• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveRehberler

Vergi Cezalarında İndirim Uygulaması

Vergi Cezalarında İndirim Uygulaması

— Vergi Ziyaı Cezası Yüzde 50-1/3

— Usulsüzlük Cezası Yüzde 50

— Özel Usulsüzlük Cezası Yüzde 50

Bu Broşürde; mükellefler veya vergi sorumluları adına kesilen cezalar hakkında yargı yoluna gitmeden uyuşmazlıkların kısa yoldan çözümlenmesini sağlayan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 376 ncı maddesinde yer alan cezalarda indirim uygulamasına ilişkin açıklamalar yer almaktadır.

Mükellefler, adlarına tarh edilen vergi ve cezalar için düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talep etme hakkına sahip bulunmaktadırlar.

Vergi Cezalarında İndirim Uygulaması Nedir?

Mükellefler veya vergi sorumluları adına kesilmiş olan vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında belli oranlarda indirim yapılmak suretiyle kalan tutarın ödenmesine imkan sağlayan bir kolaylıktır.

İndirim Uygulaması Kapsamına Hangi Cezalar Girmektedir?

İndirim uygulamasının kapsamına;

  • Vergi ziyaı cezası,
  • Usulsüzlük cezası,
  • Özel usulsüzlük cezası, girmektedir.

İndirim, bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen usulsüzlük cezalarına da uygulanır.

İndirim Uygulamasından Kimler Yararlanabilir?

Cezalarda indirim uygulamasından, mükellef veya vergi sorumlusu olan ceza muhatapları yararlanabilir.

Cezalarda İndirim Uygulamasından Yararlanmanın Şartları Nelerdir?

Bu uygulamadan;

  • İhbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine bir dilekçe ile başvurulması,
  • İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkının ve indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat gösterilerek vadesinin bitmesinden itibaren 3 ay içinde ödenmesi,
  • İhbarnamenin dava konusu yapılmamış olması,

şartıyla yararlanılabilir.

İndirim uygulamasından yararlanmak isteyen mükelleflerin interaktif vergi dairesi (ivd.gib.gov.tr)  üzerinden başvuru yapması mümkündür

Cezalarda İndirim Oranları Nedir?

  • Vergi Ziyaı Cezasında; birinci defada yarısı (%50’si), müteakiben kesilenlerde üçte biri (1/3’ü),
  • Usulsüzlük veya Özel Usulsüzlük Cezalarının yarısı,

indirilir.

Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve cezasını süresinde ödemez veya dava konusu yaparsa indirimden yararlanamaz.

Dava Açan Mükellef İndirim Uygulamasından Yararlanabilir Mi?

Mükellef tarafından dava açıldıktan sonra, dava açma süresi içinde, vergi mahkemesince henüz karar verilmemiş olması koşuluyla, davadan vazgeçilmesi halinde cezada indirim talebinde bulunulabilir.

İndirim Talebinden Sonra Yasal Süre İçinde Dava Açılabilir Mi?

Mükellef veya vergi sorumlusu 30 günlük süre içerisinde cezalarda indirim talebinde bulunduktan sonra, bu talebinden vazgeçerek yasal süresi içinde dava açabilir.

Uzlaşma Talebinde Bulunan Mükellef İndirim Uygulamasından Yararlanabilir Mi?

Mükellefler üzerinde uzlaşılan vergi ve vergi ziyaı cezaları hakkında indirim uygulamasından yararlanamazlar. Ancak, dava açma süresi içinde uzlaşma isteminde bulunması ve uzlaşma tutanağı imzalanmadan, uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyan etmesi halinde, cezada indirim talebinde bulunma hakkı vardır.

Uzlaşma Talebinde Bulunan Mükellef İndirim Uygulamasından Yararlanabilir Mi?

Mükellefler üzerinde uzlaşılan vergi ve vergi ziyaı cezaları hakkında indirim uygulamasından yararlanamazlar. Ancak, dava açma süresi içinde uzlaşma isteminde bulunması ve uzlaşma tutanağı imzalanmadan, uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyan etmesi halinde, cezada indirim talebinde bulunma hakkı vardır.

Mükellef vergi ziyaına kaçakçılık sayılan fiillerle sebebiyet verirse bu ceza için ceza indirimi hükümlerinden yararlanabilir, uzlaşma hükümlerinden ise yararlanamaz.

İndirim Talebinden Vazgeçerek Yasal Süre İçinde Uzlaşma Talep Etmek Mümkün Müdür?

Mükellef veya vergi sorumlusu 30 günlük süre içerisinde cezalarda indirim talebinde bulunduktan sonra, bu talebinden vazgeçerek yasal süresi içinde dilekçe ile başvurmak suretiyle uzlaşma talep edebilir.

Cezalarda İndirim Sonrasında Ödeme Ne Zaman Yapılır?

İndirim uygulaması sonrasında tahakkuk eden ceza tutarı;

  • Vergi/Ceza İhbarnamesinin 30 günlük kesinleşme tarihini takip eden 1 aylık süre içinde,
  • 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat gösterilmesi durumunda, vadesinin bitmesinden itibaren 3 ay içinde,

ödenmesi gerekir.

Ceza İndirimi Şartlarına Uyulmaması Halinde Ne Yapılır?

Ceza indirimi talebi üzerine tahakkuk ettirilen vergi ile indirimden arta kalan cezanın süresinde ödenmediğinin tespit edilmesi hâlinde, bu mükellefler indirimden faydalanamaz. İndirilen ceza tutarı tekrar tahakkuk ettirilir.

Ayrıca, teminat gösterilmesi nedeniyle verilen üç aylık sürede ödeme yapılmamış ise verilen süre normal vadeye dönüştürülür. Mükellefin göstermiş olduğu teminat paraya çevrilir.

Vergi Ceza İhbarnamesi Örneği

Haber Arası Reklam

Devamı: Vergi Cezalarında İndirim Uygulaması Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Vergilerde Pişmanlık Uygulaması Broşürü

Vergilerde Pişmanlık

Bu Broşürde; mükelleflerin Pişmanlık ve Islah hükümlerinden hangi şartlarla yararlanacağı ile bu uygulamanın sonuçları hakkında açıklamalar yer almaktadır.

Pişmanlık ve Islah Nedir?

Pişmanlık ve ıslah, beyana dayanan vergilerde, vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini, Vergi İdaresine kendiliğinden haber vermeleri halinde, belli şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmemesini esas alan bir uygulamadır.

Bu düzenleme ile vergi kanunlarına aykırı hareket etmek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet veren mükelleflere yeni bir fırsat tanınarak, belli şartlarla ceza uygulamasından vazgeçilmektedir. Ayrıca, mükellefler vergi ziyaına neden olan kanuna aykırı eylemlerini vergi dairesine bildirmeye özendirilmekte ve vergi kayıp ve kaçaklarının azaltılması amaçlanmaktadır.

Pişmanlık Hükümlerinden Kimler Yararlanabilir?

Pişmanlık hükümlerinden, mükellefler ve vergi sorumluları ile vergi ziyaı cezasını gerektiren fiillerin işlenişine iştirak eden diğer kişiler yararlanabilir.

Pişmanlık ve Islah Kapsamına Giren Vergiler Hangileridir?

Pişmanlıktan yararlanabilmek için vergi ziyaına neden olunan fiilin beyana dayanan bir vergiyle ilgili olması gerekir. Bu çerçevede;

  • Gelir vergisi
  • Kurumlar vergisi
  • Katma değer vergisi
  • Özel tüketim vergisi
  • Banka ve sigorta muameleleri vergisi
  • Gelir stopaj vergisi
  • Veraset ve intikal vergisi gibi beyana dayanan vergilerde pişmanlıktan yararlanılabilir.

Bir vergi beyannamesi verilmese bile beyana dayanan vergi ve harçlar (örneğin tapu harcı) için de pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilir.

Emlak vergisi ve beyana dayanmayan vergiler için pişmanlık ve ıslah hükümleri uygulanmaz.

Pişmanlık ve Islah Hükümlerinden Yararlanmanın Şartları Nelerdir?

Pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, vergi ziyaının doğmuş olması ve ayrıca aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekmektedir.

  • Mükellef tarafından, kanuna aykırı davranışını üçüncü bir şahıs tarafından resmi bir makama ihbar edilmeden önce, kendiliğinden haber verilmiş olması, (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.)
  • Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması,
  • Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 (on beş) gün içinde verilmesi,
  • Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin bu durumu haber verme tarihinden başlayarak 15 (on beş) gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi,

Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla (pişmanlık zammı) birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 (on beş) gün içinde ödenmesi, gerekmektedir.

Yukarıdaki şartlardan birinin gerçekleşmemesi halinde pişmanlık hükümlerinden yararlanılamaz.

Pişmanlıkla Beyanname Nasıl Verilir?

Elektronik ortamda pişmanlık ve ıslah hükümlerine göre gönderilen beyannameler sistem tarafından kabul edilir. Kabul edilen bu beyannameler için tahakkuk fişi düzenlenir. Düzenlenen tahakkuk fişinde; vergi aslı, ödeme süresi geçmiş vergiler için hesaplanan pişmanlık zammı ve beyannamenin gönderildiği günden itibaren 15 günlük ödeme müddetinin son günü vade tarihi olarak yer alır.

Haber Arası Reklam

Elden verilen veya posta yoluyla gönderilen beyannameler için ise;

  • Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 (on beş) gün içinde verilmesi,
  • Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak 15 (on beş) gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi, gerekir.

Kaçakçılık Suçunu İşleyenler Pişmanlıkla Beyanname Verebilir mi?

Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde belirtilen kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün bulunmaktadır.

Kaçakçılık suçlarından birini işlemek suretiyle neden oldukları vergi ziyaı için pişmanlık talebiyle beyanname veren ve belirtilen şartları taşıyan mükellefler hakkında bu suçlarından  dolayı  suç  duyurusunda  bulunulmaz ve adlarına vergi ziyaı cezası kesilmez.

Hazır Beyan Sistemi Üzerinden Pişmanlıkla Beyanname Verilebilir mi?

Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyanname veren, gelirleri sadece gayrimenkul sermaye iradı (GMSİ-kira geliri), ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve iratlardan ibaret olan mükellefler sistem üzerinden pişmanlıkla beyanname verebilirler.

Pişmanlık Zammı Oranı Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

Pişmanlık zammı, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında hesaplanır.

01/10/2019 tarihli ve 1592 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, gecikme zammı oranı her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere % 2 (02.10.2019 tarihinden itibaren) olarak belirlenmiş olduğundan, pişmanlık zammı % 2 olarak uygulanacaktır.

Mükellefin, tahakkuk fişinde yer alan vade tarihinden önce ödemede bulunması hâlinde fazla tahakkuk ettirilen pişmanlık zammı düzeltme hükümlerine göre düzeltilir.

Vergisi kanuni süresinde ödenmiş olmakla birlikte beyannamenin ödeme süresi geçtikten sonra pişmanlıkla verilmesi halinde pişmanlık zammı hesaplanmaz

Pişmanlık ve Islah Hükümlerine Göre Verilen Beyannamelere Hangi Cezalar Kesilir?

Pişmanlık hükümlerinden yararlanan mükelleflere vergi ziyaı cezası kesilmez. Ancak pişmanlıkla beyanname vermek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezasının kesilmesini engellemez.

Pişmanlıkla verilen beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesinin zorunlu olup olmadığına göre usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası kesilir.

Pişmanlık hükümlerine göre gönderilen Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası kesilmesinin gerekmesi durumunda aynı fiillerden dolayı ayrıca usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları kesilmez.

Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ek olarak pişmanlık talebi ile verilen ek beyannameye süresinde verilmediği gerekçesiyle usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezası kesilmez.

Pişmanlık Kapsamında Yapılan Kısmi Ödemeler Kabul Edilir mi?

Vergi ve pişmanlık zammı ile ilgili olarak yapılan kısmi ödemeler kabul edilmez ve verilen 15 günlük süre içinde vergi aslı ve pişmanlık zammının tamamı ödenmez ise pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılır.

Pişmanlıkla Ödenmesi Gereken Vergi Aslı ve Pişmanlık Zammı Tecil Edilebilir mi?

Ödenmesi gereken vergi aslı ve pişmanlık zammı tecil edilemez.  Ancak, vergi aslının vadesi daha sonra gelecek taksitleri varsa bu taksitler için 6183 sayılı Kanuna göre tecil uygulaması yapılabilir.

Pişmanlık Talebiyle Verilen Beyannamelerde Matrah veya Ödenecek Vergi Olmaması Durumunda Pişmanlık Talebi Kabul Edilir mi?

Pişmanlık talebiyle verilen beyannamelerde zarar beyanı veya mahsuplar gibi nedenlerle ödenecek verginin bulunmaması veya matraha ilişkin bilgilerin olmaması durumunda, pişmanlık talebi vergi dairesince kabul edilmez. Bununla birlikte, verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi nedeniyle vergi ziyaına neden olunması durumunda pişmanlıktan yararlanılabilir.

Pişmanlık talebinde bulunabilmek için vergi ziyaının meydana gelmiş olması ve buna bağlı olarak vergi ziyaı cezasının kesilecek olması gerekir.

Pişmanlık Şartlarının İhlalinin Sonuçları Nelerdir?

Verilen 15 günlük süre içinde vergi aslı ve pişmanlık zammının tamamı ödenmez ise pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılır. Bu durumda bu mükelleflerin verdiği beyannameler kanuni süresinden sonra verilen beyanname olarak kabul edilir.

Pişmanlık şartlarının ihlali halinde; pişmanlık zammı terkin edilir, bunun yerine gecikme faizi tahakkuk ettirilir ve tahakkuk fişindeki vade 15 günden 1 aya tamamlanır.

Elektronik ortamda pişmanlıkla gönderilen beyannameler kanuni süresinden sonra verilen beyanname olarak kabul edildiği için ziyaa uğratılan verginin %50’si oranında vergi ziyaı cezası kesilir.

Elden veya posta yoluyla verilen beyannamelerde ise 1. derece 2 kat usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının %50’si kıyaslanarak tutar itibariyle ağır olanı kesilir.

Kaynak: GİB

Devamı: Vergilerde Pişmanlık Uygulaması Broşürü Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Vergi Hatalarında Düzeltme İşlemleri

Vergi Hatalarında Düzeltme İşlemleri

GİRİŞ

Bu Broşürde, vergilendirme sürecinde ortaya çıkan vergi hatalarına ve bu hataların idari aşamada düzeltme yolu ile çözümlenmesine ilişkin açıklamalar yer almaktadır.

Vergi Hatası Nedir?

Vergi hatası, vergi ile ilgili hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.

Vergi Hatalarının Düzeltilmesi işlemi Nedir?

Vergi hatasının düzeltilmesi, yargı yoluna gidilmeksizin vergi hatalarının mükellefin başvurusu üzerine veya kendiliğinden vergi dairesi tarafından düzeltilmesidir.

Vergi hatalarının düzeltilmesi vergilendirme sürecini kısaltan bir işlemdir.

Vergi hatası bulunduğunun tespiti halinde, düzeltme yapıldığı ölçüde vergi borcu ortadan kalkar.

Vergi Hataları Nelerdir?

Vergi hataları, hesap hataları ve vergilendirmede yapılan hatalar olmak üzere ikiye ayrılır.

Hesap Hataları Nelerdir?

Matrah Hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname ve matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.

Düzeltme konusu olacak matrah hatası, yalnızca yukarıda belirtilen belgelerde yapılan hataları kapsar. Bu belgelerin dayanağı olan defter ve belgelerdeki hatalar düzeltme konusuna girmez.

Vergi Miktarında Hatalar: Vergi oran ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.

Verginin Mükerrer Olması: Aynı vergi kanunu uygulanarak, belli bir vergilendirme dönemi için, aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.

Vergilendirme Hataları Nelerdir?

Mükellefin Şahsında Hata: Bir verginin gerçek borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır.

Mükellefiyette Hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır.

Mevzuda (Konuda) Hata: Açık olarak verginin konusuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.

Vergilendirme veya Muafiyet Döneminde Hata: Aranan vergi ile ilgili vergilendirme döneminin yanlış gösterilmesi veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmasıdır.

Düzeltmeye Yetkili Makam Neresidir?

Vergi hatalarının düzeltilmesinde karar verme yetkisi vergi dairesi müdürüne aittir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir.

Vergi Hataları Nasıl Düzeltilir?

Vergi hatalarının düzeltilmesi iki şekilde yapılmaktadır.

Re’sen Düzeltme: İdarece tereddüde imkan vermeyecek derecede açık olan hatalar vergi dairesince vergi dairesi müdürünün kararıyla re’sen düzeltilebilir. Bu düzeltme, mükellefin lehine ya da aleyhine olabilir.

Mükelleflerin Talebi Üzerine Düzeltme: Mükellefler, vergilendirme işlemlerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazılı bir şekilde talep edebilirler. Söz konusu talebin vergi dairesince uygun bulunması halinde düzeltme işlemi yapılır. Uygun görülmeyen hallerde ise durum mükellefe yazı ile tebliğ olunur.

Düzeltme talebini içeren dilekçeler, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak 5 yıl içinde verilmelidir.

Düzeltme İşlemi Sonrasında Yapılan İşlemler Nelerdir?

Mükellef lehine yapılan düzeltmelerde, mükellefe düzeltme fişinin bir örneği tebliğ edilir. Tahakkuk fişi veya ihbarname, düzeltilen tutar dışında kalan kısmı ile geçerliliğini korur.

Mükellefin, düzeltme fişinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde nakden iade veya mahsup talebi için vergi dairesine müracaat etmesi şarttır. Mükellef vergi dairesine bu alacağı için bahsedilen sürede müracaat etmediği takdirde, alacak hakkı ortadan kalkar.

Mükellef aleyhine yapılmış düzeltme işleminde ise ilave verginin ve/veya cezanın mükellefe tebliği zorunludur.

Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan mükelleflerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları saklıdır.

Haber Arası Reklam

Düzeltme Talebinin Reddedilmesi Sonucunda Mükelleflerin Yasal Hakları Nelerdir?

Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talebi reddolunan mükellefler şikayet yoluyla Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurabilirler.

Bu kapsamda olan başvurular il özel idare vergileri hakkında valiliğe, belediye vergileri hakkında ise belediyeye yapılır.

Şikayet yoluyla düzeltme dilekçesini takiben 60 günlük süre içinde Bakanlığın cevap vermemesi halinde istek reddedilmiş sayılır. İdarenin şikayeti reddetmesi ya da altmış günlük süre içinde cevap vermemesi (zımni red) halinde dava açma süresi içinde, vergi mahkemelerine dava açılabilir.

60 günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse, mükellef bu cevabı talebin reddi sayarak kesin cevabı beklemeden dava açabilir. Ancak bu durumda, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süreyi geçemez. Diğer taraftan mükellef kesin cevabı beklemeyi de tercih edebilir ve bu durumda kesin cevap verildiği tarihten itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir.

Şikayet yoluyla düzeltme talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı mükellefin düzeltme talebini değerlendirerek düzeltme yapılması gerektiği sonucuna ulaşırsa, düzeltme işlemlerinin yapılması için ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Defterdarlığa durumu yazı ile bildirir.

Vergi hatasının düzeltilmesi sonucunda mükellefe iade edilmesi gereken bir tutarın ortaya çıkması halinde, düzeltmeye ilişkin düzeltme fişinin tebliğ tarihinden itibaren, mükellefin söz konusu tutarı almak için 1 yıl içinde müracaat etmesi şarttır. Aksi takdirde, bu hakkı ortadan kalkar.

Düzeltme talebinin reddi üzerine davanın açılması gereken mahkeme, düzeltilmesi istenen vergileri tarh eden, cezayı kesen ve tahakkuk ettiren vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.

Düzeltme Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Vergi hatalarının düzeltilmesi 5 yıllık zamanaşımına tabi olmakla birlikte, düzeltme zamanaşımı süresi;

– Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı,

– İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği,

– İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı,

tarihten başlayarak 1 yıldan aşağı olamaz.

Kaynak: GİB

Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı

Ekim 2019

Yayın No: 321

Devamı: Vergi Hatalarında Düzeltme İşlemleri Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ödeme Emrine Karşı Yapılacak İşlemler

Ödeme Emrine Karşı Yapılacak İşlemler

Broşür

Bu Broşürde; kamu alacağının tahsili için borçlu adına düzenlenen ödeme emrinde yer alması gereken hususlar, yapılan tebligat sonrasında kullanılabilecek yasal haklar ve sorumluluklara ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Kamu Alacaklarının Takip ve Tahsili Nasıl Yapılır?

Kamu alacaklarının takip ve tahsili, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılır. Kamu alacağının;

• Devlete,
• İl Özel İdarelerine,
• Belediyelere

ait olan vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i kamu alacaklarından olması gerekir.

Ancak alacağın; sözleşmeden, haksız fiilden ve haksız iktisaptan doğması durumunda 6183 sayılı Kanun değil özel hukuk hükümleri uygulanır.

Ödeme Emri Niçin ve Kimler Adına Düzenlenir?

Ödeme emri, 6183 Sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre vadesinde ödenmeyen kamu alacakları için düzenlenir. Kamu borcunu vadesinde ödemeyenler adına vergi dairesince düzenlenen ödeme emri; borçlulara, borçlarını ödemeleri veya bu borçlarla ilgili mal bildiriminde bulunmaları konusunda yapılan bir bildirimdir.

Ödeme emrinin düzenlenmesi ile vergi dairesi aynı zamanda kamu alacağının tahsili için cebri tahsilat işlemlerine de başlamış sayılır.

Asıl borçlulardan tahsilat yapılamaması veya tahsilat yapılamayacağının anlaşılması halinde; kanuni temsilci, limited şirket ortağı, yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri gibi borçtan sorumlu olanlara da ödeme emri tebliğ edilerek borcun ödenmesi veya mal bildiriminde bulunması istenilir.

Ödeme Emrinde Hangi Hususlar Yer Alır?

Ödeme emrinde;

• Borcun asıl ve ferilerinin (gecikme faizi gibi) türü ve tutarı,

• Borcun nereye ödeneceği,

• Süresinde ödenmeyen borcun vergi dairesince cebren tahsil edileceği,

• Süresinde ödenmeyen borç ile ilgili mal bildiriminde bulunulması gerektiği,

• Borçlunun mal bildiriminde bulunmadığı takdirde üç ayı geçmemek üzere hapis ile cezalandırılacağı,

• Gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı,

• Ödeme emrine karşı hangi mahkemede dava açılabileceği,

• Borçlu, hacze kabil malı olmadığı yolunda bir bildirim yapacak ise; en son kanuni ikametgah ve işyeri adreslerini, var ise kayıtlı olduğu diğer vergi dairelerini ve kamu idarelerini ve bu idarelerdeki kayıt ve hesap numaralarını, nüfus kayıt örneğini bildirmek zorunda olduğu, geçerli bir nedeni olmadan bu bildirimleri yapmayan kişilerin elli güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı,

hususları yer alır.

Borçlu, Ödeme Emrinde Yer Alan Borcunu Nasıl Öder?

Ödeme emrinde yer alan amme alacağının, süresinde ödenmeyen kısım için vadenin bitim tarihinden ödendiği tarihe kadar hesap edilecek aylık % 2,5 gecikme zammı (Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.) ile birlikte ödenmesi gerekir.

Ödemeler;

◊ Başkanlığımıza ait www.gib.gov.tr internet sitesi (İnteraktif Vergi Dairesi ve GİB Mobil Uygulaması) üzerinden;

• Anlaşmalı bankaların kredi kartları ile

• Anlaşmalı bankaların banka kartları veya banka hesabından,

• Yabancı ülkede faaliyet gösteren bankaların; kredi kartları, banka kartları ve diğer

ödeme yöntemleri ile

◊ Anlaşmalı bankaların;

• Şubelerinden,

• Alternatif ödeme kanallarından (İnternet Bankacılığı, Telefon Bankacılığı, Mobil Bankacılık vb.),

◊ PTT işyerlerinden,

◊ Tüm vergi dairelerinden,

yapılabilmektedir.

Haber Arası Reklam

Mal Bildirimi Nedir?

Mal bildirimi; amme borçlusunun, amme alacağını karşılayacak miktarda, gerek kendi elindeki gerekse üçüncü şahıslar elindeki menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarının nev’ini, mahiyetini ve miktarını veya malı olmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynakları ile buna nazaran borcunu ne şekilde ödeyebileceğini vergi dairesine yazılı veya sözlü olarak beyan etmesidir.

Borçlunun haczedilebilecek malları olmadığını bildirmesi mal bildirimi hükmündedir.

Mal bildiriminde yer alması gereken hususlar şunlardır:

• Borçlunun kendisinde veya borçluya ait olup da üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve hakları mal bildiriminde yer alır.

• Yapılan mal bildiriminin borçlunun borcuna yetecek tutarda olması esastır.

• Borçlu, bildirimde bulunduğu malın miktarını, nevi’ni, mahiyetini, vasfını ve değerini belirtmelidir.

• Borçlu, her türlü gelirlerini veya haczedilebilecek malının olmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını da ayrıca mal bildiriminde belirtmelidir.

• Borçlu, mal bildiriminde borcunu ne şekilde ödeyebileceğini belirtmelidir.

• Mal bildirimi yazılı veya sözlü olarak vergi dairesine yapılmalıdır.

Mal bildirimi servet beyanı olmadığından, borçlunun borcunu karşılayacak tutarda mal bildiriminde bulunması yeterlidir. Borçlunun daha fazla mal bildiriminde bulunmaya zorlanması mümkün değildir.

Malı Olmadığını Bildiren Borçlunun Bildirime Ekleyeceği Hususlar Nelerdir?

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen ve malı olmadığı yolunda bildirimde bulunan kamu borçlusu, bu bildirim ile birlikte veya bildirimin tarihinden itibaren 15 gün içinde;

• En son kanuni ikametgah ve iş adreslerini bildirmek,

• Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer vergi dairelerini ve kamu idarelerini ve bu idarelerdeki hesap ve kayıt numaralarını bildirmek,

• Nüfus kayıt örneğini vermek,

mecburiyetindedir.

Bu mecburiyeti makul bir özrü olmadan zamanında yerine getirmeyenler elli güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.

Gerçeğe Aykırı Mal Bildiriminde Bulunanlar Hakkında Ne Yapılır?

İstenen mal bildirimini gerçeğe aykırı surette yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine uymayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Mal Bildiriminde Bulunmayanlar Hakkında Ne Yapılır?

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 15 günlük süre içinde borcunu ödemez ve mal bildiriminde de bulunmazsa (ödeme emrine karşı dava açılan hallerde, ret kararının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde borçlu mal bildiriminde bulunmazsa) mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur.

Hapsen tazyik kararı, tahsil dairesinin talebi üzerine icra mahkemesi tarafından verilir ve Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.

Borçlu mal bildiriminde bulunduğu anda hapsen tazyik kararı alınmış olsa dahi infaz edilemez ve borçlu hapsedilmişse derhal tahliye edilir.

Mal Edinme ve Mal Artması Durumunda Borçlu Ne Yapmalıdır?

Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veya borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlayarak 15 gün içinde vergi dairesine bildirmeye mecburdur.

Sonradan edinilen mallarını ve malvarlığındaki artışlarını belirtilen süre içinde bildirmeyerek kamu alacağının tahsiline engel olan veya tahsilini zorlaştıran borçlu, bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Mal Bildirimi Sonucunda Ne Olur?

Borçlunun, mal bildiriminde gösterdiği veya vergi dairesince tespit edilen malları ile borçluya ait olup da üçüncü şahıslarda bulunan mallardan borcuna yetecek miktarı vergi dairesince haciz olunur. Yapılan takibat sonunda borçlu borcunu rızaen ödemediği takdirde, vergi dairesince haciz olunan mallar satışa çıkarılarak kamu alacağı tahsil edilir.

Kamu Alacağının Tahsiline Engel Olanlar Hakkında Ne Yapılır?

Amme alacağının tahsili için hakkında takip muamelelerine başlanan borçlu kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili zorlaştırmak maksadıyla mallarından bir kısmını veya tamamını:

1. Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek surette,

2. Gizleyerek, kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan borçlar ikrar ederek,yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı surette, varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya yetmezse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hangi Nedenlerle Ödeme Emrine Karşı Dava Açılabilir?

Ödeme emrini alan borçlu;

• Böyle bir borcunun olmadığı,

• Borcunu kısmen ödediği,

• Borcun zamanaşımına uğradığı,

iddiasıyla tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir.

Borcun Bir Kısmı İçin Dava Açılabilir mi?

Ödeme emrinde yer alan borcun bir kısmına dava açılabilir. Ancak dava dilekçesinde dava açılacak kısmın türü ve tutarının açıkça gösterilmesi gerekir. Aksi halde dava açılmamış sayılır.

Dava Açılması Borçlu Hakkındaki Takip İşlemlerini Durdurur mu?

Dava açan borçlu hakkında takip işlemleri, davayı gören mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece devam eder.

Dava Açan Borçlunun Tamamen veya Kısmen Haksız Çıkması Durumunda Ne Olur?

Açmış olduğu davada tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, haksız çıkılan borç tutarı kadar olan kamu alacağı % 10 zamla tahsil edilir.

Vergi Mahkemesinde Açtığı Davayı Kaybeden Borçlu Ne Yapmalıdır?

Borçlu borcun tamamına veya bir kısmına karşı vergi mahkemesinde açtığı davanın tamamen veya kısmen reddi halinde, ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir. Bu 15 günlük süre içerisinde ödeme emrine konu borcun tamamen ödenmesi halinde, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü de ortadan kalkacaktır.

İlk derece mahkemesinde açtığı davayı kaybeden borçlunun, açtığı davaya konu tutarın 2019 yılı için 6.000 TL’yi aşması halinde üst yargıya başvurması mümkündür.

Borcun bir kısmına karşı dava açılması dava konusu yapılmayan kısım için mal bildiriminde bulunma süresini uzatmaz.

Ödeme emri belgesine ulaşmak için tıklayınız

Verginizi ödeyebileceğiniz anlaşmalı bankaları görmek için tıklayınız

Vergi Usul Kanununa Göre Posta Yoluyla Tebligatta Yeni Dönem Broşürü İçin tıklayınız

Devamı: Ödeme Emrine Karşı Yapılacak İşlemler Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Defter Beyan Sistemi Broşürü

Defter Beyan Sistemi Broşürü

Defter-Beyan Sistemi Nedir?

Defter-Beyan Sistemi;

— Serbest meslek kazancı elde eden mükelleflerin,

— İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin,

— Basit usule tabi olan mükelleflerin,

kayıtlarının elektronik ortamda tutulması, bu mükelleflerden  defter tutmak zorunda olanların defterlerinin bu kayıtlardan hareketle elektronik ortamda oluşturulması ve saklanması, vergi beyannamesi, bildirim ve dilekçelerinin elektronik ortamda verilebilmesi ile elektronik ortamda belge düzenlenebilmesi amacıyla geliştirilen bir sistemdir.

Sistemi Kullanmak İçin Başvuru Yapmak Gerekiyor mu?

Defter-Beyan Sistemini kullanması zorunlu olan mükelleflerin, sistemi kullanmaya başlayacakları takvim yılından önceki yılın son gününe kadar (bu gün dahil) www.defterbeyan.gov.tr adresi üzerinden veya gelir vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesi aracılığıyla başvuru yapmaları gerekmektedir. Mükellefler bu başvuruyu kendileri yapabileceği gibi, aralarında aracılık ve sorumluluk sözleşmesi imzaladıkları meslek mensupları aracılığıyla da yapabileceklerdir.

Sistemi Kullanmak Zorunlu mu?

Defter-Beyan Sistemini;

  • Basit usule tabi mükellefler ile serbest meslek erbapları (noterler ile noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar hariç),
  • Serbest meslek kazanç defteri yanında işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,
  • İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, kullanmak zorunda olup, bu mükellefler;

1/1/2018 ve 1/1/2019 tarihinden itibaren sistemi kullanmaya başlamışlardır.

Sisteme Nereden ve Nasıl Giriş Yapılır?

Defter-Beyan Sistemine www.defterbeyan.gov.tr adresi üzerinden kullanıcı kodu veya Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası (TCKN) ve şifre bilgileri kullanılarak giriş yapılacaktır.

Haber Arası Reklam

Sistemi Kullanmaya Yetkili Olanlar Kimlerdir?

Serbest meslek kazancı elde eden ve 3568 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat düzenlemeleri uyarınca vergi beyannamelerini meslek mensuplarına;

  • İmzalatmak zorunda olan mükelleflerden,
    • Kendisine elektronik beyanname gönderebilmek için kullanıcı kodu, parola ve şifre verilenlerin kendileri veya meslek mensupları tarafından,
    • Diğerleri için meslek mensupları tarafından,
  • İmzalatma yükümlülüğü olmayan mükelleflerden,
    • Kendisine elektronik beyanname gönderebilmek için kullanıcı kodu, parola ve şifre verilenlerin kendileri veya meslek mensupları tarafından,
    • Diğerleri için meslek mensupları tarafından,

yapılabilecektir.

Basit Usule Tabi Mükelleflerin Başvurularını Kimler Yapabilir?

Basit usule tabi mükellefler başvurularını;

  • Kendileri,
  • Aralarında 486 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin ekinde (Ek:1) yer alan “Defter-Beyan Sistemi Kullanımı Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi (Meslek Odaları ile Basit Usulde Vergilendirilen Üyeleri İçin)” düzenledikleri meslek odaları,

340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan “Elektronik Beyanname Gönderme Aracılık ve Sorumluluk   Sözleşmesi” imzaladıkları meslek mensupları, aracılığıyla yapabileceklerdir.

Sistemde Neler Yapılabilir?

Sisteme giriş yapılarak;

  • Gelir ve giderler elektronik ortamda kaydedilebilir,
  • Defterler bu kayıtlardan hareketle elektronik ortamda oluşturabilir ve saklanabilir,
  • Beyannameler hazırlanarak onaylanabilir,

Fatura ve serbest meslek makbuzu gibi belgeler elektronik ortamda düzenlenebilir.

Sistemi Kullanmak için Kullanıcı Kodu ve  Şifre Nasıl Alınır?

Sisteme giriş sırasında kullanılacak şifre bilgisi, mükellef veya noterden yetkilendirdiği kişi tarafından gelir vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine yapılacak başvuru ile alınabilecektir.

Şifrenin vergi dairesinden talep edilmesi sırasında vergi dairesi, müracaat anında sistemden üretilecek şifreyi ihtiva eden kapalı zarfı teslim tutanağı karşılığı mükellef veya yetkilendirdiği kişiye verecektir.

Sistemin kullanılması için mükellef, meslek mensubu ya da meslek odası tarafından kullanıcı kodu ve şifre teminine yönelik olarak yapılan başvuruların değerlendirilmesinde, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile elektronik beyanname uygulamasına ilişkin ilgili diğer mevzuat dikkate alınacaktır.

Sistem Üzerinden Hangi Beyannameler Gönderilebilir?

Basit usule tabi mükellefler, İşletme hesabı esasına tabi mükellefler ve

Serbest meslek erbapları;

  • Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi,
  • Muhtasar Beyannamesi,
  • Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi,
  • Katma Değer Vergisi Beyannamesi,
  • Geçici Vergi Beyannamesi,
  • Damga Vergisi Beyannamesi,
  • Özel Tüketim Vergisi Beyannamesi (IV Sayılı Liste)’nin,

sistem üzerinden gönderebileceklerdir.

Defter-Beyan Sisteminde Defterler Nasıl Muhafaza Edilecek?

Sistem üzerinden tutulan defter ve kayıtların muhafaza yükümlülüğü Gelir İdaresi Başkanlığına aittir. Başkanlık mükellef, meslek mensubu ya da meslek odası tarafından girilen kayıtları ve bu kayıtlardan hareketle oluşan defterleri elektronik ortamda muhafaza edecek ve mükelleflerin kullanımına hazır halde bulunduracaktır.

Sistem Üzerinden Elektronik Ortamda Fatura veya Serbest  Meslek Makbuzu Düzenlenmesi Zorunlu Mudur?

Sistem fatura veya serbest meslek makbuzlarının elektronik ortamda düzenlenmesine yönelik bir zorunluluk getirmemektedir. Söz konusu belgelere yönelik olarak ilgili mevzuat düzenlemeleri kapsamında, isteyen mükelleflerin sistem üzerinden belge düzenlemesi söz konusu olabilecektir.

Sistemin Avantajları Nelerdir ?

Sistemin mükelleflere sağladığı en önemli avantaj, bir muhasebe programına ihtiyaç duyulmaksızın internetin olduğu her yerden  vergisel ve ticari işlemlerin elektronik ortamda kayıt altına alınabilmesidir.

Defter-Beyan sistemiyle ayrıca;

  • Kırtasiyeciliği azaltması,
  • Defter tasdikine ihtiyaç duyulmaması,
  • Defterleri muhafaza etmeye yönelik maliyetlerin söz konusu olmaması ile fatura ve makbuz gibi belgelerin elektronik olarak düzenlenebilmesi gibi imkânlar sayesinde yükümlülüklere ilişkin bürokratik işlemlerin ve uyum maliyetlerinin azaltılması,
  • Kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi,
  • Vergiye gönüllü uyum seviyelerinin artırılması,

Kaynak: GİB

Devamı: Defter Beyan Sistemi Broşürü Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi

Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi

Ölüm ve ivazsız intikal halinde mirasçıların ve intikal sahiplerinin vermeleri gereken Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamelerine ilişkin açıklamalar:

GİRİŞ

Mükellef odaklı hizmet anlayışının gereği olarak, ölüm halinde mirasçıların vergisel ödev ve yükümlülüklerini hatırlatmak için vatandaşları bilgilendirmek amacıyla hazırlanan bu rehberde, Miras Hukuku açısından mirasçıları ilgilendiren temel kavramlar ile Vergi Usul Kanunu, Veraset İntikal Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Özel Tüketim Vergisi Kanunu açısından mirasçıların hakları, ödevleri ve tabi oldukları diğer yükümlülüklere ilişkin açıklamalar yer almaktadır.

ÖLÜM HALİNDE MİRASÇILARIN YAPMASI GEREKEN İŞLEMLER

Mirasçıların miras paylarını gösteren ve veraset ve intikal vergisi beyannamesine eklenmesi gereken mirasçılık belgesi (veraset ilamı), sulh hukuk mahkemesinden veya noterlerden alınır.

Ölenden intikal eden mal varlığı için tarha yetkili vergi dairesine veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilir.

Mirasçıların mükellefiyetiyle ilgili ve özellik arz eden diğer işlemleri yerine getirilir.

VERASET YOLUYLA VEYA İVAZSIZ SURETLE İNTİKALİN

VERGİLENDİRİLMESİ

1- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNİN KONUSU

Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle ivazsız (karşılıksız) bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisinin konusuna girer.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahısların yabancı memleketlerde aynı yollardan mal edinmeleri de veraset ve intikal vergisine tabidir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilerin Türkiye sınırları dışında bulunan mallarının, veraset yoluyla veya ivazsız bir şekilde Türkiye’de ikametgahı olmayan yabancı şahıslara intikali bu verginin konusuna girmez, Türkiye’de ikamet eden yabancı bir şahsa intikali ise veraset ve intikal vergisinin konusuna girer.

Öte yandan, Türkiye sınırları içinde bulunan malların ivazsız (karşılıksız) intikali, uyruğuna bakılmaksızın vergileme kapsamına alınmıştır. Örneğin, yabancı bir şahıstan yine yabancı bir şahsa Türkiye’de bulunan malın ivazsız intikali (karşılıksız) veraset ve intikal vergisine tabidir.

2- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNDE VERGİYİ DOĞURAN OLAY

Veraset ve intikal vergisi uygulamasında vergiyi doğuran olay, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde tanımı yapılan malların yukarıda belirtilen kişilere veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun ivazsız bir suretle intikal etmesidir.

Buna göre, vergiyi doğuran olay;

• Bir kişinin ölümü,

• Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre hukuken ölümüne karar verilmesi (gaiplik) veya,

• Bir kişiye hayatta iken yapılan bağışlamalar

ile meydana gelmektedir.

Bir kimsenin ölümü üzerine mirası (malları, hakları ve borçları), Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasçılarına geçer. Mirasçılık ya kanuna ya da murisin iradesine dayanır. Kanuna dayanan mirasçılığa “kanuni mirasçılık”, murisin iradesine dayanan mirasçılığa da “mansup mirasçılık” denir.

Gaiplik, bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde iken kaybolması veya yakınlarının bilgisi dışında uzun bir süre yok olması ve kendisinden haber alınamaması nedeniyle ölmüş olabileceği kanısıyla, yakınlarının başvurusu üzerine mahkeme tarafından öldüğüne karar verilmesidir.

Kanuni mirasçı olarak kişilerin gaiplik kararı almak üzere mahkemeye başvuruda bulunabilmeleri için olay tarihinden itibaren; ölüm tehlikesi içinde iken kaybolma halinde en az 1, uzun zamandır haber almamama halinde ise en az 5 yıl geçmiş olması gerekmektedir.

Haber Arası Reklam

Gaiplik kararı, gaipliğine karar verilenin öldüğü sanısına dayanmaktadır. Türk Medeni Kanununun 32-35 inci maddeleri gereğince gaiplik kararı verildiği takdirde, mirasçılar aynen gaibin ölümü gerçekleşmiş gibi mirasçı olurlar.

Ancak gaiplik kararından sonra mirasçılar, tereke mallan kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkması halinde hem gaibin kendisine hem de diğer hak sahiplerine iade edeceklerine dair teminat vermek zorundadırlar. Türk Medeni Kanunun 584 üncü maddesine göre bu teminatın süresi, gaiplik kararı ölüm tehlikesi içinde iken kaybolan birisi için verilmiş ise 5, kendisinden uzun bir süre haber alınamayan birisi için verilmiş ise 15 yıldır.

İvazsız bir şekilde intikal eden gayrimenkul ve hakların tesliminde tapuya tescil ile menkul mallar açısından ise fiziki (hukuken iktisap) tasarrufun geçmesi ile meydana gelir.

3- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNİN MÜKELLEFİ

Veraset ve intikal vergisinin mükellefi, veraset yoluyla veya ivazsız (karşılıksız) bir suretle mal intikal eden gerçek ve tüzel kişilerdir.

Gerçek kişiler insanlardır. Türk Medeni Kanununun 28 inci maddesine göre, kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.

Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.

Tüzel kişiler ise birden çok gerçek kişinin belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için emek ve sermayelerini birleştirmeleri ile oluşan ortaklıklardır. Tüzel kişilerin ancak ölüme bağlı tasarruflarla mirasçı olabilecekleri tabiidir.
Ayrıca, 5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunları ile gerçek ve tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazananlara ödenen ikramiyeler üzerinden kesilen vergilerin sorumlu durumunda olan kişi veya kurumlarca beyan edilmesi gerekmektedir.

Veraset ve intikal vergisinde mükellefiyet; beyanname verildiği takdirde, beyannamede gösterilen mallar için beyannamenin verildiği tarihte, verilen beyannamede gösterilmeyen mallar ile beyanname verilmeyen hallerde intikal eden malların idarece tespit olunduğu tarihte, terekenin yazımı, defter tutma veya resmi tasfiye hallerinde mahkemece bu işlemlerin tamamlandığı

tarihte başlar.

4- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNDE MUAFİYETLER

Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda muafiyet üç ana başlık altında toplanabilir:

• Kamusal muafiyetler

• Kamu yararı amacı güden teşekküllere sağlanan muafiyetler

• Diplomatik muafiyetler

Bu kapsamda;

• Kamu kuruluşları, emekli ve yardım sandıkları, sosyal sigorta kurumları, kamuya yararlı sayılan dernekler, siyasi partiler ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları kuruluşlardan kurumlar vergisine tabi olmayanlar,

• Yukarıda sayılanların dışında kalan tüzel kişilere ait olup kamu yararı için; ilim, araştırma, kültür, sanat, sağlık, eğitim, din, hayır, imar, spor gibi alanlarda faaliyette bulunmak amacıyla kurulan kuruluşlar,

• Yabancı devletlerin Türkiye’de bulunan elçi, maslahatgüzar ve konsolosları (fahri konsoloslar hariç) ile elçilik ve konsolosluklara mensup olan ve o devletin uyruğunda bulunan memurları ve Türkiye’de resmi bir göreve memur edilenler ve bu sayılanların aile bireyleri,

veraset ve intikal vergisinden muaftır.

5- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNDE İSTİSNALAR

Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinde yer alan istisnalar aşağıda belirtilmiştir:

-Veraset yoluyla intikal eden ev eşyası ile murise ait kişisel eşyalar ve aile hatırası olarak korunan tablo, kılıç, madalya gibi eşyalar,

-Veraset yoluyla intikal eden malların, evlatlıklar da dâhil olmak üzere çocuklar ve eşten her birine düşen miras paylarının (2018 yılı için) 202.154 TL’si, eşin yalnız başına mirasçı olması halinde ise kendisine isabet eden miras payının (2018 yılı için) 404.556 TL’si,

-Örf ve âdete göre verilmesi gelenek olmuş hediye, cihaz, yüzgörümlüğü ve drahomalar (gayrimenkuller hariç),

-Bütün sadakalar,

-İvazsız suretle intikallerin (2018 yılı için) 4.656 TL’si,

-Para ve mal üzerine düzenlenen yarışma ve çekilişler ile 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunda tanımlanan şans oyunlarında kazanılan ikramiyelerin (2018 yılı için) 4.656 TL’si,

-Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (a) ve (b) bentleri kapsamına giren kişilerin statüleri gereğince amaçları doğrultusunda usulüne uygun olarak yaptıkları yardımlar,

-Kamu idare ve müesseseleri ile 3569 sayılı Bankalar ve Devlet Müesseseleri Memurları Aylıklarının Tevhit ve Teadülü Hakkındaki Kanun’a tabi müesseseler ve kamu menfaatine yararlı derneklerden ve emekli ve yardım sandıklarından veya bu mahiyetteki kurumlardan;

• Dul ve yetimlere bağlanan aylıklar ile bu aylıklar dışında verilen emekli ikramiyeleri,

• Dul ve yetimlere verilen evlenme ikramiyeleri,

• Hizmet sürelerini doldurmamış bulunanların dul ve yetimlerine aylık yerine toptan yapılan ödemeler,

• Harp malulleri ile şehit yetimlerine tekel beyiyelerinden ödenen paralar,

-Savaşta veya görev gereği çıkan çatışmalarda, manevra ve eğitimlerde veya bunlarda aldığı yaralar sonucunda ölen subay, astsubay ve erlerin (jandarmalar dahil) ve yine görev sırasında ölen güvenlik mensuplarının çocukları ile eşlerine ve anne-babalarına intikal eden bütün malların değerleri toplamından, veraset yoluyla intikallerde eş ve çocuklara tanınan istisna tutarının bir katı,

-Borçlar Kanununun 242 nci (11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 292 nci maddesi) maddesine göre rücu koşulu ile yapılan bağışlarda, bağışlananın bağışlayandan önce ölümü halinde, bağışlayana rücu eden bağışlanmış mallar,

-Sağlar arasında ivazsız suretle meydana gelen intikaller hariç olmak üzere kuru mülkiyet halinde intikal eden mallar (kuru mülkiyet halinde kaldığı sürece),

-Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara kuruluşu için veya kurulduktan sonra tahsis olunan mallar,
-Plaka sınırlaması uygulanan illerde, Bakanlar Kurulu Kararı ile yetkili kılınan trafik komisyonlarınca ticari plaka satışından elde edilen paralardan ticari plaka sahiplerine dağıtılan paralar,

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının veraset ve intikal yoluyla devir ve iktisabına ilişkin işlemler,

-Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idareler bütçelerinden kamu iktisadi teşebbüslerine yapılacak iktisadi transferler ve yardımlar,

Tamamı İçin Tıklayınız

Devamı: Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi

Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi

Ölüm ve ivazsız intikal halinde mirasçıların ve intikal sahiplerinin vermeleri gereken Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamelerine ilişkin açıklamalar:

GİRİŞ

Mükellef odaklı hizmet anlayışının gereği olarak, ölüm halinde mirasçıların vergisel ödev ve yükümlülüklerini hatırlatmak için vatandaşları bilgilendirmek amacıyla hazırlanan bu rehberde, Miras Hukuku açısından mirasçıları ilgilendiren temel kavramlar ile Vergi Usul Kanunu, Veraset İntikal Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Özel Tüketim Vergisi Kanunu açısından mirasçıların hakları, ödevleri ve tabi oldukları diğer yükümlülüklere ilişkin açıklamalar yer almaktadır.

ÖLÜM HALİNDE MİRASÇILARIN YAPMASI GEREKEN İŞLEMLER

Mirasçıların miras paylarını gösteren ve veraset ve intikal vergisi beyannamesine eklenmesi gereken mirasçılık belgesi (veraset ilamı), sulh hukuk mahkemesinden veya noterlerden alınır.

Ölenden intikal eden mal varlığı için tarha yetkili vergi dairesine veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilir.

Mirasçıların mükellefiyetiyle ilgili ve özellik arz eden diğer işlemleri yerine getirilir.

VERASET YOLUYLA VEYA İVAZSIZ SURETLE İNTİKALİN

VERGİLENDİRİLMESİ

1- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNİN KONUSU

Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle ivazsız (karşılıksız) bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisinin konusuna girer.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahısların yabancı memleketlerde aynı yollardan mal edinmeleri de veraset ve intikal vergisine tabidir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilerin Türkiye sınırları dışında bulunan mallarının, veraset yoluyla veya ivazsız bir şekilde Türkiye’de ikametgahı olmayan yabancı şahıslara intikali bu verginin konusuna girmez, Türkiye’de ikamet eden yabancı bir şahsa intikali ise veraset ve intikal vergisinin konusuna girer.

Öte yandan, Türkiye sınırları içinde bulunan malların ivazsız (karşılıksız) intikali, uyruğuna bakılmaksızın vergileme kapsamına alınmıştır. Örneğin, yabancı bir şahıstan yine yabancı bir şahsa Türkiye’de bulunan malın ivazsız intikali (karşılıksız) veraset ve intikal vergisine tabidir.

2- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNDE VERGİYİ DOĞURAN OLAY

Veraset ve intikal vergisi uygulamasında vergiyi doğuran olay, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde tanımı yapılan malların yukarıda belirtilen kişilere veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun ivazsız bir suretle intikal etmesidir.

Buna göre, vergiyi doğuran olay;

• Bir kişinin ölümü,

• Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre hukuken ölümüne karar verilmesi (gaiplik) veya,

• Bir kişiye hayatta iken yapılan bağışlamalar

ile meydana gelmektedir.

Bir kimsenin ölümü üzerine mirası (malları, hakları ve borçları), Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasçılarına geçer. Mirasçılık ya kanuna ya da murisin iradesine dayanır. Kanuna dayanan mirasçılığa “kanuni mirasçılık”, murisin iradesine dayanan mirasçılığa da “mansup mirasçılık” denir.

Gaiplik, bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde iken kaybolması veya yakınlarının bilgisi dışında uzun bir süre yok olması ve kendisinden haber alınamaması nedeniyle ölmüş olabileceği kanısıyla, yakınlarının başvurusu üzerine mahkeme tarafından öldüğüne karar verilmesidir.

Kanuni mirasçı olarak kişilerin gaiplik kararı almak üzere mahkemeye başvuruda bulunabilmeleri için olay tarihinden itibaren; ölüm tehlikesi içinde iken kaybolma halinde en az 1, uzun zamandır haber almamama halinde ise en az 5 yıl geçmiş olması gerekmektedir.

Haber Arası Reklam

Gaiplik kararı, gaipliğine karar verilenin öldüğü sanısına dayanmaktadır. Türk Medeni Kanununun 32-35 inci maddeleri gereğince gaiplik kararı verildiği takdirde, mirasçılar aynen gaibin ölümü gerçekleşmiş gibi mirasçı olurlar.

Ancak gaiplik kararından sonra mirasçılar, tereke mallan kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkması halinde hem gaibin kendisine hem de diğer hak sahiplerine iade edeceklerine dair teminat vermek zorundadırlar. Türk Medeni Kanunun 584 üncü maddesine göre bu teminatın süresi, gaiplik kararı ölüm tehlikesi içinde iken kaybolan birisi için verilmiş ise 5, kendisinden uzun bir süre haber alınamayan birisi için verilmiş ise 15 yıldır.

İvazsız bir şekilde intikal eden gayrimenkul ve hakların tesliminde tapuya tescil ile menkul mallar açısından ise fiziki (hukuken iktisap) tasarrufun geçmesi ile meydana gelir.

3- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNİN MÜKELLEFİ

Veraset ve intikal vergisinin mükellefi, veraset yoluyla veya ivazsız (karşılıksız) bir suretle mal intikal eden gerçek ve tüzel kişilerdir.

Gerçek kişiler insanlardır. Türk Medeni Kanununun 28 inci maddesine göre, kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.

Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.

Tüzel kişiler ise birden çok gerçek kişinin belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için emek ve sermayelerini birleştirmeleri ile oluşan ortaklıklardır. Tüzel kişilerin ancak ölüme bağlı tasarruflarla mirasçı olabilecekleri tabiidir.
Ayrıca, 5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunları ile gerçek ve tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazananlara ödenen ikramiyeler üzerinden kesilen vergilerin sorumlu durumunda olan kişi veya kurumlarca beyan edilmesi gerekmektedir.

Veraset ve intikal vergisinde mükellefiyet; beyanname verildiği takdirde, beyannamede gösterilen mallar için beyannamenin verildiği tarihte, verilen beyannamede gösterilmeyen mallar ile beyanname verilmeyen hallerde intikal eden malların idarece tespit olunduğu tarihte, terekenin yazımı, defter tutma veya resmi tasfiye hallerinde mahkemece bu işlemlerin tamamlandığı

tarihte başlar.

4- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNDE MUAFİYETLER

Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda muafiyet üç ana başlık altında toplanabilir:

• Kamusal muafiyetler

• Kamu yararı amacı güden teşekküllere sağlanan muafiyetler

• Diplomatik muafiyetler

Bu kapsamda;

• Kamu kuruluşları, emekli ve yardım sandıkları, sosyal sigorta kurumları, kamuya yararlı sayılan dernekler, siyasi partiler ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları kuruluşlardan kurumlar vergisine tabi olmayanlar,

• Yukarıda sayılanların dışında kalan tüzel kişilere ait olup kamu yararı için; ilim, araştırma, kültür, sanat, sağlık, eğitim, din, hayır, imar, spor gibi alanlarda faaliyette bulunmak amacıyla kurulan kuruluşlar,

• Yabancı devletlerin Türkiye’de bulunan elçi, maslahatgüzar ve konsolosları (fahri konsoloslar hariç) ile elçilik ve konsolosluklara mensup olan ve o devletin uyruğunda bulunan memurları ve Türkiye’de resmi bir göreve memur edilenler ve bu sayılanların aile bireyleri,

veraset ve intikal vergisinden muaftır.

5- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİNDE İSTİSNALAR

Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinde yer alan istisnalar aşağıda belirtilmiştir:

-Veraset yoluyla intikal eden ev eşyası ile murise ait kişisel eşyalar ve aile hatırası olarak korunan tablo, kılıç, madalya gibi eşyalar,

-Veraset yoluyla intikal eden malların, evlatlıklar da dâhil olmak üzere çocuklar ve eşten her birine düşen miras paylarının (2018 yılı için) 202.154 TL’si, eşin yalnız başına mirasçı olması halinde ise kendisine isabet eden miras payının (2018 yılı için) 404.556 TL’si,

-Örf ve âdete göre verilmesi gelenek olmuş hediye, cihaz, yüzgörümlüğü ve drahomalar (gayrimenkuller hariç),

-Bütün sadakalar,

-İvazsız suretle intikallerin (2018 yılı için) 4.656 TL’si,

-Para ve mal üzerine düzenlenen yarışma ve çekilişler ile 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunda tanımlanan şans oyunlarında kazanılan ikramiyelerin (2018 yılı için) 4.656 TL’si,

-Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (a) ve (b) bentleri kapsamına giren kişilerin statüleri gereğince amaçları doğrultusunda usulüne uygun olarak yaptıkları yardımlar,

-Kamu idare ve müesseseleri ile 3569 sayılı Bankalar ve Devlet Müesseseleri Memurları Aylıklarının Tevhit ve Teadülü Hakkındaki Kanun’a tabi müesseseler ve kamu menfaatine yararlı derneklerden ve emekli ve yardım sandıklarından veya bu mahiyetteki kurumlardan;

• Dul ve yetimlere bağlanan aylıklar ile bu aylıklar dışında verilen emekli ikramiyeleri,

• Dul ve yetimlere verilen evlenme ikramiyeleri,

• Hizmet sürelerini doldurmamış bulunanların dul ve yetimlerine aylık yerine toptan yapılan ödemeler,

• Harp malulleri ile şehit yetimlerine tekel beyiyelerinden ödenen paralar,

-Savaşta veya görev gereği çıkan çatışmalarda, manevra ve eğitimlerde veya bunlarda aldığı yaralar sonucunda ölen subay, astsubay ve erlerin (jandarmalar dahil) ve yine görev sırasında ölen güvenlik mensuplarının çocukları ile eşlerine ve anne-babalarına intikal eden bütün malların değerleri toplamından, veraset yoluyla intikallerde eş ve çocuklara tanınan istisna tutarının bir katı,

-Borçlar Kanununun 242 nci (11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 292 nci maddesi) maddesine göre rücu koşulu ile yapılan bağışlarda, bağışlananın bağışlayandan önce ölümü halinde, bağışlayana rücu eden bağışlanmış mallar,

-Sağlar arasında ivazsız suretle meydana gelen intikaller hariç olmak üzere kuru mülkiyet halinde intikal eden mallar (kuru mülkiyet halinde kaldığı sürece),

-Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara kuruluşu için veya kurulduktan sonra tahsis olunan mallar,
-Plaka sınırlaması uygulanan illerde, Bakanlar Kurulu Kararı ile yetkili kılınan trafik komisyonlarınca ticari plaka satışından elde edilen paralardan ticari plaka sahiplerine dağıtılan paralar,

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının veraset ve intikal yoluyla devir ve iktisabına ilişkin işlemler,

-Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idareler bütçelerinden kamu iktisadi teşebbüslerine yapılacak iktisadi transferler ve yardımlar,

Tamamı İçin Tıklayınız

Devamı: Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

2019 GVK Geçici 67 nci Madde Rehberi

2019 GVK Geçici 67 nci Madde Rehberi

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci Maddesinde Yer Alan Tevkifat Oranları Hakkında Karar (Karar Sayısı: 1015) 01 Mayıs 2019

GİRİŞ

  1. Tevkifata Tabi Gelirler
  2. Tevkifata Tabi Olmayan Gelirler
  3. Gelirleri Üzerinden Tevkifat Yapılacaklar
  4. Alım-Satım İşlemlerinde Tevkifat Matrahı
  5. Aynı Menkul Kıymetten Değişik Tarihlerde Alımlar Yapıldıktan Sonra Elden Çıkarılması Halinde Alış Bedeli
  6. Dövize, Altına veya Başka Bir Değere Endeksli Menkul Kıymetlere İlişkin İşlemlerde Tevkifat Matrahı
  7. Yabancı Para Cinsinden İhraç Edilen Menkul Kıymetlere İlişkin İşlemlerde Tevkifat Matrahı
  8. Alım-Satım İşlemlerinin Bir Kısmının Zararla Sonuçlanması Halinde Tevkifat Matrahı
  9. Aynı Tür Menkul Kıymet ve Diğer Sermaye Piyasası Araçları
  10. Menkul Kıymet veya Diğer Sermaye Piyasası Aracının İtfası Halinde Tevkifat Matrahı
  11. Dönemsel Getirilerde Tevkifat Matrahı
  12. Ödünç İşlemlerinde Tevkifat Matrahı
  13. Hisse Senedi Kazançları
  14. Devlet Tahvili ve Hazine Bonoları Faiz Gelirleri ve Alım-Satım Kazançları
  15. Özel Sektör Tahvil Gelirleri (Faiz Gelirleri ve Alım-Satım Kazançları)
  16. Mevduat Faizleri
  17. Repo Gelirleri
  18. Özel Finans Kurumlarından Elde Edilen Gelirler
  19. Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerinden Elde Edilen Gelirler
  20. Menkul Kıymetler Yatırım Fonları ile Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklıklarından Elde Edilen Gelirler
  21. Geçici 67 nci Madde Kapsamındaki Kazançların Ticari Faaliyet Kapsamında Elde Edilmesi
  22. Dar Mükellef Gerçek Kişilerin Geçici 67 nci Madde Kapsamında Yapacakları İşlemler
  23. İhtiyari Beyan Nedir, Nereye, Nasıl ve Ne Zaman Yapılacaktır?
  24. V.K. Geçici 67 nci Madde Uygulamasının Beyanına İlişkin Örnekler

VERGİNİZİ ÖDEYEBİLECEĞİNİZ ANLAŞMALI BANKALAR

GİRİŞ

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 5281 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle eklenen geçici 67 nci maddede, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel finans kurumlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.

Söz konusu düzenleme 1/1/2006-31/12/2020 tarihleri arasında uygulanacaktır.

Bu Rehber, finansal araçlara yatırım yapan gerçek kişi yatırımcıları bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, Rehberde geçici 67 nci maddeyle getirilen düzenlemeyle bu maddede 5527, 5615, 6009, 6111, 6322 ve 6655 sayılı Kanunlar ve 22/7/2006 tarihli ve 2006/10731 sayılı, 27/10/2008 tarihli ve 2008/14272 sayılı, 12/1/2009 tarihli ve 2009/14580 sayılı, 27/9/2010 tarihli ve 2010/926 sayılı ve 20/12/2010 tarihli ve 2010/1182 sayılı, 26/4/2011 tarihli ve 2011/1854 sayılı, 27/4/2012 tarihli ve 2012/3141 sayılı, 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı, 22/9/2017 tarihli ve 2017/10840 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ve 30/8/2018 tarihli ve 53 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan düzenlemeleri de içeren açıklamalara yer verilmiştir.

1. TEVKİFATA TABİ GELİRLER

  • Hisse senedi alım-satım kazançları,
  • Devlet tahvili ve Hazine bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
  • Özel sektör tahvil ve bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
  • Mevduat faizleri,
  • Repo gelirleri,
  • Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları,
  • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen gelirler,
  • Menkul kıymet ve vadeli işlem ve opsiyon piyasalarında işlem gören diğer menkul kıymetlerin gelirleri,
  • Hazine veya diğer kamu tüzel kişiliklerince çıkarılan menkul kıymetlerin faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
  • Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler,
  • Aracı kuruluş varantlarından elde edilen gelirler,
  • Altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen kazançlar,

tevkifata tabi olacaktır.

2. TEVKİFATA TABİ OLMAYAN GELİRLER

  • Hisse senedi kar payları,
  • Hazine (Eurobond) ve 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerin alım-satımı, itfası sırasında elde edilen getirileri ve bunların dönemsel getirilerinin tahsili,
  • Tam mükellef kurumlara ait olup, Borsa İstanbul’da işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler,
  • Sürekli olarak portföyünün en az %51’i Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler,
  • Tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerden elde edilen faiz gelirleri,
  • Tam mükellef varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler,

tevkifat kapsamında olmayacaktır.

ad

3. GELİRLERİ ÜZERİNDEN TEVKİFAT YAPILACAKLAR

Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

Vergi mükellefiyeti olmayan ya da vergiden muaf olanların elde ettiği gelirler de tevkifata tabi olacaktır.

4. ALIM-SATIM İŞLEMLERİNDE TEVKİFAT MATRAHI

Alım-satım işlemlerinde tevkifat matrahı, alış bedeli ile satış bedeli arasındaki tutar olacaktır. Alış ve satış işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır. Bu giderler dışında başkaca bir giderin tevkifat matrahının tespitinde indirim konusu yapılması söz konusu değildir.

5. AYNI MENKUL KIYMETTEN DEĞİŞİK TARİHLERDE ALIMLAR YAPILDIKTAN SONRA ELDEN ÇIKARILMASI HALİNDE ALIŞ BEDELİ

Aynı menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracından değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra bunların bir kısmının elden çıkarılması durumunda ilk giren ilk çıkar yöntemi kullanılmak suretiyle tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak alış bedeli belirlenecektir. Aynı gün içinde yapılan alım-satım işlemlerinde ağırlıklı ortalama fiyat bilgisi dikkate alınabilecek ancak tevkifat matrahı ilk giren ilk çıkar yöntemine göre belirlenecektir.

Bir menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının alımından önce elden çıkarılması halinde, elden çıkarılma tarihinden sonra yapılan ilk alım işlemi esas alınarak üzerinden tevkifat yapılacak tutar tespit edilecektir.

6. DÖVİZE, ALTINA VEYA BAŞKA BİR DEĞERE ENDEKSLİ MENKUL KIYMETLERE İLİŞKİN İŞLEMLERDE TEVKİFAT MATRAHI

Dövize,  altına  veya  başka  bir  değere  endeksli menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına ilişkin işlemlerde, tevkifat matrahının tespitinde alış ve satış bedeli olarak işlem tarihindeki Türk Lirası karşılıkları esas alınacaktır.

7. YABANCI PARA CİNSİNDEN İHRAÇ EDİLEN MENKUL KIYMETLERE İLİŞKİN İŞLEMLERDE TEVKİFAT MATRAHI

Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının yabancı bir para cinsinden ihraç edilmiş olması halinde, tevkifat matrahının tespitinde kur farkı dikkate alınmayacaktır.

Kur olarak işlem anında kullanılan kur, böyle bir kurun bulunmadığı hallerde ise Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınacaktır.

8. ALIM-SATIM İŞLEMLERİNİN BİR KISMININ ZARARLA SONUÇLANMASI HALİNDE TEVKİFAT MATRAHI

Alım-satıma konu menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının aynı türden olması kaydıyla, üç aylık dönem içerisinde yapılan işlemlerin bir kısmının zarar bir kısmının kar ile sonuçlanması halinde zararlar karlardan mahsup edilmek suretiyle tevkifat matrahı tespit edilecektir. Üç aylık dönem sonucunun zarar olması halinde bu zarar izleyen üç aylık döneme takvim yılı aşılmamak kaydıyla devredilecektir.

Takvim yılının son üç aylık döneminde oluşan zarar tutarının izleyen takvim yılına aktarılması mümkün olmayacaktır.

9. AYNI TÜR MENKUL KIYMET VE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI

Aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının değerlendirilmesinde aşağıdaki sınıflandırma esas alınacaktır.

I) Sabit getirili menkul kıymetler

II) Değişken getirili menkul kıymetler

III) Diğer menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları

IV) Yatırım fonları katılma belgeleri ve yatırım ortaklıkları hisse senetleri

Menkul kıymetlerle yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sınıflandırma, işlemle ilişkilendirilen menkul kıymetin dahil olduğu gruba göre yapılacaktır. Menkul kıymete bağlı olmaksızın yapılan işlemler ise III. gruptaki diğer menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları kapsamında değerlendirilecektir. Ayrıca, hisse senedine veya hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senedi ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak ihraç edilen aracı kuruluş varantları ile hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinin de hisse senetleri ile aynı sınıfta değerlendirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, hisse senedi ve hisse senedi endeksleri dışında bir dayanak varlığa bağlı varantlar söz konusu gruplandırmada III. sınıf kapsamında değerlendirilecektir.

10. MENKUL KIYMET VEYA DİĞER SERMAYE PİYASASI ARACININ İTFASI HALİNDE TEVKİFAT MATRAHI

Bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının itfası halinde, tevkifat matrahı alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark olacaktır.

Alış veya itfa işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır.

11. DÖNEMSEL GETİRİLERDE TEVKİFAT MATRAHI

Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının, herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan dönemsel getirilerinde, tevkifat matrahı dönemsel getiri tutarı olacaktır. Bu işlem sırasında varsa ödenen komisyon ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır.

12. ÖDÜNÇ İŞLEMLERİNDE TEVKİFAT MATRAHI

Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemine konu olması halinde ödünç verenin ödünç işleminin karşılığı olarak aldığı bedel üzerinden tevkifat yapılacaktır. Bu işlem sırasında varsa ödenen komisyon ve banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır.

Finansal araçlara yatırım yapan tam ve dar mükellef gerçek kişilerin elde ettikleri gelirlerin nasıl vergilendirileceğine ilişkin açıklamalar başlıklar halinde aşağıda yer almaktadır.

13. HİSSE SENEDİ KAZANÇLARI

Kar Paylarının Vergilendirilmesi

Hisse senedi kar payları geçici 67 nci madde kapsamı dışında olduğundan tevkifata tabi değildir. Gelir Vergisi Kanununun 22 nci maddesi hükmü uyarınca tam mükellef kurumlardan, elde edilen kar payının yarısı gelir vergisinden istisna olup, kalan tutar aynı Kanunun 86 ncı maddesinde belirtilen beyan haddini aşması halinde (2018 yılı için 34.000 TL) mükellef tarafından beyan edilecektir. Beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan gelir vergisinden kar payı ödemesi esnasında yapılan %15 oranındaki tevkifatın tamamı mahsup edilecektir.

Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi

Hisse senetleri alım-satım kazançları geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi olup, 27/4/2012 tarihli ve 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar tarafından geçici 67 nci madde kapsamında hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, Borsa İstanbul’da işlem gören aracı kuruluş varantları dahil olmak üzere hisse senetleri (menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç) ve hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinden elde edilen kazançlar için uygulanacak tevkifat oranı %0 olarak tespit edilmiştir.

Ayrıca, tam mükellef kurumlara ait olup, Borsa İstanbul’da işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler tevkifata tabi olmayacağı gibi bu gelirler için Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesi de uygulanmayacağından değer artış kazancı olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi de söz konusu değildir.

  • 1/1/2006 Tarihinden İtibaren İktisap Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden itibaren iktisap edilen hisse senetlerinin alım-satım kazançları geçici 67 nci madde hükümleri çerçevesinde tevkifata tabidir.

Gerçek kişilerin tevkifata tabi hisse senedi alım-satım kazançlarına uygulanan tevkifat oranı, 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca tüm tam ve dar mükellef gerçek kişiler için %0 olarak belirlenmiştir. Söz konusu gelirler için yıllık veya münferit beyanname verilmeyecektir.

  • 1/1/2006 Tarihinden Önce İktisap Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden önce iktisap edilen hisse senetleri alım-satım kazançları için geçici 67 nci madde kapsamında tevkifat yapılması söz konusu değildir. Bu gelirler 31/12/2005 tarihinde geçerli olan mevzuat hükümlerine göre vergilendirilecek olup, maliyet bedeli endekslemesi ve istisna uygulamasından sonra kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecektir.

14. DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOLARI FAİZ GELİRLERİ VE ALIM-SATIM KAZANÇLARI

Devlet tahvili ve Hazine bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabidir.

Ancak, yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden (Eurobond) elde edilen faiz gelirleri ve alım-satım kazançları ihraç tarihi ne olursa olsun geçici 67 nci madde kapsamında tevkifat uygulaması dışında olduğundan, Eurobond faiz gelirleri, 2018 yılına ilişkin beyan haddi olan 34.000 TL’nin aşılması halinde mükellef tarafından beyan edilecektir. Alım-satım kazancında ise maliyet bedeli endekslemesi sonucu kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecektir.

Dar mükellefiyete tabi olanların ise, Eurobondlardan elde ettikleri gelirler için beyanname vermeleri söz konusu değildir.

  • 1/1/2006 Tarihinden İtibaren İhraç Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden itibaren ihraç edilecek olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilecek olan faiz gelirleri ile bunların alım-satım kazançları üzerinden yapılmakta olan %15’lik tevkifat oranı, 27/9/2010 tarihli ve 2010/926 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 1/10/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tam ve dar mükellef gerçek kişiler için %10 olarak belirlenmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca ihraç edilen altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen kazançlar ise 22/9/2017 tarihli ve 2017/10840 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereği %0 oranında tevkifata tabidir.

Nihai olarak tevkifat yoluyla vergilenen bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.

  • 1/1/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine bonosu faiz gelirleri ile alım-satım kazançları geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi olmayacaktır.

Bu gelirlerin vergilendirilmesi 31/12/2005 tarihinde geçerli olan mevzuat hükümlerine göre yapılacaktır. Dolayısıyla, söz konusu tahvil ve bonoların ihraç tarihi ile Türk Lirası cinsinden ihraç edilip edilmediğine bağlı olarak indirim oranı uygulanacaktır. Alım-satım kazançları için ise maliyet bedeli endekslemesi ve istisna uygulamasından sonra kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecektir.

15. ÖZEL SEKTÖR TAHVİL GELİRLERİ (FAİZ GELİRLERİ VE ALIM-SATIM KAZANÇLARI)

Özel sektör tahviline ilişkin faiz gelirleriyle alım-satım kazançları geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabidir.

  • 1/1/2006 Tarihinden İtibaren İhraç Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden itibaren yurt içinde ihraç edilen özel sektör tahvil/bono faiz gelirleri ve alım-satım kazançları aynı durumdaki Devlet tahvili/Hazine bonosu gelirleri gibi geçici 67 nci madde kapsamında nihai olarak tevkifat yoluyla vergilendirilmektedir.

  • 1/1/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen özel sektör tahvil/bono faiz gelirleri ve alım-satım kazançları aynı durumdaki Devlet tahvili/Hazine bonosu gelirleri gibi beyan yoluyla vergilendirilmektedir.

Ancak, tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahviller ise, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratları arasında tanımlanmış olmakla birlikte bahse konu tahviller geçici 67 nci madde kapsamına giren menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı sayılmadığından, geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi değillerdir.

Bu çerçevede, tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerden elde edilen faiz gelirleri üzerinden, 2011/1854 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 2009/14592 sayılı Kararnamede yer alan vade ve oranlar (%0, %3, %7 ve %10) dikkate alınmak suretiyle Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkifat yapılacaktır.

16. MEVDUAT FAİZLERİ

1/1/2013 tarihli ve 28515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yapılmış olan düzenlemeler çerçevesinde; döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler vadelere göre %18, %15 ve %13 oranlarında; mevduat faizleri de vadelere göre %15, %12 ve %10 oranlarında tevkifata tabi olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Söz konusu tevkifat oranları, 30/8/2018 tarihli ve 53 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31/8/2018 tarihinden itibaren 3 ay süreyle sınırlı olarak, vadesiz ve özel cari hesaplara ve söz konusu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara uygulanmak üzere döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler için vadelere göre %20, %16 ve %13; mevduat faizleri için de vadelere göre %5, %3 ve %0 olarak yeniden belirlenmiş olup, anılan düzenleme kapsamında 30/11/2018 tarihinden sonra açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplardan elde edilen gelirler için 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı BKK uyarınca belirlenen tevkifat oranlarının uygulamasına devam olunacaktır.

Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

17. REPO GELİRLERİ

Repo işlemlerinden 2018 takvim yılında elde edilen gelirler %15 oranında tevkifata tabi olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir. Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

18. ÖZEL FİNANS KURUMLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLER

2018 takvim yılında elde edilen faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları %15 oranında; 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yapılmış olan düzenlemeler çerçevesinde katılım bankalarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar payları vadelere göre %18, %15 ve %13 oranlarında; katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları da yine vadelere göre %15, %12 ve %10 oranlarında tevkifata tabi olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Söz konusu tevkifat oranları, 30/8/2018 tarihli ve 53 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31/8/2018 tarihinden itibaren 3 ay süreyle sınırlı olarak, vadesiz ve özel cari hesaplara ve söz konusu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara uygulanmak üzere katılım bankalarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar payları için vadelere göre %20, %16 ve %13; katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları için de vadelere göre %5, %3 ve %0 olarak yeniden belirlenmiş olup, anılan düzenleme kapsamında 30/11/2018 tarihinden sonra açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplardan elde edilen gelirler için 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı BKK uyarınca belirlenen tevkifat oranlarının uygulamasına devam olunacaktır.

Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

19. VADELİ İŞLEM VE OPSİYON SÖZLEŞMELERİNDEN ELDE EDİLEN GELİRLER

Geçici 67 nci maddenin (13) numaralı fıkrasına göre, bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ekonomik veya finansal göstergeye dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri geçici 67 nci madde uygulamasında diğer sermaye piyasası aracı addolunacaktır.

Dolayısıyla, bankalar veya aracı kurumlar, bu nitelikte bir işlem yapmaları halinde; vadeli işlem veya opsiyon sözleşmesinin hükmünden yararlanıldığı anda, sözleşmeye baz alınan kıymetin piyasa fiyatına göre oluşan değeri ile işlem fiyatına göre oluşan değeri arasındaki fark üzerinden sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla tevkifat yapacaklardır.

2010/926 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2006/10731 sayılı Kararnamede yapılan değişiklik ile hisse senedi ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan sözleşmelerden elde edilen gelirler üzerinden %0 oranında, hisse senedi ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılanlar dışında kalan sözleşmelerden elde edilen gelirler üzerinden ise %10 oranında tevkifat yapılmaktadır.

Söz konusu tevkifat oranları hem dar hem de tam mükellef gerçek kişiler için geçerlidir.

20. MENKUL KIYMETLER YATIRIM FONLARI İLE MENKUL KIYMETLER YATIRIM ORTAKLIKLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLER

Menkul kıymetler yatırım fonlarının ilgili olduğu fona iadesi ve menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri alım-satımından elde edilen gelirler üzerinden bankalar ve aracı kurumlarca %10 oranında tevkifat yapılmakta olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinin elden çıkarılmasından doğan gelirler ise 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereği geçici 67 inci madde kapsamında hisse senetlerinin tabi olduğu vergileme esaslarına tabi olduğundan, bu gelirler üzerinden %0 oranda tevkifat yapılacak ve mükelleflerce bu gelirler için de beyanname verilmeyecektir.

Sürekli olarak portföyünün en az %51’i Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler ise tevkifat kapsamında değildir. Bir yıllık sürenin hesaplanmasında, katılma belgesinin iktisap tarihinin esas alınması gerekmektedir.

21. GEÇİCİ 67 NCİ MADDE KAPSAMINDAKİ KAZANÇLARIN TİCARİ FAALİYET KAPSAMINDA ELDE EDİLMESİ

Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan gelirlerin ticari faaliyet kapsamında elde edilmesi durumunda bu gelirler ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirileceğinden ticari kazançlarla ilgili olarak verilen beyannameye dahil edilecektir.

Beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan gelir vergisinden geçici 67 nci madde hükmü çerçevesinde tevkif edilen vergiler mahsup edilecektir. Mahsup sonrası kalan bir tutarın bulunması halinde bu tutar genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir.

22. DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİLERİN GEÇİCİ 67 NCİ MADDE KAPSAMINDA YAPACAKLARI İŞLEMLER

Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler vergi mevzuatımızda dar mükellef olarak kabul edilmekte olup, sadece Türkiye içinde elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilmektedirler.

Dar mükelleflerin 2018 takvim yılı içinde geçici 67 nci madde kapsamında elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi bu rehberin ilgili bölümlerinde açıklandığı şekilde yapılacaktır.

Dar mükellef kişilerin, geçici 67 nci madde kapsamında Türkiye’deki finansal araçlara kendileri veya yurt dışındaki portföy yönetim şirketleri vasıtasıyla yatırım yapabilmeleri ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları hükümlerinden yararlanabilmeleri için vergi kimlik numarası almaları gerekmektedir.

Vergi kimlik numarası alınabilmesi için dar mükellef gerçek kişilerin pasaportlarının noter onaylı bir örneği ya da vergi dairesi yetkililerince onaylanmak üzere, aslı ve fotokopisini, dar mükellef kurumların ise kendi ülkelerinde geçerli kuruluş belgesinin Türkiye’nin o ülkede bulunan temsilciliğince onaylı Türkçe bir örneğini veya yabancı dilde onaylı kuruluş belgesinin tercüme bürolarınca tercüme edilmiş Türkçe bir örneğini ilgili vergi dairesine ibraz etmeleri gerekmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları için nüfus cüzdanının ibrazı yeterli olacaktır.

Ayrıca, bankalar ve aracı kurumlar ile saklamacı kuruluşlar kendilerine işlem yapmak için müracaat eden ancak vergi kimlik numarası ibraz edemeyen yabancı müşterileri için, 7/11/2003 tarihli ve 48244 sayılı Genel Yazımız ekinde bulunan “Yabancılar İçin Vergi Kimlik Numarası Talep Formu”nu doldurmak suretiyle toplu olarak vergi kimlik numarası alabileceklerdir.

Bankalar ve aracı kurumların bu şekilde toplu olarak vergi kimlik numarası alabilmeleri için, dar mükellef gerçek kişi ve kurumlarca vergi dairesine sunulması gereken bu belgeleri, “Yabancılar İçin Vergi Kimlik Numarası Talep Formu”na ekleyerek İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Boğaziçi Vergi Dairesi Müdürlüğüne göndermeleri gerekmektedir.

Geçici 67 nci madde kapsamında Türkiye’deki finansal araçlara şahsi olarak veya yurt dışındaki portföy yönetim şirketleri vasıtasıyla yatırım yapan dar mükellef gerçek kişilerin, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili ülkenin yetkili makamları tarafından düzenlenerek imzalanmış mukimlik belgesinin aslının ve tercüme edilmiş örneğinin, banka ve aracı kurumlar vasıtasıyla veya doğrudan ilgili vergi dairesine (Boğaziçi Vergi Dairesi) ibraz edilmesi gerekmektedir.

23.İHTİYARİ BEYAN NEDİR, NEREYE, NASIL ve NE ZAMAN YAPILACAKTIR?

Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için dar mükellefler de dahil olmak üzere takvim yılı itibarıyla yıllık beyanname verilebilecektir.

Bu gelirlerin beyanı 269 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ekinde yer alan “Gelir Vergisi Kanununun geçici 67/11 inci Maddesine Göre İhtiyari Beyanda Bulunan Mükellefler İçin” düzenlenen yıllık gelir vergisi beyannamesiyle, izleyen yılın Mart ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar yapılacaktır.

Geçici 67 nci madde kapsamında tevkif edilen vergilerin mahsup ve iadesine imkan sağlayan bu beyan ihtiyari bir beyan olup, bu imkandan yararlanılabilmesi için ihtiyari beyanın kanuni süresinde yapılması gerekmektedir. Süresi geçtikten sonra yapılan ihtiyari beyanlara dayanılarak işlem yapılması mümkün değildir.

İhtiyari beyan, tam mükelleflerce ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesine, öteden beri mükellef olanlar için ise bağlı oldukları vergi dairesine yapılacaktır.

Dar mükellefler ise ihtiyari beyanlarını İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Boğaziçi Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapacaklardır.

Söz konusu beyan sadece menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının alım-satımına ilişkin olarak yapılacak olup, faiz ve itfa gelirlerinin beyanı söz konusu değildir. Alım-satım işlemlerine ilişkin olarak beyan edilecek kazançlara uygulanacak oran, 2017/10840 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, Borsa İstanbul’da işlem gören aracı kuruluş varantları dahil olmak üzere hisse senetleri (menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç) ve hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinden elde edilen kazançlar ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca ihraç edilen altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen kazançlar için %0, diğer kazançlar için %10 olarak tespit edilmiştir.

Beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergiler mahsup edilecektir. Mahsup ve mahsup sonrası kalan tutarın iade işlemleri 252 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki açıklamalara göre yapılacaktır.

Mahsup ve iadenin yapılabilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin beyannameye dahil edilen kazançlara ilişkin olması şarttır.

Alım satım işlemlerine ilişkin olarak yapılacak ihtiyari beyanda, aynı türden menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin olması şartıyla yıl içinde oluşan zararların tamamı mahsup edilebilecektir. Aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile ilgili olarak bu Rehberde yer alan “AYNI TÜR MENKUL KIYMET VE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI” başlığı altında yer alan sınıflandırma esas alınacaktır.

Konuyla ilgili detaylı açıklamalar 269 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer almaktadır.

24. G.V.K. GEÇİCİ 67 NCİ MADDE UYGULAMASININ BEYANINA İLİŞKİN ÖRNEKLER

Örnek: Mükellef (A)’nın 2018 takvim yılında (X) Bankası aracılığıyla yapmış olduğu menkul kıymet alım-satımına ilişkin bilgiler ile ihtiyari beyana ilişkin hesaplamalar aşağıda gösterilmiştir.

Tarih Menkul Kıymet Türü Kar/ Zarar Tevkifat Matrahı Tevkifat Oranı % Vergi
Şubat 2018 Hisse senedi 5.000 5.000 0
Mart 2018 Tahvil 10.000 10.000 10 1.000
Döviz forward 1.000 1.000 10 100
Nisan 2018 Hisse senedi 3.000 3.000 0
Mayıs 2018 Tahvil 5.000 5.000 10 500
Döviz forward 1.000 1.000 10 100
Ağustos 2018 Hisse senedi varantı -1.500 0
Eylül 2018 Hisse senedi 4.000 4.000 0 0
Döviz varantı -2.600 10
Ekim 2018 Yatırım fonu katılma belgesi 2.800 2.800 10 280
Kasım 2018 Tahvil -1.000 10
Hisse senedi varantı -500 0
Aralık 2018 Yatırım fonu katılma belgesi -1.000 10
Hisse senedi yoğun fon katılma belgesi 3.000 0

Beyan edilen gelirler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

MENKUL KIYMET TÜRÜ Beyan Edilen Gelir (TL) Kar/ Zarar (TL) Tevkifat Oranı (%) Hesaplanan Vergi

(TL)

Yıl İçinde Tevkif Edilen Vergi (TL)

İade Tutarı (TL)

Sabit getirili menkul kıymetler (Tahvil) 14.000 14.000 10 1.400 1.500 100
Değişken getirili menkul kıymetler (Hisse senedi) 13.000 13.000 0 0 0
Diğer menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları -600 10 200 200
Yatırım fonu katılma belgeleri ve yatırım ortaklığı hisse senetleri 1.800 1.800 10 180 280 100

Bu hesaplamalara göre mükellef (A)’nın ihtiyari beyannameyi (Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi) aşağıdaki şekilde doldurması gerekmektedir.

TABLO–2

ALIM-SATIM KAZANÇLARINA İLİŞKİN BİLDİRİM

MENKUL KIYMET TÜRÜ Kar

(TL)

Zarar

(TL)

Tevkif Edilen

Vergi

(TL)

19- Sabit Getirili Menkul

Kıymetler

14.000 1.500
20- Değişken Getirili Menkul

Kıymetler

13.000
21-Diğer Menkul Kıymetler ve Diğer Sermaye Piyasası Araçları -600 200
22-Yatırım Fonları Katılma

Belgeleri ve Yatırım Ortaklıkları

Hisse Senetleri

1.800 280
23-
24-Toplam (a) 28.800 (b) -600 (c) 1.980

VERGİ BİLDİRİMİ TABLO-3

(TL)

25-Vergiye Tabi Gelir (24a) 28.800
26-Hesaplanan Gelir Vergisi 1.580
27-Yıl İçinde Tevkif Edilen Vergiler (24c) 1.980
28-Ödenmesi Gereken Gelir Vergisi (26-27)
29-İadesi Gereken Gelir Vergisi (27-26) 400
30-Damga Vergisi 72,70

Mükellef (A)’nın 2018 takvim yılına ilişkin işlemleriyle ilgili olarak 400 TL’lik iade hakkı bulunmakta olup, fazla kesilen bu verginin mahsup ve iadesi ancak ihtiyari beyannamenin süresinde (25 Mart 2019 tarihi mesai bitimine kadar) verilmesi durumunda mümkün bulunmaktadır.

Bu Rehberde, geçici 67 nci madde uygulaması ile ilgili olarak gerçek kişilere yönelik açıklamalara yer verilmiş olup, kurumlara ilişkin açıklamalar yer almamaktadır.

1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvili/Hazine bonosu faiz gelirleri ile 1/1/2006 tarihinden önce iktisap edilen menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirlerinin vergilendirilmesine yönelik ayrıntılı açıklamalar 2019 yılında yayınlanan “Menkul Sermaye İradı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi  Rehberi” nde ayrıca yer almaktadır.

VERGİNİZİ ÖDEYEBİLECEĞİNİZ ANLAŞMALI BANKALAR

VERGİ TAHSİL YETKİSİ VERİLEN BANKALAR

BANKA ŞUBESİ
NAKİT/  HESAP

www.gib.gov.tr
Sanal POS üzerinden

BANKA KARTI (DEBİT) (*)

KREDİ
KARTI (*)

 HESAPTAN (*)

1

AKBANK T.A.Ş.

2

AKTİF YATIRIM BANKASI A.Ş.

3

ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

4

ALTERNATİFBANK A.Ş.

5

ANADOLUBANK A.Ş.

6

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş.

7

CITIBANK A.Ş.

8

DENİZBANK A.Ş.

9

BURGAN BANK A.Ş.

10

FİBABANKA A.Ş.

11

FİNANSBANK A.Ş.

12

HSBC BANK A.Ş.

13

ICBC TURKEY BANK A.Ş.

14

ING BANK A.Ş.

15

KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

16

ODEA BANK A.Ş.

17

ŞEKERBANK T.A.Ş.

18

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.

19

TURKISHBANK A.Ş.

20

TURKLAND BANK A.Ş.

21

TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş.

22

TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş.

23

TÜRKİYE GARANTİ BANKASI A.Ş.

24

TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.

25

TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.

26

TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O.

27

VAKIF KATILIM BANKASI A.Ş.

28

YAPI VE KREDİ BANKASI A.Ş.

29

ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş.

30

POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI A.Ş.  (PTT)

Banka Şubesi (Nakit/Hesap); vergi dairesi müdürlüklerince takip ve tahsilatı yapılmakta olan tüm alacaklar tahsil edilmektedir.

(*) Başkanlığımız internet sitesi üzerinden anlaşmalı bankaların;

Kredi kartlarıyla; gelir vergisi (gayrimenkul/menkul sermaye iradı, ücret, diğer kazanç ve iratlardan kaynaklı gelir vergisi),  motorlu taşıtlar vergisi, trafik idari para cezası, Karayolları Taşıma Kanunu idari para cezası, geçiş ücreti ve idari para cezası, diğer idari para cezaları, 6183 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilmiş borçlar,  tapu harcı, yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne ait öğrenim kredisi ve katkı kredi borçları, pasaport harcı ve değerli kağıt bedeli,  sürücü belgesi harcı ve değerli kağıt bedeli, T.C. Kimlik Kartı bedeli, veraset ve intikal vergisinin,

Banka kartları (debit kart) ve hesaptan; vergi dairesi müdürlüklerince takip ve tahsilatı yapılmakta olan tüm alacakların,

Yabancı ülkede faaliyet gösteren bankalara ait kartlar (kredi kartı, banka kartı) ve diğer ödeme yöntemleri ile de; vergi dairesi müdürlüklerince takip ve tahsilatı yapılmakta olan tüm alacakların,

ödenmesi mümkün bulunmaktadır.

Kaynak: GİB

Devamı: 2019 GVK Geçici 67 nci Madde Rehberi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

2019 GVK Geçici 67 nci Madde Rehberi

2019 GVK Geçici 67 nci Madde Rehberi

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci Maddesinde Yer Alan Tevkifat Oranları Hakkında Karar (Karar Sayısı: 1015) 01 Mayıs 2019

GİRİŞ

  1. Tevkifata Tabi Gelirler
  2. Tevkifata Tabi Olmayan Gelirler
  3. Gelirleri Üzerinden Tevkifat Yapılacaklar
  4. Alım-Satım İşlemlerinde Tevkifat Matrahı
  5. Aynı Menkul Kıymetten Değişik Tarihlerde Alımlar Yapıldıktan Sonra Elden Çıkarılması Halinde Alış Bedeli
  6. Dövize, Altına veya Başka Bir Değere Endeksli Menkul Kıymetlere İlişkin İşlemlerde Tevkifat Matrahı
  7. Yabancı Para Cinsinden İhraç Edilen Menkul Kıymetlere İlişkin İşlemlerde Tevkifat Matrahı
  8. Alım-Satım İşlemlerinin Bir Kısmının Zararla Sonuçlanması Halinde Tevkifat Matrahı
  9. Aynı Tür Menkul Kıymet ve Diğer Sermaye Piyasası Araçları
  10. Menkul Kıymet veya Diğer Sermaye Piyasası Aracının İtfası Halinde Tevkifat Matrahı
  11. Dönemsel Getirilerde Tevkifat Matrahı
  12. Ödünç İşlemlerinde Tevkifat Matrahı
  13. Hisse Senedi Kazançları
  14. Devlet Tahvili ve Hazine Bonoları Faiz Gelirleri ve Alım-Satım Kazançları
  15. Özel Sektör Tahvil Gelirleri (Faiz Gelirleri ve Alım-Satım Kazançları)
  16. Mevduat Faizleri
  17. Repo Gelirleri
  18. Özel Finans Kurumlarından Elde Edilen Gelirler
  19. Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerinden Elde Edilen Gelirler
  20. Menkul Kıymetler Yatırım Fonları ile Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklıklarından Elde Edilen Gelirler
  21. Geçici 67 nci Madde Kapsamındaki Kazançların Ticari Faaliyet Kapsamında Elde Edilmesi
  22. Dar Mükellef Gerçek Kişilerin Geçici 67 nci Madde Kapsamında Yapacakları İşlemler
  23. İhtiyari Beyan Nedir, Nereye, Nasıl ve Ne Zaman Yapılacaktır?
  24. V.K. Geçici 67 nci Madde Uygulamasının Beyanına İlişkin Örnekler

VERGİNİZİ ÖDEYEBİLECEĞİNİZ ANLAŞMALI BANKALAR

GİRİŞ

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 5281 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle eklenen geçici 67 nci maddede, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel finans kurumlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.

Söz konusu düzenleme 1/1/2006-31/12/2020 tarihleri arasında uygulanacaktır.

Bu Rehber, finansal araçlara yatırım yapan gerçek kişi yatırımcıları bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, Rehberde geçici 67 nci maddeyle getirilen düzenlemeyle bu maddede 5527, 5615, 6009, 6111, 6322 ve 6655 sayılı Kanunlar ve 22/7/2006 tarihli ve 2006/10731 sayılı, 27/10/2008 tarihli ve 2008/14272 sayılı, 12/1/2009 tarihli ve 2009/14580 sayılı, 27/9/2010 tarihli ve 2010/926 sayılı ve 20/12/2010 tarihli ve 2010/1182 sayılı, 26/4/2011 tarihli ve 2011/1854 sayılı, 27/4/2012 tarihli ve 2012/3141 sayılı, 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı, 22/9/2017 tarihli ve 2017/10840 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ve 30/8/2018 tarihli ve 53 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan düzenlemeleri de içeren açıklamalara yer verilmiştir.

1. TEVKİFATA TABİ GELİRLER

  • Hisse senedi alım-satım kazançları,
  • Devlet tahvili ve Hazine bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
  • Özel sektör tahvil ve bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
  • Mevduat faizleri,
  • Repo gelirleri,
  • Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları,
  • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen gelirler,
  • Menkul kıymet ve vadeli işlem ve opsiyon piyasalarında işlem gören diğer menkul kıymetlerin gelirleri,
  • Hazine veya diğer kamu tüzel kişiliklerince çıkarılan menkul kıymetlerin faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
  • Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler,
  • Aracı kuruluş varantlarından elde edilen gelirler,
  • Altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen kazançlar,

tevkifata tabi olacaktır.

2. TEVKİFATA TABİ OLMAYAN GELİRLER

  • Hisse senedi kar payları,
  • Hazine (Eurobond) ve 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerin alım-satımı, itfası sırasında elde edilen getirileri ve bunların dönemsel getirilerinin tahsili,
  • Tam mükellef kurumlara ait olup, Borsa İstanbul’da işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler,
  • Sürekli olarak portföyünün en az %51’i Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler,
  • Tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerden elde edilen faiz gelirleri,
  • Tam mükellef varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler,

tevkifat kapsamında olmayacaktır.

ad

3. GELİRLERİ ÜZERİNDEN TEVKİFAT YAPILACAKLAR

Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

Vergi mükellefiyeti olmayan ya da vergiden muaf olanların elde ettiği gelirler de tevkifata tabi olacaktır.

4. ALIM-SATIM İŞLEMLERİNDE TEVKİFAT MATRAHI

Alım-satım işlemlerinde tevkifat matrahı, alış bedeli ile satış bedeli arasındaki tutar olacaktır. Alış ve satış işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır. Bu giderler dışında başkaca bir giderin tevkifat matrahının tespitinde indirim konusu yapılması söz konusu değildir.

5. AYNI MENKUL KIYMETTEN DEĞİŞİK TARİHLERDE ALIMLAR YAPILDIKTAN SONRA ELDEN ÇIKARILMASI HALİNDE ALIŞ BEDELİ

Aynı menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracından değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra bunların bir kısmının elden çıkarılması durumunda ilk giren ilk çıkar yöntemi kullanılmak suretiyle tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak alış bedeli belirlenecektir. Aynı gün içinde yapılan alım-satım işlemlerinde ağırlıklı ortalama fiyat bilgisi dikkate alınabilecek ancak tevkifat matrahı ilk giren ilk çıkar yöntemine göre belirlenecektir.

Bir menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının alımından önce elden çıkarılması halinde, elden çıkarılma tarihinden sonra yapılan ilk alım işlemi esas alınarak üzerinden tevkifat yapılacak tutar tespit edilecektir.

6. DÖVİZE, ALTINA VEYA BAŞKA BİR DEĞERE ENDEKSLİ MENKUL KIYMETLERE İLİŞKİN İŞLEMLERDE TEVKİFAT MATRAHI

Dövize,  altına  veya  başka  bir  değere  endeksli menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına ilişkin işlemlerde, tevkifat matrahının tespitinde alış ve satış bedeli olarak işlem tarihindeki Türk Lirası karşılıkları esas alınacaktır.

7. YABANCI PARA CİNSİNDEN İHRAÇ EDİLEN MENKUL KIYMETLERE İLİŞKİN İŞLEMLERDE TEVKİFAT MATRAHI

Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının yabancı bir para cinsinden ihraç edilmiş olması halinde, tevkifat matrahının tespitinde kur farkı dikkate alınmayacaktır.

Kur olarak işlem anında kullanılan kur, böyle bir kurun bulunmadığı hallerde ise Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınacaktır.

8. ALIM-SATIM İŞLEMLERİNİN BİR KISMININ ZARARLA SONUÇLANMASI HALİNDE TEVKİFAT MATRAHI

Alım-satıma konu menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının aynı türden olması kaydıyla, üç aylık dönem içerisinde yapılan işlemlerin bir kısmının zarar bir kısmının kar ile sonuçlanması halinde zararlar karlardan mahsup edilmek suretiyle tevkifat matrahı tespit edilecektir. Üç aylık dönem sonucunun zarar olması halinde bu zarar izleyen üç aylık döneme takvim yılı aşılmamak kaydıyla devredilecektir.

Takvim yılının son üç aylık döneminde oluşan zarar tutarının izleyen takvim yılına aktarılması mümkün olmayacaktır.

9. AYNI TÜR MENKUL KIYMET VE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI

Aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının değerlendirilmesinde aşağıdaki sınıflandırma esas alınacaktır.

I) Sabit getirili menkul kıymetler

II) Değişken getirili menkul kıymetler

III) Diğer menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları

IV) Yatırım fonları katılma belgeleri ve yatırım ortaklıkları hisse senetleri

Menkul kıymetlerle yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sınıflandırma, işlemle ilişkilendirilen menkul kıymetin dahil olduğu gruba göre yapılacaktır. Menkul kıymete bağlı olmaksızın yapılan işlemler ise III. gruptaki diğer menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları kapsamında değerlendirilecektir. Ayrıca, hisse senedine veya hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senedi ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak ihraç edilen aracı kuruluş varantları ile hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinin de hisse senetleri ile aynı sınıfta değerlendirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, hisse senedi ve hisse senedi endeksleri dışında bir dayanak varlığa bağlı varantlar söz konusu gruplandırmada III. sınıf kapsamında değerlendirilecektir.

10. MENKUL KIYMET VEYA DİĞER SERMAYE PİYASASI ARACININ İTFASI HALİNDE TEVKİFAT MATRAHI

Bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının itfası halinde, tevkifat matrahı alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark olacaktır.

Alış veya itfa işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır.

11. DÖNEMSEL GETİRİLERDE TEVKİFAT MATRAHI

Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının, herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan dönemsel getirilerinde, tevkifat matrahı dönemsel getiri tutarı olacaktır. Bu işlem sırasında varsa ödenen komisyon ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır.

12. ÖDÜNÇ İŞLEMLERİNDE TEVKİFAT MATRAHI

Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemine konu olması halinde ödünç verenin ödünç işleminin karşılığı olarak aldığı bedel üzerinden tevkifat yapılacaktır. Bu işlem sırasında varsa ödenen komisyon ve banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacaktır.

Finansal araçlara yatırım yapan tam ve dar mükellef gerçek kişilerin elde ettikleri gelirlerin nasıl vergilendirileceğine ilişkin açıklamalar başlıklar halinde aşağıda yer almaktadır.

13. HİSSE SENEDİ KAZANÇLARI

Kar Paylarının Vergilendirilmesi

Hisse senedi kar payları geçici 67 nci madde kapsamı dışında olduğundan tevkifata tabi değildir. Gelir Vergisi Kanununun 22 nci maddesi hükmü uyarınca tam mükellef kurumlardan, elde edilen kar payının yarısı gelir vergisinden istisna olup, kalan tutar aynı Kanunun 86 ncı maddesinde belirtilen beyan haddini aşması halinde (2018 yılı için 34.000 TL) mükellef tarafından beyan edilecektir. Beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan gelir vergisinden kar payı ödemesi esnasında yapılan %15 oranındaki tevkifatın tamamı mahsup edilecektir.

Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi

Hisse senetleri alım-satım kazançları geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi olup, 27/4/2012 tarihli ve 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar tarafından geçici 67 nci madde kapsamında hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, Borsa İstanbul’da işlem gören aracı kuruluş varantları dahil olmak üzere hisse senetleri (menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç) ve hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinden elde edilen kazançlar için uygulanacak tevkifat oranı %0 olarak tespit edilmiştir.

Ayrıca, tam mükellef kurumlara ait olup, Borsa İstanbul’da işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler tevkifata tabi olmayacağı gibi bu gelirler için Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesi de uygulanmayacağından değer artış kazancı olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi de söz konusu değildir.

  • 1/1/2006 Tarihinden İtibaren İktisap Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden itibaren iktisap edilen hisse senetlerinin alım-satım kazançları geçici 67 nci madde hükümleri çerçevesinde tevkifata tabidir.

Gerçek kişilerin tevkifata tabi hisse senedi alım-satım kazançlarına uygulanan tevkifat oranı, 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca tüm tam ve dar mükellef gerçek kişiler için %0 olarak belirlenmiştir. Söz konusu gelirler için yıllık veya münferit beyanname verilmeyecektir.

  • 1/1/2006 Tarihinden Önce İktisap Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden önce iktisap edilen hisse senetleri alım-satım kazançları için geçici 67 nci madde kapsamında tevkifat yapılması söz konusu değildir. Bu gelirler 31/12/2005 tarihinde geçerli olan mevzuat hükümlerine göre vergilendirilecek olup, maliyet bedeli endekslemesi ve istisna uygulamasından sonra kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecektir.

14. DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOLARI FAİZ GELİRLERİ VE ALIM-SATIM KAZANÇLARI

Devlet tahvili ve Hazine bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabidir.

Ancak, yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden (Eurobond) elde edilen faiz gelirleri ve alım-satım kazançları ihraç tarihi ne olursa olsun geçici 67 nci madde kapsamında tevkifat uygulaması dışında olduğundan, Eurobond faiz gelirleri, 2018 yılına ilişkin beyan haddi olan 34.000 TL’nin aşılması halinde mükellef tarafından beyan edilecektir. Alım-satım kazancında ise maliyet bedeli endekslemesi sonucu kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecektir.

Dar mükellefiyete tabi olanların ise, Eurobondlardan elde ettikleri gelirler için beyanname vermeleri söz konusu değildir.

  • 1/1/2006 Tarihinden İtibaren İhraç Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden itibaren ihraç edilecek olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilecek olan faiz gelirleri ile bunların alım-satım kazançları üzerinden yapılmakta olan %15’lik tevkifat oranı, 27/9/2010 tarihli ve 2010/926 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 1/10/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tam ve dar mükellef gerçek kişiler için %10 olarak belirlenmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca ihraç edilen altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen kazançlar ise 22/9/2017 tarihli ve 2017/10840 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereği %0 oranında tevkifata tabidir.

Nihai olarak tevkifat yoluyla vergilenen bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.

  • 1/1/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine bonosu faiz gelirleri ile alım-satım kazançları geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi olmayacaktır.

Bu gelirlerin vergilendirilmesi 31/12/2005 tarihinde geçerli olan mevzuat hükümlerine göre yapılacaktır. Dolayısıyla, söz konusu tahvil ve bonoların ihraç tarihi ile Türk Lirası cinsinden ihraç edilip edilmediğine bağlı olarak indirim oranı uygulanacaktır. Alım-satım kazançları için ise maliyet bedeli endekslemesi ve istisna uygulamasından sonra kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecektir.

15. ÖZEL SEKTÖR TAHVİL GELİRLERİ (FAİZ GELİRLERİ VE ALIM-SATIM KAZANÇLARI)

Özel sektör tahviline ilişkin faiz gelirleriyle alım-satım kazançları geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabidir.

  • 1/1/2006 Tarihinden İtibaren İhraç Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden itibaren yurt içinde ihraç edilen özel sektör tahvil/bono faiz gelirleri ve alım-satım kazançları aynı durumdaki Devlet tahvili/Hazine bonosu gelirleri gibi geçici 67 nci madde kapsamında nihai olarak tevkifat yoluyla vergilendirilmektedir.

  • 1/1/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilenlerin Vergilendirilmesi

1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen özel sektör tahvil/bono faiz gelirleri ve alım-satım kazançları aynı durumdaki Devlet tahvili/Hazine bonosu gelirleri gibi beyan yoluyla vergilendirilmektedir.

Ancak, tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahviller ise, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratları arasında tanımlanmış olmakla birlikte bahse konu tahviller geçici 67 nci madde kapsamına giren menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı sayılmadığından, geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi değillerdir.

Bu çerçevede, tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerden elde edilen faiz gelirleri üzerinden, 2011/1854 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 2009/14592 sayılı Kararnamede yer alan vade ve oranlar (%0, %3, %7 ve %10) dikkate alınmak suretiyle Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkifat yapılacaktır.

16. MEVDUAT FAİZLERİ

1/1/2013 tarihli ve 28515 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yapılmış olan düzenlemeler çerçevesinde; döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler vadelere göre %18, %15 ve %13 oranlarında; mevduat faizleri de vadelere göre %15, %12 ve %10 oranlarında tevkifata tabi olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Söz konusu tevkifat oranları, 30/8/2018 tarihli ve 53 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31/8/2018 tarihinden itibaren 3 ay süreyle sınırlı olarak, vadesiz ve özel cari hesaplara ve söz konusu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara uygulanmak üzere döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler için vadelere göre %20, %16 ve %13; mevduat faizleri için de vadelere göre %5, %3 ve %0 olarak yeniden belirlenmiş olup, anılan düzenleme kapsamında 30/11/2018 tarihinden sonra açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplardan elde edilen gelirler için 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı BKK uyarınca belirlenen tevkifat oranlarının uygulamasına devam olunacaktır.

Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

17. REPO GELİRLERİ

Repo işlemlerinden 2018 takvim yılında elde edilen gelirler %15 oranında tevkifata tabi olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir. Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

18. ÖZEL FİNANS KURUMLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLER

2018 takvim yılında elde edilen faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları %15 oranında; 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yapılmış olan düzenlemeler çerçevesinde katılım bankalarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar payları vadelere göre %18, %15 ve %13 oranlarında; katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları da yine vadelere göre %15, %12 ve %10 oranlarında tevkifata tabi olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Söz konusu tevkifat oranları, 30/8/2018 tarihli ve 53 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31/8/2018 tarihinden itibaren 3 ay süreyle sınırlı olarak, vadesiz ve özel cari hesaplara ve söz konusu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara uygulanmak üzere katılım bankalarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar payları için vadelere göre %20, %16 ve %13; katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları için de vadelere göre %5, %3 ve %0 olarak yeniden belirlenmiş olup, anılan düzenleme kapsamında 30/11/2018 tarihinden sonra açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplardan elde edilen gelirler için 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı BKK uyarınca belirlenen tevkifat oranlarının uygulamasına devam olunacaktır.

Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

19. VADELİ İŞLEM VE OPSİYON SÖZLEŞMELERİNDEN ELDE EDİLEN GELİRLER

Geçici 67 nci maddenin (13) numaralı fıkrasına göre, bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ekonomik veya finansal göstergeye dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri geçici 67 nci madde uygulamasında diğer sermaye piyasası aracı addolunacaktır.

Dolayısıyla, bankalar veya aracı kurumlar, bu nitelikte bir işlem yapmaları halinde; vadeli işlem veya opsiyon sözleşmesinin hükmünden yararlanıldığı anda, sözleşmeye baz alınan kıymetin piyasa fiyatına göre oluşan değeri ile işlem fiyatına göre oluşan değeri arasındaki fark üzerinden sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla tevkifat yapacaklardır.

2010/926 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2006/10731 sayılı Kararnamede yapılan değişiklik ile hisse senedi ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan sözleşmelerden elde edilen gelirler üzerinden %0 oranında, hisse senedi ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılanlar dışında kalan sözleşmelerden elde edilen gelirler üzerinden ise %10 oranında tevkifat yapılmaktadır.

Söz konusu tevkifat oranları hem dar hem de tam mükellef gerçek kişiler için geçerlidir.

20. MENKUL KIYMETLER YATIRIM FONLARI İLE MENKUL KIYMETLER YATIRIM ORTAKLIKLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLER

Menkul kıymetler yatırım fonlarının ilgili olduğu fona iadesi ve menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri alım-satımından elde edilen gelirler üzerinden bankalar ve aracı kurumlarca %10 oranında tevkifat yapılmakta olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinin elden çıkarılmasından doğan gelirler ise 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereği geçici 67 inci madde kapsamında hisse senetlerinin tabi olduğu vergileme esaslarına tabi olduğundan, bu gelirler üzerinden %0 oranda tevkifat yapılacak ve mükelleflerce bu gelirler için de beyanname verilmeyecektir.

Sürekli olarak portföyünün en az %51’i Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler ise tevkifat kapsamında değildir. Bir yıllık sürenin hesaplanmasında, katılma belgesinin iktisap tarihinin esas alınması gerekmektedir.

21. GEÇİCİ 67 NCİ MADDE KAPSAMINDAKİ KAZANÇLARIN TİCARİ FAALİYET KAPSAMINDA ELDE EDİLMESİ

Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan gelirlerin ticari faaliyet kapsamında elde edilmesi durumunda bu gelirler ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirileceğinden ticari kazançlarla ilgili olarak verilen beyannameye dahil edilecektir.

Beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan gelir vergisinden geçici 67 nci madde hükmü çerçevesinde tevkif edilen vergiler mahsup edilecektir. Mahsup sonrası kalan bir tutarın bulunması halinde bu tutar genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir.

22. DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİLERİN GEÇİCİ 67 NCİ MADDE KAPSAMINDA YAPACAKLARI İŞLEMLER

Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler vergi mevzuatımızda dar mükellef olarak kabul edilmekte olup, sadece Türkiye içinde elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilmektedirler.

Dar mükelleflerin 2018 takvim yılı içinde geçici 67 nci madde kapsamında elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi bu rehberin ilgili bölümlerinde açıklandığı şekilde yapılacaktır.

Dar mükellef kişilerin, geçici 67 nci madde kapsamında Türkiye’deki finansal araçlara kendileri veya yurt dışındaki portföy yönetim şirketleri vasıtasıyla yatırım yapabilmeleri ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları hükümlerinden yararlanabilmeleri için vergi kimlik numarası almaları gerekmektedir.

Vergi kimlik numarası alınabilmesi için dar mükellef gerçek kişilerin pasaportlarının noter onaylı bir örneği ya da vergi dairesi yetkililerince onaylanmak üzere, aslı ve fotokopisini, dar mükellef kurumların ise kendi ülkelerinde geçerli kuruluş belgesinin Türkiye’nin o ülkede bulunan temsilciliğince onaylı Türkçe bir örneğini veya yabancı dilde onaylı kuruluş belgesinin tercüme bürolarınca tercüme edilmiş Türkçe bir örneğini ilgili vergi dairesine ibraz etmeleri gerekmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları için nüfus cüzdanının ibrazı yeterli olacaktır.

Ayrıca, bankalar ve aracı kurumlar ile saklamacı kuruluşlar kendilerine işlem yapmak için müracaat eden ancak vergi kimlik numarası ibraz edemeyen yabancı müşterileri için, 7/11/2003 tarihli ve 48244 sayılı Genel Yazımız ekinde bulunan “Yabancılar İçin Vergi Kimlik Numarası Talep Formu”nu doldurmak suretiyle toplu olarak vergi kimlik numarası alabileceklerdir.

Bankalar ve aracı kurumların bu şekilde toplu olarak vergi kimlik numarası alabilmeleri için, dar mükellef gerçek kişi ve kurumlarca vergi dairesine sunulması gereken bu belgeleri, “Yabancılar İçin Vergi Kimlik Numarası Talep Formu”na ekleyerek İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Boğaziçi Vergi Dairesi Müdürlüğüne göndermeleri gerekmektedir.

Geçici 67 nci madde kapsamında Türkiye’deki finansal araçlara şahsi olarak veya yurt dışındaki portföy yönetim şirketleri vasıtasıyla yatırım yapan dar mükellef gerçek kişilerin, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili ülkenin yetkili makamları tarafından düzenlenerek imzalanmış mukimlik belgesinin aslının ve tercüme edilmiş örneğinin, banka ve aracı kurumlar vasıtasıyla veya doğrudan ilgili vergi dairesine (Boğaziçi Vergi Dairesi) ibraz edilmesi gerekmektedir.

23.İHTİYARİ BEYAN NEDİR, NEREYE, NASIL ve NE ZAMAN YAPILACAKTIR?

Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için dar mükellefler de dahil olmak üzere takvim yılı itibarıyla yıllık beyanname verilebilecektir.

Bu gelirlerin beyanı 269 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ekinde yer alan “Gelir Vergisi Kanununun geçici 67/11 inci Maddesine Göre İhtiyari Beyanda Bulunan Mükellefler İçin” düzenlenen yıllık gelir vergisi beyannamesiyle, izleyen yılın Mart ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar yapılacaktır.

Geçici 67 nci madde kapsamında tevkif edilen vergilerin mahsup ve iadesine imkan sağlayan bu beyan ihtiyari bir beyan olup, bu imkandan yararlanılabilmesi için ihtiyari beyanın kanuni süresinde yapılması gerekmektedir. Süresi geçtikten sonra yapılan ihtiyari beyanlara dayanılarak işlem yapılması mümkün değildir.

İhtiyari beyan, tam mükelleflerce ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesine, öteden beri mükellef olanlar için ise bağlı oldukları vergi dairesine yapılacaktır.

Dar mükellefler ise ihtiyari beyanlarını İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Boğaziçi Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapacaklardır.

Söz konusu beyan sadece menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının alım-satımına ilişkin olarak yapılacak olup, faiz ve itfa gelirlerinin beyanı söz konusu değildir. Alım-satım işlemlerine ilişkin olarak beyan edilecek kazançlara uygulanacak oran, 2017/10840 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, Borsa İstanbul’da işlem gören aracı kuruluş varantları dahil olmak üzere hisse senetleri (menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç) ve hisse senedi yoğun fonların katılma belgelerinden elde edilen kazançlar ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca ihraç edilen altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen kazançlar için %0, diğer kazançlar için %10 olarak tespit edilmiştir.

Beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergiler mahsup edilecektir. Mahsup ve mahsup sonrası kalan tutarın iade işlemleri 252 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki açıklamalara göre yapılacaktır.

Mahsup ve iadenin yapılabilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin beyannameye dahil edilen kazançlara ilişkin olması şarttır.

Alım satım işlemlerine ilişkin olarak yapılacak ihtiyari beyanda, aynı türden menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin olması şartıyla yıl içinde oluşan zararların tamamı mahsup edilebilecektir. Aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile ilgili olarak bu Rehberde yer alan “AYNI TÜR MENKUL KIYMET VE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI” başlığı altında yer alan sınıflandırma esas alınacaktır.

Konuyla ilgili detaylı açıklamalar 269 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer almaktadır.

24. G.V.K. GEÇİCİ 67 NCİ MADDE UYGULAMASININ BEYANINA İLİŞKİN ÖRNEKLER

Örnek: Mükellef (A)’nın 2018 takvim yılında (X) Bankası aracılığıyla yapmış olduğu menkul kıymet alım-satımına ilişkin bilgiler ile ihtiyari beyana ilişkin hesaplamalar aşağıda gösterilmiştir.

Tarih Menkul Kıymet Türü Kar/ Zarar Tevkifat Matrahı Tevkifat Oranı % Vergi
Şubat 2018 Hisse senedi 5.000 5.000 0
Mart 2018 Tahvil 10.000 10.000 10 1.000
Döviz forward 1.000 1.000 10 100
Nisan 2018 Hisse senedi 3.000 3.000 0
Mayıs 2018 Tahvil 5.000 5.000 10 500
Döviz forward 1.000 1.000 10 100
Ağustos 2018 Hisse senedi varantı -1.500 0
Eylül 2018 Hisse senedi 4.000 4.000 0 0
Döviz varantı -2.600 10
Ekim 2018 Yatırım fonu katılma belgesi 2.800 2.800 10 280
Kasım 2018 Tahvil -1.000 10
Hisse senedi varantı -500 0
Aralık 2018 Yatırım fonu katılma belgesi -1.000 10
Hisse senedi yoğun fon katılma belgesi 3.000 0

Beyan edilen gelirler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

MENKUL KIYMET TÜRÜ Beyan Edilen Gelir (TL) Kar/ Zarar (TL) Tevkifat Oranı (%) Hesaplanan Vergi

(TL)

Yıl İçinde Tevkif Edilen Vergi (TL)

İade Tutarı (TL)

Sabit getirili menkul kıymetler (Tahvil) 14.000 14.000 10 1.400 1.500 100
Değişken getirili menkul kıymetler (Hisse senedi) 13.000 13.000 0 0 0
Diğer menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları -600 10 200 200
Yatırım fonu katılma belgeleri ve yatırım ortaklığı hisse senetleri 1.800 1.800 10 180 280 100

Bu hesaplamalara göre mükellef (A)’nın ihtiyari beyannameyi (Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi) aşağıdaki şekilde doldurması gerekmektedir.

TABLO–2

ALIM-SATIM KAZANÇLARINA İLİŞKİN BİLDİRİM

MENKUL KIYMET TÜRÜ Kar

(TL)

Zarar

(TL)

Tevkif Edilen

Vergi

(TL)

19- Sabit Getirili Menkul

Kıymetler

14.000 1.500
20- Değişken Getirili Menkul

Kıymetler

13.000
21-Diğer Menkul Kıymetler ve Diğer Sermaye Piyasası Araçları -600 200
22-Yatırım Fonları Katılma

Belgeleri ve Yatırım Ortaklıkları

Hisse Senetleri

1.800 280
23-
24-Toplam (a) 28.800 (b) -600 (c) 1.980

VERGİ BİLDİRİMİ TABLO-3

(TL)

25-Vergiye Tabi Gelir (24a) 28.800
26-Hesaplanan Gelir Vergisi 1.580
27-Yıl İçinde Tevkif Edilen Vergiler (24c) 1.980
28-Ödenmesi Gereken Gelir Vergisi (26-27)
29-İadesi Gereken Gelir Vergisi (27-26) 400
30-Damga Vergisi 72,70

Mükellef (A)’nın 2018 takvim yılına ilişkin işlemleriyle ilgili olarak 400 TL’lik iade hakkı bulunmakta olup, fazla kesilen bu verginin mahsup ve iadesi ancak ihtiyari beyannamenin süresinde (25 Mart 2019 tarihi mesai bitimine kadar) verilmesi durumunda mümkün bulunmaktadır.

Bu Rehberde, geçici 67 nci madde uygulaması ile ilgili olarak gerçek kişilere yönelik açıklamalara yer verilmiş olup, kurumlara ilişkin açıklamalar yer almamaktadır.

1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvili/Hazine bonosu faiz gelirleri ile 1/1/2006 tarihinden önce iktisap edilen menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirlerinin vergilendirilmesine yönelik ayrıntılı açıklamalar 2019 yılında yayınlanan “Menkul Sermaye İradı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi  Rehberi” nde ayrıca yer almaktadır.

VERGİNİZİ ÖDEYEBİLECEĞİNİZ ANLAŞMALI BANKALAR

VERGİ TAHSİL YETKİSİ VERİLEN BANKALAR

BANKA ŞUBESİ
NAKİT/  HESAP

www.gib.gov.tr
Sanal POS üzerinden

BANKA KARTI (DEBİT) (*)

KREDİ
KARTI (*)

 HESAPTAN (*)

1

AKBANK T.A.Ş.

2

AKTİF YATIRIM BANKASI A.Ş.

3

ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

4

ALTERNATİFBANK A.Ş.

5

ANADOLUBANK A.Ş.

6

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş.

7

CITIBANK A.Ş.

8

DENİZBANK A.Ş.

9

BURGAN BANK A.Ş.

10

FİBABANKA A.Ş.

11

FİNANSBANK A.Ş.

12

HSBC BANK A.Ş.

13

ICBC TURKEY BANK A.Ş.

14

ING BANK A.Ş.

15

KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

16

ODEA BANK A.Ş.

17

ŞEKERBANK T.A.Ş.

18

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.

19

TURKISHBANK A.Ş.

20

TURKLAND BANK A.Ş.

21

TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş.

22

TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş.

23

TÜRKİYE GARANTİ BANKASI A.Ş.

24

TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.

25

TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.

26

TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O.

27

VAKIF KATILIM BANKASI A.Ş.

28

YAPI VE KREDİ BANKASI A.Ş.

29

ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş.

30

POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI A.Ş.  (PTT)

Banka Şubesi (Nakit/Hesap); vergi dairesi müdürlüklerince takip ve tahsilatı yapılmakta olan tüm alacaklar tahsil edilmektedir.

(*) Başkanlığımız internet sitesi üzerinden anlaşmalı bankaların;

Kredi kartlarıyla; gelir vergisi (gayrimenkul/menkul sermaye iradı, ücret, diğer kazanç ve iratlardan kaynaklı gelir vergisi),  motorlu taşıtlar vergisi, trafik idari para cezası, Karayolları Taşıma Kanunu idari para cezası, geçiş ücreti ve idari para cezası, diğer idari para cezaları, 6183 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilmiş borçlar,  tapu harcı, yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne ait öğrenim kredisi ve katkı kredi borçları, pasaport harcı ve değerli kağıt bedeli,  sürücü belgesi harcı ve değerli kağıt bedeli, T.C. Kimlik Kartı bedeli, veraset ve intikal vergisinin,

Banka kartları (debit kart) ve hesaptan; vergi dairesi müdürlüklerince takip ve tahsilatı yapılmakta olan tüm alacakların,

Yabancı ülkede faaliyet gösteren bankalara ait kartlar (kredi kartı, banka kartı) ve diğer ödeme yöntemleri ile de; vergi dairesi müdürlüklerince takip ve tahsilatı yapılmakta olan tüm alacakların,

ödenmesi mümkün bulunmaktadır.

Kaynak: GİB

Devamı: 2019 GVK Geçici 67 nci Madde Rehberi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Rekabet Terimleri Sözlüğü

Rekabet Terimleri Sözlüğü

İÇİNDEKİLER

— Sunuş

— Katkıda Bulunanlar

— Kısaltmalar

— Terimler Dizini (Türkçe-İngilizce)

— Terimler Dizini (İngilizce-Türkçe)

— Terimler

— Kaynakça

Rekabet Terimleri Sözlüğü İçin TIKLAYINIZ

Kaynak: Rekabet Kurumu

Devamı: Rekabet Terimleri Sözlüğü Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.