dahil) işe alınan ve istihdam edilerek fiilen çalıştırılan her bir sigortalı için işverenlere fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere her ay sağlanacak destektir. Aşağıda bu destekten yararlanma şartları, miktarı ve diğer usul ve esasları açıklanmıştır.

1-) Yararlanma Şartları:

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 28 inci maddede ilave istihdam desteğinden yararlanmak için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

1.1.-) Sigortalı Yönünden;

a) 1/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak sürenin son günü arasında (son gün dahil) işe alınmış olması gerekmektedir.

b) 1/10/2020 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olmaması gerekmektedir.

1/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılmayacak sürenin son günü (son gün dahil) arasında işe alınan sigortalıların, 5510 sayılı Kanunun 4/1- a ve c bentleri kapsamında gerek işe alındığı işyerinden gerekse farklı bir işyerinden SGK’ ya verilen 2020/Ağustos ayına/dönemine ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olmaması gerekmektedir.

2020/Ağustos ayında/döneminde sigortalının 5510 sayılı Kanunun 4/1-b bendi, Ek 5 ve Ek 6’ncı maddesi kapsamında SGK’ ya bildirilmiş olması halinde bu sigortalıdan dolayı ilave istihdam desteğinden yararlanılabilecektir.

c) İşe giriş tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanmaması gerekmektedir.

− Emeklilik veya yaşlılık aylığı dışında bağlanan diğer aylık veya gelirler destekten yararlanmaya engel teşkil etmemektedir.

d) İşe giriş tarihi itibarıyla yabancı olmaması gerekmektedir.

− Bu destekten başvuru tarihi itibarıyla sadece Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olan sigortalılardan dolayı yararlanılabilecektir.

e) Fiilen çalıştırılması gerekmektedir.

1.2-) İşyeri Yönünden;

a) Özel sektör işverenine ait olması gerekmektedir.

− İhale konusu iş üstlenen işyeri işverenleri, mahiyet kodu (1) veya (3) olarak tescil edilmiş işyerleri ya da resmi nitelikte olduğu halde mahiyet kodu (2) veya (4) olarak tescil edilmiş işyeri işverenleri ile 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri bahse konu destekten yararlanamayacaktır.

− 5510 sayılı Kanunun Ek 9’uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında ev hizmetlerinde 10 gün ve üzerinde sigortalı çalıştıran işverenler bu destekten yararlanamayacaktır.

b) Sigortalının 2019/Ocak ila 2020/Nisan aylarında/dönemlerinde SGK’ ya uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak en az sayıda bildirim yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırılması gerekmektedir.

− 2019/Ocak ila 2020/Nisan döneminde SGK’ ya uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak en az sayıda bildirim yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının tespitinde, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirim yapılan 1, 4, 5, 6, 13, 14, 20, 24, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 52, 53, 54, 55 nolu belge türlerinde kayıtlı sigortalılar ( (0) günlü bildirimler hariç) dikkate alınacak olup, 2, 7, 19, 22, 42, 43, 46, 47, 49 ve 50 nolu belge türleri ile yapılan bildirimler dikkate alınmayacaktır.

Bu sirkülerde belirtilen diğer şartlara sahip olan sigortalı, SGK’ ya uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak en az sayıda bildirim yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak işe alınmasa dahi, sonraki aylarda işyerinde çalışan sigortalı sayısı SGK’ ya uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak en az sayıda bildirim yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının üzerine çıktığı takdirde, bahse konu sigortalıdan dolayı ilgili aylarda bu destekten yararlanılabilecektir.

− 18/4/2020 tarihi ve sonrasında ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilen işyerleri, daha önce tescil edildiği halde 2019 yılının tamamı ile 2020 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarında sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle SGK’ ya aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi vermeyen ya da 2019 yılının tamamı ile 2020 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarında SGK’ ya uzun vadeli sigorta kolları kapsamında bildirimde bulunmayan işyerleri, ilave olma şartı aranmaksızın destek kapsamına giren ve kanunda aranılan şartları sağlayan tüm sigortalılardan dolayı destekten yararlanabilecektir.

− Sigortalılar için ilgili aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde iki ayrı kayıt yer almakla birlikte, sigortalı sayısının tespitinde bu nitelikteki kayıtlardan mükerrer olanlar dikkate alınmayacaktır.

− SGK’ya bildirilmiş sigortalı sayısının tespitinde, ay içinde işe giren veya işten çıkan sigortalılar da hesaplamaya dahil edilecektir.

c) 4447 sayılı Kanunun geçici 28’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında destekten yararlanılan sigortalı sayısının yarısı kadar sigortalının her birinin ayrı ayrı olmak üzere, destek süresinin sona ermesinden itibaren, destekten yararlandıkları ortalama süre kadar fiilen çalıştırılması gerekmektedir.

c.1) Destek Süresinin Sona Ermesinden İtibaren Çalıştırılması Gereken Sigortalı Sayısı Hesabı

Destek süresinin sona ermesinden itibaren çalıştırılması gereken sigortalı sayısı, destek süresince destek kapsamında 27256 kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile SGK’ya bildirilerek destekten yararlanılan sigortalı sayısının ikiye bölünmesi suretiyle bulunacak olup, bu sayının küsurat kısmının 0,50 ila 0,99 arasında olması halinde bu sayı tama iblağ edilecektir.

Örnek 1: Örnek: (A) Ltd. Şti.’de;

2020/Aralık ayında A, B ve C sigortalılarından,

2021/Ocak ayında A, B, C, D ve E sigortalılarından,

Dolayı destekten yararlanıldığı varsayıldığında; destek süresinin sona ermesinden itibaren çalıştırılması gereken sigortalı sayısı 3 (5/2=2,5=3) olacaktır. İşverenin bu beş sigortalıdan tercih edeceği üç sigortalıyı, destek süresinin bitiminden sonra ortalama destek süresi kadar fiilen çalıştırması gerekmektedir.

c.2) Destek Süresinin Sona Ermesinden İtibaren Çalıştırılması Gereken Ortalama Destek Süresi Hesabı

− Destekten Yararlanılan Ortalama Süre = Destekten Yararlanılan Tüm Sigortalıların Gün Sayısı / Destekten Yararlanılan Sigortalı Sayısı formülü vasıtasıyla bulunacaktır. Buna göre, destekten yararlanılan ortalama sürenin küsurat kısmı 0,01 ila 0,49 arasında ise 0 (sıfır) olarak dikkate alınacak, 0,50 ila 0,99 arasında ise tama iblağ edilecektir.

Örnek 2: Yukarıdaki örnekte yer alan (A) Ltd. Şti.’de A, B, ve C sigortalılarının her biri için 2020/Aralık ayında 30 gün, A, B, C, D ve E sigortalıları için 2021/Ocak ayında 17 gün bildirim yapılarak destekten yararlanıldığı varsayıldığında,

Sigortalılar; 2020/Aralık ayında toplam 90 gün, 2021/Ocak ayında toplam 85 gün, genel toplam olarak ta 175 gün bildirilmiştir.

Destekten yararlanılan ortalama süre 35 gün (175/5= 35) olacaktır. Bu durumda işveren destekten yararlandığı 5 sigortalısından tercih edeceği üç sigortalısının (5/2=2,5=3) her birini, destek süresinin sona ermesinden itibaren maddenin yürürlük tarihinden fesih yapılamayacak süreyi içine alan ay sayısını geçmeyecek şekilde, 35 gün süreyle çalıştırması gerekmektedir.

− 27256 kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinde/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde (0) gün ve (0) kazançlı ya da (0) gün ve kazançlı olarak kayıtlı sigortalılar hesaplamaya dahil edilmeyecektir.

− 27256 kanun türünden SGK’ ya bildirilen bir sigortalının işten ayrılmasını müteakip aynı ay içinde ayrıldığı işyerinde tekrar işe başlamış olması halinde, bu sigortalı için ilgili aylık prim ve hizmet belgesinde/muhtasar prim ve hizmet beyannamesinde iki ayrı kayıt yer almakla birlikte, sigortalı sayısının tespitinde bu nitelikteki kayıtlardan mükerrer olanlar dikkate alınmayacaktır.

− Çalıştırılması gereken sigortalı sayısı ile destekten yararlanılan ortalama süre, destek süresinin bitmesinden (4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılmayacak sürenin son gününden) sonra sistem tarafından hesaplanarak İşveren Sisteminde bulunan “4447/Geçici 28. Madde Listeleme-Silme” menüsünde yer alan tanımlama ekranında gösterilecektir.

− Destekten yararlanılan sigortalı sayısının yarısı kadar sigortalının her birinin, destek süresinin sona ermesinden itibaren, destekten yararlanılan ortalama süre kadar fiilen çalıştırılmaması halinde, işveren 4447 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan prim desteğinden yersiz yararlanmış olacağından, yersiz yararlanılan destek tutarları 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

2-) Prim Desteğinden Yararlanma Süresi:

− 1/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak sürenin son günü (son gün dahil) arasında işe alınan ve maddede belirtilen şartları sağlayan sigortalılardan dolayı, sigortalının işe alındığı tarihten itibaren 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere her ay prim desteğinden yararlanılabilecektir.

− Sigortalının destek kapsamında işe başladığı işyerinden destek süresi sona ermeden işten ayrılıp aynı işyerinde veya aynı işverene ait farklı bir işyerinde veyahut farklı bir işverene ait işyerinde yeniden işe başlaması durumunda, yeniden işe başladığı tarihteki durumu dikkate alınarak geçici 28 inci maddesinin birinci fıkrasında aranılan şartların sağlanması kaydıyla, sonradan işe girdiği işyeri işverenlerince bu sigortalıdan dolayı destekten yararlanılabilmesi mümkün bulunmaktadır.

3-) İşsizlik Sigortası Fonundan Karşılanacak Prim Desteği Tutarı:

4447 sayılı Kanunun geçici 28’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca destek kapsamında işe alınan sigortalıların 27256 kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinde/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde kayıtlı prim ödeme gün sayısının, günlük 44,15 TL ile çarpımı sonucu bulunan tutar kadar destekten yararlanılacak olup, bu tutar her ay işverenlerin SGK’ ya ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır. Kalan tutarın bulunması halinde, bu tutarlar işverene iade edilmeyerek, yararlanılan prim desteği tutarları tamamlanana kadar, işverenin bahse konu borçlarına mahsubuna devam edilecektir.

Örnek 3: (A) Anonim Şirketinde 1/12/2020 tarihinde işe alınan ve 4447 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren bir sigortalı için 2020/Aralık ayına ilişkin 27256 kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin 22/1/2021 tarihinde SGK’ ya gönderildiği ve bu sigortalının 2020/Aralık ayındaki prim ödeme gün sayısının 30 olduğu varsayıldığında, işveren 30 x 44,15= 1.324,50 TL destekten yararlanacaktır.

4-) Diğer Hususlar:

4447 sayılı Kanunun geçici 28’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan istihdama dönüş prim desteğinden yararlanılabilmesi için ayrıca aşağıdaki hususların da bilinmesi gerekmektedir.;

a) 27256 kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin SGK’ya verilmiş olması gerekmektedir.

2-7-12-14-19-20-21-22-23-28-39-41-42-43-45-46-47-48-49 -50-90-91-92 nolu belge türü seçilmek suretiyle düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgeleri için 27256 kanun numarası seçilemeyecektir.

b) Bu prim desteğinden alt işverenlerce çalıştırılan ve kapsama giren sigortalılardan dolayı da yararlanılabilecektir. Ancak, kapsama giren sigortalılardan dolayı asıl ve alt işverenlerce söz konusu prim desteğinden yararlanılabilmesi için asıl işverenin prim desteği kapsamında işe aldığı sigortalının, yalnızca asıl işverenin bildirdiği sigortalılar dikkate alınarak; her bir alt işverenin prim desteği kapsamında işe aldığı sigortalının ise yalnızca kendi bildirdiği sigortalılar dikkate alınarak, her biri ayrı ayrı 2019/Ocak ila 2020/Nisan döneminde SGK’ ya uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak en az sayıda bildirim yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave çalıştırılmaları ve 4447 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan diğer şartları sağlamaları gerekmektedir. Destek süresinin sona ermesinden itibaren gerek çalıştırılması gereken sigortalı sayısı hesabında gerekse destekten yararlanılan ortalama süre hesabında hem asıl işverenin hem de alt işverenlerin destek kapsamında yalnızca kendi bildirdikleri sigortalılar dikkate alınarak işlem yapılacaktır.

c) Bu destekten yararlanılan ayda aynı sigortalı için 5510 sayılı Kanun ve diğer kanunlarda yer alan prim teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanılamayacaktır.

d) Bu destekten yararlanılabilmesi için, başvurular, www.sgk.gov.tr adresinden giriş yapılmak suretiyle erişilen “e-SGK/İşveren/İşveren Sistemi/Teşvikten Faydalanılacak Sigortalı Tanımlama” ekranlarında yer alan “27256-4447 Sayılı Kanun Geçici 28.Madde- İlave İstihdam Desteği” menüsü vasıtasıyla yapılacaktır.

e) Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi bu destekten yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan işyerlerinden Fon tarafından karşılanan tutar 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınır.

Yine bu destekten yersiz yararlandığı anlaşılan işverenlerden, yersiz yararlanılan prim desteği tutarları 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

f) Bu prim desteği kapsamında olmasına rağmen, bu destekten yararlanmayan işverenlerce sonradan geriye yönelik yararlanmak üzere talepte bulunulması halinde, 5510 sayılı Kanunun Ek 17’nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında geriye yönelik prim desteğinden yararlanılmak istenen ayı/dönemi takip eden altı ay içinde başvuruda bulunulması kaydıyla, bu talepler işleme alınacaktır.

g) Bu destekten yararlanılıp yararlanılamayacağı hususu, işyeri bazında ayrı ayrı tespit edilmektedir. Bu nedenle, aynı işverene ait başka bir işyerinde naklen ve hizmet akdi sona ermeden çalışmaya başlayan bir sigortalının, yeni işyerindeki çalışmaları dolayısıyla söz konusu destekten yararlanıp yararlanmayacağı hususu, yeni işyerinde sigortalı ve işyeri bakımından gerekli şartların sağlanmış olup olmadığına bakılarak yeniden değerlendirilecektir.

h) Bu destekten yararlanmakta olan işyerinin, farklı bir sosyal güvenlik merkezi görev alanına giren başka bir adrese nakli halinde, prim desteğinden yararlanılan sigortalılardan dolayı, destek süresi aşılmamak kaydıyla kalan süreler için yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

ı) Bu destekten yararlanmak için destekten yararlanılacak aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresinde SGK’ ya verilip verilmediği, 27256 kanun numarasında düzenlenen aylık prim ve hizmet belgesinden/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden tahakkuk edecek primlerin süresinde ödenip ödenmediği ile SGK’ ya yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunup bulunmadığı şartları aranmayacaktır.

i) 4447 sayılı Kanunun geçici 28’İnci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan prim desteğinden yararlanılan ve İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

SGK Genelgesi 2020/49 – 4447 Sayılı Kanunun Geçici 28 inci Maddesinde Yer Alan Prim Desteği

Devamı: 7256 Sayılı Kanun SGK İlave İstihdam Teşviki Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

SGK Genelgesi 2020/50 – 4447 Sayılı Kanunun Geçici 27 nci Maddesinde Yer Alan Prim Desteği

SGK Genelgesi 2020/50

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı : E-41481264-207.02-14620444

Tarih: 26.11.2020

Konu : 4447 Sayılı Kanunun Geçici 27 nci Maddesinde Yer Alan Prim Desteği

GENELGE

2020/50

1- Genel Açıklamalar

17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 12 nci maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 27 nci madde eklenmiş olup, anılan maddede;

“1/10/2020 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olanlar, sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanlar ile yabancılar hariç; 4857 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesiyle hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilerek veya bildirilmeksizin istihdam edilip 1/1/2019-17/4/2020 tarihleri arasındaki dönemde iş veya hizmet sözleşmesi 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer Kanunların ilgili hükümlerine göre ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller ve benzeri sebepler dışında sona erenler ile hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla istihdam edilmeye devam edilmekte olanların, iş veya hizmet sözleşmelerinin sona erdiği ya da hâlihazırda çalışmakta oldukları en son özel sektör işverenine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden 30 gün içerisinde başvuruda bulunmaları ve işveren tarafından;

a) Fiilen çalıştırılmaları hâlinde, prim ödeme gün sayılarının 44,15 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene Fondan destek sağlanır.

b) İşe başlatılıp 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılanlara, kısa çalışma ödeneğinden faydalanmamak kaydıyla, 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlar 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanır. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin başvuruda bulunduğu işveren tarafından fiilen çalıştırıldığının tespiti hâlinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

personel programı

c) Başvurusunun kabul edilmediğini Kuruma bildirenler için hanesinde sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ya da aylık alan, kısa çalışma ödeneğinden ya da işsizlik ödeneğinden faydalanan veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, (b) bendi ve (c) bendi kapsamında sigortalı olan veya 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara tabi olarak çalışan ile düzenli sosyal yardım alan bulunmamak şartlarını sağlayanlara 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu kapsamında yapılacak değerlendirme göz önüne alınarak 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere Fondan hane başına günlük 34,34 Türk lirası destek verilir.

Bu madde uyarınca destekten yararlananlar, geçici 28 inci maddede düzenlenen destekten yararlanamaz.

İşveren, birinci fıkranın (a) bendi uyarınca destekten yararlanan sigortalıların yarısından her birini, bu maddenin uygulama süresinin sona ermesinden itibaren, birinci fıkranın (a) bendi kapsamına girenlerin destekten yararlandığı ortalama süre kadar fiilen çalıştırmakla yükümlüdür. Ödenen destek tutarı, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenden, desteğin ödeme tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin çalıştırıldığı işveren tarafından kabul edilenlere, işveren tarafından bu şekilde çalıştırıldıkları döneme ilişkin olarak ücret ve ücrete bağlı hakları hariç olmak üzere diğer haklarından feragat etmiş sayılır ve bu şekilde çalıştırıldıkları dönemde ilgili mevzuatı uyarınca daha önce yararlanmış oldukları sosyal yardım ve diğer haklar borç çıkarılmaz.

Bu madde uyarınca başvuruda bulunanlardan hizmetlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin istihdam ettiğini kabul eden işverenlere; ilgililerin işveren yanında hizmetleri bildirilmeksizin çalıştırıldığı dönemler için 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine göre idari para cezası uygulanmaz, işsizlik sigortası primi de dâhil olmak üzere sigorta primi tahakkuk ettirilmez ve ilgili mevzuatta yer alan ortalama ve toplam sigortalı sayısı hesabında dikkate alınmaz. Bu işverenlerin, hizmetlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin istihdam ettiğini kabul etmesi; bu Kanun veya diğer Kanunlar uyarınca sağlanan sigorta primi indirimi, teşvik ve desteklerden yararlanmasına engel teşkil etmez ve daha önce yararlanmış oldukları sigorta primi indirimi, teşvik ve destekler için borç çıkarılmaz.

Hizmetlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin istihdam edildiği işverence kabul edildiği hâlde yanlış beyanda bulunulduğunun tespiti hâlinde, bu madde uyarınca verilen destekler ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir ve tespit edilen her bir yanlış beyan için işveren ve destekten yararlanana ayrı ayrı olmak üzere tespit tarihindeki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır.

Birinci fıkrada ve geçici 24 üncü maddede yer alan destek tutarlarını bu maddenin yürürlük tarihinden sonraki tespit edilecek asgari ücret artış oranında artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Birinci fıkra uyarınca destekten yararlananları işe alan işverenler; aynı sigortalı için destekten yararlanılan süre boyunca, bu Kanun ile diğer kanunlarda diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz.

Bakanlık, bu madde uyarınca verilecek desteklere ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.”

Hükümleri yer almaktadır.

4447 sayılı Kanunun geçici 27 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan prim desteği 1/12/2020 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (a) bendine ilişkin uygulamanın usul ve esasları aşağıda açıklanmıştır.

Bununla birlikte, 4447 sayılı Kanunun geçici 27 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen destek uygulamaları Türkiye İş Kurumu tarafından yürütüleceğinden bu Genelgede 4447 sayılı Kanunun geçici 27 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine ilişkin açıklamalara yer verilmemiştir.

2- 4447 Sayılı Kanunun Geçici 27 nci Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendinde Yer Alan Prim Desteğinden Yararlanılmasına ilişkin Usul ve Esaslar

4447 sayılı Kanunun geçici 27 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan prim desteğinden yararlanılabilmesi için,

Sigortalı yönünden;

a) 4857 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesiyle hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilerek veya bildirilmeksizin istihdam edilip 1/1/2019-17/4/2020 tarihleri arasındaki dönemde iş veya hizmet sözleşmesinin 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fikrasının (II) numaralı bendine ve diğer Kanunların ilgili hükümlerine göre ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında sona ermesi veya hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin 1/12/2020 tarihi itibarıyla istihdam edilmeye devam edilmesi,

b) İş veya hizmet sözleşmelerinin sona erdiği ya da halihazırda çalışmakta oldukları en son özel sektör işyeri işverenine 1/12/2020 ila 31/12/2020 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) başvuruda bulunulması,

c) 1/12/2020 ila 31/12/2020 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) işe alınması, ç) 1/10/2020 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olmaması,

Tamamı İçin Tıklayınız

Devamı: SGK Genelgesi 2020/50 – 4447 Sayılı Kanunun Geçici 27 nci Maddesinde Yer Alan Prim Desteği Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

SGK Genelgesi 2020/49 – 4447 Sayılı Kanunun Geçici 28 inci Maddesinde Yer Alan Prim Desteği

SGK Genelgesi 2020/49

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı : E-41481264-207.02-14620164

Tarih: 26.11.2020

Konu : 4447 sayılı Kanunun Geçici 28 inci Maddesinde Yer Alan Prim Desteği

GENELGE

2020/49

1- Genel Açıklamalar

17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 13 üncü maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 28 inci madde eklenmiş olup, anılan maddede;

“1/10/2020 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olanlar, sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanlar ile yabancılar hariç; özel sektör işyerlerinde 2019/Ocak ila 2020/Nisan aylarında/dönemlerinde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak veya 17/4/2020 tarihinden sonra ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan ya da daha önce tescil edildiği hâlde 2019/Ocak ila 2020/Nisan aylarında/dönemlerinde sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi vermeyen özel sektör işyerlerinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işe alınanların fiilen çalıştırılmaları hâlinde, prim ödeme gün sayısının 44,15 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene Fondan destek sağlanır. Bu maddeyle sağlanan destekten yararlananlar geçici 27 nci maddede düzenlenen destekten yararlanamaz.

Bu madde kapsamında işe başlatılıp 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan sigortalılara 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlar 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanır. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin başvuruda bulunduğu işveren tarafından fiilen çalıştırıldığının tespiti hâlinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi bu madde uyarınca verilen desteklerden yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan işyerlerinden Fon tarafından karşılanan tutar 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınır.

personel programı

İşveren, birinci fıkra uyarınca destekten yararlanan sigortalıların yarısından her birini, bu maddenin uygulama süresinin sona ermesinden itibaren, birinci fıkra kapsamına girenlerin destekten yararlandığı ortalama süre kadar fiilen çalıştırmakla yükümlüdür. Ödenen destek tutarı, bu yükümlüğünü yerine getirmeyen işverenden, desteğin ödeme tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Bu madde hükümlerine aykırı işlem yapılması hâlinde yapılan fazla ve yersiz ödemeler ilgili fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanuni faiziyle birlikte işverenden tahsil edilir. Ayrıca her bir sigortalı için brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.

Bu maddede yer alan destek tutarlarını bu maddenin yürürlük tarihinden sonraki tespit edilecek asgari ücret artış oranında artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Birinci fıkra uyarınca destekten yararlananları işe alan işverenler; aynı sigortalı için destekten yararlanılan süre boyunca, bu Kanun ile diğer kanunlarda diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz.

Bakanlık, bu madde uyarınca verilecek desteklere ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.”

Hükümleri yer almaktadır.

4447 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan prim desteği 1/12/2020 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olup, anılan maddenin birinci fıkrasına ilişkin uygulamanın usul ve esasları aşağıda açıklanmıştır.

Bununla birlikte, 4447 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen nakdi ücret desteği uygulaması Türkiye İş Kurumu tarafından yürütüleceğinden bu Genelgede ikinci fıkraya ilişkin açıklamalara yer verilmemiştir.

2- 4447 Sayılı Kanunun Geçici 28 inci Maddesinin Birinci Fıkrasında Yer Alan Prim Desteğinden Yararlanılmasına ilişkin Usul ve Esaslar

4447 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan prim desteğinden yararlanılabilmesi için,

Sigortalı yönünden;

a) 1/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak sürenin son günü arasında (son gün dahil) işe alınmış olması,

b) 1/10/2020 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olmaması,

c) İşe giriş tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanmaması,

ç) İşe giriş tarihi itibarıyla yabancı olmaması,

d) Sigortalının fiilen çalıştırılması,

İşyeri yönünden;

e) Özel sektör işverenine ait olması,

f) Sigortalının 2019/Ocak ila 2020/Nisan aylarında/dönemlerinde Kuruma uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak en az sayıda bildirim yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırılması,

g) 4447 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında destekten yararlanılan sigortalı sayısının yarısı kadar sigortalının her birinin ayrı ayrı olmak üzere, destek süresinin sona ermesinden itibaren, destekten yararlandıkları ortalama süre kadar fiilen çalıştırılması,

Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

3- Destekten Yararlanılabilmesi İçin Genel Şartlar

a) Sigortalının 1/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak sürenin son günü arasında işe alınmış olması

4447 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinde yer alan prim desteğinden 1/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılmayacak sürenin son günü arasında (son gün dahil) işe alınan sigortalılardan dolayı yararlanılabilecektir.

b) Sigortalının 1/10/2020 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde kayıtlı olmaması

4447 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan işveren desteğinden yararlanılabilmesi için 1/12/2020 ila 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılmayacak sürenin son günü (son gün dahil) arasında işe alınan sigortalıların, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında gerek işe alındığı işyerinden, gerekse farklı bir işyerinden Kurumumuza verilen 2020/Ağustos ayına/dönemine ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olmaması gerekmektedir.

2020/Ağustos ayında/döneminde sigortalının 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci

Tamamı İçin Tıklayınız

Devamı: SGK Genelgesi 2020/49 – 4447 Sayılı Kanunun Geçici 28 inci Maddesinde Yer Alan Prim Desteği Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

7256 Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ

7256 Sayılı Kanun Gümrük Alacaklarının Yapılandırılması

27 Kasım 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31317

Ticaret Bakanlığından:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacaklarının 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında yeniden yapılandırılarak tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Alacak: 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gümrük idarelerince takip edilen gümrük vergileri ve bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile idari para cezalarını,

b) Gümrüklenmiş değer: İthal eşyası için eşyanın Uluslararası Kıymet Sözleşmesine göre belirlenecek CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını,

c) Kanun: 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu,

ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları: Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,35 oranını,

ifade eder.

(2) Bu Tebliğ hükümlerine göre ödenecek alacaklara 2020 yılı Kasım ayı için uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı olarak %0,35 oranı esas alınır.


SGK Genelgesi 2020/45 – 7256 Sayılı Kanun Alacakların Yapılandırılması Hk


Kesinleşmiş alacaklar

MADDE 4 – (1) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce gümrük yükümlülüğü doğan ve gümrük idarelerince takip edilen alacaklardan, 17/11/2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşen;

a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine 17/11/2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ve aslı 17/11/2020 tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının,

b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezaları ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının %50’sinin, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin,

c) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30’u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine 17/11/2020 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %70’i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının,

tahsilinden vazgeçilir.

personel programı

(2) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında birinci fıkranın (a) bendi hükmü uygulanır.

(3) Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup 17/11/2020 tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında yapılandırılır. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmaz ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihi kabul edilir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarların Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.

(4) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların bu maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.

Başvuru şekli ve süreler

MADDE 5 – (1) Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru sürelerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili gümrük idaresine EK-1’de belirtilen forma uygun olarak başvuruda bulunmaları şarttır.

(2) Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alacakların yapılandırılmasına ilişkin başvurular ilgili gümrük idaresine yapılır.

(3) Alacağın birden fazla gümrük idaresini ilgilendirmesi durumunda, her idareye ayrı ayrı başvurulur.

(4) Alacak aslı ve buna bağlı idari para cezaları ve fer’i alacaklara ilişkin başvurular gümrük beyannamesi, ek tahakkuk kararı ve para cezası kararı itibarıyla yapılır. Aynı idarece takip edilen birden fazla alacağın yapılandırılmasına ilişkin talepler tek başvuru ile yapılabilir. Bu durumda, yükümlülüğe ilişkin detay bilgiler başvuruda ayrı ayrı belirtilir.

(5) Başvurunun iadeli taahhütlü posta yoluyla yapılması durumunda başvuru belgelerinin postaya verildiği tarih, normal posta ile veya şahsen yapılması hâlinde ise başvuruda bulunulan idarenin genel evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih başvuru tarihi olarak dikkate alınır.

(6) Gümrük vergileri aslına bağlı olmayan idari para cezalarına ilişkin başvurular her bir para cezası kararı için ayrı ayrı yapılır. Ancak, aynı idarece takip edilen birden fazla para cezasının yapılandırılmasına ilişkin talepler tek başvuru ile yapılabilir. Bu durumda, yükümlülüğe ilişkin detay bilgiler başvuruda ayrı ayrı belirtilir.

Gümrük idarelerince yapılacak işlemler

MADDE 6 – (1) Yapılandırma başvurusu, ilgili gümrük müdürlüğünün genel evrak kaydına alınmasını müteakip ilgili servis tarafından başvuru sahibinin vergi numarası, ticaret unvanı, adres gibi bilgileri ile yapılandırılan alacaklara ilişkin bilgileri içerir şekilde kayda alınır.

(2) Süresi içinde yapılmadığı veya gerekli şartları sağlamadığı anlaşılan başvurular gerekçe belirtilmek suretiyle reddedilir.

(3) Süresi içinde ilgili gümrük idaresine yapılan başvuru konusu alacakların tamamının veya bir kısmının farklı bir gümrük idaresince takip edildiğinin anlaşılması durumunda, başvuru, süresi içinde yapılmış sayılır ve başvurunun yapıldığı gümrük idaresi tarafından başka gümrük idarelerince takip edilen alacaklara ilişkin başvurular ilgili gümrük idaresine gönderilir. Bu şekilde alınan başvurular ilgili gümrük idaresince, birinci fıkra uyarınca kayda alınır.

(4) Diğer koşullar sağlanmak kaydıyla, davadan vazgeçme dilekçesi veya dilekçelerinin yetkisiz kişilerce imzalanmış olduğunun anlaşılması durumunda başvuru doğrudan reddedilmez, borçluya 17 nci maddeye uygun, davadan vazgeçme dilekçesi veya dilekçelerinin gönderilmesi için 31/12/2020 günü mesai bitimine kadar süre verilir. Bu sürenin sonunda dilekçenin veya dilekçelerin gönderilmemiş olması durumunda başvuru gerekçe belirtilmek suretiyle reddedilir.

(5) Başvuru belgelerinin tam ve eksiksiz olduğunun anlaşılması durumunda, başvuru kabul edilerek borçlu tarafından tercih edilen taksitle ödeme seçeneğine göre 12 nci maddede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde taksitler hesaplanarak ödeme planı hazırlanır.

(6) Kabul edilen başvurulara ilişkin davadan vazgeçme dilekçelerinin gümrük idarelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir.

(7) Taleplerin süratle değerlendirilmesi amacıyla Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerince gerekli idari önlemler alınır.

(8) Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara ilişkin kayıtlar Tahsilat Takip Programı ve ilgili diğer programlar üzerinde güncellenir.

Ödeme süresi

MADDE 7 – (1) Kanunun ilgili maddelerindeki ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanun hükümleri kapsamında ödenecek tutarların ilk taksitinin 31/1/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerin ise bu tarihi takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödenmesi şarttır.

(2) Ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter.

Süresinde ödenmeyen taksitler

MADDE 8 – (1) Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.

(2) Kanuna göre ödenecek taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.

(3) Kanun kapsamına giren alacakların birinci fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve Kanunun yayım tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder.

Kesinleşmiş gümrük vergileri alacağında tahsil edilecek tutarın tespiti

MADDE 9 – (1) 17/11/2020 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da henüz ödeme süresi geçmemiş bulunan gümrük vergilerine ilişkin olarak ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;

a) Vade tarihinden 17/11/2020 tarihine kadar gecikme zammı yerine,

b) Daha önce hesaplanmış gecikme zammı oranında faiz olması hâlinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme zammı oranında faiz yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanır. Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunur.

(2) Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ve aslı 17/11/2020 tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(3) 17/11/2020 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla asılları tamamen ödenmiş gümrük vergileri üzerinden;

a) Vade tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,

b) Gecikme zammı oranında faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme zammı oranında faiz yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak alacak tutarı hesaplanır. Bu tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ve asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(4) Asılları tamamen ödenmiş gümrük vergilerine ilişkin gecikme zammı oranında faiz ve gecikme zamlarından, 17/11/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce kısmen tahsil edilmesi durumunda;

a) Gümrük vergilerinin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme zammı yerine,

b) Gümrük vergilerine gecikme zammı oranında faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme zammı oranında faiz yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak alacak tutarı hesaplanır.

(5) Ödenmiş gecikme zammı/gecikme zammı oranında faiz tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından fazla olması hâlinde herhangi bir tahsilat yapılmaz, kalan gecikme zammı/gecikme zammı oranında faizin tahsilinden vazgeçilir. Bununla birlikte, tahsil edilmiş gecikme zammı ve gecikme zammı oranında faizden red ve iade yapılmaz. Ödenmiş gecikme zammı/gecikme zammı oranında faiz tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından az olması hâlinde ise ödenecek tutar Yİ-ÜFE tutarından ödenmiş olan gecikme zammı/gecikme zammı oranında faiz düşülmek suretiyle tespit edilir. Bu şekilde belirlenen Yİ-ÜFE tutarının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan gecikme zammı/gecikme zammı oranında faizin tahsilinden vazgeçilir.

Yİ-ÜFE tutarının hesaplanması

MADDE 10 – (1) Yİ-ÜFE tutarı, fer’i alacaklar için 30/6/2007 tarihli ve 26568 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği Seri: A Sıra No:1’de ve diğer mevzuatta esas alınan hesaplama yöntemleri ve hesaplama süreleri kullanılarak hesaplanır.

(2) Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında; 4458 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammı oranında faiz ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammı oranı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılır.

(3) Bu hesaplamalarda esas alınacak ilk aya ilişkin Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, alacağın vadesinin rastladığı ay için açıklanmış olan orandır. Alacağın vade tarihlerinin ayın son günlerine rastladığı hâllerde de Yİ-ÜFE aylık değişim oranı vade tarihinin rastladığı aydan başlamak suretiyle hesaplanır.

(4) Türkiye İstatistik Kurumunca açıklanan Yİ-ÜFE aylık değişim oranları ile 1/11/2016 tarihinden itibaren uygulanması gereken aylık değişim oranı, EK-2 sayılı tabloda yer almaktadır. Yİ-ÜFE tutarlarının tespitinde kullanılacak olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının eksi (negatif) çıkması durumunda bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınır. Belli bir döneme ilişkin olarak Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının toplamları eksi değer olması hâlinde alacak asılları üzerinden hesaplanan fer’iler yerine alınması gereken Yİ-ÜFE tutarı sıfır kabul edilir.

(5) Toplam Yİ-ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı hesaplanır. Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre ödenecek alacak tutarı bulunur.

Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında esas alınacak diğer hususlar

MADDE 11 – (1) Gecikme zammının günlük olarak hesaplanması gerektiği hâllerde, bu sürelere uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da Tahsilat Genel Tebliği Seri: A Sıra No:1’de yapılan düzenlemeler çerçevesinde günlük olarak bulunur.

(2) 6183 sayılı Kanunun 52 nci maddesine göre gecikme zammı tatbik süresini durduran iflas ve aciz hâlleri söz konusu ise gecikme zammı uygulanmayan süreye Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da uygulanmaz, bu hâllerin varlığı Yİ-ÜFE uygulanan süreyi de durdurur.

Ödeme, taksitlendirmede katsayı uygulaması ve zamanaşımı

MADDE 12 – (1) Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.

(2) Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve;

a) Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %90’ının tahsilinden vazgeçilir.

b) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %50 indirim yapılır.

(3) Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve;

a) Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar üzerinden %50 indirim yapılır.

b) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %25 indirim yapılır.

(4) Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.

(5) Hesaplanan tutarların taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;

a) Altı eşit taksit için (1,045),

b) Dokuz eşit taksit için (1,083),

c) On iki eşit taksit için (1,105),

ç) On sekiz eşit taksit için (1,15),

katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.

(6) Kanun kapsamındaki alacaklara ilişkin ilgili mevzuatlarda yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez.

Tahsilinden vazgeçilecek alacaklar

MADDE 13 – (1) Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31/12/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 17/11/2020 tarihine kadar ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında gümrük idarelerince takibi gereken her bir alacağın; türü, yükümlülüğü, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle;

a) Tutarı 100 Türk lirasını aşmayan asli alacakların,

b) İdari para cezalarında 150 Türk lirasını aşmayanların,

c) Tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı fer’i alacakların,

ç) Aslı ödenmiş fer’i alacaklarda toplamı 200 Türk lirasını aşmayanların,

tahsilinden vazgeçilir.

(2) Kanun kapsamında tahsilinden vazgeçilen alacaklara ilişkin ek tahakkuk ve ceza karar kayıtları, “11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında tahsilinden vazgeçilmiştir.” notu düşülerek Tahsilat Takip Programı ve ilgili diğer programlar üzerinde kapatılır.

Tecil edilen alacakların yapılandırılması

MADDE 14 – (1) Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alacakların, 17/11/2020 tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece ilgili kanunda öngörülen faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu Tebliğ hükümleri uygulanır.

6736, 7020 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılan alacaklar

MADDE 15 – (1) Kanun hükümleri, 3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun, 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerine göre 17/11/2020 tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile 6736 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacaklar hakkında uygulanmaz.

(2) 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna göre yapılandırılan ve 17/11/2020 tarihi itibarıyla anılan Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından, borçlular talep etmeleri hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Bu takdirde, 7143 sayılı Kanun kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma hükümleri geçerli sayılır, bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı uygulanır, kalan taksit tutarlarına konu alacaklar vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılandırılır ve ödenmemiş taksitlere ilişkin kalan katsayı tutarlarının tahsilinden vazgeçilir.

İade edilmeyecek alacaklar

MADDE 16 – (1) Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alacaklara karşılık 17/11/2020 tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile 14 üncü madde kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.

Davadan vazgeçme

MADDE 17 – (1) Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.

(2) Davadan vazgeçme dilekçeleri EK-3’te yer alan forma uygun olarak ilgili gümrük idaresine verilir ve bu dilekçelerin gümrük idarelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir.

(3) Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın 17/11/2020 tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.

(4) Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.

Çeşitli hükümler

MADDE 18 – (1) Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla 17/11/2020 tarihinden sonraki süreler için faiz, gecikme zammı ile gecikme cezası gibi fer’i amme alacakları hesaplanmaz.

(2) Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir. Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir. Bu talep, Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre ödenmesine engel teşkil etmez.

(3) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca verilen idari para cezaları Kanun kapsamında bulunmamaktadır.

Yetki

MADDE 19 – (1) Bu Tebliğde hüküm bulunmayan özel ve istisnai durumları inceleyip sonuçlandırmaya Ticaret Bakanlığı yetkilidir.

Yürürlük

MADDE 20 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 21 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.

Ekleri İçin Tıklayınız

Devamı: 7256 Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 1)

7256 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 1)

27 Kasım 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31317

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığından:

I- AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR

11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu Tebliğ ile 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacakları, il özel idareleri ile belediyeler ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına (YÎKOB) ait alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

A- TANIMLAR

1- Kesinleşmiş Alacak

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, Kanun kapsamına giren alacaklar, alacaklı idareler ve alacak türleri itibarıyla tanımlanmış ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş alacaklar kapsama alınmıştır.

Kanun kapsamında yapılandırılacak alacakların, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşmiş olması gerekmektedir. Tebliğin izleyen bölümlerinde yapılan açıklamalarda kesinleşme tarihinin Kanunun yayımı tarihi dâhil olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bir alacağın kesinleşmesi, alacağın varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmamasıdır.

Alacakların kesinleşmesi, düzenlendikleri veya ilişkili oldukları kanunlardaki hükümler nedeniyle farklı şekilde gerçekleşebilmektedir.

Bazı alacakların kesinleşme süreçleri;

a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ve vergi cezalarının kesinleşmesi;

(1) Beyanname ile beyan edilen vergiler beyan edildiği tarihte (ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin dava konusu yapılması hâlinde bu vergiler kesinleşmemiş alacak olduğu halde, 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine istinaden bu durumdaki vergilerin de Kanun hükmüne göre yapılandırılması mümkün bulunmaktadır.),

(2) İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergiler ile kesilen vergi cezalarına ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliği üzerine,

– Süresi içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması,

– Uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşılması,

hallerinde söz konusu olacaktır.

213 sayılı Kanunun “Tahakkuk” başlıklı 22 nci maddesinde “ Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, “verginin ödenebilir hale gelmesi” verginin tahakkuku olarak tanımlanmıştır.

“Tahakkuk” vergi hukukunun bir kavramı olduğu halde, “kesinleşme” yargılama hukukunun kavramıdır.

Vergi alacağının tahakkuku ile kesinleşmesi genellikle aynı zamanlarda gerçekleşmekle birlikte farklı olan durumlar da mevcuttur.

Örneğin, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve kesilen cezalar vergi/ceza ihbarnamesiyle mükelleflere tebliğ edilmekte, mükelleflerce ilk derece mahkemesi olan vergi mahkemesinde dava konusu yapılabilmekte ve vergi mahkemesince de bu cezalı tarhiyatların onanması (davanın reddedilmesi) hâlinde bir üst yargı merciine başvurulabilmektedir.

îtiraz/istinaf incelemesi bölge idare mahkemesinde, temyiz incelemesi Danıştay’da devam eden vergi ve cezalara ilişkin tarhiyatlar, vergi mahkemesi kararının vergi dairesine tebliği üzerine tebliğ tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine göre gecikme faizi hesaplanarak “tahakkuk” ettirildiği halde, bir üst yargı merciinde yargılamanın devam etmesi nedeniyle bu alacakların “kesinleşmiş alacak” olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, ilk derece yargı kararı üzerine tahakkuk ettiği halde yargılamanın devam etmesi nedeniyle kesinleşmemiş olan alacaklar Kanun kapsamına girmemektedir.

b) İdari para cezalarının kesinleşmiş alacak olabilmesi için idari yaptırım kararlarına karşı süresi içerisinde dava açılmaması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir.

Ancak, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ve 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezalan hakkında dava yolu bulunmadığından, bu idari para cezaları verildikleri tarih itibarıyla kesinleşmektedir.

c) Ecrimisillerin kesinleşmiş alacak olarak değerlendirilebilmesi için ecrimisil ihbarnamesi/ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin tebliği üzerine süresi içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir.

ç) Yukarıda yer verilen alacakların dışında kalan ancak Kanun kapsamına giren diğer alacakların kesinleşmiş alacak olarak değerlendirilebilmesi için söz konusu alacakların varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmaması gerekmektedir.

Feragat yoluyla kesinleşme süreci;

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda feragat hakkında özel bir düzenleme yapılmadığı halde anılan Kanunun 31 inci maddesinde, feragat konusunda 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile 1086 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 6100 sayılı Kanunun 447 nci maddesinde, 1086 sayılı Kanuna yapılan atıfların 6100 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

6100 sayılı Kanunun 307 nci maddesinde feragat, “davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun, 309 uncu maddesinde feragat beyanının dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği; 311 inci maddesinde ise feragatin, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Ayrıca, yargılamanın her aşamasında davacının feragatte bulunması mümkündür.

Buna göre, açılmış bulunan davadan davacının feragati ile davacı dava dilekçesindeki talep sonucunun tamamından vazgeçmiş sayılmakta olup, davadan feragat, davacının tek taraflı bir irade beyanı ile yapılıp tamamlandığından, feragatin geçerliliği için feragatin davalı tarafından kabul edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın feragat nedeniyle son bulduğunu tespit etme görevi mahkemeye aittir. Mahkemenin, davacının beyanının gerçekten feragat olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit etmesi durumunda, davadan feragat nedeniyle uyuşmazlığın son bulduğuna karar vermesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklandığı gibi feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup, feragat ile davacı, dava dilekçesinde belirttiği talepten tamamen veya kısmen vazgeçmiş olmaktadır. Davadan feragat ile davacı, sadece davasından feragat etmiş olmaz, aynı zamanda o dava ile istemiş olduğu haktan da tamamen vazgeçmiş olacaktır. Feragat eden davacı artık bu konuda yeniden dava açamayacağı gibi, feragatin her türlü sonucuna da katlanmak zorunda olup, davadan feragat edilmekle dava sona ermekte ve kesin hükmün sonuçlan doğmaktadır.

Bu itibarla, 7256 sayılı Kanun kapsamına tür ve dönem olarak girdiği halde varlığına ilişkin dava açılmış olan alacaklardan; anılan Kanunun yayımı tarihinden önce davadan tamamen feragat edilmiş ve feragate ilişkin mahkeme kararı ile kesinleşerek taraflardan birine tebliğ edilmiş olanlar, 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş alacak olması şartıyla, Kanundan yararlanabilecektir.

Bu durumda, feragat edilen davaya konu olan ve kapsama giren alacakların tamamı esas alınarak Kanun hükümlerinin tatbiki gerekecektir.

Diğer taraftan, idari para cezaları için genel usul kanunu olan 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “Vazgeçme ve kabul” başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında “(1) Kanım yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda başvuruda bulunulamaz. ” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, dava konusu yapılmış olanlar hakkında, davacıların davalarından vazgeçmeleri hâlinde de “feragate” ilişkin olarak yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

Öte yandan, 213 sayılı Kanunun “Kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379 uncu maddesinde özel sonuçları olan feragat usulü düzenlenmiştir. Buna göre, vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlar (Danıştaym bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç) üzerine; mükellef tarafından geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bu vergi ve/veya vergi cezalarının maddede belirtilen oranlarda indirim yapılarak tahakkuk edeceği, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderileceği ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarihin kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden yararlanmak üzere kanun yolundan vazgeçme dilekçesini ilgili vergi dairesine vermiş olanların bu borçları da kesinleşmiş alacak olarak kabul edilecektir.

personel programı

2- Vergi, Beyanname ve Yİ-ÜFE Aylık Değişim Oranları Tanımları

Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentlerinde;

– vergi tabirinin, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harçları,

– beyanname tabirinin, vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,

– Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,35 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay dâhil),

ifade ettiği hükme bağlanmıştır.

Bu Tebliğde, vergi, beyanname ve Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabirleri, 7256 sayılı Kanunda tanımlandığı şekilde kullanılmıştır.

B- HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarından Kanun kapsamına alman alacaklar belirtilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde Kanun kapsamına giren alacaklar, tür ve dönemler itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.

1- Alacağın Türü ve Dönemi

a) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Açısından

(1) Alacağın türü

7256 sayılı Kanunun kapsamına, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.

(2) Alacağın dönemleri

Kanun kapsamına giren vergiler, vergilendirme dönemleri itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.

i) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.

Konuya ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

– Vergilendirme dönemi 15 gün olan mükellefiyetler

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Ağustos/2020 ayına rastlamakla beraber beyanname verme süresinin son günü Eylül/2020 ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.

Örneğin, 1-15 Ağustos 2020 vergilendirme dönemine ait petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin özel tüketim vergisinin vergilendirme döneminin bitim tarihi ile beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayına rastladığından kapsama girmekte, 16-31 Ağustos 2020 vergilendirme dönemi ise dönemin bitim tarihi Ağustos/2020 ayında olmakla birlikte beyanname verme süresi Eylül/2020 ayma sirayet ettiğinden kapsama girmemektedir.

Aynı şekilde, 1-15 Ağustos 2020 tarihleri arasında noterler tarafından tahsil edilen ve dönemi izleyen 7 nci iş günü mesai saati bitimine kadar ilgili vergi dairesine yatırılması gereken noter harçları kapsama girmekte, buna karşılık 16-31 Ağustos 2020 dönemine ilişkin olanlar kapsama girmemektedir.

– Vergilendirme dönemi aylık olarak belirlenen mükellefiyetler

Temmuz/2020 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Ağustos/2020 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

Tamamı İçin Tıklayınız

Devamı: Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 1) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

SGK Genelgesi 2020/46 – 5510 Sayılı Kanunun 4/1-b Kapsamındaki Sigortalılığın Durdurulması

SGK Genelgesi 2020/46

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı: E-40071718-206.99-14082030

Tarih: 18.11.2020

Konu: 5510 Sayılı Kanunun 4/1-b Kapsamındaki Sigortalılığın Durdurulması

GENELGE

2020/46

1 – Genel Açıklamalar

Bilindiği üzere, 11.11.2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanun 17.11.2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve anılan Kanunun 34 üncü maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa Geçici 83 üncü madde eklenmiştir.

Geçici 83 üncü maddede; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, 31/10/2020 tarihi itibarıyla prim borcu bulunanların, bu tarihten önceki sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar ödememeleri veya ilgili Kanunları uyarınca yapılandırmamaları halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları 1/11/2020 tarihi itibarıyla yeniden başlatılır.

Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi hâlinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir. Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi hâlinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.

Birinci fıkraya göre sigortalılıkları durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler hakkında 1/1/2012 tarihinden bu maddenin yürürlük tarihine kadar durdurulan süreler için genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz.

Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”

hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu Geçici 83 üncü maddeyle kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı halde 31.10.2020 tarihi ve öncesine ilişkin prim borcu bulunanların sigortalılıklarının durdurulması ve daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi halinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamının ihya edilebilmesi amaçlanmıştır.

personel programı

2- Kapsamdaki Sigortalılar

31.10.2020 tarihi itibarıyla prim borcu bulunması kaydıyla;

– Mülga 1479 ve mülga 2926 sayılı Kanunlara göre sigortalı olarak tescilleri yapılanlar,

– Tevkifata istinaden geriye dönük mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılanlar,

– 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar (Köy ve mahalle muhtarları ile isteğe bağlı sigortalılar hariç), (Ş.Abacı)

– Değişik yapılandırma kanunlarına göre prim borçlarını yapılandırdıkları halde (yapılandırma borcunun tamamını ödeyenler hariç) yapılandırması bozulanlar veya yapılandırmasının iptali için yazılı talepte bulunanlar,

– Kurumumuza olan borçları 5510 sayılı Kanunun 91 inci maddesine göre ertelenmiş sigortalılardan yazılı talepte bulunanlar,

– Prim borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirenlerden, tecil ve taksitlendirmesi bozulanlar veya tecil ve taksitlendirmesinin iptali için talepte bulunanlar,

Geçici 83 üncü madde kapsamında sayılacaktır.

3- Sigortalılığın Durdurulması

Bu genelgenin 2 nci bölümünde sayılanlardan, 31.10.2020 tarihi itibarıyla prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, 31.01.2021 tarihine kadar ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları yahut 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirmemeleri halinde, 31.01.2021 tarihine kadar ödenen primler de dikkate alınmak suretiyle, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılıkları durdurulacaktır.

İki aylık ödeme süresinin sonunda, 31.10.2020 tarihi itibarıyla prim borcu bulunanlardan hiç prim ödemesi olmayanların sigortalılığı oluşturulacak program aracılığıyla tescil tarihi itibarıyla (83) terk koduyla,

Prim ödemesi olanlardan ise tecil taksitlendirmesi ve yapılandırması bitmiş olan sigortalıların sigortalılığı, oluşturulacak program aracılığıyla sosyal güvenlik il müdürlüklerince/ sosyal güvenlik merkezlerince prim ödemelerinin karşıladığı ayın sonu itibarıyla (83) terk koduyla,

durdurulacaktır.

Örnek 1: Vergi mükellefiyet kaydına istinaden 01.06.2018 tarihinde sigortalılığı başlayan ve kesintisiz devam eden 31.01.2021 tarihine kadar hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalı (A)’nın,

01.02.2021 tarihinde 31.10.2020 tarihi itibarıyla yapılan borç ayı sorgulamasında 29 ay prim borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. İki aylık ödeme süresinin sonunda (A)’nın sigortalılığı oluşturulacak program aracılığıyla tescil tarihi olan 01.06.2018 tarihi itibarıyla (83) terk koduyla durdurulacaktır. Aynı sigortalının, ticari faaliyetinin ve sigortalılığının devam etmesi nedeniyle program tarafından 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 2: Vergi mükellefiyet kaydına istinaden 12.05.2016 tarihinde tescili yapılan ve sigortalılık kaydı kesintisiz devam eden sigortalı (B)’nin değişik tarihlerde prim ödemesi olmakla birlikte tecil ve taksitlendirmesinin olmadığı, 7143 sayılı Kanundan da yararlandığı, 31.10.2020 tarihi itibarıyla 13 ay prim borcunun olduğu belirlenmiştir. İki aylık ödeme süresinin sonunda (B)’nin sigortalılığı sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince 31.10.2019 tarihi itibarıyla (83) terk koduyla durdurulacaktır. Aynı sigortalının durdurma işleminin yapıldığı tarihte ticari faaliyetinin devam etmesi nedeniyle program tarafından 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

İki aylık ödeme süresinin sonunda prim borcu bulunanlardan prim ödemesi olanların tecil ve taksitlendirmesi ile yapılandırması ihlale girip iptal işlemleri yapılmamış veya yapılandırmadan ödedikleri kadar yararlanmış olan sigortalıların ise program aracılığıyla 31.10.2020 tarihi itibarıyla (84) sanal terk koduyla sigortalılıkları durdurulacak ve prim borçları silinecektir.

Hiç prim ödemesi bulunmaması nedeniyle sigortalılıkları tescil tarihi itibarıyla (83) terk koduyla durdurulan sigortalılar ile prim ödemesi olması nedeniyle 31.10.2020 tarihi itibarıyla (84) sanal terk koduyla sigortalıkları durdurulanlardan, durdurma işleminin yapıldığı tarihte 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi (4/b) kapsamında sigortalılıkları aktif olanların, program aracılığıyla 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılıkları başlatılacaktır. Sigortalılığı (84) sanal terk kodu ile durdurulan sigortalıların (06) kodu da sanal olacak olup, sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince sanal terklerin gerçek terklere dönüştürülmesi gerekmektedir.

Örnek 3: Vergi mükellefiyet kaydına istinaden 12.05.2015 tarihinde tescili yapılan ve sigortalılık kaydı kesintisiz devam eden sigortalı (B)’nin değişik tarihlerde prim ödemesi bulunduğu ve 31.10.2020 tarihi itibarıyla 18 ay prim borcunun olduğu belirlenmiştir. İki aylık ödeme süresinin sonunda (B)’nin sigortalılığı program aracılığıyla 31.10.2020 tarihi itibarıyla (84) sanal terk koduyla durdurulacaktır. Aynı sigortalının durdurma işleminin yapıldığı tarihte ticari faaliyetinin devam etmesi nedeniyle

01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

Sigortalılıkları (84) sanal terk koduyla durdurulanların daha sonra sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine değişik gerekçelerle müracaat etmeleri halinde aşağıda yer alan açıklama ve örnekler doğrultusunda (84) sanal terk kodu (83) gerçek terk koduna dönüştürülecektir.

3.1. İki Aylık Ödeme Süresi Beklenilmeksizin Talebe İstinaden Sigortalılığın Durdurulması

Geçici 83 üncü maddede öngörülen iki aylık süreyi beklemeden Kanunun yayım tarihinden

31.01.2021 tarihine kadar sigortalılığını durdurmak isteyen sigortalılar ve hak sahiplerinin, Ek-1’de yer alan başvuru formu ile dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla (83) terk koduyla sigortalılıkları durdurulacaktır. Ayrıca sigortalılarca e-devlet sistemi üzerinden de durdurma talepleri yapılabilecektir.

Talebine istinaden sigortalılıkları durdurulanların (4/b) kapsamında çalışmaya devam ettiğinin tespit edilmesi halinde 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

Sigortalılığın durdurulmasından önce ileride yaşanması muhtemel mağduriyetlerin ve hak kayıplarının önlenmesi bakımından sigortalıların tescil ve hizmet sürelerinin belirlenmesine yönelik bilgileri güncellenecek, çakışan hizmet sürelerine ilişkin prim transferiyle ilgili işlemleri ve varsa diğer işlemleri (tescil, hizmet, beyan, ödeme yükleme, vb.) sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince tamamlanacaktır.

Örnek 1: Vergi mükellefiyetine istinaden 01.06.2018 tarihinde sigortalılığı başlayan ve kesintisiz devam eden, hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalı (A)’nın 31.10.2020 tarihi itibarıyla 29 ay prim borcu bulunmaktadır. Geçici 83 üncü maddede öngörülen iki aylık süreyi beklemeden sigortalılığını durdurmak amacıyla Ek-1’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 05.12.2020 tarihinde müracaat eden (A)’nın sigortalılığı tescil tarihi itibarıyla (83) terk koduyla durdurulacaktır. Aynı sigortalının, ticari faaliyetinin devam etmesi nedeniyle 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 2: Vergi mükellefiyetine istinaden 01.06.2019 tarihinde sigortalılığı başlayan (B)’nin

15.10.2019 tarihinde 4.075,00 TL ve 13.01.2020 tarihinde 3.605,00 TL ödemeleri bulunmaktadır.

31.10.2020 tarihi itibarıyla 9 ay prim borcu bulunan ve iki aylık süreyi beklemeden sigortalılığını durdurmak amacıyla e-devlet sistemi üzerinden 09.12.2020 tarihinde müracaat eden (B)’nin sigortalılığı, prim ödemelerinin karşıladığı tam ayın sonu olan 31.01.2020 tarihi itibarıyla (83) terk koduyla durdurulacaktır.

Aynı sigortalının, ticari faaliyetinin devam ettiğinin tespit edilmesi halinde 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 3: Şirket ortaklığı kaydına istinaden 10.06.2018 tarihinde sigortalılığı başlayan ve 05.12.2019 tarihinde sona eren sigortalı (C)’nin 15.10.2018 tarihinde 750,00 TL, 13.01.2019 tarihinde

500,00 TL, 30.11.2019 tarihinde 1.000,00 TL ödemeleri bulunmaktadır.

31.10.2020 tarihi itibarıyla 15 ay prim borcu bulunan ve 15.02.2020 tarihinde vefat eden sigortalının hak sahiplerince e-devlet sistemi üzerinden sigortalı adına başvuru yapamayacaklarından iki aylık süreyi beklemeden sigortalılığını durdurmak istemeleri halinde Ek-1’de yer alan başvuru formuyla sigortalının dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 16.11.2020 tarihinde müracaat etmeleri durumunda, prim ödemelerinin karşıladığı tam ayın sonu olan 30.09.2018 tarihi itibarıyla (83) terk koduyla sigortalılık durdurulacaktır.

Örnek 4: Tarımsal faaliyetine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı 01.01.2000 tarihinde başlayan 30.04.2000 tarihinde (19) terki bulunan sigortalı (D)’nin 01.05.2008 tarihinden sonraki ödemeleri 30.06.2019 tarihine kadar düzenli devam etmekle birlikte bu tarihten sonra herhangi bir prim ödemesi bulunmamaktadır.

31.10.2020 tarihi itibarıyla 16 ay prim borcu bulunan ve iki aylık süreyi beklemeden sigortalılığını durdurmak amacıyla Ek-1’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 12.11.2020 tarihinde müracaat eden (D)’nin sigortalılığı, ödemiş olduğu primler yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre mahsup edildikten sonra ödemelerin karşıladığı tam ayın sonu olan 30.06.2019 tarihi itibarıyla (83) terk koduyla durdurulacaktır. Aynı sigortalının, ziraat odası kaydının bulunması halinde 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 5: Tarımsal faaliyetine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı 01.10.2001 tarihinde başlayan ve hiç prim ödemesi olmayan sigortalı (E)’nin sigortalılığı tescil tarihi itibarıyla (19) terk koduyla durdurularak 01.05.2008 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılmıştır. Bu tarihten sonra da prim ödemesi olmaması nedeniyle sigortalılığı 01.05.2008 tarihi itibarıyla (63) terk koduyla durdurularak 01.05.2015 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden başlatılmıştır. Yine prim ödemesi olmaması nedeniyle sigortalılığı 01.05.2015 tarihi itibarıyla (76) terk koduyla durdurulmuş, 01.06.2018 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılmıştır. Devamında da prim ödemesi olmayan sigortalının 01.06.2018 tarihi itibarıyla (83) terk koduyla sigortalılığı durdurulacak ve ziraat odası kaydının bulunması halinde 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılacaktır.

Diğer taraftan durdurma talebinde bulunan sigortalı ve hak sahiplerinin 31.01.2021 tarihine kadar başvuruda bulunmaları halinde bir defaya mahsus durdurma talebinden vazgeçerek Kurumumuza olan borçlarını yapılandırmaları ya da peşin olarak ödemeleri mümkündür.

Talep tarihine kadar yapılan ödemeler 01.11.2020 tarihinden önceki prim borçlarına mahsup edilecektir. Talep tarihinden sonra yapılan ödemeler ise sigortalılığın aktif olması halinde 01.11.2020 tarihi ve sonrasına mahsup edileceğinden, sonraki bir tarihte (83) terkinin silinmesi halinde ilk talep tarihinin girilerek (83) terkinin yüklenmesi gerekmektedir.

Örnek 6: 18.11.2020 tarihinde bir ödemesi olan aktif sigortalının 19.11.2020 tarihinde durdurma talebinde bulunması halinde 18.11.2020 tarihinde yaptığı ödeme de 01.11.2020 öncesine mahsup edilerek (83) terki yüklenecek ve 01.11.2020 tarihine (06) yeniden sigortalılık kodu verilecektir. Bu sigortalının Kasım ayı primi teşvikli tahakkuk edecek ve kalan fazla ödemesi bulunması halinde bu ödeme Kasım ayı prim borcuna mahsup edilecektir. (www.alomaliye.com)

3.2. 7143 ve 7256 sayılı Kanunlar Kapsamında Prim Borçlarını Yapılandıranların Sigortalılıklarının Durdurulması

Bu genelgenin 2 nci bölümünde sayılanlardan 7143 veya 7256 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırması devam edenler, Ek-1’de yer alan başvuru formu ile dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine başvurarak yapılandırmalarının iptal edilmesini talep etmeleri halinde, yapılandırmaları iptal edilerek sigortalılıkları prim ödemelerine göre durdurulacaktır. Yapılandırma borcunun tamamını ödeyerek yapılandırmadan faydalananların talepleri ise dikkate alınmayacaktır.

Bu durumda olan sigortalıların taleplerine istinaden yapılandırmaları iptal edilecek ve varsa yapılandırma kapsamında ödedikleri tutarlar program tarafından (1) prim ödeme türüne alınacaktır. Bu sigortalıların yapılandırma iptal işlem sonucu sigortalılıkları prim ödemelerine göre durdurulacaktır.

Diğer taraftan yapılandırmaları devam ederken yapılandırmalarını iptal ettirip sigortalılıkları durdurulanlar tekrar talepte bulunsalar dahi yapılandırma talepleri değerlendirmeye alınmayacaktır.

Örnek 1: 16.07.2005 tarihi itibarıyla vergi mükellefiyetine istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılan sigortalı (B), 19.06.2018 tarihinde sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat ederek prim borçlarını 7143 sayılı Kanun kapsamında 18 eşit taksitle yapılandırma talebinde bulunmuştur. Yapılandırma kapsamında taksitlerini düzenli ödeyen sigortalı (B) Ek-1’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 18.11.2020 tarihinde müracaat ederek yapılandırmasının iptal edilmesini ve sigortalılığının durdurulmasını talep etmiştir.

Sigortalı (B)’nin yapılandırmasının iptal edilmesinden sonra yapılandırma taksiti olarak ödediği tutarlar program tarafından (1) prim ödeme türüne alınacak ve sigortalılığı prim ödemelerinin karşıladığı ay sonu itibarıyla 5510 sayılı Kanunun Geçici 76 ncı ve Geçici 83 üncü maddelerine göre durdurulacaktır.

Sigortalının ticari faaliyetinin devam etmesi nedeniyle yeniden sigortalılığı 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılacaktır.

Örnek 2: 15.10.2015 tarihi itibarıyla vergi mükellefiyetine istinaden 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescili yapılan sigortalı (A), 11.11.2020 tarihinde mevcut prim borçlarının 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre 18 eşit taksit ile yapılandırılması talebi ile başvuruda bulunmuştur.

15.12.2020 tarihinde ilk taksitini ödeyen sigortalının 25.12.2020 tarihinde Ek-1’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmiştir.

Sigortalı (A)’nın yapılandırmasının iptal edilmesinden sonra yapılandırma taksiti olarak ödediği tutarlar program tarafından (1) prim ödeme türüne alınacak ve sigortalılığı prim ödemelerinin karşıladığı ay sonu itibarıyla 5510 sayılı Kanunun Geçici 83 üncü maddesine göre durdurulacaktır.

Aynı sigortalının 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinin peşin (talebi taksitli olup, yapılandırma borcunu durdurma talep tarihinden önce peşin olarak ödeyenlerde dahil) olması ve ilgili tutarı da süresinde ödeyerek 7256 sayılı yapılandırma Kanunundan yararlanması durumunda 31.08.2020 öncesine ait hizmet için durdurma talebi alınmayacaktır. Ancak 01.09.2020 ve sonrası dönemler için durdurma talebinde bulunması halinde ise 31.08.2020 tarihine (83) terk kodu yüklenecek, yeniden sigortalılığı 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılacaktır.

7256 sayılı Kanundan peşin ödeyerek yararlanan sigortalının kapsama girmeyen 2020 yılı Eylül ve Ekim aylarına ait primlerinin 31.01.2021 tarihine kadar ödenmemesi halinde, 01.02.2021 tarihinde program tarafından 31.08.2020 tarihine (83) terk kodu yüklenecektir.

Sigortalının ticari faaliyetinin devam etmesi nedeniyle yeniden sigortalılığı 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılacaktır.

3.3. Prim Borçlarını 6183 Sayılı Kanunun 48 inci Maddesi Kapsamında Tecil ve Taksitlendirenlerin Sigortalılıklarının Durdurulması

Bu genelgenin 2 nci bölümünde sayılanlardan, Kurumumuza olan prim borçlarını bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirenler ile tecil ve taksitlendirme talebi bozulmamış olanların, Ek-1’de yer alan başvuru formu ile dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat ederek tecil ve taksitlendirmelerinin bozulmasını talep etmeleri halinde sigortalılıkları prim ödemelerine göre durdurulacaktır.

3.3.1 Sigortalılığın Durdurulması İçin Müracaat Edilen Tarihte 6183 Sayılı Kanunun 48 inci Maddesi Kapsamında Tecil ve Taksitlendirme Talebi İhlale Girmemiş Olanlar

Sigortalılığın durdurulması için müracaat edilen tarihte 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme talebi bozulmamış olan sigortalıların 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme talebi silinerek, ödenen peşinat ile taksit tutarları (1) prim ödeme türüne alınacaktır.

Örnek 1: 15.07.2005 tarihi itibarıyla vergi mükellefiyetine istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılan sigortalı (A), prim borçlarını 18.08.2019 tarihinde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında 18 ay taksit seçeneğiyle tecil ve taksitlendirmiş, 2020/11 inci aya kadar olan taksitleri ile cari ay primlerini süresinde ödemiştir. 48 inci madde tecil ve taksitlendirmesi devam eden sigortalı (A), Ek-1’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 25.12.2020 tarihinde müracaat ederek taksitlendirmesinin iptal edilmesini ve sigortalılığının durdurulmasını talep etmiştir.

Öncelikle ihlale girmemiş ve devam eden 48 inci madde tecil ve taksitlendirme talebi silinecek (22) ve (2) kodundaki ödemeler (1) prim ödeme türüne alınacaktır. Bu işlemden sonra (A)’nın sigortalılığı, prim ödemelerinin karşıladığı ayın sonu itibarıyla (83) terk koduyla durdurulacaktır.

Sigortalının ticari faaliyetinin devam etmesi halinde yeniden sigortalılığı 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılacaktır.

3.3.2 Sigortalılığın Durdurulması İçin Müracaat Edilen Tarihte 6183 Sayılı Kanunun 48 inci Maddesi Kapsamında Tecil ve Taksitlendirme Talebi İhlale Girmiş Olanlar

6183 Sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme talebi ihlale girenlerin (gerek taksit yönünden gerekse cari prim yönünden) öncelikle 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme talebi iptal edilecek ve prim ödemelerinin karşıladığı ayın sonu itibarıyla (83) terk koduyla sigortalılıkları durdurulacaktır. Sigortalıların ticari faaliyetlerinin devam etmesi halinde yeniden sigortalılıkları 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılacaktır.

Örnek 1: 06.07.2006 tarihi itibarıyla vergi mükellefiyetine istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılan sigortalı (B), prim borçlarını 17.02.2019 tarihinde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında 18 ay taksit seçeneğiyle taksitlendirmiş ve 2019/3, 4, 5, 6, 7 ve 8 inci ayda ödenmesi gereken taksitler ile cari ay primlerini zamanında ödemiş, ancak 2019/9, 10 ve 11 inci ayda ödemesi gereken taksitlerini 31.12.2019 tarihine kadar ödemediği için tecil ve taksitlendirmesi

01.01.2020 tarihinde ihlale girmiştir. Sigortalı (B) Ek-1’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 13.12.2020 tarihinde müracaat ederek sigortalılığının durdurulmasını talep etmiştir.

Sigortalılığın durdurulması için müracaat edilen tarihten önce 48 inci madde tecil ve taksitlendirme talebinin ihlale girmiş olması nedeniyle öncelikle 48 inci madde tecil ve taksitlendirme talebi iptal edilecek, program tarafından irat kaydı yapıldıktan sonra (B)’nin sigortalılığı prim ödemelerinin karşıladığı tam ayın sonu itibarıyla (83) terk koduyla durdurulacaktır.

6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme talebi geçerli olan,

31.01.2021 tarihine kadar sigortalılığının durdurulması talebinde bulunmayan, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme talebi 01.02.2021 tarihinden sonra ihlale giren sigortalıların, tecil ve taksitlendirmeleri ihlale girdiği tarihte iptal edilecek ve prim ödemelerinin karşıladığı ayın sonu itibarıyla sigortalılıkları (83) terk koduyla durdurulacaktır. Sigortalının ticari faaliyetinin devam etmesi halinde yeniden sigortalılığı 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılacaktır.

4- (84) Sanal Terk Kodunun (83) Gerçek Terk Koduna Dönüştürülmesi

Program tarafından (84) sanal terk koduyla sigortalılığı durdurulanların, bu genelgenin 3.1, 3.2 ve 3.3 üncü bölümlerinde yer alan açıklama ve örnekler doğrultusunda gerçek terk tarihi belirlenecek ve (84) sanal terk kodu kaldırılarak (83) gerçek terk kodu işlenecektir.

5 – Durdurulan Sigortalılığın Yeniden Başlatılması

Geçici 83 üncü maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde; “Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları 1/11/2020 tarihi itibarıyla yeniden başlatılırhükmü yer almaktadır.

Sigortalılıkları Geçici 83 üncü madde gereğince durdurulanlardan (4/b) kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları, 01.11.2020 itibarıyla (06) koduyla yeniden başlatılacaktır.

6- (4/b) Kapsamındaki Sigortalılık Süreleri Durdurulanların Diğer Statülerdeki Sigortalılıklarının Geçerliliği

(4/a) kapsamında hizmet sürelerinin geçersiz, (4/b) kapsamındaki hizmet sürelerinin geçerli olması halinde öncelikle çakışan hizmet süresi içinde (4/a) kapsamında ödenen tutarlar 2014/28 sayılı Genelge doğrultusunda (4/b) kapsamındaki prim borçlarına aktarılacak, ardından 31.10.2020 tarihi itibarıyla (4/b) kapsamındaki prim borçlarına göre Geçici 83 üncü maddeye istinaden durdurma işlemi yapılacaktır.

Çakışan hizmet süresi için de (4/a) kapsamındaki sigortalılığın geçersiz, (4/b) kapsamındaki sigortalılığın geçerli olduğu ve (4/a) kapsamında bildirilen hizmet sürelerine ilişkin primlerin ödenmemiş olması durumunda da yine (4/b) kapsamındaki sigortalılık statüsünün geçerli olması ve sonradan ihya edilmesi mümkün olduğu nazara alınarak (4/a) kapsamındaki geçersiz olan sigortalılık statüsü iptal edilecek, primlerin ödenmemiş olması nedeniyle herhangi bir aktarım yapılmayacak ve sonradan talep edilmesi halinde (4/b) kapsamındaki sigortalılık statüsü ihya edilecektir.

7- Durdurulan Sigortalılık Sürelerinin İhya Edilmesi

31.10.2020 tarihi itibarıyla prim borcu bulunması nedeniyle sigortalılıkları durdurulanların daha sonra kendileri ya da hak sahipleri tarafından Ek-2’de yer alan başvuru formuyla dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat ederek ihya talebinde bulunmaları halinde, durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı için talep tarihinde 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden ihya borcu hesaplanacaktır. İhya edilecek süreler belirlenirken Geçici 83 üncü madde kapsamında durdurulan sürelerle birlikte önceki kanunlara göre durdurulan sürelerin tamamı dikkate alınacaktır. Ancak 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentleri ile (4) numaralı alt bendi kapsamında durdurulan sigortalılık sürelerin bulunması halinde sigortalı ya da hak sahiplerinin talep ettiği kapsamdaki sigortalılık sürelerinin tamamı ihya edilecektir.

Hesaplanan ihya borç tutarının tamamı borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödendiği takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında olanlar hariç olmak üzere diğer alt bentlerine göre sigortalı sayılanlar için;

İhya tutarı = Durdurulan Gün Sayısı x Beyan Edilen Günlük Prime Esas Kazanç Tutarı x %34,5 formülüyle,

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılar ile köy muhtarları için ise;

İhya tutarı = Durdurulan Gün Sayısı x Beyan Edilen Günlük Prime Esas Kazanç Tutarı x %34,5 x 28/30 formülüyle,

hesaplanacaktır.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalıların 2021 yılındaki ihya tutarı 28 gün üzerinden hesaplanacak olup, “28” ibaresi prime esas günlük kazancin otuz katını geçmemek üzere takip eden her yıl için bir puan artırılacaktır.

Tebliğ edilen borç tutarının üç ay içerisinde tamamen ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyecek ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilecektir.

Eksik ya da süresi dışında yapılan ödeme nedeniyle ihya talebi geçersiz hale gelen sigortalı ya da hak sahipleri yeniden ihya talebinde bulunabileceklerdir.

Diğer taraftan sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanların ihya borcu da bu genelge hükümlerine göre hesaplanacaktır.

Örnek 1: Vergi mükellefiyet kaydına istinaden 01.07.2018 tarihinde sigortalılığı başlayan ve

31.01.2021 tarihine kadar hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalı (A)’nın, 31.10.2020 tarihi itibarıyla yapılan borç ayı sorgulamasında 28 ay prim borcunun bulunduğu tespit edilmiş ve sigortalılığı tescil tarihi olan 01.07.2018 tarihi itibarıyla (83) terk koduyla durdurulmuştur.

Daha sonra sigortalı (A) Ek-2’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 17.02.2021 tarihinde müracaat ederek durdurulan sürelerinin ihya edilmesini talep etmiştir.

Sigortalının ihya talebinde bulunduğu 17.02.2021 tarihinde günlük prime esas kazanç tutarı olarak

150.00 TL beyan edilmiştir.

31.10.2020 tarihi itibarıyla durdurulan sigortalılık süresinin 840 gün olduğu anlaşılmıştır.

İhya tutarı = Durdurulan Gün Sayısı x Beyan Edilen Günlük Prime Esas Kazanç x %34,5

İhya tutarı = 840 x 150,00 x %34,5

İhya Tutarı= 43.470,00 TL

Hesaplanan 43.470,00 TL tutarındaki ihya borcu 17.02.2021 tarihinde sigortalıya tebliğ edilmiş ve sigortalı kendisine tebliğ edilen ihya tutarının tamamını 14.04.2021 tarihinde ödemiş olduğundan, durdurulan süreler hizmet olarak değerlendirilecektir.

Örnek 2: 01.03.2013 tarihinde başlayan ve kesintisiz devam eden vergi mükellefiyet kaydı nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılığı 01.03.2013 tarihinde başlatılan (B)’nin 30.04.2015 tarihi itibarıyla yapılan borç ayı sorgulamasında 12 aydan fazla prim borcunun bulunduğu tespit edilmiş ve hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalının tescil tarihi olan 01.03.2013 itibarıyla (63) terk koduyla sigortalılığı durdurulmuştur. Vergi kaydının devam etmesi nedeniyle sigortalılığı yeniden 01.05.2015 tarihi itibarıyla başlatılmıştır. 01.05.2015 tarihinden sonraki sigortalılık sürelerinde değişik tarihlerde prim ödemesi bulunan sigortalının 31.10.2020 tarihi itibarıyla yapılan borç sorgulamasında prim borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. (B)’nin sigortalılığı prim ödemelerinin karşıladığı tam ayın sonu olan 31.03.2019 tarihi itibarıyla (83) terk koduyla ikinci kez durdurulmuştur. Vergi kaydının devam etmesi nedeniyle yeniden sigortalılığı 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla başlatılmıştır.

Daha sonra sigortalı (B) Ek-2’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 22.10.2021 tarihinde müracaat ederek durdurulan sürelerinin ihya edilmesini talep etmiştir.

Sigortalının ihya talebinde bulunduğu 22.10.2021 tarihinde günlük prime esas kazanç tutarı olarak 115.00 TL beyan edilmiştir.

Sigortalı (B)’nin (63) terk koduyla 780 gün, (83) terk koduyla 570 gün olmak üzere toplam 1350 gün durdurulan sigortalılık süresinin olduğu anlaşılmıştır.

İhya tutarı = Durdurulan Gün Sayısı x Beyan Edilen Günlük Prime Esas Kazanç x %34,5

İhya tutarı = 1350 x 115,00 x %34,5

İhya tutarı = 53.561,25 TL

Hesaplanan 53.561,25 TL ihya borç tutarı 21.11.2021 tarihinde sigortalıya tebliğ edilmiş ve sigortalı kendisine tebliğ edilen ihya tutarının tamamını 11.01.2022 tarihinde ödemiş olduğundan durdurulan süreler hizmet olarak değerlendirilecektir.

Örnek 3: Ziraat odası kaydına istinaden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında 01.08.2018 tarihinde sigortalılığı başlayan ve 31.01.2021 tarihine kadar hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalı (C)’nin, 31.10.2020 tarihi itibarıyla yapılan borç ayı sorgulamasında 27 ay prim borcunun bulunduğu tespit edilmiş ve sigortalılığı 01.08.2018 tescil tarihi itibarıyla (83) terk koduyla durdurulmuştur.

Daha sonra sigortalı (C) Ek-2’de yer alan başvuru formuyla dosyasının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine 24.09.2021 tarihinde müracaat ederek durdurulan sürelerinin ihya edilmesini talep etmiştir.

Sigortalının ihya talebinde bulunduğu 24.09.2021 tarihinde günlük prime esas kazanç tutarı olarak 125,00 TL beyan edilmiştir.

31.10.2020 tarihi itibarıyla durdurulan sigortalılık süresinin 810 gün olduğu anlaşılmıştır.

İhya tutarı = Durdurulan Gün Sayısı x Beyan Edilen Günlük Prime Esas Kazanç Tutarı x %34,5 x 28/30

İhya tutarı = 810 x 125,00 x %34,5 x 28/30

İhya tutarı = 32.602,50 TL

Hesaplanan 32.602,50 TL tutarındaki ihya borcu 24.09.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve sigortalı kendisine tebliğ edilen ihya tutarının tamamını 21.11.2021 tarihinde ödemiş olduğundan durdurulan süreler hizmet olarak değerlendirilecektir.

8-Tebliğ Edilen İhya Borcu Ödendikten Sonra Sigortalı Bilgilerinde Yapılan Değişiklikler Nedeniyle İhya Talebi Geçersiz Olanlar

31.10.2020 tarihi itibarıyla prim borcu bulunması nedeniyle sigortalılıkları durdurulanların daha sonra kendileri ya da hak sahipleri tarafından, Ek-2’de yer alan başvuru formuyla dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat ederek ihya talebinde bulunulması halinde, durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı için talep tarihinde 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanacaktır. Hesaplanan borç tutarının tamamı, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödendiği takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.

Ancak tebliğ edilen ihya borcu ödendikten sonra sigortalılık bilgilerinde sonradan bir değişiklik yapılması halinde ihya edilmesi gereken sigortalılık süresi ve buna bağlı olarak ihya borç tutarı farklılık gösterecektir.

Bu durumdaki sigortalıların öncelikle sigortalılık süreleri yeniden belirlenerek ilk ihya talebi iptal edilmeden ek ihya talebi alınacak ve ek ihya talep tarihindeki beyan tutarı üzerinden hesaplanan ihya fark tutarının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi halinde ihya talebi geçerli sayılacaktır.

Diğer taraftan tebliğ edilen ihya borcunu ödedikten sonra sigortalılık bilgilerinde yapılan değişiklik sonucunda durdurulan sigortalılık sürelerinde azalma olması halinde, ihya talebi iptal edilerek değişen ihya süreleri ve ilk beyanı dikkate alınmak suretiyle yeniden ihya borcu hesaplanacaktır. Yeniden yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen ihya borç tutarı daha önce tebliğ edilen borç tutarından daha az olacağından, fazla olan kısım ödenen ihya tutarından bölünerek prim koduna alınacaktır. Sigortalının başkaca bir prim borcu bulunmaması halinde artan tutar sigortalıya faizsiz olarak iade edilecektir.

9- İhya Talebinden Vazgeçilmesi

Kanunun geçici 83 üncü maddesi uygulamasına göre sigortalılığı durdurulanların, durdurulan sigortalılık sürelerine ilişkin ihya talebinde bulunup Kanunda belirtilen süre içerisinde ihya tutarının tamamını ödeyerek ihyası geçerli olan sigortalıların, daha sonradan sigortalı ve hak sahiplerinin bu taleplerinden vazgeçmek istemeleri halinde taleplerinin mümkün olmadığı kendilerine bildirilecektir.

10- Hizmetlerin Bildirilmesi

Bu genelgenin 2 nci bölümünde sayılanlardan 31.10.2020 tarihi itibarıyla prim borcu bulunanların bu sürelere ilişkin prim borçlarını 31.01.2021 tarihine kadar ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları ya da 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirmemeleri halinde 01.11.2020 – 31.01.2021 tarihleri arasında ödenen primler de dikkate alınmak suretiyle prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılıkları durdurulacaktır.

Primi ödenmeyen süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmediğinden durdurulan sigortalılık süreleri hizmet birleştirilmesi işlemlerinde dikkate alınmayacaktır.

Geçici 83 üncü madde kapsamında sigortalılık süreleri tescil tarihi itibarıyla durdurulanların hizmet sürelerinin istenmesi halinde sigortalılık başlangıç tarihi itibarıyla sigortalılığın durdurulduğu ve bu nedenle de birleştirilecek hizmet sürelerinin bulunmadığı bildirilecektir.

Geçici 83 üncü madde kapsamında sigortalılık süreleri durdurulanların durdurulan süreler haricindeki primi ödenmiş hizmet süreleri bildirilecek hizmetler kapsamında değerlendirilecek ve mülga 1479 ile 2926 sayılı Kanunlar ile 5510 sayılı Kanuna göre aylık bağlama ve toptan ödeme işlemlerinde de dikkate alınacaktır.

11- Diğer Hususlar

11.1- Ödeme Planlarının İlgililere Tebliği

Durdurulan sigortalılık sürelerinin ihya edilmesine ilişkin başvurulara istinaden hazırlanan ödeme planı sigortalı ya da hak sahibine imza karşılığı elden tebliğ edilecek ya da başvuru formunda beyan edilen adres dikkate alınmak suretiyle 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğ edilecektir.

Ödeme planları oluşturulduktan sonra ödenecek tutarlar banka ekranlarına yansıtılacağından ödeme planları tebliğ edilememiş borçluların her ne kadar ödeme planları taraflarına ulaşmamış olsa da banka kanalıyla ödeme yapmaları mümkün olacaktır.

11.2- Sigortalılıkları Durdurulanlar İle Bunların Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişilerin Genel Sağlık Sigortalılığı

Geçici 83 üncü madde kapsamında sigortalılıkları durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 01.01.2012 tarihinden 31.10.2020 tarihine kadar durdurulan süreler için 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı (60/g) olarak tescilleri yapılmayacaktır. Ancak daha önce talepte bulunarak Kanunun 60/g bendi kapsamında genel sağlık sigortası tescili açtıran (4/b) sigortalılarının bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bu hüküm uygulanmaz.

İki aylık ödeme süresi beklenilmeksizin sigortalılığın durdurulması için talepte bulunulması halinde Geçici 83 üncü madde kapsamında sigortalılıkları (83) terk kodu ile durdurulan ve yeniden sigortalılıkları 01.11.2020 tarihinde başlatılan sigortalıların, kendilerinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için 5510 sayılı Kanunun 67 nci maddesi gereğince sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması ve 60 günden fazla prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması gerekmektedir. Ancak bu kapsamdaki kişilerden son bir yıl içerisinde 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısı olmayanlar 2020/Kasım ayına ait prim borcunu ödemeleri şartıyla

01.12.2020 tarihinden itibaren sağlık hizmetlerinden faydalanabileceklerdir.

11.3- İhya Edilerek Kazanılan Hizmet Sürelerinin Geçerlilik Tarihi

Geçici 83 üncü madde kapsamında ihya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.

11.4- Sigortalılardan Alınacak Belgeler

Geçici 83 üncü maddede öngörülen iki aylık süreyi beklemeden sigortalılığını durdurmak isteyenlerin Ek-1’de yer alan başvuru formu ile dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeleri, bu sürelerin yeniden değerlendirilmesi için ihya talebinde bulunanların ise Ek-2’de yer alan başvuru formu ile dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeleri gerekmektedir. Ayrıca, gerek görülmesi halinde sigortalı ya da hak sahiplerinden güncel sigortalılık belgesi istenecektir.

11.5- Kurumumuza Olan Borçları Kanunun 91 inci Maddesine Göre Ertelenmiş Sigortalıların Hizmetlerinin Durdurulması

Kurumumuza olan borçları Kanunun 91 inci maddesine göre ertelenmiş sigortalılardan Geçici 83 üncü maddede öngörülen iki aylık süreyi beklemeden sigortalılığını durdurmak isteyenlerin Ek-1’de yer alan başvuru formu ile dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeleri halinde prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla (83) terk koduyla sigortalılıkları durdurulacaktır.

Talebine istinaden sigortalılıkları durdurulanların (4/b) kapsamında çalışmaya devam ettiğinin tespit edilmesi halinde 01.11.2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

Durdurma talebinde bulunmayan sigortalıların ise (84) sanal terk uygulaması erteleme bitiş tarihini takip eden ayda başlatılacaktır. Bu durumda olan sigortalıların durdurma işlemleri erteleme bitiş tarihinden sonra sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince yapılacaktır.

11.6- Kanunun Yayım Tarihinden Önce Emekli olan ve Hizmetleri Bildirilen Sigortalılara Ait İşlemler

Kanunun yayım tarihi olan 17.11.2020 tarihinden önce malullük ve yaşlılık aylığı bağlanan sigortalılar için tahsis talep, ölen sigortalılar için ölüm tarihinden önceki sürelere ilişkin (4/b) kapsamındaki hizmetlere ait prim borcu olduğu anlaşılan sigortalılardan;

-(4/b) kapsamında aylık bağlananlar ile,

-(4/b) kapsamında bildirilen hizmetler de değerlendirilerek (4/a) ve (4/c) kapsamında aylık bağlananların, sonradan tespit edilen prim borcuna esas olan hizmet süreleri Kanunun Geçici 83 üncü maddesi kapsamında durdurulmayacak olup söz konusu borçlar Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek 9 uncu maddesi kapsamında tahsil edilecektir.

11.7- Kanunun Yayım Tarihinden İcra Ödeme Emri Düzenlenen ve İcra İşlemleri Başlatılan Sigortalılara Ait İşlemler

Kanunun yayım tarihi olan 17.11.2020 tarihinden önce Kurumumuza olan borçlarından dolayı icra ödeme emri düzenlenen ve icra işlemleri devam eden sigortalıların, (83) terklerinin yüklenmeden önce icra ödeme emirlerinin silinmesi ve düzenlenen icra ödeme emirlerinin iptal edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini ve uygulamanın yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yerine getirilmesini rica ederim.

İsmail YILMAZ

Kurum Başkanı V.

EKLER :

1- Sigortalılık durdurma talep formu

2- İhya talep formu

Eki İçin Tıklayınız (word)

Devamı: SGK Genelgesi 2020/46 – 5510 Sayılı Kanunun 4/1-b Kapsamındaki Sigortalılığın Durdurulması Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

SGK Genelgesi 2020/45 – 7256 Sayılı Kanun Alacakların Yapılandırılması Hk

SGK Genelgesi 2020/45

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı: E-51592363-010.06.02-14004230

Tarih: 17.11.2020

Konu: 7256 sayılı Kanun Uyarınca Alacakların Yapılandırılması

GENELGE

2020/45

1) GENEL AÇIKLAMALAR

Bilindiği üzere, 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Söz konusu Kanun ile Kurumumuz tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen, 2020/Ağustos ve önceki aylara ait olup Kanunun yayım tarihi olan 17/11/2020 tarihi veya Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan Kurumumuz alacakları ile takip ve tahsili Kurumumuza verilen alacaklar, yapılandırılmaktadır.

2) YASAL DAYANAKLAR

7256 sayılı Kanununda yer alan Kurumumuz alacaklarına ilişkin hükümlere, ihtiyaç duyulduğunda kolay ulaşılmasını sağlamak amacıyla aşağıda yer verilmiştir.

Kapsam ve tanımlar

MADDE 1- (1) Bu Kanun hükümleri;

c) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayım tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;

1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

2) 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

3) 31/8/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

4) 31/8/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılan tespitlere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

5) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları,

hakkında uygulanır.

personel programı

(2) Bu Kanunun uygulanmasında;

ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları: Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,35 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay dâhil),

ifade eder.

(3) Bu Kanun, yukarıdaki fıkralar kapsamına giren kesinleşmiş alacaklar ve bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin hükümleri kapsar.

Kesinleşmiş alacaklar

MADDE 2-

(11) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan;

a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,

b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,

c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,

asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(12) 31/8/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce Kurumca resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edildiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(13) 31/8/2020 tarihinden önce (bu tarih dâhil) yapılan tespitlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce kesinleştiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan ve Kurumca takip edilenidari para cezası asıllarının %50’si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para cezası asıllarının kalan %50’si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(14) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen ve bu Kanun kapsamına giren alacakların; asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer’ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer’i alacağın %40’ının bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan %60’ının tahsilinden vazgeçilir.

(15) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar ile ek 5 ve ek 6 ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması veya altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçları bulunmakla birlikte bu borçlarını ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini de yerine getiriyor olmaları ve bu maddeye göre yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.

(16) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da gelir testine hiç başvurmayanlardan bu Kanunun yayımı tarihinden 31/3/2021 tarihine kadar gelir testine başvuran kişilerin genel sağlık sigortası primleri, gelir testi sonucuna göre ilk tescil başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk ettirilir.

(17) 2020 yılı Ağustos ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan prim borçlarının 30/4/2021 tarihine kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu bulunanlar anılan Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen şartları taşımaları halinde, bu Kanunun yayımı tarihinden önceki döneme ait prim borçları dikkate alınmaksızın Kanunun yayımı tarihinden itibaren 30/4/2021 tarihine kadar sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. Bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmiş olan 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı tutarları iade ve mahsup edilmez.

(18) Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 5510 sayılı Kanuna, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu mülga hükümlerine ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar

————A

 

Tamamı İçin Tıklayınız

Eki İçin Tıklayınız

Devamı: SGK Genelgesi 2020/45 – 7256 Sayılı Kanun Alacakların Yapılandırılması Hk Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

2021 Yılında e-Defter Uygulamasına Dahil Olması Gereken Mükellefler Hakkında GİB Duyurusu

2021 Yılında e-Defter Uygulaması

01/01/2021 Tarihi İtibarıyla e-Defter Uygulamasına Dahil Olması Gereken Mükellefler Hakkında Duyuru

Bilindiği üzere, 19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No:1)‘nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 3)’in;

“3.2.6. e-Defter Uygulamasına Dâhil Olma Zorunluluğu” başlıklı bölümünde;

1- e-Fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu bulunan mükellefler, e-Fatura uygulamasına geçiş süresi içinde (e-Fatura uygulamasına yıl içinde zorunlu olarak geçen mükellefler bakımından izleyen yılın başından itibaren),

2- Bu Tebliğ yayım tarihi itibarıyla Türk Ticaret Kanununun 397 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bağımsız denetime tabi olan şirketler 1/1/2020 tarihinden itibaren, 2020 ve müteakip yıllarda bağımsız denetime tabi olma şartlarını sağlayan mükellefler ise şartların sağlandığı yılı takip eden yılın başından itibaren,

e-Defter uygulamasına geçmek ve edefter.gov.tr adresinde format ve standardı belirlenen defterleri e-Defter olarak tutmak zorundadırlar.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

personel programı

19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin

“IV.1.4. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu” başlıklı bölümünde;

1- 2018 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 5 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler.

2- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan (bayilik lisansı dâhil) mükellefler.

3- Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa ve/veya ithal edenler.

4- Mal veya hizmetlerin alınması, satılması, kiralanması veya dağıtımı işlemlerinin gerçekleştirilmesine aracılık etmek üzere internet ortamında 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda tanımlanan başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ya da tüzel kişi aracı hizmet sağlayıcıları, internet ortamında gerçek ve tüzel kişilere ait gayrimenkul, motorlu araç vasıtalarının satılmasına veya kiralanmasına ilişkin ilanları yayınlayan internet sitelerinin sahipleri veya işleticileri ile internet ortamında reklamların yayınlanmasına aracılık faaliyetinde bulunan internet reklamcılığı hizmet aracıları.

5- 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticaretiyle iştigal eden mükellefler.” şeklinde,

“IV.1.5. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Süresi” başlıklı bölümünde;

a) 5 Milyon TL ve üzeri olan brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) şartını 2018 veya 2019 hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler 1/7/2020 tarihinden itibaren, 2020 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler, ilgili hesap dönemini izleyen yılın yedinci ayının başından itibaren,

b) Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı liste kapsamındaki mallar nedeniyle EPDK’dan lisans alımı veya mezkur Kanuna ekli (III) sayılı liste kapsamındaki malların imal, inşa veya ithalini 2019 yılında gerçekleştirenler 1/7/2020 tarihinden itibaren, 2020 veya müteakip yıllarda gerçekleştirenler ise, lisans alımı veya imal, inşa veya ithalin gerçekleştirildiği ayı izleyen dördüncü ayın başından itibaren,

c) Aracı hizmet sağlayıcıları, internet reklamcılığı hizmet aracıları ile internet ortamında ilan yayınlayanlar 1/7/2020 tarihine kadar (2020 veya müteakip hesap dönemlerinden itibaren bu paragrafta belirtilen işler ile iştigal etmek üzere işe başlayacak mükellefler ise işe başlama tarihinden itibaren 3 ay içinde) başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak,

ç) 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticaretiyle iştigal eden mükellefler 1/1/2020 tarihine kadar (2020 veya müteakip hesap dönemlerinden itibaren bu paragrafta belirtilen işler ile iştigal etmek üzere işe başlayacak mükellefler ise işe başlama tarihinden itibaren 3 ay içinde) başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak, e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır.”

şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Bu kapsamda, 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre 01/07/2020 tarihi itibarıyla ya da yukarıdaki maddelerde yazılan şartları taşıdığı için 31/12/2020 tarihine kadar  e-Fatura Uygulamasına geçmesi gereken mükelleflerin 01/01/2021 tarihi itibarıyla e-Defter uygulamasına da geçmeleri gerekmektedir.

Ayrıca, 2020 yılında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 397’nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, bağımsız denetime tabi olma şartlarını sağlayan mükelleflerin de 01/01/2021 tarihi itibarıyla e-Defter uygulamasına geçmeleri gerekmektedir.

Bu kapsamda, yukarıda belirtilen özelliklere haiz mükelleflerimizin vergisel uygulamalar bakımından hukuki bir sorun yaşamaması ve cezai işlemlere maruz kalmamaları açısından 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil), e-Defter uygulamasına ilişkin hazırlıklılarını tamamlayarak, aşağıdaki adres üzerinden elektronik ortamda başvurularını yapmaları gerekmektedir.

e-Defter Başvurusu İçin:  https://uyg.edefter.gov.tr/edefterbasvuru/

Duyurulur.

Devamı: 2021 Yılında e-Defter Uygulamasına Dahil Olması Gereken Mükellefler Hakkında GİB Duyurusu Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.