• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveTasarılar

18 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Taslağı Hazırlandı.

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik

11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun

– 17 nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen dördüncü fıkrasıyla tam mükellef sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi hisse senetleri veya ortaklık payların sermaye azaltımı yoluyla itfa edilmesi, iktisap bedelinin altında bir bedelle satılması ve iktisap tarihinden itibaren iki yıl süreyle elde tutulması halinde %15 oranında vergi kesintisi uygulanacağı,

– 35 inci maddesiyle de payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumların paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına kurumlar vergisi oranının 2 puan indirimli olarak uygulanacağı

hüküm altına alınmıştır.

Konuya ilişkin açıklamalara 18 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğ Taslağında yer verilmiştir.

Bu taslağın geliştirilmesi ve yayımlanmaya hazır hale getirilmesi için Başkanlığımızca çalışmalar devam etmekte olup; mevcut taslakta yer alan konuların geliştirilmesi, değiştirilmesi veya katkıda bulunulması ile ilgili görüş ve önerilerinizi, 29 Ocak 2021 tarihine kadar OYAPAR@gelirler.gov.tr e-posta adresine iletebilirsiniz.

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 1)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 18)

Bu Tebliğde, 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 17 nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen dördüncü fıkra ile aynı Kanunun 35 inci maddesiyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32 nci maddesinde yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin ilgili bölümlerinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

MADDE 1- 3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nin “15.6.6. Avans kâr payı dağıtımı” başlıklı bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

“15.6.7. Sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi hisse senetleri veya ortaklık payları”

15.6.7.1. Yasal düzenleme

11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Tam mükellef sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi hisse senetlerini veya ortaklık paylarını,

i) Sermaye azaltımı yoluyla itfa etmeleri halinde iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutar sermaye azaltımına ilişkin kararın ticaret sicilinde tescil edildiği tarih,

ii) İktisap bedelinin altında bir bedel karşılığında elden çıkarmaları halinde iktisap bedeli ile elden çıkarma bedeli arasındaki fark tutar elden çıkarma tarihi,

iii) İktisap ettikleri tarihten itibaren iki tam yıl içerisinde, sermaye azaltımı yoluyla itfa etmemeleri veya elden çıkarmamaları halinde, iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutar iktisap tarihinden itibaren iki tam yıllık sürenin son günü,

itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılır ve bu tutarlar üzerinden %15 oranında vergi tevkifatı yapılır. Bu fıkra kapsamında tevkif edilen vergiler herhangi bir vergiden mahsup edilemez. Cumhurbaşkanı, tam mükellef sermaye şirketinin paylarının Borsa İstanbul’da işlem görüp görmemesine, işlem gören paylarının toplam payları içindeki oranına, geri alınan payların Borsa İstanbul’da işlem gören paylardan olup olmamasına, tam mükellef kurumlardan geri alınıp alınmamasına, tam mükellef sermaye şirketinin yıllık satış hasılatı ve diğer gelirlerinin toplam tutarına göre ayrı ayrı ya da birlikte, bu oranı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkilidir.”

Bu düzenlemeyle, tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi hisselerini iktisap etmek suretiyle vergisiz bir şekilde kar dağıtımı yapmalarının önüne geçilmiş ve şirket karlarının dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın tevkif yoluyla alınacak vergiye ilişkin bir vergi güvenlik müessesesi ihdas edilmiştir.

personel programı

15.6.7.2. Şirketlerin kendi hisse senetlerini veya ortaklık paylarını iktisap etmeleri

Tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi hisse senetlerini ve ortaklık paylarını iktisap ettikleri tarih itibarıyla herhangi bir vergilendirme işlemi yapılmayacaktır. Bu tarih itibarıyla şirketlerin kendi hisse senedi veya ortaklık payı alımlarına ilişkin kayıt gerçekleştirilecek ve bunun dışında kendi hissesini veya ortaklık payını satın alan şirket açısından Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre herhangi bir vergi kesintisi söz konusu olmayacaktır.

Diğer taraftan, söz konusu hisse senetlerini veya ortaklık paylarını elden çıkaran gerçek ya da tüzel kişinin hukuki niteliğine göre genel hükümler çerçevesinde vergilendirme yapılacaktır.

Örnek: (B) Ltd. Şti.’nin elinde bulunan (A) A.Ş. hisse senetleri, 10/12/2020 tarihinde (A) A.Ş. tarafından 500.000 TL bedel karşılığı iktisap edilmiştir. Şirketlerin kendi hisselerini iktisap etmeleri Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tevkifat kapsamında olmadığından bu aşamada (A) A.Ş. nezdinde Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre vergi kesintisi yapılmayacaktır.

Öte yandan, (B) Ltd. Şti. söz konusu hisse senetlerinin satışı dolayısıyla Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca vergilemeye tabi olacaktır.

15.6.7.3. İktisap edilen hisse senetleri ve ortaklık paylarının sermaye azaltımı yoluyla itfası

Tam mükellef sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi hisse senetleri veya ortaklık paylarını sermaye azaltımı yoluyla itfa etmeleri halinde, iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki olumsuz farkın, sermaye azaltımına ilişkin kararın ticaret siciline tescil edildiği tarih itibarıyla sermaye şirketleri nezdinde %15 oranında vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.

Örnek : (C) A.Ş.’nin hisse senetlerinin itibari değeri her bir hisse için 10 TL’dir. (C) A.Ş.’nin ortağı olan (D) Ltd. Şti.’nin aktifinde bulunan (C) A.Ş.’ye ait 10 TL itibari değerle kayıtlı 500 adet hisse senedi, (C) A.Ş. tarafından 15/12/2020 tarihinde 30.000 TL bedel karşılığında satın alınmıştır.

(C) A.Ş. tarafından hisse senetlerinin iktisap edildiği 15/12/2020 tarihi itibarıyla Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre vergi kesintisi yapılmayacaktır.

(D) Ltd. Şti. ise hisse senetlerinden elde ettiği *30.000 – (500 x 10)+ 25.000 TL kazancını kurumlar vergisine tabi tutacaktır. (D) Ltd. Şti. bu satış işlemi dolayısıyla, şartları taşıması halinde Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnadan faydalanabilecektir.

(C) A.Ş., 30.000 TL’ye iktisap ettiği kendi hisse senetleri için sermaye azaltımı kararı almış ve itibari değeri 10 TL olan 500 adet hisse senedi için alınan itfa kararını 7/3/2021 tarihinde ticaret sicilinde tescil ettirmiştir.

Buna göre, (C) A.Ş. 7/3/2021 tarihi itibarıyla, hisse senetlerinin iktisap bedeli ile itibari değeri arasındaki fark olan *30.000 – (500 x 10)+ 25.000 TL üzerinden %15 oranında vergi kesintisi yapacak ve (25.000 x %15) 3.750 TL vergiyi Mart/2021 dönemi muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan ederek ödeyecektir.

(C) A.Ş. satın almış olduğu kendi hisse senetlerini sermaye azaltımı yoluyla itfa etmiş olduğu için ödediği 3.750 TL vergi, (C) A.Ş. veya (D) Ltd. Şti. nezdinde herhangi bir vergiden mahsup edilemeyecek, matrahın tespitinde gider yazılamayacak veya iade konusu yapılamayacaktır.

15.6.7.4. İktisap edilen hisse senetleri ve ortaklık paylarının iktisap bedelinin altında bir bedelle elden çıkarılması

Tam mükellef sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi hisse senetlerini veya ortaklık paylarını, iktisap bedelinin altında bir bedel karşılığında elden çıkarmaları halinde, iktisap bedeli ile elden çıkarma bedeli arasındaki fark tutar, elden çıkarma tarihi itibarıyla %15 oranında vergi kesintisine tabi tutulacaktır.

Öte yandan, şirketlerin bu şekilde iktisap etmiş oldukları kendi hisse senetlerini iktisap bedelinin üzerinde bir bedelle elden çıkarmaları halinde Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisi yapılmayacaktır.

Örnek: (H) A.Ş.’nin hisse senetlerinin itibari değeri her bir hisse için 20 TL’dir. (F) Ltd. Şti.’nin aktifinde bulunan (H) A.Ş.’ye ait 30.000 TL toplam değerle kayıtlı 1.000 adet hisse senedi, (H) A.Ş. tarafından 19/12/2020 tarihinde 50.000 TL bedel karşılığında satın alınmıştır.

(H) A.Ş. tarafından hisse senetlerinin iktisap edildiği 19/12/2020 tarihi itibarıyla, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre vergi kesintisi yapılmayacaktır.

(H) A.Ş., 50.000 TL’ye iktisap etmiş olduğu kendi hisse senetlerini 17/4/2021 tarihinde 40.000 TL’ye satmıştır. Buna göre (H) A.Ş., 17/4/2021 tarihi itibarıyla, kendi hisse senetlerinin iktisap bedeli ile satış değeri arasındaki fark tutarı olan (50.000 – 40.000) 10.000 TL üzerinden %15 oranında vergi kesintisi yapacak ve (10.000 x %15) 1.500 TL vergiyi Nisan/2021 dönemi muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan ederek ödeyecektir.

(H) A.Ş.’nin satın almış olduğu kendi hisse senetlerini iktisap bedelinden düşük bir bedelle elden çıkarması nedeniyle ödemiş olduğu 1.500 TL tutarındaki vergi, (H) A.Ş. veya (F) Ltd. Şti. nezdinde herhangi bir vergiden mahsup edilemeyecek, matrahın tespitinde gider olarak dikkate alınamayacak veya iade konusu yapılamayacaktır.

(H) A.Ş. nezdinde ortaya çıkan 10.000 TL zarar, (H) A.Ş.’nin kendi hisse senetlerinin iktisabında veya satışında Kanunun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümlerine göre eleştiri konusu yapılacak bir durum bulunmaması kaydıyla, kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilecektir.

15.6.7.5. İktisap edilen hisse senetleri veya ortaklık paylarının sermaye azaltımı yoluyla itfa edilmemesi veya elden çıkarılmaması

Tam mükellef sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi hisse senetlerini veya ortaklık paylarını, iktisap ettikleri tarihten itibaren iki tam yıl içerisinde sermaye azaltımı yoluyla itfa etmemeleri veya elden çıkarmamaları halinde, iktisap tarihinden itibaren iki tam yıllık sürenin son günü itibarıyla, iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutarı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre %15 oranında vergi kesintisi yapılacaktır.

Örnek 1: (G) A.Ş.’nin hisse senetlerinin itibari değeri her bir hisse için 20 TL’dir. (H) Ltd. Şti.nin aktifinde toplam 30.000 TL bedelle kayıtlı 1.000 adet hisse (G) A.Ş. tarafından 13/2/2021 tarihinde toplam 35.000 TL bedel karşılığında satın alınmıştır.

(G) A.Ş. tarafından hisse senetlerinin iktisap edildiği 13/2/2021 tarihi itibarıyla Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre vergi kesintisi yapılmayacaktır.

(H) Ltd. Şti. ise (G) A.Ş. hisse senetlerinin satışından elde ettiği (35.000 – 30.000) 5.000 TL kazancı genel hükümler çerçevesinde kurumlar vergisine tabi tutacak olup şartları taşıması halinde Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan iştirak kazancı istisnasından faydalanabilecektir.

(G) A.Ş., 35.000 TL’ye iktisap ettiği kendi hisse senetlerini 13/2/2023 tarihi itibarıyla sermaye azaltımı yoluyla itfa etmemiş ve elden çıkarmamıştır.

Buna göre, (G) A.Ş. 13/2/2023 tarihi itibarıyla, kendi hisse senetlerinin iktisap bedeli ile itibari değeri arasındaki fark olan *35.000 – (1.000 x 20)] 15.000 TL üzerinden %15 oranında vergi kesintisi yapacak ve hesaplamış olduğu (15.000 x %15) 2.250 TL vergiyi Şubat/2023 dönemi muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan ederek ödeyecektir.

(G) A.Ş.’nin, satın almış olduğu kendi hisse senetlerini iktisap tarihinden itibaren iki yıllık süre içinde sermaye azaltımı yoluyla itfa etmemesi ve elden çıkarmamış olması nedeniyle ödemiş olduğu 2.250 TL vergi, herhangi bir vergiden mahsup edilemeyecek veya iade konusu yapılamayacaktır. Ayrıca 2.250 TL’lik bu vergi, (G) A.Ş. tarafından kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak da dikkate alınmayacaktır.

Örnek 2: (K) A.Ş.’nin hisse senetlerinin itibari değeri her bir hisse için 10 TL’dir. (K) A.Ş. Borsa İstanbul’da işlem görmekte olan 2.000 adet kendi hisse senedini, 1/8/2021 tarihinde 50.000 TL’ye satın almıştır.

(K) A.Ş., 50.000 TL’ye iktisap ettiği kendi hisse senetlerini 1/8/2023 tarihi itibarıyla henüz sermaye azaltımı yoluyla itfa etmediği gibi elden de çıkarmamıştır.

Buna göre, (K) A.Ş. iktisap tarihinden itibaren iki tam yıllık sürenin dolduğu 1/8/2023 tarihi itibarıyla, kendi hisse senetlerinin iktisap bedeli ile itibari değeri arasındaki fark olan *50.000 – (2.000 x 10)] 30.000 TL üzerinden %15 oranında vergi kesintisi yapacak ve hesaplamış olduğu (30.000 x %15) 4.500 TL vergiyi Ağustos/2023 dönemi muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan ederek ödeyecektir.

1/8/2023 tarihi itibarıyla, iki yıldır elinde tutmakta olduğu kendi hisse senetlerinin iktisap bedeli ile itibari bedeli arasındaki fark üzerinden vergi kesintisi yapan (K) A.Ş., kendi hisse senetlerini iktisap tarihinden iki tam yıllık süre geçtikten sonraki bir tarih olan 11/10/2023 tarihinde 15.000 TL’ye satmıştır.

Ağustos/2023 dönemi muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre tevkifat yükümlülüğünü yerine getirmesi gereken (K) A.Ş.’nin bu satış nedeniyle ayrı bir tevkifat yükümlülüğü bulunmamaktadır.

15.6.7.6. İktisap edilen hisse senetleri veya ortaklık paylarının iktisap bedelinin üzerinde bir bedelle elden çıkarılması

Sermaye şirketleri, iktisap ettikleri kendi hisse senetleri veya ortaklık paylarını sermaye azaltımı yoluyla itfa edebilecekleri gibi iktisap bedelinin altında veya üstünde bir bedel karşılığında elde çıkarabilmektedirler.

Tam mükellef sermaye şirketlerince iktisap edilen kendi hisse senetleri veya ortaklık paylarının, iktisap bedelinin üzerinde bir bedelle elden çıkarılması halinde satış kazancının tamamı kurum kazancına dahil edilerek genel hükümlere göre vergilendirilecektir.

Örnek: (I) Ltd. Şti.’nin ortaklık paylarının kayıtlı değeri her bir pay için 50 TL’dir. Bay (A)’nın elinde bulundurduğu 500 adet (I) Ltd. Şti.’ne ait ortaklık payı, (I) Ltd. Şti. tarafından 11/7/2021 tarihinde toplam 60.000 TL’ye satın alınmıştır. Bu aşamada Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkifat yapılması söz konusu olmayacaktır.

(I) Ltd. Şti., 11/7/2021 tarihinde iktisap ettiği kendi ortaklık paylarını 21/7/2022 tarihinde 70.000 TL bedel karşılığında satmıştır. (I) Ltd. Şti. nin, iktisap bedelinin üzerinde bir bedelle kendi ortaklık paylarını elden çıkarması nedeniyle, bu aşamada da Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisi yapılmayacak olup, (70.000 – 60.000) 10.000 TL tutarında satış kazancı genel hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir.

15.6.7.7. Uygulama dönemi

11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen kendi hisselerini iktisap eden şirketlerde vergi kesintisine ilişkin dördüncü fıkra, 7256 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bu Kanunun yayımı tarihi olan 17/11/2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Buna göre, söz konusu düzenleme, tam mükellef sermaye şirketlerinin 17/11/2020 tarihinden itibaren iktisap ettikleri kendi hisse senetleri ve ortaklık payları açısından uygulanacaktır.

Dolayısıyla, tam mükellef sermaye şirketlerinin 17/11/2020 tarihinden önce iktisap ettikleri kendi hisse senetleri veya ortaklık payları için bu düzenleme uygulanmayacaktır.

MADDE 2– Anılan Tebliğin “32.1. Kurumlar vergisi oranı ve geçici vergi” başlıklı bölümünün beşinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“7256 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanununun 32 nci maddesine eklenen altıncı fıkrada yer alan düzenleme ile payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumların paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına kurumlar vergisi oranının 2 puan indirimli olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri indirimli oran uygulamasından yararlanamayacaklardır.

Söz konusu indirimli oran uygulamasından yararlanılabilmesi için, payların Borsa İstanbul Pay Piyasasında maddenin yürürlük (17/11/2020) tarihinden sonra ilk defa halka arz ediliyor olması ve en az %20 oranında halka arzın gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

İndirimli oran uygulaması süresiz olmayıp, ilk defa halka arzın gerçekleştiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemi boyunca elde edilecek kurum kazançlarına uygulanacaktır. Ancak, indirimli oran uygulamasından yararlanılabilmesi için en az %20 oranındaki halka açıklığın ilk defa halka arzın gerçekleştiği hesap döneminden itibaren beş hesap dönemi boyunca korunması gerekmektedir. Bu şartın ihlal edilmesi halinde indirimli vergi oranı uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

Ayrıca, indirimli orandan yararlanan kurumların ilk defa halka arzın gerçekleştiği hesap döneminden itibaren beş hesap dönemi içerisinde tasfiyeye girmeleri veya devir ya da tam bölünme yoluyla infisah etmeleri halinde ise indirimli vergi oranı uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

Örnek 1: İnşaat sektöründe faaliyette bulunan (E) A.Ş.’nin payları yetkili organının kararı doğrultusunda 9/3/2021 tarihinde Borsa İstanbul Pay Piyasasında işlem görmek üzere ilk defa halka arz olunmuştur.

Söz konusu halka arz işlemiyle birlikte %35 oranında halka açılan (E) A.Ş.’nin 2021-2025 hesap dönemlerinde elde edeceği kurum kazancına kurumlar vergisi oranı %18 olarak uygulanacaktır.

Örnek 2: Madencilik sektöründe faaliyette bulunan (F) A.Ş.’nin payları 13/7/2020 tarihinde halka arz edilmiş olup, halka açıklık oranı %30’dur. (F) A.Ş. 2022 yılında paylarının %25’ini daha halka arz etmiş ve halka açıklık oranı %55 olmuştur.

(F) A.Ş.’nin ilk defa halka arz edildiği tarih, indirimli kurumlar vergisi oranı uygulamasının yürürlük tarihi (17/11/2020) öncesine tekabül ettiğinden indirimli kurumlar vergisi oranı uygulamasından yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

Örnek 3: 2021 yılında %25 oranında ilk defa halka arz edilen (D) A.Ş. bu hesap döneminden itibaren indirimli kurumlar vergisi oranından yararlanmaya başlamıştır. (D) A.Ş.’nin indirimli orandan yararlanabilmesi için 2021-2025 yılları arasında tasfiyeye girmemesi ve yine bu dönemde devir ya da tam bölünme yoluyla infisah etmemesi gerekmektedir. (D) A.Ş.’nin bu dönem içerisinde tasfiyeye girmesi veya devir ya da tam bölünme yoluyla infisah etmesi halinde ise indirimli oranda uygulanan kurumlar vergisi nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

Örnek 4: 14/02/2021 tarihinde %10 oranında ilk defa halk arz edilen (D) A.Ş., 14/02/2022 tarihinde ise %15 oranda daha halka açılarak halka açıklık oranını %25’e yükseltmiştir.

Her ne kadar (D) A.Ş.’nin halka açıklık oranı %20’nin üzerine çıkmış olsa da ilk defa halka arzda %20’lik halka açıklık oranının sağlanamaması nedeniyle indirimli kurumlar vergisi oranından yararlanılamayacaktır.

Örnek 5: Finansal kiralama sektöründe faaliyette bulunan (A) A.Ş.’nin payları ilk defa 15/6/2021 tarihinde halka arz edilmiş olup, halka açıklık oranı %45’tir.

Finansal kiralama şirketleri, söz konusu indirimli kurumlar vergisi oranı uygulamasından yararlanamayacaklar arasında sayıldığından (A) A.Ş.’nin kurum kazancına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

Ayrıca, söz konusu indirimli kurumlar vergisi oranı normal hesap dönemi kullanan mükelleflerin 1/1/2021 tarihinden itibaren elde edilen kazançlarına, özel hesap dönemi kullanan mükelleflerin ise 2021 takvim yılından itibaren başlayan özel hesap dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanacaktır.”

MADDE 3- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

Devamı: 18 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Taslağı Hazırlandı. Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 314 – Taslak

Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 314 – Taslak

11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu ve 89 uncu maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.

Bu bağlamda, evde imal edilen ürünlerin internet ve benzeri ortamlarda satışında esnaf muaflığı uygulaması ve gelir vergisi mükelleflerince gerçekleştirilen mikro ihracat kapsamında elde edilen kazançlara indirim uygulanmasına ilişkin usul ve esasların açıklanmasına yönelik olarak Gelir Vergisi Genel Tebliği taslağı hazırlanmıştır.

Söz konusu taslağın geliştirilmesi ve yayımlanmaya hazır hale getirilmesi için Başkanlığımızca çalışmalar devam ettirilmekte olup; mevcut taslakta yer alan konuların geliştirilmesi, değiştirilmesi veya katkıda bulunulması ile ilgili görüş ve önerilerinizi 29.01.2021 tarihine kadar mimren@gelirler.gov.tr  e-posta adresine iletebilirsiniz.

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

(SERİ NO: 314)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Kapsam

Amaç ve kapsam 

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi

Kanununun 9 uncu ve 89 uncu maddelerinde, 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikliklerin açıklanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

İKİNCİ BÖLÜM

Evlerde Üretilen Malların İnternetten Satışında Esnaf Muaflığı

Yasal düzenleme

MADDE 2 – (1) 7256 sayılı Kanunla, 193 sayılı Kanunun esnaf muaflığını düzenleyen 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (10) numaralı bent eklenmiştir.

“10. Ayrı bir iş yeri açmaksızın ve sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve alet kullanmaksızın oturdukları evlerde imal ettikleri malları internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanlar. Bu bent kapsamında esnaf muaflığından faydalanılabilmesi için Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi alınması, Türkiye’de kurulu bankalarda bir ticari hesap açılması ve tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır. Bankalar, bu bent kapsamında açılan ticari hesaplara aktarılan tutarlar üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %4 (bir ve üzeri işçi çalıştırıldığı durumda %2) oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve 98 ve 119 uncu maddelerdeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. İstihdama bağlı indirimli oranın uygulanması için ilgili ayda bir işçinin en az on gün süreyle çalıştırılması gerekir. Bu hasılat tutarı üzerinden ayrıca 94 üncü madde kapsamında tevkifat yapılmaz. Bu bent kapsamında elde edilen hasılatın 220.000 Türk lirasını aşması hâlinde, mükellef izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilir ve tekrar bu muafiyetten faydalanamaz. Bentte yer alan hasılat koşulu dışındaki diğer şartların ihlal edildiğinin tespit edilmesi hâlinde muafiyetten faydalanılamaz ve zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Bentte yer alan oranları ve tutarı, yarısına kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

Söz konusu hükmün 1/1/2021 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

personel programı

(1) ve (6) numaralı bent hükümlerine göre esnaf muaflığının kapsamı ve şartları 

MADDE 3 (1) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde esnaf muaflığı düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında, işyeri ve araç olmaksızın ve seyyar olarak yapılan perakende mal satışları muafiyet kapsamındadır. Giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit iş yerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o iş yerlerinde satışı yapılan aynı neviden malları satanlar bu muafiyetten faydalanamamaktadırlar.

(2) 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında, sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve aletler kullanılmaksızın ve dışarıdan işçi çalıştırılmaksızın evlerde kendi el emekleri ile imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri, bir işyeri açmaksızın satanlar esnaf muaflığından faydalanabilmektedirler. Ayrıca, evlerde imal edilen bu ürünlerin internet ve benzeri elektronik ortamlarda satışı da yıllık brüt asgari ücret tutarını geçmemek kaydıyla muafiyet kapsamındadır.

(3) Bu muafiyetlerden faydalanılabilmesi için ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tâbi olunmaması ve faaliyetin, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapılmaması gerekmektedir.

(4) Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkifat yükümlülüğü bulunanlar tarafından esnaf muaflığından faydalananlardan satın alınan mal bedelleri üzerinden; evlerde imal edilen mallar için %2 ve perakende satılan diğer mallar için %5 oranında tevkifat yapılmaktadır.

Tamamı İçin Tıklayınız

Esnaf Muafiyet Belgesine ulaşmak için Tıklayınız

Devamı: Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 314 – Taslak Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

7256 Sayılı Kanun Vergi Borçları Yapılandırma Tebliğ Taslağı – GİB

7256 Sayılı Kanun Vergi Borçları Yapılandırma

24/11/2020 tarihinde 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 sayılı Kanun Genel Tebliği yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN

7256 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 1)

I- AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR

11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu Tebliğ ile 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacakları, il özel idareleri ile belediyeler ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına (YİKOB) ait alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

 

A- TANIMLAR

 

1- Kesinleşmiş Alacak

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, Kanun kapsamına giren alacaklar, alacaklı idareler ve alacak türleri itibarıyla tanımlanmış ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş alacaklar kapsama alınmıştır.

 

Kanun kapsamında yapılandırılacak alacakların, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşmiş olması gerekmektedir. Tebliğin izleyen bölümlerinde yapılan açıklamalarda kesinleşme tarihinin Kanunun yayımı tarihi dâhil olarak dikkate alınması gerekmektedir.

 

Bir alacağın kesinleşmesi, alacağın varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmamasıdır.

 

Alacakların kesinleşmesi, düzenlendikleri veya ilişkili oldukları kanunlardaki hükümler nedeniyle farklı şekilde gerçekleşebilmektedir.

 

Bazı alacakların kesinleşme süreçleri;

 

a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ve vergi cezalarının kesinleşmesi;

 

(1) Beyanname ile beyan edilen vergiler beyan edildiği tarihte (ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin dava konusu yapılması hâlinde bu vergiler kesinleşmemiş alacak olduğu halde, 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine istinaden bu durumdaki vergilerin de Kanun hükmüne göre yapılandırılması mümkün bulunmaktadır.),

 

(2) İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergiler ile kesilen vergi cezalarına ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliği üzerine,

 

– Süresi içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması,

 

– Uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşılması,

 

hallerinde söz konusu olacaktır.

 

213 sayılı Kanunun “Tahakkuk” başlıklı 22 nci maddesinde “Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, “verginin ödenebilir hale gelmesi” verginin tahakkuku olarak tanımlanmıştır.

 

“Tahakkuk” vergi hukukunun bir kavramı olduğu halde, “kesinleşme” yargılama hukukunun kavramıdır.

 

Vergi alacağının tahakkuku ile kesinleşmesi genellikle aynı zamanlarda gerçekleşmekle birlikte farklı olan durumlar da mevcuttur.

 

Örneğin, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve kesilen cezalar vergi/ceza ihbarnamesiyle mükelleflere tebliğ edilmekte, mükelleflerce ilk derece mahkemesi olan vergi mahkemesinde dava konusu yapılabilmekte ve vergi mahkemesince de bu cezalı tarhiyatların onanması (davanın reddedilmesi) hâlinde bir üst yargı merciine başvurulabilmektedir.

 

İtiraz/istinaf incelemesi bölge idare mahkemesinde, temyiz incelemesi Danıştay’da devam eden vergi ve cezalara ilişkin tarhiyatlar, vergi mahkemesi kararının vergi dairesine tebliği üzerine tebliğ tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine göre gecikme faizi hesaplanarak “tahakkuk” ettirildiği halde, bir üst yargı merciinde yargılamanın devam etmesi nedeniyle bu alacakların “kesinleşmiş alacak” olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 

Dolayısıyla, 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, ilk derece yargı kararı üzerine tahakkuk ettiği halde yargılamanın devam etmesi nedeniyle kesinleşmemiş olan alacaklar Kanun kapsamına girmemektedir.

 

b) İdari para cezalarının kesinleşmiş alacak olabilmesi için idari yaptırım kararlarına karşı süresi içerisinde dava açılmaması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir.

 

Ancak, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ve 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezaları hakkında dava yolu bulunmadığından, bu idari para cezaları verildikleri tarih itibarıyla kesinleşmektedir.

 

c) Ecrimisillerin kesinleşmiş alacak olarak değerlendirilebilmesi için ecrimisil ihbarnamesi/ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin tebliği üzerine süresi içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir.

 

ç) Yukarıda yer verilen alacakların dışında kalan ancak Kanun kapsamına giren diğer alacakların kesinleşmiş alacak olarak değerlendirilebilmesi için söz konusu alacakların varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmaması gerekmektedir.

 

Feragat yoluyla kesinleşme süreci;

 

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda feragat hakkında özel bir düzenleme yapılmadığı halde anılan Kanunun 31 inci maddesinde, feragat konusunda 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile 1086 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 6100 sayılı Kanunun 447 nci maddesinde, 1086 sayılı Kanuna yapılan atıfların 6100 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

 

6100 sayılı Kanunun 307 nci maddesinde feragat, “davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun, 309 uncu maddesinde feragat beyanının dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği; 311 inci maddesinde ise feragatin, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Ayrıca, yargılamanın her aşamasında davacının feragatte bulunması mümkündür.

 

Buna göre, açılmış bulunan davadan davacının feragati ile davacı dava dilekçesindeki talep sonucunun tamamından vazgeçmiş sayılmakta olup, davadan feragat, davacının tek taraflı bir irade beyanı ile yapılıp tamamlandığından, feragatin geçerliliği için feragatin davalı tarafından kabul edilmesine gerek bulunmamaktadır.

 

Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın feragat nedeniyle son bulduğunu tespit etme görevi mahkemeye aittir. Mahkemenin, davacının beyanının gerçekten feragat olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit etmesi durumunda, davadan feragat nedeniyle uyuşmazlığın son bulduğuna karar vermesi gerekmektedir.

 

Yukarıda açıklandığı gibi feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup, feragat ile davacı, dava dilekçesinde belirttiği talepten tamamen veya kısmen vazgeçmiş olmaktadır. Davadan feragat ile davacı, sadece davasından feragat etmiş olmaz, aynı zamanda o dava ile istemiş olduğu haktan da tamamen vazgeçmiş olacaktır. Feragat eden davacı artık bu konuda yeniden dava açamayacağı gibi, feragatin her türlü sonucuna da katlanmak zorunda olup, davadan feragat edilmekle dava sona ermekte ve kesin hükmün sonuçları doğmaktadır.

 

Bu itibarla, 7256 sayılı Kanun kapsamına tür ve dönem olarak girdiği halde varlığına ilişkin dava açılmış olan alacaklardan; anılan Kanunun yayımı tarihinden önce davadan tamamen feragat edilmiş ve feragate ilişkin mahkeme kararı ile kesinleşerek taraflardan birine tebliğ edilmiş olanlar, 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş alacak olması şartıyla, Kanundan yararlanabilecektir.

 

Bu durumda, feragat edilen davaya konu olan ve kapsama giren alacakların tamamı esas alınarak Kanun hükümlerinin tatbiki gerekecektir.

 

Diğer taraftan, idari para cezaları için genel usul kanunu olan 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “Vazgeçme ve kabul” başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında “(1) Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda başvuruda bulunulamaz.” hükmü yer almaktadır.

 

Buna göre, Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, dava konusu yapılmış olanlar hakkında, davacıların davalarından vazgeçmeleri hâlinde de “feragate” ilişkin olarak yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

 

Öte yandan, 213 sayılı Kanunun “Kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379 uncu maddesinde özel sonuçları olan feragat usulü düzenlenmiştir. Buna göre, vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlar (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç) üzerine; mükellef tarafından geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bu vergi ve/veya vergi cezalarının maddede belirtilen oranlarda indirim yapılarak tahakkuk edeceği, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderileceği ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarihin kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Buna göre, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden yararlanmak üzere kanun yolundan vazgeçme dilekçesini ilgili vergi dairesine vermiş olanların bu borçları da kesinleşmiş alacak olarak kabul edilecektir.

 

2- Vergi, Beyanname ve Yİ-ÜFE Aylık Değişim Oranları Tanımları

 

Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentlerinde;

 

– vergi tabirinin, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harçları,

 

– beyanname tabirinin, vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,

 

– Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,35 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay dâhil),

 

ifade ettiği hükme bağlanmıştır.

 

Bu Tebliğde, vergi, beyanname ve Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabirleri, 7256 sayılı Kanunda tanımlandığı şekilde kullanılmıştır.

 

 

B- HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarından Kanun kapsamına alınan alacaklar belirtilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde Kanun kapsamına giren alacaklar, tür ve dönemler itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.

 

1- Alacağın Türü ve Dönemi

 

a) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Açısından

 

(1) Alacağın türü

 

7256 sayılı Kanunun kapsamına, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.

 

(2) Alacağın dönemleri

 

Kanun kapsamına giren vergiler, vergilendirme dönemleri itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.

 

i) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.

 

Konuya ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

 

– Vergilendirme dönemi 15 gün olan mükellefiyetler  

 

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Ağustos/2020 ayına rastlamakla beraber beyanname verme süresinin son günü Eylül/2020 ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.

 

Örneğin, 1-15 Ağustos 2020 vergilendirme dönemine ait petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin özel tüketim vergisinin vergilendirme döneminin bitim tarihi ile beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayına rastladığından kapsama girmekte, 16-31 Ağustos 2020 vergilendirme dönemi ise dönemin bitim tarihi Ağustos/2020 ayında olmakla birlikte beyanname verme süresi Eylül/2020 ayına sirayet ettiğinden kapsama girmemektedir.

 

Aynı şekilde, 1-15 Ağustos 2020 tarihleri arasında noterler tarafından tahsil edilen ve dönemi izleyen 7 nci iş günü mesai saati bitimine kadar ilgili vergi dairesine yatırılması gereken noter harçları kapsama girmekte, buna karşılık 16-31 Ağustos 2020 dönemine ilişkin olanlar kapsama girmemektedir.

 

– Vergilendirme dönemi aylık olarak belirlenen mükellefiyetler

 

Temmuz/2020 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Ağustos/2020 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

 

Diğer taraftan, 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hali ilan edilmesi nedeniyle 518 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında mücbir sebep hâlinde olduğu kabul edilen mükellefler tarafından verilmesi gereken Mart, Nisan, Mayıs/2020 dönemlerine ilişkin muhtasar (muhtasar ve prim hizmet beyannameleri dâhil) ve katma değer vergisi beyannamelerinin verilme süresi 27/7/2020 tarihine, ödeme süreleri ise 2020 yılının Ekim, Kasım veya Aralık aylarına ertelenmiştir.

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde Bu Kanun kapsamına giren dönemlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hali ilan edilmesi nedeniyle beyanname verme ve ödeme süresi ertelenen vergilerden, ödeme süresinin son günü 2020 yılının Ekim, Kasım veya Aralık ayına tekabül edecek şekilde belirlenenler hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

 

Buna göre, tür ve dönem olarak Kanun kapsamına girmekle birlikte 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine istinaden 518 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında mücbir sebep hâlinde olduğu kabul edilen mükellefler tarafından verilmesi gereken Mart, Nisan, Mayıs/2020 dönemlerine ilişkin muhtasar (muhtasar ve prim hizmet beyannameleri dâhil) ve katma değer vergisi beyannamelerine konu vergilerin Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

 

– Vergilendirme dönemi 3 aylık olarak belirlenen mükellefiyetler

 

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, Ağustos/2020 ayından sonraya rastlayanlar kapsama girmemektedir.

 

Örneğin, 1-2-3/2020 dönemi ve 4-5-6/2020 dönemi (3 aylık) gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi kapsama girmekte, 7-8-9/2020 dönemine (3 aylık) ilişkin gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi kapsama girmemektedir.

 

Ancak, 27/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 1-2-3/2020 dönemine ilişkin muhtasar (muhtasar ve prim hizmet beyannameleri dâhil) ve katma değer vergisi beyannamelerine konu vergiler tür ve dönem olarak Kanun kapsamına girmekle birlikte, 518 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında mücbir sebep hâlinde olduğu kabul edilen mükellefler tarafından bu döneme ilişkin verilmesi gereken beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin, ödeme sürelerinin son günü 27/10/2020 tarihi olarak belirlendiğinden, Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

 

– Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetleri

 

Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, 2019 takvim yılı ve önceki yıllara ilişkin vergilendirme dönemleri kapsama girmekte, 2020 takvim yılına ilişkin vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

 

Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler bakımından, özel hesap döneminin sona erdiği tarih ve beyanname verme süresinin son günü 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar kapsama girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise kapsama girmemektedir.

 

Tasfiye dönemine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname verme süresi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar kapsama girmektedir.

 

– Veraset ve intikal vergisi mükellefiyetleri

 

Bu vergi türünde, beyanname verme süresinin son günü 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsama girmektedir.

 

– Harç mükellefiyetleri

2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlar genel olarak işlem anında beyanname alınmaksızın tahakkuk ettirilerek tahsil edilmektedir. Bununla birlikte, harçlar da 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tarhiyata konu olabilmektedir.

492 sayılı Kanuna göre gayrimenkullerin devir ve iktisap işlemleri nedeniyle ödenmesi gereken harç tutarı ile ilgili olarak devir ve iktisap tarihinden sonra tarhiyat yapılabilmektedir. Bu çerçevede, 31/8/2020 tarihinden önce (bu tarih dâhil) gerçekleştirilen devir ve iktisap işlemleri nedeniyle, tarh edilip 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunan harçlar Kanun kapsamına girmektedir.

492 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca tahsili gereken karar ve ilam harçları ile aynı Kanunun (8) sayılı tarifesi uyarınca tahsil edilen yıllık harçlardan, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir.

 

– Ücretlilerde asgari geçim indirimi

 

Ücretlilerde asgari geçim indirimi nedeniyle ilgililer veya işverenler adına tarh ve tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve bu vergiye bağlı cezalar Kanun kapsamındadır. Bu alacaklar için de 31/8/2020 tarihi esas alınacak, aylık ya da üç aylık vergilendirme dönemleri için yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde Kanun kapsamına girip girmediği tespit edilecektir.

 

ii) 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.

 

2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanunun kapsamına girmektedir.

 

18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince, yıl içinde ilk defa kayıt ve tescil edilen taşıtlara ilişkin olup, kayıt ve tescilin yapıldığı tarih 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlara ilişkin tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi Kanun kapsamına girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise girmemektedir.

 

2020 yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmesi gereken motorlu taşıtlar vergisi için yapılan tarhiyatlardan 31/8/2020 tarihine kadar tahakkuk ederek Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olan ve bu tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir. Ancak, 31/8/2020 tarihinden sonra tahakkuk edenler kapsama girmemektedir.

 

492 sayılı Kanuna ekli (8) sayılı tarife uyarınca tahsil edilen ve 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden yıllık harçlar kapsama girmektedir.

 

iii) 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamındadır.

 

Vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarında 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsamdadır.

 

Örneğin; Temmuz/2020 dönemine ait olup 31/8/2020 tarihi saat 00:00’a kadar elektronik ortamda verilmesi gereken mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim formu (Form Ba) ile mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim formunun (Form Bs) bu tarihte verilmemesine ilişkin tespitler en erken bu tarihin bittiği 00:00 saatinden sonra dolayısıyla 1/9/2020 tarihinde yapılabileceğinden, bu tespitlere ilişkin vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamına girmemektedir. Temmuz/2020 döneminden önceki dönemlere ait söz konusu bildirimler nedeniyle kesilmesi gereken cezalar ise Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olması şartıyla Kanun kapsamına girmektedir.

 

Diğer taraftan, vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarında ise verginin ait olduğu dönem dikkate alınarak kapsama girip girmediği tespit edilecektir.

 

b) Kapsama Giren İdari Para Cezaları

 

Kanun kapsamına;

 

– 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununa göre,

 

– 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanununa göre,

 

– 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlarca,

 

verilen idari para cezaları hariç olmak üzere 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları girmektedir.

 

7256 sayılı Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar Kanuna göre yapılandırılabilecektir.

 

c) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar

 

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen ve 7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında olan alacaklardan, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan asli ve fer’i amme alacakları Kanuna göre yapılandırılabilecektir.

 

Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamına;

 

– Ecrimisiller,

 

– Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) alacakları,

 

– Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları,

 

– Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından verilen öğrenim ve katkı kredisi alacakları,

 

– Doğrudan gelir desteği ödemelerinden geri alınması gereken alacaklar,

 

– 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklar,

 

– 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkümlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri,

 

– 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı bedelleri,

 

gibi alacaklardan vergi dairelerine takip için intikal etmiş olanlar girmektedir.

 

6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki zam, 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 79 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki tazminatlar asli alacak olarak dikkate alınmak suretiyle Kanun kapsamında yapılandırılacaktır.

 

Ancak, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen adli para cezaları Kanun kapsamına girmemektedir.

 

C- İL ÖZEL İDARELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince, il özel idarelerinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş asli ve fer’i amme alacakları Kanun kapsamına girmektedir.

 

Ç- BELEDİYELERCE TAKİP EDİLEN ALACAKLAR

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri ile belediyelerin anılan Kanun kapsamına giren alacakları sayılmış olup bu alacaklar aşağıda belirtilmiştir.

 

1- 213 sayılı Kanun Kapsamına Giren Alacaklar

 

– 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarından,

 

– 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarından,

 

7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama girmektedir.

 

Belediyelerin 213 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklarının dönemleri bu Tebliğin (I/B-1-a) bölümünde açıklandığı şekilde tespit edilecektir.

 

Örneğin, Temmuz/2020 dönemine ait ilan ve reklam vergisi kapsama girmekte, Ağustos/2020 dönemine ait ilan ve reklam vergisi ise beyannamenin Eylül/2020 ayında verilmesi gerektiğinden kapsama girmemektedir. Aynı şekilde, Temmuz/2020 dönemine ait haberleşme vergisi kapsama girmekte, Ağustos/2020 dönemine ait haberleşme vergisi ise kapsama girmemektedir.

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince, 2020 yılına ilişkin tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisinin ikinci taksitleri Kanun kapsamına girmemektedir.

 

Ayrıca, 2020 yılına ilişkin olarak 31/8/2020 tarihinden önce yıllık olarak tahakkuk eden ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 16 ncı maddesine istinaden belediye meclislerince taksitle ödenmesi uygun görülen ilan ve reklam vergisi alacaklarından kesinleşmiş olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama girmektedir.

 

Diğer taraftan, 2464 sayılı Kanun gereğince alınan ve 31/8/2020 tarihinden önce tahakkuk eden yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve su tesisleri harcamalarına katılma payından oluşan belediye alacaklarından kesinleşmiş olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar kapsama girmektedir.

 

2- 6183 sayılı Kanun Kapsamına Giren Alacaklar

 

Belediyelerin bu Tebliğin (I/Ç-1) bölümünde açıklanan alacaklarının yanı sıra, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş asli ve fer’i amme alacakları da Kanun kapsamındadır.

 

3- Belediyelerin Ücret Alacakları

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde, 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacaklar da Kanun kapsamına alınmıştır.

 

Örneğin, mükellefin talebi üzerine inşaat sahasında meydana gelen yıkım artığı malzemenin belediyece kaldırılması ve taşınması hizmetine ilişkin belediyelere 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden ödenmesi gereken ücretin vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce ise Kanun kapsamına girmekte, bu tarihten sonra ise girmemektedir.

 

4- Belediyelerin Su, Atık Su ve Katı Atık Ücreti Alacakları

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (3) numaralı alt bendi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin, su abonelerinden; vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.

 

Örneğin, su kullanım dönemi 15 Temmuz 2020 ila 15 Ağustos 2020 olan su alacağının faturada yer alan son ödeme tarihi Ağustos/2020 ayı içerisine rastladığı takdirde Kanun kapsamına girmekte, Eylül/2020 ayına rastladığı takdirde Kanun kapsamına girmemektedir.

 

5- Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendi ile büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.

 

6- Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin alacaklarına yönelik düzenleme yapılmış ve bu idarelerin, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.

 

 

D- YİKOB’LARCA TAKİP EDİLEN ALACAKLAR

 

7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, YİKOB’ların vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i alacakları Kanun kapsamına alınmıştır.

 

II- ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, Kanun kapsamına giren alacakların ne şekilde yapılandırılacağı düzenlenmiştir.

 

Kanun kapsamında alacakların yapılandırılarak ödenebilmesi için bu alacakların;

 

– Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen tür ve dönemden kaynaklı bir alacak olması,

 

– “kesinleşmiş alacak” olması,

 

– Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması (Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç), (d), (e) ve (f) bendinde vadesi 31/8/2020 tarihi ve öncesi olarak belirlenen alacaklar için bu tarih ve öncesinin esas alınması),

 

şarttır.

 

Buna göre, bir alacağın 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenebilmesi için bu üç şartın bir arada bulunması gerekmektedir.

 

A- BAŞVURU SÜRESİ VE ŞEKLİ

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, ilgili maddelerde yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanundan yararlanmak isteyen borçluların 31/12/2020 tarihi sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunması şartı getirilmiştir.

 

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere, büyükşehir belediyelerine, YİKOB’lara, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine olan ve bu Kanun kapsamına giren borçlarını yapılandırarak ödemek isteyen borçluların, 31 Aralık 2020 tarihine (bu tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir.

 

Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine olan borçları için Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlular, Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) ya da e-devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden başvuruda bulunabilecekleri gibi bağlı bulundukları vergi dairesine doğrudan veya posta yoluyla da başvurabileceklerdir.

 

Ayrıca, borçlular motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para cezaları için bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine de başvuru yapabileceklerdir. Bu takdirde, ödeme planları mükelleflerin bağlı oldukları vergi daireleri tarafından tanzim edilecek ve mükelleflere ödeme planları müracaat ettikleri vergi dairesinde imza karşılığında elden, gerekli şartların bulunması koşuluyla (www.gib.gov.tr) internet adresi üzerinden doğrudan verilebilecektir.

 

Bu Tebliğ ekinde yer alan başvuru dilekçeleri (Ek:2/A, 2/B, 2/C, 2/D), Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenecek kesinleşmiş alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyen borçlularca kullanılmak üzere düzenlenmiş olup alacaklı diğer idarelerce örneğe uygun başvuru dilekçelerinin hazırlanarak borçluların kullanımına sunulması icap etmektedir.

 

Borçluların birden fazla vergi dairesine olan borçları için Kanundan yararlanma talebinde bulunmaları hâlinde, her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvurmaları gerekmektedir.

 

213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutarlar dikkate alınarak ilgili vergi dairesine yazılı başvuru yapmak suretiyle 7256 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Dolayısıyla bu kişilerin Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi ve e-devlet üzerinden başvurmaları mümkün bulunmamaktadır.

 

Borçlular, Kanun kapsamına giren toplam borçları için Kanundan yararlanabilecekleri gibi talep ettikleri dönem ve türler açısından da Kanundan yararlanabileceklerdir. Ancak, motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerinin, her bir taşıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı için başvuruda bulunmaları zorunludur.

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan hüküm gereğince, Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesinin mükellefe tebliğ edilmemiş olması nedeniyle ödeme süresi oluşmamış alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyen mükellefler, başvuru dilekçesinde bu hususu ayrıca belirteceklerdir.

 

Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında vergi dairelerince Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri (gümrük müdürlükleri) adına niyabeten takip edilen alacaklar için vergi dairelerine başvurulması mümkün bulunmayıp, bu yöndeki taleplerin ilgili idareye yapılması gerekmektedir.

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, Kanun hükümlerinden yararlanmanın şartlarından birisi de dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması olduğundan, bu Kanundan yararlanmak üzere başvuran borçluların, takip ve tahsilat işlemlerinden dolayı açtıkları davalardan da (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak açmış oldukları davalar dâhil) vazgeçmeleri gerekmektedir.

 

Öte yandan, elektronik ortamda Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunan borçluların, yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili davalar bulunması hâlinde ilgili vergi dairesine ayrıca yazılı olarak da başvurmaları şarttır.

 

 

 

 

B- ALACAK TUTARININ TESPİTİ

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenecek tutarın tespitinde uygulanacak esaslar belirlenmiş ve alacak asılları üzerinden hesaplanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının alacak asılları ile birlikte ödenmesi kuralı getirilmiştir.

 

Kanun kapsamında, yapılandırılarak ödenecek alacakların tespitinde aşağıda yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

 

1- Yİ-ÜFE Tutarının Hesaplanması

 

Yİ-ÜFE tutarı, Kanunun yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) fer’i alacaklar için esas alınan hesaplama yöntemleri kullanılarak tespit edilecektir.

 

Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, 213 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme faizi ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammının hesaplama yöntemi ve hesaplama süreleri değiştirilmeyecek, sadece aylık gecikme faizi/gecikme zammı oranı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılacaktır.

 

Yİ-ÜFE tutarı, gecikme faizi veya gecikme zammı dışında Kanun kapsamına giren diğer fer’i alacaklar yerine de hesaplanabilmektedir. Bu durumda da ilgili fer’i alacağın hesaplama yöntemi kullanılarak ödenecek Yİ-ÜFE tutarı bulunacaktır.

 

Ayrıca, Yİ-ÜFE tutarı, 31/10/2016 tarihine kadar (bu tarih dâhil) Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği aylık değişim oranları, 1/11/2016 tarihinden itibaren Kanunun yayımlandığı Kasım 2020 ayı dâhil geçen süreye her ay için aylık %0,35 oranı esas alınmak suretiyle hesaplanacaktır.

 

Yİ-ÜFE hesaplamalarında ilk aya ilişkin esas alınacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, alacağın vadesinin rastladığı ay için açıklanmış olan orandır. Alacağın vade tarihinin ayın son günü olması hâlinde de hesaplamalarda başlangıç oranı olarak kullanılacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, vade tarihinin rastladığı ay için belirlenmiş oran olacaktır.

 

Türkiye İstatistik Kurumunca, Ocak/1980 ayından Ekim/2016 ayına ait açıklanan Yİ-ÜFE aylık değişim oranları ile 1/11/2016 tarihinden itibaren esas alınacak aylık oran ekli tabloda (Ek:1) yer almaktadır. Yİ-ÜFE tutarlarının tespitinde kullanılacak olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının eksi değer çıkması durumunda bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınacaktır. Hesaplamaya konu döneme ilişkin olarak Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının toplamı eksi değer olduğu takdirde alacak asılları üzerinden hesaplanan fer’iler yerine alınması gereken Yİ-ÜFE tutarı sıfır kabul edilecektir.

 

Örnek 1- 26/10/2015 vadeli bir verginin Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olması hâlinde bu vergiye %98,0214 oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları toplamı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

 

 

 

 

Yİ-ÜFE Oranı ve Hesaplanacak Süre

SÜRE ESAS ALINACAK ORAN (%)
27/10/2015 – 26/11/2015 için Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı -0,20
27/11/2015 – 26/12/2015 için Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı -1,42
27/12/2015 – 26/1/2016 için Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı -0,33
27/1/2016 – 26/2/2016 için Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,55
27/2/2016 – 26/3/2016 için Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı -0,20
27/3/2016 – 26/4/2016 için Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,40
27/4/2016 – 26/5/2016 için Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,52
27/5/2016 – 26/6/2016 için Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı 1,48
27/6/2016 – 26/7/2016 için Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,41
27/7/2016 – 26/8/2016 için Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,21
27/8/2016 – 26/9/2016 için Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,08
27/9/2016 – 26/10/2016 için Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,29
27/10/2016 – 26/11/2016 için Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,84
27/11/2016 – 26/12/2016 için Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/12/2016 – 26/1/2017 için Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/1/2017 – 26/2/2017 için Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/2/2017 -26/3/2017 için Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/3/2017 – 26/4/2017 için Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/4/2017 – 26/5/2017 için Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/5/2017 -26/6/2017 için Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/6/2017 – 26/7/2017 için Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/7/2017 – 26/8/2017 için Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/8/2017 – 26/9/2017 için Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/9/2017 – 26/10/2017 için Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/10/2017 – 26/11/2017 için Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/11/2017 – 26/12/2017 için Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/12/2017 – 26/1/2018 için Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/1/2018 – 26/2/2018 için Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/2/2018 – 26/3/2018 için Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/3/2018 – 26/4/2018 için Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/4/2018 – 26/5/2018 için Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/5/2018 – 26/6/2018 için Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/6/2018 – 26/7/2018 için Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/7/2018 – 26/8/2018 için Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/8/2018 – 26/9/2018 için Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/9/2018 – 26/10/2018 için Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/10/2018 – 26/11/2018 için Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/11/2018 – 26/12/2018 için Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/12/2018 – 26/1/2019 için Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/1/2019 – 26/2/2019 için Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/2/2019 – 26/3/2019 için Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/3/2019 – 26/4/2019 için Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/4/2019 – 26/5/2019 için Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/5/2019 – 26/6/2019 için Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/6/2019 – 26/7/2019 için Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/7/2019 – 26/8/2019 için Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/8/2019 – 26/9/2019 için Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/9/2019 – 26/10/2019 için Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/10/2019 – 26/11/2019 için Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/11/2019 – 26/12/2019 için Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/12/2019 – 26/1/2020 için Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/1/2020 – 26/2/2020 için Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/2/2020 – 26/3/2020 için Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/3/2020 – 26/4/2020 için Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/4/2020 – 26/5/2020 için Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/5/2020 – 26/6/2020 için Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/6/2020 – 26/7/2020 için Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/7/2020 – 26/8/2020 için Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/8/2020 – 26/9/2020 için Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/9/2020 – 26/10/2020 için Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
27/10/2020 – 16/11/2020 için Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı (21 gün)

[(0,35/100)/30×100]x21

0,2457
 TOPLAM Yİ-ÜFE ORANI 19,3257

*Gecikme zammının ay kesrine isabet eden günleri için Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, ilgili ay  Yİ-ÜFE aylık değişim oranı 30’a bölünmek suretiyle (Yİ-ÜFE aylık değişim oranı/100/30=) bulunacak günlük oran kullanılacaktır. Bulunacak rakamın virgülden sonraki 6 hanesi hesaplamalarda kullanılacak olup, 7 nci ve devam eden hanelerde bir sayı bulunması hâlinde 6 ncı hane bir üst sayıya tamamlanacak ve bulunan rakam 100 sayısı ile çarpılmak suretiyle günlük Yİ-ÜFE oranı bulunacaktır. Bulunan günlük oran geçen gün sayısı ile çarpılarak ay kesrine isabet eden toplam Yİ-ÜFE oranı bulunacaktır.

 

Toplam Yİ-ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak Kanun hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

 

Örnek 2- 30/4/2019 vadeli bir verginin Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olması hâlinde bu vergiye %34,3544 oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine toplam Yİ-ÜFE oranı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

 

Yİ-ÜFE Oranı ve Hesaplanacak Süre

SÜRE ESAS ALINACAK ORAN (%)
1/5/2019 – 31/5/2019 için Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/6/2019 – 30/6/2019 için Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/7/2019 – 31/7/2019 için Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/8/2019 – 31/8/2019 için Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/9/2019 – 30/9/2019 için Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/10/2019 – 31/10/2019 için Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/11/2019 – 30/11/2019 için Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/12/2019 – 31/12/2019 için Kasım ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/1/2020 – 31/1/2020 için Aralık ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/2/2020 – 29/2/2020 için Ocak ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/3/2020 – 31/3/2020 için Şubat ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/4/2020 – 30/4/2020 için Mart ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/5/2020 – 31/5/2020 için Nisan ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/6/2020 – 30/6/2020 için Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/7/2020 – 31/7/2020 için Haziran ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/8/2020 – 31/8/2020 için Temmuz ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/9/2020 – 30/9/2020 için Ağustos ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/10/2020 – 31/10/2020 için Eylül ayına ait Yİ-ÜFE oranı 0,35
1/11/2020 – 16/11/2020 için Ekim ayına ait Yİ-ÜFE oranı (16 gün)

[(0,35/100)/30×100]x16

0,1872
TOPLAM Yİ-ÜFE ORANI 6,4872

Toplam Yİ-ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak Kanun hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

 

Yİ-ÜFE Tutarının Hesaplanmasında Esas Alınacak Diğer Hususlar;

 

Gecikme zammının günlük olarak hesaplanması gerektiği hallerde, bu sürelere uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde günlük olarak bulunacaktır.

 

6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan asgari gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine alınacak Yİ-ÜFE tutarı için de uygulanacaktır.

 

6183 sayılı Kanunun 52 nci maddesine göre gecikme zammı tatbik süresini durduran iflas ve aciz halleri söz konusu ise gecikme zammı uygulanmayan süreye Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da uygulanmayacak, bu hallerin varlığı Yİ-ÜFE uygulanan süreyi de durduracaktır.

 

6183 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca, belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil edilen ve tahsildarın ilk uğradığı zaman ödeme yapılmadığı takdirde %10 oranında uygulanan gecikme zammı yerine, tahsildarın ilk uğradığı aydaki Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanacaktır.

 

2- Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Vadesi Geldiği Halde Ödenmemiş Vergiler

 

Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına, Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olan ve Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup, bu tarihe kadar (bu tarih dâhil) vadesi geldiği halde ödenmemiş vergiler girmektedir.

 

Kanun kapsamında ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;

 

– vade tarihinden, Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı yerine,

 

– daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması hâlinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

 

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Yİ-ÜFE tutarı, vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

 

Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi aslına bağlı vergi cezaları ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Örnek 3- 26/11/2018 vadeli 9.300,00 TL katma değer vergisi süresinde ödenmemiştir. Bu Kanunun yayımı tarihine kadar 4.186,99 TL gecikme zammı hesaplanmıştır. Kanunun yayımı tarihi itibarıyla toplam borç tutarı 13.486,99 TL’dir.

 

Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, vergi aslına uygulanan gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
27/11/2018 – 16/11/2020 9.300,00 %45,0214 4.186,99 %8,2957 771,50

 

Buna göre, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi : 9.300,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine) : 771,50 TL
TOPLAM : 10.071,50 TL
   
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı :       4.186,99 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 10.071,50 TL tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 4.186,99 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Örnek 4- 2017 vergilendirme dönemine ilişkin olarak 26/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) elektronik ortamda verilmesi gereken yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmemiştir. Yapılan inceleme sonucunda, 2017 dönemi için 90.000,00 TL gelir vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası ile 1.600,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Vergi/ceza ihbarnamesi 19/6/2019 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir. İnceleme sonucu yapılan bu tarhiyat 19/7/2019 tarihinde tahakkuk etmiş ve Kanunun yayımı tarihine kadar herhangi bir ödemede bulunulmamıştır. Bu tarhiyata göre tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve gecikme zamları şu şekildedir.

 

Gelir Vergisi : 90.000,00 TL
Vergi Ziyaı Cezası : 90.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası : 1.600,00 TL
Gecikme Faizi : 21.240,00 TL
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı : 24.205,68 TL
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı : 24.205,68 TL
TOPLAM : 251.251,36 TL

 

Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan ve Kanun kapsamına giren vergi cezalarının Kanundan yararlanılarak ödenmek istenmesi hâlinde, Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince bu cezaların %50’sinin ödenmesi durumunda, cezanın geri kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir. Vergi aslına uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak, Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Buna göre, örnek olayda gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda gösterilmiştir.

 

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Faizi Oranı Gecikme Faizi Tutarı (TL) Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

I. Taksit 1/4/2018 – 19/7/2019 45.000,00 %26,40 11.880,00 %5,25 2.362,50
II. Taksit 1/8/2018 – 19/7/2019 45.000,00 %20,80 9.360,00 %3,85 1.732,50
TOPLAM 90.000,00 21.240,00 4.095,00

 

Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekildedir.

 

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre Alacak Aslı

Tutarı
(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
20/8/2019 – 16/11/2020 90.000,00

(Gelir V.)

%26,8952 24.205,68 %5,2276 4.704,84
20/8/2019 – 16/11/2020 90.000,00

(Vergi Ziyaı Cezası)

%26,8952 24.205,68 —– —–

 

Ödenecek Tutar
Gelir Vergisi : 90.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.600,00 x %50=) : 800,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine) : 4.095,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine) : 4.704,84 TL
TOPLAM : 99.599,84 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Ziyaı Cezası : 90.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.600,00 x %50=) : 800,00 TL
Gecikme Faizi : 21.240,00 TL
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı : 24.205,68 TL
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı : 24.205,68 TL
TOPLAM : 160.451,36 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 99.599,84 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 160.451,36 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir. (Örnekte mali tatile ilişkin hükümler dikkate alınmamıştır.)

 

3- Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Ödeme Süresi Henüz Geçmemiş Vergiler

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleştiği halde ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar için de Kanun hükmünden yararlanılabileceği belirtilmiştir.

 

Buna göre, muhtelif şekillerde kesinleşen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklar hakkında, aşağıda açıklanan hususlar ve bu Tebliğin önceki bölümlerinde yer alan açıklamalar dikkate alınarak işlem tesis edilecektir.

 

a) 213 sayılı Kanunun Uzlaşma Hükümlerine Göre Kesinleşen Alacaklar

 

7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 213 sayılı Kanunun gerek uzlaşma gerekse tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşma sağlanmış ancak ödeme süresi henüz geçmemiş borcu olan mükellefler, uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi ve ceza tutarları ile hesaplanan gecikme faizleri dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

 

Örnek 5- 26/10/2019 tarihinde verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamesi süresinde verilmemiştir. Mükellefin defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu adına 80.000,00 TL katma değer vergisi tarh edilerek bir kat vergi ziyaı cezası ile 1.900,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi 15/9/2020 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir.

 

Mükellef, 8/10/2020 tarihinde uzlaşma talebinde bulunmuş, 19/10/2020 tarihi uzlaşma günü olarak verilmiş ve aynı gün varılan uzlaşma sonucuna göre, vergi dairesince aşağıda yazılı tutarlar tahakkuk ettirilmiştir.

 

Katma Değer Vergisi : 60.000,00 TL
Vergi Ziyaı Cezası : 30.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası : 1.900,00 TL
Gecikme Faizi : 11.280,00 TL
TOPLAM : 103.180,00 TL

 

Mükellefin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla uzlaşma sonucu tahakkuk eden alacakların henüz ödeme süresi geçmemiş (vade tarihi: 19/11/2020) olduğundan, Kanunun 2 nci maddesi hükmüne göre ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre Alacak Aslı Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Faizi Oranı Gecikme Faizi Tutarı
(TL)
Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
27/10/2019 -19/10/2020 60.000,00 %18,80 11.280,00 %3,85 2.310,00

 

Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi : 60.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.900,00 x %50=) : 950,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine) : 2.310,00 TL
TOPLAM : 63.260,00 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Ziyaı Cezası : 30.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.900,00 x %50=) : 950,00 TL
Gecikme Faizi : 11.280,00 TL
TOPLAM : 42.230,00 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 63.260,00 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 42.230,00 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

 

b) 213 sayılı Kanunun 376 ncı Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar

 

213 sayılı Kanun uyarınca kesilmiş olan vergi cezaları için anılan Kanunun 376 ncı maddesi hükmü uyarınca indirim talebinde bulunulan ancak, 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmiş, dolayısıyla kesinleştiği halde ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar için indirimli ceza tutarları dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

 

Bu safhada bulunan alacaklar için, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesine göre indirimli olarak tahakkuk ettirilen cezanın vergi aslına bağlı olmayan bir ceza ya da iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası olması durumunda ödenecek ceza tutarının 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre indirilmiş tutar üzerinden hesaplanmasına dikkat edilecektir.

 

Örnek 6- 10/9/2020 tarihinde Bakanlığımız özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 1.300,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve vergi/ceza ihbarnamesi 23/9/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mükellef söz konusu vergi cezası için 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi hükmünden yararlanmak üzere dava açma süresinin son günü olan 23/10/2020 tarihinde vergi dairesine müracaat etmiştir. Vergi dairesince mükellefin talebi üzerine cezanın yarısı indirilerek, kalan 650,00 TL özel usulsüzlük cezası tahakkuk ettirilmiş ve mükellefe cezayı 23/11/2020 tarihine kadar ödemesi gerektiği bildirilmiştir.

 

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan bu alacağa ilişkin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi çerçevesinde hesaplanan 650,00 TL özel usulsüzlük cezası, Kanun hükümlerine göre %50 oranında indirilerek tahsil edilecektir. Söz konusu cezanın %50’sine isabet eden (650,00 x %50=)325,00 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, özel usulsüzlük cezasından kalan 325,00 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

c) 213 sayılı Kanunun 371 inci Maddesinde Yer Alan Pişmanlık Hükümlerine Göre Beyan Edilen Matrahlar Üzerinden Tahakkuk Eden Alacaklar

 

7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve 15 günlük ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklar için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir. Bu takdirde, pişmanlık zammı yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Ancak, 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme yapılmamış olması hâlinde pişmanlık hükümlerinin ihlal edilmiş sayılacağı tabiidir. Dolayısıyla, kısmen pişmanlık ihlali olamayacağından borçlular ödedikleri tutar kadar Kanun hükmünden yararlanamayacaktır.

 

213 sayılı Kanunun pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 371 inci maddede öngörülen 15 günlük ödeme süresinde ödenmemiş olan vergiler için pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş olacak ve vergi asılları ile bunlara hesaplanan gecikme faizi/gecikme zammı Kanun kapsamında yapılandırılacaktır.

 

Örnek 7- Ocak/2020 vergilendirme dönemine ilişkin elektronik ortamda verilmesi gereken gelir (stopaj) vergisi beyannamesi 10/11/2020 tarihinde pişmanlıkla verilmiş, bunun üzerine 9.400,00 TL vergi tahakkuk etmiş ve alacağın vadesi 25/11/2020 tarihi olarak oluşmuştur. Ayrıca, beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle 2.300,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilerek aynı gün mükellefe tebliğ edilmiştir.

 

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan bu alacağa ilişkin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, Kanun hükmüne göre ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Pişmanlık Zammı Hesaplanan Süre* Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Pişmanlık

Zammı

Oranı

Pişmanlık

Zammı Tutarı

(TL)

Yİ-ÜFE

Hesaplanacak

Süre

Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

27/2/2020-

16/11/2020

9.400,00 %14,40 1.353,60 27/2/2020-

16/11/2020

%3,15 296,10

* Pişmanlık zammının hesabında Kanunun yayımı tarihi esas alınmıştır.

 

 

Ödenecek Tutar
Gelir (Stopaj) Vergisi : 9.400,00 TL
Damga Vergisi : 58,80 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Pişmanlık Zammı Yerine) : 296,10 TL
TOPLAM : 9.754,90 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Pişmanlık Zammı (Gelir (Stopaj) Vergisi için)      : 1.353,60 TL

Yukarıda belirtilen 9.754,90 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, 1.353,60 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Mükellefe kesilmiş olan 2.300,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin 10/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla 30 günlük dava açma süresinin geçmemiş olması nedeniyle (bu alacak kesinleşmemiş olduğundan) bu ceza için Kanun hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

 

Mükellefçe, yapılandırılan tutarın tamamının Kanun hükümlerine göre ödenmemesi hâlinde, pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılacak ve Kanun hükmünden yararlanılamayacaktır.

 

ç) 213 sayılı Kanunun 379 uncu Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar

 

213 sayılı Kanunun “Kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379 uncu maddesinde “Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç);

 

Kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i,

 

Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,

 

mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk eder.

 

Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi şarttır…” hükmü yer almaktadır.

 

Bu itibarla, 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden yararlanmak üzere Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) davadan tamamen feragat edilerek anılan maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarından, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar için Kanundan yararlanılabilecektir.

 

213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesine göre tahakkuk eden ve tahakkuk tarihinden itibaren bir aylık ödeme süresi 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) geçmemiş olan alacakların bu Kanuna göre yapılandırılarak ödenmesi hâlinde, 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen indirimler ayrıca uygulanır.

 

Ancak, 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılan bu alacağın tamamının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirim hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.

 

Örnek 8- Mükellef hakkında Mart/2019 dönemine ilişkin katma değer vergisine yönelik yapılan vergi incelemesi sonucu düzenlenen rapor uyarınca 120.000,00 TL katma değer vergisi tarh edilmiş, 120.000,00 TL vergi ziyaı cezası kesilmiş ve buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiştir. Mükellef bu ihbarnameye karşı süresinde vergi mahkemesi nezdinde dava açmıştır. Yapılan yargılama sonucunda vergi mahkemesi tarafından istinaf yolu açık olmak üzere verginin 40.000,00 TL ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı cezasının 40.000,00 TL tutarındaki kısımlarının tasdik edilmesi, vergi ve cezanın kalan kısımlarının ise kaldırılması yönünde karar verilmiştir.

 

Mükellef, 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden yararlanmak için 20/10/2020 tarihinde vergi dairesine kanuni süresi içerisinde başvurmuştur.

 

Anılan madde hükmüne göre;

 

– 40.000,00 TL vergi tasdik edildiği için bu tutarın tamamı,

 

– 80.000,00 TL vergi kaldırıldığı için bu tutarın %60’ı olan (80.000,00 x %60=)48.000,00 TL,

 

– 40.000,00 TL vergi ziyaı cezası tasdik edildiği için bu tutarın %75’i olan (40.000,00 x %75=)30.000,00 TL,

 

– 88.000,00 TL vergi aslı üzerinden hesaplanan 28.424,00 TL gecikme faizi,

 

olmak üzere toplamda 146.424,00 TL tahakkuk etmiştir.

 

Mükellef kanun yolundan vazgeçme dilekçesini 20/10/2020 tarihinde verdiğinden bu alacakların bir aylık ödeme süresi Kanunun yayımı tarihi itibarıyla devam etmektedir (vade tarihi 20/11/2020).

 

Mükellefin bu alacakları, bir aylık ödeme süresi içinde (20/11/2020 tarihine kadar) 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi kapsamında ödemesi hâlinde ödenecek tutarlar aşağıdaki gibi olacaktır.

 

 

Ödenecek tutar;

 

– tasdik edilen verginin tamamı (40.000,00 TL) ile kaldırılan verginin tahakkuk eden kısmının %80’inin [(48.000,00 x %80=)38.400,00 TL’nin] toplamı olan 78.400,00 TL,

 

– 78.400,00 TL vergi üzerinden hesaplanacak gecikme faizi tutarı olan 25.323,20 TL,

 

– tahakkuk eden ceza tutarının %80’i olan (30.000,00 x %80=)24.000,00 TL,

 

olmak üzere toplam 127.723,20 TL’dir.

 

213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesine istinaden tahakkuk edecek vergi ve vergi cezası için 7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, bu alacakların Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olması nedeniyle 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimler uygulanmak suretiyle bulunacak tutarlar dikkate alınarak 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılacak alacak tutarı belirlenecektir.

 

Bu durumda, Kanun kapsamında ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Faizi Oranı Gecikme Faizi Tutarı

(TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

27/4/2019-20/10/2020 78.400,00 %32,30 25.323,20 %5,95 4.664,80

 

Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi : 78.400,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine) : 4.664,80 TL
TOPLAM : 83.064,80 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Ziyaı Cezası : 24.000,00 TL
Gecikme Faizi : 25.323,20 TL
TOPLAM : 49.323,20 TL

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 83.064,80 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirim hükmü kapsamında 18.700,80 TL (9.600,00 TL vergi aslı ile bu asla ilişkin hesaplanan 3.100,80 TL gecikme faizi ve 6.000,00 TL vergi ziyaı cezası) ile 7256 sayılı Kanun kapsamında 49.323,20 TL olmak üzere toplam 68.024,00 TL alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Ancak, 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılan bu alacağın tamamının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirim hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.

 

Kanunun yayımı tarihinden sonra 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesi hükmünden faydalanmak için vergi dairesine dilekçe verilmesi durumunda, bu madde kapsamında verilecek tahakkuklar Kanunun yayımı tarihinden sonra kesinleşmiş olacağından, bu alacakların 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

 

4- Kanunun Yayımı Tarihinden Önce Asılları Kısmen ya da Tamamen Ödenmiş Olan Vergiler

 

7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş olan alacaklar Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılandırılacaktır.

 

Buna göre, Kanunun yayımı tarihinden önce asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş olan vergilerle ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

 

a) Asılları Kısmen Ödenmiş Olan Vergiler

 

Asılları kısmen ödenmiş olan vergilerin ödenmemiş kısmına,

 

– vade tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar hesaplanacak gecikme zammı yerine,

 

– daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması hâlinde, gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,

 

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Bu tutar, ödenmemiş vergi aslı ile toplanarak Kanuna göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

 

Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Asılları kısmen ödenmiş vergilerin, ödenmiş kısmına isabet eden gecikme zammı ve gecikme faizinin ödenmemiş olması hâlinde ise aşağıdaki (b) bölümünde yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

 

b) Asılları Tamamen Ödenmiş Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı

 

7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce asılları tamamen ödenmiş vergiler üzerinden hesaplanmış gecikme zammı ve gecikme faizleri;

 

– verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,

 

– vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

 

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Diğer taraftan, Kanunun yayımı tarihinden önce vergi aslının, vergi aslına uygulanan gecikme zammının, gecikme faizinin ve vergi cezalarının ödenmiş olması, başka bir ifadeyle, ödenmemiş kısmın sadece vergi cezasına uygulanan gecikme zammından ibaret olması hâlinde, herhangi bir şart aranmaksızın vergi cezalarına uygulanan gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

c) Asılları Tamamen Ödenmiş Vergilere İlişkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zamlarından, Kanunun Yayımı Tarihinden Önce Kısmen Tahsil Edilenler

 

Asılları tamamen ödenmiş vergilere ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarından, Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen tahsilat yapılmışsa,

 

– verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,

 

– vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,

 

Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Ödenmiş gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından fazla olması hâlinde herhangi bir tahsilat yapılmayacak, kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tahsil edilmiş gecikme faizi ve gecikme zammından red ve iade yapılmayacaktır.

 

Ödenmiş gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından az olması hâlinde ise ödenecek tutar, Yİ-ÜFE tutarından ödenmiş olan gecikme faizi/gecikme zammı çıkartılmak suretiyle tespit edilecektir. Bu şekilde belirlenen tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Örnek 9- Nisan, Mayıs, Haziran/2018 vergilendirme dönemine ilişkin 12.300,00 TL geçici vergi tahakkuk etmiştir. Ancak, mükellef 17/8/2018 vadeli geçici vergi borcunu ödememiştir. Söz konusu vergi borcu mükellefin yıllık gelir vergisi beyannamesini, beyanname verme süresi içinde vermesi nedeniyle, 1/3/2019 tarihi itibarıyla terkin edilmiş ve 1.500,65 TL gecikme zammı hesaplanmıştır.

 

Mükellefin gecikme zammı borcuna karşılık vergi dairesince 8/5/2019 tarihinde 150,00 TL tahsilat yapılmıştır.

 

Mükellefin, Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde geçici verginin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Bu durumda uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı %2,2404’tür.

 

Toplam Yİ-ÜFE tutarı ise (12.300,00 x %2,2404=)275,57 TL olacaktır.

 

Mükellefin gecikme zammına karşılık hiç ödeme yapmamış olması hâlinde, Kanun hükmünden yararlanmak için ödemesi gereken tutar 275,57 TL’dir.

 

Ancak, mükelleften Kanunun yayımı tarihinden önce gecikme zammına karşılık 150,00 TL tahsilat yapıldığından, Kanuna göre ödemesi gereken Yİ-ÜFE tutarından, daha önce ödenen gecikme zammı tutarı çıkarılarak tahsili gereken Yİ-ÜFE tutarı bulunacaktır.

 

Buna göre, ödenecek Yİ-ÜFE tutarı; (275,57 – 150,00=)125,57 TL’dir.

 

Mükellefin bu tutarı Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemesi hâlinde gecikme zammından kalan (1.500,65 – 150,00=)1.350,65 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

5- Sadece Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezası ve Buna İlişkin Gecikme Zammından İbaret Borçlar

 

7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla ödenmemiş borcun sadece vergi aslına bağlı kesilen cezalardan olması durumunda bu Tebliğin (II/F-14) bölümünde belirtilen açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

 

6- Bir Vergi Aslına Bağlı Olmaksızın Kesilmiş Olan Vergi Cezaları

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilmiş olan vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları), Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması hâlinde, anılan bent kapsamında yapılandırılabilecektir.

 

Bu durumda, vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının %50’sinin Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Kanunun yayımı tarihinden önce bu cezalara karşılık kısmi ödeme yapılmış olması hâlinde ödenmemiş kısım için bu Kanundan yararlanılacaktır.

 

Örnek 10- Mükellefe, yaptığı satışa ilişkin fatura vermemesinden dolayı 290,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve vergi/ceza ihbarnamesi 19/3/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kesilen ceza itirazsız kesinleşmiştir.

 

Mükellefin, Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde 290,00 TL özel usulsüzlük cezasının %50’sine isabet eden (290,00 x %50=)145,00 TL ödemesi gerekecektir. Söz konusu tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde kalan 145,00 TL özel usulsüzlük cezasının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

7- İştirak Nedeniyle Kesilen Vergi Ziyaı Cezaları

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iştirak nedeniyle kesilen, Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Kanunun yayımı tarihinden önce bu cezalardan kısmen tahsilat yapılmış ise kalan tutar üzerinden Kanundan yararlanılabilecektir.

 

8- İhtirazi Kayıtla Beyan Edilen Vergiler

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında, maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.

 

Buna göre, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak ödenmemiş vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Kanun kapsamında yapılandırılacaktır. Bu takdirde, ihtilafa ilişkin yargı mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak Kanun hükmünden yararlanılacaktır.

 

Ayrıca, alacağa ilişkin açılmış olan davalardan vazgeçilmesi gerektiği tabiidir.

 

9- Geçici Vergiler

 

7256 sayılı Kanun kapsamına, vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Ağustos/2020 ayı ve öncesine rastlayan dönemler girdiğinden, 2020 takvim yılına ilişkin gelir ve kurumlar vergisine mahsuben ödenmesi gereken, Ocak, Şubat Mart/2020 ve Nisan, Mayıs, Haziran/2020 vergilendirme dönemine ait geçici vergiler Kanun kapsamına girmekte, Temmuz, Ağustos, Eylül/2020 vergilendirme dönemine ait geçici vergiler ise Kanun kapsamına girmemektedir.

 

Ayrıca, özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflere ilişkin geçici vergilerde ise geçici vergi dönemi ve beyanname verme süresi 31/8/2020 tarihi ve bu tarihten önce olanlardan Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi geçmemiş olanlar Kanun kapsamına girmektedir. Geçici verginin mahsup edileceği özel hesap dönemine ilişkin mahsup tarihinden önce Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, bu borçların yapılandırılması mümkün bulunmaktadır.

 

Geçici vergilerin yıllık gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için mahsup tarihi itibarıyla ödenmiş olması gerekmektedir. 7256 sayılı Kanuna göre geçici vergilerin yapılandırılmış olması bu vergilerin ödendiği anlamına gelmeyecektir.

 

Bu nedenle, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinde Kanun kapsamında yapılandırılmış ancak ödenmemiş geçici vergi asıllarının yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilmesi mümkün olmayacaktır. Ancak, yapılandırılmış ve yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesinden önce ödenmiş olan geçici vergilerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edileceği, ödenmemiş geçici vergi asıllarının ise terkin edileceği tabiidir.

 

 

10- Motorlu Taşıtlar Vergisine İlişkin Yapılacak İşlemler

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasıyla, Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla, 197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmadan, taksit ödeme süresi sonuna kadar fenni muayene yaptırılmasına ve uçuşa elverişli belgesi verilmesine imkân sağlanmaktadır.

 

Ancak, taşıtın satış ve devri hâlinde taksitlendirilen borcun tamamının ödenmesi şartının aranılacağı tabiidir.

 

11- 5736 sayılı Kanuna Göre Uzlaşılmış Alacaklar

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği halde Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan tutarların Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılabileceği hüküm altına alınmıştır.

 

5736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen alacaklardan Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar, Kanunun 2 nci maddesine göre yapılandırılacak ve ödenecek tutarın tespitinde, alacak asıllarına 5736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince ödemede gecikilen her ay ve kesri için aylık olarak uygulanması gereken;

 

– %5 zammın yerine ilgili aylara ait Yİ-ÜFE aylık değişim oranları,

 

– 5736 sayılı Kanunda öngörülen ve taksitlere %5 zammın uygulandığı süreden sonra gecikilen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanması gereken gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları,

 

esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

7256 sayılı Kanuna göre, 5736 sayılı Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri uyarınca ödenecek taksitlere ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanan faiz için herhangi bir Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacaktır. Binde iki oranında hesaplanan tutar, Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince, Kanun kapsamında yapılandırılan borcun Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla terkin edilecektir.

 

Diğer taraftan, 5736 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamında uzlaşılarak tahakkuk ettirilen ve taksitler hâlinde vadelendirilen alacak tutarı içerisinde yer alan vergi aslı ve gecikme faizi Kanun kapsamında yapılandırılacak ve varsa vergi cezaları hakkında da 7256 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

 

12- Kanun Kapsamındaki İdari Para Cezaları

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan idari para cezalarının yapılandırma usulü belirlenmiştir.

 

Buna göre, Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından, 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmiş olan ve bu Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanların asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından;

 

– 2918 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarına, vade tarihinden ödendiği tarihe kadar,

 

– 4925 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmemiş olan idari para cezalarından, anılan Kanunda değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8/2/2008 tarihinden önce (bu tarih hariç) verilmiş olanlara vade tarihinden 8/2/2008 tarihine kadar (bu tarih hariç),

 

geçen her ay ve kesri için aylık %5 oranında faiz hesaplanması ve hesaplanan faiz tutarının da cezanın iki katını geçmemesi gerekmektedir.

 

7256 sayılı Kanun kapsamında trafik ve karayolu taşıma idari para cezalarının yapılandırılmasında aylık %5 oranında hesaplanacak faiz yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Ancak, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarı da ilgili Kanun gereğince idari para cezasının iki katını geçemeyecektir.

 

2918 sayılı Kanunun 31/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanunla değişmeden önceki 115 inci maddesi hükmüne göre, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren on gün içerisinde ödenmeyen trafik idari para cezaları iki katına çıkarak ödeme süresi on gün daha uzamakta ve bu süre içerisinde de ödenmeyen trafik idari para cezaları üç katına çıkmaktaydı. 5228 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce verildiği halde Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan trafik idari para cezalarının yapılandırılmasında herhangi bir fer’i alacak bulunmadığından, bu alacak üzerinden Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacak ve yapılandırmada üç katına çıkmış tutar esas alınacaktır. Aynı şekilde 4925 sayılı Kanunun 5228 sayılı Kanunla değişmeden önceki 29 uncu maddesi hükmüne göre üç katına çıkmış karayolu taşıma idari para cezaları için de üç katına çıkan tutar üzerinden Kanundan yararlanılabilecektir.

 

7256 sayılı Kanun kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin tutanakların ilgili vergi dairelerine intikal etmemiş olması hâlinde, borçlular vergi dairelerine idari yaptırım karar tutanaklarını ibraz ederek başvuruda bulunabilecek ve bu başvurular üzerine söz konusu idari para cezaları Kanun kapsamında yapılandırılacaktır.

 

Örnek 11- 10/5/2020 vadeli 1.228,00 TL tutarlı trafik idari para cezasının, Kanundan yararlanılmak suretiyle ödenmesi durumunda ödenmesi gereken alacak tutarı ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı şu şekilde olacaktır.

 

Faiz Hesaplanan Süre İdari Para Cezası Tutarı (TL) Faiz Oranı Faiz Tutarı (TL) Toplam

Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

11/5/2020-16/11/2020 1.228,00 %35 429,80 %2,45 30,09

 

Ödenecek Tutar
İdari Para Cezası Aslı : 1.228,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Faiz Yerine) : 30,09 TL
TOPLAM      : 1.258,09 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacak
Faiz : 429,80 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 1.258,09 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 429,80 TL tutarındaki faizin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

13- 6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, vergiler ile Kanun kapsamına giren idari para cezaları dışında kalan ve bu Tebliğin (I/B-1-c) bölümünde belirtilen amme alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

 

Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında olan ve Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan asli alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu alacaklara uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmemiş olan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde ise fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla Kanun hükmünden yararlanılacak ve faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Söz konusu bent kapsamına giren alacak asıllarının Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde yapılandırılacak tutar bu Tebliğin (II/B-4) bölümüne göre tespit edilecektir.

 

Bu bölümde yer verilen alacaklara yönelik olarak Kanundan yararlanılmak istenildiği takdirde dava açılmaması, dava açılmış olması hâlinde davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.

 

Örnek 12- Yurtdışından 10 ay vadeli ihracatın finansmanı için 3/3/2017 tarihinde kredi kullanan mükelleften teşvik mevzuatı gereğince kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi yapılmamıştır.

 

İhracat taahhüdünü süresi içinde kapatan mükellefin taahhüt kapatılmasında kullanılan gümrük beyannamelerinin gerçeğe uygun olmadığının anlaşılması üzerine ilgili banka tarafından 27.000,00 TL kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi takip ve tahsil edilmek üzere mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine 21/5/2018 tarihinde bildirilmiştir. Vergi dairesince yapılan tebliğ üzerine vadesi 12/7/2018 tarihi olan kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile kredi kullanım tarihinden vade tarihine kadar hesaplanan cezai faiz için Kanunun yayımı tarihine kadar herhangi bir ödemede bulunulmamıştır.

 

Mükellefin, Kanundan yararlanmak üzere bağlı olduğu vergi dairesine başvurması hâlinde, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi aslına;

 

– kredi kullanım (3/3/2017) tarihinden vade tarihine kadar geçen süre için hesaplanan cezai faiz yerine,

 

– vade tarihinden Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihine kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,

 

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Buna göre, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile cezai faiz ve gecikme zammı yerine uygulanacak Yİ-ÜFE tutarları aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

Cezai Faizin Hesaplandığı Süre KKDF Tutarı (TL) Cezai Faiz (TL) Toplam

Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

3/3/2017 – 11/7/2018 27.000,00 6.604,27 %5,7053 1.540,43
Örnek olayın meydana geldiği dönemde yıllık cezai faiz oranı; 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci maddesinde yer alan kanuni faiz oranlarının 2 katıdır. Hesaplamalarda, kredi kullanım tarihinden alacağın vade tarihine kadar yürürlükte olan kanuni faiz oranlarının 2 katı esas alınarak geçen gün sayıları üzerinden basit faiz hesaplama metodu kullanılmaktadır. 3/3/2017 tarihinden 11/7/2018 tarihine kadar geçen süre için faiz tutarı [27.000,00 x 496 x (9 x 2)] / 36500 = 6.604,27 TL’dir.

 

Gecikme Zammının Hesaplandığı Süre KKDF Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı Gecikme Zammı Tutarı

(TL)

Toplam

Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

13/7/2018-16/11/2020 27.000,00 %52,5136 14.178,67 %9,8468 2.658,64

 

Ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı:

 

Ödenecek Tutar
Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi : 27.000,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Cezai Faiz Yerine) : 1.540,43 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine) : 2.658,64 TL
TOPLAM : 31.199,07 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Cezai Faiz : 6.604,27 TL
Gecikme Zammı : 14.178,67 TL
TOPLAM : 20.782,94 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 31.199,07 TL tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 20.782,94 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

 

14- Tecilli Alacaklar

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinde “a) 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece ilgili kanunda öngörülen faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

 

Bu hüküm uyarınca, Kanun kapsamına giren alacakların, Kanunun yayımı tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun ödeniyor olması hâlinde borçlular, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan taksit tutarları için Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

 

Bu takdirde, tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanmış ve tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek Kanunun 2 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.

 

İlgili kanunlara göre tecil edilmesine rağmen alacağın varlığına ilişkin mahkemelerde ihtilafın devam ediyor olması, dolayısıyla alacağın kesinleşmemiş bulunması durumunda bu alacağın Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olmayacaktır.

 

Ayrıca, Kanunun 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrasında, bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrasının (a) bendi kapsamında olan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

 

Bu nedenle, Kanun hükümlerinden yararlanılarak ödenmek istenmesi hâlinde, Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen tecil faizleri red ve iade edilmeyecektir.

 

Bu durumdaki alacaklar için Kanundan yararlanılmak istenilmesi hâlinde ödenmemiş alacak aslına uygulanmış olan fer’i alacaklar yerine, vade tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile Yİ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde alacak asıllarıyla ilgili fer’i alacaklar ile asla bağlı vergi cezaları ve bu cezalara ilişkin gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile diğer kanunlar gereğince tecil edilen alacağın gecikme zammı, gecikme faizi ve/veya vergi cezasından ibaret olması hâlinde, bu Tebliğin (II/B-4 ila 6) bölümlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde ödenecek Yİ-ÜFE tutarı tespit edilerek Kanun hükmünden yararlanılacaktır. Bu takdirde de Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş tecil faizlerinin red ve iadesi yapılmayacaktır.

 

Örnek 13- Mükellef tarafından 26/9/2019 tarihinde ödenmesi gereken 70.000,00 TL gelir (stopaj) vergisi zamanında ödenmemiştir. 7/5/2020 tarihinde vergi dairesine başvurularak toplam borç için tecil talebinde bulunulmuştur.

 

Vergi dairesi mükellefin gecikme zammı dâhil 79.683,80 TL borcu olduğunu tespit etmiş ve bu tutarın, ilk taksit Mayıs/2020 ayından başlamak ve 14 ayda 14 eşit taksitte ödenmek üzere tecilini uygun görmüştür.

 

Aylık Taksit Tutarı: 79.683,80 / 14 = 5.691,70 TL’dir.

 

Mükellef ilk altı taksitini zamanında ödemiş, 27/11/2020 tarihinde Kanundan yararlanmak için bağlı olduğu vergi dairesine başvuruda bulunmuştur. İlk altı taksit ile birlikte toplam 1.434,78 TL tecil faizi ödenmiştir.

 

Bu örnekte, vergi dairesi öncelikle kalan borç tutarından ne kadarının vergi aslı, ne kadarının da gecikme zammı olduğunu tespit edecektir. Örnek olayda;

 

Ödenen Borç Tutarı = Aylık Taksit Tutarı x Ay Sayısı
= 5.691,70 x 6
= 34.150,20 TL

 

Ödenen tutardan vergi aslına isabet eden tutar, aşağıdaki formüle göre tespit edilecektir.

 

Vergi aslına isabet eden tutar = Ödenen Tutar x Vergi Aslı Tutarı

Toplam Borç Tutarı

Vergi aslına isabet eden tutar = 34.150,20 x 70.000,00

79.683,80

= 30.000,00 TL’dir.
Kalan vergi aslı tutarı = 70.000,00 – 30.000,00 = 40.000,00 TL’dir.

 

Bu durumda, tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Kalan 8 taksit tutarının toplamı 45.533,60 TL olup, bunun 40.000,00 TL’si vergi aslı, 5.533,60 TL’si gecikme zammıdır. Vergi aslından kalan tutara, gecikme zammı yerine vade tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar hesaplanacak 1.918,28 TL Yİ-ÜFE tutarı ile vergi aslı toplanarak ödenecek toplam tutar bulunacaktır.

 

Kanun hükmüne göre ödenmesi gereken vergi aslı ve Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde 40.000,00 TL vergi aslına Kanunun yayımı tarihine kadar hesaplanan 9.608,56 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tecil kapsamında ilk altı taksit tutarı ile birlikte Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilen 1.434,78 TL tecil faizi red ve iade edilmeyecektir.

 

15- Bazı Kanunlara Göre Yapılandırılmış Olan ve Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Ödemeleri Devam Eden Alacaklar

 

a) 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b) bendinde “b) 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla anılan Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından, borçlular talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Bu takdirde, 7143 sayılı Kanun kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma hükümleri geçerli sayılır, bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı uygulanır, kalan taksit tutarlarına konu alacaklar vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılandırılır ve ödenmemiş taksitlere ilişkin kalan katsayı tutarlarının tahsilinden vazgeçilir.” hükmüne yer verilmiştir.

 

Bu hükme göre, 7143 sayılı Kanunun 2, 3 ve 4 üncü maddeleri kapsamında yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla 7143 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri devam eden taksitlendirmelerde kalan taksit tutarlarına konu borçların 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmakta olup, bu takdirde kalan taksit tutarlarına konu borçlar vadesinde ödenmemiş kabul edilecek ve borçlular ödedikleri tutarlar kadar 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanacaklardır.

 

Borçlular, 7143 sayılı Kanunun her bir maddesi kapsamında oluşturulan yapılandırma dosyasına konu borçları için ayrı ayrı 7256 sayılı Kanundan yararlanma başvurusunda bulunabilecekleri gibi 7143 sayılı Kanunun her bir maddesi itibarıyla yapılandırılan tüm borçları için de başvuruda bulunabileceklerdir.

 

Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b) bendi hükmünden yararlanmak isteyen borçluların bu Tebliğ ekinde yer alan başvuru dilekçeleri ile başvuruda bulunmaları ve ayrıca (Ek: LİSTE II)’yi doldurarak başvuru dilekçelerine eklemeleri gerekmektedir.

 

Bu durumda, 7143 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak ödenen taksit tutarları için bu Kanun hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanmış ve tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılacak ve 7143 sayılı Kanun kapsamında ödenmemiş taksitlere ilişkin olarak anılan Kanun kapsamında hesaplanmış olan katsayı tutarlarının tahsilinden vazgeçilecektir. 7143 sayılı Kanun kapsamında 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen katsayı tutarları ise red ve iade edilmeyecektir.

 

Diğer taraftan, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacakların kalan taksit tutarları için 7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuru yapılması hâlinde, 7256 sayılı Kanuna göre ödenecek tutarlar farklılaşabilecektir.

 

Örneğin, 7256 sayılı Kanundan yararlanılarak ödenmesi talep edilen borcun 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmünden yararlanılarak yapılandırılmış olması hâlinde, ödenen tutar kadar 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılacak, anılan bent kapsamında terkine konu edilmemiş olan vergi asılları da ödenmemiş olan taksitler içinde yer alan vergi asılları ile birlikte 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılacaktır. Bu durumda, borçluların 7256 sayılı Kanuna göre daha fazla tutarda vergi aslı ödemeleri gerekebilecektir.

 

Ayrıca, 213 sayılı Kanunun “Pişmanlık ve ıslah” başlıklı 371 inci maddesi kapsamında pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için borcun tamamının ödenmesi gerekmekte olup, kısmen ödeme yapılması hâlinde pişmanlık hükümleri ihlal olmaktadır. Bu kural 7143 sayılı Kanun kapsamında pişmanlıkla beyan edilerek yapılandırılan alacaklar için de geçerlidir.

 

7143 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılan veya 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilerek yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla ödemeleri devam eden alacaklar için 7256 sayılı Kanundan yararlanılmak istenilmesi hâlinde, pişmanlık hükümlerinden kısmen yararlanılması mümkün olmadığından, pişmanlık hükümlerinden yararlanılmayacak ve yapılan ödemeler ödeme tarihleri itibarıyla mahsup edildikten sonra kalan tutar vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılabilecektir.

 

Örnek 14- 26/10/2016 vadeli 430.000,00 TL katma değer vergisi süresinde ödenmemiştir. 7143 sayılı Kanunun yayım tarihi olan 18/5/2018 tarihine kadar 112.577,01 TL gecikme zammı hesaplanmış olup toplam borç tutarı 542.577,01 TL’dir.

 

Söz konusu borca ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun 2 nci maddesinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellef, borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

Buna göre, katma değer vergisinin vade tarihinden 7143 sayılı Kanunun yayımlandığı 18/5/2018 tarihine kadar geçen süre için hesaplanan 112.577,01 TL gecikme zammı yerine, 30.253,51 TL Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmıştır. 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarı 460.253,51 TL’dir.

 

Mükellef söz konusu borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 460.253,51 TL alacak tutarı 18 taksit için belirlenen (1,15) katsayısı ile çarpılmıştır.

 

Bu şekilde hesaplanan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı bulunmuştur.

 

18 eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar:  460.253,5 x 1,15 = 529.291,54 TL,

Taksit tutarı:                                                    529.291,54 / 18 =   29.405,09 TL’dir.

 

7143 sayılı Kanuna göre yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödemeleri devam eden söz konusu borca ilişkin olarak mükellef 7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuru yapmış ve borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

Bu durumda, mükellefin kalan taksit tutarlarına konu alacakları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılacaktır.

 

7143 sayılı Kanun hükümlerine göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanarak ödenen taksit tutarları için bu Kanun hükümleri geçerli sayılacağından, bu şekilde ödenmiş taksit tutarları ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

 

7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla mükellef 7143 sayılı Kanun kapsamında ilk 13 taksitini süresinde ödemiştir.

 

Mükellefin kalan taksit tutarları için 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yararlanacağı tutar bulunurken 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borcun katsayı hariç kısmı dikkate alınacaktır.

 

Buna göre, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 460.253,51 TL olup, bu tutara karşılık 13 taksit içerisinde ödenen tutar [(460.253,51 / 18=) 25.569,64 x 13=]332.405,32 TL’dir.

 

Yapılan ödeme tutarı kadar 7143 sayılı Kanundan yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına isabet eden tutar;

 

Vergi aslına isabet eden tutar = Vergi Aslı x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)
(Vergi Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)

 

formülü ile bulunacaktır. Buna göre;

 

Vergi aslına isabet eden tutar = 430.000,00 x 332.405,32 = 310.555,56 TL’dir.
             460.253,51

 

Bu durumda, mükellefin 7256 sayılı Kanunun kapsamında yapılandırmaya konu borcu 430.000,00 – 310.555,56 = 119.444,44 TL olacaktır.

 

Kalan taksit tutarları içinde yer alan 119.444,44 TL alacak aslına vade tarihinden 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı Gecikme Zammı Tutarı

(TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

27/10/2016-16/11/2020 119.444,44 %81,2214 97.014,45 %17,5357 20.945,42

 

Bu durumda, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

 

 

Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi : 119.444,44 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine) : 20.945,42 TL
TOPLAM : 140.389,86 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı : 97.014,45 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 140.389,86 TL tutarın 7256 sayılı Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 97.014,45 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Mükellefin, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarından kalan 5 taksitin toplam tutarı, katsayı tutarı hariç (25.569,64 x 5=)127.848,20 TL iken 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve katsayı hariç ödenmesi gereken tutar 140.389,86 TL’dir.

 

Ancak, mükellef 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan tutarı peşin ödediği takdirde Yİ-ÜFE tutarından %90 indirim yapılacağından ödenmesi gereken tutar [20.945,42 – (20.945,42 x %90) + 119.444,44=]121.538,98 TL’ye inecektir.

 

Mükellef, 18 taksitle ödeme seçeneğini tercih ettiğinden, yapılandırılan borcu bu seçeneğe uygun katsayı ile çarpılacak ve ödenecek tutar (140.389,86 x 1,15=)161.448,34 TL olacaktır.

 

Bu durumda mükellefin her iki kanun ile kendisine sunulan imkânı değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir.

 

Örnek 15- Mükellefin defter ve belgelerinin Mayıs/2016 vergilendirme dönemi katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucunda, mükellef adına 220.000,00 TL katma değer vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

 

Bu tarhiyata ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin 3/4/2017 tarihinde mükellefe tebliğ edildiği, yapılan tarhiyata süresinde vergi mahkemesi nezdinde dava açıldığı, vergi mahkemesince davanın kabul edilerek tarhiyatın terkinine karar verildiği, 3/3/2018 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal eden karara karşı istinaf yoluna gidildiği ve 7143 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce istinaf talebine ilişkin bölge idare mahkemesince herhangi bir kararın verilmediği kabul edildiğinde, mükellefin 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanmak için başvurusu üzerine yapılandırılan alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.

 

7143 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla verilmiş en son karar tarhiyatın terkinine ilişkin olduğundan ödenecek vergi aslı ilk tarhiyata esas olan vergi aslının %20’si ve 7143 sayılı Kanun hükmü gereği bu tutara tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmıştır. Yapılandırılan bu alacak tutarının, 7143 sayılı Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, verginin %80’i ile gecikme zammı ve gecikme faizi ile vergi ziyaı cezası ve bu cezaya uygulanan gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Buna göre, 7143 sayılı Kanuna istinaden gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda gösterilmiştir.

 

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre Alacak Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Faizi Oranı Gecikme Faizi Tutarı

(TL)

Tahsili Gereken Alacak Aslı
(TL)
Toplam

Yİ-ÜFE Oranı

Gecikme Faizi Yerine Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
27/6/2016-3/5/2017 220.000,00 %14 30.800,00 44.000,00 %3,58 1.575,20

 

Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine hesaplanan Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları ise aşağıdaki şekildedir.

 

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre Alacak Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Zammı Oranı Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
Tahsili Gereken Alacak Aslı (TL) Toplam Yİ-ÜFE Oranı Gecikme Zammı Yerine Yİ-ÜFE Tutarı (TL)
4/6/2017-17/5/2018 220.000,00

(KDV)

%16,0538 35.318,36 44.000,00 %4,0138 1.766,07
4/6/2017-17/5/2018 220.000,00

(Vergi Ziyaı Cezası)

%16,0538 35.318,36 —– —— ——

 

7143 Sayılı Kanun Kapsamında Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi : 44.000,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine) : 1.575,20 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine) : 1.766,07 TL
TOPLAM : 47.341,27 TL

 

Mükellef söz konusu borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 47.341,27 TL alacak tutarı 18 taksit için belirlenen (1,15) katsayısı ile çarpılmıştır.

 

Bu şekilde hesaplanan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı bulunmuştur.

 

18 eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar: 47.341,27 x 1,15 = 54.442,46 TL,

Taksit tutarı:                                                     54.442,46 / 18 =   3.024,58 TL’dir.

 

7143 sayılı Kanuna göre yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödemeleri devam eden söz konusu borca ilişkin olarak mükellef 7256 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvuru yapmış ve borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

Bu durumda, mükellefin kalan taksit tutarlarına konu alacakları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılacaktır.

 

7143 sayılı Kanun hükümlerine göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanarak ödenen taksit tutarları için bu Kanun hükümleri geçerli sayılacak ve 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yapılan ödemeler nispetinde yararlanılacaktır.

 

Bu durumda, ödenen taksit tutarlarına isabet eden vergi asılları terkin edilecek, ödenmemiş taksit tutarları nedeniyle terkin edilemeyen vergi aslı ile ödenmemiş taksit tutarları içinde yer alan vergi asılları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek 7256 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılacaktır.

 

7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla mükellef 7143 sayılı Kanun kapsamında ilk 13 taksitini süresinde ödemiştir.

 

Mükellefin kalan taksit tutarları için 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yararlanacağı tutar bulunurken 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borcun katsayı hariç kısmı dikkate alınacaktır.

 

Buna göre, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 47.341,27 TL olup, bu tutara karşılık 13 taksit içerisinde ödenen tutar [(47.341,27 / 18=)2.630,07 x 13=]34.190,91 TL’dir.

 

Yapılan ödeme tutarı kadar 7143 sayılı Kanundan yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına isabet eden tutar;

 

Vergi aslına isabet eden tutar = Vergi Aslı x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)
(Vergi Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)

 

formülü ile bulunacaktır. Buna göre;

 

Vergi aslına isabet eden tutar = 44.000,00 x 34.190,91 = 31.777,77 TL’dir.
             47.341,27

 

Bu durumda mükellefin, 7143 sayılı Kanundan yararlanarak ödediği vergi aslı tutarı 31.777,77 TL olup, 7143 sayılı Kanununda ödediği tutar kadar yararlanacağından 7143 sayılı Kanun kapsamında ödenmeyen (44.000,00-31.777,77=)12.222,23 TL tutar için 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirlenen hükümlerden faydalanamayacaktır.

 

Buna göre, 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılacak vergi aslı tutarı:

 

= Alacak Aslı (İlk Tarhiyata Konu Vergi) x 7143 S. K. Kapsamında Ödenmeyen Alacak Aslı                7143 S. K. Kapsamında Yapılandırılan Alacak Aslı

formülü ile bulunacaktır.

 

Buna göre, mükellefin 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandıracağı vergi aslı tutarı;

 

= 220.000,00 x 12.222,23

44.000,00

=               61.111,15 TL olacaktır.

 

Bu durumda, mükellefin 7256 sayılı Kanunun kapsamında yapılandırmaya konu borcu olan 61.111,15 TL alacak aslı için gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda gösterilmiştir.

 

 

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre Alacak Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Faizi Oranı Gecikme Faizi Tutarı

(TL)

Toplam

Yİ-ÜFE Oranı

Gecikme Faizi Yerine Yİ-ÜFE Tutarı
(TL)
27/6/2016-3/5/2017 61.111,15 %14 8.555,56 %3,58 2.187,78

 

Mükellefin 7256 sayılı Kanunun kapsamında yapılandırmaya konu borcu olan 61.111,15 TL alacak aslı için gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine hesaplanan Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları ise aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre Alacak Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Zammı Oranı Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
Toplam Yİ-ÜFE Oranı Gecikme Zammı Yerine Yİ-ÜFE Tutarı (TL)
4/6/2017-16/11/2020 61.111,15

(KDV)

%70,5942 43.140,93 %14,5021 8.862,40
4/6/2017-16/11/2020 61.111,15

(Vergi Ziyaı Cezası)

%70,5942 43.140,93 —— ——

 

7256 Sayılı Kanun Kapsamında Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi : 61.111,15 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine) : 2.187,78 TL
Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine) : 8.862,40 TL
TOPLAM : 72.161,33 TL

 

7256 Sayılı Kanun Kapsamında Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Gecikme Faizi :                         8.555,56 TL
Vergi Ziyaı Cezası :                        61.111,15 TL
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı :                        43.140,93 TL
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı :                        43.140,93 TL
TOPLAM :   155.948,57 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 72.161,33 TL tutarın 7256 sayılı Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, toplam 155.948,57 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Mükellefin, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarından kalan 5 taksitin toplam tutarı, katsayı tutarı hariç (2.630,07 x 5=)13.150,35 TL iken 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve katsayı hariç ödenmesi gereken tutar 72.161,33 TL olacaktır.

 

Ancak, mükellef 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan tutarı peşin ödediği takdirde Yİ-ÜFE tutarından %90 indirim yapılacağından ödenmesi gereken tutar [11.050,18- (11.050,18x %90) + 61.111,15=]62.216,17 TL olacaktır.

 

Mükellef, 18 taksitle ödeme seçeneğini tercih ettiğinden, yapılandırılan borcu bu seçeneğe uygun katsayı ile çarpılacak ve ödenecek tutar (72.161,33 x 1,15=)82.985,53 TL olarak bulunacaktır.

 

Bu durumda mükellefin 7143 sayılı Kanunun ve 7256 sayılı Kanunun getirmiş olduğu imkânları değerlendirerek tercihini belirlemesi gerekmektedir.

 

b) 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince bu Kanun hükümlerinin, 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında uygulanmayacağı hükme bağlandığından, anılan Kanunlar uyarınca uzlaşma ya da yapılandırma hükümlerinden yararlanan kuruluşların bu borçları Kanun kapsamında yapılandırılmayacaktır.

 

Ayrıca, Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi gereğince;

 

– 3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun,

 

– 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun,

 

hükümlerine göre yapılandırılan ve 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile,

 

– 6736 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacakların (matrah ve vergi artırımı ile işletme kayıtlarının düzeltilmesinden kaynaklanan vergiler),

 

7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

 

16- Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Yargı Kararına Göre Kesinleştiği Halde Ödeme Süresi Belirlenmemiş Alacaklar

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında, bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacakların da bu Kanun hükümlerinden yararlandırılacağı, bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacağı ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihinin kabul edileceği, bu kapsamda yapılandırılan tutarların Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.

 

Bu hükme göre, Kanunun kapsadığı dönemlerle ilgili olup, tarhiyata ilişkin mahkemelerce verilerek taraflardan birine tebliğ edilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşen yargı kararına istinaden vergi dairelerince mükellefe ödemeye yönelik tebligatın (Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi) yapılmaması nedeniyle borcun vadesinin belirlenmediği alacaklar için bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla Kanundan yararlanılabilecektir.

 

Bu durumda, borçlunun başvuru dilekçesinde bu fıkra kapsamına giren borçları için Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi şartıyla, bu alacaklar için ayrıca vergi dairesince mükellefe Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi tebliğ edilmeyecek ve alacakların vade tarihi Kanunun yayımı tarihi kabul edilecektir.

 

Fıkra kapsamındaki alacakların yalnızca vergi aslı veya vergi aslı ile birlikte asla bağlı vergi cezası olması durumunda, verginin tamamı ile bu tutar üzerinden gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile Yİ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla alacak asıllarıyla ilgili gecikme faizi ile asla bağlı cezaların tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Fıkra kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı vergi cezası olması ve vergi aslının Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması durumunda, herhangi bir başvuruya bağlı olmaksızın bu cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Fıkra kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı olmayan vergi cezası olması durumunda, bu vergi cezalarının (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) %50’sinin Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

7256 sayılı Kanunun yayımı tarihinden sonra bu fıkra kapsamına giren alacaklara yönelik başvuru süresi içerisinde yapılmış ödemelere ilişkin tebligatlar hakkında da başvurulması şartıyla bu fıkra hükmü uygulanacak ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayım tarihi kabul edilecektir.

 

Diğer taraftan, Kanunun yayımı tarihinden önce fıkra kapsamına giren alacaklara karşılık kısmi ödeme yapılmış olması hâlinde ödenmemiş kısım için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir. Ancak, fıkra kapsamına giren alacakların Kanunun yayımı tarihinden önce tamamının ödenmiş olması hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.

 

Ayrıca, bu fıkra hükmünden yararlanılması durumunda, fıkra kapsamına giren alacaklar için tebligat yapılmayacağı gibi alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihi kabul edileceğinden, Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi hâlinde söz konusu alacaklar için Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi tebliğ edilmeksizin ve Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi vade tarihi kabul edilmek suretiyle takip ve tahsil işlemlerine devam edilecektir.

 

Ancak, borçlu tarafından bu fıkra hükmünden yararlanmak için başvuruda bulunulmaması durumunda vergi dairesince alacağa yönelik Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesinin tebliğ edileceği tabiidir.

17- Belediyelerin Ücret, Su, Atık Su ve Katı Atık Alacakları, Büyükşehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları ile Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları gereğince yapılandırılacak ücret, su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından, vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Söz konusu alacakların yapılandırılmasına ilişkin olarak bu Tebliğin (II/B-13) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

 

18- YİKOB’larca Takip Edilen Alacaklar

 

7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin onuncu fıkrası gereğince, YİKOB’ların vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşmiş bulunmakla birlikte, ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacak asılları ile buna bağlı fer’i alacakları hakkında anılan maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Söz konusu alacakların yapılandırılmasına ilişkin olarak bu Tebliğin (II/B-13) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

 

C- ÖDEME SÜRESİ VE ŞEKLİ

 

1- Ödeme Süresi

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında (1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;

 

a) 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları,

 

b) Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 31/1/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise ilk taksitini 28/2/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri,

 

şarttır.” hükmü yer almaktadır.

 

Bu hüküm çerçevesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine borçlu olanların Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri hâlinde, 31 Aralık 2020 tarihine (bu tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine başvurmaları gerekmektedir. Kanun kapsamında yapılandırılan borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ya da ikişer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz eşit taksitte ödenmesi mümkün olup ilk taksit ödeme süresi 1 Şubat 2021 (31 Ocak 2021 tarihi Pazar gününe rastladığından) tarihi mesai saati bitiminde sona ermektedir.

 

Kanunun 3 üncü maddesi hükmü ile azami taksit süresi 18 eşit taksit olarak belirlenmiş olmakla birlikte 6, 9 ve 12 eşit taksitte ödeme seçenekleri de bulunmaktadır.

 

Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonuna kadar uzayacaktır.

 

2- Ödeme ve Katsayı Uygulaması

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, Kanun hükümlerine göre yapılandırılan alacak tutarının peşin veya taksitle ödenmesi imkânı getirilmiş ve taksitli ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde katsayı uygulanacağı öngörülmüştür.

 

a) Peşin veya İlk İki Taksit Ödeme Süresi İçinde Yapılan Ödemeler ve İndirim

 

Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.

 

a) Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,

 

1) Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %90’ının tahsilinden vazgeçilir.

 

2) 1 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan ve bu Kanun kapsamında yapılandırılan idari para cezalarından %25 indirim yapılır.

 

3) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan (2 nci maddenin ondördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %50 indirim yapılır.

 

b) Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,

 

1) Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar üzerinden %50 indirim yapılır.

 

2) 1 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan ve bu Kanun kapsamında yapılandırılan idari para cezalarından %12,5 indirim yapılır.

 

3) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan (2 nci maddenin ondördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %25 indirim yapılır.

 

c) Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz…” hükmü yer almaktadır.

 

Bu hüküm uyarınca yapılandırılan tutarların ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak veya ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde yapılandırılan alacaklardan indirim yapılacaktır.

 

i) Peşin Ödemede İndirim

 

Borçlular Kanun kapsamında yapılandırdıkları borçlarını, ilk taksit ödeme süresi içinde ödemek üzere peşin ödeme seçeneğini tercih edebilirler.

 

Kanun kapsamında yapılandırılan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi hâlinde;

 

– Bu tutarlara katsayı uygulanmayacaktır.

 

– Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %90’ının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

– Yapılandırılan alacağın Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamındaki idari para cezalarından olması hâlinde bu alacaktan ayrıca %25 indirim yapılacaktır.

 

– Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde, fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %50 indirim yapılacaktır.

 

Söz konusu ödemenin defaten yapılması zorunlu olmayıp, ilk taksit ödeme süresi içinde farklı zamanlarda borcun tamamının ödenmesi hâlinde de bu hükümden yararlanılacaktır.

 

Ayrıca, yapılandırılan tutarların taksitle ödenme seçeneği tercih edilmesine rağmen ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak tamamının ödenmesi durumunda da bu hükümlerden yararlanılabilecektir.

 

Diğer taraftan, peşin ödeme seçeneği tercih edilmek suretiyle yapılandırılan alacakların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmemesi hâlinde Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası hükmüne göre ilk taksit ödeme süresini izleyen ayın sonuna kadar geç ödeme zammıyla birlikte ödeme yapılarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.

 

Bu durumda, geç ödeme zammıyla birlikte yapılan ödeme, ilk iki taksit ödeme süresi içinde yapılmış olduğundan, bu ödemelere 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmüne göre indirim uygulanacaktır.

 

Örnek 16- 7256 sayılı Kanundan yararlanmak için vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef, peşin ödeme seçeneğini tercih etmiştir.

 

Kanun kapsamında yapılandırılacak alacak aslı tutarı 129.500,00 TL, fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutar 27.250,00 TL olmak üzere toplam 156.750,00 TL olarak hesaplanmıştır.

 

Mükellef, yapılandırılan borç tutarını peşin ödeme seçeneği ile ödemeyi tercih ettiğinden, ayrıca bir katsayı hesaplanmamıştır.

 

Mükellef tarafından, yapılandırılan borcun ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi nedeniyle fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutardan %90 oranında indirim yapılacaktır. Bu durumda, mükellef Yİ-ÜFE tutarı olarak [27.250,00 – (27.250,00 x %90)=]2.725,00 TL, toplamda (129.500,00 + 2.725,00=)132.225,00 TL ödeme yapmak suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanacaktır.

 

Ancak, yapılandırılan borcun mükellef tarafından 1 Şubat 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar ödenmeyip, hesaplanacak geç ödeme zammı (2.508,00 TL) ile birlikte 15 Şubat 2021 tarihinde ödenmesi durumunda Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutardan %50 oranında indirim yapılacaktır. Bu durumda, mükellef Yİ-ÜFE tutarı olarak [27.250,00 – (27.250,00 x %50)=]13.625,00 TL ödeyecektir.

 

Örnek 17- 16 numaralı örnekte yer alan mükellef Kanun kapsamındaki borçlarını 9 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 9 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden 156.750,00 TL alacak tutarı (1,083) katsayısı ile çarpılacaktır.

 

Bu şekilde bulunan tutar, 9’a bölünmek suretiyle taksit tutarı bulunacaktır.

 

9 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:    156.750,00 x 1,083 = 169.760,25 TL

Taksit tutarı:                                                          69.760,25 / 9 =   18.862,25 TL’dir.

 

Taksitlendirmeye esas olan 169.760,25 TL’nin (169.760,25 – 156.750,00 =)13.010,25 TL’si toplam katsayı tutarıdır.

 

Ocak/2021 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiştir. Bu durumda;

 

Ödenecek Tutar
Vergi Aslı : 129.500,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarının %10’u [27.250,00 – (27.250,00 x % 90)] :     2.725,00 TL
TOPLAM : 132.225,00 TL’dir.

 

Mükellef tarafından, yapılandırılan borcun ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi nedeniyle ayrıca bir katsayı hesaplanmayacak ve fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutardan %90 oranında indirim yapılacaktır.

 

Buna göre, mükellef tarafından yapılandırılan borcun ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde 13.010,25 TL katsayı tutarı ile 24.525,00 TL Yİ-ÜFE tutarı olmak üzere toplam 37.535,25 TL daha az ödeme yapılacaktır.

 

Örnek 18- Mükellef 24/8/2019 vadeli 488,00 TL trafik idari para cezası borcunu Kanun kapsamında yapılandırmak için vergi dairesine başvurarak, borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

 

Faiz Hesaplanan Süre İdari Para Cezası Tutarı (TL) Faiz Oranı Faiz Tutarı (TL) Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı (TL)
25/8/2019-16/11/2020 488,00 %75 366,00 %5,25 25,62

 

Vergi dairesi yapılandırılan alacak tutarını 488,00 TL idari para cezası aslı ve 25,62 TL Yİ-ÜFE tutarı olmak üzere 513,62 TL olarak hesaplamıştır.

 

Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 513,62 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.

 

Bu şekilde bulunan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.

 

18 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:                  513,62 x 1,15 = 590,66 TL

Taksit tutarı:                                                                        590,66 / 18 =   32,81 TL’dir.

 

Taksitlendirmeye esas olan 590,66 TL’nin (590,66 – 513,62=)77,04 TL’si toplam katsayı tutarıdır.

 

Ocak/2021 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiştir. Bu durumda, idari para cezası aslı olan 488,00 TL’den %25 oranında, Yİ-ÜFE tutarından %90 oranında indirim yapılacaktır.

 

Ödenecek Tutar
İdari Para Cezası Aslı [488,00 – (488,00 x %25)] : 366,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı [25,62 – (25,62 x %90)] : 2,56 TL
TOPLAM : 368,56 TL

 

Buna göre, mükellef tarafından Ocak/2021 ayında 368,56 TL ödenmesi durumunda herhangi bir katsayı hesaplanmayacak, 366,00 TL faiz ile idari para cezası aslının %25’i olan 122,00 TL ve Yİ-ÜFE tutarının %90’ı olan 23,06 TL olmak üzere toplam 511,06 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

ii) İlk İki Taksit Ödeme Süresi İçinde Yapılan Ödemede İndirim

 

Borçlular Kanun kapsamında yapılandırdıkları borçlarını, taksitler hâlinde ödemek üzere taksitli ödeme seçeneğini tercih edebilirler. Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde indirim uygulamasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

 

Buna göre, taksitle ödeme seçeneği tercih edilerek, yapılandırılan alacağa ilişkin ilk taksitin süresinde ve tam olarak ödenmiş olması şartıyla, kalan taksitlerin tamamının ikinci taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde;

 

– Bu tutarlara katsayı uygulanmayacaktır.

 

– Fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

– Yapılandırılan alacağın Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamındaki idari para cezalarından olması hâlinde bu alacaktan ayrıca %12,5 indirim yapılacaktır.

 

– Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde, fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan %25 indirim yapılacaktır.

 

Bu kapsamda, ilk taksit içinde ödenen Yİ-ÜFE tutarının %50’si, katsayı tutarı ve varsa idari para cezasının %12,5’i ile yapılandırılan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması durumunda Yİ-ÜFE tutarının %25’inin red ve iade edileceği tabiidir.

 

Örnek 19- Kanundan yararlanmak için vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef, borcunu 12 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

Vergi dairesi, yapılandırılan alacak tutarını 300.000,00 TL vergi aslı ve 60.000,00 TL Yİ-ÜFE olmak üzere 360.000,00 TL olarak hesaplamıştır.

 

Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 12 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 360.000,00 TL alacak tutarı (1,105) katsayısı ile çarpılacaktır.

 

Bu şekilde bulunan tutar, 12’ye bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.

 

12 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:  360.000,00 x 1,105 = 397.800,00 TL
Taksit tutarı:                                                      397.800,00 / 12 =   33.150,00 TL’dir.

 

Taksitlendirmeye esas olan 397.800,00 TL’nin (397.800,00 – 360.000,00=)37.800,00 TL’si toplam katsayı tutarıdır.

 

Mükellef, Ocak/2021 ayında ödemesi gereken taksit tutarı olan 33.150,00 TL’yi süresinde ödemiştir.

 

17/2/2021 tarihinde mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit tutarlarının tamamını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.

 

Başvuru sırasında 12 eşit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiş olmakla birlikte, daha sonra ikinci taksit ödeme süresi içinde, borcun tamamı ödenmek istendiğinde, ödenecek tutar aşağıdaki şekilde bulunacaktır.

 

Yapılan ödemeden vergi aslına isabet eden tutar = (Vergi Aslı) X (Yapılan Ödeme Tutarı)

(Vergi Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)

 

formülü ile bulunacaktır. Buna göre;

 

Vergi aslına isabet eden tutar = 300.000,00 x 33.150,00

360.000,00

= 27.625,00 TL

 

Yİ-ÜFE’ye isabet eden tutar = (33.150,00 – 27.625,00) = 5.525,00 TL’dir.

 

 

Ödenecek Tutar
Vergi Aslı (300.000,00 – 27.625,00=) : 272.375,00 TL
Yİ-ÜFE Tutarı [(60.000,00 x %50) – 5.525,00=] : 24.475,00 TL
TOPLAM : 296.850,00 TL

 

Mükellef tarafından, yapılandırılan borcun Şubat/2021 ayında ödenmesi nedeniyle ayrıca bir katsayı hesaplanmayacak ve fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutardan %50 oranında indirim yapılacaktır.

 

Buna göre, mükellef tarafından yapılandırılan borcun Şubat/2021 ayında ödenmesi hâlinde 37.800,00 TL katsayı tutarı ve 30.000,00 TL Yİ-ÜFE tutarı olmak üzere toplam 67.800,00 TL daha az ödeme yapılacaktır.

 

Örnek 20- Mükellef 28/5/2018 vadeli 915,00 TL trafik idari para cezası borcunu Kanun kapsamında yapılandırmak için vergi dairesine başvurarak, borcunu 6 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

Faiz Hesaplanan Süre İdari Para Cezası Tutarı (TL) Faiz Oranı Faiz Tutarı (TL) Toplam Yİ-ÜFE Oranı Yİ-ÜFE Tutarı (TL)
29/5/2018-16/11/2020 915,00 %150 1.372,50 %10,50 96,08

 

Vergi dairesi yapılandırılan alacak tutarını 915,00 TL idari para cezası aslı ve 96,08 TL Yİ-ÜFE olmak üzere 1.011,08 TL olarak hesaplamıştır.

 

Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 6 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 1.011,08 TL alacak tutarı (1,045) katsayısı ile çarpılacaktır.

 

Bu şekilde bulunan tutar, 6’ya bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.

 

6 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:            1.011,08 x 1,045 = 1.056,58 TL

Taksit tutarı:                                                                    1.056,58 / 6 =    176,10 TL’dir.

 

Taksitlendirmeye esas olan 1.056,58 TL’nin (1.056,58 – 1.011,08=)45,50 TL’si toplam katsayı tutarıdır.

 

Mükellef, Ocak/2021 ayında ödemesi gereken taksit tutarı olan 176,10 TL’yi süresinde ödemiştir. Mart/2021 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.

 

Başvuru sırasında 6 eşit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiş olmakla birlikte, daha sonra ikinci taksit ödeme süresi içinde, borcun tamamı ödenmek istendiğinde, ödenecek tutar aşağıdaki şekilde bulunacaktır.

 

Yapılan ödemeden İPC aslına isabet eden tutar = (İPC Aslı) x (Yapılan Ödeme Tutarı)

(İPC Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)

 

formülü ile bulunacaktır.

 

Buna göre;

 

İPC aslına isabet eden tutar = 915,00 x 176,10

1.011,08

= 159,37 TL

 

İPC tutarından yapılacak %12,5 indirim   = [915,00 – (915,00 x %12,5)] 114,38

= 915,00 – 114,38

Ödenmesi gereken İPC                              = 800,62 TL’dir.

 

Ödenecek Tutar
İPC Aslı (800,62 – 159,37=) : 641,25 TL
Yİ-ÜFE Tutarı [(96,08 x %50) – 16,73=] : 31,31 TL
TOPLAM : 672,56 TL

 

Buna göre, mükellef tarafından Mart/2021 ayında 672,56 TL ödenmesi durumunda herhangi bir katsayı hesaplanmayacak, 1.372,50 TL faiz ile idari para cezası aslının %12,5’i olan 114,38 TL ve Yİ-ÜFE tutarının %50’si olan 48,04 TL olmak üzere toplam 1.534,92 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.

 

b) Taksitli Ödeme ve Katsayı Uygulaması

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde “ç) Hesaplanan tutarların taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;

 

1) Altı eşit taksit için (1,045),

 

2) Dokuz eşit taksit için (1,083),

 

3) On iki eşit taksit için (1,105),

 

4) On sekiz eşit taksit için (1,15),

 

katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar, taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.” hükmü yer almaktadır.

 

Bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırılmış olan alacakların taksitli ödenme seçeneği tercih edilerek taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda, bu tutarlara ayrıca katsayı uygulanması gerekmektedir.

 

i) Borçlular tarafından, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla başvuru sırasında; 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden biri tercih edilecektir. Borçlu tarafından taksit sayısına ilişkin bir tercihte bulunulmaması hâlinde, idarece Kanunda öngörülen en uzun taksit sayısı olan 18 taksite ilişkin ödeme planı verilecektir.

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan açık hüküm sebebiyle borçlular tercih ettikleri taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapamayacaktır.

 

ii) Taksitle yapılacak ödemeler için Kanunun öngördüğü ilgili katsayı, yapılandırılan alacak tutarı ile çarpılacak ve bulunacak tutar borçlu tarafından seçilen taksit sayısına bölünerek ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı bulunacaktır.

 

Örneğin; borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılandırılan alacağın 6 eşit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı takdirde yapılandırılan alacak tutarı 6 eşit taksit için öngörülen (1,045) katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısı olan 6 sayısına bölünecektir. Aynı şekilde borçlunun 18 eşit taksiti seçmesi hâlinde ise taksitle ödenecek alacak tutarı (1,15) katsayısı kullanılarak tespit edilecektir.

 

iii) 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendi ile borçlulara seçtikleri taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapma imkânı verilmekte ve daha kısa sürede yapılan ödemelerde madde hükmüne göre hesaplanan katsayının düzeltilmesi öngörülmektedir.

 

Örneğin; borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının 18 eşit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı halde borcun 6 eşit taksit için öngörülen sürede tamamen ödenmesi hâlinde, (1,15) katsayısı esas alınarak hesaplanan tutar, 6 eşit taksit için öngörülen (1,045) katsayısına göre düzeltilecektir.

 

Kanunda genel olarak 6, 9, 12 ve 18 eşit taksit süresi olmak üzere dört ayrı taksit süresi ve bu süreler için dört farklı katsayı belirlenmiştir. Erken yapılan ödemeler nedeniyle katsayı düzeltmesinin yapılabilmesi için borçlu tarafından seçilen taksit süresine uygulanacak katsayı ile alacağın tamamının ödendiği tarihin denk geldiği taksit süresi için belirlenmiş katsayının birbirinden farklı olması gerekmektedir.

 

Örnek 21- Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

Vergi dairesi Kanun kapsamında yapılandırılacak alacak tutarını 110.000,00 TL olarak hesaplamıştır.

 

Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 110.000,00 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.

 

Bu şekilde bulunan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.

 

18 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:  110.000,00 x 1,15 = 126.500,00 TL

Taksit tutarı:                                                    126.500,00 / 18 =     7.027,78 TL’dir.

 

Taksitlendirmeye esas olan 126.500,00 TL’nin (126.500,00-110.000,00=)16.500,00 TL’si toplam katsayı tutarıdır.

 

Mükellef, Ocak/2021, Mart/2021, Mayıs/2021 ve Temmuz/2021 aylarında ödemesi gereken taksit tutarları toplamı olan (7.027,78 x 4=)28.111,12 TL’yi süresinde ödemiştir.

 

Eylül/2021 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit tutarlarının tamamını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.

 

Başvuru sırasında 18 eşit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiş olmakla birlikte, daha sonra 6 eşit taksit ödeme seçeneğinin ödeme süresi içinde, borcun tamamı ödenmek istendiğinden, öncelikle yapılandırılan alacak tutarına (1.15) katsayısı yerine 6 eşit taksit için öngörülmüş olan (1,045) katsayısı uygulanarak taksitle ödenecek alacak tutarının yeniden hesaplanması gerekmektedir.

 

Yapılan hesaplamaya göre, (1,045) katsayısı esas alınarak ödenmesi gereken tutardan daha önce ödenen taksit tutarları çıkartılacak ve tahsil edilmesi gereken tutar bulunacaktır.

 

6 eşit taksit için yapılandırmaya esas tutar:        110.000,00 x 1,045 = 114.950,00 TL
Ödenen toplam taksit tutarı:                                           7.027,78 x 4 =   28.111,12 TL
Tahsil edilecek toplam tutar:                       114.950,00 – 28.111,12  =   86.838,88 TL

 

Bu durumda, mükellefin Kanun kapsamında yapılandırılan 110.000,00 TL borcu için (114.950,00 – 110.000,00=)4.950,00 TL katsayı tutarı tahsil edilecektir.

 

Yapılacak erken ödeme mükellefe (16.500,00 – 4.950,00=)11.550,00 TL daha az ödeme imkânı sağlayacaktır.

 

Örnek 22- Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef, borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

 

Vergi dairesi Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarını 38.000,00 TL olarak hesaplamıştır.

 

Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 38.000,00 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.

 

Bu şekilde bulunan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.

 

18 eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar:      38.000,00 x 1,15 = 43.700,00 TL
Taksit tutarı:                                                             43.700,00 / 18 =   2.427,78 TL’dir.

 

Taksitlendirmeye esas olan 43.700,00 TL’nin (43.700,00 – 38.000,00=)5.700,00 TL’si toplam katsayı tutarıdır.

 

Mükellef, ilk 12 taksiti süresinde ödemiştir. Bu sürede yapılan toplam tahsilat (2.427,78 x 12=)29.133,36 TL’dir.

 

Aralık/2022 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.

 

Mükellef tarafından borcun tamamı 18 eşit taksit için öngörülmüş ödeme süresi (Ocak/2021 ila Kasım/2023) içinde erken ödenmiş olmakla birlikte, ödemenin yapıldığı Aralık/2022 ayı Kanunda belirlenen ve farklı katsayı uygulanmasını gerektiren 12 eşit taksit için öngörülmüş süreden (Ocak/2021 ila Kasım/2022) sonraya rastlamaktadır.

 

Kanunda 12 eşit taksit ila 18 eşit taksit arasındaki süreler için farklı bir katsayı belirlenmemiştir. Bu nedenle, mükellefçe yapılan ödemeye 18 eşit taksit için belirlenmiş katsayı dışında bir katsayı uygulanması imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Aralık/2022 ayında mükellefin kalan altı taksit tutarını defaten ödemesi hâlinde herhangi bir katsayı düzeltmesi yapılmayacaktır.

 

c) 7256 sayılı Kanun kapsamında ödenecek tutarlar, vergi dairelerine, anlaşmalı bankalara, PTT şubelerine ödenebileceği gibi, anlaşmalı bankaların banka kartı ve kredi kartı kullanılmak suretiyle de ödenebilecektir.

 

3- Kredi kartı ile ödeme

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında “(4) Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır ve borçluya tahsilatın yapıldığını gösteren makbuz verilir. Bu şekilde tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine veya Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının son gününü izleyen günden itibaren hesaplanır. Bu fıkra hükmüne göre taksitlerin kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi, katsayı uygulanmasına engel teşkil etmez.” hükmü yer almaktadır.

 

Bu hüküm, 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının kredi kartı kullanılmak suretiyle de ödenmesine imkân vermektedir. Madde hükmüne göre kredi kartı kullanılarak ödeme yapılabilmesi için aracılık yapan bankalarla anlaşma yapılması gerekmektedir.

 

Bu Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenecek alacakların tahsilatı amacıyla ödemeye aracılık yapacak bankalarla gerekli anlaşma sağlanmış olup, kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılacak ödemeler Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi (www.gib.gov.tr) üzerinden yapılabilecektir. Ancak, bankaların uygulama geliştirmeleri hâlinde, internet siteleri veya şubeleri üzerinden de kredi kartıyla tahsilat işlemleri yapılması mümkündür.

 

Kredi kartı ile yapılacak ödemeler, tüm taksitlerin veya bir ya da birden fazla taksitin defaten ödenmesi ya da bir veya birden fazla taksitin ilgili taksit aylarına yansıtılmak suretiyle ödenmesi şeklinde yapılabilecektir.

 

Borçluların kredi kartına taksit şeklinde ödeme yapmak istemeleri hâlinde, 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarı banka tarafından borçlunun hesaplarına Kanunun öngördüğü taksit aylarında yansıtılacaktır. Bununla birlikte, borçlu tarafından yapılan ödeme tutarını gösterir alındı, kredi kartı ile ödeme işleminin yapıldığı tarih itibarıyla verilecek ve borç ödenmiş kabul edilecektir.

 

Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, kredi kartı kullanılmak ve borçlunun bankadaki kredi hesaplarına taksit aylarında borç olarak yansıtılmak suretiyle yapılan ödemeler, ilgili taksit ayının son gününü izleyen günden itibaren 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen sürede Hazine hesaplarına aktarılacaktır.

 

Örneğin, borçlu tarafından Kanun kapsamında taksitlendirilmiş alacağın ilk iki taksit tutarının kredi kartı ile aynı gün ödendiği varsayıldığında, banka tarafından taksitler ilgili taksit ayları olan Ocak/2021 ve Mart/2021 aylarında borçlunun hesap ekstrelerine yansıtılacak ve bu suretle yapılan tahsilat tutarları taksit aylarının son gününü izleyen 20 gün içerisinde Hazine hesaplarına aktarılacaktır.

 

Kredi kartıyla yapılan taksitli ödemenin Kanunun öngördüğü taksitli ödeme şekli olduğu dikkate alındığında, bu şekilde yapılan ödemelerde de katsayı uygulanacaktır.

 

4- Mahsuben ödeme

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında, Kanun hükümlerinden yararlanarak borçlarını yapılandıran mükelleflerin vergi dairelerinden olan alacaklarıyla yapılandırılan borçlarını ne şekilde ödeyebilecekleri hususu düzenlenmiştir.

 

Madde hükmüne göre, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır.

 

Belgelere ek olarak mahsuben iadenin gerçekleştirilebilmesi için teminat, yeminli mali müşavir raporu veya vergi inceleme raporu da aranan durumlarda, bunların da aynı süre içinde vergi dairesine intikal etmiş olması gerekmektedir.

 

Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılacaktır. Mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen taksit tutarının bir ay içerisinde ödenmesi hususunda borçluya bildirimde bulunulması gerekmektedir.

 

Eksik ödenen taksit tutarının, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte bir aylık ödeme süresi içerisinde ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

 

Mükelleflerin bu hükümden yararlanmaları için başvurularını bu Tebliğe ekli (Ek:2/E) dilekçe ile yapmaları gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, mükellefin mahsup talebi üzerine mahsup işlemleri yapıldıktan sonra, fazla veya yersiz mahsup yapıldığının tespiti hâlinde, haksız alınan iade tutarı için vergi mevzuatı gereği gerekli tarhiyatın yapılacağı tabiidir. Bu durumda, Kanun kapsamında mahsup yoluyla yapılmış olan tahsilatlar için herhangi bir düzeltme işlemi yapılmayacaktır.

 

 

 

 

 

 

Ç- KANUN HÜKMÜNDEN YARARLANMANIN DİĞER ŞARTLARI

 

1- Dava Açılmaması, Açılmış Davalardan Vazgeçilmesi

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun hükmünden yararlanmak isteyen borçluların Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Kanun kapsamına, alacağın varlığı hususunda ihtilaf olan alacaklar girmemekte olup, münhasıran kesinleşmiş alacaklar girdiğinden, bu Kanundan yararlanmak isteyen borçluların kesinleşmiş alacaklara ilişkin dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak açmış oldukları davalar dâhil) ve kanun yollarına başvurmamaları gerekmektedir. Bu nedenle, Kanun hükmünden yararlanmak isteyen borçluların bu yöndeki iradelerini başvuruları sırasında yazılı olarak belirtmeleri şarttır.

 

Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller tarafından açılan davalardan vazgeçme yetkisi, bunların kanuni temsilcilerinde bulunduğundan, Kanundan yararlanma başvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır. Aynı şekilde, iflas idaresi tarafından açılan ya da ihtilafı devam ettirilen davalardan da iflas idaresince vazgeçilmesi gerekecektir. Kanuni temsilcilerin bu başvuruları sırasında dilekçelerine temsilci sıfatlarını gösteren belgeyi eklemeleri icap etmektedir.

 

Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince, davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairelerine verilecek ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecektir. Bu nedenle, tahsil dairelerince alınan dilekçenin bir örneğinin derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderilmesi gerekmektedir.

 

Kanundan yararlanmak için elektronik ortamda başvuruda bulunan borçluların, devam eden ihtilaflardan vazgeçtiklerini gösterir ıslak imzalı dilekçelerini başvuru süresi içerisinde ilgili tahsil dairesine vermeleri gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, mükelleflerce Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilafların sürdürülmeyeceği tabiidir.

 

2- Kanunun Yayımı Tarihinden Sonra Tebliğ Edilen Yargı Kararları İle Yargılama Giderleri

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca işlem yapılmayacaktır.

 

Ayrıca, Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (ç) bendine göre, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlarla hükmedilmiş yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile fer’ilerinin bulunması hâlinde bu tutarlar karşılıklı olarak talep edilmeyecek, bu alacaklar için icra takibi yapılamayacak ve vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmayacaktır.

D- TAKSİTLERİN SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ HALİNDE YAPILACAK İŞLEMLER

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, Kanuna göre yapılandırılan alacakların taksitlerinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümlerinden yararlanabilme koşullarına yönelik düzenlemeler yer almaktadır.

 

1- Süresinde Ödenmeyen Taksitler

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında (6) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

 

Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacak ve ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksitini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır.

 

Dolayısıyla, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden;

 

– İlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

 

– Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

 

– Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

 

hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.

 

Bu durumda, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi Kanundan yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, taksitli ödeme seçeneğini tercih eden borçluların Ocak/2021 ve Mart/2021 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir. Bu hüküm, alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacaktır.

 

Ayrıca, Kanunun 3 üncü maddesinin onyedinci fıkrası gereğince, aynı maddenin onaltıncı fıkrası hükmüne göre 213 sayılı Kanun kapsamında ilan edilen mücbir sebep halleri ile ilgili olarak 7256 sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin ödeme süresinin uzatılması hâlinde, bu taksitler için süresinde ve tam olarak ödenme şartı aranılmayacaktır. Bununla birlikte, süresinde ödenmeyen taksitler hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.

 

7256 sayılı Kanun hükümlerine göre borçlarını yapılandıran belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken taksit tutarlarının, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna göre belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, 5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde, aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için de durdurulacağından taksit ödemeleri yönünden bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

 

2- İhlal Nedeni Olmayan Eksik Ödemeler

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında (7) Bu Kanuna göre ödenecek taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.

 

Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenecek taksitlere yönelik yapılan ödemelerde 10,00 TL’ye kadar eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmayacaktır.

 

Bununla birlikte, taksit tutarının %10’u 10,00 TL’nin altında ise yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme hali ihlal sebebi sayılmamıştır. Ancak, bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.

 

Örneğin, Kanun kapsamında 6 eşit taksit seçeneği tercih edilmek suretiyle yapılandırılan alacağa ilişkin taksit tutarı 80,00 TL olmasına rağmen bankaya 71,00 TL olarak ödeme yapılmıştır. Eksik ödenen tutar, 10,00 TL’yi aşmamakla birlikte, taksit tutarının %10’u olan (80,00 x %10=)8,00 TL, eksik ödenen tutar olan 9,00 TL’den az olduğundan söz konusu eksik ödeme ihlal sebebi sayılacaktır.

 

3- İhlal Hâlinde Kanun Hükümlerinden Yararlanma

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında, Kanun kapsamına giren alacakların aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde, borçluların ödedikleri tutar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı düzenlenmiştir.

 

Buna göre, Kanun kapsamında taksitlendirilen alacakların Kanunda öngörülen süre ve şekilde tamamen ödenmemesi hâlinde, bu Tebliğin (II/B-3-c) bölümünde yer alan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla borçlular yaptıkları ödemeler nispetinde Kanun hükümlerinden yararlandırılacaktır.

 

Örnek 23- Mükellef, Kanun kapsamında olan kesinleşmiş borçları için Kanundan yararlanma talebinde bulunmuştur.

 

Mükellefin Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kapsama giren borçları aşağıdaki şekildedir:

 

2017 takvim yılı gelir vergisi : 12.000,00 TL
Gelir vergisine ilişkin gecikme zammı : 6.474,52 TL
26/7/2018 vadeli gelir (stopaj) vergisi : 7.000,00 TL
Gelir (stopaj) vergisine ilişkin gecikme zammı : 3.627,50 TL
TOPLAM :  29.102,02 TL

 

Vergi asıllarına vade tarihleri ile Kanunun yayımı tarihine kadar gecikme zammı yerine hesaplanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve tutarları aşağıdaki gibidir:

 

Gelir Vergisi I. Taksit Tutarı İçin :         6.000,00 x %11,0372 = 662,23 TL
Gelir Vergisi II. Taksit Tutarı İçin :         6.000,00 x %9,6372 = 578,23 TL
Gelir (stopaj) Vergisi İçin :         7.000,00 x %9,6957 = 678,70 TL
TOPLAM (Yİ-ÜFE) : 1.919,16 TL
KATSAYISIZ GENEL TOPLAM : (19.000,00 + 1.919,16=)20.919,16 TL

 

Mükellef, vergi asılları ile hesaplanan Yİ-ÜFE tutarları toplamını madde kapsamında 12 eşit taksitte ödemeyi tercih etmiştir.

 

Ödenecek Taksit Tutarları = [(Vergi Asılları + Toplam Yİ-ÜFE Tutarı) x 1.105] / 12
= [(19.000,00 + 1.919,16) x 1.105 ] / 12
= 1.926,31 TL

 

Mükellef, 9 taksiti süresinde ödemiş ancak, sonraki taksitler için herhangi bir ödeme yapmamıştır.

 

Bu durumda, mükellefin yaptığı ödemeler, vadesi önce gelen borçlardan başlanarak her bir dönem itibarıyla mahsup edilecektir. Yapılan ödemeler belirtilen şekilde mahsup edildikten sonra alacağın tamamen tahsil edilemediği dönemlerde Kanun hükmü ihlal edilmiş sayılacaktır. Bu takdirde, kısmi ödeme olan döneme ilişkin vergiler için yapılmış ödemeler kadar Kanun hükmünden yararlanılacaktır.

 

Mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar hesaplanırken, yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.

 

Buna göre, Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 20.919,16 TL olup bu tutara karşılık 9 taksit içerisinde ödenen tutar [(20.919,16 / 12=) 1.743,26 x 9=]15.689,34 TL’dir.

 

Mükellefin vadesi önce gelen borcu yıllık gelir vergisinin birinci taksiti ve gelir (stopaj) vergisi olduğundan, 15.689,34 TL yapılan ödeme tutarı, ilk önce bu vergiler ile bunlara isabet eden Yİ-ÜFE tutarı toplamına [(6.000,00 + 662,23) + (7.000,00 + 678,70)=]14.340,93 TL mahsup edilecektir. Bu şekilde yapılan mahsup sonucunda mükellef, 31/3/2018 vadeli gelir vergisinin birinci taksiti ve 26/7/2018 vadeli gelir (stopaj) vergisi ve bu vergilere ilişkin gecikme zammı için Kanundan yararlanmış olacaktır.

 

Mahsuptan sonra kalan (15.689,34 – 14.340,93 =)1.348,41 TL tutar, 31/7/2018 vadeli gelir vergisinin ikinci taksiti ve bu vergiye ilişkin Yİ-ÜFE tutarı toplamı olan 6.578,23 TL’yi karşılayamadığından bu dönem borcu için Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılacaktır.

 

Bu durumda, yapılan ödeme tutarı kadar Kanundan yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına isabet eden tutar;

 

Vergi aslına isabet eden tutar = (Vergi Aslı) x (Yapılan Ödemeden Kalan Tutar)
(Vergi Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)

 

formülü ile bulunacaktır.

 

Buna göre;

 

Vergi aslına isabet eden tutar = 6.000,00 x 1.348,41 = 1.229,88 TL’dir.
6.578,23

 

Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (1.229,88 x %9,6372=)118,53 TL ile birlikte (1.229,88 + 118,53=)1.348,41 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, gelir vergisinin ikinci taksitinin kalan (6.000,00 – 1.229,88=)4.770,12 TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

 

Örnek 24- Nisan, Mayıs, Haziran/2019 geçici vergilendirme dönemine ilişkin 560.000,00 TL kurum geçici vergi tahakkuk etmiştir. Ancak, mükellef 17/8/2019 vadeli kurum geçici vergi borcunu ödememiştir. Söz konusu geçici vergi, mükellefin kurumlar vergisi beyannamesini süresi içinde vermesi nedeniyle, 1/4/2020 tarihinde terkin edilmiş ve 84.005,60 TL gecikme zammı hesaplanmıştır.

 

Mükellefin, 7256 sayılı Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması hâlinde kurum geçici vergisinin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Bu durumda uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı %2,6255’dir.

 

Toplam Yİ-ÜFE tutarı ise (560.000,00 x %2,6255=)14.702,80 TL olacaktır.

 

Mükellefin söz konusu tutarı 9 eşit taksitte ödemek istemesi durumunda Kanun kapsamında toplam ödenecek tutar (14.702,80 x 1,083=)15.923,13 TL olarak bulunacaktır. Dolayısıyla, bir taksit tutarı (15.923,13 / 9=)1.769,24 TL olacaktır.

 

Mükellefin Kanun kapsamında ilk 5 taksitini süresinde ödediği, diğer taksitlerini ise ödemediği varsayıldığında, mükellef ödediği tutar kadar Kanun hükmünden yararlanabilecektir.

 

Bu durumda mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.

 

Toplam Gecikme Zammı Tutarı x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)
Hesaplanan Yİ-ÜFE Tutarı

 

= 84.005,60 x 8.168,20 = 46.669,65 TL
14.702,80

 

formülü kullanılacak ve hesaplanan 46.669,65 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.

 

Kalan (84.005,60 – 46.669,65=)37.335,95 TL gecikme zammının ise takip ve tahsiline devam edilecektir.

 

Örnek 25- Bu Tebliğin 4 numaralı örneğinde yer alan mükellefin Kanuna göre belirlenen tutarı 18 taksitte ödemek istediğini, ancak 7 taksiti süresinde ödediğini, kalan 11 taksiti ödemediğini varsaydığımızda, bu mükellefin Kanun kapsamında yararlanacağı tutar şu şekilde hesaplanacaktır.

 

Mükellefin, 7256 sayılı Kanuna göre yapılandırılan borç toplamı [(90.800,00 + 8.799,84) x 1,15=]114.539,82 TL olup (114.539,82 / 18=)6.363,32 TL bir taksitte ödenecek tutardır. Buna göre, mükellef 7 taksitte toplam (6.363,32 x 7=)44.543,24 TL ödeme yapmıştır.

 

Ancak, mükellefin Kanun hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.

 

Buna göre, katsayı hariç olmak üzere yapılandırılan alacağa yönelik olarak taksitler içinde ödenmiş olan tutar, katsayının tatbik edildiği tutarın taksit sayısına bölünmesi ve ödenen taksit sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacaktır.

 

Taksitler içinde katsayı hariç ödenen tutar [(99.599,84 / 18=)5.533,32 x 7=]38.733,24 TL’dir.

 

Mükellefin Kanundan yararlanacağı tutarın yapılandırılan borçlarına mahsubunda Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

 

Mükellefin, Kanun gereğince vergi aslından yararlanacağı tutarın “A” olduğu varsayılmıştır.

 

A = Alacak Aslı (Vergi) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

 

A = 90.000,00 x 38.733,24
                      99.599,84
A =                       34.999,97 TL olarak hesaplanacaktır.

 

Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (34.999,97 x %5,2276=)1.829,66 TL ile birlikte (34.999,97 + 1.829,66=)36.829,63 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, yıllık gelir vergisinin kalan (90.000,00 – 34.999,97=)55.000,03 TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

 

Diğer taraftan, 90.000,00 TL vergi aslı için hesaplanan gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak hesaplanan 4.095,00 TL Yİ-ÜFE tutarına karşılık kısmi ödeme nedeniyle mahsup edilecek tutar ile takip edilecek gecikme faizi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

 

Yıllık gelir vergisi kanuni süresinde beyan edildiğinde iki eşit taksitte ödenmektedir. Kanuni süresinden sonra tahakkuk ettirilen yıllık gelir vergisi için gecikme faizi, taksitlerin kanuni ödeme süreleri dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Bu çerçevede örnek olayda gecikme faizi ve gecikme faizi yerine tahsil edilecek Yİ-ÜFE tutarının hesabında da yıllık gelir vergisi taksitlerinin kanuni ödeme süreleri esas alınmıştır.

 

Mükellefin, Kanun gereğince gecikme faizinden yararlanacağı tutar (F=F1+F2);

 

F1= Yıllık Gelir Vergisi 1. Taksit Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Kanundan Yararlanacağı Tutar: (34.999,97 / 2=)17.499,99 x %5,25= 918,75 TL’dir.

 

F2= Yıllık Gelir Vergisi 2. Taksit Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Kanundan Yararlanacağı Tutar: (34.999,97 / 2=)17.499,98 x %3,85= 673,75 TL’dir.

 

F= 918,75 + 673,75=1.592,50 TL olacaktır.

 

Mükelleften, 21.240,00 TL gecikme faizi yerine hesaplanmış olan 4.095,00 TL tutarında Yİ-ÜFE’ye karşılık 1.592,50 TL tahsil edildiği dikkate alındığında, bu tahsilata isabet eden gecikme faizi tutarı;

 

F = Gecikme Faizi x Ödenen Yİ-ÜFE (Gecikme Faizi Yerine)
Hesaplanan Yİ-ÜFE (Katsayı Tutarı Hariç)

 

F = 21.240,00 x 1.592,50
4.095,00
F = 8.260,00 TL olarak hesaplanacaktır.

 

(21.240,00 – 8.260,00=)12.980,00 TL gecikme faizinin takibine devam edilmesi gerekmektedir.

 

Mükellefin, Kanun gereğince vergi ziyaı cezasından yararlanacağı tutarın “C” olduğu varsayılmıştır.

 

C = Alacak Aslı (Vergi Ziyaı Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
C = 90.000,00 x 38.733,24
99.599,84
C = 34.999,97 TL olarak hesaplanacaktır.

 

Bu tutar, Kanun hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (34.999,97 x %5,2276=)1.829,66 TL ile birlikte (34.999,97 + 1.829,66=)36.829,63 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Vergi ziyaı cezasından kalan (90.000,00 – 34.999,97=)55.000,03 TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

 

Mükellefin, Kanun gereğince özel usulsüzlük cezasından yararlanacağı tutarın “U” olduğu varsayılmıştır.

 

U = Alacak Aslı (Özel Usulsüzlük Cezası ) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
U = 800,00 x 38.733,24
99.599,84
U = 311,11 TL olarak hesaplanacaktır.

 

Yapılandırılan 800,00 TL özel usulsüzlük cezasına karşılık 311,11 TL ödeyen mükellefin Kanundan ödediği tutar kadar yararlandırılmasında yapılandırma öncesi tutarın da dikkate alınması gerektiğinden, yapılandırma öncesi 1.600,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına karşılık Kanundan yararlanılacak tutar (Y) aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

 

Y = Yapılandırma Öncesi Alacak Aslı x Özel Usulsüzlük Cezasına Karşılık Ödenen Tutar
Yapılandırılmış Tutar
Y = 1.600,00 x 311,11
800,00
Y = 622,22 TL olarak hesaplanacaktır.

 

Borçludan özel usulsüzlük cezası olarak (1.600,00 – 622,22=)977,78 TL tutar takip edilecektir.

 

Yapılan tahsilatlardan bakiye 5.810,00 TL ise katsayı tutarı olup bu tutarla ilgili herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.

 

4- İhlal Hâlinde Alacakların Takibi

 

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında “(8) Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder.” hükmü yer almaktadır.

 

Bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edecektir.

 

Dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edilecektir.

 

Diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerekmektedir.

 

E- TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN ALACAKLAR

 

7256 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan belli tutarın altındaki alacakların tahsilinden vazgeçilmesine yönelik hükümlere yer verilmiştir.

 

Anılan fıkra kapsamına;

 

– Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan,

 

– Vadesi 31/12/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan,

 

– Her bir alacak türü ve dönemi itibarıyla aslı 100,00 TL’yi aşmayan (tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer’iler dâhil),

 

– Aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 200,00 TL’yi aşmayan,

 

– Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan,

 

alacaklar girmektedir.

 

Buna göre, vergiler, vergi cezaları, kaynak kullanımını destekleme fonu alacakları, ecrimisil, adli para cezaları, idari para cezaları, öğrenim ve katkı kredisi alacakları, yiyecek bedelleri gibi 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan tüm amme alacakları bu fıkra kapsamında terkin edilecektir.

 

Diğer taraftan, alacağın gelir kaydedileceği bütçe ayrımı yapılmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan alacakların tamamı, fıkrada belirtilen diğer şartlara sahip olmaları hâlinde, terkin edilecektir.

 

Öte yandan, fıkrada aranan diğer şartların yanında alacak aslının 100,00 TL’yi aşmaması hâlinde bu alacak aslı ile tutarına bakılmaksızın bu asla tatbik edilen fer’ilerin tamamı terkin edilecektir. Ayrıca, alacak aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 200,00 TL’yi aşmayan alacak tutarları da terkin edilecektir.

 

Örneğin; 2013 takvim yılının 3 üncü geçici vergi dönemine ilişkin beyanname, süresinde verilmiş olmasına rağmen vergi ödenmemiştir. 2013 takvim yılına ilişkin yıllık beyanname Mart 2014 ayında süresinde verilmiştir. Ödenmeyen geçici vergi, yıllık beyanname verilmesi nedeniyle terkin edildiğinden, geçici verginin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan 183,00 TL tutarındaki gecikme zammının tahsil edilmesi gerekmektedir. Ancak, söz konusu gecikme zammının aslı bulunmadığından ve 200,00 TL’yi aşmadığından bu fıkra kapsamında tahsilinden vazgeçilecektir.

 

F- DİĞER HUSUSLAR

 

1- Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller için Kanun hükümlerinden yararlanma başvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır.

 

2- 7256 sayılı Kanun hükümlerinden, 213 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanunda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak yararlanabileceklerdir.

 

1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Müşavirlik Kanunu uyarınca mükellefle birlikte borcun ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunanların da bu Kanun hükmünden yararlanmaları mümkündür.

 

Asıl amme borçlusu ile birlikte borcun ödenmesinden birden fazla kişinin sorumlu olması hâlinde bu kişilerce Kanun hükümlerinden farklı taksit seçenekleri seçilmek suretiyle yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

 

3- Adi ve kollektif şirketlerde ortak olanlar şirketin borçlarının tamamı üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından, bu ortaklar da sorumlu oldukları bu borçlar için Kanun hükmünden yararlanabileceklerdir.

 

4- 7256 sayılı Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla haklarında 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflasın açılmasına karar verilen gerçek ve tüzel kişilerin Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için iflas işlemlerini yürüten iflas idaresinin ilgili vergi dairesine yazılı olarak müracaat etmesi zorunludur. Ancak, iflas idaresi tarafından verilen yetki belgesine istinaden müracaatta bulunulabilmesi mümkündür.

 

Bununla birlikte, iflas hâlindeki tüzel kişiliklerin ortaklarının ve kanuni temsilcilerinin 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun uyarınca sorumlu oldukları borçlar için Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır.

 

Ancak, iflas hâlinde bulunan mükelleflerden aranılan kamu alacaklarına ilişkin olarak Kanundan yararlanmak için başvuru süresi içerisinde herhangi bir başvuruda bulunulmaması ve/veya bu alacakların 31/12/2020 tarihinden sonra iflas masasına kaydedilmiş olması hâlinde, alacaklar Kanunun kapsadığı dönemlere ait olsa dahi Kanun hükümlerinden yararlanılamayacaktır.

 

2004 sayılı Kanun kapsamında haklarında iflas ertelemesi kararı bulunan şirketler ve kooperatifler 7256 sayılı Kanuna göre yapacakları başvurularını haklarında verilmiş mahkeme kararı dikkate alınarak temsile yetkili kişiler vasıtasıyla yapacaklardır.

 

Aynı şekilde, 2004 sayılı Kanun kapsamında konkordato kararı verilmiş ve kayyım atanmış borçlular da, 7256 sayılı Kanuna göre yapacakları başvurularını haklarında verilmiş mahkeme kararı dikkate alınarak temsile yetkili kişiler vasıtasıyla yapacaklardır.

 

5- 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce, vergi mevzuatında yer alan düzenlemeler nedeniyle mahsuben iade talebi bulunan mükellefler diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Bu takdirde, mahsuben iade talebinden vazgeçtiklerini bağlı bulundukları vergi dairesine, birden fazla vergi dairesine mahsup talepli borçları olması hâlinde, her birine ayrı ayrı Kanundan yararlanmak için belirlenen başvuru süresi içinde ekte bir örneği yer alan (Ek:2/F) dilekçeyle bildirmeleri gerekmektedir.

 

Mükellefin kendi borcu dışında, ilgili mevzuat uyarınca üçüncü şahısların borçlarına mahsup talebi olması hâlinde ise mahsup talebinden vazgeçebilmesi için borcuna mahsup istenen üçüncü şahsın da bu konuya yönelik irade beyanı aranılacaktır. Bu takdirde, mükellefin üçüncü şahıs lehine yaptığı mahsup talebi hükümsüz kalacaktır. Lehine mahsup talep edilen üçüncü şahsın ise mükellefin irade beyanı olmadan Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunabileceği tabiidir.

 

Bununla birlikte, mahsup talebinden vazgeçen mükelleflerin, mahsup talebine konu iade alacaklarını Kanun kapsamındaki taksitlerine Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre veya Kanun kapsamında yapılandırılmayan vergi borçlarına ilgili mevzuat uyarınca mahsubunu talep etmeleri mümkündür. Bu durumda, mahsuba esas alınacak tarih, Kanunun yayımı tarihinden sonra yaptıkları başvuru tarihi dikkate alınarak belirlenecektir.

 

Diğer taraftan, ilgili vergi mevzuatından doğan iade alacağının vergi borcuna mahsubunu talep eden ve vergi borcunu Kanuna göre ödemek üzere bu mahsup talebinden vazgeçen mükelleflere iade alacaklarının, mahsubundan vazgeçilen borcun söz konusu Kanun kapsamında yapılandırılmasından sonra hesaplanan taksit tutarları toplamını aşan kısmı, ilgili mevzuat hükümleri ve 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrası göz önünde bulundurularak nakden iade edilebilecektir.

 

6- Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, Kanunun 3 üncü maddesinde öngörülen katsayı uygulaması hariç olmak üzere Kanunun yayımı tarihinden sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi herhangi bir fer’i alacak tatbik edilmeyecektir.

 

7- 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onikinci fıkrasında, Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak tatbik edilen hacizlerin yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacağı ve buna isabet eden teminatların iade edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Buna göre, Kanun kapsamındaki borçlarını ödemek üzere başvuran ve borçlarına karşılık ödemede bulunan mükelleflerin mal varlığına tatbik edilen hacizler, bu malların bölünebilir nitelikte olması ve haczin devam edeceği malların, ödenmemiş taksitlerin yapılandırma öncesi tutarını karşılayacak değerde olması şartıyla ödemeler nispetinde kaldırılacaktır.

 

Bu hüküm çerçevesinde, borçları Kanun hükmüne göre taksitlendirilen mükelleflerin teminat değişikliği talepleri de değerlendirilebilecektir.

 

Diğer taraftan, bu Kanun kapsamında yapılandırılan borçlar muaccel olmaktan çıktığından, bu borçlarla ilgili olarak 6183 sayılı Kanun kapsamında takip işlemi yapılmamaktadır. Ancak, Kanunun 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası hükmüne göre, bu Kanun kapsamında ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilecektir. Satış sonucunda elde edilecek tutarın, ilgili mevzuata göre öncelikli alacakların mahsubundan sonra yapılandırmaya konu borçlara mahsup edilmesi icap etmektedir.

 

Aynı fıkra gereğince, borçlu tarafından hacizli malların satılmasının talep edilmiş olması, alacaklı tahsil dairesince söz konusu malların satışa çıkarılamaması ya da satışa çıkarıldığı halde satılamaması durumunda, borçluya Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödememe hakkı vermemektedir.

 

8- Borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılan ödemelerin kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılması durumunda borç kredi kartı ile ödeme işleminin gerçekleştiği anda ödenmiş olacağından, bu şekilde yapılmış olan ödemeler yönünden de varsa ödenen alacaklara ilişkin tatbik edilmiş hacizler ödeme nispetinde kaldırılacak ve alınmış teminatlar iade edilecektir.

 

Kredi kartıyla son taksiti de içerecek şekilde ödeme yapılması hâlinde, kredi kartıyla yapılan ödemelerin ilişkin olduğu motorlu taşıtların satış ve devrine ait ilişik kesme belgesi verilebilecektir.

 

9- 7256 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları Kanuna göre taksitlendirilen mükellefler tarafından, borcu olup olmadığına dair yazı istenilmesi hâlinde Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilecektir.

 

10– 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin üreticileri ve ithalatçılarının, 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin (6) numaralı bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki kapsamında kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri kullanmalarına izin verilebilmesi için bu Kanun kapsamında yapılandırılan ve vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra gelen 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun III sayılı Listesinin (A) ve (B) Cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi ve bu vergiye ait beyannameden doğan damga vergisi ile bu vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tamamının ödenmesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Buna göre, bu Kanun kapsamında yapılandırılan ve vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra gelen 4760 sayılı Kanunun III sayılı Listesinin (A) ve (B) Cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi ve bu vergiye ait beyannameden doğan damga vergisi ile bu vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine 7256 sayılı Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tamamı ödenmediği müddetçe, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin üreticileri ve ithalatçılarının 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin (6) numaralı bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki kapsamında kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri kullanmalarına izin verilmeyecektir.

 

11- 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde, il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerine, Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarlarını ikişer aylık dönemler hâlinde azami 36 eşit taksitte ödenmesi imkânı verilmiştir.

 

Spor kulüplerinin bu imkândan yararlanabilmeleri için başvuru sırasında Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulübü olduklarını belirten belgeyi ibraz etmeleri gerekmektedir. Bu kulüplerin dernek veya şirket şeklinde örgütlenmiş olması Kanun ile verilen imkândan yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. Spor kulüplerinden aranılan amme alacaklarıyla ilgili olarak ikincil sorumluluğu bulunan kişiler de bu hükümden yararlanabilecektir.

 

7256 sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluşların kendilerine verilen imkânı kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına; yirmidört eşit taksit için (1,194), otuz eşit taksit için (1,238), otuzaltı eşit taksit için (1,318) katsayısı uygulanacaktır. Katsayı uygulaması bu Tebliğin (II/C-2) bölümüne göre yapılacaktır.

 

Diğer taraftan, il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar dışında il özel idarelerine ait tüzel kişiler ise Kanunun tanıdığı azami 36 eşit taksit imkânından yararlanamayacaklardır.

 

12- 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ile belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların bu Kanun kapsamında yapılandırdıkları borçlarına ilişkin taksit tutarları, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 5779 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oranı dikkate alınmaksızın aylık dönemler hâlinde azami yüz yirmi eşit taksitte tahsil edilecektir. Bu kapsamda, kesinti tutarı her hal ve takdirde bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının %50’sini aşamayacaktır.

 

7256 sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluşların kendilerine verilen imkânı kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına;

 

– altı eşit taksit için (1,032),

– dokuz eşit taksit için (1,053),

– oniki eşit taksit için (1,064),

– onsekiz eşit taksit için (1,086),

– yirmidört eşit taksit için (1,109),

– otuzaltı eşit taksit için (1,19),

– kırksekiz eşit taksit için (1,247),

– altmış eşit taksit için (1,304),

– yetmişiki eşit taksit için (1,361),

– yüzyirmi eşit taksit için (1,640)

 

katsayısı uygulanmak suretiyle bulunan tutar, taksit sayısına bölünerek ödenecek taksit tutarları aylık dönemler hâlinde kesinti yoluyla tahsil edilecektir.

 

5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde, yapılandırılan borçlara ilişkin aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için durdurulacak ve ödenmeyen taksitler tercih edilen taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil edilecektir. Bu kapsamdaki taksitlerin süresinde ödenmemiş olması ihlal nedeni sayılmayacaktır.

 

Öte yandan, bu idarelerin taksit tutarlarının, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden aktarılacak tutarlardan daha yüksek olması hâlinde, eksik tutarların taksit ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar borçlu tarafından ödenmesi durumunda, bu tutarlara geç ödeme zammı hesaplanmayacaktır. Bu suretle ödeme yapılmaması hâlinde eksik ödenen tutarlara geç ödeme zammı hesaplanacağı tabiidir.

 

Bu bent kapsamında kesinti yoluyla tahsil edilecek olan taksitlerin, bent hükmünde belirtildiği şekilde bir takvim yılında ikiden fazla süresinde ödenmemesi hâlinde Kanundan yararlanma hakkı kaybedilecektir.

 

Ayrıca, belediyelerin Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen peşin ödemede indirimden yararlanabilmesi için yapılandırılan tutarın tamamını 1 Şubat 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar, aynı fıkranın (b) bendinde belirtilen indirimlerden yararlanılabilmesi için yapılandırılan tutarın tamamını 31 Mart 2021 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bu Tebliğin (II/C-2-a) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde ödemeleri gerekmektedir.

 

13- 7256 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak için açılmış davalardan vazgeçilmesi şart olduğundan, borçlular tarafından Kanundan yararlanmak için yapılan başvurular üzerine tahsilat işlemlerinden dolayı açılmış davalar sulh yoluyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesi uyarınca alacağın takibi için düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılmış olan davalara konu alacaklar için Kanun hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması hâlinde, ödeme emrine karşı açılmış davalardan da vazgeçildiğinden, 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince %10 oranındaki haksız çıkma zammı talep edilmeyecektir.

 

14- 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrasında (14) Bu Kanun kapsamındaki alacaklara ilişkin ilgili mevzuatta yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez.hükmü yer almaktadır.

 

Bu hüküm, 7256 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunda yer alan ceza kesme zamanaşımı sürelerinin işlememesini de sağlamaktadır.

 

Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler kesinleştiği halde bu vergilere bağlı olarak kesilmesi gereken vergi ziyaı cezaları Kanunun yayımı tarihi itibarıyla farklı safhalarda bulunabilmekte olup, Kanun kapsamında yapılandırılan ya da bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olan vergilere ilişkin vergi ziyaı cezalarına yönelik aşağıdaki şekilde işlem yapılması gerekmektedir.

 

a) Vergi aslının bu Kanuna göre yapılandırılması durumunda, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vergi ziyaı cezasının bulunduğu hukuki aşama dikkate alınarak işlem tesis edilecektir. Buna göre, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla;

 

(1) Vergi ziyaı cezasının kesilmediği veya vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edilmediği hallerde vergi aslına ilişkin taksit ödemeleri devam ettiği müddetçe vergi ziyaı cezası kesilmeyecek ve vergi/ceza ihbarnameleri tebliğ edilmeyecektir. Vergi aslının bu Kanuna göre tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ziyaı cezalarının kesilmesinden ve tebliğinden vazgeçilecektir. 7256 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda ise Kanunun 3 üncü maddesinin on dördüncü fıkrasına göre işlemeyen ceza kesme zamanaşımı süresi dikkate alınarak gerekli işlemler tesis edilecektir.

 

(2) Vergi ziyaı cezası kesilerek vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği hallerde vergi ziyaı cezası için;

 

i) Uzlaşma talep edilmiş ve uzlaşma talebinden vazgeçilmemiş ise Kanunun yayımı tarihinden sonra uzlaşma sağlanmış olsa dahi, vergi aslının tam ödenmesine müteakip cezanın tahsilinden vazgeçilmesi, Kanunun yayımı tarihinden sonra tahsil edilen bir tutarın bulunması hâlinde red ve iade edilmesi,

 

ii) Ceza indirimi talep edilmiş ve indirim talebinden vazgeçilmemiş ise, Kanunun yayımı tarihinden sonra vergi ziyaı cezasına karşılık ödeme yapılmış olması hâlinde vergi aslının bu Kanuna göre tam olarak ödenmiş olması şartıyla, vergi ziyaı cezasının tahsilinden vazgeçilerek tahsil edilen tutarın red ve iade edilmesi,

 

iii) Dava açılmış ve ihtilaftan vazgeçilmemiş ise, vergi aslının bu Kanuna göre tamamen ödenmesi şartıyla, ödemenin tam yapıldığı tarihten sonra yargı kararları uyarınca işlem yapılmaması ve idarece de ihtilafın sürdürülmemesi, Kanunun yayımı tarihinden sonra tahsil edilen bir tutarın bulunması hâlinde red ve iade edilmesi,

 

gerekmektedir.

 

b) Vergi aslının Kanunun yayımı tarihinden önce tamamen ödenmiş olması hâlinde, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vergi ziyaı cezalarının;

 

(1) Kesilmemiş olması durumunda kesilmesinden, kesildiği halde vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmemiş olması durumunda tebliğ edilmesinden,

 

(2) Kesilerek vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği hallerde; uzlaşma talep edilmişse uzlaşma talebinden, ceza indirimi talep edilmişse indirim talebinden, vazgeçildiği kabul edilerek söz konusu vergi ziyaı cezalarının tahsilinden,

 

(3) Davaya konu (ihbarnamenin ve/veya takip işlemlerinin) olması durumunda borçlunun müracaat etmesi ve ihtilafından vazgeçmesi şartına bağlı olarak bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının tahsilinden,

 

(4) Kesinleştiği (Kanunun yayımı tarihinden sonra kesinleşenler dâhil) halde takibe ilişkin ihtilafın bulunmaması koşuluyla vergi dairesi tarafından re’sen, bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının tahsilinden,

 

vazgeçilecektir.

 

15- 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara ilişkin zamanaşımı süreleri 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının onbirinci bendi hükmü dikkate alınarak tayin edilecektir.

 

 

16- 7256 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık;

 

– Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar,

 

– Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar,

 

– Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizler,

 

red ve iade edilmeyecektir.

 

17- Bu Kanun hükümlerine göre başvuruların e-devlet (www.turkiye.gov.tr) veya Gelir İdaresi Başkanlığının (www.gib.gov.tr) internet adresi üzerinden yapılması hâlinde, başvuru tarihi elektronik ortamda başvurunun yapıldığı tarih olacaktır.

 

Diğer taraftan, yazılı olarak yapılan başvuruların taahhütlü posta veya APS ile gönderilmesi hâlinde postaya verildiği tarih, adi posta ile gönderilmesi hâlinde ise tahsil dairesinin kayıtlarına intikal ettiği tarih başvuru tarihi olarak dikkate alınacaktır.

 

18- 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin onüçüncü fıkrasında, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç kullandığı tespit edilen sürücülerin geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için ilgili kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Buna göre, 7256 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandıran borçlulara, 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin onüçüncü fıkrasına göre trafik idari para cezası borcu bulunmadığına dair yazının verilebilmesi için bu borçların tamamının ödenmiş olması gerekmektedir.

 

19- Bu Tebliğin ekleri, çoğaltılmak suretiyle kullanılabilir.

 

20- 7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, diğer bazı alacakların da Kanun kapsamında yapılandırılacağı hüküm altına alınmış olup, Kanunun 4 üncü maddesinde Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenecek alacaklar, alacaklı idareler de belirtilmek suretiyle bu Tebliğe ekli tabloda (Ek:3) gösterilmiştir.

 

Tebliğ olunur.

7256 SAYILI KANUN                                                                                                 EK: LİSTE-I

ARAÇ PLAKA NO                                    1   2   3  
4   5   6  
7   8   9  
10   11   12  
13   14   15  

 

YAPILANDIRILMASI İSTENİLEN BORÇLAR VE KANUNDAN YARARLANMAK İÇİN VAZGEÇİLEN DAVALAR

 

  Türü Dönemi Tutarı [1] Yargı Mercii [2] Davanın Esas Numarası
1          
2          
3          
4          
5          
6          
7          
8          
9          
10          

 

 

 

 

… / … / 20…

Adı ve Soyadı / Unvanı

İmza / Kaşe

 

 

 

 

 

 

[1] Borç tutarı bilinmiyorsa bu sütun boş bırakılacaktır.

[2]  Bu bölüm dava bulunması halinde doldurulacaktır.

7256 SAYILI KANUN                                                                                                 EK: LİSTE-II

 

 

1) 7143 sayılı Kanunun 2. maddesi kapsamında yapılandırdığım ve ödemeleri devam eden     tüm borçlarımın /              aşağıda tecil dosya numaralarını belirttiğim borçlarımın 7256 sayılı Kanunun 2. maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ederim.

 

Tecil Dosya Numarası
1   4  
2   5  
3   6  

 

2) 7143 sayılı Kanunun 3. maddesi kapsamında yapılandırdığım ve ödemeleri devam eden     tüm borçlarımın /              aşağıda tecil dosya numaralarını belirttiğim borçlarımın 7256 sayılı Kanunun 2. maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ederim.[1]

 

Tecil Dosya Numarası
1   4  
2   5  
3   6  

 

3) 7143 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında yapılandırdığım ve ödemeleri devam eden     tüm borçlarımın /              aşağıda tecil dosya numaralarını belirttiğim borçlarımın 7256 sayılı Kanunun 2. maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ederim.[2] [3]

 

Tecil Dosya Numarası
1   4  
2   5  
3   6  

 

 

 

… / … / 20…

Adı ve Soyadı / Unvanı

İmza / Kaşe

 

[1] 7143 sayılı Kanunun 3. maddesi kapsamında yapılandırılan borçlarınıza ilişkin yapmış olduğunuz ödemeler kadar 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılacak olup, kalan taksit tutarları 7256 sayılı Kanun kapsamında ilk tarhiyat tutarı esas alınarak yapılandırılacaktır.

[2] 7143 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında yapılandırılan borçlarınıza ilişkin yapmış olduğunuz ödemeler kadar 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılacak olup, kalan taksit tutarları 7256 sayılı Kanun kapsamında ilk tarhiyat tutarı esas alınarak yapılandırılacaktır.

[3] 7143 sayılı Kanunun 4. maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilen ve aynı Kanunun 2. maddesi kapsamında yapılandırılarak ödenmekte olan pişmanlıkla beyan edilen vergiler için kısmi ödemelerde pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılacaktır. Dolayısıyla, yapılan ödemeler ödeme tarihleri esas alınarak bu kapsamda beyan edilen alacaklara mahsup edildikten sonra kalan tutar 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmaya konu edilecektir. Pişmanlık hükümlerinin ihlali nedeniyle 213 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılacaktır.

 

YILLAR İTİBARIYLA Yİ-ÜFE AYLIK DEĞİŞİM ORANLARI (%)
EK:1
Yıllar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
1980 9,2 29,3 4,4 3,5 2,9 2,8 0,2 1,5 3,5 7,1 3,8 3,1
1981 4,6 2,2 -0,8 -0,8 2,2 6,4 0,2 1,1 2,9 1,6 2,0 1,7
1982 3,6 3,7 3,3 1,9 1,3 1,4 2,0 1,9 1,1 0,8 1,0 0,6
1983 9,5 2,4 1,6 1,4 1,7 1,3 1,2 2,1 2,1 2,8 4,1 4,4
1984 3,9 3,4 3,3 8,3 6,9 4,7 -0,7 3,2 2,3 3,3 3,7 1,7
1985 4,8 4,7 5,3 2,3 2,2 -1,3 0,5 1,8 2,7 5,0 3,1 1,9
1986 4,5 2,0 1,3 2,0 1,6 1,0 1,2 0,2 2,2 3,9 1,5 0,9
1987 3,6 2,2 3,5 2,6 4,8 0,5 1,7 2,8 2,1 3,5 2,8 10,8
1988 6,9 6,2 7,0 4,8 2,1 2,6 2,2 3,1 3,7 6,1 5,3 4,3
1989 7,7 5,1 2,3 4,5 3,8 6,3 5,0 3,1 4,2 4,3 3,5 3,3
1990 6,4 5,5 3,6 3,1 2,3 1,4 1,3 2,5 5,3 4,9 3,8 2,6
1991 4,6 5,3 4,9 5,4 2,9 1,4 2,2 4,7 4,4 3,5 3,9 4,4
1992 11,0 5,2 4,3 2,2 0,7 0,2 1,8 4,8 6,3 5,5 3,5 3,6
1993 5,0 5,2 4,8 2,6 2,9 2,3 4,7 3,8 4,0 3,6 6,4 2,9
1994 5,3 10,1 8,5 32,8 9,0 1,9 0,9 2,7 5,4 6,9 6,4 8,3
1995 8,4 7,0 6,1 3,9 1,7 1,3 2,4 2,9 4,8 4,4 4,3 4,1
1996 9,7 5,8 7,0 8,1 4,1 2,7 2,4 3,8 5,1 5,5 5,1 3,9
1997 5,6 6,2 6,0 5,5 5,2 3,4 5,3 5,3 6,3 6,7 5,6 5,4
1998 6,5 4,6 4,0 4,0 3,3 1,6 2,5 2,4 5,3 4,1 3,4 2,5
1999 3,6 3,4 4,0 5,3 3,2 1,8 4,0 3,3 5,9 4,7 4,1 6,8
2000 5,8 4,1 3,1 2,4 1,7 0,3 1,0 0,9 2,3 2,8 2,4 1,9
2001 2,3 2,6 10,1 14,4 6,3 2,9 3,3 3,5 5,4 6,7 4,2 4,1
2002 4,2 2,6 1,9 1,8 0,4 1,2 2,7 2,1 3,1 3,1 1,6 2,6
2003 5,6 3,1 3,2 1,8 -0,6 -1,9 -0,5 -0,2 0,1 0,6 1,7 0,6
2004 2,6 1,6 2,1 2,6 0,0 -1,1 -1,5 0,8 1,8 3,2 0,8 0,1
2005 -0,41 0,11 1,26 1,21 0,20 -0,48 -0,74 1,04 0,78 0,68 -0,95 -0,04
2006 1,96 0,26 0,25 1,94 2,77 4,02 0,86 -0,75 -0,23 0,45 -0,29 -0,12
2007 -0,05 0,95 0,97 0,80 0,39 -0,11 0,06 0,85 1,02 -0,13 0,89 0,15
2008 0,42 2,56 3,17 4,50 2,12 0,32 1,25 -2,34 -0,90 0,57 -0,03 -3,54
2009 0,23 1,17 0,29 0,65 -0,05 0,94 -0,71 0,42 0,62 0,28 1,29 0,66
2010 0,58 1,66 1,94 2,35 -1,15 -0,50 -0,16 1,15 0,51 1,21 -0,31 1,31
2011 2,36 1,72 1,22 0,61 0,15 0,01 -0,03 1,76 1,55 1,60 0,65 1,00
2012 0,38 -0,09 0,36 0,08 0,53 -1,49 -0,31 0,26 1,03 0,17 1,66 -0,12
2013 -0,18 -0,13 0,81 -0,51 1,00 1,46 0,99 0,04 0,88 0,69 0,62 1,11
2014 3,32 1,38 0,74 0,09 -0,52 0,06 0,73 0,42 0,85 0,92 -0,97 -0,76
2015 0,33 1,20 1,05 1,43 1,11 0,25 -0,32 0,98 1,53 -0,20 -1,42 -0,33
2016 0,55 -0,20 0,40 0,52 1,48 0,41 0,21 0,08 0,29 0,84 0,35* 0,35
2017 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35
2018 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35
2019 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35
2020 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35 0,35
* 7256 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi gereğince, 1/11/2016 tarihinden Kanunun yayımlandığı ay dahil Yİ-ÜFE aylık değişim oranı olarak aylık 0,35 oranı dikkate alınmıştır.

7256 SAYILI KANUN – MADDE 2                                                                                            EK:2/A            (DİLEKÇE KODU:532)

 

………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE[1]
………………………………

 

Dairenizce takip edilen ve kesinleşmiş bulunan tüm borçlarımın / aşağıda belirttiğim borçlarımın
7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ediyor ve yapılandırılan borçlarımı aşağıda belirttiğim şekilde ödemek istiyorum.
             Peşin (Yazıyla:…….……..) [2] 12 eşit taksitte (Yazıyla:………..)
6 eşit taksitte (Yazıyla:…………..) [3] 18 eşit taksitte (Yazıyla:………..)
9 eşit taksitte (Yazıyla:…………..)
 

Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisini süresinde ödemem koşuluyla, bir takvim yılında ikiden fazla taksiti süresinde ödememem ya da eksik ödemem halinde madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarıma ilişkin kalan taksitlerin ödeme hakkını kaybedeceğimi biliyor, iletişim bilgilerimin bilgilendirme amacıyla kullanılmasına izin veriyorum. Ayrıca, yaptığım başvuru içerisinde kesinleşmiş alacağın bulunmadığının anlaşılması halinde bu alacaklar için Kanundan yararlanamayacağımı, yapılandırılan borçlarımla ilgili olarak; dava açmayacağımı, kanun yollarına başvurmayacağımı ve açmış olduğum tüm davalardan vazgeçtiğimi bildirir, gereğinin yapılmasını arz ederim.

Evet Hayır
7143 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri devam eden ve EK: LİSTE II’de belirttiğim tecil dosya numaralarına konu borçlarımın 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ediyorum.[4]
Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde tarafıma tebligatı yapılmayan veya bu Kanunun yayımı tarihinden başvuru süresinin son gününe kadar tarafıma tebligatı yapılan Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesine konu borçlarımın vade tarihinin bu Kanunun yayım tarihi olacağını kabul ediyorum.
 
 

 

 

 

…/…/20…
Adı ve Soyadı[5] / Unvanı
İmza / Kaşe

 

BORÇLUNUN KİMLİK BİLGİLERİ[6]

VERGİ KİMLİK NUMARASI[7]
ADI VE SOYADI / UNVANI
İLETİŞİM BİLGİLERİ Adres
Telefon Cep 0 (          )
İş 0 (          )
Ev 0 (          )
E-posta @
ARAÇ PLAKA NO[8] 1 2 3

 

YAPILANDIRILMASI İSTENİLEN BORÇLAR[9] VE KANUNDAN YARARLANMAK İÇİN VAZGEÇİLEN DAVALAR

  Türü Dönemi Tutarı[10] Yargı Mercii[11] Davanın Esas Numarası
1          
2          
3          
4          

EK: ….. Adet LİSTE I, ….. Adet LİSTE II

[1] Birden fazla vergi dairesine olan borçlar için her bir vergi dairesine ayrı ayrı iki örnek dilekçe verilecektir.

[2] Yapılandırılan alacak tutarının tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmek istenmesi halinde bu seçenek tercih edilecek ve el yazısı ile “peşin” ibaresi yazılacaktır.

[3] Hesaplanacak alacak tutarının 2’şer aylık dönemler şeklinde taksitle ödenmek istenmesi halinde, başvuru sırasında bu seçeneklerden biri tercih edilecek ve tercih edilen taksit sayısı el yazısı ile yazılacaktır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamayacaktır.

[4] Cevap evet ise EK: LİSTE II kullanılacaktır.

[5] Tüzel kişilik adına yapılacak başvurular kanuni temsilciler tarafından yapılacaktır.

[6] Mirasçı, kefil, şirket ortağı, kanuni temsilci ve yeminli mali müşavir gibi sorumluluk nedeniyle amme borçlusu sayılan kişilerin başvurusu halinde, anılan kişilerin de kimlik bilgilerine asıl borçlu ile birlikte bu bölümde yer verilecektir.

[7] T.C. vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası, yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde yabancı kimlik numarası yazılacaktır.

[8] Yapılandırmaya konu borcun ilişkili olduğu araç sayısının 3’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

[9] Tüm borçları için başvuranlar, varsa sadece davaya ilişkin sütunları dolduracaktır. Yapılandırmaya konu borçların 4’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

[10] Mükellefçe borcun tutarı bilinmiyorsa bu sütun boş bırakılacaktır.

[11]Kesinleşmiş borçlarla ilgili (ödeme emri, haciz gibi işlemler) açılan dava bulunması halinde doldurulacaktır. Dava sayısının 4’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

7256 SAYILI KANUN – MADDE 2                                                                                               EK:2/B

(DİLEKÇE KODU:533)

İL ÖZEL İDARELERİ VE BUNLARA BAĞLI KAMU TÜZEL KİŞİLİĞİNİ HAİZ KURULUŞLAR İÇİN

 

………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE[1]
………………………………
   
Dairenizce takip edilen ve kesinleşmiş bulunan   tüm borçlarımızın   / aşağıda belirttiğimiz borçlarımızın
7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ediyor ve yapılandırılan borçlarımızı aşağıda belirttiğimiz şekilde ödemek istiyoruz.
               Peşin (Yazıyla:…………..)[2] 18 eşit taksitte (Yazıyla:…..……..)
  6 eşit taksitte (Yazıyla:…………..)[3] 24 eşit taksitte (Yazıyla:…..……..)
  9 eşit taksitte (Yazıyla:…………..) 30 eşit taksitte (Yazıyla:………….)
12 eşit taksitte (Yazıyla:…………..) 36 eşit taksitte (Yazıyla:……..……)
Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ödenmesi koşuluyla, bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememe ya da eksik ödeme yapılması halinde madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarımıza ilişkin kalan taksitlerimizi ödeme hakkımızın kaybedileceğini biliyor, iletişim bilgilerimizin bilgilendirme amacıyla kullanılmasına izin veriyoruz. Ayrıca, yaptığımız başvuru içerisinde kesinleşmiş alacağın bulunmadığının anlaşılması halinde bu alacaklar için Kanundan yararlanamayacağımızı, yapılandırılan borçlarımızla ilgili olarak, dava açmayacağımızı, kanun yollarına başvurmayacağımızı ve açmış olduğumuz tüm davalardan vazgeçtiğimizi bildirir, gereğinin yapılmasını arz ederiz.

Evet Hayır
7143 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri devam eden ve EK: LİSTE II’de belirttiğimiz tecil dosya numaralarına konu borçlarımızın 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ediyoruz.[4]
Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde tarafımıza tebligatı yapılmayan veya bu Kanunun yayımı tarihinden başvuru süresinin son gününe kadar tarafımıza tebligatı yapılan Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesine konu borçlarımızın vade tarihinin bu Kanunun yayım tarihi olacağını kabul ediyoruz.
 
 

…/…/20…

Adı ve Soyadı[5] / Unvanı
İmza / Kaşe

 

BORÇLUNUN KİMLİK BİLGİLERİ

VERGİ KİMLİK NUMARASI
UNVANI
İLETİŞİM BİLGİLERİ Adres
Telefon 0 (          )
E-posta @
ARAÇ PLAKA NO[6] 1 2 3

 

 

YAPILANDIRILMASI İSTENİLEN BORÇLAR[7] İLE KANUNDAN YARARLANMAK İÇİN VAZGEÇİLEN DAVALAR

  Türü Dönemi Tutarı[8] Yargı Mercii[9] Davanın Esas Numarası
1          
2          
3          
4          

EK: ….. Adet LİSTE I, ….. Adet LİSTE II

[1] Birden fazla vergi dairesine olan borçlar için her bir vergi dairesine ayrı ayrı iki örnek dilekçe verilecektir.

[2] Yapılandırılan alacak tutarının tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmek istenmesi halinde bu seçenek tercih edilecek ve el yazısı ile “peşin” ibaresi yazılacaktır.

[3] Hesaplanacak alacak tutarının 2’şer aylık dönemler şeklinde taksitle ödenmek istenmesi halinde, başvuru sırasında bu seçeneklerden biri tercih edilecek ve tercih edilen taksit sayısı el yazısı ile yazılacaktır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamayacaktır.

[4] Cevap evet ise EK: LİSTE II kullanılacaktır.

[5] Tüzel kişilik adına yapılacak başvurular kanuni temsilciler tarafından yapılacaktır.

[6] Yapılandırmaya konu borcun ilişkili olduğu araç sayısının 3’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

[7] Tüm borçları için başvuranlar, varsa sadece davaya ilişkin sütunları dolduracaktır. Yapılandırmaya konu borçların 4’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

[8] Mükellefçe borcun tutarı bilinmiyorsa bu sütun boş bırakılacaktır.

[9] Kesinleşmiş borçlarla ilgili (ödeme emri, haciz gibi işlemler) açılan dava bulunması halinde doldurulacaktır. Dava sayısının 4’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

 

 

7256 SAYILI KANUN – MADDE 2                                                                                             EK:2/C

(DİLEKÇE KODU: 534)

BELEDİYELER VE BUNLARA BAĞLI KAMU TÜZEL KİŞİLİĞİNİ HAİZ KURULUŞLAR İÇİN

 

………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE[1]
………………………………
   
          Dairenizce takip edilen ve kesinleşmiş bulunan     tüm borçlarımızın   / aşağıda belirttiğimiz borçlarımızın
7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ediyor ve yapılandırılan borçlarımızı aşağıda belirttiğimiz şekilde ödemek istiyoruz.
               Peşin (Yazıyla:…………..)[2]   36 eşit taksitte (Yazıyla:…….……)
  6 eşit taksitte (Yazıyla:…………..)[3]   48 eşit taksitte (Yazıyla:……..…..)
  9 eşit taksitte (Yazıyla:…………..)   60 eşit taksitte (Yazıyla:…….……)
12 eşit taksitte (Yazıyla:…………..)   72 eşit taksitte (Yazıyla:……..…..)
18 eşit taksitte (Yazıyla:…..………) 120 eşit taksitte (Yazıyla:…….……)
24 eşit taksitte (Yazıyla:…………..)
Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin, 5779 sayılı Kanuna göre tarafımıza genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paydan kesinti yoluyla tahsil edileceğini, kesinti yoluyla tahsil edilemeyen tutarın taksiti izleyen ayda geç ödeme zammı uygulanmaksızın ödenebileceğini, bu suretle de ödenmeyen taksit sayısının bir takvim yılında ikiden fazla olması durumu ile ilk iki taksitin süresinde ödenmemesi halinde madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarımıza ilişkin kalan taksitlerimizi ödeme hakkımızın kaybedileceğini biliyor, iletişim bilgilerimizin bilgilendirme amacıyla kullanılmasına izin veriyoruz. Ayrıca, yaptığımız başvuru içerisinde kesinleşmiş alacağın bulunmadığının anlaşılması halinde bu alacaklar için Kanundan yararlanamayacağımızı, yapılandırılan borçlarımızla ilgili olarak; dava açmayacağımızı, kanun yollarına başvurmayacağımızı ve açmış olduğumuz tüm davalardan vazgeçtiğimizi bildirir, gereğinin yapılmasını arz ederiz.

Evet Hayır
7143 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri devam eden ve EK: LİSTE II’de belirttiğimiz tecil dosya numaralarına konu borçlarımızın 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ediyoruz.[4]
Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde tarafımıza tebligatı yapılmayan veya bu Kanunun yayımı tarihinden başvuru süresinin son gününe kadar tarafımıza tebligatı yapılan Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesine konu borçlarımızın vade tarihinin bu Kanunun yayım tarihi olacağını kabul ediyoruz.

 

 

 

…/…/20…

Adı ve Soyadı[5] / Unvanı
İmza / Kaşe

 

BORÇLUNUN KİMLİK BİLGİLERİ

VERGİ KİMLİK NUMARASI
UNVANI
İLETİŞİM BİLGİLERİ Adres
Telefon 0 (          )
E-posta @
ARAÇ PLAKA NO[6] 1 2 3

 

 

YAPILANDIRILMASI İSTENİLEN BORÇLAR[7] VE KANUNDAN YARARLANMAK İÇİN VAZGEÇİLEN DAVALAR

  Türü Dönemi Tutarı[8] Yargı Mercii[9] Davanın Esas Numarası
1          
2          
3          
4          

EK: ….. Adet LİSTE I, ….. Adet LİSTE II

[1] Birden fazla vergi dairesine olan borçlar için her bir vergi dairesine ayrı ayrı iki örnek dilekçe verilecektir.

[2] Yapılandırılan alacak tutarının tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmek istenmesi halinde bu seçenek tercih edilecek ve el yazısı ile “peşin” ibaresi yazılacaktır.

[3] Hesaplanacak alacak tutarının aylık dönemler şeklinde taksitle ödenmek istenmesi halinde, başvuru sırasında bu seçeneklerden biri tercih edilecek ve tercih edilen taksit sayısı el yazısı ile yazılacaktır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamayacaktır.

[4] Cevap evet ise EK: LİSTE II kullanılacaktır.

[5] Tüzel kişilik adına yapılacak başvurular imza yetkilileri tarafından yapılacaktır.

[6] Yapılandırmaya konu borcun ilişkili olduğu araç sayısının 3’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

[7] Tüm borçları için başvuranlar, varsa sadece davaya ilişkin sütunları dolduracaktır. Yapılandırmaya konu borçların 4’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

[8] Mükellefçe borcun tutarı bilinmiyorsa bu sütun boş bırakılacaktır.

[9] Kesinleşmiş borçlarla ilgili (ödeme emri, haciz gibi işlemler) açılan dava bulunması halinde doldurulacaktır. Dava sayısının 4’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

7256 SAYILI KANUN – MADDE 2                                                                                                 EK:2/D

(DİLEKÇE KODU:535)

 

SPOR KULÜPLERİ İÇİN

 

………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE[1]
………………………………
   
          Dairenizce takip edilen ve kesinleşmiş bulunan     tüm borçlarımızın   / aşağıda belirttiğimiz borçlarımızın
7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ediyor ve yapılandırılan borçlarımızı aşağıda belirttiğimiz şekilde ödemek istiyoruz.
                Peşin (Yazıyla:….……..)[2] 18 eşit taksitte (Yazıyla:………….)
  6 eşit taksitte (Yazıyla:……..…..)[3] 24 eşit taksitte (Yazıyla:…..……..)
  9 eşit taksitte (Yazıyla:………….) 30 eşit taksitte (Yazıyla:………….)
12 eşit taksitte (Yazıyla:………….) 36 eşit taksitte (Yazıyla:………….)
   
           Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisini süresinde ödememiz koşuluyla, bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi halinde madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarımıza ilişkin kalan taksitlerin ödeme hakkını kaybedeceğimizi biliyor, iletişim bilgilerimizin bilgilendirme amacıyla kullanılmasına izin veriyoruz. Ayrıca, yaptığımız başvuru içerisinde kesinleşmiş alacağın bulunmadığının anlaşılması halinde bu alacaklar için Kanundan yararlanamayacağımızı, yapılandırılan borçlarımızla ilgili olarak, dava açmayacağımızı, kanun yollarına başvurmayacağımızı ve açmış olduğumuz tüm davalardan vazgeçtiğimizi bildirir, gereğinin yapılmasını arz ederiz.

 

Evet Hayır
7143 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri devam eden ve EK: LİSTE II’de belirttiğimiz tecil dosya numaralarına konu borçlarımızın 7256 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ediyoruz.[4]
Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde tarafımıza tebligatı yapılmayan veya bu Kanunun yayımı tarihinden başvuru süresinin son gününe kadar tarafımıza tebligatı yapılan Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesine konu borçlarımızın vade tarihinin bu Kanunun yayım tarihi olacağını kabul ediyoruz.
 

…/…/20…

Adı ve Soyadı[5] / Unvanı
İmza / Kaşe

BORÇLUNUN KİMLİK BİLGİLERİ[6]

VERGİ KİMLİK NUMARASI[7]
ADI VE SOYADI / UNVANI
İLETİŞİM BİLGİLERİ Adres
Telefon Cep 0 (          )
İş 0 (          )
Ev 0 (          )
E-posta @
ARAÇ PLAKA NO[8] 1 2 3

 

YAPILANDIRILMASI İSTENİLEN BORÇLAR[9] VE KANUNDAN YARARLANMAK İÇİN VAZGEÇİLEN DAVALAR

  Türü Dönemi Tutarı[10] Yargı Mercii[11] Davanın Esas Numarası
1          
2          
3          
4          

EK: ….. Adet LİSTE I, ….. Adet LİSTE II

[1] Birden fazla vergi dairesine olan borçlar için her bir vergi dairesine ayrı ayrı iki örnek dilekçe verilecektir.

[2] Yapılandırılan alacak tutarının tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmek istenmesi halinde bu seçenek tercih edilecek ve el yazısı ile “peşin” ibaresi yazılacaktır.

[3] Hesaplanacak alacak tutarının 2’şer aylık dönemler şeklinde taksitle ödenmek istenmesi halinde, başvuru sırasında bu seçeneklerden biri tercih edilecek ve tercih edilen taksit sayısı el yazısı ile yazılacaktır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamayacaktır.

[4]Cevap evet ise EK: LİSTE II kullanılacaktır.

[5] Tüzel kişilik adına yapılacak başvurular kanuni temsilciler tarafından yapılacaktır.

[6] Kanuni temsilci, şirket ortağı, kefil ve yeminli mali müşavir gibi sorumluluk nedeniyle amme borçlusu sayılan kişilerin başvurusu halinde, anılan kişilerin de kimlik bilgilerine asıl borçlu ile birlikte bu bölümde yer verilecektir.

[7] T.C. vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası, yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde yabancı kimlik numarası yazılacaktır.

[8] Yapılandırmaya konu borcun ilişkili olduğu araç sayısının 3’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

[9] Tüm borçları için başvuranlar, varsa sadece davaya ilişkin sütunları dolduracaktır. Yapılandırmaya konu borçların 4’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

[10] Mükellefçe borcun tutarı bilinmiyorsa bu sütun boş bırakılacaktır.

[11]Kesinleşmiş borçlarla ilgili (ödeme emri, haciz gibi işlemler) açılan dava bulunması halinde doldurulacaktır. Dava sayısının 4’ten fazla olması halinde EK: LİSTE I kullanılacaktır.

7256 SAYILI KANUN – MADDE 3/5                                                                                        EK: 2/E

(DİLEKÇE KODU: 536)

 

(7256 SAYILI KANUNUN YAYIMI TARİHİNDEN SONRA MAHSUBEN ÖDEME TALEP EDENLER İÇİN)

 

 

 

………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
………………………………
   
Daireniz nezdinde …………………….…………………………….. nedeniyle toplam …………………….TL iade alacağım doğmuştur. Söz konusu iade alacağımın 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve aşağıda belirttiğim taksitlerime mahsup edilmesini istiyorum.

Gereğinin yapılmasını arz ederim.

 

 

 

…/…/20…
Adı ve Soyadı[1] / Unvanı
İmza / Kaşe

 

 

 

MÜKELLEFİN KİMLİK BİLGİLERİ

VERGİ KİMLİK NUMARASI[2]
ADI VE SOYADI / UNVANI
İLETİŞİM BİLGİLERİ Adres
Telefon Cep 0 (          )
İş 0 (          )
Ev 0 (          )
E-posta @

 

 

MAHSUP TALEP EDİLEN BORCUN

  Tecil Dosya Numarası Taksit Vadesi Taksit Tutarı Vergi Dairesi[3]
1        
2        
3        
4        
5        
6        
7        
8        
9        
10        

 

[1] Tüzel kişilik adına yapılacak başvurular kanuni temsilciler tarafından yapılacaktır. Başvuru sırasında kanuni temsilci sıfatını gösterir belge eklenecektir.

[2] T.C. vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası, yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde yabancı kimlik numarası yazılacaktır.

[3] İade alacağının bulunduğu vergi dairesinin dışındaki vergi dairelerine olan taksitlere mahsup talep edilmesi halinde ilgili vergi dairesi belirtilecektir.

………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
………………………………

 

Daireniz nezdinde doğan …………………….TL iade alacağımın borçlarıma mahsubuna yönelik …/…/…….. tarihli mahsup talebimden vazgeçiyorum.[1]

Söz konusu iade alacağımın;

7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve aşağıda belirttiğim taksitlerime,
7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmayan ve ayrıca başvuruda bulunacağım borçlarıma,
Gelecekte doğacak ve ayrıca başvuruda bulunacağım borçlarıma,
mahsup edilmesini istiyorum.[2]

Gereğinin yapılmasını arz ederim.

…/…/20…
Adı ve Soyadı[3] / Unvanı
İmza / Kaşe

 

MÜKELLEFİN KİMLİK BİLGİLERİ

VERGİ KİMLİK NUMARASI[4]
ADI VE SOYADI / UNVANI
İLETİŞİM BİLGİLERİ Adres
Telefon Cep 0 (          )
İş 0 (          )
Ev 0 (          )
E-posta @

 

7256 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPILANDIRILAN BORCUN

  Tecil Dosya Numarası Taksit Vadesi  Taksit Tutarı Vergi Dairesi[5]
1        
2        
3        
4        
5        
6        
7        
8        

 

[1]Vazgeçme talebinin üçüncü şahısların borçlarına yapılacak mahsup talebini içermesi halinde üçüncü şahsın vazgeçmeye yönelik muvafakatı gerekmektedir.

[2] Birden fazla seçenek işaretlenmesi halinde sıralamaya göre mahsup yapılacaktır. 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara mahsup talebi dışındaki diğer borçlara yapılacak mahsup talepleri için ayrıca ilgili mevzuat uyarınca başvuruda bulunulması gereklidir.

[3] Tüzel kişilik adına yapılacak başvurular kanuni temsilciler tarafından yapılacaktır. Başvuru sırasında kanuni temsilci sıfatını gösterir belge eklenecektir.

[4] T.C. vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası, yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde yabancı kimlik numarası yazılacaktır.

[5] İade alacağının bulunduğu vergi dairesinin dışındaki vergi dairelerine olan taksitlere mahsup talep edilmesi halinde ilgili vergi dairesi belirtilecektir.

EK: 3

 

Madde / Fıkra Alacaklı Kurum Alacak Türü Başvuru Süresi Müracaatın Yapılacağı Yer Azami Taksit Sayısı Ödeme Tarihleri ve Şekilleri
4(6-a) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Üyelerin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti, oda ve borsaların TOBB’a olan aidat borçları ile sigorta eksperleri ve sigorta acenteleri levha aidatları borçları Ocak/2021 ayı sonuna kadar İlgili Kuruluş 6 eşit taksit Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz/2021
4(6-b) Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Üyelerin odalara olan aidat borçları, odaların birlik ve üyesi oldukları federasyonlara, birlik ve federasyonların TESK’e olan katılma payı borçları ile esnaf ve sanatkârların meslek eğitimini geliştirme ve destekleme fonu borçları Ocak/2021 ayı sonuna kadar İlgili Kuruluş 6 eşit taksit Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz/2021
4(6-c) Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Odaların üyelerinden olan aidat alacakları ile TÜRMOB’un odalardan olan birlik payı alacakları Ocak/2021 ayı sonuna kadar İlgili Kuruluş 6 eşit taksit Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz/2021
4(6-ç) Türkiye Barolar Birliği (TBB) Baroların, avukat ve stajyer avukat baro kesenekleri ile staj kredisi alacakları Ocak/2021 ayı sonuna kadar İlgili Baro 6 eşit taksit Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz/2021
4(6-d) İhracatçı Birlikleri Birliklerin üyelerinden olan aidat alacakları Ocak/2021 ayı sonuna kadar İlgili Birlik 6 eşit taksit Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz/2021
4 (7) Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı

(KOSGEB)

KOSGEB tarafından kullandırılan desteklerden kaynaklanan alacaklar ile KOSGEB aidat alacakları Ocak/2021 ayı sonuna kadar İlgili Kuruluş 18 eşit taksit Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2021

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2022

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2023

4 (8) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

 

Organize sanayi bölgelerine ve sanayi sitesi yapı kooperatiflerine kullandırılan kredi alacakları (kanuni takipte olanlar dâhil) Ocak/2021 ayı sonuna kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ya da Bakanlığın Uygun Görmesi Hâlinde İlgili Banka 18 eşit taksit Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2021

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2022

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2023

4 (9) İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bunların Bağlı Kuruluşları ile Sermayesinin %50’sinden Fazlası Bunlara Ait Şirketler Taşınmazlar hakkında yapılan satış ve irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan (tasarrufunda bulunan taşınmazların kira ve irtifak hakkı bedelleri ile kaynak sularının kira bedeli dâhil) kullanım bedelleri ve hasılat payları Şubat/2021 ayı sonuna kadar İlgili İl Özel İdaresi, Belediye, Bağlı Kuruluş ve Şirketler 18 eşit taksit Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2021

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2022

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2023

4 (10) Vakıflar Genel Müdürlüğü, Mazbut Vakıflar ve Temsilen Yönetilen Vakıflar

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü ile mazbut vakıflara ve temsilen yönetilen vakıflara ait taşınmazların kiralanması işlemlerinden kaynaklanan alacaklar ile ecrimisil alacakları borçları Ocak/2021 ayı sonuna kadar Vakıflar Genel Müdürlüğü, Mazbut Vakıflar ve Temsilen Yönetilen Vakıflar 3 ay içinde peşin veya taksitle ödenmek istenmesi halinde azami 12 ay içinde ve eşit taksitler halinde kanuni faiziyle birlikte ödenmek üzere taksitlendirme yapılabilir.
4 (11) Kalkınma Ajansları Kalkınma ajanslarının il özel idareleri, belediyeler ve sanayi ve ticaret odalarından olan alacakları Ocak/2021 ayı sonuna kadar İlgili Kalkınma Ajansı 18 eşit taksit Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2021

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2022

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2023

4 (12) Türk Standardları Enstitüsü Hizmet alanları kapsamında bulunan alacaklar Ocak/2021 ayı sonuna kadar Türk Standardları Enstitüsü 18 eşit taksit Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2021

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2022

Şubat-Nisan-Haziran-Ağustos-Ekim-Aralık/2023

4(13) Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal amaçlı kooperatiflere veya bu kooperatiflerin ortaklarına kullandırılan krediler Ocak/2021 ayı sonuna kadar Tarım ve Orman İl Müdürlükleri 5 eşit taksit Kasım/2021

Kasım/2022

Kasım/2023

Kasım/2024

Kasım/2025

4(14) Orman Genel Müdürlüğü Orman Genel Müdürlüğünce kullandırılan krediler Ocak/2021 ayı sonuna kadar Orman Bölge Müdürlükleri 5 eşit taksit Kasım/2021

Kasım/2022

Kasım/2023

Kasım/2024

Kasım/2025

4(15) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

(DSİ)

Büyükşehir belediyeleri, belediyeler veya bağlı kuruluşlarının 1053 sayılı Kanun kapsamında DSİ ile yaptıkları protokollerden doğan borçları Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde

 

 

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü %25’i fer’ileriyle birlikte Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde, kalan tutarlar kanuni faizi ile birlikte protokollerindeki kalan sürelerine eşit bölünmek suretiyle ödenecektir.

Yayın Tarihi: 25/11

Devamı: 7256 Sayılı Kanun Vergi Borçları Yapılandırma Tebliğ Taslağı – GİB Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İşsizsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

İşsizsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekilleri tarafından verilen Teklif ile;

– Koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma ve kısa çalışmanın sona ermesini takiben sağlanan normalleşme desteğine ilişkin Cumhurbaşkanına tanınan yetki süresinin uzatılması,

– İşsizlik ödeneğinden yararlanan kişilerin işten ayrılmalarını takiben 90 gün içerisinde işe girmeleri ve bu iş yerinde 12 ay süreyle kesintisiz çalışmaları halinde uzun vadeli sigorta primlerinin tamamının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanması,

– Normalleşme döneminde işverenler tarafından son 16 aylık dönemdeki en düşük sigortalı sayısına ek olarak istihdam edilecek her bir çalışan için işe alındığı tarihten itibaren fiilen çalıştırılacaklara ücret desteği ve ilave olarak işe alınacaklardan işveren tarafından ücretsiz izne ayrılacaklara nakdi ücret desteği verilmesi,

– İşsizlikle mücadele kapsamında istihdamın korunması ve artırılması amacıyla özel sektör işverenlerine kolaylık ve başta dezavantajlı gruplar olmak üzere işsizlerin istihdam edilmelerinin sağlanması amacıyla 2020 yılı sonuna kadar uygulanacak olan destek ve teşviklerin uygulama sürelerini uzatmak üzere Cumhurbaşkanına yetki verilmesi,

– Esnaf ve Ahilik Sandığı uygulamasının yürürlük tarihinin 31/12/2023 olarak değiştirilmesi,

– Vergi kanunlarında yapılan değişikliklerle mükelleflere vergi indirimi ve vergiden muafiyet imkanının sağlanması

– Türkiye İş Kurumu yönetim kurulu, başkan ve üyeleri ile Kurum personelinin; memurlar ile diğer kamu görevlilerinin kamusal görev ve hizmetleri yerine getirirken işledikleri suçlar nedeniyle doğrudan ceza kovuşturmasına tabi tutulmamalarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına alınması amaçlanmaktadır.

Teklif Metni İçin Tıklayınız

personel programı

 

Devamı: İşsizsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“2547 sayılı Kanunun 38 inci maddesi uyarınca Türkiye Bilimler Akademisinde görevlendirilenler hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.”

MADDE 2- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “başvuru tarihini” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve/veya kısa çalışma ödeneğinin süresini sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 3– 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 26- Geçici 23 üncü madde kapsamında, 1/7/2020 tarihinden önce kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olan özel sektör işyerlerinde kısa çalışma ödeneğinden yararlanan sigortalıların; işyerindeki kısa çalışmanın sona ermesi ve aynı işyerinde haftalık normal çalışma sürelerine dönmeleri durumunda, 31/12/2020 tarihini geçmemek üzere kısa çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden aydan itibaren üç ay süreyle, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sımrı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında, her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanır ve destek tutan Fondan karşılanır.

Geçici 24 üncü madde kapsamında, 1/7/2020 tarihinden önce başvuruda bulunarak nakdi ücret desteğinden yararlandırılan sigortalının haftalık normal çalışma süresine dönmesi durumunda, işveren söz konusu sigortalı için birinci fıkra kapsamındaki destekten ilgili fıkrada belirtilen süreler ve şartlarla yararlandırılır.

Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında işverene her bir ay için sağlanacak destek süresi; kısa çalışma ödeneği alanlar için sigortalının geçici 23 üncü madde kapsamında kısa çalışma ödeneği aldığı aylık ortalama gün sayısını, geçici 24 üncü madde kapsamında sağlanan nakdi ücret desteğinden yararlandırılanlar için nakdi ücret desteği aldıkları aylık ortalama gün sayısını geçemez.

Haber Arası Reklam

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ve sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve yurtdışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Geçici 23 üncü madde kapsamında işyerinde uygulanan kısa çalışmadan yersiz yararlanıldığının tespiti veya kısa çalışma başvurusuna yönelik uygunluk tespitinin olumsuz sonuçlanması ya da geçici 24 üncü madde kapsamında nakdi ücret desteğinden yersiz yararlandığının tespiti halinde, işyeri bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanamaz veya yersiz yararlanmış sayılır. Bu madde kapsamında destekten yersiz yararlanıldığının tespiti halinde, yararlanılan destek tutan işverenden 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.

Bu maddeyle sağlanan teşvikten yararlanmakta olan işverenler, bu teşvikten yararlanılan ayda aynı sigortalı için diğer sigorta primi indirimi, teşvik ve desteklerinden yararlanamaz.

Bu madde kapsamında Fon tarafından işverene sağlanan, sigortalı hissesine karşılık gelen destek tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez.

Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan üç aylık süreyi sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak altı aya kadar uzatmaya yetkilidir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.”

MADDE 4– 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun geçici 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına “haller ve benzeri sebepler” ibaresinden sonra gelmek üzere “, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri” ibaresi eklenmiş ve dördüncü fıkrasında yer alan “altı aya” ibaresi “her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 tarihine” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 5– 4857 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11- Manisa İli Soma İlçesinde 13/5/2014 tarihinde meydana gelen maden ocağı kazası sonrasında, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunun taraf olduğu 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında imzalanmış rödovans sözleşmeleri kapsamında yer alan Işıklar, Atabacası ve Geventepe ocaklarında çalışan ve kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde hizmet akdi sona erdirilen işçilerden kıdem tazminatlarım alamayanların kıdem tazminatları, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 2 ay içerisinde Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumuna müracaat etmeleri halinde müracaat tarihinden itibaren 6 ay içerisinde Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu tarafından ödenir. Yapılan ödeme nedeni ile Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunun rödovans sözleşmesinin tarafı olan ilgili şirkete ve/veya şirketlere rücu hakkı saklıdır.”

MADDE 6- 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “iki yılı” ibaresi “üç yılı” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 7– 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin yedinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.”

MADDE 8– 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2020” ibaresi “31/12/2023” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 9- Bu Kanunun;

a) 3 üncü maddesi yayımı tarihini takip eden ayın başında,

b) 8 inci maddesi 1/7/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

ç) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 10– Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Genel Gerekçe İçin Tıklayınız

Devamı: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

İşsizlik Sigortası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

MADDE 1- 17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“2547 sayılı Kanunun 38 inci maddesi uyarınca Türkiye Bilimler Akademisinde görevlendirilenler hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.”

MADDE 2- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “başvuru tarihini” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve/veya kısa çalışma ödeneğinin süresini sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 3– 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 26- Geçici 23 üncü madde kapsamında, 1/7/2020 tarihinden önce kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olan özel sektör işyerlerinde kısa çalışma ödeneğinden yararlanan sigortalıların; işyerindeki kısa çalışmanın sona ermesi ve aynı işyerinde haftalık normal çalışma sürelerine dönmeleri durumunda, 31/12/2020 tarihini geçmemek üzere kısa çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden aydan itibaren üç ay süreyle, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında, her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanır ve destek tutarı Fondan karşılanır.

Geçici 24 üncü madde kapsamında, 1/7/2020 tarihinden önce başvuruda bulunarak nakdi ücret desteğinden yararlandırılan sigortalının haftalık normal çalışma süresine dönmesi durumunda, işveren söz konusu sigortalı için birinci fıkra kapsamındaki destekten ilgili fıkrada belirtilen süreler ve şartlarla yararlandırılır.

Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında işverene her bir ay için sağlanacak destek süresi; kısa çalışma ödeneği alanlar için sigortalının geçici 23 üncü madde kapsamında kısa çalışma ödeneği aldığı aylık ortalama gün sayısını, geçici 24 üncü madde kapsamında sağlanan nakdi ücret desteğinden yararlandırılanlar için nakdi ücret desteği aldıkları aylık ortalama gün sayısını geçemez.

Haber Arası Reklam

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ve sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve yurtdışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Geçici 23 üncü madde kapsamında işyerinde uygulanan kısa çalışmadan yersiz yararlanıldığının tespiti veya kısa çalışma başvurusuna yönelik uygunluk tespitinin olumsuz sonuçlanması ya da geçici 24 üncü madde kapsamında nakdi ücret desteğinden yersiz yararlandığının tespiti halinde, işyeri bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanamaz veya yersiz yararlanmış sayılır. Bu madde kapsamında destekten yersiz yararlanıldığının tespiti halinde, yararlanılan destek tutan işverenden 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.

Bu maddeyle sağlanan teşvikten yararlanmakta olan işverenler, bu teşvikten yararlanılan ayda aynı sigortalı için diğer sigorta primi indirimi, teşvik ve desteklerinden yararlanamaz.

Bu madde kapsamında Fon tarafından işverene sağlanan, sigortalı hissesine karşılık gelen destek tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez.

Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan üç aylık süreyi sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak altı aya kadar uzatmaya yetkilidir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.”

MADDE 4– 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun geçici 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına “haller ve benzeri sebepler” ibaresinden sonra gelmek üzere “, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri” ibaresi eklenmiş ve dördüncü fıkrasında yer alan “altı aya” ibaresi “her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 tarihine” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 5– 4857 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11- Manisa İli Soma İlçesinde 13/5/2014 tarihinde meydana gelen maden ocağı kazası sonrasında, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunun taraf olduğu 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında imzalanmış rödovans sözleşmeleri kapsamında yer alan Işıklar, Atabacası ve Geventepe ocaklarında çalışan ve kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde hizmet akdi sona erdirilen işçilerden kıdem tazminatlarım alamayanların kıdem tazminatları, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 2 ay içerisinde Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumuna müracaat etmeleri halinde müracaat tarihinden itibaren 6 ay içerisinde Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu tarafından ödenir. Yapılan ödeme nedeni ile Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunun rödovans sözleşmesinin tarafı olan ilgili şirkete ve/veya şirketlere rücu hakkı saklıdır.”

MADDE 6- 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “iki yılı” ibaresi “üç yılı” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 7– 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin yedinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.”

MADDE 8– 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2020” ibaresi “31/12/2023” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 9- Bu Kanunun;

a) 3 üncü maddesi yayımı tarihini takip eden ayın başında,

b) 8 inci maddesi 1/7/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

ç) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 10– Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Genel Gerekçe İçin Tıklayınız

Devamı: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ba ve Bs Bildirimleri Otomatik Oluşturulacak

Ba ve Bs Bildirimleri Otomatik Oluşturulacak

Hazırlanan Tebliğ taslağı ile;

— Hali hazırda kağıt ortamda düzenlenmekte olan “Adisyon” belgesinin, elektronik ortamda e-Belge olarak düzenlenebilmesine, muhafaza ve ibraz edilebilmesine imkan sağlanmakta,

— e-Fatura, e-Arşiv Fatura vb. elektronik belge uygulamalarının yaygınlaşması ile birlikte, mükelleflerimizce idaremize verilen Form Ba ve Form Bs bildirimlerinin daha kolay ve kısa sürede verilmesini sağlamak üzere, GİB bilgi sistemlerinde var olan e-Fatura ve e-Arşiv Fatura verilerinden hareketle Form Ba ve Bs bildirimlerinde olması gereken bilgilerin bu e-Belgelerdeki bilgiler kullanılarak otomatik olarak oluşturularak mükelleflerimiz tarafından onaylanmasına imkan sağlanmakta,

— Analiz ve değerlendirme süreçlerinde etkinliği artırmak amacıyla e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye, e-Müstahsil Makbuzu, e-Serbest Meslek Makbuzu belgelerinde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından belirlenen, mal ve hizmetlere ilişkin standart kod ve standart birim ölçülerinin yazılması zorunluluğu getirilmekte,

— Sosyal Güvenlik Kurumunca, sağlık hizmet sunucuları (eczane, hastane, medikal malzeme satıcıları, optikçiler vb.)’na yönelik gerçekleştirilen belge teslimi, kontrol ödeme ve muhasebe süreçlerinin uçtan uca elektronik ortama taşınması ve süreçlerin kolaylaştırılması amacıyla sağlık hizmet sunucularının e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu öngörülmekte,

— Kendilerine e-Belge uygulamalarına geçiş zorunluluğu getirilen mükelleflerin, zorunluluklarının başlayacağı tarihe kadar e-Belge uygulamalarından yararlanma yöntemlerinden herhangi birini seçerek uygulamaya dahil olmamaları halinde, “e-Belge Portalleri Aracılığı ile Kullanım (GİB Portal Yöntemi)”ne göre kullanıcı hesaplarının Başkanlık tarafından re’sen tanımlanmasına yetki verilmekte,

Haber Arası Reklam

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 509)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: …)

MADDE 1 – 19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509)’nin “IV.1.4. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu” başlıklı bölümün (a) fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“6. Sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden (hastane, tıp merkezleri, dal merkezleri, diyaliz merkezleri, Sağlık Bakanlığından ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri, tanı, tetkik ve görüntüleme merkezleri, laboratuvarlar, eczane, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçileri, optisyenlik müesseseleri, işitme merkezi, kaplıcalar, beşeri tıbbi ürün/ürün sunan ve/veya üreten özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri, ecza depoları) tüm mükellefler.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğin “IV.1.5. e-Fatura Uygulamasına Geçiş Süresi” başlıklı bölümün birinci fıkrasına aşağıdaki (d) bendi eklenmiştir.

“d) Sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden (hastane, tıp merkezleri, dal merkezleri, diyaliz merkezleri, Sağlık Bakanlığından ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri, tanı, tetkik ve görüntüleme merkezleri, laboratuvarlar, eczane, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçileri, optisyenlik müesseseleri, işitme merkezi, kaplıcalar, beşeri tıbbi ürün/ürün sunan ve/veya üreten özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri, ecza depoları) tüm mükellefler 01/01/2021 tarihinden itibaren, brüt satış hasılatına bakılmaksızın e-Fatura uygulamasına geçmek zorundadır.”

MADDE 3 – Aynı Tebliğin “IV.2.4.3. e-Arşiv Fatura Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Diğer Faturalar” başlıklı bölümünün birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5.000 TL’yi) aşması halinde, söz konusu 18 faturaların, bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, “e-Arşiv Fatura” olarak Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden ya da Başkanlığın e-Belge düzenleme portalıne gerekli entegrasyonları sağlayarak Başkanlıktan izin alan özel entegratör kuruluşların sistemleri aracılığıyla düzenlenmesi zorunludur.”

MADDE 4- Aynı Tebliğe aşağıdaki “IV.12. e-Adisyon Uygulaması” başlıklı bölüm eklenmiştir.

“ IV.12. e-Adisyon Uygulaması IV.121. Genel Olarak

185 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca, masada servis yapılan ve gerçek usulde vergilendirilen hizmet işletmeleri (lokanta, kafeterya, pastane, gazino, bar, pavyon, gibi) tarafından kullanılması zorunluluğu bulunan ve kağıt ortamda düzenlenmekte olan “adisyon” belgesinin elektronik belge olarak elektronik ortam düzenlenmesi, muhafaza ve ibraz edilebilmesi ve belge veya bilgilerinin Başkanlığa elektronik ortamda iletilmesine veya raporlanabilmesine ilişkin düzenlemeler bu bölümün konusunu oluşturmaktadır.

Bu Tebliğde düzenlenen e-Adisyon belgesi, yeni bir belge türü olmayıp, kâğıt ortamdaki “Adisyon ” belgesi ile aynı hukuki niteliklere sahiptir.

IV.12.2. e-Adisyon Uygulamasına Dâhil Olma

e-Adisyon uygulaması bu Tebliğin “IV.12.4.” numaralı bölümünde belirtilen mükellefler dışındaki mükellefler için zorunlu bir uygulama olmayıp, uygulamaya dahil olmak isteyen mükelleflerin;

a) e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına dâhil olması,

b) Bu Tebliğde açıklanan usul ve esaslara uygun olarak, e-Adisyon belgesini düzenleyebilme, muhafaza ve ibraz edebilme, belge ve bilgilerini elektronik ortamda Başkanlığa iletebilme konusunda gerekli hazırlıklarını tamamlamış olması,

c) Bu Tebliğin “V.1. ” numaralı bölümünde belirtilen, uygulamadan yararlanma yöntemleri arasında bulunan; Başkanlıktan izin almış özel entegratörlerin bilgi işlem sistemleri aracılığıyla (Özel Entegratör Yöntemi) ya da kendi bilgi işlem sistemlerinin Başkanlık bilgi işlem sistemleri ile doğrudan entegre edilmesi yoluyla (Doğrudan Entegrasyon Yöntemi) yöntemlerinden birine göre ve başvuru esaslarına uygun şekilde e-Adisyon uygulamasına dâhil olmak için gerekli başvuruyu yapması,

gerekmektedir.

IV.12.3. e-Adisyon Belgesinin Düzenlenmesi ve Belgede Bulunması Gereken Bilgiler

Bu bölümde belirtilen gerçek usuldeki hizmet işletmeleri tarafından sunulan hizmetin veya emtianın cins ve miktarını göstermek amacıyla düzenlenen adisyon belgeleri, e-Adisyon uygulamasına dahil olan mükellefler tarafından müşteriden sipariş alınırken Başkanlıkça belirlenen asgari bilgileri ihtiva edecek içerikte ve belirlen belge formatında elektronik ortamda düzenlenecektir.

Elektronik ortamda düzenlenen adisyon belgesinin, hizmetin sunumu süresince müşterinin masasında bir kağıt çıktısının bulundurulması zorunlu olmayıp, oluşturulmaya başlanan (açılan) her adisyon belgesinin hizmetin tamamlanması (ödemenin alınması) ile eş zamanlı olarak elektronik ortamda üzerinde e-Adisyon Belgesinin evrensel tekil numarasının (ETTN) numarasının yer alacağı e-Fatura, e-Arşiv Fatura ya da yeni nesil ÖKC ’lerden düzenlenen perakende satış fişine dönüştürülmesi zorunludur.

e-Adisyon belgesinde aşağıda yer alan bilgilerin bulunması zorunludur:

a) Hizmet işletmesinin adı, soyadı veya unvanı, vergi dairesi, TCKN/VKN’si ve adresi.

b) e-Adisyon belgesinin düzenlenme tarihi, saat ve dakika olarak düzenlenme zamanı, evrensel tekil numarası ve e-belge numarası.

c) Sunulan hizmetin veya emtianın adı ve miktarı,

ç) Hizmetin tamamlanması ile birlikte düzenlenecek e-Fatura, e-Arşiv Fatura veya yeni nesil ÖKC ’den düzenlenecek perakende satış fişinde yer alacak vergiler hariç ve dahil toplam hizmet tutarı,

d) Düzenlenen e-Adisyon belgesinin ilintili olduğu e-Fatura, e-ArşivFatura’nın evrensel tekil numarası (ETTN) veya perakende satış fişinin düzenlendiği ÖKC ’nin cihaz sicil numarası,

Başkanlık, ihtiyaç duyulması halinde söz konusu bilgilere ilave bilgilerin de e-Adisyon belgesinde bulunmasını, mükelleflere gerekli duyuruları ebelge.gib.gov.tr adresinde yaparak isteyebilir.

Mükellefler e-Adisyon belgesi üzerindeki zorunlu bilgilere ilave olarak ihtiyaçları doğrultusunda farklı bilgilere de yer verebileceklerdir.

IV.12.4. e-Adisyon Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu

Başkanlık, adisyon belgesi düzenleyen hizmet işletmelerine, yıllık veya aylık satış hasılatı tutarlarını dikkate alarak, kendilerine geçiş hazırlıkları için en az 3 ay geçiş süresi vermek ve yazılı bildirim ya da ebelge.gib.gov.tr adresinde duyurmak suretiyle e-Adisyon uygulamasına geçme zorunluluğu getirmeye yetkilidir.

Yazılı bildirim veya duyuru yapılan mükelleflerin yazılı bildirim ve duyuruda belirtilen süreler içinde e-Adisyon uygulamasına dâhil olmaları gerekmektedir. Yazılı bildirim veya duyuru yapılan mükelleflerin, yazıda veya duyuruda belirtilen süreler içinde e-Adisyon uygulamasına dahil olması ve düzenleyeceği adisyon belgelerini, e-Adisyon belgesi olarak düzenlemeleri gerekmektedir. Bu zorunluluğa uymayan mükellefler hakkında Kanunda öngörülen hükümler uygulanır.

IV.12.5. e-Adisyon Uygulamasına Geçiş Süresi

Başkanlık tarafından e-Adisyon uygulamasına zorunlu olarak dahil olacağı yazılı bildirim veya duyuru ile bildirilen mükelleflerin, Başkanlık tarafından yapılan bildirim veya duyuruda belirtilen süre içinde e-Adisyon uygulamasına dahil olmaları ve bu tarihten itibaren bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII..” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, adisyon belgesini, e-Adisyon belgesi olarak düzenlemeleri zorunludur.

IV.12.6. Ceza Uygulaması

Zorunluluk getirildiği halde e-Adisyon uygulamasına süresi içinde geçmeyen mükellefler ile e-Adisyon şeklinde düzenlenmesi gereken adisyon belgesini, bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde e-Adisyon belgesi olarak düzenlemeyen mükellefler (matbu kağıt adisyon olarak düzenleyenler dahil) hakkında Kanununda öngörülen cezai hükümler uygulanır. ”

MADDE 5 – Aynı Tebliğin “V.9. Mali Mühür” başlıklı bölümüne aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Başkanlık, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilen elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşlarından mali mühür üretimi konusunda Başkanlıkça belirlenen teknik koşulları sağlayan kuruluşları da mali mühür üretimi ve satışı konusunda yetkilendirebilir. Başkanlıkça yetkilendirilen elektronik sertifika hizmet sağlayıcı kuruluşlar ebelge.gib.gov.tr adresinde yayınlanır.”

MADDE 6 – Aynı Tebliğe aşağıdaki “V.10. Elektronik Belgelerde Mal ve Hizmetlere Ait Standart Kod, Standart Birim Miktarı ve Ölçülerinin Yazılması Zorunluluğu” başlıklı bölüm eklenmiştir.

“V.10. Elektronik Belgelerde Mal ve Hizmetlere Ait Standart Kod, Standart Birim Miktarı ve Ölçülerinin Yazılması Zorunluluğu

Kanunun mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetki uyarınca bu Tebliğde belirtilen e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-lrsaliye, e-Serbest Meslek Makbuzu, e-Müstahsil Makbuzu belgelerinde, ciro ve/veya mükellefiyet türleri itibariyle aşağıdaki tabloda belirtilen tarihlerinden itibaren; Türkiye İstatistik Kurumu tarafından mal ve hizmetlerin sınıflandırma ve/veya tanımlanmasına ilişkin belirlenen ve https://mhs.hmb.sov.tr internet adresinde yayınlanan standart kodlara, standart ölçü birimlerine ve standart birim ölçüsü dikkate alınarak hesaplanacak standart birim miktarlarına doğru şekilde yer verilmesi zorunludur. Bu zorunluluğa uymayan mükellefler hakkında Kanunda öngörülen cezai hükümler uygulanır.

Başkanlık, mal ve hizmetlerin sınıflandırma ve/veya tanımlanmasına ilişkin belirlenen standart kod, ölçü ve miktar bilgilerinin belirtilen e-Belgelerde hangi alanlarda ve hangi formatta yer verileceğine ilişkin usul, esas ve kuralları ebelge.gib.gov.tr adresinde yayınlanan Kılavuzlarla belirlemeye yetkilidir.

e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye, e-Müstahsil Makbuzu Zorunluluk Başlangıç Tarihi
2019 yılı cirosu (brüt satış hasılatı veya gayri safi iş hasılatı):
25 Milyon TL ’yi aşanlar 01/10/2020
25 Milyon ila 10 Milyon TL arasında olanlar 01/11/2020
10 Milyon TL ila 5 Milyon TL arasında olanlar 01/12/2020
2020 ve daha sonrasında işe başlayan ve belirtilen e-Belge uygulamalarına isteğe bağlı veya zorunlu olarak dahil olan mükellefler: 01/10/2020 tarihinden itibaren olmak üzere e-Belge uygulamalarına dahil oldukları tarihi izleyen 3’üncü ayın başından itibaren
e-Serbest Meslek Makbuzu Zorunluluk Başlangıç Tarihi
01/08/2020 tarihi itibarıyla faaliyetine devam etmekte olan ve e-Serbest Meslek Makbuzu uygulamasına isteğe bağlı veya zorunlu olarak dahil olanlar:

01/10/2020

01/08/2020 tarihinden sonra faaliyetine başlayan ve e-Serbest Meslek Makbuzu uygulamasına isteğe bağlı veya zorunlu olarak dahil olanlar e-Serbest Meslek Makbuzu uygulamasına dahil oldukları tarihten itibaren,

MADDE 7– Aynı Tebliğin “VIII-Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün mevcut onyedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bölüme aşağıdaki ikinci ve üçüncü fıkralar eklenmiştir.

“Başkanlık, kendilerine e-Belge uygulamalarına geçiş zorunluluğu getirilen mükelleflerin zorunluluklarının başlayacağı tarihe kadar e-Belge uygulamalarından yararlanma yöntemlerinden herhangi birini seçerek uygulamaya dahil olmamaları halinde, bu Tebliğin ¥.1.1. bölümünde belirtilen “e-Belge Portalleri Aracılığı ile Kullanım (GİB Portal Yöntemi) ”ne göre kullanıcı hesaplarını re ’sen tanımlamaya yetkilidir.”

“e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerin e-Fatura veya e-Arşiv Fatura olarak düzenledikleri faturalar ile bu Tebliğin IV.2.4.3. bölümünde yapılan açıklamalar uyarınca e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına kayıtlı olmayan ancak faturalarını Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden e-Arşiv Fatura olarak düzenleyen mükelleflerin düzenledikleri e-Arşiv Faturalar, 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca verilmesi gereken “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs) ”bildirimine 1/1/2021 tarihinden itibaren dahil edilmeyecek olup söz konusu faturalara ilişkin ilgili bildirim formunda yer alması gerekli bilgiler Başkanlık bilgi sistemleri tarafından otomatik olarak elektronik ortamda oluşturulacak ve mükelleflerin nihai onayına sunularak bildirim verme süresi içinde mükellefleri tarafından Başkanlık sistemleri üzerinden elektronik ortamda onaylanacaktır. e-Fatura veya e-Arşiv Fatura olarak düzenlenmeyen faturalar öteden beri olduğu gibi Form Bs bildirimine, mükellefler tarafından dahil edilerek Başkanlığa elektronik ortamda bildirimi gerçekleştirilecektir. ”

“e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerin e-Fatura veya e-Arşiv Fatura olarak aldıkları faturalar ile bu Tebliğin IV.2.4.3. bölümünde yapılan açıklamalar uyarınca e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına kayıtlı olmayan ancak faturalarını Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden e-Arşiv Fatura olarak düzenleyen mükelleflerden e-Arşiv Fatura olarak alan mükelleflerin aldıkları e-Arşiv Faturalar, 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca verilmesi gereken “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba) bildirimine 1/1/2021 tarihinden itibaren dahil edilmeyecek olup söz konusu faturalara ilişkin ilgili bildirim formunda yer alması gerekli bilgiler Başkanlık bilgi sistemleri tarafından otomatik olarak elektronik ortamda oluşturulacak ve mükelleflerin nihai onayına sunularak bildirim verme süresi içinde mükellefleri tarafından Başkanlık sistemleri üzerinden elektronik ortamda onaylanacaktır. e-Fatura veya e-Arşiv Fatura olarak alınmayan faturalar öteden beri olduğu gibi Form Ba bildirimine, mükellefler tarafından dahil edilerek Başkanlığa elektronik ortamda bildirimi gerçekleştirilecektir.”

MADDE 8 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 9 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

 

Devamı: Ba ve Bs Bildirimleri Otomatik Oluşturulacak Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Yeni Torba Kanun – Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Taslağı

Yeni Torba Kanun

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Taslağı

MADDE 1 – 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 16- 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen tespit 2020 yılı için 15 Temmuz 2020 tarihi esas alınarak gerçekleştirilir ve en geç 31 Temmuz 2020 tarihine kadar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına gönderilir. Aynı fıkranın (b) bendi uyarınca yapılacak tespit ise 15 Temmuz 2020 tarihi esas alınarak yapılır ve Eylül ayının ilk haftasında Resmi Gazetede yayımlanır. Bu süreleri 15 Mayıs 2021 tarihine kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

MADDE 2 – 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 10 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Salgın hastalıklar, deprem, doğal afet gibi olağanüstü hallerde ve acil durumlarda, bu maddenin uygulanmasına ilişkin gelir ölçütleri dikkate alınmadan bakım hizmetlerine ihtiyaç duyan yaşlılara bakım hizmeti verilebilir ve bakım ücreti ödemesi yapılabilir.”

MADDE 3 –  24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Salgın hastalıklar, deprem, doğal afet gibi olağanüstü hallerde ve acil durumlarda, bu maddenin uygulanmasına ilişkin gelir ölçütleri ve engellilik durumları dikkate alınmadan bakım hizmetlerine ihtiyaç duyanlara bakım hizmeti verilebilir ve bakım ücreti ve sosyal yardım ödemesi yapılabilir.”

MADDE 4 –  25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 24- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici onuncu maddesi çerçevesinde ücretsiz izne ayrılan işçilere ve 15/3/2020 tarihinden sonra işten çıkarılmış olup, Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden istifade edemeyen işçilere, 4857 sayılı İş Kanununun geçici 10 uncu maddesi çerçevesinde belirlenen fesih yasağı süresince Fondan her gün için 39,24 Türk Lirası nakdi ücret desteği verilir.

Birinci fıkra çerçevesinde ücretsiz izne ayrılarak ücret desteğinden yararlanan işçinin işveren tarafından fiilen çalıştırılmaya devam ettiğinin tespiti halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 nci maddesinde belirlenen idari para cezaları dört katı olarak uygulanır.

Bu madde kapsamında verilecek nakdi ücret desteğinden yararlanma süresini altı ay süreyle uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

MADDE 5 –  22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Geçici İstihdam Güvencesi

GEÇİCİ MADDE 10- Bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin iş sözleşmesi, COVİD-19 salgın hastalık neticesinde kamu yararının gerektirmesi nedeni ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci bendinde gösterilen sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.

Birinci fıkra çerçevesinde fesih yasağı uygulanan hallerde işveren işçiyi ücretsiz izne ayırabilir.

Bu madde kapsamında belirlenen fesih yasağı süresini altı aya kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

Haber Arası Reklam

MADDE 6 – 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Mücbir sebepler

Madde 8/A- Doğal afetler (yangın, deprem, su baskını vs.), ülkede genel veya kısmi seferberlik ilanı, genel veya kısmi grev, lokavt gibi kısmi hak kullanımından doğan imkânsızlıkların meydana gelmesi, bulaşıcı hastalık, salgın gibi olayların çıkması ve benzeri hâller gibi mücbir sebeplerin varlığı halinde;

Süre uzatımı verilmesi, sözleşmenin feshi gibi durumlar da dâhil olmak üzere, idare tarafından mücbir sebep halinin kabul edilebilmesi için bu durumun; müşteri veya müteahhitten kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, müşteri veya müteahhidin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde müşteri veya müteahhittin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve kusurunun olmadığını yetkili merciler tarafından belgelendirmesi zorunludur.”

MADDE 7- 2886 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Tarihi ve bedii değeri olanlar hariç, Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, kiraya verilmesi, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması ve irtifak hakkı tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi ve kullanma izni verilmesi işlemlerine ilişkin usul ve esaslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”

Birinci fıkra kapsamındaki işlerin ihaleleri elektronik ortamda da yapılabilir. Elektronik ortamda yapılacak ihalelere ilişkin usul ve esaslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 8- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Mücbir sebep hallerinde yapılacak işlemler

Ek Madde 7- Doğal afetler (yangın, deprem, su baskını vs.), ülkede genel veya kısmi seferberlik ilanı, genel veya kısmi grev, lokavt gibi kısmi hak kullanımından doğan imkânsızlıkların meydana gelmesi, bulaşıcı hastalık, salgın gibi olayların çıkması ve benzeri hâller gibi mücbir sebeplerin varlığı halinde; Hazine taşınmazlarına ilişkin olarak sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken bedeller ile ecrimisil bedellerinin mücbir sebep halinin devamı süresince alınmamasına, erteleme, indirim, taksitlendirme yapılmasına, bunlara ilişkin faiz alınmamasına veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz uygulanmasına ve diğer hususları belirlemeye Bakan yetkilidir.”

MADDE 9- 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Mücbir sebep hallerinde yapılacak işlemler

Ek Madde 4- (1) Doğal afet ve salgın hastalık gibi mücbir sebep hallerinde meclis, encümen veya ihtisas komisyonları toplantıları, bilişim ve teknik altyapısı yeterli olan belediyelerde gerekli tedbirler alınarak sesli, görüntülü ve anlık iletişim teknolojileri vasıtasıyla yapılabilir.  Birinci cümlede belirtilen usulle de yapılamayan toplantıları, mücbir sebebin ortadan kalkmasına kadar ertelemeye Çevre ve Şehircilik Bakanı yetkilidir. Ertelenen toplantılarda görüşülmesi gereken konular, bu erteleme kararlarının kaldırılmasından sonra yapılacak ilk toplantıda gündeme alınarak görüşülür. Bu fıkrada belirtilen olağanüstü durumlar nedeniyle seçimi yapılamayan belediye encümeni ve ihtisas komisyonlarının mevcut üyelerinin görev süreleri yenileri seçilene kadar devam eder. Bu fıkra hükümleri, belediyelerin bağlı idareleri için de uygulanır.

(2) Belediye, doğal afet ve salgın hastalık gibi toplu taşıma hizmetlerinin kesintisiz olarak sürdürülebilirliğine etki edecek olağanüstü durumların gerçekleşmesi halinde, kendisinden izin veya ruhsat almak ya da hat kiralamak suretiyle çalışan gerçek ve tüzel kişilere, olağanüstü durumlar ve alınan tedbirler nedeniyle toplu taşıma hizmetinin aksayan yönlerinin giderilmesi ve kesintisiz olarak yürütülebilmesiyle sınırlı olacak şekilde belediye meclisi kararıyla gelir desteği ödemesi yapabilir; belirlenen döneme tekabül eden borçlarını (ruhsat, izin, hat kirası vb.) faizsiz olarak erteleyebilir.

(3) Doğal afet ve salgın hastalık gibi durumların meydana geldiği hallerde Kanunun 20 nci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen toplantı ve birleşim sınırlamasına bağlı kalınmaksızın olağanüstü meclis toplantıları yapılabilir.

(4) Cumhurbaşkanı, doğal afet ve salgın hastalık gibi durumlarda belediye ve bağlı kuruluşlarının; gelir vergisi tevkifatı, tüm sosyal sigorta prim ödemelerini, elektrik enerjisi borçları ile su tüketimine bağlı alacaklarını gerektiği süreye kadar gecikme faizi veya zammı işletilmeksizin ertelemeye yetkilidir.

(5) Mücbir sebeplerin varlığı halinde, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin mülkiyetinde veya tasarrufunda olan taşınmazlara ilişkin olarak ilgili mevzuatınca yapılan satış, ecrimisil ve kiralamadan kaynaklanan bedellerin veya tutarların mücbir sebep süresince alınmamasına, erteleme, indirim, taksitlendirme yapılmasına, bunlara ilişkin faiz alınmamasına veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz uygulanmasına ve diğer hususları belirlemeye, yine bu süreler kadar sözleşme sürelerinin uzatılmasına bağlı kuruluşlarda yönetim kurulu kararı ile genel müdür, belediye ve birliklerde encümen kararı ile belediye veya birlik başkanı yetkilidir.

(6) Doğal afet ve salgın hastalık gibi mücbir sebep hallerinde belediye ve bağlı kuruluşları sağlık ve sosyal hizmete yönelik ihtiyaçlarını 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinde yer alan miktar sınırlamasına bağlı olmaksızın doğrudan temin yöntemi ile sağlayabilir.

(7) Doğal afet ve salgın hastalık gibi mücbir sebep hallerinde faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunamayan işletmelerin yıllık ilan ve reklam vergileri ile çevre temizlik vergilerinin, faaliyetleri durdurulan veya faaliyette bulunulamayan dönemlere isabet eden kısmı alınmaz.”

MADDE 10 – 2886 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Ek Madde 1- Bu kanun kapsamında yapılacak satış, kira, trampa ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi işlemlerinin ihaleleri elektronik ortamda yapılabilir. Elektronik ortamda yapılacak ihalelere ilişkin olarak; ihale dosyalarının hazırlanması ve verilmesi, ihalenin ilanı, katılıma ilişkin belgelerin sunulması, tekliflerin hazırlanması, sunulması ve değerlendirilmesi, ihalenin karara bağlanması ve onaylanması, kesinleşen ihale kararlarının bildirilmesi ve sözleşmenin imzalanması gibi ihale süreci ile ilgili tüm hususları düzenleyen usul ve esaslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığın çıkaracağı yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 11- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce;

a) 14/3/2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında alınmış mevcut üretim veya otoprodüktör önlisanslarını, lisanslarını ya da lisans başvurularını sonlandırmak isteyen tüzel kişilerin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içerisinde EPDK’ya başvurmaları hâlinde önlisansları, lisansları veya lisans başvuruları sonlandırılarak teminatları iade edilir.

b) Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu tarafından ilgili mevzuatı kapsamında Termik Santral Kurulum Şartlı Rodövans İhaleleri neticesinde yapılan ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Termik Santral kurulumu tamamlanmayan sözleşmeler ile 6446 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında özelleştirme ihaleleri neticesinde yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden yenilenebilir enerji kaynakları veya yerli kömüre dayalı elektrik üretim tesisi kurulması amacıyla yapılmış Devir Sözleşmeleri ve Elektrik Satış Anlaşmaları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içerisinde İdareye başvurulması halinde feshedilip tasfiye edilir. Bu durumunda fesihten kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımlar uygulanmaz. Bu madde kapsamında sözleşmesi feshedilenin teminatı iade edilir. Fesih ve tasfiye nedeniyle idareden herhangi bir hak talebinde bulunulamaz.  Bu kapsamda düzenlenecek fesihnamelerden damga vergisi alınmaz.

MADDE 12- 23/02/2017 tarihli ve 6824 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Geçici Madde 3-  (1) Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin (TEDAŞ) elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından (özelleştirme devir işlemleri sırasında TEDAŞ’a devredilmiş olan alacaklar), vadesi 01/02/2020 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla geldiği hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş ve bu Kanunun 2 nci maddesi ile Geçici 1 inci maddesi uyarınca yapılandırılmamış olanlar için 2021  yılının Eylül ayı sonuna kadar TEDAŞ’a iletilmek üzere dağıtım/perakende satış şirketlerine veya TEDAŞ’a yazılı başvuruda bulunulması halinde bu alacaklar bu Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yapılandırılır. Bu fıkra kapsamında yapılandırılan alacakların ilk taksiti 2021 yılının Ekim ayının son gününe kadar ödenmek üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda toplam üç eşit taksitte ödenir.

(2) Bu madde kapsamına giren alacaklarla ilgili olarak dava açılması ya da icra takibi yapılması hâlinde bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (i), (j), (k), (l) ve (m) bentleri gereğince işlem yapılır.

(3) Bu madde kapsamına giren tüm alacaklarla ilgili olarak, 01.02.2020 tarihinden itibaren 2023 yılı Ekim ayı son gününe kadar ilgili kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri işlemez.

(4) Bu madde kapsamına giren alacaklara karşılık bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların bu madde hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.

(5) Bu madde kapsamında belirlenen ödemelerin süresinde gerçekleştirilmemesi halinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. www.alomaliye.com

(6) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar TEDAŞ tarafından belirlenir.”

MADDE 13- 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yükseköğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanununun 16’ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 16- Öğrenim kredisi alan öğrencilerin borcu, öğrenim kredilerinin verildiği tarihten öğrenim süresi bitimine kadar geçen sürede veya herhangi bir sebeple kredisinin kesildiği tarihe kadar öğrenim kredisi olarak verilen miktarlara, Türkiye İstatistik Kurumu yurtiçi üretici fiyat endeksindeki artışlar uygulanarak hesaplanacak miktarın ilave edilmesi suretiyle tespit edilir.

Öğrenci, borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal eğitim süresinin bitiminden itibaren iki yıl sonra başlamak üzere, kredi aldığı sürede ve aylık dönemler halinde Gençlik ve Spor Bakanlığına ödemek zorundadır. Ancak bu süre Bakanlıkça bir yıl daha uzatılabilir. Ödeme askerlik dönemine rastlarsa Yİ-ÜFE uygulanmaksızın askerlik döneminin sonuna kadar ertelenir. Borçlunun ara vermeden lisans üstü eğitim yapması halinde borç, öğretim kurumunun normal eğitim süresi kadar endeks uygulanmak sureti ile ertelenir.

Borçlunun, Bakanlığa müracaatı esnasında; Sosyal Güvenlik Kurumu veya sosyal güvenlik kuruluşu niteliğindeki başka kuruluşlarla ilişkisinin bulunmaması halinde, borçlunun talebi üzerine borcunu ödemesi kredi alma süresinin bitiminden itibaren endeks uygulanmak sureti ile ve birer yıllık sürelerle Bakanlıkça uzatılır.

Katkı kredisi borcu ödemelerinde de aynı esaslar uygulanır.

Sağlık sebepleri dışında kendi isteği ile öğretim kurumunu bırakan veya herhangi bir sebeple öğretim kurumundan çıkarılan öğrenciler kredi borcunu, öğretim kurumu ile ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren iki yıl sonra başlamak üzere kredi aldığı kadar sürede ve aylık dönemler halinde Bakanlığa ödemek zorundadır. Ancak bu süre Kurumca Bakanlıkça bir yıl daha uzatılabilir.

Endeks uygulamasına, kredi borçlarının geri ödenmesine ve taksitlendirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemeye, öğrencilerin borçlarından birinci fıkraya göre hesaplanan endeks artışından ilave edilen miktarın % 50’sine kadar indirim yapmaya ve Cumhurbaşkanlığınca ilan edilen mücbir sebep hali kapsamında borca Yİ-ÜFE uygulamadan ertelemeye Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilidir.

*Alternatif 2: Bu fıkradaki mücbir sebep takdiri ve ilanı Bakanlıkça belirlenebilecek şekilde düzenlenebilir.

Öğrencinin tabi olacağı mükellefiyetler öğrencilerden alınacak taahhüt senedinde ayrıca belirtilir. Düzenlenen taahhüt senetlerinde krediyi alacak öğrencinin, öğrencinin reşit olmaması halinde ise öğrenci ile birlikte veli veya vasisinin borçlu sıfatıyla imzası yeterli olup ayrıca kefil aranmaz. Ancak yurtdışında öğrenim gören öğrencilerden kefil veya diğer teminatlar alınır.

Öğrencilere kredi verilmesi ve gerektiğinde kredinin kesilmesi ile ilgili hususlar yönetmeliklerle düzenlenir.

Maddi ve hukuki nedenlerle takibinde yarar bulunmayan ve yılları bütçe kanunlarında gösterilen miktarları aşmayan kredi borçları terkin edilir.”

MADDE 14- 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununun geçici 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2020” ibaresi “2024” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 15- 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanununda yer alan “TEFE” ibareleri “Yİ-ÜFE” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 16- 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan faaliyet konularına ilişkin bankalar ve müşteriler arasındaki ilişkiler, yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek diğer yöntemler yoluyla kurulacak sözleşmeler ile düzenlenir ve buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Bankalar ile bireysel müşterileri arasında akdedilecek sözleşmelerin şekil ve içeriğinde yer alması gereken asgarî hususlar ile tip sözleşmelerin uygulanacağı işlemler Kurulun uygun görüşü alınarak kuruluş birlikleri tarafından belirlenir.”

MADDE 17- 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kart  çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri  arasındaki  ilişkiler, bu Kanun ve ilgili  diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek diğer yöntemler yoluyla kurulacak sözleşmeler ile düzenlenir ve buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.”

MADDE 18- 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 38 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) Faktoring sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek diğer yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.”

MADDE 19- 6361 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3)Finansman sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek diğer yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.”

MADDE 20- 19/8/2016 tarihli ve 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasina Dair Kanunun 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde yer alan “haziran” ibaresi “Eylül” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 21- 6741 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(5) 3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, 6362 sayılı Kanun ile bu Kanun uyarınca yürürlüğe konulan ikincil mevzuat, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 18/5/1994 tarihli ve 527 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu,  2/4/1987 tarihli ve 3346 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi  Hakkında  Kanun, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale  Kanunu, 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu, 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu, 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın-İlân Kurumu Teşkiline Dair Kanun, 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun ile bunların ek ve değişikliklerine ilişkin hükümler ve Türkiye Varlık Fonu ve Şirket ile alt fonlar ve Şirket tarafından kurulan diğer şirketler hakkında uygulanmaz. Türkiye Varlık Fonu’nun, Şirket’in, alt Fonlar’ın ve Şirketin kurduğu şirketlerin, diğer şirketler üzerinde üçüncü kişilerle birlikte veya tek başlarına kontrolünü sağlayacak işlemlerinde, işlemlerin tarafları, onların doğrudan ve dolaylı ortakları, iştirakleri, bağlı ortaklıkları ile kontrol sağlanan şirketler de bu işlemlerle sınırlı olmak üzere 6362 sayılı kanun ile bu kanun kapsamında yürürlüğe konan ikincil mevzuattan muaftır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 195 ila 209. madde hükümleri Türkiye Varlık Fonu, Şirket ile alt fonlar ve Şirket tarafından kurulan diğer şirketlere, tek başlarına veya üçüncü kişilerle birlikte doğrudan ya da dolaylı olarak bunlar tarafından üzerinde hakimiyet tesis edilen şirketlere ve bu hakimiyetin tesisine ilişkin işlemlerle sınırlı olmak üzere bu işlemlerin taraflarına, onların doğrudan ya da dolaylı ortaklarına, iştiraklerine ve bağlı ortaklıklarına uygulanmaz. Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair ilgili mevzuat hükümleri Şirket tarafından istihdam edilecek personel hakkında uygulanmaz.”

MADDE 22- 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunun 19 uncu maddesinin ek birinci fıkrasına  “standart dışı malzemelerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere  “satış, hibe, mübadele ve” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 23- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin b fıkrasına  “gerektiren hallerle ilgili olan” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya doğal afetler, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik gibi mücbir sebep hallerinde ihtiyaç olan” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 24- 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununa aşağıdaki ek üçüncü madde eklenmiştir.

“Toplantı ve Bildirimlerin Ertelenmesi

EK MADDE 3- Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar, ağır ekonomik bunalım veya olağanüstü hal ilan edilmesi durumunda, bu Kanundan ve 4721 sayılı Medeni Kanundan kaynaklı bildirimlerin ve beyannamelerin veriliş sürelerinin ileri bir tarihe ertelenmesine, bu bildirimlerin ve beyannamelerin süresi içerisinde verilememesi sebebiyle karşılaşılacak idari yaptırımların uygulanmamasına İçişleri Bakanlığı tarafından karar verilebilir.

Birinci fıkrada yer alan şartların oluşması durumunda derneklerin genel kurullarının ertelenmesine yine Bakanlıkça karar verilebilir.”

MADDE 25- 25/04/2006 Tarihli ve 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Adres bildirimi, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde şahsen veya e-devlet kapısı üzerinden yapılır.”

MADDE 26  – 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İşletme belgesi bir işletmeye mahsus olmak üzere tüzel kişilere verilir. İşletme belgesi acenta unvanından bağımsız olarak başka bir tüzel kişiliğe devredilebilir. Devir edilen acentanın unvanı veya iltibasa yol açacak bir unvan on yıl içerisinde başka bir seyahat acentasına kullandırılmaz ve devir eden tüzel kişiliğe üç yıl içerisinde yeniden işletme belgesi verilmez.”

MADDE 27 – 1618 sayılı Kanunun 35 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Birliğin gerekçeli talebi ve Bakanlık tarafından uygun görülmesi halinde ilgili yıl için yıllık aidatın tahsili ertelenebilir, oranı azaltılabilir veya muafiyet sağlanabilir.”

MADDE 28- 5/1/1961 tarihli ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 29- 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 50 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde, başlığı ile birlikte eklenmiştir.

“IX – Öğretmenlerin izin ve tatilleri:

Madde 50/A– Öğretmenler, yaz tatili içinde aralıksız iki ay izinlidirler. Ancak, bu iki aylık izin sürelerine dokunulmadan kalan tatil zamanlarında yönetmeliğinde saptanacak meslekle ilgili çalışmalara katılmakla yükümlüdürler.

Rehberlik öğretmenleri tercih danışmanlığı, alan ve ders seçimi, öğrenci tanılama sürecine bağlı olarak yapılacak çalışmalarda ihtiyaç duyulması halinde izin ve tatil dönemlerinde de görevlendirilebilir. Bu durumda rehberlik öğretmenlerinin izinleri bir aydan az olamaz.

İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşuları gibi nedenlerle eğitim öğretim faaliyetinin iki haftadan fazla süreyle yapılamaması halinde uygulanacak telafi programlarının ders yılı içerisinde tamamlanamadığı durumlarda yaz tatilinde yapılacak eğitim öğretim faaliyetleri nedeniyle Bakanlıkça öğretmenlerin izinleri kısaltılabilir. Bu durumda öğretmenlerin izinleri bir aydan az olamaz.

Kendilerine ikinci görev olarak okul/kurum yöneticiliği verilenler ve yüz yüze eğitim yapılmayan eğitim kurumlarında görevli öğretmenler ile Bakanlık merkez teşkilatı ve il/ilçe milli eğitim müdürlüklerinde görevlendirilen öğretmen ve yöneticiler yıllık izinlerini 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 102 nci ve 103 ncü maddeleri hükümlerine göre kullanır. Okul müdürleriyle müdür yardımcıları tatil aylarında okul işlerini ayarlamak ve düzenlemek şartı ile, sıra ile izinlerini kullanırlar.”

MADDE 30- 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 ncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(13) Ülkede meydana gelen deprem, sel, doğal afet, salgın hastalık gibi mücbir sebep sayılabilecek hallerin ortaya çıkması durumunda, bu Kanun çerçevesinde Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinde yürütülen faaliyetlerin Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri dışında da yapılmasına Cumhurbaşkanı tarafından izin verilebilir. Bu süreçte Kanun çerçevesinde tanınan indirim, istisna, destek ve teşviklerin uygulanmasına devam edilir. Bakanlık uygulamaya ilişkin düzenleme yapmaya yetkilidir. Bu kapsamda teşvikten yararlanılması için Bakanlığın bilgilendirilmesi zorunludur.”

MADDE 31- 26/06/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu geçici 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere, aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 “Ülkede meydana gelen deprem, sel, doğal afet, salgın hastalık gibi mücbir sebep sayılabilecek hallerin ortaya çıkması durumunda, bu Kanun çerçevesinde bölge sınırları içinde yapılması zorunlu olan faaliyetlerin bölge dışında da yapılmasına Cumhurbaşkanı tarafından izin verilebilir. Bu süreçte Kanun çerçevesinde tanınan indirim, istisna, destek ve teşviklerin uygulanmasına devam edilir. Bakanlık uygulamaya ilişkin düzenleme yapmaya yetkilidir. Bu kapsamda teşvikten yararlanılması için Bakanlığın bilgilendirilmesi zorunludur.”

MADDE 32 –11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Mücbir sebeplerle genel kurul toplantılarının ertelenmesi

MADDE 10/G – (1) Bakanlık, deprem, salgın hastalık, savaş hali gibi önceden öngörülmesi imkânı bulunmayan mücbir sebeplerin ortaya çıkması halinde, genel kurul toplantılarını bu sebepler ortadan kalkıncaya kadar erteleyebilir. Erteleme süresince yapılacak uygulamalara ve sonrasında yapılacak genel kurullara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”

MADDE 33- 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununa aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 13- Turizm tesisi maksadıyla verilen izinler hariç olmak üzere 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince Devlet ormanlarında gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına verilen izinler ile Orman Genel Müdürlüğü tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu gereğince kiraya verilen mesire yerleri ve taşınmazlardan 1/4/2020 tarihi ve 30/6/2020 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken bedeller başvuru şartı aranmaksızın üç ay ertelenir ve bu alacaklar ertelenen süre sonuna kadar herhangi bir gecikme zammı veya faizi uygulanmadan tahsil edilir. İzinlerde ilk yıl bedellerine karşılık banka teminat mektubu alınarak yer teslimi yapılır.

GEÇİCİ MADDE 14- 2873 sayılı Millî Parklar Kanununa tabi yerlerde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılan kiralamalardan 1/4/2020 tarihi ve 30/6/2020 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken bedeller başvuru şartı aranmaksızın altı ay ertelenir ve bu alacaklar ertelenen süre sonuna kadar herhangi bir zam veya faiz uygulanmadan tahsil edilir.”

MADDE 34- 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45 inci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“İlgili Bakanlık, deprem, salgın hastalık, savaş hali gibi önceden öngörülmesi imkânı bulunmayan mücbir sebeplerin ortaya çıkması halinde, genel kurul toplantılarını bu sebepler ortadan kalkıncaya kadar erteleyebilir. Erteleme kapsamındaki uygulamalara ve sonrasında yapılacak genel kurullara ilişkin usul ve esaslar ilgili Bakanlıkça belirlenir.”

MADDE 35- 1/6/2000 tarihli ve 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Geçici Madde 8- Tarım satış kooperatifleri birliklerinin bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca yeniden yapılandırılan ve yılda bir taksit olmak üzere ödenen Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklı kredi borçlarının 2020 yılına ait borç taksit ödemesi, faizsiz olarak 2021 yılına ertelenmiş, 2021 yılı dahil daha sonraki yıllarda ödenecek taksit tutarları da faizsiz olarak birer yıl ertelenmiştir.”

MADDE 36- 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bakanlık gerekli hallerde lisansların geçerlilik süresini bir yıl uzatmaya yetkilidir.”

MADDE 37- 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak bu belgelerde yer alan bilgiler Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanı üzerinden de temin edilebilir.”

MADDE 38 5362 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan “onda” ibareleri “yirmide” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 39 5362 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “ve sicile her bir meslek için ayrı kayıt yapılması gereklidir” ibaresi madde metninden çıkarılmış, altıncı fıkrasının ilk cümlesi “Esnaf ve sanatkârların sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemler sicil gazetesinde ücretsiz ilan edilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 40 5362 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Esnaf ve sanatkârların sicile kayıt ve tescil harçlarının tutarı 492 sayılı Harçlar Kanununun Ticaret Sicili Harçları hükümlerine göre hesap edilecek harcın yüzde 25’idir. Alınan bu harcın red ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 50’si ilgili birliğe gelir kaydedilmek üzere aktarılır.”

MADDE 41- 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Ek Madde 1- Bu Kanun kapsamında el konulan, tabii afet, salgın hastalık ve benzeri olağanüstü durumlarla doğrudan ilgili eşyanın, delil olarak saklanmasına gerek bulunmaması halinde yeteri kadar numune alındıktan, bunun mümkün olmaması halinde her türlü ayırt edici özelliği tespit edildikten sonra, el koyan idare veya ilgili kamu kurumu tarafından soruşturma evresinde hâkim veya kovuşturma evresinde mahkemeden tahsisi talep edilebilir. Talep üzerine verilen kararlara karşı itiraz edilebilir. Mahkemece tahsisi uygun bulunan eşyanın soruşturma veya kovuşturma sonunda iadesine karar verildiği takdirde eşyanın rayiç değerinden varsa gümrük vergileri ve para cezaları ayrıldıktan sonra kalan tutar, tahsis yapılan kurum tarafından eşya sahibine ödenir. Gerekli ödenek, Hazine ve Maliye Bakanlığınca ilgili kurumlara aktarılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığınca çıkarılan Yönetmelik ile düzenlenir.”

MADDE 42- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) Her tacir kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırmak veya herhangi bir sicil müdürlüğünde yazılı beyanda bulunmak suretiyle ticaret sicili müdürlüğüne verir. Tacir, tüzel kişi ise unvanla birlikte onun adına imzaya yetkili kimselerin imzaları da ticaret sicili müdürlüğüne verilir. Ancak limited şirketin ticaret siciline tescilinde imzaya yetkili kişilerin imzaları, ticaret sicili müdürlüğüne verilir. Kamu kurum ve kuruluşlarınca veri tabanına kaydedilmek üzere imzası alınan kimselerin imzalarının, Ticaret Bakanlığı tarafından ilgili kurum ve kuruluştan elektronik ortamda alınarak ticaret sicili müdürlüğünce görüntülenebilmesine ve ticaret sicili dosyasında saklanabilmesine imkân sağlandığı hallerde imza beyanı alınmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.”

MADDE 43 6102 sayılı Kanunun 399 uncu maddesinin altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “dördüncü ayına” ibaresi “beşinci ayın sonuna” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 44- 6102 sayılı Kanunun 409 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “üç” ibaresi “beş” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 45- 6102 sayılı Kanunun 562 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“g) 409 uncu maddesi ile 617 nci maddesinde öngörülen sürelerde olağan genel kurulu toplantıya çağırmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile limited şirket müdürleri,”

MADDE 46- 6102 sayılı Kanunun 617 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “üç” ibaresi “beş” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 47 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 13 (1) Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu tüzel kişilerinin pay sahibi olduğu şirketler hariç olmak üzere; sermaye şirketlerinin, 31/12/2020 tarihine kadar dağıtabilecekleri nakit kâr payı tutarı 2019 yılı net dönem kârının yüzde yirmibeşini aşamaz, genel kurulca yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilemez.

(2) Genel kurulca 2019 yılı hesap dönemine ilişkin kâr payı dağıtımı kararı alınmış ancak henüz pay sahiplerine ödeme yapılmamışsa veya kısmi ödeme yapılmışsa, 2019 yılı net dönem kârının yüzde yirmibeşini aşan kısma ilişkin ödemeler birinci fıkrada belirtilen sürenin sonuna kadar ertelenir.”

MADDE 48- 14/1/2015 tarihli ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler arasındaki alım satım işlemlerinden kaynaklanan ödemelerin, sözleşmede öngörülen tarihte yapılması esastır. Ancak, et ve süt ürünleri ile üretim tarihinden itibaren otuz gün içinde bozulabilen hızlı tüketim mallarına ilişkin ödemelerin süresi, borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde, malın teslim tarihinden itibaren otuz günü geçemez.”

MADDE 49- 6585 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“b) 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere beş yüz bin Türk Lirasından fazla olmamak üzere süresinde ödenmeyen tutarın yüzde yirmi beşi oranında, 8 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket eden büyük mağaza ve zincir mağazalara, her bir mağaza ya da şubesindeki her bir ürün grubu için on bin Türk lirası,”

“ı) Ek 1 inci maddesine aykırı hareket edenlere on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına kadar,

i) Ek 2 nci maddesine aykırı hareket edenlere elli bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar,”

“(4) Bu maddede öngörülen idari para cezalarını uygulama yetkisi Bakanlığa aittir. Bu yetki merkez veya taşra birimlerine devredilebilir.”

MADDE 50- 6585 sayılı Kanuna aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.

“Fahiş fiyat

Ek Madde 1 – (1) Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından girdi maliyeti ve döviz kuru artışı gibi haklı bir gerekçe olmaksızın bir mal veya hizmetin satış fiyatında aşırı artış yapılamaz.

Stokçuluk

Ek Madde 2 – (1) Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından fiyat artışı beklentisi veya benzeri sebeplerle mal satışından kaçınılamaz; piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamaz.”

MADDE 51- 10/6/1946 tarihli ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 3 – Ticaret gemilerinin tahsis edildikleri işlere ve yapacakları yolculuklara göre tekne, makine, kazan, genel donanım, can kurtarma, yangından korunma ve yangın söndürme ve sair araç ve teferruatının haiz olmaları gereken durumları ve bu hususların denetimi yönetmelikle düzenlenir.”

 MADDE 52- 4922 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Geçici Madde 4 – Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen Covıd-19 salgını nedeniyle, ticaret gemilerine düzenlenen ve 11/3/2020 tarihinden itibaren süresi dolan denize elverişlilik belgelerinin süresi bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay uzatılmıştır. Bu süre salgının devam etmesi durumunda Bakanlıkça uzatılabilir.”

MADDE 53- 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.

“(s) Sosyal ağ sağlayıcı: Sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi verileri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri,”

MADDE 54-5651 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(5) Bu Kanun kapsamında uygulanan idari para cezaları, muhatabın yurt dışında bulunması halinde Kurum tarafından doğrudan doğruya muhataba veya Türkiye’de bulunan temsilcisine üçüncü fıkradaki usulle tebliğ edilebilir. Bu tebliğ, 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılan tebligat hükmündedir.”

MADDE 55- 5651 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.

“(6) Kurum yer sağlayıcıların bu kanun kapsamındaki yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğini denetleyebilir, denetlettirebilir. Kurum, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, mahallinde de inceleme ve denetim yapabilir ve/veya yaptırabilir. Mülki amirler, kolluk kuvvetleri ve diğer kamu kurumlarının amir ve memurları inceleme veya denetimle görevlendirilenlere her türlü kolaylığı göstermek ve yardımda bulunmakla yükümlüdürler. Kurumun ve denetimle görevlendirilenlerin denetime ilişkin yetkileri ile denetime tabi tutulanların yükümlülükleri bakımından 5809 sayılı kanunun 59 uncu maddesi hükümleri uygulanır.”

MADDE 56- 5651 5651 sayılı Kanuna ek 3 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

EK MADDE 4- (1) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirlemek ve bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilir bir şekilde internet sitesinde yer verir.

(2) Birinci fıkrada düzenlenen temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içerisinde temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için Kurum tarafından sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu kararın uygulanmasından itibaren otuz gün içerisinde söz konusu temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksanbeş oranında daraltılması için Kurum tarafından sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir.  Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi halinde karar kendiliğinden hükümsüz kalır.

(3) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, bu Kanunun 9 ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç 72 saat içinde cevap vermekle yükümlüdür.

(4) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve üçüncü fıkra kapsamındaki başvurulara ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren raporları üç aylık dönemlerle Kuruma bildirir.

(5) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırmakla yükümlüdür.

(6) Bu maddenin üçüncü fıkrasındaki yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar, dördüncü veya beşinci fıkrasındaki yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, bir milyon Türk lirasından beş milyon Türk lirasına kadar Başkan tarafından idari para cezası uygulanır.

(7) Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen 24 saat içinde içeriği çıkarmayan veya içeriğe erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur.

(8) Bu maddenin uygulanmasında sosyal ağ sağlayıcının yükümlülükleri, içerik veya yer sağlayıcısı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından düzenlenir.”

MADDE 57- 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ccc) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.

“(ççç) Şebekeler üstü hizmet: İnternet erişimine sahip abone ve kullanıcılara, işletmecilerden veya sağlanan internet hizmetinden bağımsız olarak bir yazılım vasıtası ile sunulan; sesli, yazılı, görsel iletişim kapsamındaki kamuya açık elektronik haberleşme hizmetleri veya yazılım platformu vasıtasıyla sunulan uygulama hizmetleri,”

MADDE 58 – 5809 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Kullanım haklarının ” ibaresi “Bildirimle yetkilendirme ve kullanım hakkı verilmesi yoluyla yetkilendirmelerde yetkilendirme” olarak değiştirilmiş, onbirinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

“ (12) Kurum, kamu yararı gereklerini göz önünde bulundurarak şebekeler üstü hizmet sunumuna ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaya, yetkilendirilmeksizin şebekeler üstü hizmet sunumunun engellenmesine ilişkin tedbirleri almaya, gerektiğinde işletmecilere Kurum düzenlemelerinde öngörülen tedbirlerin alınması için yükümlülük getirmeye yetkilidir.

(13) Kurum tarafından imtiyaz sözleşmesi veya sayısı sınırlandırılan kullanım hakkı yetki belgesi kapsamında yetkilendirilen şirketlerin kurduğu, çoğunluk hisselerine sahip olduğu veya doğrudan ya da dolaylı olarak hâkimiyeti ya da kontrolü altında bulundurduğu işletmecilerin elektronik haberleşme altyapılarına ilişkin olarak; işletmeci, sistemi oluşturan ve sistemin işleyişini etkileyen her türlü yazılımı, teçhizatı (kule, direk, boru, konteyner, kanal, enerji nakil hatları, anten vs. dahil), bu teçhizatın kurulu bulunduğu işletmecinin kullanımında olan taşınmazları ve bunlarla ilgili her türlü bilgi, belge ve benzeri varlıkları söz konusu şirketlerin imtiyaz sözleşmesi veya sayısı sınırlandırılan kullanım hakkı yetki belgesinin sona erdiği tarih itibarı ile Kuruma veya Kurumun göstereceği kuruluşa her türlü rehin, ipotek, haciz ve benzeri hukuki takyidattan ari, bedelsiz ve bütün fonksiyonları ile çalışır durumda devreder. İşletmeciler bu hükmün uygulanmasını imkansız kılacak şekilde hisse devri yapamaz. Kurum tarafından böyle bir hisse devrinin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi halinde işletmecinin tüm yetkilendirmeleri iptal edilir ve işletmecilerin bu  fıkra kapsamındaki tüm varlıkları, yetkilendirmenin iptal edildiği tarih itibarı ile Kuruma veya Kurumun göstereceği kuruluşa her türlü rehin, ipotek, haciz ve benzeri hukuki takyidattan ari, bedelsiz ve bütün fonksiyonları ile çalışır durumda devrolunur. ”

MADDE 59– 5809 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “imzalanırken” ibaresi “yapılırken” olarak değiştirilmiştir.

MADDE  60- 5809 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ilk cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer alan  “yazılı olarak” ibaresi “taleplerini” olarak değiştirilmiştir.

“İşletmeci tarafından imkân sağlanması ve tüketicinin de talep etmesi halinde; abonelik sözleşmeleri, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda yer alan Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartının doğrulanmış kabiliyetleri kullanılarak elektronik ortamda da yapılabilir.”

MADDE 61 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 62 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

GENEL GEREKÇE

COVID-19 salgınının önlenmesi ve etkilerinin azaltılması amacıyla ülkemizde ve dünya genelinde sosyal ve ekonomik hayata ilişkin birtakım tedbirler alınmaktadır.  Bu kapsamda, COVID-19 salgını nedeniyle müşterilerin şubelere gitmeksizin bankacılık hizmetlerine erişebilmesi ve bankalar ile uzaktan sözleşme ilişkinin kurulabilmesi büyük önem arz etmektedir.  Diğer taraftan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 11. Kalkınma Planında ve 2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı tedbirleri arasında (248.7 numaralı tedbir), finansal kuruluşların müşterileri ile yaptıkları işlemlerde fiziki belge ve ıslak imza kullanımının azaltılmasına yönelik düzenlemeler yapılması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu düzenleme değişiklikleri ile muhtelif aksaklıkların giderilmesi ve uzaktan iletişim yöntemleri de dahil olmak üzere günün teknolojisine uygun yöntemlerle sözleşme ilişkisinin kurulabilmesine imkan sağlanması amaçlanmaktadır.

4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi gereğince ticaret gemilerinin tekne, makine, kazan, genel donanım, can kurtarma, yangından korunma ve yangın söndürme ve sair araç ve teferruatının yönetmeliği yılda en az bir defa denetleneceği, yolcu gemilerinden başka ticaret gemilerinin sualtı denetlemelerinin ise iki yılda bir yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu denetimler neticesinde de ticaret gemilerine denize elverişlilik belgesi düzenlenmektedir. Ancak yaşanan gelişmeler doğrultusunda söz konusu gemilerin denetimi idare açısından da gemi sahipleri açısından da güç bir hale gelmiştir. Yapılan düzenlemeyle, söz konusu denetimlerin gerçekleştirilmemesi ve süresi dolan denize elverişlilik belgesine ilişkin gemi sahiplerinin başvuru yapmamaları amacıyla söz konusu denize elverişlilik belgelerinin süresinin maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay süreyle uzatılması amaçlanmaktadır. Ayrıca söz konusu ticaret gemilerine yapılacak denetlemelerin süresinin yönetmelikle belirlenmesi amacıyla da düzenleme yapılmıştır.

Islah amaçlı yetiştirici birlikleri ve merkez birliklerinin genel kurul toplantılarına ilişkin usul ve esasların yer aldığı 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunun 10/B maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde olağan toplantının dört yılda bir, mali toplantının iki yılda bir yapılması hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan 26/8/2016 tarihli ve 29813 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre birlikler genel kurul toplantısını dört yılda bir, mali toplantının ise iki yılda bir en geç Nisan ayının sonuna kadar yapılacağı ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise merkez birliklerinin en geç Ekim ayının sonuna kadar yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Ancak, deprem, salgın hastalık, savaş hali gibi önceden öngörülmesi imkânı bulunmayan mücbir sebepler ortaya çıktığında, birliklerin Nisan ayının, merkez birliklerinin ise Ekim ayının sonuna kadarlık süre içinde genel kurul toplantılarını yapamamaları ihtimali bulunmakta ve ayrıca bu zaman zarfında süresi sona eren yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin belirsizlikler ortaya çıkmaktadır. Kanuna eklenen maddeyle, bu belirsizliklerin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının, Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gönderilebilmesi ve gereğinin yerine getirilmesi ile kişiler tarafından 5651 sayılı Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması amacıyla ülkemizde temsilci bulundurması amaçlanmış ve Sosyal ağ sağlayıcıya düzenlenen madde kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir.

Şebekeler üstü hizmet veya OTT (Over The Top) olarak isimlendirilen uygulamalar yaygın olarak kullanılmakla birlikte, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkilendirilen şirketlerle, yetkilendirmeye tabi olmadan yurtdışından benzer hizmet sunan bu şirketler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi, halihazırda kullanım hakkı kapsamındaki yetkilendirmeler için süre belirlenmiş olmakla birlikte bildirim kapsamındaki yetkilendirmeler için herhangi bir süre belirlenmediği için buna ilişkin bir düzenleme yapılması,  sektörün dijitalleşmesi ile abonelik sözleşmelerinin yalnızca kâğıt ortamında değil tüketici hak ve menfaatlerine uygun olarak elektronik ortamda da kurulabilmesinin ve feshinin sağlanması amaçlanmıştır.

Madde Gerekçeleri İçin Tıklayınız

Devamı: Yeni Torba Kanun – Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Taslağı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ekonomiye İlişkin Düzenlemeler İçeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi

Koronavirüs (Covid-19) Ekonomik Tedbirler Kanunu

Ekonomiye İlişkin Düzenlemeler İçeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi

Açıklamalar:

Yeni tip koronavirüsün Türkiye’de görülmesi sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla düzenlemeler yapıldı. Buna göre, dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13 Mart 2020 tarihinden 30 Nisan 2020’ye kadar durduruldu.

Yine İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22 Mart 2020 tarihinden itibaren 30 Nisan 2020 tarihine kadar durduruldu.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacak. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacak. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilecek ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilecek.

Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri, Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler, Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler kapsam dışında olacak.

Haber Arası Reklam

İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamındaki icra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilen satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecek. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacak ve ilan için ücret alınmayacak. Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilecek ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilecek. Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam edecek. İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınacak.

Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dâhil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili başkanlar kurulu, ilk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hakimler ve Savcılar Kurulu, adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı belirleyecek.

Kabul edilen kanuna göre, afet yaşanılan yerlerde elektrik, doğal gaz tüketim bedelleri, tahakkuk, tahsilatlarının süresi ve kapsamı belirlenerek 1 yıla kadar ertelenmesi ile dağıtım, tedarik şirketlerinin söz konusu ertelemeden kaynaklanan anapara haricindeki tüketicilerden tahsil edilmeyen bedellere ilişkin finansman maliyetinin gecikme zammı tutarını geçmemek üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilecek.

Finansman maliyeti kapsamına girecek maliyet unsurları da dâhil olmak üzere bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek.

Türk Standartları Enstitüsü, belirli süreli, geçici nitelikte, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren işlerde yurt içinde ve yurt dışında iş akdiyle enstitü dışından inceleme elemanı çalıştırabilecek. Bunların günlük inceleme ücreti, asgari ücretin aylık brüt tutarının yüzde 25’ini aşmamak üzere Yönetim Kurulunca belirlenecek. Enstitü personelinin disiplin ile ilgili işlemlerini yürütmek üzere merkezde birer disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulu kurulacak.

Kimlik Bildirme Kanunu’nda değişiklikle şehir, kasaba ve köy sınırları içinde bulunan ve kanunda belirtilen yerler dışında kalan her çeşit ticaret ve sanat amacı güden iş yerlerinde çalışanlar, buralarda barındırılanlar, öğrenci yurtları ve benzeri yerlerde çalışanlar, bu yerlerde kalan öğrencilerin bildirimleri, sorumlu işleticilerce genel kolluk kuvvetlerine elektronik ortamda da yapılabilecek. Bu kapsamda elektronik ortamda yapılan bildirimler, genel kolluk tarafından köy ve mahalle muhtarlarıyla paylaşılacak.

Aylık bağlanan ve çalışmaya devam eden maluller ile harp malullerine, vazife malullüğü aylığı bağlanma tarihinden sonra geçen hizmetleri esas alınarak, en az 20 yıllık sigortalılık süresi ve 5 bin gün prim ödeme şartıyla talepleri halinde yaşlılık aylığı da bağlanacak.

Faaliyet izni almadan veya faaliyet izin belgesine aykırı olarak düzenleme kapsamındaki yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancaları imal eden fabrika veya imalathane kuranlar, işletenler, iş yerleri ya da ikametgahlarında bu silahları imal edenler ile bunu kanundaki esaslara aykırı olarak yapanlar, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 500 günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak.

Bu şekilde üretilen yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancaları satanlar, satışına aracılık edenler ile satış amaçlı taşıyanlar, nakledenler veya bulunduranlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden 500 güne kadar adli para cezası uygulanacak. Satıcılık belgesi olmadan satış yapanlar ile yivsiz tüfek satın alma belgesi olmayan kişiye satış yapan veya ihraç kayıtlı tüfeği yurt içine satanlara da bu cezalar verilecek.

Yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancalarının herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla ticari reklamı veya tanıtımı yapılamayacak; kullanılmasını özendiren, teşvik eden kampanyalar düzenlenemeyecek. Buna aykırı hareket edenlere Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre idari para cezaları mahalli mülki amir tarafından uygulanacak. İdari işleme konu ihlalin 1 yıl içinde tekrar edilmesi halinde idari para cezaları üç katına çıkarılacak.

Faaliyet izin belgesi sahiplerine ait kurumsal internet siteleri ve sosyal medya hesapları, fuarlara katılım için hazırladıkları materyaller ile avcılık ve atıcılık üzerine tematik yayın yapan televizyon kuruluşları ve süreli yayınlarda yapılan reklam veya tanıtım bu yasağın dışında tutulacak.

Turizmi Teşvik Kanunu’nda yapılan değişiklikle Kültür ve Turizm Bakanlığınca tahsisi iptal edilen taşınmazların üzerinde yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarına ilişkin terkin davalarında basit yargılama usulü uygulanacak.

Tahsisi iptal edilen ve irtifak hakları terkin edilen veya tahsis süreleri sona eren taşınmazlar üzerinde bulunan yapı, tesis ve müştemilatlar bedelsiz olarak Hazineye intikal edecek. Yatırımcı bunlar için herhangi bir hak ve bedel talep edemeyecek.

Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi ve tahsisi iptal edilen taşınmazların üzerinde yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarının terkin edilmesi işlemleri, bakanlığın onayıyla yapılacak.

Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleriyle, turizm merkezleri içinde imar planları ile turizme ayrılan yerlerdeki taşınmazların üzerinde yer alan, bakanlıktan belgeli turizm tesislerinin yüksek nitelikli ve çevreye duyarlı hale getirilmesi için bu tesislerin plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşullarıyla projelendirilmelerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetmelik çıkarabilecek.

Dernekler, 6 ay içinde üyeliği devam edenlerin adını, soyadını, doğum tarihini ve kimlik numarasını, merkezinin bulunduğu dernekler birimine bildirecek, bu bildirimi yerine getirmeyen dernek yöneticileri hakkında 500 lira idari para cezası uygulanacak.

Genel Kurulda kabul edilen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’ne göre, kamuda en az 5 yıl görev yapan müfettiş, denetçi ve kontrolörler arasından yazılı ve sözlü sınav sonucunda başarılı olanlar, Kültür ve Turizm Bakanı tarafından 31 Aralık 2020’ye kadar müfettiş veya başmüfettiş kadrolarına atanabilecek. Bu şekilde atananların sayısı 20’yi geçmeyecek.

Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesinin ismi, “İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi” olarak değiştirilecek.

Mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak, Maden Kanunu’ndaki mali yükümlülüklerin veya beyanların ertelenmesi ya da taksitlendirilmesine karar verilebilecek. Bu takdirde mali yükümlülüklere ilişkin zaman aşımı duracak ve hak düşürücü süreler erteleme süresinde işlemeyecek.

Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya belgelenmesi gerekecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilan etmeye ve bu sürede mali yükümlülüklerden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkili olacak.

“Tehlikeli” ve “çok tehlikeli” mesleklerde çalışanların alması gereken Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne ilişkin sınav ve belge ücretlerinin, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmasına yönelik uygulama 31 Aralık 2021’e kadar uzatılacak.

Esnaf Ahilik Sandığı uygulaması, 1 Ocak 2021’den sonra başlatılacak.

Türkiye’de ikamet etmeyen vatandaşlar ile çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişiler, döviz cinsinden Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) dâhil olabilecek.

Döviz cinsinden BES’e ödenen paylar için devlet katkısının yüzde 10’a kadar indirilmesinde Cumhurbaşkanı’na yetki verilecek.

Hazine ve Maliye Bakanının, kredi garanti kurumlarına nakit kaynak aktarma veya özel tertip Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ihraç etme yetkisi, 25 milyar liradan 50 milyar liraya yükselecek.

Bakan, nakit aktarımı veya ihraç edilecek özel tertip DİBS için müsteşarlık bütçesinin mevcut ya da yeni açılacak tertiplerine 50 milyar liraya kadar ödenek eklemeye yetkili olacak.

Dernekler Kanunu’nda değişikliğe gidilerek, derneklerin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeliklerine seçilenlerin yanı sıra üyelere de üyeliklerini bildirme zorunluluğu getirildi. Dernek üyelikleri kabul edilen ya da sona eren vatandaşların 45 gün içerisinde bildirimleri yapılacak.

Dernekler, 6 ay içinde üyeliği devam edenlerin adını, soyadını, doğum tarihini ve kimlik numarasını, merkezinin bulunduğu dernekler birimine bildirecek. Bu bildirimi yerine getirmeyen dernek yöneticileri hakkında 500 lira idari para cezası uygulanacak.

Dernekler Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’na göre derneklerle ilgili her türlü kayıt, iş ve işlemler elektronik ortamda yapılabilecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, bu alanların ve bağlantı kapasitelerinin yatırımcılara tahsisiyle yatırımların hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla kamu ve Hazine taşınmazları ile özel mülkiyete konu taşınmazlarda, kurum ve kuruluşların görüşü alınarak, yer seçimi yapmak suretiyle yenilenebilir enerji kaynak alanları oluşturacak.

Bu husus, tapu kütüğüne şerh edilecek. Şerh tarihinden itibaren 3 yıl içinde Kamulaştırma Kanunu’ndaki ilgili hükme göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle, “Hazine adına tescili isteği”nde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinecek.

Yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımını ve verimliliğini etkileyici imar planları düzenlenemeyecek. Belirlenen yenilenebilir enerji kaynak alanları, imar planlarına resen işlenmek üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca ilgili mercilere bildirilecek.

Elektrik enerjisi üretimine yönelik yenilenebilir enerji kaynak alanlarının ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınarak belirlenmesi, derecelendirilmesi, korunması, kullanılması, bu alanları kullanacak tüzel kişilerde aranacak koşulların belirlenmesi, TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketi tarafından bağlantı ve sistem kullanımı hakkında görüş verilmesi ve kapasite tahsisi yapılması, Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Aynı kapsamda yapılacak yarışma, yenilenebilir enerji kaynak alanı tahsisi, teminat alınması, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde teminatın irat kaydedilmesi, yerli malı kullanım şartlı aksamın özellikleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar da bu yönetmelikle belirlenecek.

Yenilenebilir enerji kaynak alanlarında kurulacak üretim tesisleri için Bakanlık tarafından Türk lirası olarak belirlenecek tavan fiyat üzerinden teklif edilecek en düşük fiyat, o yenilenebilir enerji kaynak alanı için yarışma şartlarında belirlenecek süre boyunca Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması kapsamında uygulanacak.

Yarışma sonucunda oluşacak fiyatın yarışma şartlarında belirlenecek süre içerisinde güncellenmesine ilişkin usul ve esaslar, yarışma şartnamesinde Bakanlıkça belirlenecek. Bu madde kapsamında kurulacak üretim tesisleri için önlisans ve lisans verme koşulları, iptali ve tadili ile ilgili hususlar EPDK tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Özel mülkiyete konu taşınmazların, yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak belirlenmesi halinde, bu alanlar üzerinde acele kamulaştırma yapılabilecek.

Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında belirlenen bölgelerin yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak da belirlenmesi halinde, bu alanların tahsis edileceği tüzel kişilerin belirlenmesi dışındaki diğer gerekli işlemler bu kanuna göre yürütülecek. Bu alanları kullanacak tüzel kişiler, bakanlık tarafından belirlenecek.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretiminin desteklenmesi amacıyla uygulanan tarifeler ile YEK Destekleme Mekanizması kapsamındaki diğer gelirlerin değerlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar EPDK tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Nüfus Hizmetleri Kanunu’ndaki “boşanma ve evliliğin iptali” ile ilgili hükümde de değişiklik yapıldı.

Buna göre, taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde, Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurması durumunda da yabancı ülke adli veya idari makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şartlarıyla nüfus kütüğüne tescil edilebilecek.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen geçici maddeyle, 2020 yılının tamamında, sektör ayrımı yapılmaksızın finansmanı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak şekilde, işverenlere, ödeyecekleri sigorta priminden mahsup edilerek günlük 2,50 lira, aylık 75 lira asgari ücret desteği sağlanacak.

Prime esas günlük kazanç tutarı, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 256 lira esas olarak alınacak.

Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2019 yılı ocak ila kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu madde hükümleri uygulanmayacak.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2020 yılı ocak ila aralık ayları/dönemi için eksik bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden İşsizlik Sigortası Fonu’nca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacak.

İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2020 yılı ocak ila aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hallerinde asgari ücret desteği sağlanmayacak.

Ancak kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı borçlarını tecil ve taksitlendiren işverenler, bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece asgari ücret desteğinden yararlandırılacak.

Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonu’nca karşılanacak tutardan az olması halinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılacak.

Linyit ve taş kömürü çıkarılan iş yerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için günlük kazanç 341 lira olarak ve 2020 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınacak.

Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’da değişiklik yapan kanuna göre, aklama suçunun araştırılması ve incelenmesi ile yükümlülük denetimi görevlerini yapacak denetim elemanları arasına Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında istihdam edilen Hazine ve Maliye uzmanları da dahil edildi.

Erişimin engellenmesi kararı verilecek katalog suçlara, Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yer alan fiiller de ekleniyor. Ayrıca kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ve bu kanunda yer alan suçlara ilişkin yayınlara erişim, içerik veya yer sağlayıcılarının yurt dışında ya da yurt içinde bulunmasına bakılmaksızın, resen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı tarafından engellenebilecek.

Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait olan, uzun süreli kiraya verilen taşınmazlara ilişkin ek teminat alınacak. Sözleşme süresi içerisinde 3 aylık kirasını ödemeyen kiracıların, verilecek 30 günlük süre içerisinde borcunun tamamını ödememesi durumunda taşınmazın tahliyesi mülki amirlikçe yapılacak.

Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait taşınmazların devam eden kiralamalarında birikmiş 3 aylık veya daha fazla kira borcu olanların, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içinde borcunu tamamen ödememesi halinde kira sözleşmeleri feshedilmiş sayılacak ve taşınmazlar mülki amirlikçe 15 gün içinde tahliye edilecek.

Tüketiciler, elektrik ihtiyaçlarını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı talep edebilecek ve bunlara yönelik olarak farklı tarifeler belirlenebilecek.

Yurt dışında doğup, yurt dışında ikamet eden ve süresiz ikamet iznine sahip olan Türk vatandaşları da çalışma şartı aranmadan dövizle askerlik uygulamasından yararlanabilecek.

BTK, afet ve acil durum hallerinde arama, kurtarma ve müdahale faaliyetleri kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) ve ilgili valiliğin, 112 acil çağrı merkezlerine yapılan çağrılar kapsamında arayan kişilere ulaşılması amacıyla arama zamanıyla sınırlı olmak üzere, 112 acil çağrı merkezlerinin veya ilgili valiliğin ihtiyaç duyduğu telefon abone ve konum bilgilerini gecikmeksizin karşılayacak.

Bu kapsamda ilgili bakanlık ile BTK’nin birlikte belirleyeceği usul ve esaslar dahilinde erişim sistemi kurulabilecek. Bu madde uyarınca elde edilen veriler, başka amaçlar için kullanılamayacak.

Yabancı para cinsinden yapılan katkı payı ödemelerinin yatırıldığı yabancı para cinsinden kurulan emeklilik yatırım fonlarından elde edilen irat tutarının tespitinde, kur farkı dikkate alınmayacak.

Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler 30 Nisan 2020’ye kadar durduruldu.

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’ne göre, Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun’da değişikliğe gidildi. Buna göre, anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 24 Mart 2020’den önce olup da kullandığı nakdi ve gayrinakdi kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının 31 Aralık 2020’ye kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından dikkate alınmayacak. Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların mevcut kredileri yeniden yapılandırması veya yeni kredi kullandırması, bu kuruluşlara hukuki ve cazai sorumluluk doğurmayacak.

Çek Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, 24 Mart 2020’ye kadar işlenen suçtan dolayı mahkum olanların cezalarının infazı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durdurulacak. Hükümlü, tahliye tarihinden itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birini alacaklıya ödeyecek. Kalan kısmını üç aylık sürenin bitiminden itibaren ikişer ay arayla 15 eşit taksitle ödemesi durumunda mahkemece, ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecek. İnfazın durdurulduğu tarihten itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda biri ödenmediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkeme hükmün infazının devamına karar verilecek. Hükümlü, taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemediği takdirde, ödemediği bu taksit sürenin sonuna bir taksit olarak eklenecek. Kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecek. Hükmün infazının durdurulması halinde ceza zamanaşımı işlemeyecek. İnfazı durdurulan kişi hakkında mahkemece Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre adli kontrol tedbirine karar verilebilecek. Verilecek kararlarda, hükmü veren icra ceza mahkemesi yetkili olacak. Mahkemece verilecek tüm kararlar alacaklıya tebliğ edilecek. Verilecek kararlara karşı itiraz kanun yoluna gidilebilecek. İtirazın incelenmesinde İcra ve İflas Kanunu’nca belirlenen itiraz usulü uygulanacak. Madde hükümleri, her bir suç için ancak bir kez uygulanabilecek.

Buna göre, Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda yapılan değişiklikle, kanunları uyarınca ilgili bakanlıklar tarafından üzerinde turizm tesisleri yapılmak üzere adlarına kamu arazisi tahsis edilen, Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden, irtifak hakkı tesis edilip edilmediğine veya kullanma izni verilip verilmediğine bakılmaksızın 1 Nisan 2020 tarihi ile 30 Haziran 2020 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni, yararlanma, ilave yararlanma bedelleri ve hasılat payları ile Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli turizm tesislerinin yatırımcıları ve işletmecilerinden bu faaliyetleri dolayısıyla Hazine taşınmazlarını izinsiz kullanımlarından dolayı aynı dönemde tahsil edilmesi gereken ecrimisillerin ödeme süreleri, başvuru şartı aranmaksızın altı ay ertelenecek. Bu alacaklar ertelenen süre sonuna kadar herhangi bir zam veya faiz uygulanmadan tahsil edilecek.

1 Mart 2020’den 30 Haziran 2020’ye kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi, kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacak. Söz konusu bu hüküm 1 Mart 2020’den itibaren uygulanacak.

İşsizlik Sigortası Kanunu’na ekleme yapılarak, 30 Haziran 2020’ye kadar geçerli olmak üzere, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanacak. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam edecek. Kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde, işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekecek. Başvurular, başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde sonuçlandırılacak. Bu konudaki başvuru tarihini, Cumhurbaşkanı 31 Aralık 2020’ye kadar uzatmaya yetkili olacak.

İşçilerin ücret kaybının ve işletmelerin işgücü kaybının en aza indirilmesi ile işletmelerin değişen şartlara ve olağanüstü durumlara uyum yeteneğinin artırılması amacıyla, telafi çalışması süresi iki aydan dört aya çıkarılacak. Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkili olacak.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılarak, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı’nda yapılan 1000 liralık bayram ikramiyesi ödeme tarihi, herhangi bir nedenle öne çekilmesine karar verilmesi halinde olası mağduriyetlerin giderilmesi için, “bayramın içinde bulunduğu ayda” olacak şekilde yeniden düzenlendi.

Ay içerisinde 10 gün ve üzeri çalışan; “kısmi süreli çalışanlar”, “puantaj usulü çalışanlar” ve “ev hizmetlerinde çalışanlar”ın eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini tamamlama zorunluluğu kaldırıldı. Ev hizmetlerinde çalışanların eksik günleri için sigortalının bakmakla yükümlüsü olduğunu düzenleyen hüküm işlevsiz olacağı için de kaldırıldı.

Genel sağlık sigortasından yararlanabilmek adına eksik sürelerini 30 güne tamamlamak için ay içerisinde 20 gün ve daha az çalışmaları gereken kişilerin süresi 8 güne indirildi. Ay içerisinde 20 günlük çalışma süresi 8 güne indirilen ve daha önce eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini kendileri ödemek zorunda olanlardan, ay içerisinde 9 günden 20 güne kadar çalışanların bu yükümlülüğü ortadan kaldırıldı. Bu sayede eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primleri kendilerince ödenen kısmi süreli çalışan sayısını azaltmak ve kısmi süreli çalışmayı teşvik ederek bu kapsamda istihdam edilen kişi sayısının artırılması amaçlandı. Ayrıca ev hizmetlerinde çalışan kişiler halihazırda ay içerisinde 10 günden fazla çalıştığı için bu kişilerin eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primi ödeme zorunlulukları kaldırıldı.

Yaşlılık, malullük, ölüm aylığı alan emeklilere ve hak sahiplerine dosya bazında 1000 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 1500 liraya yükseltildi.

Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu’na göre 1 Nisan 2020’de yürürlüğe girmesi öngörülen konaklama vergisinin yürürlük tarihi 1 Ocak 2021’e ertelendi.

İmar Kanunu’na göre aykırılığa konu alanın, üzerinde bulunduğu arsa veya arazinin metrekaresinin büyük olduğu hallerde verilen cezalar; eylem-ceza dengesine uygun olarak, arsa/arazi büyüklüğü yerine, aykırılığa konu yapının büyüklüğü esas alınacak. İmar mevzuatına aykırı yapı yapanın bir ay içerisinde aykırılığı gidermesi halinde verilen ilave ceza kaldırılacak, imar mevzuatına aykırı yapılar, ilgilisi tarafından yıkılacak.

İmar Kanunu’nun 42. maddesinde belirtilen “aykırılığa konu alanlar” için uygulanan idari para cezaları belirlenen usul uyarınca hesaplanan tutarlarda tahsil edilecek. Bu madddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen idari para cezalarına ilişkin yapılan ödemelerden, hesaplanan tutardan fazla tahsil edilmiş olanları 1 Haziran 2020’ye kadar ilgilisi tarafından talep edilmesi halinde talep tarihinden itibaren bir ay içinde iade edilecek.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, işveren sendikalarına üye işletmelerin değişen ekonomik şartlara ve zorlayıcı sebeplere bağlı durumlara, uyumlarına destek olunmacı amacıyla işçilerinin sigorta primlerinin işveren hissesi ödemesinde kullanılabilecek işveren sendikası dayanışma ve yardımlaşma fonu desteğinin azami sınırı yüzde 25’ten yüzde 35’e çıkarıldı.

Yeni tip koronavirüsün Türkiye’de görülmesi sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla düzenlemler yapıldı. Buna göre, dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13 Mart 2020 tarihinden 30 Nisan 2020’ye kadar durduruldu.

Yine İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22 Mart 2020 tarihinden itibaren 30 Nisan 2020 tarihine kadar durduruldu.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacak. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacak. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilecek ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilecek.

Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri, Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler kapsam dışında olacak.

İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamındaki icra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilen satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecek. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacak ve ilan için ücret alınmayacak. Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilecek ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilecek. Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam edecek. İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınacak.

Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dahil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili başkanlar kurulu, ilk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hakimler ve Savcılar Kurulu, adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı belirleyecek.

Kaynak: TBMM

Devamı: Ekonomiye İlişkin Düzenlemeler İçeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Ekonomiye İlişkin Düzenlemeler İçeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi

Koronavirüs (Covid-19) Ekonomik Tedbirler Kanunu

Ekonomiye İlişkin Düzenlemeler İçeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi

Açıklamalar:

Yeni tip koronavirüsün Türkiye’de görülmesi sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla düzenlemeler yapıldı. Buna göre, dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13 Mart 2020 tarihinden 30 Nisan 2020’ye kadar durduruldu.


Kanun Metni İçin Tıklayınız


Yine İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22 Mart 2020 tarihinden itibaren 30 Nisan 2020 tarihine kadar durduruldu.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacak. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacak. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilecek ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilecek.

Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri, Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler, Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler kapsam dışında olacak.

Haber Arası Reklam

İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamındaki icra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilen satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecek. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacak ve ilan için ücret alınmayacak. Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilecek ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilecek. Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam edecek. İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınacak.

Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dâhil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili başkanlar kurulu, ilk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hakimler ve Savcılar Kurulu, adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı belirleyecek.

Kabul edilen kanuna göre, afet yaşanılan yerlerde elektrik, doğal gaz tüketim bedelleri, tahakkuk, tahsilatlarının süresi ve kapsamı belirlenerek 1 yıla kadar ertelenmesi ile dağıtım, tedarik şirketlerinin söz konusu ertelemeden kaynaklanan anapara haricindeki tüketicilerden tahsil edilmeyen bedellere ilişkin finansman maliyetinin gecikme zammı tutarını geçmemek üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilecek.

Finansman maliyeti kapsamına girecek maliyet unsurları da dâhil olmak üzere bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek.

Türk Standartları Enstitüsü, belirli süreli, geçici nitelikte, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren işlerde yurt içinde ve yurt dışında iş akdiyle enstitü dışından inceleme elemanı çalıştırabilecek. Bunların günlük inceleme ücreti, asgari ücretin aylık brüt tutarının yüzde 25’ini aşmamak üzere Yönetim Kurulunca belirlenecek. Enstitü personelinin disiplin ile ilgili işlemlerini yürütmek üzere merkezde birer disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulu kurulacak.

Kimlik Bildirme Kanunu’nda değişiklikle şehir, kasaba ve köy sınırları içinde bulunan ve kanunda belirtilen yerler dışında kalan her çeşit ticaret ve sanat amacı güden iş yerlerinde çalışanlar, buralarda barındırılanlar, öğrenci yurtları ve benzeri yerlerde çalışanlar, bu yerlerde kalan öğrencilerin bildirimleri, sorumlu işleticilerce genel kolluk kuvvetlerine elektronik ortamda da yapılabilecek. Bu kapsamda elektronik ortamda yapılan bildirimler, genel kolluk tarafından köy ve mahalle muhtarlarıyla paylaşılacak.

Aylık bağlanan ve çalışmaya devam eden maluller ile harp malullerine, vazife malullüğü aylığı bağlanma tarihinden sonra geçen hizmetleri esas alınarak, en az 20 yıllık sigortalılık süresi ve 5 bin gün prim ödeme şartıyla talepleri halinde yaşlılık aylığı da bağlanacak.

Faaliyet izni almadan veya faaliyet izin belgesine aykırı olarak düzenleme kapsamındaki yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancaları imal eden fabrika veya imalathane kuranlar, işletenler, iş yerleri ya da ikametgahlarında bu silahları imal edenler ile bunu kanundaki esaslara aykırı olarak yapanlar, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 500 günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak.

Bu şekilde üretilen yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancaları satanlar, satışına aracılık edenler ile satış amaçlı taşıyanlar, nakledenler veya bulunduranlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden 500 güne kadar adli para cezası uygulanacak. Satıcılık belgesi olmadan satış yapanlar ile yivsiz tüfek satın alma belgesi olmayan kişiye satış yapan veya ihraç kayıtlı tüfeği yurt içine satanlara da bu cezalar verilecek.

Yivsiz tüfek, spor ve nişan tüfek ve tabancalarının herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla ticari reklamı veya tanıtımı yapılamayacak; kullanılmasını özendiren, teşvik eden kampanyalar düzenlenemeyecek. Buna aykırı hareket edenlere Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre idari para cezaları mahalli mülki amir tarafından uygulanacak. İdari işleme konu ihlalin 1 yıl içinde tekrar edilmesi halinde idari para cezaları üç katına çıkarılacak.

Faaliyet izin belgesi sahiplerine ait kurumsal internet siteleri ve sosyal medya hesapları, fuarlara katılım için hazırladıkları materyaller ile avcılık ve atıcılık üzerine tematik yayın yapan televizyon kuruluşları ve süreli yayınlarda yapılan reklam veya tanıtım bu yasağın dışında tutulacak.

Turizmi Teşvik Kanunu’nda yapılan değişiklikle Kültür ve Turizm Bakanlığınca tahsisi iptal edilen taşınmazların üzerinde yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarına ilişkin terkin davalarında basit yargılama usulü uygulanacak.

Tahsisi iptal edilen ve irtifak hakları terkin edilen veya tahsis süreleri sona eren taşınmazlar üzerinde bulunan yapı, tesis ve müştemilatlar bedelsiz olarak Hazineye intikal edecek. Yatırımcı bunlar için herhangi bir hak ve bedel talep edemeyecek.

Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi ve tahsisi iptal edilen taşınmazların üzerinde yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarının terkin edilmesi işlemleri, bakanlığın onayıyla yapılacak.

Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleriyle, turizm merkezleri içinde imar planları ile turizme ayrılan yerlerdeki taşınmazların üzerinde yer alan, bakanlıktan belgeli turizm tesislerinin yüksek nitelikli ve çevreye duyarlı hale getirilmesi için bu tesislerin plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşullarıyla projelendirilmelerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetmelik çıkarabilecek.

Dernekler, 6 ay içinde üyeliği devam edenlerin adını, soyadını, doğum tarihini ve kimlik numarasını, merkezinin bulunduğu dernekler birimine bildirecek, bu bildirimi yerine getirmeyen dernek yöneticileri hakkında 500 lira idari para cezası uygulanacak.

Genel Kurulda kabul edilen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’ne göre, kamuda en az 5 yıl görev yapan müfettiş, denetçi ve kontrolörler arasından yazılı ve sözlü sınav sonucunda başarılı olanlar, Kültür ve Turizm Bakanı tarafından 31 Aralık 2020’ye kadar müfettiş veya başmüfettiş kadrolarına atanabilecek. Bu şekilde atananların sayısı 20’yi geçmeyecek.

Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesinin ismi, “İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi” olarak değiştirilecek.

Mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak, Maden Kanunu’ndaki mali yükümlülüklerin veya beyanların ertelenmesi ya da taksitlendirilmesine karar verilebilecek. Bu takdirde mali yükümlülüklere ilişkin zaman aşımı duracak ve hak düşürücü süreler erteleme süresinde işlemeyecek.

Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya belgelenmesi gerekecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilan etmeye ve bu sürede mali yükümlülüklerden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkili olacak.

“Tehlikeli” ve “çok tehlikeli” mesleklerde çalışanların alması gereken Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne ilişkin sınav ve belge ücretlerinin, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmasına yönelik uygulama 31 Aralık 2021’e kadar uzatılacak.

Esnaf Ahilik Sandığı uygulaması, 1 Ocak 2021’den sonra başlatılacak.

Türkiye’de ikamet etmeyen vatandaşlar ile çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişiler, döviz cinsinden Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) dâhil olabilecek.

Döviz cinsinden BES’e ödenen paylar için devlet katkısının yüzde 10’a kadar indirilmesinde Cumhurbaşkanı’na yetki verilecek.

Hazine ve Maliye Bakanının, kredi garanti kurumlarına nakit kaynak aktarma veya özel tertip Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ihraç etme yetkisi, 25 milyar liradan 50 milyar liraya yükselecek.

Bakan, nakit aktarımı veya ihraç edilecek özel tertip DİBS için müsteşarlık bütçesinin mevcut ya da yeni açılacak tertiplerine 50 milyar liraya kadar ödenek eklemeye yetkili olacak.

Dernekler Kanunu’nda değişikliğe gidilerek, derneklerin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeliklerine seçilenlerin yanı sıra üyelere de üyeliklerini bildirme zorunluluğu getirildi. Dernek üyelikleri kabul edilen ya da sona eren vatandaşların 45 gün içerisinde bildirimleri yapılacak.

Dernekler, 6 ay içinde üyeliği devam edenlerin adını, soyadını, doğum tarihini ve kimlik numarasını, merkezinin bulunduğu dernekler birimine bildirecek. Bu bildirimi yerine getirmeyen dernek yöneticileri hakkında 500 lira idari para cezası uygulanacak.

Dernekler Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’na göre derneklerle ilgili her türlü kayıt, iş ve işlemler elektronik ortamda yapılabilecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, bu alanların ve bağlantı kapasitelerinin yatırımcılara tahsisiyle yatırımların hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla kamu ve Hazine taşınmazları ile özel mülkiyete konu taşınmazlarda, kurum ve kuruluşların görüşü alınarak, yer seçimi yapmak suretiyle yenilenebilir enerji kaynak alanları oluşturacak.

Bu husus, tapu kütüğüne şerh edilecek. Şerh tarihinden itibaren 3 yıl içinde Kamulaştırma Kanunu’ndaki ilgili hükme göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle, “Hazine adına tescili isteği”nde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinecek.

Yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımını ve verimliliğini etkileyici imar planları düzenlenemeyecek. Belirlenen yenilenebilir enerji kaynak alanları, imar planlarına resen işlenmek üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca ilgili mercilere bildirilecek.

Elektrik enerjisi üretimine yönelik yenilenebilir enerji kaynak alanlarının ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınarak belirlenmesi, derecelendirilmesi, korunması, kullanılması, bu alanları kullanacak tüzel kişilerde aranacak koşulların belirlenmesi, TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketi tarafından bağlantı ve sistem kullanımı hakkında görüş verilmesi ve kapasite tahsisi yapılması, Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Aynı kapsamda yapılacak yarışma, yenilenebilir enerji kaynak alanı tahsisi, teminat alınması, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde teminatın irat kaydedilmesi, yerli malı kullanım şartlı aksamın özellikleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar da bu yönetmelikle belirlenecek.

Yenilenebilir enerji kaynak alanlarında kurulacak üretim tesisleri için Bakanlık tarafından Türk lirası olarak belirlenecek tavan fiyat üzerinden teklif edilecek en düşük fiyat, o yenilenebilir enerji kaynak alanı için yarışma şartlarında belirlenecek süre boyunca Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması kapsamında uygulanacak.

Yarışma sonucunda oluşacak fiyatın yarışma şartlarında belirlenecek süre içerisinde güncellenmesine ilişkin usul ve esaslar, yarışma şartnamesinde Bakanlıkça belirlenecek. Bu madde kapsamında kurulacak üretim tesisleri için önlisans ve lisans verme koşulları, iptali ve tadili ile ilgili hususlar EPDK tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Özel mülkiyete konu taşınmazların, yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak belirlenmesi halinde, bu alanlar üzerinde acele kamulaştırma yapılabilecek.

Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında belirlenen bölgelerin yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak da belirlenmesi halinde, bu alanların tahsis edileceği tüzel kişilerin belirlenmesi dışındaki diğer gerekli işlemler bu kanuna göre yürütülecek. Bu alanları kullanacak tüzel kişiler, bakanlık tarafından belirlenecek.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretiminin desteklenmesi amacıyla uygulanan tarifeler ile YEK Destekleme Mekanizması kapsamındaki diğer gelirlerin değerlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar EPDK tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Nüfus Hizmetleri Kanunu’ndaki “boşanma ve evliliğin iptali” ile ilgili hükümde de değişiklik yapıldı.

Buna göre, taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde, Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurması durumunda da yabancı ülke adli veya idari makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şartlarıyla nüfus kütüğüne tescil edilebilecek.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen geçici maddeyle, 2020 yılının tamamında, sektör ayrımı yapılmaksızın finansmanı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak şekilde, işverenlere, ödeyecekleri sigorta priminden mahsup edilerek günlük 2,50 lira, aylık 75 lira asgari ücret desteği sağlanacak.

Prime esas günlük kazanç tutarı, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 256 lira esas olarak alınacak.

Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2019 yılı ocak ila kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu madde hükümleri uygulanmayacak.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2020 yılı ocak ila aralık ayları/dönemi için eksik bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden İşsizlik Sigortası Fonu’nca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacak.

İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2020 yılı ocak ila aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hallerinde asgari ücret desteği sağlanmayacak.

Ancak kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı borçlarını tecil ve taksitlendiren işverenler, bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece asgari ücret desteğinden yararlandırılacak.

Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonu’nca karşılanacak tutardan az olması halinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılacak.

Linyit ve taş kömürü çıkarılan iş yerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için günlük kazanç 341 lira olarak ve 2020 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınacak.

Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’da değişiklik yapan kanuna göre, aklama suçunun araştırılması ve incelenmesi ile yükümlülük denetimi görevlerini yapacak denetim elemanları arasına Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında istihdam edilen Hazine ve Maliye uzmanları da dahil edildi.

Erişimin engellenmesi kararı verilecek katalog suçlara, Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yer alan fiiller de ekleniyor. Ayrıca kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ve bu kanunda yer alan suçlara ilişkin yayınlara erişim, içerik veya yer sağlayıcılarının yurt dışında ya da yurt içinde bulunmasına bakılmaksızın, resen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı tarafından engellenebilecek.

Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait olan, uzun süreli kiraya verilen taşınmazlara ilişkin ek teminat alınacak. Sözleşme süresi içerisinde 3 aylık kirasını ödemeyen kiracıların, verilecek 30 günlük süre içerisinde borcunun tamamını ödememesi durumunda taşınmazın tahliyesi mülki amirlikçe yapılacak.

Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait taşınmazların devam eden kiralamalarında birikmiş 3 aylık veya daha fazla kira borcu olanların, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içinde borcunu tamamen ödememesi halinde kira sözleşmeleri feshedilmiş sayılacak ve taşınmazlar mülki amirlikçe 15 gün içinde tahliye edilecek.

Tüketiciler, elektrik ihtiyaçlarını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı talep edebilecek ve bunlara yönelik olarak farklı tarifeler belirlenebilecek.

Yurt dışında doğup, yurt dışında ikamet eden ve süresiz ikamet iznine sahip olan Türk vatandaşları da çalışma şartı aranmadan dövizle askerlik uygulamasından yararlanabilecek.

BTK, afet ve acil durum hallerinde arama, kurtarma ve müdahale faaliyetleri kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) ve ilgili valiliğin, 112 acil çağrı merkezlerine yapılan çağrılar kapsamında arayan kişilere ulaşılması amacıyla arama zamanıyla sınırlı olmak üzere, 112 acil çağrı merkezlerinin veya ilgili valiliğin ihtiyaç duyduğu telefon abone ve konum bilgilerini gecikmeksizin karşılayacak.

Bu kapsamda ilgili bakanlık ile BTK’nin birlikte belirleyeceği usul ve esaslar dahilinde erişim sistemi kurulabilecek. Bu madde uyarınca elde edilen veriler, başka amaçlar için kullanılamayacak.

Yabancı para cinsinden yapılan katkı payı ödemelerinin yatırıldığı yabancı para cinsinden kurulan emeklilik yatırım fonlarından elde edilen irat tutarının tespitinde, kur farkı dikkate alınmayacak.

Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler 30 Nisan 2020’ye kadar durduruldu.

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’ne göre, Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun’da değişikliğe gidildi. Buna göre, anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 24 Mart 2020’den önce olup da kullandığı nakdi ve gayrinakdi kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının 31 Aralık 2020’ye kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından dikkate alınmayacak. Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların mevcut kredileri yeniden yapılandırması veya yeni kredi kullandırması, bu kuruluşlara hukuki ve cazai sorumluluk doğurmayacak.

Çek Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, 24 Mart 2020’ye kadar işlenen suçtan dolayı mahkum olanların cezalarının infazı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durdurulacak. Hükümlü, tahliye tarihinden itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birini alacaklıya ödeyecek. Kalan kısmını üç aylık sürenin bitiminden itibaren ikişer ay arayla 15 eşit taksitle ödemesi durumunda mahkemece, ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecek. İnfazın durdurulduğu tarihten itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda biri ödenmediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkeme hükmün infazının devamına karar verilecek. Hükümlü, taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemediği takdirde, ödemediği bu taksit sürenin sonuna bir taksit olarak eklenecek. Kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecek. Hükmün infazının durdurulması halinde ceza zamanaşımı işlemeyecek. İnfazı durdurulan kişi hakkında mahkemece Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre adli kontrol tedbirine karar verilebilecek. Verilecek kararlarda, hükmü veren icra ceza mahkemesi yetkili olacak. Mahkemece verilecek tüm kararlar alacaklıya tebliğ edilecek. Verilecek kararlara karşı itiraz kanun yoluna gidilebilecek. İtirazın incelenmesinde İcra ve İflas Kanunu’nca belirlenen itiraz usulü uygulanacak. Madde hükümleri, her bir suç için ancak bir kez uygulanabilecek.

Buna göre, Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda yapılan değişiklikle, kanunları uyarınca ilgili bakanlıklar tarafından üzerinde turizm tesisleri yapılmak üzere adlarına kamu arazisi tahsis edilen, Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden, irtifak hakkı tesis edilip edilmediğine veya kullanma izni verilip verilmediğine bakılmaksızın 1 Nisan 2020 tarihi ile 30 Haziran 2020 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni, yararlanma, ilave yararlanma bedelleri ve hasılat payları ile Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli turizm tesislerinin yatırımcıları ve işletmecilerinden bu faaliyetleri dolayısıyla Hazine taşınmazlarını izinsiz kullanımlarından dolayı aynı dönemde tahsil edilmesi gereken ecrimisillerin ödeme süreleri, başvuru şartı aranmaksızın altı ay ertelenecek. Bu alacaklar ertelenen süre sonuna kadar herhangi bir zam veya faiz uygulanmadan tahsil edilecek.

1 Mart 2020’den 30 Haziran 2020’ye kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi, kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacak. Söz konusu bu hüküm 1 Mart 2020’den itibaren uygulanacak.

İşsizlik Sigortası Kanunu’na ekleme yapılarak, 30 Haziran 2020’ye kadar geçerli olmak üzere, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanacak. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam edecek. Kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde, işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekecek. Başvurular, başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde sonuçlandırılacak. Bu konudaki başvuru tarihini, Cumhurbaşkanı 31 Aralık 2020’ye kadar uzatmaya yetkili olacak.

İşçilerin ücret kaybının ve işletmelerin işgücü kaybının en aza indirilmesi ile işletmelerin değişen şartlara ve olağanüstü durumlara uyum yeteneğinin artırılması amacıyla, telafi çalışması süresi iki aydan dört aya çıkarılacak. Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkili olacak.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılarak, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı’nda yapılan 1000 liralık bayram ikramiyesi ödeme tarihi, herhangi bir nedenle öne çekilmesine karar verilmesi halinde olası mağduriyetlerin giderilmesi için, “bayramın içinde bulunduğu ayda” olacak şekilde yeniden düzenlendi.

Ay içerisinde 10 gün ve üzeri çalışan; “kısmi süreli çalışanlar”, “puantaj usulü çalışanlar” ve “ev hizmetlerinde çalışanlar”ın eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini tamamlama zorunluluğu kaldırıldı. Ev hizmetlerinde çalışanların eksik günleri için sigortalının bakmakla yükümlüsü olduğunu düzenleyen hüküm işlevsiz olacağı için de kaldırıldı.

Genel sağlık sigortasından yararlanabilmek adına eksik sürelerini 30 güne tamamlamak için ay içerisinde 20 gün ve daha az çalışmaları gereken kişilerin süresi 8 güne indirildi. Ay içerisinde 20 günlük çalışma süresi 8 güne indirilen ve daha önce eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini kendileri ödemek zorunda olanlardan, ay içerisinde 9 günden 20 güne kadar çalışanların bu yükümlülüğü ortadan kaldırıldı. Bu sayede eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primleri kendilerince ödenen kısmi süreli çalışan sayısını azaltmak ve kısmi süreli çalışmayı teşvik ederek bu kapsamda istihdam edilen kişi sayısının artırılması amaçlandı. Ayrıca ev hizmetlerinde çalışan kişiler halihazırda ay içerisinde 10 günden fazla çalıştığı için bu kişilerin eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primi ödeme zorunlulukları kaldırıldı.

Yaşlılık, malullük, ölüm aylığı alan emeklilere ve hak sahiplerine dosya bazında 1000 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 1500 liraya yükseltildi.

Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu’na göre 1 Nisan 2020’de yürürlüğe girmesi öngörülen konaklama vergisinin yürürlük tarihi 1 Ocak 2021’e ertelendi.

İmar Kanunu’na göre aykırılığa konu alanın, üzerinde bulunduğu arsa veya arazinin metrekaresinin büyük olduğu hallerde verilen cezalar; eylem-ceza dengesine uygun olarak, arsa/arazi büyüklüğü yerine, aykırılığa konu yapının büyüklüğü esas alınacak. İmar mevzuatına aykırı yapı yapanın bir ay içerisinde aykırılığı gidermesi halinde verilen ilave ceza kaldırılacak, imar mevzuatına aykırı yapılar, ilgilisi tarafından yıkılacak.

İmar Kanunu’nun 42. maddesinde belirtilen “aykırılığa konu alanlar” için uygulanan idari para cezaları belirlenen usul uyarınca hesaplanan tutarlarda tahsil edilecek. Bu madddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen idari para cezalarına ilişkin yapılan ödemelerden, hesaplanan tutardan fazla tahsil edilmiş olanları 1 Haziran 2020’ye kadar ilgilisi tarafından talep edilmesi halinde talep tarihinden itibaren bir ay içinde iade edilecek.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, işveren sendikalarına üye işletmelerin değişen ekonomik şartlara ve zorlayıcı sebeplere bağlı durumlara, uyumlarına destek olunmacı amacıyla işçilerinin sigorta primlerinin işveren hissesi ödemesinde kullanılabilecek işveren sendikası dayanışma ve yardımlaşma fonu desteğinin azami sınırı yüzde 25’ten yüzde 35’e çıkarıldı.

Yeni tip koronavirüsün Türkiye’de görülmesi sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla düzenlemler yapıldı. Buna göre, dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13 Mart 2020 tarihinden 30 Nisan 2020’ye kadar durduruldu.

Yine İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22 Mart 2020 tarihinden itibaren 30 Nisan 2020 tarihine kadar durduruldu.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacak. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacak. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilecek ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilecek.

Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri, Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler kapsam dışında olacak.

İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamındaki icra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilen satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecek. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacak ve ilan için ücret alınmayacak. Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilecek ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilecek. Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam edecek. İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınacak.

Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dahil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili başkanlar kurulu, ilk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hakimler ve Savcılar Kurulu, adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı belirleyecek.

Kaynak: TBMM

Devamı: Ekonomiye İlişkin Düzenlemeler İçeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.