• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

GVK etiket arşivi

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN BAZILARINA AŞAĞIDA
YER VERİLMİŞTİR;
a) Çatısında Elektrik Üretip Satanlar Gelir Vergisinden Muaf Tutulmuştur.
Bu düzenleme ile çatısında veya cephesinde 10 kW’a kadar elektrik üretenler ihtiyaçlarından
fazlasını sattıklarında elde ettikleri gelirler için herhangi bir vergi ödemeyeceklerdir. Ancak, Ticari
faaliyetle uğraşan şirketler Kurumlar Vergisi mükellefi olacaklarından bu muafiyetten
yararlanamayacaklardır. Bu muafiyet Gelir Vergisi mükelleflerine yönelik olarak getirilmiştir.
b) İşverenlerce, kadın hizmet erbabına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmek suretiyle
sağlanan menfaatler
İşverenlerce bu hizmetlerin verilmediği durumlarda, ödemenin doğrudan bu hizmetleri sağlayan gelir veya
kurumlar vergisi mükelleflerine yapılması şartıyla, her bir çocuk için aylık, asgarî ücretin aylık brüt
tutarının %15’ ini aşmamak üzere bu istisnadan yararlanılır. Kreş ve gündüz bakımevi hizmetini
sağlayanlara yapılan ödemelerin belirlenen istisna tutarını aşan kısmı ile hizmet erbabına bu amaçla nakden
yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu bentte yer alan %15 oranım, asgarî
ücretin aylık brüt tutarının %50’sine kadar artırmaya ve kanuni seviyesine getirmeye Bakanlar Kurulu, bu
istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Ücret kabul edilen ödemelere eklemeler; 193 sayılı Kanunun 61’inci maddesinin üçüncü
fıkrasına eklenen bent ile;
Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi
kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi
çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar da bundan sonra ücret olarak kabul edilecektir.
d) Vergi Nedeniyle Asgari Ücretin Son Aylarda Düşmesinin Önüne Geçilmiştir.
Bu değişiklik sonrası asgari ücretlinin eline geçen para yılın son aylarına doğru Gelir Vergisi kesintisi
nedeniyle azalmayacak ve ücretlinin asgarî geçim indirimine ayrıca ilave edilecektir.
2) VERGİ USUL KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN BAZILARINA AŞAĞIDA YER
VERİLMİŞTİR;
a) Vergi mahremiyetini düzenleyen maddeye yeni fıkra eklenerek;
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum
ve kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk ve süreklilik arz eden
bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesi vergi mahremiyetinin ihlali sayılmayacak olup, kendilerine
bilgi verilenler, bu maddede yazılı yasaklara uymak zorunda olup, bu bilgilerin muhafazasını sağlamaya
yönelik tedbirleri almakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
b) Tasfiye memurları ile kanuni temsilcilerin sorumlulukları ile tüzel kişiliği sona eren
mükelleflerin kanuni temsilcileri adına tarhiyat yapılacağı kanuna eklenmiştir.
Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye
dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere,
tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri
adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme
alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar.
Beşinci fıkra kapsamına girmeyen tüzel kişilerin tüzel kişiliklerinin veya tüzel kişiliği olmayan
teşekküllerin sona ermesi halinde, sona erme tarihinden önceki dönemlere ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve
ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tüzel kişiliği olanların kanuni temsilcilerinden, tüzel
kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler (adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri) ve
varsa bunların temsilcilerinden herhangi biri adına yapılır.
c) İmha edilecek mallara yönelik kanun düzeyinde düzenleme yapılmıştır ve detaylar Maliye
Bakanlığı tarafından yapılacak ikincil düzenlemeler ile açıklığa kavuşturulacaktır.
Bozulma, çürüme veya son kullanma tarihinin geçmesi gibi nedenlerle imha edilmesi gereken
emtia, bu mahiyetteki imha işlemleri süreklilik arz eden mükelleflerin başvurularına istinaden, bu Kanunun
267’nci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendindeki usulle mukayyet olmaksızın, Maliye Bakanlığı
tarafından belirlenen usul çerçevesinde ve tayin olunan imha oranı dikkate alınmak suretiyle değerlenebilir.
Birinci fıkra hükmünden yararlanmak için yapılan başvurular, Maliye Bakanlığınca mükellefin
geçmiş yıllardaki işlemleri, fiili üretimi, satış ve imha süreçleri ile sektördeki diğer mükelleflerin durumu,
yetkili idare, oda ve kuruluşların görüşleri de dikkate alınmak suretiyle değerlendirilir. Bu değerlendirme
neticesinde, Maliye Bakanlığınca karşılıklı anlaşmak suretiyle, tayin olunan imha oranını aşmamak
kaydıyla imha edilen emtianın emsal bedeli sıfır olarak kabul edilir. Mükellefler, imha işlemine ilişkin her
türlü kayıt, belge ve evrakı bu Kanunun ilgili hükümleri uyarınca muhafaza ve gerektiğinde ibraz etmek
zorundadır.
d) Yurt Dışından Getirilerek Sermaye Olarak Konulan Paraların Değerlemesine İlişkin
Düzenleme Yapılmıştır.
MADDE 213 sayılı Kanuna 280’inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 280/A maddesi
eklenmiştir.
“Yurtdışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paralar:
MADDE 280/A- Yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım yapacak tam mükellef sermaye
şirketlerine, işe başladıkları hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar yurtdışından getirilerek
sermaye olarak konulan yabancı paraların, söz konusu dönem zarfında yatırım teşvik belgesi kapsamında
sarf olunan kısmı nedeniyle oluşan kur farkları pasifte özel bir fon hesabına alınabilir. Bu durumda olumlu
kur farkları bu hesabın alacağına, olumsuz kur farkları ise bu hesabın borcuna kaydedilir.
Sermaye olarak konulan bu yabancı paraların, işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap
dönemi sonuna kadar herhangi bir suretle sarf edilmeyen kısmı; bu hesap dönemlerine ait vergilendirme
dönemlerinin sonuna kadar mukayyet değeriyle, işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap döneminin
sonu itibarıyla bu Kanunun 280’inci maddesine göre değerlenir.
Birinci fıkra uyarınca oluşan fon hesabı, sermayeye ilave edilme dışında, herhangi bir suretle başka
bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile
ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tabi tutulur. Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve
bölünme işlemleri hariç, şirketin tasfiyesi halinde de bu hüküm uygulanır.
Mükelleflerin, bu madde hükmünden yararlanabilmeleri için ticaret siciline tescil tarihini izleyen
üçüncü ayın sonuna kadar yatırım teşvik belgesi almak için başvuruda bulunmuş ve işe başlanılan hesap
dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar bu belgeyi almış olması gerekir. Söz konusu yabancı
paralar; başvurunun süresi içinde yapılmaması halinde müteakip ilk vergilendirme dönemi, yatırım teşvik
belgesinin alınamaması halinde ise işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonu itibarıyla
bu Kanunun 280’inci maddesine göre değerlenir.
Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
Bu madde kanunun yayımı tarihinden sonra tescil edilen sermaye şirketlerine uygulanmak üzere
kanunun yayım tarihi olan 27.03.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
e) Usulsüzlük Cezalarını Düzenleyen Maddelerde Değişiklikler Yapılmıştır.
MADDE 12-213 sayılı Kanunun 353’üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentleri
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden
fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması,
düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge
olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt
olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227’nci ve 231’inci maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması
halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240 Türk
Lirası’ndan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u
nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit
olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 120.000 Türk Lirası’nı geçemez.
2. Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, perakende satış fişi, ödeme
kaydedici cihazla verilen fış, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi,
günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin;
düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı
meblağlara yer verildiğinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin veya elektronik belge olarak
düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak
düzenlendiğinin tespiti ya da bu belgelerin bu Kanunun 227’nci maddesine göre hiç düzenlenmemiş
sayılması halinde, her bir belge için 240 Türk Lirası özel usulsüzlük cezası kesilir.
Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için
12.000 Türk lirasını, bir takvim yılı içinde ise 120.000 Türk Lirası’nı geçemez.”
MADDE 13-213 sayılı Kanunun mükerrer 355’inci maddesinin başlığı “Bilgi vermekten çekinenler ile
107/A, 256, 257, mükerrer 257’nci madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi hükmüne uymayanlar
için ceza:” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Bu Kanunun 107/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlardan, bu fıkranın (1) numaralı
bendinde yer alanlara 1.000 Türk Lirası, (2) numaralı bendinde yer alanlara 500 Türk Lirası, (3) numaralı
bendinde yer alanlara 250 Türk Lirası özel usulsüzlük cezası kesilir.”
f) Usulsüzlük Cezasını Süresinde Ödeyenler Cezanın 2/3’ünü Değil, Yarısını Ödeyeceklerdir!
Bu değişiklik ile usulsüzlük cezalarında 1/3 oranında yapılan indirim artırılarak cezanın yarısı
düzeyine çıkartılmıştır. 15’inci madde düzenlemesi kanunun yayımı (27.03.2018) tarihinden önce tarhiyat
öncesi uzlaşma talep edilenler hariç olmak üzere yayımı tarihi olan 27.03.2018 tarihinde yürürlüğe
girecektir.
g) Vergi Usul Kanununa Geçici 30’uncu Madde Eklenmiştir
“GEÇİCİ MADDE 30- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra, 17/4/1957 tarihli ve 6948
sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz mükelleflerce münhasıran imalat sanayiinde
veya 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, 28/2/2008 tarihli ve 5746
sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 3/7/2014 tarihli
ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamında faaliyette bulunan
mükelleflerce münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılmak üzere, 2019 takvim yılı
sonuna kadar iktisap edilen yeni makina ve teçhizat ile aynı tarihe kadar yatırım teşvik belgesi kapsamında
iktisap edilen yeni makina ve teçhizat için uygulanacak amortisman oran ve süreleri, Maliye Bakanlığınca
bu Kanunun 315’inci maddesine göre tespit ve ilan edilen faydalı ömür sürelerinin yarısı dikkate alınmak
suretiyle hesaplanabilir. Bu şekilde yapılacak hesaplamada faydalı ömür süresinin küsuratlı çıkması
halinde, çıkan rakam bir üst tam sayıya tamamlanmak suretiyle ilgili kıymetlere uygulanacak amortisman
oran ve süreleri belirlenir. Bu şekilde belirlenen oran ve süreler izleyen yıllarda değiştirilemez. İmalat
sanayiinde kullanılmak üzere iktisap edilen ve madde hükmünden yararlanılabilecek makina ve teçhizatı
tespite Bakanlar Kurulu, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
Bu maddenin yürürlüğe girme tarihi 1 Mayıs 2018 olarak belirlenmiştir.