• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveGenel

İşçiden COVID-19 Aşısı ve PCR Testi İstenmesi Hakkında Bilgilendirme ve Tebligat Örneği

COVID-19 AŞISI ve PCR TESTİ HAKKINDA BİLGİLENDİRME ve TEBLİGAT

İŞVERENİN
ADI SOYADI/UNVANI
ADRESİ
İŞÇİNİN
ADI SOYADI
ADRESİ
T.C. KİMLİK NO
TEBLİĞ TARİHİ

………………………………………………………….. adresinde faaliyette bulunan işyerimizde çalışmaktasınız. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma Genel Müdürlüğü’nün 02/09/2021 tarihli ve 41515602-000/99 sayılı ve İşyerlerinde COVID-19 Tedbirleri konulu yazısı gereğince 06/09/2021 tarihinden itibaren COVID-19 aşısı olmayan işçilerden haftada bir kez PCR testi yaptırmaları istenecektir.

Kendinizin, çalışma arkadaşlarınızın ve İşverenin sağlık, sosyal/kültürel ve ekonomik durumlarını korumak için mutlaka COVID-19 aşısı olmalısınız. Aşı olmak, tercihten öte toplumsal ve bireysel sorumluluk gereğidir.

COVID-19 Aşısı ücretsiz olarak sağlık kuruluşları tarafından yapılmaktadır. Aşı sayesinde uzun bir süre virüse karşı korunmuş olursunuz.

COVID-19 aşısı olunmaması, sosyal ve ekonomik kayıplara sebebiyet verecektir. Ayrıca İşyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasını güçleştirecektir. Diğer işçilerin mevcut sağlık ve güvenlik şartlarını kötüleştirecek ve işyerindeki çalışma barışını bozacaktır.

İşyerimizde COVID-19 sebebiyle, aşı olmayan işçiler hakkında çeşitli tedbirler alınacak ve düzenlemeler yapılabilecektir.

Bunlar;

  • Çalışma alanları, dinlenme alanları, yemek alanları, sosyal alanlar, servis hizmetleri, vb.leri ayrılabilecektir.
  • Mesai saatleri düzenlemesine gidilebilecektir.
  • Diğer işçilerle, işyeri ziyaretçileriyle vb. kişilerle irtibat ayrı alanlarda yapılabilecektir.
  • Maske, hijyen ve mesafe kuralları ayrıca değerlendirilebilecektir.

COVID-19 aşısı olduysanız aşı kartınızı işyerimize vermeniz gerekmektedir.

COVID-19 aşısını olmuş ancak tamamlamamışsanız bir an önce tamamlamanız gerekmektedir

COVID-19 Aşısı olmadıysanızBu yazımızın tebliğ tarihinden itibaren haftalık olarak PCR testi sonucunu işyerimize teslim etmek zorunda olduğunuzu, PCR testi ücretinin işveren tarafından hiçbir surette ödenmeyeceğinin bilinmesini,

PCR testi olmak için işyerine geç gelmeniz veya hiç gelmemeniz halinde ücret kesintisi yapılacağını,

Tarafınıza COVID-19 tanısı konulduğunda diğer işçilerle irtibatınızı kesip, durumu derhal işverene bildirmenizi,

Aşı olmamanız sebebiyle tarafınıza kesin COVID-19 tanısı konması ve diğer işçilere hastalığın bulaşması halinde ve İşyerinin COVID-19 sebebiyle tatil edilmesi, işgücü ve ekonomik kayba uğraması vb. durumlarda 4857 sayılı İş Kanununun 25/I-a maddesi gereğince işinize son verilebileceği ve diğer kanunlardan doğan tazminat haklarımızı kullanacağımızı bilmenizi,

İhtaren tebliğ ederiz.

TEBLİĞ EDEN TEBELLÜĞ EDEN
Okudum. Anladım. Kendi istek ve rızamla imzaladım. Tebellüğ ederim. (İşçiye elle yazdırmanız daha uygundur.)
İŞVEREN İŞÇİ

Not:

— Bu Tebligat İşçi Özlük Dosyasında Saklanmalıdır.

— Aşı Kartı İşçi Özlük Dosyasında Saklanmalıdır.

— Haftalık PCR Testi Sonuçları İşçi Özlük Dosyasında Saklanmalıdır.

Bu Tebligat örnektir. Kullanıcılarımıza faydalı olması amacıyla hazırlanmıştır. Herhangi Bir Sorumluluk Kabul Edilmez.

Şaban ABACI/Yönetici
S.M. Mali Müşavir
www.alomaliye.com

personel programı

 

Devamı: İşçiden COVID-19 Aşısı ve PCR Testi İstenmesi Hakkında Bilgilendirme ve Tebligat Örneği Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Faal Mükellef Sayıları Ağustos 2021

Faal Mükellef Sayıları Ağustos 2021

GELİR VERGİSİ FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 AĞUSTOS
2.194.756
2021 TEMMUZ
2.181.945
2021 HAZİRAN
2.172.007
2021 MAYIS
2.153.127
2021 NİSAN
2.140.421
2021 MART
2.123.812
2021 ŞUBAT
2.109.976
2021 OCAK
2.100.804

 

G.M.S.İ. FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 AĞUSTOS
2.138.913
2021 TEMMUZ
2.124.268
2021 HAZİRAN
2.127.997
2021 MAYIS
2.132.242
2021 NİSAN
2.133.638
2021 MART
2.136.940
2021 ŞUBAT
2.049.695
2021 OCAK
2.053.745

 

BASİT USULDE VERGİLENDİRİLEN GELİR VERGİSİ FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 AĞUSTOS
835.488
2021 TEMMUZ
834.172
2021 HAZİRAN
832.545
2021 MAYIS
827.034
2021 NİSAN
822.472
2021 MART
818.504
2021 ŞUBAT
816.185
2021 OCAK
812.296

 

KURUMLAR VERGİSİ FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 AĞUSTOS
966.893
2021 TEMMUZ
961.091
2021 HAZİRAN
956.425
2021 MAYIS
948.893
2021 NİSAN
945.504
2021 MART
939.675
2021 ŞUBAT
932.466
2021 OCAK
925.725

 

KATMA DEĞER VERGİSİ FAAL MÜKELLEF SAYILARI
YILLAR
MÜKELLEF SAYISI
2021 AĞUSTOS
3.103.470
2021 TEMMUZ
3.084.934
2021 HAZİRAN
3.070.073
2021 MAYIS
3.043.498
2021 NİSAN
3.027.224
2021 MART
3.004.548
2021 ŞUBAT
2.984.336
2021 OCAK
2.967.243

Devamı: Faal Mükellef Sayıları Ağustos 2021 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

7326 Sayılı Kanun Kapsamında Uzatılan Başvuru, Bildirim, Beyan ve Ödeme Süreleri Hakkında GİB Yazısı

7326 Sayılı Kanun Uzatılan Başvuru Bildirim-Beyan-Ödeme Süreleri

ÖZET:

Gelir İdaresi Başkanlığı Vergi Dairesi Başkanlıklarına hitaben yazmış olduğu “7326 sayılı Kanunda Yer Alan Başvuru ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması” konulu 01/09/2021 tarih ve 99808 sayılı yazısında 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uzatılan başvuru, bildirim ve ödeme sürelerinin uygulanması ile ilgili bazı açıklamalarda bulunmuştur.

Yazıda; 7326 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları kapsamında 31/8/2021 tarihi olarak belirlenmiş bulunan beyan ve ödeme sürelerinin 30/09/2021 tarihi (bu tarih dahil) bitimine kadar uzatılmış olduğu belirtilerek aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamında 31/8/2021 tarihine kadar yapılması gereken düzeltme işlemlerinin süresinin de 30/09/2021 tarihi (bu tarih dahil) bitimine kadar uzatıldığı belirtilmiştir.

Ancak Kanun’un 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kayıtlarda yer aldığı yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını 31 Ağustos 2021 tarihine kadar fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıtlarını düzelten mükelleflerin, beyan ve ilk taksit ödeme süreleri ile takip eden taksitlerin ödeme sürelerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiştir.

Bu durumda, Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 30/09/2021 tarihine kadar gerekli düzeltme işlemi yapılabilecektir. Ancak, bu düzeltme işlemini Ağustos ayı içerisinde yapanların beyan ve ödeme sürelerinde herhangi bir uzama olmamıştır.

7326 sayılı Kanun‘a göre ödenmesi gereken katma değer vergisinin ilk taksitinin beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitlerin beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.

Buna göre; kayıtlarda yer aldığı yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları için 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işletme kayıtlarının düzeltilmesi adına 31 Ağustos 2021 tarihine kadar fatura düzenleyen mükellefler bu durumu 27 Eylül 2021 Pazartesi günü sonuna kadar verecekleri Ağustos/2021 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV beyannamesi ve/veya Tebliğ Ek-21 KDV beyannamesi ile beyan etmek ve ilk taksiti 27/09/2021 tarihine kadar, izleyen taksitleri ise beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödemek durumundadırlar.

27/08/2021 tarih ve 31581 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 03/06/2021 tarihli ve 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunun 2 nci, 3 üncü, 4 üncü, 5 nci, 6 ncı, 7 nci ve 8 nci maddeleri ile 10 uncu maddesinden (altıncı ve yedinci fıkraları hariç) yararlanmak için öngörülen ve 31/08/2021 tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru, bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süresi birer ay uzatılmış; konuyla ilgili açıklamalarımıza 27.08.2021/170 sayılı Sirkülerimizde yer verilmişti.

Gelir İdaresi Başkanlığı Vergi Dairesi Başkanlıklarına hitaben yazmış olduğu “7326 sayılı Kanunda Yer Alan Başvuru ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması” konulu 01/09/2021 tarih ve 99808 sayılı yazısında konuyla ilgili bazı açıklamalarda bulunmuştur.

Yazıda 4420 sayılı CK ile 7326 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan başvuru süresi 30/09/2021 tarihine uzatıldığından 7326 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin;

Kanunun yayımlandığı 09/06/2021 tarihinden (bu tarih hariç) 30/09/2021 tarihine kadar tebliğ edilen ihbarnameler için 30/09/2021 tarihine (bu tarih dahil) kadar başvuruda bulunmaları, ihbarnamenin tebliğ tarihi (bu tarih hariç) ila 30/09/2021 tarihi (bu tarih dahil) arasındaki sürenin 30 günden az kalmış olması halinde ise ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde başvuruda bulunmaları,

gerektiği belirtilmiştir.

İhbarnamenin tebliğ tarihinin 30/09/2021 tarihinden sonra olması halinde, mükelleflerin 7326 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları hükümlerinden yararlanabilmeleri için ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde vergi dairesine başvurmaları gerekmektedir.

personel programı

Yazıda ayrıca 7326 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları kapsamında 31/08/2021 tarihi olarak belirlenmiş bulunan beyan ve ödeme süreleri 30/09/2021 tarihi (bu tarih dahil) bitimine kadar uzatılmış olduğu belirtilerek aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamında 31/08/2021 tarihine kadar yapılması gereken düzeltme işlemlerinin süresinin de 30/09/2021 tarihi (bu tarih dahil) bitimine kadar uzatıldığı belirtilmiş; ancak Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kayıtlarda yer aldığı yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını 31/08/2021 tarihine kadar fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıtlarını düzelten mükelleflerin, beyan ve ilk taksit ödeme süreleri ile takip eden taksitlerin ödeme sürelerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiştir.

7326 sayılı Kanun madde 6/2:

(2) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), kayıtlarında yer aldığı hâlde işletmelerinde mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını, 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), emtialar bakımından aynı nev’iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını, makine, teçhizat ve demirbaşlar bakımından kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedellerini dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır. Bu hükme göre ödenmesi gereken katma değer vergisi, ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.

b) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.

 

Buna göre; kayıtlarda yer aldığı yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları için 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işletme kayıtlarının düzeltilmesi adına 31/08/2021 tarihine kadar fatura düzenleyen mükellefler bu durumu 27 Eylül 2021 Pazartesi günü sonuna kadar verecekleri Ağustos/2021 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV beyannamesi ve/veya Tebliğ Ek-21 KDV beyannamesi ile beyan etmek ve ilk taksiti 27/09/2021 tarihine kadar, izleyen taksitleri ise beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödemek durumundadırlar.

KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE BULUNMAYAN EMTİA, MAKİNE, TEÇHİZAT VE DEMİRBAŞLAR İÇİN 7326 SAYILI KANUN’UN 6. MADDESİNİN 2. FIKRASI UYARINCA 31 AĞUSTOS 2021 TARİHİNE KADAR FATURA DÜZENLEYEN MÜKELLEFLERİN

BEYAN VE ÖDEME SÜRELERİ

Beyan süresi (Ağustos 2021 KDV Beyanı) 27 Eylül 2021
İlk taksit ödeme süresi 27 Eylül 2021
İkinci taksit ödeme süresi 26 Kasım 2021
Üçüncü taksit ödeme süresi 26 Ocak 2022
Düzeltme işlemini Ağustos ayı içinde yapmayan mükellefler, 7326 Sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 30/09/2021 tarihine kadar da gerekli düzeltme işlemlerini yapabileceklerdir. Ancak, bu düzeltme işlemini Ağustos ayı içerisinde yapanların beyan ve ödeme sürelerinde herhangi bir uzama olmamıştır. Bu süreler yukarıdaki tabloda gösterilmiştir.

Kaynak: TÜRMOB

Devamı: 7326 Sayılı Kanun Kapsamında Uzatılan Başvuru, Bildirim, Beyan ve Ödeme Süreleri Hakkında GİB Yazısı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

İşçi Alacaklarında Kamu Makamlarının Sorumluluğu – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı E: 2021/5889

İşçi Alacaklarında Kamu Makamlarının Sorumluluğu

07 Ağustos 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31561

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinden:

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAY İLAMI

Esas No: 2021/5889

Karar No: 2021/10000

Mahkemesi: : Isparta İş Mahkemesi

Tarihi: 18/07/2019

Numarası: 2017/805-2019/336

Davacı: : Sacid GÜN Adına Vekili Avukat Fatih ÇAKMAK

Davalılar: 1- ZEREN İNŞ. TAAH. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ADINA VEKİLİ AVUKAT ERDOĞAN MURAT ERSAN

2- DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Dava Türü: Alacak

Davacı Sacid Gün adına Avukat Fatih Çakmak ile davalı Zeren İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şirketi adına Avukat Erdoğan Murat Tursun ve davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına Avukat Tuğrul Uysal arasındaki alacak davasına ilişkin İsparta İş Mahkemesince kesin olarak verilen 18.07.2019 tarih ve 2017/805 esas, 2019/336 karar sayılı kararının kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının 21.05.2021 tarihli ve 39152028-153.01-1302-2019-E. 804/14603 sayısı ile temyizi ile istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm belgeler okunup dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davacının davalı Devlet Su İşlerine ait Isparta-Keçiborlu’daki Taşkın Koruma Kanal İnşaatında 13.07.2017 tarihinden işten çıkarıldığı 13.11.2017 tarihine kadar şantiye sorumlusu olarak çalıştığını, davacının ücretinin net 4.000,00 TL olmasına rağmen asgari ücret üzerinden gösterildiğini, ücretin asgari kısmının bankadan kalanının elden ödendiğini, çalışma saatlerinin en az 07.30-08.00-19.30-20.00 saatleri arasında olup on bir saati aşan çalışma yapıldığı halde ücretinin ödenmediğini, hafta tatilinin düzenli kullandırılmadığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma yapılmasına rağmen ücretinin ödenmediğini belirterek ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili, Isparta Keçiborlu Taşkın Koruma İnşaatı’nın davalı idare tarafından Yaşar Gelmez+Zeren İnşaat iş ortaklığına ihale edildiğini, ortak girişime 16.02.2017 tarihinde yer teslimi yapıldığını, davanın her iki ortağa yöneltilmesi gerekirken sadece şirkete karşı açıldığını, davalı idare ile diğer davalı şirketler arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, sözleşme ile işin bütününün yapılmasının davalı iş ortaklığına devredildiğini ve bu nedenle diğer davalı şirketlerin asıl işveren olduğunu, işin anahtar teslimi iş olduğunu, davacının davalı idarenin işçisi olmadığını, davalı idarenin söz konusu işte herhangi bir işçi çalıştırmadığını, davalı idarenin ihale makamı konumunda olduğunu, işçilik alacakları bakımından sorumluluğun diğer davalı ortak girişime ait olduğunu, davalı idareye herhangi bir sorumluluk yüklenecekse bu sorumluluğun üç aylık ücretle sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Zeren İnş.San.Tic.Ltd. şirketi vekili, ortaklığın yüklendiği bir kısım yapım işlerinin Onaylar Kimya Ltd. Şti. isimli taşeron firmaya yaptırıldığını, davacının işvereninin de bu firma olduğunu, davacının 21.07.2017-15.10.2017 tarihleri arasında taşeron firma çalışanı olduğunu, davacının düz işçi olarak asgari ücretle çalıştığını, davacının mevsimlik olarak çalışmış olup işin bitiminin belirli olduğunu, ihaleli iş olduğu için 2017 yılı 10. ayında ödenekler bittiğinden şantiyenin durdurulduğunu, davacının tatillerde çalışmadığını, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacağı bulunmadığını, davacının çalıştığı işin süreli olması nedeniyle ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, kanun yararına bozulması için Adalet Bakanlığı temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık adi ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunup bulunmadığı ve davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün sorumluğunun İş Kanunun 36. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı noktasındadır.

Taraf ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır Buna göre; medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek yada tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 520 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 620) ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Adi ortaklığa karşı açılacak davalar yönünden ise; ikili bir ayrım yapmak gerekecektir. Davanın konusu paradan başka bir şey ise davanın bütün ortaklara karşı birlikte açılması (mecburi dava arkadaşlığı), davanın konusu para ise; (Ş.Abacı) ortaklar bu borçtan müteselsil sorumlu bulunduklarından ortaklardan biri, bazıları ya da tümüne karşı (ihtiyari dava arkadaşlığı) dava açılabilecektir. Zira 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddesi uyarınca “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder“.

Somut uyuşmazlıkta, davacının Yaşar Gelmez-Zeren İnş. Taah. … adi ortaklığında çalıştığı, dava konusunun davacının işçilik alacakları olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen ilke dikkate alındığında işçilik alacağı davasında adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, bu nedenle davacının sadece adi ortaklığı oluşturan şirketlerden olan davalı Zeren İnş. Taah… şirketine karşı dava açmasının usule uygun olduğu anlaşılmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununun 36. maddesinde, “Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre ihale makamı, işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek durumundadır. Yapılacak olan kontrol ya da işçinin başvurusu üzerine ödenmeyen ücretlerin bulunduğunun tespit edilmesi halinde, belli şartlarla ihale makamının sorumluluğu söz konusu olur. İhale makamının yapmış olduğu ilan üzerine işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun anılan madde kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği öngörülmüştür. Maddede sözü edilen ücret her hak ediş dönemi için “son üç aylık temel ücret” olarak değerlendirilmelidir. Yine ihale makamının kıdem ve ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izinler sebebiyle herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir.

İhale makamı olan kamu kurumunun, her hak ediş dönemine ilişkin son üç aylık ücretten sorumluluğu, Yasadan doğan bir sorumluluktur. İşverenle ihale makamının birlikte dava edilmesi durumunda, müştereken müteselsilen sorumluluğa dair karar verilmelidir. İhale makamının tek başına dava edildiği durumlarda, işçinin mükerrer yararlanmasını önlemek için işverence sözü edilen ücretlerin ödenip ödenmediği araştırılmalıdır.

Yargıtayın kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, anahtar teslimi suretiyle ihale edilen işlerde, kamu makamlarının fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatili alacakları yönlerinden sorumluluğu bulunmamaktadır (Yargıtay 9.H.D. 19.1.2010 gün 2009/12074 esas, 2010/378 karar).

Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarına göre; davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile davalı şirketin içinde bulunduğu iş ortaklığı arasındaki ilişki gereğince, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün Isparta Keçiborlu İlçe Merkezi 2 Kısım Taşkın Koruma İnşaat İşi kapsamındaki işleri, davalı şirketinde içinde bulunduğu iş ortaklığına ihale suretiyle yaptırdığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün ihale makamı olarak sorumluluğunun 4857 sayılı İş Kanununun 36. maddesi uyarınca her hak ediş döneminde son üç aylık ücret alacağını aşmamak üzere belirlenmesi gerekli iken yazılı şekilde dava konusu alacaklardan sorumlu tutulması hatalıdır.

Açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı’nın Kanun yararına bozma isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı’nın Kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile İsparta İş Mahkemesinin anılan kararının sonuca etkili olmamak üzere HMK’nın 363/1 maddesi uyarınca Kanun yararına BOZULMASINA, HMK’nın 363/3. maddesi gereğince gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE, 08.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

personel programı

 

 

Devamı: İşçi Alacaklarında Kamu Makamlarının Sorumluluğu – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı E: 2021/5889 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Temmuz 2021 İhracat Rakamları

Temmuz 2021 İhracat Rakamları

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, temmuz ayına ait dış ticaret rakamlarını açıkladı

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, “Son 12 aylık ihracatımız 201,5 milyar dolara yükselerek yeni bir Cumhuriyet rekoruna imza atmıştır. İlk defa 200 milyar doları geçmiş bulunuyoruz.” dedi.

Bakan Muş, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Bakanlık Konferans Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında temmuz ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.

Yılın ilk yarısının rekorlarla kapatıldığını ve haziranda aylık, 6 aylık ve 12 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaşıldığını anımsatan Muş, “Temmuz ayı ihracatımız da geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artışla 16,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu tutar, bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek temmuz ayı ihracatıdır.” diye konuştu.

Muş, 9 günlük Kurban Bayramı tatili dikkate alındığında iş günü bazında ihracat tutarının da oldukça yüksek olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Bu sayede ocak-temmuz dönemi ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artışla 121,4 milyar dolara yükselmiştir. Yine pandemi öncesine göre kıyaslarsak 2019 yılı ocak-temmuz dönemine göre de ihracatımız yüzde 16,4 artış sağlamıştır. Son 12 aylık ihracatımız da 201,5 milyar dolara yükselerek yeni bir Cumhuriyet rekoruna imza atmıştır. İlk defa 200 milyar doları geçmiş bulunuyoruz. İthalatımız ise temmuz ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 17 artış ile 20,7 milyar dolar olmuştur. Ocak-temmuz döneminde ithalatımız, 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 26 artışla 146,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiş durumdadır.”

Dış ticaret hacminin de 268,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Muş, “Bir diğer önemli gösterge olarak ihracatın ithalatı karşılama oranı, ocak-temmuz döneminde, geçtiğimiz yıla göre 5,6 puan artışla yüzde 82,7’ye çıkmıştır. Benzer şekilde, dış ticaret açığımız ocak-temmuz döneminde geçtiğimiz yıla göre yüzde 5 azalarak 25,5 milyar dolara gerilemiştir. İhracat tutarımız kadar, ihracata yönelen firma sayımızdaki artış da ihracatın tabana yayılması açısından bizleri sevindirmektedir. Ocak-temmuz döneminde ihracat yapan firma sayısı yüzde 10 artışla 80 bine yaklaşmıştır.” diye konuştu.

– “1972 yılından bu yana üstlenilen proje miktarı 428 milyar dolara ulaştı”

Muş, Bakanlık olarak gerek iç ticarete yönelik düzenlemelerde gerekse dış ticaret politikası ve gümrük işlemlerinde zaman, kaynak kayıplarının önüne geçmek için büyük bir özveriyle çalıştıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu noktada iş insanlarımızın, her boyutta firmalarımızın ve girişimcilerimizin daha özverili davranış sergilemelerini, kendileriyle yarışırcasına üretime ve ihracata yönelik rekabetçiliklerini geliştirmelerini bekliyoruz. Eximbank tarafından geçtiğimiz yıl uygulamaya başlanan ‘Yurt Dışı Teminat Mektubu Programı’ kapsamında temmuz ayında ilk defa gemicilik sektöründe ihracat gerçekleştirilmiş olması, memnuniyet verici bir gelişmedir. Bu alanda gemi inşa ve yat imalatıyla alakalı üreticilerimize daha fazla destek çıkacağız.

Türk müteahhitlik sektörümüz, 33 ülkede 100 proje ile 6 ayda 6,6 milyar dolarlık iş üstlenmiştir. Böylece, müteahhitlerimizin yurt dışına açıldığı 1972 yılından bu yana üstlenilen proje miktarı 428 milyar dolara ulaşmıştır. Bu yıl şimdiye kadar en fazla proje üstlenilen ilk iki ülkenin geleneksel ihracat pazarlarımız dışından olduğunun altını çizmek isterim. Zambiya’da 1,3 milyar dolarlık ve Slovenya’da 750 milyon dolarlık Türk şirketleri iş üstlenmiştir. Hizmet ihracatımızın artırılması için yeni kurduğumuz Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğümüzün bu alandaki çalışmalarımıza daha da yoğunlaşacağını bilhassa vurgulamak isterim.”

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, göstergelerin ikinci çeyrekte baz etkisinin de katkısıyla yüzde 20 civarında ciddi büyümeye işaret ettiğini belirterek, “Hep söylediğimiz gibi, büyümenin miktarı kadar sağlıklı ve dengeli olması da çok önemlidir.” dedi.

Türkiye’de ve küresel ekonomideki toparlanmanın aşılama faaliyetleri ve normalleşme adımlarına paralel olarak devam ettiğini ifade eden Muş, Avro Bölgesi, ABD ve İngiltere’deki gelişmelerin Türkiye’nin ihracat potansiyeli için olumlu bir gösterge olduğunu söyledi.

Muş, hükümet ve Merkez Bankasının, küresel ekonomik gelişmelerin enflasyon üzerinde oluşturduğu baskının en aza indirilmesi ve fiyat istikrarının sağlanması amacıyla gerekli tüm adımları atmaya devam ettiğini vurguladı.

Ülke ekonomisinde 2020’nin son çeyreğinde yakalanan ivmenin bu yılın ilk çeyreğinde de devam ettiğini ve yüzde 7’lik bir büyüme performansı yakalandığını anımsatan Muş, öncü göstergelerin bu ivmenin güçlenerek devam ettiğine işaret ettiğini aktardı.

Muş, ekonomik verilerdeki olumlu seyre değinerek, “Özellikle, başta istihdam potansiyeli olmak üzere, birçok açıdan ekonomimizin önemli bir parçası olan hizmet sektöründeki toparlanmayı bir hayli önemsiyoruz. Göstergeler ikinci çeyrekte, baz etkisinin de katkısıyla yüzde 20 civarında ciddi bir büyümeye işaret etmektedir. Hep söylediğimiz gibi, büyümenin miktarı kadar sağlıklı ve dengeli olması da çok önemlidir. Ekonomimiz talep, üretim ve ihracat açısından dengeli bir büyüme ortaya koymaktadır. Bu durum, cari işlemler dengemizde yapısal bir iyileşmenin önünü açmakta, dış kaynak ihtiyacını azaltarak ekonomimizin sürdürülebilir temeller üzerinde yükselmesine imkan tanımaktadır.” diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin girişim ekonomisi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğine dikkati çeken Muş, birçok Türk teknoloji girişiminin bu yıl uluslararası arenada ciddi yatırımlar aldığını hatırlattı.

Muş, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik kavramlarının önemine işaret ederek, “Değişimden çekinenlerin ve yeniliklere ayak uyduramayanların, rekabette geride kalacakları bir çağda yaşıyoruz. Bunun için kuralları ve kalıpları kırabilmeli, birikimlerimize güvenmeli ve yeniliklere açık olmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

– “İhracatımızın hem menzilini hem de ürün çeşitliliğini artırmayı amaçlıyoruz”

Muş, geçen hafta Tataristan ve Moskova’ya düzenledikleri ziyaretlerin meyvelerini alacaklarını düşündüklerini söyledi. Ziyaretlerle, söz konusu ülkelerde yatırımları bulunan Türk şirketlerinin yaşadıkları sıkıntıları tespit ederek çözüm üretmeyi amaçladıklarını belirten Muş, “İhracatımızın önünde engel olacak, hızımızı yavaşlatacak hangi sıkıntı varsa, bunu çözmenin yolunu arıyoruz. İhracatımızın hem menzilini hem de ürün çeşitliliğini artırmayı amaçlıyoruz. Daha çok yüksek teknolojili ürün ihracı için çaba sarf ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “Yeşil dönüşümün fırsatları iyi değerlendirilmeli”

İklim değişikliğinin yarattığı sorunların çözümüne yönelik politikaların, uluslararası ekonomi ve ticaret politikalarının da merkezine yerleştiğini vurgulayan Muş, “Bu noktada bizim de devlet ve özel sektör iş birliğiyle, iklim değişikliğiyle mücadelenin önemli bir boyutunu teşkil eden yeşil dönüşümün neden olacağı sorun ve fırsatları iyi değerlendirmemiz gerekmektedir.” dedi.

Muş, yayımladıkları “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” ile uluslararası ticaret ve ekonomideki değişimlere hazırlanırken, Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği sayesinde sağlanan bütünleşmenin derinleştirilmesini de hedeflediklerini dile getirdi.

Planda yer alan hedef ve faaliyetlerin kamu, özel sektör ve ilgili tüm paydaşlarla etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla, Bakanlık başkanlığında “Yeşil Mutabakat Çalışma Grubu” kurulduğunu söyleyen Muş, bu kapsamda özel sektörden dijital ve yeşil dönüşüm konusunda sorumlu bir anlayışla hareket etmeyi bir ilke haline getirmesini beklediklerini dile getirdi.

Kaynak: T.C. Ticaret Bakanlığı

Devamı: Temmuz 2021 İhracat Rakamları Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı E: 2020/4492 – Kıdem Tazminatı ve Faiz Uygulamaları

T.C.

YARGITAY

9. Hukuk Dairesi

Esas No. 2020/4492

Karar No. 2021/1536

Tarihi: 19/01/2021

» Kıdem Tazminatına Fesih Tarihinden İtibaren Faiz Uygulanacağı

» İşe İade Davası Sonrası İşe Başlatılmayan Tarihin Fesih Tarihi Olduğu

» Kıdem Tazminatının Taksitlerle Ödenmesi Halinde Son Taksit Ödenene Kadar İşçinin Faiz Hakkını Saklı Tutabileceği

» Kıdem Tazminatının Taksitle Ödenmesini Kabul Edin İşçinin İrade Sakatlığı Olmadıkça veya İhtirazi Kayıt Konmamışsa Faiz İsteyemeyeceği

» Kıdem Tazminatı Faizinin Hesaplanma Yöntemi

 

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının, 10.07.1988 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Muğla İl Müdürlüğü’nün yazısı gereği, 02.08.2013 tarihinde emekliliğe sevk nedeni ile işten ayrıldığını, davacıya birikmiş maaş, ücretli izin ve kıdem tazminatı alacakları ödenmediğini, davalı işveren tarafından Mayıs 2010-02.08.2013 tarihleri arası ile 01.01.2014-06.05.2014 tarihleri arası olmak üzere toplam 25.323,35 TL bakiye ücret alacağının ödenmediğini, kıdem tazminatı almaya hak kazandığını, davacının dava konusu dönemde yıllık ücretli izinlerini tam olarak kullanamadığını, bu alacakların tahsilini teminen Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3328 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3328 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının kıdem tazminatı alacağı, son 5 yıla ait ücretli izin alacağı ve bakiye ücret alacağının bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia ettiği talepleri doğrulayacak hiçbir belge ve hukuki sebebin mevcut olmadığını, davalı tarafça yapılan itirazın haklı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddeye göre, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talep edilenden fazla veya başka bir şeye hükmedemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde “borçlunun Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3328 sayılı dosyasına yapmış olduğu kısmi ödemenin mahsubu ile icra takibinin 96.205,43 TL üzerinden devamına” şeklinde talepte bulunmuş olup, bölge adliye mahkemesince icra takibinin 97.117,55 TL olarak devamına karar verilmiş olması taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturduğundan bozmayı gerektirmiştir.

3-Kıdem tazminatına uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.

Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.

İşe iade davası sonrasında işçinin süresi içinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olmakla, kıdem tazminatı bakımından faiz başlangıcı da, işçinin işe alınmayacağının açıklandığı tarih ya da bir aylık işe başlatma süresinin sonudur.

Kıdem tazminatı ödenmekle feri hak olan faiz hakkı da son bulur. Ancak kıdem tazminatının kısmen ödenmiş olması durumunda son taksit ödeninceye kadar faiz hakkı saklı tutulabilir. Davanın açılması da ihtirazi kayıt anlamındadır.

Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizi düzenleyen ilgili hükümde özel banka ile kamu bankası ayrımı yapılmamıştır. Yasada, “uygulanan en yüksek faiz” sözcüklerine yer verilmiş olmakla sözü edilen faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı tespit olunmalıdır. Bankaların belli dönemlerde T.C. Merkez Bankasına uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı filen uygulanmış olmadıkça ücret dikkate alınmaz.

Bankaların uyguladıkları faiz oranları bir ya da birkaç aylık veya bir yıllık vadelerle belirlenmektedir. Bunlardan en uzun vade bir yıl olup, en yüksek faiz oranı da bir yıllık mevduata uygulanmaktadır. Bu durumda kıdem tazminatı için uygulanması gereken faiz, ödeme gününün kararlaştırıldığı ya da temerrüdün gerçekleştiği zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı olmalıdır. Aynı miktar için ikinci yılın başlangıcındaki en yüksek banka mevduat faizinin belirlenerek uygulanması, gecikme daha da uzunsa takip eden yıllar için de aynı yönteme başvurulması gerekir. Yıl içinde artan ve eksilen faiz oranları dikkate alınmaz. Yıllar itibarıyla faiz oranları değişebileceğinden kararda faiz oranının gösterilmemesi gerekir.

Dava dilekçesinde belli bir faiz oranı ya da başka bir faiz türü gösterilmişse, istekle bağlılık kuralından hareket edilerek bu faiz oranını aşmayacak şekilde faize karar verilmelidir.

Kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmesini kabul eden işçi, bu konuda iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürüp kanıtlamadığı sürece faiz hakkından vazgeçmiş sayılır. Taksitlerin zamanında ödenmesi durumunda ayrıca faize hak kazanılamaz. Bu konuda daha sonraki taksitlerin ödemesi sırasında ihtirazı kayıt ileri sürülmesinin sonuca bir etkisi yoktur. Ancak, taksitlerden bir ya da bazılarının gününde ödenmemesi durumunda hak kazanılan kıdem tazminatının tamamı için faize karar verilmelidir. İşçinin taksitli ödemeyi öngören ödeme planını kabulü, ancak taksitlerin gününde ödenmesi halinde işveren yararına sonuç doğurur. Taksitler gününde ödenmediğinde işçinin taksitli ödeme anlaşmasıyla bağlı olduğunda söz edilemez. İşçi, işverence anlaşmaya uyulacağı varsayımı ile taksitli ödemeyi kabul etmiş sayılmalıdır. İş hukukunda işçi yararına yorum ilkesi de bunu gerektirir. Bu itibarla, kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmesini öngören anlaşmanın işverence ihlali halinde işçi, kıdem tazminatının tamamı için fesih tarihinden itibaren faize hak kazanır. Daha önce yapılan ödemeler de Borçlar Kanununun 84 üncü maddesi uyarınca öncelikle faize ve masraflara sayılmalıdır.

Kıdem tazminatı faizi gecikme faizi niteliğinde olduğundan, faize faiz yürütülmesi mümkün olmaz. Dairemiz kararları bu yönde kökleşmiştir. (Yargıtay 9.HD. 27.6.2005 gün 2005/19196 E, 2005/22752 K.). Faiz alacağı başlı başına icra takibi ya da davaya konu olmuş olsa dahi, faiz niteliğini kaybetmediğinden ayrıca faize hak kazanılamaz.

Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporu faiz hesabı yönünden denetime elverişli değildir. Kıdem tazminatına işlemiş faiz hesabı bakımından, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yapılacak hesaplamaya göre gerekirse denetime elverişli bir şekilde ek rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken dayanağı açıklanmaksızın % 11’lik faiz oranına göre hesaplamaya gidilmesi de bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Devamı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı E: 2020/4492 – Kıdem Tazminatı ve Faiz Uygulamaları Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Selden Etkilenen İllerin SGK Prim Ödeme Süreleri 6 Ay Uzatıldı

Selden Etkilenen İllerin SGK Prim Ödeme Süreleri 6 Ay Uzatıldı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin Artvin, Rize ve Düzce illerinde meydana gelen sel felaketinden etkilenen işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri gereken bildirgelerin verilme süreleri ile prim borçları ödeme sürelerinin uzatıldığını açıkladı.

Bilgin, “Bu kapsamda; Artvin, Rize ve Düzce illerinde selden etkilenen ilçelerde Temmuz sonuna kadar SGK’ya verilmesi gereken belgeler için kuruma verilme süresi 26.08.2021’e uzatıldı” dedi. Bakan Bilgin, buralardaki ödeme süresi geçmiş prim borçları ile 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ilişkin prim borçlarının ödeme süresinin de 31.01.2022 tarihine kadar uzatıldığını kaydetti.

Bakan Bilgin, “Bölgedeki felaketten zarar gören tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletir, yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı dileriz.” ifadelerini kullandı.

Devamı: Selden Etkilenen İllerin SGK Prim Ödeme Süreleri 6 Ay Uzatıldı Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Asgari Ücret Desteği Sürecek

Asgari Ücret Desteği Sürecek

Asgari ücretle çalışan işçilere 75 lira destek sağlanması kararını da içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’ndan geçerek kabul edildi.

İşgücü maliyetlerini düşürerek istihdamı korumak ve artırmak amacıyla 2016 yılından 2020 yılı sonuna kadar sağlanan asgari ücret desteği sürdürülecek.  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin; 2021 yılında da istihdamı desteklemek için işgücü maliyetlerini azaltmak üzere, sektör ayrımı yapılmaksızın, çalışanlar için ödenecek sigorta priminden düşülerek günlük 2,50 lira, aylık 75 lira asgari ücret desteği sağlanacağını, söz konusu desteğin finansmanının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacağını açıkladı.

Toplamda 1,4 milyon işletmeye 6,2 milyar lira destek sağlanacak. Destekten 9,3 milyon sigortalının faydalanacağı öngörülüyor. Tüm işyerlerini kapsayacak destek için başvuruya ise gerek bulunmuyor.

Kaynak: ÇSGB

personel programı

Devamı: Asgari Ücret Desteği Sürecek Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Asgari Ücret Desteği Sürecek

Asgari Ücret Desteği Sürecek

18/07/2021 tarihinde TBMM’ de kanunlaşan 7333 sayılı Kanunun asgari ücret desteğine ilişkin 16’ıncı maddesi ile 5510 sayılı Kanuna geçici 85 inci madde eklenmiştir. Bu madde ile;

1) 2021 yılında, 2021 yılı öncesi tescil edilen işyerleri için prime esas günlük kazancı 147 TL, toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 294 TL ve Linyit ve Taşkömürü çıkarılan işyerleri için 392 TL ve altında olan, 2021 yılında tescil edilen işyerleri için ise uzun vadeli sigorta kollarına tabi tüm sigortalıların çalışma gün sayısının; günlük 2,50 TL ile çarpılması sonucu bulunacak tutar kadar asgari ücret desteği sağlanacaktır.

2) Geçmiş yıllarda uygulanan asgari ücret desteği uygulamasından farklı olarak ilgili ayda 2021 yılına ait aylık brüt asgari ücretin onda birini (357,75 TL) geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda SGK tarafından yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında asgari ücret desteği uygulaması devam edecektir.

3) Asgari ücret desteğiyle sağlanacak indirim tutarı, takip eden ay/aylardan doğan sigorta prim borçlarına mahsup edilecektir. SGK’nın ilgili Kanuna göre yapılması gerekli programları 2021/Ağustos ayı içinde bitirmesi halinde 2021/Ocak-Haziran döneminde kazanılan toplam asgari ücret destek tutarları 2021 yılı Temmuz ayı için ödenecek sigorta primlerinden mahsup edilecektir. Artan asgari ücret desteği tutarı olması halinde artan tutar sonraki ayda ödenecek sigorta primlerinden mahsup edilecektir. (TÜRMOB)

7333 Sayılı Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun İçin Tıklayınız
personel programı

Devamı: Asgari Ücret Desteği Sürecek Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Asgari Ücret Desteği Sürecek

Asgari Ücret Desteği Sürecek

18/07/2021 tarihinde TBMM’ de kanunlaşan 7333 sayılı Kanunun asgari ücret desteğine ilişkin 16’ıncı maddesi ile 5510 sayılı Kanuna geçici 85 inci madde eklenmiştir. Bu madde ile;

1) 2021 yılında, 2021 yılı öncesi tescil edilen işyerleri için prime esas günlük kazancı 147 TL, toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 294 TL ve Linyit ve Taşkömürü çıkarılan işyerleri için 392 TL ve altında olan, 2021 yılında tescil edilen işyerleri için ise uzun vadeli sigorta kollarına tabi tüm sigortalıların çalışma gün sayısının; günlük 2,50 TL ile çarpılması sonucu bulunacak tutar kadar asgari ücret desteği sağlanacaktır.

2) Geçmiş yıllarda uygulanan asgari ücret desteği uygulamasından farklı olarak ilgili ayda 2021 yılına ait aylık brüt asgari ücretin onda birini (357,75 TL) geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda SGK tarafından yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında asgari ücret desteği uygulaması devam edecektir.

3) Asgari ücret desteğiyle sağlanacak indirim tutarı, takip eden ay/aylardan doğan sigorta prim borçlarına mahsup edilecektir. SGK’nın ilgili Kanuna göre yapılması gerekli programları 2021/Ağustos ayı içinde bitirmesi halinde 2021/Ocak-Haziran döneminde kazanılan toplam asgari ücret destek tutarları 2021 yılı Temmuz ayı için ödenecek sigorta primlerinden mahsup edilecektir. Artan asgari ücret desteği tutarı olması halinde artan tutar sonraki ayda ödenecek sigorta primlerinden mahsup edilecektir. (TÜRMOB)

7333 Sayılı Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun İçin Tıklayınız
personel programı

Devamı: Asgari Ücret Desteği Sürecek Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.