• +905335410514
  • zekeriya_demirtas@hotmail.com

Category ArchiveGenel

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Karar Özetleri 14/04/2021

“İlgili kişinin veri sorumlusu ile abonelik sözleşmesi kurma amacıyla gerçekleştirdiği telefon görüşmesi kayıtlarına erişim talebi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 29/09/2020 tarihli ve 2020/746 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin eski çalışanı olduğu şirketi devralan veri sorumlusu şirket tarafından kanuna aykırı veri işleme faaliyetinde bulunulması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 08/10/2020 tarihli ve 2020/769 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin aidat borcu bilgisinin site yönetimi tarafından ev sahibine iletilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 29/09/2020 tarihli ve 2020/755 sayılı Karar Özeti

 

 

Devamı: Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları ile İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları

14 Nisan 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31454

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:

MADDE 1 – 21/8/1981 tarihli ve 17435 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları ile İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yer alan “alınır” ibaresi “alınabilir” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “doğruya” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkrada yer alan “madde de” ibaresi “maddede” olarak, “1/3’üdür” ibaresi “tamamıdır” olarak, “Bayındırlık Bakanlığı ve İller Bankası Genel Müdürlüğünün” ibaresi “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İller Bankası Anonim Şirketinin” olarak değiştirilmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “harç” ibaresi “payın” olarak; aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “tutarında” ibaresi “tutarından” olarak, “istimlak” ibaresi “kamulaştırma” olarak, “1/3’ü,” ibaresi “tamamı” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, yapılacak tebliğ ile verilecek süre içinde ilgililerin harcamalara katılma paylarını peşin ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu paylar, kabule ilişkin yazılı başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde tahakkuk ettirilir.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde yer alan “% 1 ini geçemez,” ibaresi “% 2’sini geçemez.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 20 – Vergi değeri, bina ve arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre tespit edilen bedelini ifade eder.”

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 22 – Harcamalara katılma payları belediyelerce veya bunlara bağlı kuruluşlarca, bu Yönetmelikte yer alan esaslara göre hesaplanarak ilan ve tebliğ edildiği yılı izleyen yıldan itibaren her yıl Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere iki yılda ve dört eşit taksitte tahsil olunur. Bu paylar peşin ödemelerde tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil olunur.”

MADDE 7 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.

ad

Devamı: 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları ile İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Şubat 2021 Protestolu Senetler

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi

Protestolu Senetler

Şubat 2021

Şubat ayında protesto edilen senet sayısı ve tutarı geriledi.

Şubat 2021’de protesto edilen toplam 28 bin adet senedin parasal tutarı 843 milyon TL oldu. Şubat ayında geçen senenin aynı ayına göre, protesto edilen senet adedi ve tutarı sırasıyla yüzde 45 ve yüzde 30 azaldı. Bir önceki aya göre senet adedi yüzde 30, senet tutarı yüzde 48 geriledi.

2021 yılının Ocak-Şubat döneminde protesto edilen toplam 67 bin adet senedin tutarı 2,5 milyar TL oldu. Söz konusu dönemde, senet adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40, tutarı ise yüzde 7 geriledi.

İl bazında protesto edilen senetler

2021 yılı Ocak – Şubat döneminde, adet olarak en fazla senedin protesto edildiği ilk 5 il sırası ile İstanbul, Ankara, Konya, İzmir ve Bursa oldu. Tutar olarak, Türkiye genelinde protesto edilen senetlerin yüzde 51’ini İstanbul ilindekiler oluştururken, bunu yüzde 9,1 ile Ankara, yüzde 3,3 ile Antalya, yüzde 3,2 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Konya izledi. Protesto edilen senet tutarının en düşük olduğu iller ise Tunceli, Ardahan ve Siirt oldu.

Devamı: Şubat 2021 Protestolu Senetler Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Karar Özetleri 29/03/2021

“Veri sorumlusu bankanın ilgili kişiye ait kredi kartı ekstresinde yer alan kişisel verileri yanlış e-posta hesabına göndermesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30/01/2020 tarihli ve 2020/78 sayılı Karar Özeti
“Veri sorumlusu sağlık firması tarafından eski çalışanı olan ilgili kişinin kişisel verilerinin rızası alınmaksızın aktarımı” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 11/02/2020 tarihli ve 2020/108 sayılı Kararı
“İlgili kişinin, veri sorumlusu bir banka nezdindeki kişisel verileri olan hesap ve kiralık kasa bilgilerinin aktarılması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 13/02/2020 tarihli ve 2020/118 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişilerin kişisel verileri olan banka hesap hareketlerinin, mevduat bilgilerinin, para yatırma ve çekme işlemlerinin açık rızaları olmaksızın vergi müfettiş yardımcısı tarafından hukuka aykırı olarak işlenmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 13/02/2020 tarihli ve 2020/120 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin bir kargo şirketine karşı açtığı işe iade davasında, kişisel verisi olan kamera görüntülerinin kargo şirketi tarafından mahkemeye sunulması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 25/06/2020 tarihli ve 2020/494 sayılı Karar Özeti
“Veri sorumlusu bir havayolu şirketi tarafından ilgili kişiye ait çağrı merkezi görüşme kayıtlarının transkriptinin teslim edilmemesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30/06/2020 tarihli ve 2020/504 sayılı Karar Özeti
“Ölenin sağlık verisinin yasal mirasçısı tarafından talep edilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30/06/2020 tarihli ve 2020/507 Sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin, bilet satın almamasına karşın bir havayolu şirketinden uçak bileti satın aldığına dair SMS alması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 11/08/2020 tarihli ve 2020/608 sayılı Karar Özeti
“Veri sorumlusu sabit telefon hizmeti sağlayan işletmeci tarafından bir hastanenin müşterilerinin kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 03/02/2021 tarihli ve 2021/84 sayılı Karar Özeti
“Bankaya olan borcundan dolayı ilgili kişinin yakınına Bankanın sözleşmeli avukatı tarafından ilgili kişinin borç bilgisinin iletilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 09/02/2021 tarihli ve 2021/115 sayılı Karar Özeti

Kaynak: KVKK

personel programı

Devamı: Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri 22/03/2021

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri 22/03/2021

“İlgili kişinin telefon numarası bilgisinin farklı veri sorumluları tarafından hukuka aykırı olarak işlenmesi”ne ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 09/02/2021 tarihli ve 2021/111 sayılı Karar Özeti
“Bir kargo firmasında çalışan ilgili kişinin iş akdinin haksız feshedilmesi sonrası özlük dosyası kapsamında yer alan kişisel verilerinin birer suretinin tarafına verilmesi talebine veri sorumlusu tarafından cevap verilmemesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 28/05/2020 tarihli ve 2020/435 sayılı Karar Özeti
“Hakkında hüküm verildiği suçtan dolayı cezası infaz edilen ilgili kişiye ait haberin yayımlandığı gazetenin internet sitesinden kaldırılması talebi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 22/05/2020 tarihli ve 2020/414 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin tahlil sonuçlarının veri sorumlusu hastane tarafından hukuka aykırı şekilde üçüncü kişilere aktarılması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20/05/2020 tarihli ve 2020/407 sayılı Karar Özeti
“İşverenin, işçisine ait kişisel verileri ve özel nitelikli kişisel verileri; aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeden ve hukuka aykırı işlemesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20/05/2020 tarihli ve 2020/404 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili özel nitelikli kişisel verilerinin özlük dosyasından çıkarılması talebi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20/05/2020 tarihli ve 2020/396 sayılı Kararı
“Bir tıp merkezinin internet sitesinde video tanıtım bölümü içerisinde görsel ve işitsel kişisel verileri işlenen ilgili kişinin başvurusuna veri sorumlusu tıp merkezi tarafından cevap verilmemesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 14/05/2020 tarihli ve 2020/379 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin kendisine iletilmesi gereken cevap yazısının veri sorumlusu tarafından resmi yazı şeklinde, çalıştığı birime gönderilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 05/05/2020 tarihli ve 2020/336 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin araç kiralama hizmeti alması esnasında kişisel verilerinin işlenmesine dair açık rıza vermemesi üzerine kiralama hizmetinden yararlandırılmaması”na ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 05/05/2020 tarihli ve 2020/335 sayılı Karar Özeti

Kaynak: KVKK

personel programı

Devamı: Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri 22/03/2021 Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

7297 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

7297 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

20 Mart 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31429

Kanun No: 7297

Kabul Tarihi: 11/03/2021

MADDE 1 – 14/1/1943 tarihli ve 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 1 – Seyhan Nehrinde 1949 ila 1951 yıllarında yaşanan taşkınlardan dolayı bu Kanun hükümlerinin uygulanması sonucunda mevcut binalarını boşaltmak durumunda kalan kişilere, üzerinde bina yapmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilen arazilerin mülkiyetinin rayiç bedeli üzerinden doğrudan satışını yapmaya arazi maliki idare yetkilidir.

Birinci fıkra kapsamında doğrudan satış talep eden kişiler bu maddenin yayımlanmasından itibaren altı ay içinde ilgili valiliğe müracaat eder. Müracaat süresinin sonunda tüm başvuranların hak sahipliği ilgili valilik bünyesinde oluşturulacak komisyon tarafından değerlendirilir ve hak sahipliği durumları tespit edilir. Tespit sonuçları başvuranlara tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde valiliğe itiraz edilebilir. Yapılan itirazlar valilikçe on beş gün içinde incelenerek sonucu itiraz edene bildirilir. Valiliğin tespitinden veya itiraz edilmişse itiraz sonucunun tebliğinden itibaren süresi içerisinde idare mahkemesinde dava açtığını belgeleyenlerin satış işlemleri dava sonucunda verilecek karara kadar durur.

Yukarıdaki fıkra uyarınca belirlenen hak sahipleri, satış işlemlerinin yapılması için ilgili valilikçe arazi maliki idareye bildirilir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

MADDE 2 – 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4 – 15/3/2020 tarihinden sonra ihalesi yapılmış ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte henüz uygulama sözleşmesi imzalanmamış, yurt dışından finanse edilmesi planlanan yap-işlet-devret projeleri kapsamında, 1l/A maddesi uyarınca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı özel bütçeli kamu idareleri tarafından imzalanacak borç üstlenim anlaşmalarına, ilgili idarenin borç üstlenim anlaşmasından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesini sağlayacak şekilde, 4749 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 8/A maddesi hükümlerine tabi olmaksızın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da taraf olabilir.”

MADDE 3 – 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 27 – Akşehir Gölünün Konya ili Akşehir ve Tuzlukçu ilçelerinde yer alan kıyı kesimine ait 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 9 uncu maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak 4/1/2019 tarihinde tespit edilen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalmayan ancak bu tarihten önce belirlenen kıyı kenar çizgilerine göre kıyıda kalmış olan yerlerde;

a) Tapulu taşınmazların tapu kayıtları terkin edilmez. Bu taşınmazlar hakkında görülmekte olan tapu iptali ve tescil davalarında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekâlet ücreti idare üzerinde bırakılır. Kesinleşen davalarda terkin işlemi yapılmaz. Terkin edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması halinde varsa açılan davalardan başvurucu tarafından tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilerek önceki kayıt malikleri veya kanuni mirasçıları adına tescil edilir. Bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere taşınmaz iade edilmez. Ancak taşınmazlarına karşılık bedel ödenenlerin veya mahkemece verilen kararlara göre tazminat ödenenlerin; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurmaları ve aldıkları bedel ya da tazminatı bunların ödendiği tarihten itibaren kanuni faiziyle birlikte ödemeleri halinde söz konusu taşınmazlar bu kişiler adına tescil edilir.

b) Daha önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında kadastro harici bırakılan taşınmazların, 4/1/2019tarihindeki zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatınkime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 3402 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki bilgiler tapu kütüğünün beyanlar hanesine de aynen aktarılır. Bu taşınmazlar, tapu kütüğünün beyanlar hanesine göre kullanıcısı veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilere ya da bunların kanuni mirasçılarına kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren altı ay içerisinde başvurmaları halinde bu Kanunun ek 6 ncı maddesi hükümlerine göre doğrudan kiralanabilir.”

ad

MADDE 4 – 16/6/2005 tarihli ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına üçüncü cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Gerektiğinde evrensel hizmete ilişkin ödemelerin yapılabilmesini teminen bu amaçla Bakanlık bütçesinde yer alan ödeneklerin yıl içinde Kurum bütçesine aktarılmasına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yetkilidir.”

MADDE 5 – 5369 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle ve maddeye ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Evrensel hizmet yükümlüsünün bu maddenin beşinci fıkrasındaki yöntemlerle belirlendiği haller de dahil olmak üzere net maliyet hesaplamasında finansman maliyeti de dikkate alınır.”

“Bakanlıkça uygun görülmesi halinde, zorunlu hallerde münhasıran alt yapı kurulumuna ilişkin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde, net maliyet ve ödemeler açısından birinci ve altıncı fıkradaki esaslar uygulanarak bu Kanunda öngörülen evrensel hizmet yükümlüsü olma şartı aranmayabilir.

Bakanlığın talebi üzerine Kurum evrensel hizmet yükümlüsünü ve yükümlülüklerini işin gerekliliklerine göre doğrudan veya bu maddenin beşinci fıkrasında sayılan yöntemlere göre belirlemeye, evrensel hizmetin net maliyetini hesaplamaya, evrensel hizmet yükümlülerine yapılacak her türlü ödemeyi yapmaya, gerektiğinde Kurum bütçesinden ödemeye ve bunları denetlemeye yetkilidir.

Evrensel hizmet yükümlüsünün birden fazla işletmeci arasından; bu Kanun kapsamındaki evrensel hizmetlerin en düşük bedelle sunulması veya belirli bir bedel karşılığında bu Kanun kapsamındaki evrensel hizmetlerin azami ölçekte sunulması esasına göre belirlendiği yöntemlerin kullanılması halinde ortaya çıkan bedeller birinci fıkrada yer alan net maliyet hesaplamasına esas teşkil eder. Finansman maliyeti dışında ayrıca net maliyet hesabı yapılmaz.

Kurulum, işletme, bakım/onarım işlerini içeren evrensel hizmet yükümlülüklerinde evrensel hizmet işine ilişkin bedelin %30’una kadar avans ödenebilir, bakiye kısma ilişkin ödemeler ise dönemsellik zorunluluğu olmaksızın maliyetleri tevsik eden belgeler esas alınarak harcamanın yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin sunulduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar yapılır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

MADDE 6 – 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bende birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiş, (f) bendinin ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bende aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“7 nci madde gereği Bakanlıkça belirlenen esaslara uygun olarak hayvanlarını tanımlatmayan, hayvanlarını kayıt altına aldırmayan ve gerekli bildirimlerde bulunmayan hayvan sahiplerine sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına elli Türk Lirası, koyun ve keçi türü hayvanlar için hayvan başına beş Türk Lirası, diğer hayvan türleri için hayvan başına elli Türk Lirası, işletmelerini kayıt altına aldırmayan ve kayıt tutmayan hayvan sahiplerine işletme başına ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

“Hayvanlar tanımlanarak karantina altına alınır. Karantina ile ilgili hususlar Bakanlıkça belirlenir. Hayvan sahiplerine bu fıkranın (f) bendi gereği ayrıca idarî para cezası uygulanmaz.”

“Gebe olanlar, altı aylıktan küçük koyun ve keçiler ile bir yaşından küçük sığır cinsi hayvanlar hariç olmak üzere, nakil sırasında yakalanan tanımlattırılmamış sığır cinsi hayvanlar ile koyun ve keçiler, tüm masrafları sahibi tarafından karşılanarak en yakın kesimhanede kestirilir ve sahibine teslim edilir.”

“Tanımlattırılmamış gebe hayvanlar, altı aylıktan küçük koyun ve keçiler ile bir yaşından küçük sığır cinsi havyanlar nakil esnasında yakalanması durumunda kestirilmez, sahibinin bilgisi dâhilinde karantina altına alınır. Karantina ile ilgili hususlar Bakanlıkça belirlenir. Bu önlemler, insan, bitki ve hayvan sağlığı ile çevre için doğrudan ya da dolaylı herhangi bir olumsuz etkiye sebep olmayacak şekilde uygulanır. Bu iş ve işlemler için yapılacak tüm masraflar sahibi tarafından karşılanır. İmha ve itlaf hâlinde Bakanlıkça herhangi bir tazminat ödenmez.”

MADDE 7 – 24/4/2013 tarihli ve 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2020” ibaresi “2023” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(4) Birinci fıkrada belirtilen süreyi on yıla kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

MADDE 8 – 6461 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2020” ibaresi “2023” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “31/12/2020” ibaresi “31/12/2023” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(3) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen süreleri on yıla kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

MADDE 9 – 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“d) Alan kılavuzu: Başkanlık tarafından belirlenen usul ve esaslara göre Başkanlıkça düzenlenen kurs ve sınav sonucunda başarılı olan ve yetkilendirilen, ziyaretçilere Tarihi Alan ve Çanakkale Savaşları ile ilgili bilgi veren gerçek kişiyi,”

MADDE 10 – 6546 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 1 – (1) Tarihi Alan sınırları dahilinde, ziyaretçi yönetiminin sağlanması amacı ile ziyaretçilere verilecek bilgilendirme hizmeti, alan kılavuzları veya 7/6/2012 tarihli ve 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde tanımlanan turist rehberleri tarafından verilir.

(2)  14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu gereğince turist rehberi bulundurulmasının zorunlu olduğu hallerde Tarihi Alanda turist rehberi yerine alan kılavuzu da görevlendirilebilir.

(3) 1618 sayılı Kanunun ve 6326 sayılı Kanunun bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

(4)  Yabancı dilde hizmet verecek alan kılavuzlarının, başvuru yılı içerisinde, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca yapılan yabancı dil bilgisi seviye tespit sınavından hizmet vereceği yabancı dilde en az (C) düzeyinde puan alması veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca buna denk kabul edilen bir belgeye sahip olması gerekir. Sınavda alınacak puanlar, sınav tarihinden itibaren beş yıl süreyle geçerlidir.”

MADDE 11 – Bu Kanunun;

a) 7 ncive 8 inci maddeleri 31/12/2020tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 12 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. 19/3/2021

 

Devamı: 7297 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

VERBİS’e Kayıt Sürelerinin Uzatılması Hakkında Duyuru

VERBİS’e Kayıt Sürelerinin Uzatılması Hakkında Duyuru

Ülkemizde halen etkisini göstermeye devam eden Covid-19 virüs salgını nedeniyle Veri Sorumluları Siciline (Sicil) kayıt yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmesi hususunda zorluklar yaşandığı gerekçesiyle Sicile kayıt sürelerinin uzatılmasına ilişkin birçok veri sorumlusu veya bunların bağlı olduğu üst kuruluşlar, muhtelif sektör temsilcileri ile bazı kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından Kuruma intikal ettirilen taleplerin değerlendirilmesi neticesinde Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 11/03/2021 tarihli ve 2021/238 sayılı Kararı ile;

  • Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları ile yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 31.12.2021 tarihine,
  • Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilançosu 25 milyon TL’ den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 31.12.2021 tarihine,
  • Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 31.12.2021 tarihine

kadar uzatılmasına,

  • Anılan Kararın Kurum internet sayfası ve Resmi Gazetede yayımlanmasına

oybirliği ile karar verilmiştir.

personel programı

Devamı: VERBİS’e Kayıt Sürelerinin Uzatılması Hakkında Duyuru Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri

“Veri sorumlusu havayolu şirketi bünyesindeki çalışanın ilgili kişiye ait kişisel verileri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa aykırı şekilde şirket kayıtlarından elde etmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 13/02/2020 tarihli ve 2020/124 sayılı Karar Özeti
“Veri sorumlusu işveren tarafından, iş sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilen ve işe iade davası açan ilgili kişiye ait özlük dosyasında yer alan sağlık raporunun dava savunmasında kullanılmak suretiyle mahkemeye sunulması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18/02/2020 tarihli ve 2020/138 sayılı Karar Özeti
“Veri sorumlusu tarafından ilgili kişilerin kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde internet gazetesi üzerinden yayımlanması hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18/02/2020 tarihli ve 2020/145 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin kullanımına izin vermediği kredi kartı bilgilerinin veri sorumlusu araç kiralama şirketi tarafından kullanılması hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 27/02/2020 tarihli ve 2020/166 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin cep telefonunun özel bir hastane tarafından izinsiz aranması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 27/02/2020 tarih ve 2020/172 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin oturmakta olduğu binaya, komşusu tarafından kamera yerleştirilerek kayıt ve izleme gerçekleştirilmesi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 27/02/2020 tarihli ve 2020/187 sayılı Karar Özeti
“Ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kamerası kullanılması” ile ilgili Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 12/03/2020 tarihli ve 2020/212 sayılı Karar Özeti
“İlgili kişinin, bir Valilikte görev yapmakta iken, Valilik çalışanı tarafından hukuka aykırı olarak elde edildiği iddia edilen kişisel verilerinin Valiliğe dijital ortamda sunulması” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 19/03/2020 tarih ve 2020/226 sayılı Karar Özeti
“Veri sorumlusu eğitim kurumu tarafından şikayetçinin çocuklarının özel nitelikli kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 02/04/2020 tarihli ve 2020/255 sayılı Karar Özeti
“Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde açık bir şekilde ilan edilmeyen kişisel verilerin, talepleri üzerine kamu kurum ve kuruluşlarıyla paylaşılması” hususuna ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 22/04/2020 tarihli ve 2020/307 sayılı Karar Özeti

Kaynak: KVKK

 

 

Devamı: Kişisel Verileri Koruma Kurulunun Yeni Yayınlanan Karar Özetleri Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Karar Sayısı: 3580)

Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesi 3580

24 Şubat 2021 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 31405 (2. Mükerrer)

Karar Sayısı: 3580

Ekli “Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in yürürlüğe konulmasına, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 27 nci maddesi gereğince karar verilmiştir.

24 Şubat 2021

Recep Tayyip ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI

Yönetmelik İçin Tıklayınız

personel programı

Devamı: Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Karar Sayısı: 3580) Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.

Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Ceza İşleri Genel Müdürlüğü

Sayı : E-19120602-010-06-02-0486-2014-309/15056

Tarih: 23.02.2021

Konu : Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi

GENELGE NO: 155/1

Terörizmin finansmanı ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarıyla mücadeleye yönelik yapılan mevzuat değişikliklerine uygun uygulama stratejilerinin yeniden belirlenmesi, Ülkemizin ceza politikası önceliği olarak ulusal risklerle uyumlu eş zamanlı mali soruşturma yürütülmesi, elkoyma ve müsadere kararlarının usulüne uygun şekilde uygulama etkinliğinin artırılması, aklama veya terörizmin finansmanı halinde tüzel kişiler için güvenlik tedbirlerine ve İdari yaptırımlara etkin olarak başvurulması ve soruşturmaların yürütülmesinde uzmanlaşmanın sağlanması amacıyla 20.02.2015 tarihli ve 155 sayılı Genelge’nin güncellenerek, soruşturma sürecine ilişkin temel esasların teşkilâta yeniden duyurulmasında yarar görülmüştür.

Bilindiği üzere; aklama suçuna konu edilen öncül suçlar, bireysel olarak ya da çoğunlukla terör ve organize suç örgütleri tarafından işlenmektedir. Bu failler ve örgütler, haksız menfaat veya yüksek kazanç sağlamak amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde organizasyon oluşturarak uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, akaryakıt kaçakçılığı, dolandırıcılık, tütün, tütün mamulleri ve alkol kaçakçılığı, yasa dışı sanal bahis, yolsuzluk gibi öncül suçlardan elde ettikleri malvarlığı değerlerini aklamak suretiyle sosyal hayat ve ekonomik düzen için tehdit oluşturabilmektedirler.

Öte yandan, Ülkemizin barış ve güvenliğine yönelik önemli bir tehdit oluşturan ve uluslararası toplumun da değişmez gündem maddesi olan terörizmin ulaştığı küresel boyut göz önüne alındığında, terör örgütlerinin varlıklarını sürdürebilmeleri ve eylemlerine devam edebilmeleri için finansmana ihtiyaç duydukları bilinen bir gerçektir. Terör örgütleri, fınans kaynaklarını oluşturabilmek için; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti, göçmen kaçakçılığı, sigara, alkol, akaryakıt, emtia ve silah kaçakçılığı suçları başta olmak üzere birçok suç işlemekte, ayrıca üçüncü kişilerden fon sağlamak suretiyle elde ettikleri gelirlerle örgütü finanse ederek ulusal ve uluslararası düzeyde terör eylemleri yapabilmektedirler.

personel programı

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamanın önüne geçilmesi, suç gelirleri ile mücadele edilmesi ve terörizmin finansmanının önlenebilmesi için uluslararası düzeyde çeşitli hukuki düzenlemeler yapılmıştır. Bu alanda düzenlenen başlıca sözleşmeler arasında yer alan “Uyuşturucu ve Psikotrop Maddeler Kaçakçılığına Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Viyana Sözleşmesi)”, “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Palermo Sözleşmesi)”, “Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi (Merida Sözleşmesi)”, “Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması, Araştırılması, Ele Geçirilmesi ve El Konulmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (Strazburg Sözleşmesi)” ve “Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konulması, Müsaderesi ve Terörizmin Finansmanına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (Varşova Sözleşmesi)” ile “Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme” Ülkemiz tarafından onaylanarak iç hukukumuzun bir parçası hâline getirilmiştir. Ayrıca, G-7 ülkelerinin Temmuz 1989 tarihinde gerçekleştirilen zirve toplantısında kurulan ve Ülkemizin 1991 yılında üye olduğu Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force-FATF) tarafından aklama ve terörizmin finansmanı suçlarıyla mücadeleye ilişkin ulusal hukuk sistemlerinin güçlendirilmesi ve ülkeler arasında iş birliğinin tesisini sağlamak amacıyla yayımlanan 2012 yılında revize edilmiş şekliyle 40 Tavsiye Kararı ile üye ülkelerin aklama suçu ve terörizmin finansmanının önlenmesi konularında izlemesi gereken kurallar belirlenmiştir.

İç hukukumuzda ise, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4 ve 15 inci maddelerinde terörizmin finansmanına ilişkin suçlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinde suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu düzenlenmiş; 54 ve 55 inci maddelerinde eşya ve kazanç müsaderesine, 60 ıncı maddesinde de tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

31/12/2020 tarihli ve 31351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanunla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 123 üncü maddesine eklenen üçüncü fıkrayla muhafaza altına alman veya elkonulan eşya ya da malvarlığı değerlerinin kıymetinin tespiti zorunlu hale getirilmiş, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun “Koruma tedbirleri” kenar başlıklı 17 nci maddesinde yapılan değişiklikle, aklama ve terörizmin finansmanı suçunda 4208 sayılı Kanunda yer alan hükümlere göre kontrollü teslimat tedbirlerine başvurma, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde aklama ve terörizmin finansmanı suçlarının işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan malvarlığı değerlerine suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınmadan Cumhuriyet savcısının kararıyla elkoyma ve aklama suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın gizli soruşturmacı görevlendirme tedbirine başvurma imkânı tanınmıştır.

7262 sayılı Kanunla getirilen yeniliklerden bir diğeri de, 6415 sayılı Kanunun “Terörizmin finansmanı suçu” kenar başlıklı 4 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra hükmüdür. Düzenlemeyle terörizmin finansmanı fiili, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarının nitelikli hali olarak öngörülmüştür. Dolayısıyla anılan suçlardan soruşturmaya başlandığında bir teröriste veya terör örgütüne fon toplanıp toplanmadığının ya da fon sağlanıp sağlanmadığının da araştırılması yasal zorunluluk haline gelmiştir.

Diğer taraftan, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 43/A maddesinin birinci fıkrasında, daha ağır idari para cezasını gerektiren bir kabahat oluşturmadığı hallerde aklama ve terörizmin finansmanı suçlarının, bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından, tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi durumunda, fiili gerçekleştiren kişi hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmanın tamamlanması beklenmeksizin ayrıca tüzel kişiye de idari para cezası verilebileceği belirtilmiştir. 7262 sayılı Kanunla idari para cezası miktarları artırılmış ve verilecek idari para cezasının işleme veya eyleme konu menfaatin iki katından az olamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca gelir temin edilen suç türlerine ilişkin soruşturmalarda aklama suçunun işlenip işlenmediğinin, terör ve terör amacıyla işlenen suçlarda ise terörizmin finansmanı eyleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti amacıyla bu suçların malî boyutunun araştırılması için “eş zamanlı malî soruşturma” yapılması büyük önem arz etmektedir.

Eş zamanlı malî soruşturma; aklama, terörizmin finansmanı ve soruşturma konusu diğer suçların kapsamı ile bağlantılı suç ağlarının belirlenmesini, ileride müsadere konusu olabilecek suç gelirleri, terör fonları veya diğer malvarlığı değerlerinin tespiti ile bunlara elkonulmasını ve maddî olayı aydınlatmaya yarayacak diğer delillerin ele geçirilmesini sağlayacaktır.

Bu itibarla;

A) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu bakımından;

1- Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunun işlendiği izlenimini veren hal öğrenilir öğrenilmez hemen işin gerçeğinin araştırılmaya başlanması,

2- Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, akaryakıt kaçakçılığı, dolandırıcılık, tütün, tütün mamûlleri ve alkol kaçakçılığı, yasa dışı sanal bahis ve yolsuzluk gibi suçlarda şüphelinin aklama fiilinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla araştırmanın derinleştirilmesi, aklama suçunun işlendiği izlenimini veren halin bulunması durumunda bu suçtan da soruşturmaya başlanması,

3- Aklama suçundan soruşturmaya başlanması ve kamu davası açılabilmesi için öncül suçtan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunması gerekmediğinin gözetilmesi,

4- Soruşturmaların, kolluk makam ve memurlarına yazılı ve acele hallerde sözlü emir verilmek suretiyle bizzat Cumhuriyet başsavcıları, başsavcıvekilleri veya görevlendirecekleri uzmanlaşmış Cumhuriyet savcıları tarafından yürütülmesi,

5- Yürütülen soruşturma kapsamında;

a) Para veya değeri para ile temsil edilebilen banka kredisi, banka ve seyahat çeki, havale, menkul kıymet, hisse senedi, kripto para, teminat, tahvil, bono, poliçe, kredi mektubu ve benzeri kıymetler ile taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi, her türlü mal, hak, alacaklar ve bunlar üzerinde bir mülkiyet hakkını veya menfaati tevsik ve temsil eden elektronik veya dijital ortamdakiler de dâhil olmak üzere her türlü ekonomik değer hakkında ayrıntılı araştırma yapılarak şüphelinin ve 5237 sayılı Kanunun iştirak hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde aklama suçuyla ilgili diğer kişilerin malvarlığının tespit edilmesi, bu yönde ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması ve tespit edilen malvarlığının kazanım sebebinin belirlenmesi,

b) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçtan kaynaklandığı tespit edilen malvarlığı değerlerinin, yurt dışına çıkarılıp çıkarılmadığı veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek ya da meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutulup tutulmadığının araştırılması; tanık, bilgi sahibi ve şüpheli beyanlarında da bu hususa yer verilmesi,

6- Etkin soruşturma yapılması amacıyla orantılı koruma tedbirlerine başvuru hususunun değerlendirilmesi,

Bu kapsamda; elkoyma, taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma, şirket yönetimi için kayyım tayini, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, teknik araçlarla izleme gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve 4208 sayılı Kanunda yer alan hükümlere göre kontrollü teslimat gibi tedbirlere başvurulabileceğinin gözetilmesi,

7- a) İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınması, yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya mevzuata uygun şekilde el konulabileceğinin bilinmesi,

b) 5271 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, muhafaza altına alınan veya elkonulan eşya ya da malvarlığı değerlerinin kıymetinin tespit edilmesi ve kıymet bilgilerinin UYAP’ta ilgili alanlara kaydedilmesi,

8- a) Aklama suçunun işlendiğine ve bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan malvarlığı değerlerine 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesindeki usule göre elkonulabileceğinin hatırda tutulması,

b) 5549 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının da elkoyma kararı verebileceği, yirmidört saat içinde onayına sunulan elkoyma işlemini görevli hâkimin onaylaması halinde 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde belirtilen suçtan elde edilen değere ilişkin raporun üç ay içinde alınarak tekrar hâkim onayına sunulması gerektiği, aksi takdirde elkoyma kararının hükümsüz kalacağının bilinmesi,

c) 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde belirtilen kurumlarca düzenlenen raporun, elkoyma hususunda bir karar alınabilmesi için yeterli kanaat vermemesi halinde, soruşturma konusu olayı aydınlatmak ve maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla ayrıca bilirkişi raporuna başvurulabileceğinin unutulmaması,

9- Somut olayda karmaşık olan bağlantıların ortaya çıkarılması ve toplanan delillerin birbiriyle irtibatlandırılması gibi ihtiyaçların doğması halinde, konunun ihtisas gerektirdiği de dikkate alınarak 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığından aklama suçuna ilişkin analiz ve inceleme istenebileceği,

Bu kapsamda;

a) Analizin; 5549 sayılı Kanun kapsamında toplanan muhtelif veriler ile alınan ihbar ve bildirimlerin, istatistik ve analitik yöntemler kullanılarak; teknik araçlar yardımıyla işlenmesi suretiyle bunlardan nitelikli mali istihbarat elde etmeye yönelik yapılan çalışmaları,

b) İncelemenin ise; aklama suçunun işlendiği hususundaki olguların varlığının tespitine yönelik çalışmaları,

İfade ettiğinin bilinmesi,

10- Aklama suçuna ilişkin analiz ve inceleme isteklerinde; bu suçun analiz ve incelenmesinde önem arz eden soruşturma konusu olaya ilişkin gerekli belgelerin (ifade tutanakları, iletişim tespit tutanakları, malvarlığı araştırması ve tespitine yönelik belgeler gibi) onaylı birer suretinin eksiksiz olarak yazıyla birlikte MASAK Başkanlığına iletilmesi,

11- Yurt dışından bilgi, belge veya her türlü delil temin edilmesi, ilgili kişilerin beyanlarının alınması ile yurt dışındaki malvarlığı değerlerine elkonulması veya bunların müsaderesine ihtiyaç duyulması halinde Bakanlığımız Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü kanalıyla ilgili ülkelerden adlî yardımlaşma talebinde bulunulması,

12- İddianamelerde 5237 sayılı Kanunun 54, 55 ve 60 ıncı maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde eşya ve kazanç müsaderesi ile tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesinin talep edilmesi, özellikle 5237 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 55 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki tedbirlerin, suçtan kazanç temini ile mücadelede etkin ve caydırıcı araçlar olduğunun hatırda tutulması,

13- a) Aklama suçundan yapılan soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya düzenlenen iddianame, kovuşturma sonucunda verilen hüküm ve 5549 sayılı Kanunun 17 nci maddesi uyarınca verilen elkoyma kararının bir örneğinin izleyen ayın sonuna kadar ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemelerce MASAK Başkanlığına gönderilmesi,

b) MASAK Başkanlığından analiz ve inceleme istendikten sonra yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilmesi durumunda MASAK Başkanlığına bilgi verilmesi,

14- Daha ağır İdarî para cezasını gerektiren bir kabahat oluşturmadığı hallerde, aklama suçunun bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi durumunda, fiili gerçekleştiren kişi hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmanın tamamlanması beklenmeksizin bu tüzel kişiye 5326 sayılı Kanunun 43/A maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi amacıyla aklama suçunu yargılamakla görevli ve yetkili mahkemeden talepte bulunulması,

15- UYAP’ta yer alan sekmelerde istenilen bilgilerin doğru ve eksiksiz biçimde kaydedilmesi,

B) 6415 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde düzenlenen terörizmin finansmanı suçu bakımından;

1- Terörizmin finansmanı suçunun işlendiği izlenimini veren hal öğrenilir öğrenilmez hemen işin gerçeğinin araştırılmaya başlanması,

2- Terör ve terör amacıyla işlenen suçlarda, şüphelinin terörizmin finansmanı fiilinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla araştırmanın derinleştirilmesi, terörizmin finansmanı suçunun işlendiği izlenimini veren halin bulunması durumunda bu suçtan da soruşturmaya başlanması,

3- 6415 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca terörizmin finansmanı fiilinin silahlı terör örgütünü kuran veya yöneten ya da örgüt üyesi tarafından gerçekleştirilmesi, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarının nitelikli hali olduğundan, bu suçlardan soruşturmaya başlandığında bir teröriste veya terör örgütüne fon toplanıp toplanmadığının ya da fon sağlanıp sağlanmadığının mutlaka araştırılması,

4- Soruşturmaların kolluk makam ve memurlarına yazılı ve acele hallerde sözlü emir verilmek suretiyle bizzat Cumhuriyet başsavcıları, başsavcıvekilleri veya görevlendirecekleri uzmanlaşmış Cumhuriyet savcıları tarafından yürütülmesi,

5- Yürütülen soruşturma kapsamında 6415 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde suç olarak düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlanıp sağlanmadığı ve fon toplanıp toplanmadığının araştırılması, bu hususa, tanık, bilgi sahibi ve şüpheli beyanlarında da yer verilmesi,

6- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/16-692 esas ve 2018/41 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere;

a) 6415 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde fon; “para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belge” şeklinde tanımlandığından, maddi ve ekonomik değeri olan her şeyin fon kavramı içerisinde mütalaa edilmesi,

b) Fon sağlamanın, failin kendi malvarlığından veya başkasının malvarlığından fon sayılabilecek ekonomik bir değeri örgüte aktarma ya da terör örgütünün finansmanında kullanılacak fonun temin edilmesine yönelik her türlü faaliyeti; fon toplamanın ise failin, başkalarından temin edilen fonları örgüte aktarma konusunda aracılık yapmasını kapsadığının unutulmaması,

c) Terörizmin finansmanı suçunun oluşması açısından, toplanan veya sağlanan fonun miktarı ile toplama veya sağlama yönteminin herhangi bir öneminin bulunmadığının bilinmesi,

7- Etkin soruşturma yapılması amacıyla orantılı koruma tedbirlerine başvuru hususunun değerlendirilmesi,

Bu kapsamda; elkoyma, taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma, şirket yönetimi için kayyım tayini, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik araçlarla izleme ve 4208 sayılı Kanunda yer alan hükümlere göre kontrollü teslimat gibi tedbirlere başvurulabileceğinin gözetilmesi,

8- a) İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınması, yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya mevzuata uygun şekilde elkonulabileceğinin hatırda tutulması,

b) 5271 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, muhafaza altına alınan veya elkonulan eşya ya da malvarlığı değerlerinin kıymetinin tespit edilmesi ve kıymet bilgilerinin UYAP’ta ilgili alanlara kaydedilmesi,

9- a) Terörizmin finansmanı suçunun işlendiğine ve bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan malvarlığı değerlerine 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesindeki usule göre el konulabileceği,

b) 5549 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının da elkoyma kararı verebileceği, yirmidört saat içinde onayına sunulan elkoyma işlemini görevli hâkimin onaylaması halinde 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde belirtilen suçtan elde edilen değere ilişkin raporun üç ay içinde alınarak tekrar hâkim onayına sunulması gerektiği, aksi takdirde elkoyma kararının hükümsüz kalacağının bilinmesi,

c) 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde belirtilen kurumlarca düzenlenen raporun, elkoyma hususunda bir karar alınabilmesi için yeterli kanaat vermemesi halinde, soruşturma konusu olayı aydınlatmak ve maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla ayrıca bilirkişi raporuna başvurulabileceğinin unutulmaması,

10- Somut olayda karmaşık olan bağlantıların ortaya çıkarılması ve toplanan delillerin birbiriyle irtibatlandırılması gibi ihtiyaçların doğması halinde, konunun ihtisas gerektirdiği de dikkate alınarak 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, MASAK Başkanlığından terörizmin finansmanı suçuna ilişkin analiz ve inceleme istenebileceği,

Bu kapsamda;

a) Analizin; toplanan muhtelif veriler ile alınan ihbar ve bildirimlerin, istatistiki ve analitik yöntemler kullanılarak; teknik araçlar yardımıyla işlenmesi suretiyle bunlardan nitelikli mali istihbarat elde etmeye yönelik yapılan çalışmaları,

b) İncelemenin ise; terörizmin finansmanı suçunun işlendiği hususundaki olguların varlığının tespitine yönelik çalışmaları,

İfade ettiğinin bilinmesi,

11- Terörizmin finansmanı suçuna ilişkin analiz ve inceleme isteklerinde; bu suçun analiz ve incelenmesinde önem arz eden soruşturma konusu olaya ilişkin gerekli belgelerin (ifade tutanakları, iletişim tespit tutanakları, malvarlığı araştırması ve tespitine yönelik belgeler gibi) onaylı birer suretinin eksiksiz olarak taleple birlikte MASAK Başkanlığına iletilmesi,

12- 6415 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun 6 ve 7 nci maddeleri kapsamında malvarlığının dondurulmasına ilişkin alınacak karar ve yapılacak talepler hakkında bilgi, belge ve bulgular ile değerlendirmelerin Cumhuriyet başsavcılıklarınca Bakanlığımız aracılığıyla MASAK Başkanlığına bildirilmesi,

13- Yurt dışından bilgi, belge veya her türlü delil temin edilmesi, ilgili kişilerin beyanlarının alınması ile yurt dışındaki malvarlığı değerlerine elkonulması veya bunların müsaderesine ihtiyaç duyulması halinde Bakanlığımız Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü kanalıyla ilgili ülkelerden adlî yardımlaşma talebinde bulunulması,

14- İddianamelerde 5237 sayılı Kanunun 54, 55 ve 60 inci maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde eşya ve kazanç müsaderesi ile tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesinin talep edilmesi, özellikle 5237 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 55 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hükümlerin, suçtan kazanç temini ile mücadelede etkin ve caydırıcı araçlar olduğunun hatırda tutulması,

15- 6415 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun soruşturma, kovuşturma ve infaza ilişkin hükümlerinin terörizmin finansmanı suçu bakımından da uygulanması gerektiğinin unutulmaması,

16- a) Terörizmin finansmanı suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya düzenlenen iddianame, kovuşturma sonucunda verilen hüküm ve 5549 sayılı Kanunun 17 nci maddesi uyarınca verilen elkoyma kararının bir örneğinin izleyen ayın sonuna kadar ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemelerce MASAK Başkanlığına gönderilmesi,

b) MASAK Başkanlığından analiz ve inceleme istendikten sonra yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilmesi durumunda MASAK Başkanlığına bilgi verilmesi,

17- Daha ağır idari para cezasını gerektiren bir kabahat oluşturmadığı hallerde, terörizmin finansmanı suçunun bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi durumunda, fiili gerçekleştiren kişi hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmanın tamamlanması beklenmeksizin bu tüzel kişiye 5326 sayılı Kanunun 43/A maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi amacıyla terörizmin finansmanı suçunu yargılamakla görevli ve yetkili mahkemeden talepte bulunulması,

18- UYAP’ta yer alan sekmelerde istenilen bilgilerin doğru ve eksiksiz biçimde kaydedilmesi,

Konularında gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim.

Abdülhamit GÜL

Bakan

Devamı: Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri ilk yayınlayan websitedir.