• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı (E: 2020/10, K: 2020/10)

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı (E: 2020/10, K: 2020/10)

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kararı E: 2020/10

04 Şubat 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31385

DANIŞTAY KARARI

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kumlundan:

Esas No : 2020/10

Karar No: 2020/10

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

I-AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ

İSTEMİNDE BULUNAN : Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu

II- İSTEMİN ÖZETİ : Konya Bölge idare Mahkemesi 1. Vergi Dava

Dairesinin 06/02/2019 tarih ve E:2018/1207, K:2019/258 sayılı kararı ile Konya Bölge idare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 11/09/2019 tarih ve E:2019/274, K:2019/871 sayılı kararları arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendi uyarınca giderilmesi, istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanın bu yöndeki talebini uygun gören Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 19/06/2020 tarih ve E:2019/71, K:2020/7 sayılı kararıyla istenmiştir.

III- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI:

A-Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin E:2018/1207 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:

Dava konusu istemin özeti: 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanarak katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunan mükellef adına, matrah artırımında bulunduğu dönemlere ilişkin olarak verdiği katma değer vergisi beyanlarının bazılarında hesaplanan katma değer vergisi bulunmadığı, dolayısıyla 6736 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (3) numaralı alt bendine göre matrah artırımında bulunulması gerekirken, Kanun’un anılan maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendine göre matrah artırımında bulunulduğundan bahisle tahakkuk ettirilen verginin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.

personel programı

Mersin 1. Vergi Mahkemesinin 30/03/2018 tarih ve E:2017/748, K:2018/544 sayılı kararı:

Uyuşmazlığın çözümü davacının, katma değer vergisi beyan durumuna uyan “matrah artırım formunun” belirlenmesine bağlıdır.

6736 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde yıl boyunca tüm katma değer vergisi beyannamelerini vermiş mükelleflerin matrah artırımı talebinde bulunmaları halinde nasıl bir yol izleneceği belirtildikten sonra anılan maddenin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (1) numaralı alt bendinde, yıl boyunca her ay beyanname vermesi gereken mükellefin diğer beyannamelerini vermese dahi bu yıl içinde en az üç dönem beyanname vermiş olması halinde bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalamasının bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarının bulunacağı ve bu tutar üzerinden fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlara göre artırım tutarının hesaplanacağı belirtilmiştir. Yani her ay beyanname vermesi gereken mükellefin en az üç dönem beyanname vermesi durumunda Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendine göre matrah artırımı yapılacağı açıkça düzenlenmiştir.

Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (3) numaralı alt bendinde ise yine yıl boyunca her ay beyanname vermesi gereken mükellefin, ilgili takvim yılı içindeki işlemlerinin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması (yani yıl boyunca beyanname vermiş olmasına rağmen istisna benzeri nedenlerle bir dönem dahi hesaplanan KDVsi bulunmaması) ile faaliyetlerinin tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılacağı belirtilmiş; ancak belirtilen bu durumların yanı sıra ilgili takvim yılı içinde vergiye tabi diğer işlemlerinin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarının yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamayacağı açıklanmıştır.

Buradan hareketle, belirtilen üç duruma ilişkin olarak (istisna, diğer nedenler, tecil-terkin) herhangi bir faaliyeti olmayan ancak, vergiye tabi ticari kazancı nedeniyle beyanname veren ve bazı dönemlerde hesaplanan katma değer vergisi çıkan, bazı dönemlerde ise çıkmayan davacının bu bent kapsamında artırımda bulunması gerektiğinin kabulü mümkün bulunmamaktadır.

Kaldı ki, 6736 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca bir aylık vergilendirme dönemine tabi mükellefin, ilgili yıl içinde en az üç dönem beyanname vermiş olması halinde bile maddede belirtilen yöntemle katma değer vergisi tutarının bulunacağı ve bu tutar üzerinden fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlara göre artırım tutarının hesaplanacağı belirtildiğinden, Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (3) numaralı alt bendindeki durumun sadece, ilgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki veya tecil-terkin kapsamındaki teslimlerden oluşması durumlarıyla birlikte vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti halinde uygulanabileceği net bir şekilde anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, 1 Seri Nolu 6736 sayılı Kanun Genel Tebliğinin “V-Matrah Ve Vergi Artırımına ilişkin Hükümler” başlıklı bölümün “D-Katma Değer Vergisinde Artırım” başlığını taşıyan kısmının (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (2) ve (3) numaralı alt bendlerinde; “Buna göre, mükelleflerin KDV artırımından yararlanmak istedikleri yıl içindeki bazı dönemlere ait beyannamelerinde, tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimler dışındaki işlemleri dolayısıyla “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” yer alması durumunda, vergi artırımı nedeniyle ödemeleri gereken verginin tespiti için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulundukları tutarın %18’i ile karşılaştırma yapılması gerekmektedir. Artırım talebi nedeniyle ödenmesi gereken vergi, önce mükellefin beyanname verme durumuna göre bu Tebliğin (V/D-1) veya (V/D-2) bölümlerine, daha sonra bu bölüme göre hesaplanacaktır. Bu tutarlardan büyük olanı, artırım nedeniyle ödenmesi gereken vergi olarak kabul edilecektir.

Bu çerçevede, yıl içindeki beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte, beyannamelerin sadece bir veya birkaçında hesaplanan vergisi bulunup diğer dönemlerde bulunmayan mükelleflerin artırım talebinde bulunmaları hâlinde, hesaplanan vergi bulunan beyannamelerindeki hesaplanan vergiler toplanacak ve bu toplama, ilgili yıl için öngörülen artırım oranı uygulanarak artırım tutarı hesaplanacaktır. Ancak bu tutar, mükellefin gelir/kurumlar vergisi matrah artırımına %18 oranı uygulanmak suretiyle bulunan tutardan küçük olursa büyük olan tutar dikkate alınacaktır.” hükmüne yer verilmiştir.

Davalı idarece dava konusu ek tahakkukun Genel Tebliğin “V-Matrah Ve Vergi Artırımına İlişkin Hükümler” başlıklı bölümün “D-Katma Değer Vergisinde Artırım” başlığını taşıyan kısmının (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca yapıldığı belirtilmiş ise de; tebliğle getirilen hüküm bütün olarak incelendiğinde, söz konusu hükmün mükelleflerin beyannamelerinde tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimler dışındaki işlemleri dolayısıyla “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” yer alması durumuna ilişkin düzenleme olduğu anlaşılacaktır. Nitekim bendin sadece (3) numaralı alt bendindeki hüküm dikkate alınarak yapılacak yorum, yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere kanunla düzenlenmeyen yeni bir durum ortaya çıkaracaktır ki kanunun açıkça düzenlemediği, çerçevesini belirlemekle birlikte uygulama kısmına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisini idareye bıraktığı hususları açıklamak ve yasanın uygulanmasını göstermek maksadıyla çıkarılan genel tebliğlerin kanunda açıkça düzenlenmiş ve uygulaması gösterilmiş bir konuyla ilgili farklı bir uygulama öngörmesi yasal düzenlemeyi ihmal etme anlamına geleceğinden, böyle bîr durumda yasal düzenlemeye itibar edilmesi gerektiği de yargı içtihatlarıyla ortaya konmuştur.

Bu durumda, matrah artırımına konu ilgili yılların tüm dönemlerinde katma değer vergisi beyannamelerini veren, her yıl bir kaç dönem olsa bile hesaplanacak katma değer vergisi çıkan, tecil-terkin ya da istisna kapsamında herhangi bir faaliyeti bulunmayan davacı adına, ilgili yılların bazı dönemlerinde hesaplanan katma değer vergisi çıkmadığından bahisle Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (3) numaralı alt bendine göre kurumlar vergisi yönünden yapmış olduğu matrah artırımı beyanı esas alınarak bulunan matrah üzerinden ek tahakkuk yapılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Tamamı İçin Tıklayınız

Devamı: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı (E: 2020/10, K: 2020/10) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

zekeriyademirtas