• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveTÜRMOB Sirküler

Yangın ve Sel Felaketi Nedeniyle Ertelenen Sigorta Prim Borçları Azami 24 Aya Kadar Taksitlendirilebilir

ÖZET: 

⎯ Sigorta Primleri 30.11.2021 tarihine kadar ertelenen (Ödeme vadesi dolmuş mevcut prim borçları ile 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ait sigorta prim borçları) Antalya ili Akseki, Alanya, Gazipaşa, Gündoğmuş, Manavgat ve İbradı ilçeleri, Mersin ili Aydıncık ve Silifke ilçeleri, Osmaniye il merkezi ile Kadirli ilçesi, Muğla ili Bodrum, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Menteşe, Yatağan, Seydikemer ve Kavaklıdere ilçeleri, Adana ili Aladağ, İmamoğlu, Karaisalı ve Kozan ilçelerinde bulunan işyeri işverenlerinin,

⎯ Sigorta Primleri 31.01.2022 tarihine kadar ertelenen (Ödeme vadesi dolmuş mevcut prim borçları ile 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait prim borçları) Düzce ili Akçakoca ilçesinde, Rize ili Güneysu, Çayeli, Ardeşen, Fındıklı, Kalkandere ve Pazar ilçelerinde, Rize merkeze bağlı Muradiye ve Salarha beldeleri ile bu beldelere komşu köylerde, Artvin ili Arhavi ve Murgul ilçelerinde bulunan işyeri işverenlerinin,

⎯ Sigorta Primleri 31.01.2022 tarihine kadar ertelenen (Ödeme süresi dolmuş mevcut prim borçları ile 2021 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait prim borçları) Kastamonu İli Abana, Azdavay, Bozkurt, Çatalzeytin, Devrekani, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Şenpazar, Sinop İli Merkez, Ayancık, Türkeli, Gerze, Boyabat ve Erfelek ilçeleri ile Bartın İli Ulus ilçesinde bulunan işyeri işverenlerinin,

Ertelenen borçları için yangın felaketi olan yerler için 30.11.2021, sel felaketi olan yerler için 31.01.2022 tarihine kadar yazılı başvurmaları halinde teşvikli olarak, yangın felaketi olan yerler için 01.12.2021-28.02.2022 tarihleri arasında, sel felaketi olan yerler için 01.02.2022-30.04.2022 tarihleri arasında yazılı başvuruda bulunmaları halinde teşviksiz olarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında azami 24 aya kadar tecil faizi alınmaksızın taksitlendirilebilecektir.

ERTELENEN BORÇLARIN TECİL VE TAKSİTLENDİRİLMESİNİN USUL VE ESASLARI:

⎯ Yangın felaketi nedeniyle Antalya, Mersin ve Osmaniye illerindeki yerler için 28.07.2021, Adana ve Muğla illerindeki yerler için 29.07.2021 tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut prim borçları ile 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ait prim borçları, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde belirtilen gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaksızın 30.11.2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar ertelenmiş ve buna ilişkin 10.08.2021/160 sayılı sirkülerimiz yayımlanmıştır.

⎯ Sel felaketi nedeniyle Düzce ilindeki yerler için 06.07.2021, Rize ilindeki yerler için 14.07.2021, Artvin ilindeki yerler için 22.07.2021 tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut prim borçları ile 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait prim borçları, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde belirtilen gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaksızın 31.01.2022 tarihine kadar ( bu tarih dahil) ertelenmiş ve 04.08.2021/159 sayılı sirkülerimiz yayımlanmıştır.

⎯ Yine sel felaketi nedeniyle Kastamonu İli Abana, Azdavay, Bozkurt, Çatalzeytin, Devrekani, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Şenpazar ilçelerinde, Sinop İli Merkez, Ayancık, Türkeli, Gerze, Boyabat ve Erfelek ilçelerinde, Bartın İli Ulus ilçesinde 11.08.2021 tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut prim borçları ile 2021 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait prim borçları, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde belirtilen gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaksızın 31.01.2022 tarihine (bu tarih dahil) kadar ertelenmiş ve 23.08.2021/168 sayılı sirkülerimiz yayımlanmıştır.

⎯ Ertelenen prim borçları için yangın felaketi olan yerler için 30.11.2021, sel felaketi olan yerler için 31.01.2022 tarihine kadar yazılı başvurulması halinde teşvikli olarak, yangın felaketi olan yerler için 01.12.2021-28.02.2022 tarihleri arasında, sel felaketi olan yerler için 01.02.2022-30.04.2022 tarihleri arasında yazılı başvurulması halinde teşviksiz olarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında azami 24 aya kadar tecil faizi alınmaksızın taksitlendirilebilecektir.

⎯ Ertelenen borçların taksitlendirilmesi imkanından yararlanmak için 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılar (genel sağlık sigortalıları hariç) ile 4-1/a kapsamındaki sigortalı çalıştıran erteleme kapsamındaki işyeri işverenlerin 5510 sayılı Kanunun 91 inci maddesi kapsamında SGK tarafından ertelenen prim ve diğer borçları için her bir işyerinin bulunduğu SGK ünitesine ayrı ayrı yazılı olarak başvurması gerekmektedir.

⎯ Erteleme tarihlerinin bitiminden başvuru tarihine kadar geçen süre için 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine göre gecikme zammı hesaplanacaktır.

6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında yapılacak tecil ve taksitlendirme işlemlerinde borçlunun “çok zor durum” hali aranılmayacaktır.

⎯ Bu kapsamda yapılacak tecil ve taksitlendirme işlemlerinde ertelenen borçlar azami 24 aya kadar eşit taksitler halinde taksitlendirilebilecektir. Ancak, borçlu tarafından talep edilmesi halinde 24 aydan daha az süreli taksitlendirme işlemi yapılabilecektir.

⎯ Tecil ve taksitlendirme talebinde bulunulduğu tarih itibariyle erteleme kapsamına girmeyen borçların da bulunması ya da daha sonraki dönemlerde borcun oluşması durumunda; erteleme kapsamına girmeyen borçlar için cari usul ve esaslara göre ayrı bir tecil ve taksitlendirme işlemi yapılabilecektir.

Kaynak: TÜRMOB

Devamı: Yangın ve Sel Felaketi Nedeniyle Ertelenen Sigorta Prim Borçları Azami 24 Aya Kadar Taksitlendirilebilir Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Danıştay’ın Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliğinin Tarh Zamanaşımının Sona Ermesine Üç Aydan Az Zaman Kalması Halinde Uzlaşma Talebinde Bulunulamayacağı Düzenlemesine İlişkin İptal Kararı

Danıştay 4. Dairesi İptal Kararı E.2018/459

ÖZET: Danıştay 4. Dairesi, 30.09.2021 tarihli ve E.2018/459, K.2021/4770 sayılı kararında 31/10/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği’nin 9’uncu maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan “İncelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe uzlaşma talebinde bulunup bulunmadığı sorulmaz ve uzlaşma talebinde bulunmaya davet edilmez.” şeklindeki kısmının iptali talebiyle açılan davada ilgili cümleyi hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 11’inci maddesinin son fıkrasıyla verilen yetki kapsamında 31/10/2011 gün ve 28101 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği‘nin “Uzlaşma Talep Süresi” ne ilişkin açıklamalar yapılan 9’uncu maddesinin son fıkrasında, “incelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe uzlaşma talebinde bulunup bulunulmadığının sorulmayacağı ve tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunmaya davet edilmeyeceği” düzenlenmesi yer almaktadır.

Danıştay 4. Dairesi kararında VUK Ek 11’nci maddede düzenlenen tarhiyat öncesi uzlaşmada, sınırlama getirilmemiş usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da dahil verginin tarhı ve cezanın kesilmesinden önce uzlaşma yapılmasına olanak tanındığı gibi, uzlaşma süresine ilişkin bir sınırlama da öngörülmediğini, vergi incelemesine dayandırılan tarh edilecek vergi ve kesilecek cezalarda mükelleflerin verginin tarh edilmesi ya da cezanın kesilmesinden önce; incelemenin başladığı tarihten, inceleme ile ilgili son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar uzlaşma talebinde bulunmaları mümkün olduğunu, VUK Ek 11’inci maddesinin son fıkrasıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verilen yetki çerçevesinde çıkarılan, Kanun’da yer alan hükümleri açıklayan ve ayrıntıları düzenleyen Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği’nin iptali istenen 9’uncu maddesinin son fıkrasında ise tarhiyat öncesi uzlaşmada, tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az süre kalması halinde, mükelleflerin bu haktan yararlanmalarının engellenmesinin kanunda öngörülmeyen bir sınırlamanın tebliğle yapılması sonucunu doğuracağını, bu durumun kuvvetler ayrılığı ilkesine ters düştüğü gibi fonksiyon gaspına da yol açacağından ilgili düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşarak, 31/10/2011 gün ve 28101 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği’nin 9’uncu maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan “İncelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe uzlaşma talebinde bulunup bulunmadığı sorulmaz ve uzlaşma talebinde bulunmaya davet edilmez.

şeklindeki cümlesinin iptaline karar vermiştir.

Kaynak: TÜRMOB

Devamı: Danıştay’ın Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliğinin Tarh Zamanaşımının Sona Ermesine Üç Aydan Az Zaman Kalması Halinde Uzlaşma Talebinde Bulunulamayacağı Düzenlemesine İlişkin İptal Kararı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin MKK Bildirimi ve Kayıt Altına Alınması

Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin MKK Bildirimi ve Kayıt Altına Alınması

ÖNSÖZ

Mali Müşavirlik mesleği bilgi ve birikime dayanan bir meslektir. Bu yüzden TÜRMOB ve Odalarımızın eğitim temel önceliği oldu ve olmaya devam edecektir. Meslektaşlarımızın ihtiyaç duyacakları bilgiye en doğru ve en sağlıklı bir biçimde ulaşmaları için eğitim faaliyetleri, yayınlar gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızdan birisi de Mali Mevzuat Yorum Uygulama Sirküleridir.

Meslektaşlarımıza yardımcı olmak mali konularda aydınlatıcı bilgi aktarmak ve tartışmalı konulara dikkat çekmek amacıyla, Mesleki Mevzuatı İzleme Kurulu tarafından hazırlanan, Mali Mevzuat Yorum Uygulama Sirkülerinin on birincisini sizlerin istifadesine sunuyoruz. Mali Mevzuat Yorum Uygulama Sirkülerini hazırlayan Meslek Mevzuatı İzleme Kurulumuza teşekkür ederiz.

Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirimi Ve Kayıt Altına Alınması’nı konu alan bu Sirkülerimiz, uygulamacılara yardımcı olmak amacıyla konu açıklamaları, ilgili maddeler, kararlar, uygulamaya örnekleri değerlendirilerek hazırlanmıştır. Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirimi Ve Kayıt Altına Alınması Mali Mevzuat Yorum Uygulama Sirkülerimizin meslektaşlarımıza faydalı olmasını diliyoruz.

Emre KARTALOĞLU

TÜRMOB Genel Başkanı

GİRİŞ

31.12.2020 tarih ve 31351 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun hamiline yazılı pay senetlerinin düzenleyen maddelerinde değişiklikler yapılarak anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetlerinin ve sahiplerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu’na bildirilmesi zorunlu kılınıştır.

Ülkemizin makro ekonomik politikaları ve diğer gelişmeler sermayenin tabana yayılması isteğini doğurmuştur. Şirketlerin halka arz yoluyla sermaye yapılarını güçlendirme arzusu olmasına rağmen borsaya kota olmuş şirket sayısı yedi yüze yaklaşmıştır. Pandemi döneminde özellikle 2020 ve 2021 yoğun bir halka arz süreci yaşanmasına rağmen binli rakamlarla ifade edilecek sayılara ulaşmamıştır. Borsaya kote edilmemiş şirketlerin sermaye yapıları ve diğer parametrelerle kayıt altına alınma ve denetim parametreleri çok sık tartışılmıştır. Ekonomik yaşamın ihtiyacı ve küresel gelişmelerle birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Şubat.2011’de kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Yeni Türk Ticaret Kanunu bu istem üzerine kurulmuş ve bu doğrultuda hazırlanmış olmasına rağmen istenilen amaca ulaşılma çalışmaları ve tartışmalar devam etmektedir. Covid 19 salgını ile birlikte digitalleşmenin önemi artmış ve ekonomik yaşamda hızla etkinliği artarak devam etmiştir.

Ülkemizde yüzellibir bine yakın Anonim Şirket’den tamamını yakından ilgilendiren ve 7262 sayılı Kanunla getirilen yenilikler konusundaki Ticaret Bakanlığı Tebliği 06 Nisan 2021 Tarih ve 31446 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ düzenlemesine göre BİST’e kote edilmemiş Anonim Şirketlerin de hamiline yazılı payları itibariyle 31.12.2021’e kadar Merkezi Kayıt Kuruluşu’na bildirilmesi ve kayıt edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Kanun çerçevesinde 01.01.2022 tarihi itibariyle, hamiline yazılı pay senedi sahipleri, pay sahipliğinden doğan haklarını ancak pay sahipliğinin MKK’ya bildirilmiş olması kaydıyla şirkete karşı kullanabileceklerdir.

Bunun için hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin 31.12.2021 tarihine kadar ellerindeki senetlerle birlikte şirket yönetim kuruluna başvurmaları gerekmektedir. Burada pay sahibine yüklenen sorumluluk bu bildirimin yapılması ile sona ermektedir.

Pay sahibince yapılan bu başvuru üzerine şirketlerin yönetim kurullarının başvuru tarihinden itibaren 5 gün içerisinde gerekli kontrolleri de yaparak şirketin hamiline yazılı pay senetlerinin sahiplerini ile sahip oldukları paya ilişkin bilgileri MKK’ya bildirmeleri gerekmektedir.

6102 sayılı yasa kapsamında mevcut durumda TTK’nın ilgili maddesi (md.486) uyarınca, anonim şirket yönetim kurulları, pay bedellerinin tamamen ödenmesi tarihinden itibaren 3 ay içinde hamiline yazılı pay senedi basımına ilişkin karar alıp bu kararı tescil ve ilan ettirerek basılı hisse senetlerini ortaklara dağıtmaları gerekmektedir.

01.04.2021 tarihi itibariyle bu kapsamda bastırılacak olan hamiline yazılı pay senetlerinin, ortaklara teslim edilmeden önce, hamiline yazılı pay senedi sahipleri ile sahip oldukları paylara ilişkin bilgilerin MKK’ya bildirilmesi yükümlülüğü de getirilmiştir.

Tamamı İçin Tıklayınız

Kaynak: TÜRMOB

personel programı

Devamı: Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin MKK Bildirimi ve Kayıt Altına Alınması Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Hangi Durumlarda Ödenen Sigorta Primleri Geri Alınabilir?

Hangi Durumlarda Ödenen Sigorta Primleri Geri Alınabilir

ÖZET:

5510 sayılı Kanunun 4/1- (a), (b) ve (c) kapsamında sigortalılık statüsünden kaynaklanan çalışmalardan dolayı sigortalıların ve işverenlerinin ödedikleri sigorta primleri aşağıdaki durumların varlığı halinde geri alınabilir.

1) 5510 sayılı kanunun 4-1/ (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile 5510 sayılı Kanuna göre ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, 4/1 (a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri , primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilir. Kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primleri toptan ödeme yoluyla ödenmez ayrıca, sigortalının hizmet borçlanmaları da yaşlılık toptan ödemesine dahil edilmez.

2) 5510 sayılı kanunun 4-1/ (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile 5510 sayılı Kanuna göre ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla , 4/1 (a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına yine Kanunda belirtilen hisseler oranında paylaştırılarak toptan ödeme şeklinde verilir. Kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primleri toptan ödeme yoluyla ödenmez, ancak sigortalının sağlığında yapmış olduğu hizmet borçlanmaları hak sahiplerine ödenecek ölüm toptan ödemesine dahil edilir.

3) Sigortalıların aynı sigortalılık haline tâbi olacak şekilde birden fazla işte çalışması nedeniyle SGK’ya ödenen primler toplamı, bu sigortalılık hali için belirlenen prime esas kazanç üst sınırı üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan kısmın tamamı, sigortalının talebi üzerine en geç talep tarihini takip eden ay içinde hissesi oranında sigortalıya defaten geri ödenir. Geri verilen primler için ayrıca gecikme cezası ve gecikme zammı ile faiz ödenmez.

4) Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin SGK’ya yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.

SİGORTA PRİM İADE İŞLEMLERİ;

Özel veya kamu işverenleri çalıştırdıkları işçi veya memurlar için Kanunda belirtilen şartlarda ve oranlarda kendileri ve işçileri veya memurları adına prim yatırmakta ayrıca BAĞKUR kapsamındaki kişiler de kendi adlarına SGK’ya sigorta primi yatırmaktadır. Belirli şartların varlığı halinde ödenen bu sigorta primlerinin geri alınması mümkün olabilmektedir. Aşağıda bu durumlar açıklanmaktadır.

1 – Yaşlılık Toptan ödenmesi

5510 sayılı Kanun’un 31 inci maddesine göre yaşlılık toptan ödemesi, Kanun’un 4/1-(a), 4/1-(b) ve bu Kanuna göre ilk defa 4/1-(c) bentleri kapsamında sigortalı olanlardan,

⎯ Çalıştığı işten ayrılan, işyerini kapatan veya devreden,

⎯ 5510 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen yaş şartını (kadınlar için 58, erkekler için 60 yaş) doldurduğu halde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan, sigortalılara yapılacaktır.

Yaşlılık toptan ödemesi talebinde bulunan 4/1-(a) ve 4/1- (b) sigortalılarının 4/1-(a) sigortalılarının çalıştığı işten ayrıldıktan, 4/1-(b) sigortalılarının işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra kendisinin veya varsa vekilinin veyahut vasisinin ilgili üniteye veya 4/1-(c) sigortalılarının kendisinin veya varsa vekilinin veyahut vasisinin 236 Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı’na örneği SGK tarafından hazırlanan Gelir/Aylık/Ödenek Talep Belgesi ile başvurması yeterli olacaktır.

Yaşlılık toptan ödemesinin tutarı, Sigortalı;

⎯ 4/1-(a) ve 4/1-(c) kapsamında ise kendi adına bildirilen,

⎯ 4/1-(b) kapsamında ise kendisinin ödediği, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin (%20) her yıla ait tutarının;

5510 sayılı Kanunda açıklanan hesaplama yöntemleriyle toptan ödeme şeklinde verilecektir.

Kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primleri toptan ödeme yoluyla ödenmeyecek ayrıca, sigortalının hizmet borçlanmaları da yaşlılık toptan ödemesine dahil edilmeyecektir.

Toptan ödeme yapıldıktan sonra yeniden çalışmaya başlayan sigortalıların toptan ödeme tarihinden sonra geçen çalışmaları talepte bulunmaları halinde toptan ödeme şeklinde verilecektir.

2 – Ölüm Toptan Ödemesi

5510 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi gereğince, 4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılar ile Kanuna göre ilk defa 4/1-(c) kapsamında sigortalı olanlardan, ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla , 4/1 (a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, 5510 sayılı Kanun’da açıklanan hesaplama yöntemleriyle sigortalının hak sahipliği şartlarını taşıyan eşine, çocuklarına, ana ve babasına yine Kanunda belirtilen hisseler oranında verilecektir.

Ölüm toptan ödemesi yapılabilmesi için, eş, çocuk, ana ve babaya ölüm aylığı bağlanmasında aranan şartların mutlaka yerine getirilmiş olması gerekmekte olup, bu şartları taşımayan hiçbir hak sahibine toptan ödeme yapılmayacaktır.

Hak sahiplerine yapılacak toptan ödemenin toplamı sigortalıya yapılacak toptan ödeme tutarını geçemeyecek, bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin hisselerinden orantılı olarak indirim yapılacaktır.

Ölüm toptan ödemesi yapılabilmesi için, hak sahiplerinin örneği SGK tarafından hazırlanan Gelir/Aylık/Ödenek Talep Belgesi ile ilgili SGK ünitesine başvurmaları şarttır. Anılan belgeye malul çocuklar için sağlık kurulu raporu eklenecektir. Lise ve dengi öğrenime devam eden hak sahibi erkek çocukların Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunda kayıtlı öğrenci bilgilerine istinaden işlemleri ayrıca öğrenci belgesi istenmeksizin sonuçlandırılacaktır.

Kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primleri toptan ödeme yoluyla ödenmeyecek, ancak sigortalının sağlığında yapmış olduğu hizmet borçlanmaları hak sahiplerine ödenecek ölüm toptan ödemesine dahil edilecektir.

3 – Tavanı Aşan Primlerin İadesi

5510 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Sigortalıların bu Kanun’un 53 üncü maddesine göre belirlenen aynı sigortalılık haline tâbi olacak şekilde birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma ödenen primler toplamı, bu sigortalılık hali için belirlenen prime esas kazanç üst sınırı üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan kısmın tamamı, sigortalının talebi üzerine en geç talep tarihini takip eden ay içinde hissesi oranında sigortalıya defaten geri ödenir. Geri verilen primler için ayrıca gecikme cezası ve gecikme zammı ile faiz ödenmez.” hükmü yer almaktadır.

Bu doğrultuda sigortalıların SGK’ya bildirilecek sigorta primine esas kazanç tutarı, prime esas kazanç altı sınırının 7,5 katını aşmayacaktır. Söz konusu 7,5 kat sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçiler için günlük prime esas kazanç üst sınırı, günlük asgari ücretin 3 katı olarak uygulanacaktır.

e-Bildirgede sigortalıların gün ve kazançları bildirilirken prime esas kazanç üst sınırının üstünde bildirim yapılmasına izin verilmemektedir. Ancak gerek part-time çalışmaları nedeniyle, gerekse aynı sürelerde birden fazla işyerindeki çalışmaları nedeniyle, aynı ayda birden fazla işyerinde çalışan ve birden fazla işyerinden bildirilen sigortalıların prime esas kazançlarının toplamı prime esas kazanç üst sınırını (tavanı) zaman zaman aşabilmektedir.

Örnek: (A) sigortalısı 2021 yılı Ocak ayında (B) işyerinde 20 gün çalışmış ve 12.000,00 TL (C) işyerinde ise 30 gün çalışmış ve 20.000,00 TL ücrete hak kazanmıştır. Söz konusu sigortalının prim gün sayısı her ne kadar 50 olsa da 30 gün olarak kabul edilecek olup bu durumda sigortalının, ay içindeki 30 güne karşılık gelen toplam kazancı; 12.000,00 TL + 20.000,00 TL = 32.000,00 TL, 30 günlük üst sınırı (26.831,40 TL’yi) aşmış olacaktır. Sigortalının talebi halinde tavanı aşan kısmın iadesi yapılacaktır.

Tavanı aşan kazançların iadesi sırasında işveren hissesine ait primlerin iadesi söz konusu olmadığı gibi, sigortalı hissesine isabet eden tutarlar için kanuni faiz de ödenmeyecektir. Tavanı aşan kazançlarının iadesi hususunda talepte bulunmuş sigortalılara; tavanı aşan kazancının %14 oranındaki sigorta priminin (%9 MYÖ Primi ve %5 GSS Primi) ve %1 oranında işsizlik sigortası priminin iadesi yapılacaktır. Öte yandan Sosyal Güvenlik Destek Primi kapsamında çalışan sigortalıların tavanı aşan kazançlarının iadesi hususunda talepte bulunmuş olması halinde; tavanı aşan kazancının %7,5 oranındaki prim tutarı iade edilecektir.

4 – Yanlış ve Yersiz Alınan Primlerin İadesi

5510 sayılı Kanun’da ve ikincil mevzuatında yanlış ve yersiz alınan primler konusunda yeterli açıklama bulunmamaktadır. Uygulamada, prime tabi tutulmayacak ödemelerin prime tabi tutulması, yanlış belge türünden bildirim, muaf olunan sigorta prim türünden prim alınması, çakışan hizmet süreleri gibi durumlar yanlış ve yersiz alınan primler olarak adlandırılmaktadır.

5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu’nun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.” Düzenlemesi yer almaktadır.

Bu doğrultuda söz konusu primlerin ilgililere iade edilebilmesi için,

⎯ Primlerin tahsil edildiği tarihten talep tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçmemiş olması,

⎯ İşyerinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/ merkezine yazılı talepte bulunulması,

Yanlış veya yersiz olarak 1/10/2008 veya sonrasında tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında ödenecek kanuni faiz, primin Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanacaktır. Ayrıca, ödeme tarihi 1/10/2008 ve sonrası olan primlerin iadesi sırasında hem sigortalı hissesi için hem de işveren hissesi için kanuni faiz ödenecektir.

506 sayılı Kanunun mülga 84 üncü maddesi gereğince yanlış veya yersiz tahsil edilen primlerin iadesi sırasında, yalnızca işveren hissesine kanuni faiz ödeneceği öngörüldüğünden, 30/9/2008 veya öncesinde tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında,

⎯ Sigortalı hissesine, 1/10/2008 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için,

⎯ İşveren hissesine ise, primin Kurum’a yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için kanuni faiz ödenecektir.

5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi hükmü gereği sigortalılık statülerinde meydana gelen çakışma sonucu, çakışan hizmet süreleri iptal edilmesi gereken 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ödenen primlerin sigortalı ile işveren arasında kurulan hizmet akdi karşılığında zorunlu olarak ödenmekte olması nedeniyle işverenlerin SGK’ya ödemiş oldukları bu kapsamındaki çakışan hizmet sürelerine ilişkin primler ile sigortalı bildirimlerine dair belge türü değişikliği sonucu oluşan fark tutarlar yanlış veya yersiz tahsil edilen primler kapsamında kabul edilmemektedir. Bu nedenle bu kapsamdaki primler faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilmektedir.

SGK Genelgesi 2018/18 – Otomatik Tescil Edilen İnşaat İşyerlerinde Araştırma İşlemi

Devamı: Hangi Durumlarda Ödenen Sigorta Primleri Geri Alınabilir? Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

4691 ve 5746 Sayılı Kanunlar Kapsamında Bölge Dışında Geçirilebilecek Çalışma Süresi Oranları Artırıldı

4691 ve 5746 Sayılı Kanunlar Kapsamında Gelir Vergisi Stopaj Teşviki Uygulamasında Bölge ve Merkezler Dışında Geçirilebilecek Çalışma Süresi Oranı %20’den %50’ye Yükseltildi

ÖZET:

4625 sayılı CK ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ile Ar-Ge veya Tasarım Merkezlerinde Çalışan Personelin, 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun Geçici 2’nci Maddesinin Üçüncü Fıkrası ile 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü Maddesinin İkinci Fıkrasında Yer Alan ve Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine Konu Edilen Toplam Çalışma Sürelerine Uygulanmak Üzere Söz Konusu Bölge ve Merkezler Dışında Geçirdikleri Süreler Bakımından Yüzde Yirmi Olarak Belirlenen Oranın, 31/12/2022 Tarihine Kadar Yüzde Elli Olarak Uygulanmasına karar verilmiştir.

Bilindiği üzere 3 Şubat 2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7263 sayılı Kanun ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’da bazı değişiklikler yapılmış ve yapılan bu değişiklikler uyarınca;

⎯ 4691 sayılı Kanun kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgesinde çalışan AR-GE, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerine tanınan vergi istisnası kaldırılarak 31/12/2028 tarihine kadar, bölgede çalışan AR-GE, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi; verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edileceği hükme bağlanmış ve 4691 sayılı Kanunun kapsamında Bölgede yer alan işletmelerde gelir vergisi stopajı teşvikine konu edilen toplam çalışma sürelerinin yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla maddede belirtilen durumlar haricinde ilgili personelin Bölge dışında geçirdikleri süreler de gelir vergisi stopajı teşviki kapsamına alınarak yüzde yirmi olarak belirlenen bu oranın Cumhurbaşkanı tarafından yüzde elliye kadar artırılabilmesine imkana tanınmış;

⎯ 5746 sayılı Kanun kapsamında çalışan Ar-Ge, tasarım ve destek personellerine tanınan ücret istisnası kaldırılarak, Kanun kapsamında çalışan Ar-Ge ve destek personeli ile Kanun kapsamında sayılan kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen tasarım projelerinde ve tasarım merkezlerinde çalışan tasarım ve destek personelinin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretlerinin doktoralı olanlar ile desteklenecek program alanlarından birinde en az yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde doksan beşi, yüksek lisanslı olanlar ile desteklenecek program alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde doksanı ve diğerleri için yüzde sekseni, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle edileceği hükme bağlanmış ve ayrıca Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde gelir vergisi stopajı teşvikine konu edilen toplam çalışma sürelerinin yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla belirtilen durumlar haricinde ilgili personelin bu merkezler dışında geçirdikleri süreler de gelir vergisi stopajı teşviki kapsamına alınarak yüzde yirmi olarak belirlenen bu oranın Cumhurbaşkanı tarafından yüzde elliye kadar artırılabilmesine imkana tanınmıştı.

17 Ekim 2021 tarih ve 31631 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 4625 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ile Ar-Ge veya Tasarım Merkezlerinde Çalışan Personelin, 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun Geçici 2 nci Maddesinin Üçüncü Fıkrası ile 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü Maddesinin İkinci Fıkrasında Yer Alan ve Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine Konu Edilen Toplam Çalışma Sürelerine Uygulanmak Üzere Söz Konusu Bölge ve Merkezler Dışında Geçirdikleri Süreler Bakımından Yüzde Yirmi Olarak Belirlenen Oranın, 31/12/2022 Tarihine Kadar Yüzde Elli Olarak Uygulanmasına karar verilmiştir.

Kaynak: TÜRMOB

Devamı: 4691 ve 5746 Sayılı Kanunlar Kapsamında Bölge Dışında Geçirilebilecek Çalışma Süresi Oranları Artırıldı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Muhasebe Meslek Mensupları İçin Uluslararası Etik Kurallar

2020 Muhasebe Meslek Mensupları İçin Uluslararası Etik Kurallar

Muhasebe Meslek Mensupları İçin Uluslararası Etik Kurallar El Kitabı

Uluslararası Bağımsızlık Standartları Dahil

2020 Versiyonu

ÖNSÖZ

Muhasebe meslek mensupları, müşterilerine sunmuş oldukları hizmetlerle kamusal bir görevi yerine getirmektedirler. Hem işletmeler hem kamu için muhasebe meslek mensuplarının sunmuş oldukları hizmetler, ekonomik gelişmede, şeffaflığın sağlanmasında, finansal faaliyetlerin raporlanmasında önemli bir fonksiyona sahiptir.

İşletmeler ve kamu için vazgeçilmez öneme sahip olan muhasebe mesleğinin sunmuş olduğu hizmetlerin kaliteli ve güvenilir olması bu nedenle büyük önem arz etmektedir.

Etik Kurallar, mesleğin kamu yararı sorumluluğunun farkında olduğunu vurgulayarak muhasebe meslek mensupları için temel etik ilkeleri oluşturmaktadır. Bu temel ilkeler, dürüstlük, tarafsızlık, mesleki yeterlilik ve özen, sır saklama ile mesleğe uygun davranıştır.

Dünya düzeyinde muhasebe meslek mensupları için Etik Kurallar IFAC’ın bağımsız standart yapıcı kurulu olan Muhasebe Meslek Mensupları İçin Uluslararası Etik Standartları Kurulu (IESBA) tarafından yayınlanmaktadır. IES-BA muhasebe meslek mensupları için uluslararası ölçekte uygun Uluslararası Etik Kuralları (Uluslararası Bağımsızlık Standartları dahil) geliştiren standart yapıcı bir kuruldur. IESBA, muhasebe meslek mensupları için yüksek kaliteli etik standartlar hazırlayarak yayınlamaktadır.

Uluslararası düzeyde etkin meslek örgütlerinden biri olan TÜRMOB, etik alanında yapılan uluslararası düzenlemeleri izleyerek, IESBA tarafından yayınlanan “Uluslararası Muhasebe Meslek Mensupları İçin Etik Kuralların tercümesini yayınlamaktadır.

TURMOB, IESBA Etik Kuralların 2010, 2013, 2014 ve 2015 yıllarının baskılarını yayınlamıştır. Elinizdeki IESBA Etik Kurallar 2021 yılında yapılan değişiklikleri içeren son versiyonunun çevirisi “Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) Tarafından Yayınlanan Standartların Çevrilmesi ve Çoğaltılması Politikası’na” göre gerçekleştirilmiştir.

Bu kitapta yer alan Etik Kurallar 15 Haziran 2021 tarihi itibariyle uygulamaya girmiştir. Kitabın yararlı olmasını diliyorum.

Emre KARTALOĞLU

TÜRMOB Genel Başkanı

Muhasebe Meslek Mensupları İçin Uluslararası Etik Kurallar El Kitabı İçin Tıklayınız

Kaynak: TÜRMOB

Devamı: Muhasebe Meslek Mensupları İçin Uluslararası Etik Kurallar Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

KDV İade Taleplerinin Sonuçlandırılmasında 2 No.lu KDV Beyannamesi ile Beyan Edilen KDV’nin Ödenmiş Olması Gerektiğine İlişkin Değişikliğinin Yürütmesinin Durdurulmasına Karar Verildi

ÖZET:

İade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması gerektiğine ilişkin Tebliğ değişikliğinin yürütmesinin durdurulmasına karar verildi.

16 Şubat 2021 Tarihli ve 31397 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 35)’de; kısmi tevkifat uygulamalarına ilişkin oran ve kapsam konularında bazı değişiklikler yapılmış ve iade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı aranmazken yapılan düzenleme ile bu durum zorunlu hale getirilmişti.

Danıştay 4. Dairesi E.2021/2647 sayılı 09.09.2021 tarihli kararında söz konusu değişiklik düzenlemesinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.

Yürütmenin durdurulması kararı uyarınca, iade taleplerinin sonuçlandırılmasında 35 Sıra No.lu Tebliğ değişikliğinden önceki düzenleme hükümleri uygulanacak olup; alıcı tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan ve tahakkuk edilen KDV’nin ödenmiş olması şartı aranmayacaktır. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütmeyi durdurma kararına Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nda itiraz edilebileceğinden, Danıştay VDDK tarafından itirazın reddedilmesi durumunda Danıştay 4. Dairesi’nce söz konusu Genel Tebliğ değişikliğinin iptali talebine ilişkin karar verilinceye kadar Genel Tebliğ’deki yeni değişiklikler yürürlükte olmayacaktır.

Danıştay 4. Dairesinin E: 2021/2647 Sayılı Kararı İçin Tıklayınız

Kaynak: TÜRMOB

personel programı

 

 

Devamı: KDV İade Taleplerinin Sonuçlandırılmasında 2 No.lu KDV Beyannamesi ile Beyan Edilen KDV’nin Ödenmiş Olması Gerektiğine İlişkin Değişikliğinin Yürütmesinin Durdurulmasına Karar Verildi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Meslek Mensuplarının KDV Tevkifatı Karşısındaki Durumu

Meslek Mensuplarının KDV Tevkifatı Karşısındaki Durumu

ÖNSÖZ

Mali Müşavirlik mesleği bilgi ve birikime dayanan bir meslektir. Bu yüzden TÜRMOB ve Odalarımızın eğitim temel önceliği oldu ve olmaya devam edecektir. Meslektaşlarımızın ihtiyaç duyacakları bilgiye en doğru ve en sağlıklı bir biçimde ulaşmaları için eğitim faaliyetleri, yayınlar gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızdan birisi de Mali Mevzuat Yorum Uygulama Sirküleridir.

Meslektaşlarımıza yardımcı olmak amacıyla mali konularda aydınlatıcı bilgi aktarmak ve tartışmalı konulara dikkat çekmek amacıyla, Mesleki Mevzuatı İzleme Kurulu tarafından hazırlanan, Mali Mevzuat Yorum Uygulama Sirkülerinin onuncusunu sizlerin istifadesine sunuyoruz. Mali Mevzuat Yorum Uygulama Sirkülerini hazırlayan Meslek Mevzuatı İzleme Kurulumuza teşekkür ederiz.

Meslek Mensuplarının KDV Tevkifatı Karşısındaki Durumu’nu konu alan bu Sirkülerimiz, uygulamacılara yardımcı olmak amacıyla konu açıklamaları, ilgili maddeler, kararlar, uygulamaya örnekleri değerlendirilerek hazırlanmıştır. Meslek Mensuplarının KDV Tevkifatı Karşısındaki Durumu Mali Mevzuat Yorum Uygulama Sirkülerimizin meslektaşlarımıza faydalı olmasını diliyoruz.

Emre KARTALOĞLU

TÜRMOB Genel Başkanı

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ

1- GİRİŞ

2. VERGİ SORUMLUSU KAVRAMINA BAKIŞ

3. KDV’de TEVKİFAT UYGULAMASI

4. TEBLİĞDE YER ALAN TEVKİFATA İLİŞKİN HUSUSLAR

4.1 Tevkifat uygulamasında sınır

4.2 Kısmi tevkifat uygulamasında belirlenmiş alıcılar

4.3 Kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler

4.3.1 Diğer hizmetler

5. GELİR İDARESİ TARAFINDAN VERİLEN ÖZELGELERE BAKIŞ

6. 3568 SAYILI KANUNA TABİ MESLEK MENSUPLARININ HİZMETLERİ KARŞILIĞI ALDIKLARI BEDELLER ÜZERİNDEN KISMİ TEVKİFAT YAPILMASI

7. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Meslek Mensuplarının KDV Tevkifatı Karşısındaki Durumu Tıklayınız

personel programı

Devamı: Meslek Mensuplarının KDV Tevkifatı Karşısındaki Durumu Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Mücbir Sebep Hali İlan Edilen Yerlerde Borçların 7256 ve/veya 7326 Sayılı Kanunlar Kapsamında Yapılandıran Mükelleflerin Taksit Ödeme Süreleri

Mücbir Sebep Hali İlan Edilen Yerlerde Borçların Taksit Ödeme Süreleri

ÖZET:

27/08/2021 tarihli 31581 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4419 Cumhurbaşkanı kararı ile mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde borçlarını 7256 ve 7326 sayılı kanunlar kapsamında yapılandıran mükelleflerin Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine gerçekleştirilecekleri ödemelerde, ödeme planlarındaki bazı taksit ödeme süreleri yeniden belirlendi.

27/08/2021 tarihli 31581 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4419 Cumhurbaşkanı kararı ile mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde borçlarını 7256 ve 7326 sayılı kanunlar kapsamında yapılandıran mükelleflerin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Ticaret Bakanlığı’na, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine gerçekleştirilecekleri ödemelerde, ödeme planlarındaki bazı taksit ödeme süreleri yeniden belirlenmiştir.

Aşağıdaki tablolarda bu süreler ayrıntılı olarak belirlenmiştir.

MÜCBİR SEBEP KAPSAMINDA ERTELENEN TAKSİT ÖDEME SÜRELERİ

1-) Düzce ili Akçakoca, Rize ili Güneysu, Çayeli, Ardeşen, Fındıklı, Kalkandere ve Pazar ile Merkeze bağlı Muradiye ve Salarha beldeleri, Artvin ili Arhavi ve Murgul ilçeleri

7256 Sayılı Kanun 7326 Sayılı Kanun
Taksit Normal Süre Uzatılan Süre Taksit Normal Süre Uzatılan Süre
4. Taksit 02/08/2021 31/01/2022 1. Taksit 30/09/2021 31/01/2022
5. Taksit 30/09/2021 31/03/2022 2. Taksit 30/11/2021 31/03/2022
6. Taksit 30/11/2021 31/05/2022

2-) Kastamonu ili Abana, Azdavay, Bozkurt, Çatalzeytin, Devrekani, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Şenpazar, Sinop ili Merkez, Ayancık, Türkeli, Gerze, Boyabat, Erfelek ile Bartın ili Ulus ilçeleri

7256 Sayılı Kanun 7326 Sayılı Kanun
Taksit Normal Süre Uzatılan Süre Taksit Normal Süre Uzatılan Süre
5. Taksit 30/09/2021 31/01/2022 1. Taksit 30/09/2021 31/01/2022
6. Taksit 30/11/2021 31/03/2022 2. Taksit 30/11/2021 31/03/2022

3-) Antalya ili Akseki, Alanya, Gazipaşa, Gündoğmuş, Manavgat ve İbradı, Mersin ili Aydıncık ve Silifke, Osmaniye il merkezi ile Kadirli, Muğla ili Bodrum, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Seydikemer, Kavaklıdere, Yatağan ve Menteşe ile Adana ili Aladağ, İmamoğlu, Karaisalı ve Kozan ilçeleri

7256 Sayılı Kanun 7326 Sayılı Kanun
Taksit Normal Süre Uzatılan Süre Taksit Normal Süre Uzatılan Süre
4. Taksit 02/08/2021 31/12/2021 1. Taksit 30/09/2021 31/12/2021
5. Taksit 30/09/2021 28/02/2022

4-) Muğla ili Menteşe ve Yatağan İlçeleri

7256 Sayılı Kanun 7326 Sayılı Kanun
Taksit Normal Süre Uzatılan Süre Taksit Normal Süre Uzatılan Süre
5. Taksit 30/09/2021 31/12/2021 1. Taksit 30/09/2021 31/12/2021

Düzce, Rize, Artvin, Osmaniye, Antalya, Mersin, Adana, Muğla, Kastamonu, Sinop ve Bartın İllerine Bağlı Bazı Yerleşim Yerlerinde Meydana Gelen Afetler Nedeniyle Oluşan Mücbir Sebebe İstinaden, 7256 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 7326 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunda Yer Alan Taksit Ödeme Sürelerinin Yeniden Belirlenmesine İlişkin Karar (Karar Sayısı: 4419)

Karar İçin Tıklayınız

Kaynak: TÜRMOB

Devamı: Mücbir Sebep Hali İlan Edilen Yerlerde Borçların 7256 ve/veya 7326 Sayılı Kanunlar Kapsamında Yapılandıran Mükelleflerin Taksit Ödeme Süreleri Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi Hakkında Hatırlatmalar

Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi

ÖZET:

Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi”, 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde, “finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile birlikte özel entegratör kuruluşlar tarafından mezkur Tebliğde belirtilen usul ve esaslara uygun gerçekleştirilen satış, ödeme/tahsilat işlemleri ile bu işlemlere ilişkin mali belgelerin elektronik belge olarak oluşturulması, iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesi süreçlerine ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığınca izin verilen sistem olarak tanımlanmıştır.

Tebliğ kapsamında, gerekli izin ve testleri tamamlanmış belli başlı işletici kuruluşlar tarafından 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile uyumlu olarak yukarıda bahsi geçen hizmetleri bir araya getiren Android POS cihazlarının sahada satışa başlandığı görülmektedir. Bu doğrultuda, sahada Tebliğin işleyişi ve yeni eklenen düzenlemeler konusunda Sirkülerimizde bazı hatırlatmalar yapılmıştır.

Yeni teknolojik gelişmelere uygun ve “Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi” olarak tanımlanan sistem çerçevesinde, mal ve hizmet satışlarına ait bedellerin tahsilatı ile mali belgelerin elektronik ortamda oluşturulmasına ilişkin satış, tahsilat ve elektronik belge uygulamalarının Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilen kurum ve kuruluşlar tarafından mükelleflerin kullanımına sunumu ve mükellefler tarafından kullanımı sırasında uyulması gereken usul ve esaslar 1/6/2019 tarih ve 30791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde açıklanmış; konuyla ilgili açıklamalarımıza ise 03.06.2019/109 sayılı Sirkülerimizde yer verilmişti.

Tebliğde “Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi”, finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile birlikte özel entegratör kuruluşlar tarafından mezkur Tebliğde belirtilen usul ve esaslara uygun gerçekleştirilen satış, ödeme/tahsilat işlemleri ile bu işlemlere ilişkin mali belgelerin elektronik belge olarak oluşturulması, iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesi süreçlerine ilişkin olarak Başkanlıkça izin verilen sistem olarak tanımlanmıştı.

Tebliğ kapsamında, gerekli izin ve testleri tamamlanmış belli başlı işletici kuruluşlar tarafından 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile uyumlu olarak yukarıda bahsi geçen hizmetleri bir araya getiren Android POS cihazlarının sahada satışa başlandığı görülmektedir.

Bu doğrultuda, uygulamada Tebliğin işleyişi ve yeni eklenen düzenlemeler konusundaki hatırlatmalar aşağıdaki gibidir.

1-) 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Yoluyla Elektronik Belge Düzenlenebilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Özeti

507 Sıra No.lu VUKGT ile uyumlu olarak geliştirilen Android POS cihazları ile, satış, ödeme ve e-fatura işlemlerinin tek bir cihaz üzerinden yönetilmesine imkân sağlamakta ve yine Tebliğ kapsamında e-fatura sistemine hızlı geçiş imkânı tanınmaktadır.

  • Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) İnteraktif Vergi Dairesi (İVD) (ivd.gib.gov.tr) portali üzerinden ayrıca bir işleme gerek kalmadan, işletici kuruluş tercihi yapılarak, Tebliğ kapsamında hizmet alınmaya başlanabilmekte ve 507 Sıra No.lu VUKGT kapsamında e-fatura sistemine geçiş yapılabilmektedir.
  • ÖKC kullanma zorunluluğu olan işletmeler, ÖKC cihazlarına alternatif ya da ek olarak 507 Sıra No.lu VUKGT kapsamında geliştirilen Android POS cihazlarını kullanabilmektedirler.
  • Sisteme dahil olan mükelleflerin, faaliyetlerinde ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyetleri bulunmamaktadır. Ancak sisteme dahil olan mükelleflerden hali hazırda ödeme kaydedici cihaz kullanmakta olanlar, söz konusu cihazlarını perakende satış fişi ile belgelendirilebilecek satışlarında kullanmaları mümkündür.

19.10.2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’ne göre: “e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 01/01/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından vergiler dahil toplam tutarı 5 Bin TL’yi) aşması halinde, söz konusu faturaların, “e-Arşiv Fatura” olarak Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portali üzerinden düzenlenmesi zorunlu hale getirilmiştir.” Ancak, e-Arşiv fatura uygulamasına dahil olan mükelleflerin, GİB e-Belge düzenleme portaline girmeden, 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında geliştirilen Android POS cihazı üzerinden e-Arşiv fatura düzenlemesi mümkündür.

personel programı

2-) 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Tebliği’ne Getirilen Düzenlemeler

  • 19.10.2019 tarihinde yayımlanan VUK 509 Tebliği’ndeki düzenlemeye göre: “Sistem kapsamında düzenlenecek e-belgelerde; malın ve/veya işin nev’i genel ve soyut isimlerle (yiyecek, içecek, giyecek, gıda, meyve, temizlik malzemesi, ilaç gibi) tanımlanmaması ve satışı gerçekleştirilen mal veya hizmetin özel ve somut adıyla tanımlanması esas olmakla birlikte, 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde 515 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yapılan değişiklik uyarınca; vergiler dahil toplam satış tutarı 500 TL’ye kadar olan perakende mal ve hizmet satışlarına ait düzenlenen e-Arşiv Faturalarda “müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası” bilgileri yerine, müşterinin adı bölümünde “NİHAİ TÜKETİCİ” açıklamasına yer verilerek düzenlenmesine imkanı Sistem kapsamından yararlanan mükellefler için de verilmiş ve bu şekilde düzenlenen e-Arşiv Faturaların perakende satış fişi veya ÖKC fişi olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Mezkûr düzenlemede ayrıca bu kapsamda düzenlenecek e-Arşiv Faturaların düzenlenmesinde uyulacak usul ve esaslar ile e-Arşiv Faturanın şekli, formatı, içeriği ve uygulamaya yönelik diğer hususlarını ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak kılavuzlarla Başkanlığın belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.”
  • Ayrıca 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği teknik kılavuzunda 10.07.2020 tarihinde yapılan (versiyon 1.2) yeni düzenlemeye göre yukarıdaki maddeye ilave olarak: “Yapılan bu düzenlemeyle Başkanlığımıza verilen yetki çerçevesinde; Sistemden yararlanan mükelleflerce, Sistem kapsamında vergiler dahil toplam tutarı 500 TL ye kadar olan düzenlenecek e-Arşiv Faturalarda, alıcının (müşterinin) adı-soyadı, unvanı, adresi, vergi dairesi ve vergi kimlik numarası veya TCKN bilgisine yer verilme zorunluluğu olmadan müşterinin adı bölümünde “NİHAİ TÜKETİCİ” açıklamasına yer verilmesi ve bu belgelerin mal ve hizmetlerin nev’i (cinsi) bilgisi alanında; mal ve hizmetlerin ait olduğu KDV oranlarına göre gruplandırarak genel ifadelere (Yiyecek, İçecek, Ekmek, Temizlik Malzemesi, Temel Gıda, Muhtelif Gıda, vb.) yer verilmek suretiyle düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. İşletici kuruluş tarafından sunulan sistemin bu gereksinimleri sağlaması gerekmektedir. İşletici kuruluşun sunacağı sisteme mükellef kendi ürün/mal/iş listesini ekleyebileceği gibi KDV departmanları ve genel mal/hizmet ifadelerini de ekleyebilmeli ya da harici satış uygulamaları üzerinden de bu bilgiler sisteme aktarılabilmelidir. Malın ve/veya hizmetin (işin) nev’inin doğru şekilde tanımlanması ve belge üretiminde kullanılması sorumluluğu satış uygulamasını kullanan mükellefe aittir.”

507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında geliştirilen Android POS cihazlarını kullanmak isteyen işletmelerin bu sistem ile birlikte e-fatura sistemine geçmeleri gerekmektedir. İlgili işletme hali hazırda e-fatura kullanıcısı olsun ya da olmasın, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İnteraktif Vergi Dairesi (ivd.gib.gov.tr) üzerinden GMÖEBYS sekmesinin altından 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında hizmet alacağı işletici kuruluşu ve işletici kuruluşun sunmuş olduğu e-fatura özel entegratör hizmetini tercih eder. Hali hazırda e-fatura kullanıcısı değil ise de bu başvuru ile birlikte başka bir işleme gerek kalmadan 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında e-fatura mükellefi haline gelebilir.

3-) Sistemden yararlanabilecekler 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında geliştirilen yeni ürün ve hizmetlerden aşağıdaki mükellef grupları faydalanabilmektedir;

a) Ticari kazancı basit usulde tespit edilen mükellefler,

b) İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,

c) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler,

ç) Serbest meslek kazancı elde eden mükellefler,

d) Gerçek usulde vergilendirilen zirai kazancı elde eden mükellefler,

e) Vergiden muaf esnaf.

Kaynak: TÜRMOB

Devamı: Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi Hakkında Hatırlatmalar Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.