• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveÜcretler Mevzuatı

Ücret Bordrosu Nedir? Yargılama Esnasında; Bordrodaki İmza Ne Anlama Gelir? İmzasız Bordro Geçerli midir? Fatih ÇOŞKUN, Sosyal Güvenlik Denetmeni

Ücret Bordrosu Nedir?

Fatih ÇOŞKUN
Sosyal Güvenlik Denetmeni
fatihsgk.uzman@hotmail.com

İş hayatında eskiden daha fazla bir öneme sahip olmakla birlikte ücretlerin bankaya yatırılması zorunluluğu(5 kişi ve fazlası) ile gözden düşen ücret bordrosu artık yargı kararları ile gündeme gelmektedir. İş bu nedenle ücret bordrolarının güncel mevzuattaki yeri ve yargı kararlarında ispat delili olarak kullanılması hususu hem işveren hem de işçi açısından farklı bir boyuta taşınmıştır.

Ücret bordrosu, mevzuatta 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (102/e/5) ile 213 Sayılı Vergi Usulü Kanununda (238 md.) tanımlanmış ve şekil şartları belirlenmiştir. Ücret bordrosu mevzuat açısından düzenlenmesi zorunlu belgeler arasında yer almaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt ve belge incelenmesi işlemlerinde ücret bordrosu esaslı karinelerdendir ve ücret tediye bordrosu, 5510 Sayılı Kanun’un idari para cezalarını düzenleyen 102. Maddesinin (e) bendinin (5) numaralı alt bendinde şöyle tanımlanmıştır; “işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanır.”

Ücret bordrolarının temel amacı aylık prim ve hizmet belgelerinde düzenlenmeyen ayrıntıları(Fazla Mesai, hafta tatili, icra kesintisi, agi, gelir vergisi vb.) kamu kurumlarına sunulmak üzere ve ibraz etmek üzere düzenlenmesidir. Bu belge işveren tarafından düzenlenir, imza şartı varsa işçiye imzalatılması zorunludur. Eğer belge yukarıdaki maddede belirtilen şekil şartlarından bir tanesini dahi ihtiva etmez ise idari para cezası uygulanır.

Bankadan Ödenen Ücretlerde Bordroya İmza Zorunlu Değildir.

Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığı İle Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 10. Maddesinde; “Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının (Değişik ibare:RG-21/5/2016-29718) en az beş olması halinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdürler.“ denilmiş olup ücretlerin banka kanalı ile ödenmesi sonucu yukarıda belirtilen Kanun maddesi gereğince bordroya imza atma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Ücret Bordrosu ile Hesap Pusulası Aynı Şey Değildir.

Uygulamada sık sık karıştırılmasının sebebi çok açık olarak şekil şartlarının neredeyse aynı olmasından kaynaklanmaktadır. Fakat ücret bordrosunun dayanağı 5510 Sayılı Kanun olmakla birlikte hesap pusulasının dayanağı 4857 Sayılı Kanundur. Ücret bordrosu kurumlara ibraz edilmek üzere düzenlenir yani bir Kurum ücret bordrosundan sigortalının aylık brüt ücretten yapılan tüm kesintiler ile net ücrete ulaşılmasını görür. Hesap pusulası ise işçiyi-sigortalıyı aydınlatmayı amaçlar ve işçi aylık ücret pusulasını eline aldığı zaman brüt ücreti ve yapılan tüm kesintileri görür, işçinin ücretinin bankaya yatırılması halinde bu kesintileri başka türlü görme şansı bulunmamaktadır. İşveren her ay için işçilerine ayrı ayrı ücret pusulası düzenleyerek vermek zorundadır vermediği takdirde 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 102. Maddesinin (b) bendi gereğince idari para cezası uygulanır.

Yargı Kararlarında Ücret Alacakları ve Tespitinde İmzalı Bordro

İmzalı ücret bordrosu, ücret alacakları ve diğer anlaşmazlıklarda esaslı belge olarak kabul edilmektedir. Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2017 tarihli E. 2014/2090, K. 2017/154 kararında; “İş sözleşmesinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SGK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda hâkim tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir.” demiştir. Bu durumda, ücret bordrosunda şüpheye yer verecek bariz bir fark görülmesi halinde emsal ücret araştırması yoluna gidilmesi ve diğer belirlenen parametrelere göre durumun tekrar değerlendirilmesi istikrar kazanmıştır.

İş sözleşmesinin tarafları arasında ücret miktarı konusunda çıkabilecek ihtilaflarda gerçek ücretin her türlü delille ispatı mümkündür. Aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, tanık beyanları gibi delillerle işçinin imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir.

Yargı Kararlarında Fazla Mesai, Hafta Tatili vb. Tespitinde İmzalı Bordro

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 01.07.2013 gün ve 2012/25858 E., 2013/15945 K. sayılı kararında; “Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına dair kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.”

Bu durum diğer kararlarda da görüleceği üzere sadece fazla mesai alacaklarında değil, hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil günleri içinde geçerlidir. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. İmzalı ücret bordrolarında gösterilen fazla mesai vb. ödendiği kabul edilerek mahkemece yapılacak bir hesaplamada mahsup edildiği hususu da unutulmamalıdır.

İş hayatında hangi durumlar ile karşılaşacağınız belli olmamakla birlikte ispat kolaylığı açısından her zaman yazılı belgelerin saklı tutulmasında fayda vardır. İşyerine ait aylık ücret bordrolarını işçilere imzalatmak zorunda olmamanıza rağmen hesap pusulası her işçi adına aylık düzenlenerek işçilere teslim edilmelidir ve bir nüshası da işverenlikte muhafaza edilmelidir.

ad

Devamı: Ücret Bordrosu Nedir? Yargılama Esnasında; Bordrodaki İmza Ne Anlama Gelir? İmzasız Bordro Geçerli midir? Fatih ÇOŞKUN, Sosyal Güvenlik Denetmeni Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ücret Hesap Pusulası İle İlgili Bilinmesi Gerekenler – Fatih Rüştü TAŞKIN, SGK Müfettişi

Ücret Hesap Pusulası

Fatih Rüştü TAŞKIN
SGK Müfettişi
fatihrustutaskin33@gmail.com

Kanunda Ne Diyor?

İşveren işçiye işyerinde yaptığı ödemeler ile ilgili veya bankaya yaptığı ödemeler ile ilgili ücretinin hesabını gösteren bir pusulayı (işveren imzalıyor) imzalayarak veya iş yerine ait özel bir sembolü basarak işçiye vermelidir. Ücret hesap pusulasıyla ilgili bu hüküm 4857 sayılı iş kanununun 37 nci maddesinde geçmektedir.

Ücret Hesap Pusulasında Neler Olmalı?

Bu Pusulada

a) Ücretin ne zaman ödendiği,

b) Ücretin hangi döneme ait olduğu,

c) Ücret ve Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, Bayram tatili ve genel tatil ücretleri gibi her çeşit ekleme olmalı,

d) Vergi, sigorta primi, avans mahsubu, icra veya nafaka kesintileri ayrı ayrı yer almalı,

e) İşveren imzası veya kaşesi/özel işyeri işareti olmalıdır.

Bu işlemler damga vergisi ile her çeşit resim ve harçtan muaftır.

Banka Ödemesi Yükümlülüğü Kaldırır mı?

İşveren ücreti bankadan ödese bile ücret hesap pusulası verme yükümlülüğü devam etmektedir. Bankadan ödeme ücret hesap pusulası yükümlülüğünü kaldırmamaktadır. İşçiye ücret pusulası vermek bir zorunluluk, ücreti bankadan ödeme ayrı bir zorunluluktur. Hem ücret pusulası vermemenin hem de bankadan gerekli şartlar kapsamında ödeme yapmamanın ayrı ayrı idari para cezası vardır.

Sonraki İhtilaflarda Pusulanın Önemi

Ücret hesap pusulası işçinin sonradan hak iddia etmesi açısından veya hakkının yanması açısından büyük önem arz etmektedir. Belgenin verildiğinin kanıtı işçinin ıslak imzasıdır. Bu belge mahkemelerde sıklıkla kanıtlayıcı belge olarak kullanılmaktadır. Bu pusula yoksa genelde işçi aleyhine durum söz konusu olmaktadır. Bu durumda tanık beyanları ön plana çıkmakta, mahkeme uzamaktadır.

Birçok işveren ücret hesap pusulası vermemenin mahkemelerde bedelini ağır bir şekilde ödemektedir. Çünkü düzenlenmiş bir ücret hesap pusulası tüm tanık beyanlarından daha çok önemlidir.

Yürürlük Tarihi

Ücret hesap pusuları düzenleme verme zorunluluğu İş Kanununun yayım tarihi olan 30.06.2003 sonrasını kapsamaktadır.

İdari Para Cezası

4857 sayılı İş Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendine göre ücret hesap pusulasını düzenlememenin cezası 2019 yılında 859 TL’dir. 2020 yılında yeniden değerleme oranına göre bu ceza artacaktır.

İki Nüsha Düzenlenmeli

Ücret hesap pusulası iki nüsha olmalıdır. İşyerinde bulunan nüshasında işçi imzası olmalıdır.

İşçi imzaları arasında makul benzerlik bulunmalıdır. Aksi halde SGK’nın 2013/5 sayılı Genelgesine göre denetim sırasında geçersiz sayılma durumu bulunmaktadır.

Pusulada, örneğin fazla mesai olmasa bile fazla çalışma satırı bulunmalıdır.

Pusula gerçeği yansıtmıyorsa işçi ya imzalamamalı ya da ihtirazi kayıtla imzalamalıdır.

İşçi eğer pusulayı direk imzalamışsa sonradan örneğin fazla mesaiden hak talebinde bulunamadığı yargı kararlarında bulunmaktadır.

Ücret hesap pusulasında Kanundaki tanıma göre normalde imza şartı yoktur. Eğer işveren sadece pusulayı düzenler, işçiye imza attırmadan işçiye verirse idari para cezası yemez. Ancak iş pusulanın işçiye verildiğinin kanıtlanmasına gelirse en sağlıklı yol işçiye pusulayı imzalattırmaktır.

Eğer işveren bir liste yapıp (filan yılı filan ayı ücret hesap pusulasını alanlar gibi) bu listeyi sırayla işçilere imzalatırsa bu da “ücret pusulasını işçiye vermek” anlamına gelmektedir.

İşçinin telefonundan mobil imza veya elektronik imza kullanması da “ücret pusulasını işçiye vermek” anlamına gelmektedir.

Ücret Tediye Bordrosuyla Karıştırılmamalı

Ücret bordrosu vergi ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanıyor. Sosyal güvenlik mevzuatında bunun adı “ücret tediye bordrosu”, vergi mevzuatında ise bunun adı “ücret bordrosu”dur.

Ücret bordrosu veya ücret tediye bordrosu birbirinin yerine geçerek kullanılabilmektedir.

Ücret bordrosunda işçinin imzasının olması zorunludur (belli şartlar hariç).

Ücret bordro düzenlenmezse SGK mevzuatına göre her ay için asgari ücretin yarısı tutarında (2019 yılı için 1.279 TL) idari para cezası, vergi mevzuatına göre ise ikinci derece usulsüzlük cezası olan örneğin bahse konu işyeri sermaye şirketi ise 98 TL tutarında ceza uygulanmaktadır.

Ücret hesap pusulasının düzenlenmiş olması, işverenin ücret bordrosunu veya ücret tediye bordrosunu da düzenlemiş olduğu anlamına gelmemektedir. Aynı şekilde işverenin ücret bordrosu veya ücret tediye bordrosunu düzenlemiş olması işyerinde ücret hesap pusulasının da düzenlenmiş olduğu anlamına gelmemektedir. Halen İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde ücret hesap pusulası verme yükümlülüğü devam etmektedir. Ancak özellikle denetim durumlarında ücret tediye bordrosu olarak sunulan belge ücret hesap pusulası ise ve ücret hesap pusulasında bulunan belgeler ücret tediye bordrosunda olması gereken bilgileri içeriyorsa, denetim elemanı “ücret tediye bordrosunu” ibraz edilmiş sayabilir.

Haber Arası Reklam

Devamı: Ücret Hesap Pusulası İle İlgili Bilinmesi Gerekenler – Fatih Rüştü TAŞKIN, SGK Müfettişi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması – Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Kararı E: 2016/4449

Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması

T.C

YARGITAY

22. Hukuk Dairesi

Esas No: 2016/4449

Karar No: 2019/18

Tarihi: 07.01.2019

• ÜCRET

• BORDROLARDA GÖSTERİLEN ÜCRETİN GERÇEĞİ YANSITMADIĞI ŞÜPHESİNİN OLDUĞU DURUMLARDA ÜCRET ARAŞTIRMASININ YAPILMASININ GEREKMESİ

ÖZETİ: Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez

Bordroda davacının son aylık ücreti asgari ücret üzerinden düzenlenmiştir. Davacı tanıkları ve davalı tanığı maaşlarının asgari ücret kısmının banka aracılığı ile ödendiğini, asgari ücreti aşan kısmın ise elden ödendiğini doğrulamıştır. Mahkemece davacının ücreti; bilirkişi raporu doğrultusunda iki asgari ücret miktarı olarak kabul edilmiştir. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Haber Arası Reklam

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Zencirkıran Güral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 08/05/2006-08/11/2013 tarihleri arasında operatör ve ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, izin ve ücret alacağını istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığını ve iş sözleşmesinin kendisi tarafından feshedildiğini, asgari ücret ile çalıştığını, ücretin bordrolara yansıtılarak banka kanalı ile ödendiğini, hak kazandığı tüm ücretlerin ödendiğini, mevsimsel koşullar dikkate alındığında çalışılmayan aylarda izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1 Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu‘nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez.

Ayrıca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, davacı greyder operatörü olarak aylık 5300 TL ücret aldığını, asgari ücret kısmının banka kanalı ile kalanının elden ödendiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. Bordroda davacının son aylık ücreti asgari ücret üzerinden düzenlenmiştir. Davacı tanıkları ve davalı tanığı maaşlarının asgari ücret kısmının banka aracılığı ile ödendiğini, asgari ücreti aşan kısmın ise elden ödendiğini doğrulamıştır. Mahkemece davacının ücreti; bilirkişi raporu doğrultusunda iki asgari ücret miktarı olarak kabul edilmiştir. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir

Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 07.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Devamı: Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması – Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Kararı E: 2016/4449 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması – Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Kararı E: 2016/4449

Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması

T.C

YARGITAY

22. Hukuk Dairesi

Esas No: 2016/4449

Karar No: 2019/18

Tarihi: 07.01.2019

• ÜCRET

• BORDROLARDA GÖSTERİLEN ÜCRETİN GERÇEĞİ YANSITMADIĞI ŞÜPHESİNİN OLDUĞU DURUMLARDA ÜCRET ARAŞTIRMASININ YAPILMASININ GEREKMESİ

ÖZETİ: Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez

Bordroda davacının son aylık ücreti asgari ücret üzerinden düzenlenmiştir. Davacı tanıkları ve davalı tanığı maaşlarının asgari ücret kısmının banka aracılığı ile ödendiğini, asgari ücreti aşan kısmın ise elden ödendiğini doğrulamıştır. Mahkemece davacının ücreti; bilirkişi raporu doğrultusunda iki asgari ücret miktarı olarak kabul edilmiştir. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Haber Arası Reklam

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Zencirkıran Güral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 08/05/2006-08/11/2013 tarihleri arasında operatör ve ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, izin ve ücret alacağını istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığını ve iş sözleşmesinin kendisi tarafından feshedildiğini, asgari ücret ile çalıştığını, ücretin bordrolara yansıtılarak banka kanalı ile ödendiğini, hak kazandığı tüm ücretlerin ödendiğini, mevsimsel koşullar dikkate alındığında çalışılmayan aylarda izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1 Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu‘nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez.

Ayrıca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, davacı greyder operatörü olarak aylık 5300 TL ücret aldığını, asgari ücret kısmının banka kanalı ile kalanının elden ödendiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. Bordroda davacının son aylık ücreti asgari ücret üzerinden düzenlenmiştir. Davacı tanıkları ve davalı tanığı maaşlarının asgari ücret kısmının banka aracılığı ile ödendiğini, asgari ücreti aşan kısmın ise elden ödendiğini doğrulamıştır. Mahkemece davacının ücreti; bilirkişi raporu doğrultusunda iki asgari ücret miktarı olarak kabul edilmiştir. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir

Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 07.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Devamı: Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması – Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Kararı E: 2016/4449 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması – Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Kararı E: 2016/4449

Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması

T.C

YARGITAY

22. Hukuk Dairesi

Esas No: 2016/4449

Karar No: 2019/18

Tarihi: 07.01.2019

• ÜCRET

• BORDROLARDA GÖSTERİLEN ÜCRETİN GERÇEĞİ YANSITMADIĞI ŞÜPHESİNİN OLDUĞU DURUMLARDA ÜCRET ARAŞTIRMASININ YAPILMASININ GEREKMESİ

ÖZETİ: Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez

Bordroda davacının son aylık ücreti asgari ücret üzerinden düzenlenmiştir. Davacı tanıkları ve davalı tanığı maaşlarının asgari ücret kısmının banka aracılığı ile ödendiğini, asgari ücreti aşan kısmın ise elden ödendiğini doğrulamıştır. Mahkemece davacının ücreti; bilirkişi raporu doğrultusunda iki asgari ücret miktarı olarak kabul edilmiştir. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Haber Arası Reklam

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Zencirkıran Güral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 08/05/2006-08/11/2013 tarihleri arasında operatör ve ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, izin ve ücret alacağını istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığını ve iş sözleşmesinin kendisi tarafından feshedildiğini, asgari ücret ile çalıştığını, ücretin bordrolara yansıtılarak banka kanalı ile ödendiğini, hak kazandığı tüm ücretlerin ödendiğini, mevsimsel koşullar dikkate alındığında çalışılmayan aylarda izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1 Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu‘nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez.

Ayrıca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, davacı greyder operatörü olarak aylık 5300 TL ücret aldığını, asgari ücret kısmının banka kanalı ile kalanının elden ödendiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. Bordroda davacının son aylık ücreti asgari ücret üzerinden düzenlenmiştir. Davacı tanıkları ve davalı tanığı maaşlarının asgari ücret kısmının banka aracılığı ile ödendiğini, asgari ücreti aşan kısmın ise elden ödendiğini doğrulamıştır. Mahkemece davacının ücreti; bilirkişi raporu doğrultusunda iki asgari ücret miktarı olarak kabul edilmiştir. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir

Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 07.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Devamı: Bordrolarda Gösterilen Ücretin Gerçeği Yansıtmaması – Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Kararı E: 2016/4449 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

2019 Emekli Maliyeti

2019 Emekli Maliyeti

ASGARİ ÜCRET ÜZERİNDEN İŞÇİLİK MALİYETİ (EMEKLİ)

(Bekar – Çocuk Yok – Teşviksiz)

Hesaplamalar Bilgi İçindir Herhangi Bir Sorumluluk Kabul Edilmez

 

Ocak – 2019

 ASGARİ ÜCRET

2.558,00

 SGK TABAN MATRAHI

2.558,00

 SGK TAVAN MATRAHI

19.185,90

 GÜN

30

 GÜNLÜK ÜCRETİ

85,27

 BRÜT AYLIK ÜCRETİ

2.558,00

 İŞÇİ İŞSİZLİK SİGORTASI (Emekli Olduğu İçin Muaf) (%0)

0,00

 İŞÇİ SGK PAYI (Emekli Olduğu İçin SGDP) (%7,5)

191,85

 GELİR VERGİSİ MATRAHI

2.366,15

 GELİR VERGİSİ TUTARI (%15)

354,92

 ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ TUTARI (-)

191,85

 KALAN GELİR VERGİSİ TUTARI

163,07

 DAMGA VERGİSİ TUTARI (%0,759)

19,42

 ZORUNLU BES KESİNTİSİ

0,00

 KESİNTİLER TOPLAMI

374,34

 NET ELE GEÇEN TUTAR (AGİ.li)

2.183,66

 BRÜT AYLIK ÜCRETİ  

2.558,00  

 İŞVEREN SGDP (%22,5)  

575,55  

 İŞVEREN SGDP KVSKP (%2)  

51,16  

 TOPLAM MALİYET  

3.184,71  

 www.alomaliye.com/ Şaban Abacı / SMMM / alo@alomaliye.com

Devamı: 2019 Emekli Maliyeti Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

2019 Kapıcı Maliyeti

2019 Kapıcı Maliyeti

ASGARİ ÜCRET ÜZERİNDEN İŞÇİLİK MALİYETİ (KAPICI)

(Bekar – Agi Yok – Teşviksiz)

Hesaplamalar Bilgi İçindir Herhangi Bir Sorumluluk Kabul Edilmez

Ocak – 2019

 ASGARİ ÜCRET

2.558,00

 SGK TABAN MATRAHI

2.558,00

 SGK TAVAN MATRAHI

19.185,90

 GÜN

30

 GÜNLÜK ÜCRETİ

85,27

 BRÜT AYLIK ÜCRETİ

2.558,00

 İŞÇİ İŞSİZLİK SİGORTASI (%1)

25,58

 İŞÇİ SGK PAYI (%14)

358,12

 GELİR VERGİSİ MATRAHI (Kapıcı Olduğu İçin GV Muaf)

0

 GELİR VERGİSİ TUTARI (Kapıcı Olduğu İçin GV Muaf) (%15)

0,00

 ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ TUTARI (GV Olmadığı İçin AGİ Yok)

-0

 KALAN GELİR VERGİSİ TUTARI

0,00

 DAMGA VERGİSİ TUTARI (Kapıcı Olduğu İçin DV Muaf) (%0,759)

0,00

 ZORUNLU BES KESİNTİSİ

0,00

 KESİNTİLER TOPLAMI

383,70

 NET ELE GEÇEN TUTAR (AGİ.Siz)

2.174,30

 BRÜT AYLIK ÜCRETİ  

2.558,00  

 İŞVEREN SGK PAYI(%20,5)  

524,39  

 İŞVEREN İŞSİZLİK SİGORTASI (%2)  

51,16  

 TOPLAM MALİYET  

3.133,55  

 www.alomaliye.com/ Şaban Abacı / SMMM / alo@alomaliye.com

Devamı: 2019 Kapıcı Maliyeti Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.