• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveÖdeme Emri

Anayasa Mahkemesinin 2018/7666 Başvuru Numaralı Kararı – Ödeme Emri Dava Süre Aşımı

Anayasa Mahkemesi Kararı 2018/7666

Ödeme Emri Dava Süre Aşımı

04 Aralık 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31324

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

İKİNCİ BÖLÜM KARAR

NERMİN ASLAN BAŞVURUSU

Başvuru Numarası: 2018/7666

Karar Tarihi: 21/10/2020

Başkan: Kadir ÖZKA YA

Üyeler: M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Basri BAĞCI

Raportör: Tuğba YILDIZ

Başvurucu: Nermin ASLAN

Vekili: Av. Selim YILMAZ

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 25/4/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2018/12036 numaralı başvuru dosyasının kişi yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2018/7666 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/7666 numaralı dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer başvuru dosyasının kapatılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

9. Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından, başvurucunun vefat eden eşinin kanuni temsilcisi bulunduğu şirketin ödenmeyen borçlarının tahsili amacıyla başvurucu adına mirasçı sıfatıyla 25/1/2018 tarihli ödeme emirleri düzenlenmiştir. Anılan ödeme emirleri 29/1/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

10. Başvurucu, ödeme emirlerinin iptali istemini içeren dava dilekçesini Gaziantep Vergi Mahkemesine gönderilmek üzere Kayseri Nöbetçi Vergi Mahkemesine sunmuştur. Bireysel başvuru formuna eklenen dava dilekçesinin üzerindeki havale tarihi 12/2/2018’dir. Başvurucu ayrıca Kayseri İdare Mahkemesince düzenlenen 12/2/2018 tarihli tahsilat makbuzlarını da başvuru formuna eklemiştir. Dava dilekçesi 20/2/2018 tarihinde Gaziantep 1. Vergi Mahkemesine (Mahkeme) ulaşmıştır.

11. Mahkeme 22/3/2018 tarihinde başvurucu tarafından açılan iki ayrı davanın süre aşımı nedeniyle reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararların gerekçelerinde; 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanurîun 58. maddesinde ödeme emri tebliğ olunan kişinin tebliğden itibaren on beş gün içinde itirazda bulunabileceğinin belirtildiği, başvurucu adına mirasçı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin 29/1/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği hâlde 15 günlük süre geçtikten sonra 20/2/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı ifade edilmiştir.

12. Başvurucu kesin olan bu kararlara karşı 25/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. İlgili hukuk için bkz. Selin Mirkehm, B. No: 2013/7472, 7/1/2016.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 21/10/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

15. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu, Gaziantep Vergi Mahkemesine gönderilmek üzere Kayseri İdare Mahkemesinde 12/2/2018 tarihinde dava açtığını, ancak kararlarda dilekçelerin Gaziantep Vergi Mahkemesine ulaştığı 20/2/2018 tarihinin esas alındığını, 6/1/1982 tarihli ve 2577

Tamamı İçin Tıklayınız

Devamı: Anayasa Mahkemesinin 2018/7666 Başvuru Numaralı Kararı – Ödeme Emri Dava Süre Aşımı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ödeme Emri Tebliği, İcranın Başlangıcıdır – Serhat ERDEN, Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı

Ödeme Emri Tebliği İcra

Serhat ERDEN
Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı
serhat.erden@gelirler.gov.tr

I- GİRİŞ

Kamu Gelirleri :

  • Vergi
  • Resim
  • Harç
  • Şerefiye
  • Parafiskal Gelirler
  • Para ve Vergi Cezaları
  • Fon Gelirleri
  • Zorunlu Borçlanma (Borçlanma Gelirleri)
  • Senyoraj Gelirleri (Para Basımı)
  • Mali Tekeller vb.

Kamu gelirleri içerisindeki en büyük payı hiç şüphesiz ki vergi gelirleri oluşturmaktadır.

Vergi; Devlet tarafından kamu harcamalarını finanse etmek amacıyla gerçek ve tüzel kişilerden, ödeme kabiliyetlerine göre, karşılıksız ve cebri olarak alınan parasal değerler şeklinde tanımlanmakta olup Devlet, sahip olduğu bu gücü Anayasanın 73. maddesinden almaktadır[1].

Literatürde 4T olarak da bilinen Vergilendirme Süreci; vergiyi doğuran olay gerçekleştikten sonra sırasıyla Tarh – Tebliğ – Tahakkuk – Tahsil [2] aşamalarının gerçekleşmesidir.

Tahakkuk aşaması gerçekleştikten sonra cebri takibat ve tahsilatın önündeki seti kaldıran Ödeme Emri Tebliği, yazmakta olduğumuz makalemizin konusunu oluşturmaktadır.

II- ÖDEME EMRİ

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde: “Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumlu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.” denilmektedir.

Ödeme Emri; lafzından da anlaşılacağı üzere muhatabın portföyünde biriken borç stoğunun 15 gün içerisinde ödenmesinin emrolunduğu veyahut borcu karşılayacak değerde mal bildiriminde bulunması ya da haczi kabil malının bulunmadığının bildirilmesini zorunlu kılan bir vesikadır.

III- TEBLİĞ

Tebliğ Yapılacak Kimseler:

Vergi Usul Kanununun 94 ila 98. maddelerinde bahsedildiği üzere Tebliğ;

Mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere,

Tüzel kişilerin başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine,

Vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine,

Kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgâh adresinde bulunanlardan veya iş yerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılır.

Vergi sorumlusunun (Veli, Vasi, Kayyum) birden fazla olduğu durumlarda, yalnızca bir kişiye tebliğ yapılması yeterlidir.

Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak tebliğler ise en yakın üst vasıtayla yapılır.

Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ;

  • Türk vatandaşı ise konsolosluk,
  • Yabancı memleketlerde resmi görevli bulunanlara Dışişleri Bakanlığı,
  • Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara ise bağlı olunan komutanlık,

vasıtasıyla yapılır.

Kamu kurumlarına yapılacak tebliğ, ilgili kurumun en üst amirine, yardımcısına veya en üst amirin belirleyeceği memura yapılır.

Tebliğ Usulleri:

1.Posta Yoluyla veya Memur Eliyle Tebliğ

Tebliğ evrakı ister posta vasıtasıyla ister memur eliyle gönderilsin mutlaka VUK’ nun 101. maddesinde belirtilen bilinen adrese [3] gönderilir ve posta idaresince veya memur eliyle muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır.

İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dahil), işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ;

  • Gerçek kişilerde kendisinin,
  • Tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin,
  • Tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin,

adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri (MERNİS) adresinde yapılır.

Muhatabın işyeri adresi bulunmuyorsa, tebliğ evrakı doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine gönderilir.

MERNİS adresine gönderilecek tebligat:

i. İdare, tebliğ evrakını postaya vermeden veya memur eliyle tebligata çıkarmadan önce muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan yerleşim yeri adresini kontrol eder.

ii. Adres kayıt sisteminde yer alan yerleşim yeri adresine ilk defa tebliğe çıkarılması ve muhatabın adreste bulunamaması halinde, tebliğ alındısı üzerine ilgili memur tarafından şerh ve imza edilerek tebliğ evrakı derhal ilgili idareye iade edilir.

iii. Münasip bir süre bekleyen İdare, adres kayıt sistemi üzerinden tekrar muhatabın yerleşim yeri adresini teyit ederek, tebliğ zarfının üzerine İKİNCİ DEFA TEBLİĞ kaşesi vurur ve ikinci defa yerleşim yeri adresinde tebligata çıkartır.

iv. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı, geçici ayrılmalar da dahil olmak üzere muhatabın tebliğ yapılacak adreste bulunamaması nedeniyle tebliğ edilememesi halinde, tebliğe çıkan memur tarafından tebliğ zarfı şerh ve imza edilerek, tebligat pusulasının muhatap nüshası kapıya yapıştırılır. İdarede kalacak nüsha ise evrakın arkasına yapıştırılarak ilgili idareye teslim edilir.

Bu durumda tebliğ tarihi:

Muhatap nüshasının kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren onbeş gün içerisinde ilgili daireden alınırsa alındığı günde,

Aksi takdirde pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen onbeşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.

Muhatabın tebliğe çıkarılan evraktan önce ilgili daireye gelmesi üzerine, tebliğ evrakının daireye gelmesi beklenmeksizin tebliğ edilecek belgeler yeniden düzenlenerek muhataba dairede elden tebliğ edilir.

Örnek:  Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi Bay (S) adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnameleri ilgili mükellefin yerleşim yeri adresine gönderilmiş olsa da, mükellefin adreste bulunamaması nedeniyle tebliğ evrakı daireye iade edilmiştir.

Tebliğ evrakını alan vergi dairesi, münasip bir süre bekledikten sonra yerleşim yeri adresi kontrolü yaparak adreste herhangi bir değişiklik olmadığını görmüş ve tebliğ evrakının üzerine İKİNCİ DEFA TEBLİĞ kaşesini vurarak 11.11.2019 tarihinde ikinci kez tebliğe çıkarmıştır.

Mükellef yine adresinde bulunamamış olup, ilgili memur tarafından tebliğ evrakının “muhatap” nüshası kapıya yapıştırılmıştır. Bu durumda pusulanın yapıştırıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün olan 26.11.2019 tarihinde tebliğ yapılmış sayılacaktır.

Bay (S), 26.11.2019 tarihinden önce daireye gelerek tebliğ evrakını alsaydı, tebligatı aldığı tarihte tebliğ yapılmış sayılacaktı.

v. Yerleşim yeri adresi ile işyeri adresinin aynı olduğu yani home-office şeklinde faaliyet gösterildiği durumlarda tebliğ evrakının ilk seferde tebliğ edilememesi halinde, yukarıda açıkladığımız 2-3-4. maddelerimizde bahsedildiği üzere, tebliğ evrakının üzerine doğrudan İKİNCİ DEFA TEBLİĞ kaşesi vurularak yeniden tebliğe çıkartılır ve tebligat işlemleri yürütülür.

vi. Muhatap, bilinen adreste (işyeri veya yerleşim yeri) bulunmuş ancak tebliğ evrakını almaktan imtina etmiş ise; tebliğ evrakının ilgili idareden alınabileceği şerhini içeren pusula kapıya yapıştırılır ve o gün tebliğ yapılmış sayılır.

vii. Muhatap dışındaki üçüncü kişilerin imtina etmesi durumunda tebliğ işlemleri, muhataba ulaşılamamış gibi devam edecektir.

viii. İdare ile muhatabın yerleşim yeri adresinin farklı ilçelerde veyahut farklı illerde olması durumunda, yerleşim yeri adresi yetki sınırları içerisinde yer alan İdare vasıtasıyla niyabeten tebliğ yaptırılabilir. Niyabeten yapılan tebligat hakkındaki bilgi ve belgeler, gerekli iş ve işlemler tamamlandıktan sonra 5 gün içerisinde ilgili idareye geri gönderilir.

2.İlanen Tebliğ:

Vergi Usul Kanununun 104. maddesinde belirtildiği üzere,

  • Muhatabın bu Kanunun 101 inci maddesi kapsamında bilinen adresi[3] yoksa,
  • Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa,
  • Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa,
  • Başkaca nedenlerden dolayı tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa,

tebliğ ilan yoluyla yapılacaktır.

İlanın şekli, muhteviyatı ve neticeleri hakkındaki bilgilere ilgili kanunun 104-106. maddelerinden ve 293 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinden ulaşabilirsiniz.

3.Elektronik Ortamda Tebliğ

Fiziki ortamda posta yoluyla, memur eliyle veya dairede elden tebliğ usullerinin yanı sıra çağımızın her an gelişen teknolojisiyle internet ortamına entegre edilmiş, modern hayata uygun bir tebliğ yöntemi olan elektronik tebligat modeli geliştirilmiş olup, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesinde;

Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir.

Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” denilmektedir.

456 Sıra Nolu V.U.K. Genel Tebliğinde belirlenen ve elektronik adres kullanma zorunluluğu getirilerek elektronik ortamda tebliğ yapılacak kişiler şunlardır:

i. Kurumlar vergisi mükellefleri

ii. Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar (Kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç)

iii. İsteğe bağlı olarak kendilerine elektronik tebligat yapılmasını talep edenler.

E-Tebligat adresi edinim süresi yukarıdaki sırasıyla:

i. Kurumlar Vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine işe başlama tarihini takip eden 15 gün içinde,

ii. Gelir Vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine mükellefiyet tesisi sırasında,

iii. Tüzel kişiler ile Tüzel Kişiliği Olmayan Teşekküllerde KDV veya Gelir (Stopaj) Vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine, zorunluluk kapsamında olmayan gerçek kişiler ise internet vergi dairesi aracılığıyla veya ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesine keyfiyetlerini bildirerek,

elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaklardır.

E-Tebligat sistemi ile gönderilen elektronik imzalı tebliğ evrakı, mükellefin elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır ve ayrıca posta yoluyla tebligat yapılmaz.

Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine kayıt olanların sistemden çıkışları:

  • Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği,
  • Gerçek kişilerde ise muhatabın ölümü veya gaiplik kararı durumunda ölüm veya gaiplik karar tarihinde,

elektronik tebligat adresleri kapatılacaktır. Özetle şairin dizelerinde geçtiği gibi.. Bizi ancak ölüm ayırır.

E-Tebligat sistemine dahil olması zorunlu olanlardan ilgili tebliğ ile getirilen yükümlülüklere uymayanlar için V.U.K. Mükerrer 355 inci maddesindeki cezai müeyyide uygulanır.

19.10.2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 511 Sıra Nolu V.U.K. Genel Tebliğinde:

Muhataplarının görme engelli olduğu durumlarda, elektronik tebligat sistemi kullanılmadan diğer tebliğ usullerine göre tebliğ yapılacağı,

1/1/2020 tarihinden itibaren Bağlı Vergi Dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri) faaliyet gösteren Kurumlar ve Gelir Vergisi mükelleflerine elektronik adres kullanma zorunluluğu getirildiği belirtilmiştir.

İlgili tebliğde en çok dikkat çeken yeniliklerden birisi de; “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.”

IV-  SONUÇ

Ödeme emrinin ilgili Kanunlarda belirtildiği usul ve esaslar doğrultusunda tebliğ edildiği andan itibaren;

İcra takip ve işlemlerine başlanması için gerim sayımın başlayacağı,

Amme borçlusuna tanınan onbeş günlük süre zarfında borcunu ödemesi veyahut borcunu karşılayacak mal bildiriminde bulunması ya da hacze konu edilebilecek bir mal varlığının bulunmadığını bildirmesi,

Borcunun bulunmadığı, borcun kısmen ödendiği veya borcun zamanaşımına uğradığı sebeplerinden biriyle dava açma hakkının saklı bulunduğu,

Aksi takdirde 6183 Sayılı Kanunun 55., 58., 60., 111. ve 114. maddeleri gereğince;

  • Menkul ve gayrimenkul malların haczedilerek paraya çevrilmek suretiyle amme alacağının tahsil edileceği,
  • Mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı,
  • Mal bildiriminde gerçeğe aykırı yapılan bildirimlerde üç aydan bir yıla kadar hapis ile cezalandırılacağı tabiidir.
  • Hacze kabil malı olmadığı takdirde, bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde en son ikamet adresi, işyeri adresi vb. bilgilerin bildirilmesi gerekmekte olup, aksi halde elli güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmektedir.

Yayınlanan Makalelerim

Kaynaklar

  • 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve Tahsilat Genel Tebliğleri
  • 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve Uygulama İç Genelgeleri
  • 10.2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 511 Sıra Nolu V.U.K. Genel Tebliği

Dipnotlar

[1] Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.

[2] Tarh: Vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir.
Tebliğ: Vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.

Tahakkuk: Tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Tahsil: Verginin kanuna uygun surette ödenmesidir.

[3] Madde 101- Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:

  1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
  2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,
  3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.

Devamı: Ödeme Emri Tebliği, İcranın Başlangıcıdır – Serhat ERDEN, Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ödeme Emrine Karşı Yapılacak İşlemler

Ödeme Emrine Karşı Yapılacak İşlemler

Broşür

Bu Broşürde; kamu alacağının tahsili için borçlu adına düzenlenen ödeme emrinde yer alması gereken hususlar, yapılan tebligat sonrasında kullanılabilecek yasal haklar ve sorumluluklara ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Kamu Alacaklarının Takip ve Tahsili Nasıl Yapılır?

Kamu alacaklarının takip ve tahsili, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılır. Kamu alacağının;

• Devlete,
• İl Özel İdarelerine,
• Belediyelere

ait olan vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i kamu alacaklarından olması gerekir.

Ancak alacağın; sözleşmeden, haksız fiilden ve haksız iktisaptan doğması durumunda 6183 sayılı Kanun değil özel hukuk hükümleri uygulanır.

Ödeme Emri Niçin ve Kimler Adına Düzenlenir?

Ödeme emri, 6183 Sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre vadesinde ödenmeyen kamu alacakları için düzenlenir. Kamu borcunu vadesinde ödemeyenler adına vergi dairesince düzenlenen ödeme emri; borçlulara, borçlarını ödemeleri veya bu borçlarla ilgili mal bildiriminde bulunmaları konusunda yapılan bir bildirimdir.

Ödeme emrinin düzenlenmesi ile vergi dairesi aynı zamanda kamu alacağının tahsili için cebri tahsilat işlemlerine de başlamış sayılır.

Asıl borçlulardan tahsilat yapılamaması veya tahsilat yapılamayacağının anlaşılması halinde; kanuni temsilci, limited şirket ortağı, yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri gibi borçtan sorumlu olanlara da ödeme emri tebliğ edilerek borcun ödenmesi veya mal bildiriminde bulunması istenilir.

Ödeme Emrinde Hangi Hususlar Yer Alır?

Ödeme emrinde;

• Borcun asıl ve ferilerinin (gecikme faizi gibi) türü ve tutarı,

• Borcun nereye ödeneceği,

• Süresinde ödenmeyen borcun vergi dairesince cebren tahsil edileceği,

• Süresinde ödenmeyen borç ile ilgili mal bildiriminde bulunulması gerektiği,

• Borçlunun mal bildiriminde bulunmadığı takdirde üç ayı geçmemek üzere hapis ile cezalandırılacağı,

• Gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı,

• Ödeme emrine karşı hangi mahkemede dava açılabileceği,

• Borçlu, hacze kabil malı olmadığı yolunda bir bildirim yapacak ise; en son kanuni ikametgah ve işyeri adreslerini, var ise kayıtlı olduğu diğer vergi dairelerini ve kamu idarelerini ve bu idarelerdeki kayıt ve hesap numaralarını, nüfus kayıt örneğini bildirmek zorunda olduğu, geçerli bir nedeni olmadan bu bildirimleri yapmayan kişilerin elli güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı,

hususları yer alır.

Borçlu, Ödeme Emrinde Yer Alan Borcunu Nasıl Öder?

Ödeme emrinde yer alan amme alacağının, süresinde ödenmeyen kısım için vadenin bitim tarihinden ödendiği tarihe kadar hesap edilecek aylık % 2,5 gecikme zammı (Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.) ile birlikte ödenmesi gerekir.

Ödemeler;

◊ Başkanlığımıza ait www.gib.gov.tr internet sitesi (İnteraktif Vergi Dairesi ve GİB Mobil Uygulaması) üzerinden;

• Anlaşmalı bankaların kredi kartları ile

• Anlaşmalı bankaların banka kartları veya banka hesabından,

• Yabancı ülkede faaliyet gösteren bankaların; kredi kartları, banka kartları ve diğer

ödeme yöntemleri ile

◊ Anlaşmalı bankaların;

• Şubelerinden,

• Alternatif ödeme kanallarından (İnternet Bankacılığı, Telefon Bankacılığı, Mobil Bankacılık vb.),

◊ PTT işyerlerinden,

◊ Tüm vergi dairelerinden,

yapılabilmektedir.

Haber Arası Reklam

Mal Bildirimi Nedir?

Mal bildirimi; amme borçlusunun, amme alacağını karşılayacak miktarda, gerek kendi elindeki gerekse üçüncü şahıslar elindeki menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarının nev’ini, mahiyetini ve miktarını veya malı olmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynakları ile buna nazaran borcunu ne şekilde ödeyebileceğini vergi dairesine yazılı veya sözlü olarak beyan etmesidir.

Borçlunun haczedilebilecek malları olmadığını bildirmesi mal bildirimi hükmündedir.

Mal bildiriminde yer alması gereken hususlar şunlardır:

• Borçlunun kendisinde veya borçluya ait olup da üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve hakları mal bildiriminde yer alır.

• Yapılan mal bildiriminin borçlunun borcuna yetecek tutarda olması esastır.

• Borçlu, bildirimde bulunduğu malın miktarını, nevi’ni, mahiyetini, vasfını ve değerini belirtmelidir.

• Borçlu, her türlü gelirlerini veya haczedilebilecek malının olmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını da ayrıca mal bildiriminde belirtmelidir.

• Borçlu, mal bildiriminde borcunu ne şekilde ödeyebileceğini belirtmelidir.

• Mal bildirimi yazılı veya sözlü olarak vergi dairesine yapılmalıdır.

Mal bildirimi servet beyanı olmadığından, borçlunun borcunu karşılayacak tutarda mal bildiriminde bulunması yeterlidir. Borçlunun daha fazla mal bildiriminde bulunmaya zorlanması mümkün değildir.

Malı Olmadığını Bildiren Borçlunun Bildirime Ekleyeceği Hususlar Nelerdir?

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen ve malı olmadığı yolunda bildirimde bulunan kamu borçlusu, bu bildirim ile birlikte veya bildirimin tarihinden itibaren 15 gün içinde;

• En son kanuni ikametgah ve iş adreslerini bildirmek,

• Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer vergi dairelerini ve kamu idarelerini ve bu idarelerdeki hesap ve kayıt numaralarını bildirmek,

• Nüfus kayıt örneğini vermek,

mecburiyetindedir.

Bu mecburiyeti makul bir özrü olmadan zamanında yerine getirmeyenler elli güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.

Gerçeğe Aykırı Mal Bildiriminde Bulunanlar Hakkında Ne Yapılır?

İstenen mal bildirimini gerçeğe aykırı surette yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine uymayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Mal Bildiriminde Bulunmayanlar Hakkında Ne Yapılır?

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 15 günlük süre içinde borcunu ödemez ve mal bildiriminde de bulunmazsa (ödeme emrine karşı dava açılan hallerde, ret kararının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde borçlu mal bildiriminde bulunmazsa) mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur.

Hapsen tazyik kararı, tahsil dairesinin talebi üzerine icra mahkemesi tarafından verilir ve Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.

Borçlu mal bildiriminde bulunduğu anda hapsen tazyik kararı alınmış olsa dahi infaz edilemez ve borçlu hapsedilmişse derhal tahliye edilir.

Mal Edinme ve Mal Artması Durumunda Borçlu Ne Yapmalıdır?

Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veya borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlayarak 15 gün içinde vergi dairesine bildirmeye mecburdur.

Sonradan edinilen mallarını ve malvarlığındaki artışlarını belirtilen süre içinde bildirmeyerek kamu alacağının tahsiline engel olan veya tahsilini zorlaştıran borçlu, bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Mal Bildirimi Sonucunda Ne Olur?

Borçlunun, mal bildiriminde gösterdiği veya vergi dairesince tespit edilen malları ile borçluya ait olup da üçüncü şahıslarda bulunan mallardan borcuna yetecek miktarı vergi dairesince haciz olunur. Yapılan takibat sonunda borçlu borcunu rızaen ödemediği takdirde, vergi dairesince haciz olunan mallar satışa çıkarılarak kamu alacağı tahsil edilir.

Kamu Alacağının Tahsiline Engel Olanlar Hakkında Ne Yapılır?

Amme alacağının tahsili için hakkında takip muamelelerine başlanan borçlu kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili zorlaştırmak maksadıyla mallarından bir kısmını veya tamamını:

1. Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek surette,

2. Gizleyerek, kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan borçlar ikrar ederek,yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı surette, varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya yetmezse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hangi Nedenlerle Ödeme Emrine Karşı Dava Açılabilir?

Ödeme emrini alan borçlu;

• Böyle bir borcunun olmadığı,

• Borcunu kısmen ödediği,

• Borcun zamanaşımına uğradığı,

iddiasıyla tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir.

Borcun Bir Kısmı İçin Dava Açılabilir mi?

Ödeme emrinde yer alan borcun bir kısmına dava açılabilir. Ancak dava dilekçesinde dava açılacak kısmın türü ve tutarının açıkça gösterilmesi gerekir. Aksi halde dava açılmamış sayılır.

Dava Açılması Borçlu Hakkındaki Takip İşlemlerini Durdurur mu?

Dava açan borçlu hakkında takip işlemleri, davayı gören mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece devam eder.

Dava Açan Borçlunun Tamamen veya Kısmen Haksız Çıkması Durumunda Ne Olur?

Açmış olduğu davada tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, haksız çıkılan borç tutarı kadar olan kamu alacağı % 10 zamla tahsil edilir.

Vergi Mahkemesinde Açtığı Davayı Kaybeden Borçlu Ne Yapmalıdır?

Borçlu borcun tamamına veya bir kısmına karşı vergi mahkemesinde açtığı davanın tamamen veya kısmen reddi halinde, ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir. Bu 15 günlük süre içerisinde ödeme emrine konu borcun tamamen ödenmesi halinde, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü de ortadan kalkacaktır.

İlk derece mahkemesinde açtığı davayı kaybeden borçlunun, açtığı davaya konu tutarın 2019 yılı için 6.000 TL’yi aşması halinde üst yargıya başvurması mümkündür.

Borcun bir kısmına karşı dava açılması dava konusu yapılmayan kısım için mal bildiriminde bulunma süresini uzatmaz.

Ödeme emri belgesine ulaşmak için tıklayınız

Verginizi ödeyebileceğiniz anlaşmalı bankaları görmek için tıklayınız

Vergi Usul Kanununa Göre Posta Yoluyla Tebligatta Yeni Dönem Broşürü İçin tıklayınız

Devamı: Ödeme Emrine Karşı Yapılacak İşlemler Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.